Madam LaLaurie (1775-1842) döneminin en ünlü köle sahiplerinden biri, fakat ona asıl ününü kazandıran bu değil kölelerine karşı takındığı zalim tavırlar ve onlara ettiği işkencelerdir.

Öyle ki onların kanı ile gençleşeceğine inanacak kadar zalim bir kadın..

Ölümlerle sonlanmış evlilikleri



Madam LaLaurie soylu bir ailenin mensubu olarak Fransa’da doğdu. Güzel bir eğitim alan ve sıcak bir aile ortamında yetişen LaLaurie, daha sonra zengin bir iş adamı olan İspanyol Don Ramon ile evleniyor. Güzel başlayan evlilikleri daha sonra eşinin tutuklanmasıyla bozuluyor ve Don Ramon bir süre hayatını kaybediyor. Ölen eşinden olan kızı ile birlikte tekrar Fransa’ya dönen Madam, orada bir hukukçu ile tekrar evleniyor ve bu evlilikten 4 çocukları oluyor. Fakat bu eşi de esrarengiz bir şekilde ölüyor..

İlk cinayetini işkenceyle işliyor



Madam LaLaurie, üçüncü ve son evliliğini kendisinden yaşça küçük olan ünlü cerrah Leonard Louis ile yapmış ve aynı sokaktaki 1140 numaralı dairesine taşınmıştır. Mutsuz ve kötü sonla biten evlilikleri zaman zaman LaLaurie'de bunalımlar yaratmıştır. Paralı ve iyi ilişkileri olan sosyetik güzel LaLaurie, evinde verdiği partiler, yemekler ve kokteyllerle de çevre sakinleri tarafından tanınıyordu.

Bir gün evinde vereceği bir yemek öncesinde kölesi olan 12 yaşındaki Lia adlı genç kız onun saçlarını tararken canını acıtmış, o zamana kadar şiddet eğilimine rastlanmadığı ifade edilen Madam LaLaurie eline aldığı kırbacıyla kölesini bayıltana kadar dövmüş ve sonunda öldürmüştür. İlk cinayetini bu işkenceyle işlediği düşünülen LaLaurie, kendisine açılan davadan sahip olduğu yüksek çevresini de kullanarak sadece 300 dolar cezayla kurtulmuştur.

Kölelerini zincirlere vuruyor, bilerek kemiklerini kırıyordu



Madam LaLaurie, bu olaydan sonra iyice zalimleşir. Ünlü bir cerrah olan Leonard’ın yaptığı ameliyatları bizzat izlemiş, kocasıyla beraber insan anatomisine dair bilimsel deneylere katılmış ve bundan sadistik bir zevk aldığını paylaşmıştı. Kocasını bu ameliyatlar ve deneyler hakkında defalarca soru yağmuruna tutmuş, ameliyatta kullandığı aletleri eve getirmesi için onu zorlamıştır. Ayrıca o dönemde insan bedenine olan ilgiden dolayı çok sayıda mezar hırsızlığı hadiseleri görülmekteydi. LaLaurie'de bu teoriye göre kendini savunmasız insanlara karşı tatmin ediyordu.

Kölelerini zincirlere vuruyor, onları aç bırakıyor ve bilerek kemiklerini kırıyordu. Amacı ise kölelerin üzerinde deneyler yaparak, onları çeşitli hayvanlara benzetmek istemesi..

1140 no'lu evde yangın çıkıyor



Derken bir gün 1140 numaralı dev köşkün mutfağında bir yangın çıkmış ve bu yangın Madam'ın dehşet verici yüzünü ortaya çıkarmıştır. New Orleans itfaiyesi yangına müdahale etmek için LaLaurie'nin evine girmiş, itfaiye erlerini gören bir kölenin evin üçüncü katını kontrol etmelerini söylemesiyle üst kata çıkmışlardır. Evin üçüncü katında itfaiye erleri kapalı, sürgülü ve kilitli bir kapıyla karşılaşmıştır. Kapının arkasından çığlıklar ve ağlama sesleri duyulmuş, bunun üzerine kapıyı zor kullanarak açan itfaiye erlerinin karşılaştığı manzara birçok insanın hafızasında kalıcı izler bırakmıştır..

Yengece benzetilmiş bir kadın, kediye benzeyen adam



İtfaiye erleri odaya girer girmez dehşet bir ceset ve leş kokusuyla karşılaşmışlardır. İnsan cesetleri, duvara zincirlenmiş kimisi yaşayan kimisi de ölü olan kanlar içinde bedenler, korkunç işkenceler edilerek parçalanmış 7 köleye ait ceset bulunmaktaydı. Boyunlarından asılı ve ayakları zincirli kölelerin çoğunun cesedi zeminin altında bulunmuştur. Ölü veya canlı kurbanlarının çoğunun kemikleri kırılmış ve ters yönlere kıvrılmış, derileri farklı biçimlerde oyulmuş ve yüzülmüş, elleri ve ayakları kesilmiş bir vaziyetteydi.

Ve elbette hayvanlara benzetme deneylerinin sonucu olarak da kolları zorla yengece benzetilmiş bir kadın, boynu eğriltilmiş bir adam, ve bacakları düzeltilemeyecek kadar çarpılmış, kediye benzeyen bir adam buluyorlar...

Yangını köleler mi çıkardı?



Mutfaktaki yangının çaresiz köleler tarafından yaşadıkları eziyeti dış dünyaya anlatmak için çıkardığı sanılıyor ve yangın söndürülüyor. LaLaurie’ler hakkında hafifinden bir soruşturma açıyorlar, LaLaurie ailesine kınama cezası veriyorlar ve söz konusu köleleri de güya salıveriyorlar.

Araştırmacı yazar Eugene Backes, 1924 yılında Saint Louis Mezarlığında Madam LaLaurie'nin adının ve 1842 ibareli ölüm tarihinin yazdığı bir mezartaşını keşfetmesi üzerine LaLaurie'nin 1842'de ölmüş olduğu düşünülmektedir. Uzun yıllar LaLaurie'nin 1140 numaralı evinin önünden insanlar korkudan geçememiş, hakkında ortaya atılan "yaşıyor" iddiaları uzun yıllar kulaktan kulağa yayılmıştır.

Söz konusu 1140 numaralı ev, bir müze ve bölgenin mimarlık tarihi gururu olarak, bugün hala ayakta.

Kaynak: http://onedio.com/haber/kolelerinin-...alaurie-566666