Bedir Savaşı

(13 Mart 624 Cuma günü)

Mekkeli Müşrikler,Hicretten sonra da düşmanlıklarına devam ettiler. Medineli Yahudilere haber göndererek,Hz. Peygamber'i öldürmelerini,aksi halde Medine'ye saldıracaklarını bildirdiler.Ayrıca çeteler halinde Medine etrafında dolaşarak, mer'aları yağmalamaya başladılar.Harp hazırlıklarını tamamlamak için de Suriye'ye bir kervan gönderdiler.Onların bu hareketlerine karşı, Müslümanlar da zaman zaman kuvvetler çıkararak karşılık vermişlerdi.Suriye'den dönecek olan kervana da mani olarak, Müşriklerin daha fazla kuvvetlenmesine müsaade etmemeye karar verdiler.

Bu kervan bütün Mekke halkının iştirakı ile hazırlanmış olup, başında Ebu Süfyan bulunuyordu.Ayrıca muhafız olarak dakırk kişi kadar vardı.Kervanın yolunun, Müslümanlar tarafından kesileceği haberini alan Ebu Süfyan, derhal Mekke'ye haber göndererek, yardım istedi.Mekke'ye gelen haberci, vaziyeti o kadar kötü anlattı ki, Mekke erkeklerinin çoğu ve Kureyş'in tamamı, hazırlanarak yola çıktılar.Sayıları, yüzü süvari, yedi yüzü develi, kalanı yaya olmak üzere bin kişiyi buluyordu.Hz. Peygamber(S.A.V)in kumandasında harekete geçen İslam ordusu ise, üç yüz on üç kişi olup, üç at ve yetmiş deveye sahip idiler.Yolda develere, nöbetleşe biniyorlardı.Hz. Peygamber (S.A.V)de ancak, sırası gelince deveye binmekte idi.

Müslümanlar, kervanın hareketine mani olmak için, hareket ettiklerinden, esaslı bir harbe, hazır değillerdi.Fakat, onların geldiğini öğrenen Ebu Süfyan , kervanı başka yollardan götürerek, Mekke'ye kaçırmıştı.Bunun üzerine, kervanın gittiğinden habersiz iki ordu, Bedir denilen yerde, karşı karşıya geldiler.Burası Medine'ye 80 mil mesafede bir köy idi.İki ordu, birbirine yaklaşıp, karşı karşıya geldiği zaman birbirleriyle dövüşecek olanların baba,oğul,kardeş,dayı veya amca oldukları görüldü.

Bu hali gören bazı düşünceli Mekkeliler, savaşa mani olmak isteyerek,esasen kervanın da kurtulmuş olduğunu ileri sürüp, geri dönmeyi teklif ettiler.Fakat Ebu Cehil, böyle söyleyenlere hakaret ederek, herkesi harbe kışkırttı."Müslümanları, öldürmeye bile lüzum yok; onları diri diri yakalayıp, ellerini arakalarına bağlayarak Mekke'ye götüreceğiz" diyordu.Öte taarfta, koca bir ordunun karşısına çıkan bir avuç iman kahramanının arasında, Hz. Peyygamber (S.A.V) ellerini kaldırmış, Cenap-ı Hakk'a dua etmekte idi: "Yarabbi, bana vadettiğin yardımı , bugün lütfet! Yarab, bu bir avuç muvahhid, bugün telef olursa, yeryüzünde sana ibadet edecek kimse, kalmayacak!..."Hz. Peygamber (S.A.V)in dua ederken düşen ridasını alıp, omuzuna koymaya çalışan Hz. Ebu Bekir'in "Ya Ressulellah! Duan arşı titretti, Allah (C.C) vadini elbette yerine getirecek" demesi, bütün Ashabı, heyecana getiriyordu.

Bu sırada vahiy gelerek, Cenab-ı Hakk'ın müjdesi indi; "Bütün bu toplananlar, hezimete uğrayıp, dağılacaklar ve kaçacaklar."(Kamer süresi,ayet:13).Muharebe teke tek dövüşlerle başladı.Hz. Peygamber (S.A.V).mücahidler arasında dolaşıyor,ayetler okuyarak, onların maneviyatını kuvvetlendiriyordu.Bu iman kuvvetiyle "Allah (C.C) birdir" diye savaşan bir avuç Müslüman, neticede bu büyük Müşrik ordusunu bozguna uğratarak , zaferi kazandılar.Müslümanlar, bu savaşta kendilerine en çok düşmanlık eden ,Kureyş'in ileri gelenlerini ortadan kaldırmaya çalışmışlardı.Bu sebeple, kendilerinin on dört şehidine karşılık, Kureyş'in yetmiş ölüsü arasında Ebu Cehil, Utbe, Şeybe, Ümeyye, Ebu'l-Bahteri, Zem'a ve As bin Hi,şam da bulunuyordu.Ebu Cehil'i, iki kardeş, muhafızlarının arasında yakalayarakl, Ümeyye'yi ise Bilal-i Habeşi, ok ile öldürmüşlerdi.Hz. Bilal'i, kızgın kumlara yatırarak, üzerine taşlar yığan Ümeyye idi.Ayrıca, pek çok da esir alınmış bulunuyordu.


Kur'an'da Bedir Savaşı

Kur'an'da Bedir Savaşı'yla ilgili ayetler şöyledir:

"Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeye gücü yeter."(Hacc 13)

"And olsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123)

"Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin."(Nisa 71)

"Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Karşıtılar da Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez."(Al-i İmran 140)

"Bildiğin gibi, Rabbin seni hak uğruna, öz yurdundan çıkarmıştı. Ve müminlerden bir grup tamamen isteksizdi. " (Enfâl 6) " O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını-arkasını kesmeyi istiyordu." (Enfâl 7) "Diliyordu ki, kötülüğü temsil edenler istemese de hakkı ayan-beyan gözler önüne koysun, saçma ve tutarsız olanı hükümsüz kılsın." (Enfâl 8) "Hani siz, Rabbinizden yardım ve destek diliyordunuz; O, sizin dileğinize şöyle cevap vermişti: 'Hiç kuşkunuz olmasın, Ben size, meleklerden birbiri ardınca bin tanesiyle yardım ulaştıracağım.'" (Enfâl 9) "Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve o sayede kalpleriniz huzur ve rahatlık bulsun diye yaptı. Yardım yalnız ve yalnız Allah katındandır. Hiç şüphesiz Allah Azîz'dir, Hakîm'dir" (Enfâl 10)

"Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir."(Enfâl 39)