Akıl vicdan devrelerini toprağın altına girmeden yakan yenisini almadan vicdan pilini bitiren şarj etmeyerek yenilemeyen insan.


Tövbe kapısında el açıp hatanın pişmanlığı ile olmak, günahı çökerten yok eden olayı hafif sıyrıklar ile feryat etmenin sesini kısarak vicdanın son sesi ile yokluktan var olmaya göç etmektir. Tövbenin armağan ettiği yepyeni sözler ve yeni yol haritası ile günaha giden yolu kilitleyerek, huzur ufkuna doğru yola çıkmaktır.Allah'a yönelerek teslim olarak acizliğini anlayan kulun, nefsanî arzuları ile olunca günah deryasına batmaktan kurtulamayacağını anlayarak, tertemiz eden yüce Allah'a pişmanlığı ile yönelerek gönlünü bağlaması yeniden dirilişle huzur ufkuna doğru yol alarak huzur ülkesine varmasıdır.

Palavra mevsimlerini bırakarak, devresi her yalan ile sigorta artıran ve kablolarını kullanılamaz hale getirten öğüten değirmenin yanından topal olsa da kaçarak uzaklaşmak... Bedenindeki devrelerin pilini bitiren günah ve palavra sistemi her an kaçak yaparak gücün tükenmesine sebebiyet vermektedir. Toprağın üstünde kabaran hindi gibi gezinirken, az sonra altına girdiğimizde kedi gibi sessizce miyavlayarak, hindiliğin pişmanlığı ile sönen devrelerin yeniden yanması için çaresizce beklemektir.Ana sigortayı artırarak ve devrelerini toprağın altına girmeden bitiren insan ve şarj etmeyerek bitiren insan yerin altında şarj sistemi yoktur, karanlıkta kalırsın, vicdan pilini sökerek atarsan bataryasız kalır biter tükenirsin, bunu her gün kullandığın akıllı denilen, akılsızlığa davetiye çıkaran vakti öldüren telefonun pili bittiğinde şarj ederken, vicdanının pilini söküp atarken, yarın sana lazım olduğunu bilmen lazımdı. Çöken işletim sisteminin CD si dünyada vardı, yanına almaz isen yeniden format atarak, işletim sistemini kurtarman vicdani sistemin nimetlerinden faydalanamazsın mezarda ve onun devamı ahiret hayatında...


Kendine bir yamyam kadar güvenirken her şeyi dünyada tüketerek avucunda bir şey bırakmadan önce akıl etmen gerekirdi, çökerttin virüs gibi arzularınla bitmez tükenmez hırsınla geçmişler olsun... Gerçi sana daha önceden söylenmiş olsa da duymaz ve alakadar olmazdın zaten, üzülme ettiğinin karşılığını bulacaksın orada! Tabaklardaki pirzolaya çatalı batırırken, aç olanların haline de gizlice gülerken, güldüğünü duyanı unuturken, yüreklerine iştahlı iştahlı pirzolaları götürürken aç olan komşun pirzola kokusunda geceleri uyumaz iken sen rahat yatağında yatarken, yaptığın edepsizliği gören bilen Yüce Allah'ı unuttun, şimdi mezarda aklına geldi ama tren çoktan kalktı ve sen kaçırdın...Akmayan musluk gibi vicdanında bir gram merhamet akmadığı için, kendin kazan kendin ye safsatasına inanarak, akıl ve fikir şarjörünü doldurmak yerine her an boş olanla boşa harcarken, seni yerin yani mezarın altında hüsran ile bırakacak fikirsizlikler içinde gülümserken,hiçte aklına gelmiyordu veya söyleyenleri es geçerek,başka bir yerinle gülüyordun,şimdide gül bakalım pardon oraya biraz fazla pamuk tıkanmışlar galiba gülemezsin o başka bir yerinle...Geçmişler olmasın geçirmişler olsun ...
Allah dostu odur ki, nefsine tek pay biçmez;
Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.( Necip Fazıl Kısakürek)
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-