Gecmis medeniyetlerden gunumuze, tum canli varliklardan gecen ve saglikla yakindan iliskili gorunmez bir enerjinin varligi cesitli kulturlerin ilgi alanina girmistir. Son zamanlarda bu "Hayat Enerjisi"nin varligi bilimsel deneylerle kanitlanmakla beraber, bircok tip doktoru da, bu enerjinin bagisiklik sisteminin calismasi ve tedavinin tum asamalarindaki onemini vurgulamaktadir.

Bu "Hayat Enerjisi" insan sagliginin ve hayat kalitesinin gelismesinde sonsuz bir kaynak gorevi gormektedir.

Ogrenilmesi son derece kolay olmakla beraber, Reiki'yi kullanma yetenegi geleneksel metodlarla elde edilemeyip, ancak bir Reiki Ustadi'nin ogrencisine bu yetenegi transferi seklinde olmaktadir. Bu enerjinin kullanilmasi bireysel zekaya ya da ruhsal tekamul seviyesine bagli olmadigindan, her yastan ve gecmisten binlerce insana transfer edilmistir.

Tedavi sirasinda sanki icinizden gecen ve sizi saran olaganustu bir isinin sicakligini hissedersiniz. Reiki kisinin sadece fiziksel bedenini iyilestirmekle kalmaz, ayni zamanda duygularina, zihnine ve ruhuna da etki ederek, rahatlama, baris, guvenlik ve iyi-hissetme gibi bircok olumlu duygunun da hissedilmesine yardimci olur. Bu olaganustu sonuclarin bircogu kayitlara da gecmistir. Reiki, herkesin kullanabilecegi, basit, dogal ve guvenli bir ruhsal iyilesme ve kisisel gelisim metodudur.

Rei - Ruhani Bilgelik



Reiki'yi Bati'ya tanitan Mrs.Hawayo TAKATA, Rei'nin "Evrensel" anlamina geldigini soylemis ve bircoklarinca kabul gormustur. Bunula beraber, Mrs.TAKATA bu yorumun son derece genel oldugunu da belirtmistir. Kanji ideogramlari her seviyede farkli bir anlam tasimaktadir. Bunlar gundelikten son derece ezoterik (belli kesimlerin anlayabilecegi) kullanimlara kadar degismektedir. Dolayisi ile Rei, her yerde sunuldugu gibi, "Evrensel" olarak yorumlansa da, bu seviyede Reiki anlayisi icin yeterli olmamaktadir.

Japon Kanji karakteri olan Rei'nin ezoterik anlamina yonelik arastirmalar, bu ideogramin daha derin bir anlami oldugunu gostermektedir. Bu arastirmalar Rei'nin "Olaganustu Bilgi" ya da "Ruhani Farkindalik" anlamini ortaya cikartmaktadir. Bu bize Tanri'dan ya da Yuksek Benligimizden gelen bir bilgidir. Bu Tanrisal-Farkindalik'tir. Bu, tum bireyleri tamamiyle anlar, tum problemleri ve zorluklarin nedenini ve onlari iyilestirmek icin gerekli olani bilir.

Ki - Hayat Enerjisi



Ki, Çince'deki "Chi" ya da Sanskritce'deki "Prana" ile ayni anlama gelmektedir. Ayni zamanda odik kuvvet, orgon ya da biyoplazma anlamlarini da tasimaktadir. Ki'ye farkli kulturlerde bunlarin disinda degisik bircok anlam da yuklenmistir.

Ki, hayat enerjisidir. Ayni zamanda yasamsal ya da evrensel hayat enerjisi olarak ta tanimlanmaktadir. Bu, tum canlilara hayat veren, fiziksel olmayan bir enerjidir. Birsey canli oldugu surece, onun etrafini ve icini saran bu enerji ile birliktedir; olumle birlikte bu enerji de bedenden ayrilir. Eger hayat enerjiniz zayifsa, ya da akisinda engellemeler varsa, hastaliklara daha duyarli hale gelirsiniz. Enerji yuksek ve rahatlikla akabiliyorsa, hastalanma olasiliginiz da azalmaktadir. Bu enerji sadece fiziki bedene degil, ayni zamanda duygular ve ruhsal hayata da etki etmektedir.

Çinliler "Chi" olarak adlandirdiklari hayat enerjisine buyuk onem vermislerdir. Bunun uzerinde binlerce yil calismis ve Chi'nin bircok farkli turunu kesfetmislerdir. "Yellow Emperor's Classic of Internal Medicine"da 32 farkli cesit Ki ya da Chi siralanmistir.

Ki, savascilarin fiziki egitimlerinde ve zihinsel gelisimlerinde kullanilmistir. Meditatif nefes alma egzersizlerinde "Pranayama" olarak adlandirilmis, ve Samanlar tarafindan psisik farkindalik ve iyilestirme amacli olarak da kullanilmistir. Ki, tum sifacilar tarafindan kullanilan, fiziksel olmayan bir enerjidir. Ki, etrafimizda vardir ve zihin tarafindan yogunlastirilip yonlendirilebilir.

Reiki, Ruhani Kilavuzlarin Yonlendirdigi Hayat Enerjisi



Pratik olarak Reiki'yi, Tanrisal farkindalik (Rei) tarafindan yonlendirilen hayat enerjisi (Ki) olarak adlandirabiliriz. Bu Reiki icin anlamli bir yorum olmaktadir. Bu ayni zamanda Reiki'yi kullanan kisilerin tecrubelerini de yansitmaktadir ki, gercekten Reiki onu olusturan bilgi ile kendi kendini yonlendirmektedir.

Reiki Bir Din midir ?



Reiki ruhani olmakla birlikte, bir din degildir. Dogmatik degildir ve Reiki'yi ogrenip kullanabilmek icin belli bir inanca sahip olmaya da gerek yoktur. Hatta, Reiki inanca bagli olmadigindan, O'na inansanizda inanmasanizda calisacaktir. Bunun yaninda bircok kimse kendi dinlerini, entellektuel bir yaklasimin otesinde, Reiki sayesinde daha iyi hissedebildiklerini gormuslerdir.

Reiki bir din olmamakla birlikte, bir zihin-beden-ruh birlikteliginden soz eden Dogu felsefesine gore en uygun iyi olma hali icin baskalariyla uyum icerisinde yasamak ve buna gore davranmak gerekmektedir. Reiki tedavi sisteminin kurucusu olan Dr.Mikao Usui, baris ve uyumu temel alan ahlaki ilkelere inanmanin tum kulturlerde evrensel bir nitelik oldugunu vurgulamaktadir.

Reiki ilkeleri - Reiki'nin Ahlaki Prensipleri



Reiki'nin gelisiminden yillar sonra, Dr.Usui bir meditasyon esnasinda, Reiki uygulamalarina bazi ilkeler eklemeyi uygun gordu. Bu prensipler o donemde Dr.Usui'nin bagli bulundugu Meiji Japon Imparatoru'nun ilkelerinden besini icermekteydi. Bu ilkeler Usui Reiki'ye ruhsal bir denge eklemek icin gelistirildi. Burada amac insanlarin, Reiki'nin esas noktasinin tekamule bilincli olarak karar verilerek ruhun iyilestirilebilecegini anlamalarini saglamakti. Reiki'de kalici sonuclar alabilmek icin, enerjinin aktarildigi sahis iyilesebilmesinin sorumlulugunu uzerine almali ve aktif olmalidir. Bu nedenle, Usui reiki sistemi, Reiki enerjisinin sadece kullanilmasi demek degildir. Tam bir sistem olabilmesi icin tekamule kendini adamayi ve aktiviteyi de icermelidir. Bu idealler saygideger bir yasam surmenin rehberidirler.

Mutlulugu davet etmenin gizli sanati,

Tum hastaliklarin mucizevi ilaci;

Bugun icin sinirlenme,
Endiselenme ve sukran dolu ol.
Kendini isine ada ve insanlara saygili ol.
Her gunduz ve gece ellerini dua icin kavustur.
Ve bu cumleleri kalpten tekrar et.


REİKİNİN TARİHÇESİ



Reiki'nin kurucusu olan Dr.Mikao Usui, 19. yuzyilin sonlarinda Japonya'nin Kyoto kentinde küçük bir üniversitenin yöneticisi ve Hristiyan bir rahip olarak yasamis ve faaliyet göstermistir. Bir pazar ayini vesilesiyle ögrencilerinden biri ona Kitabi Mukaddes'e kelimesi kelimesine inanip inanmadigini sorar. Usui buna evet cevabini verir. Ancak ögrenci bundan tatmin olmaz. Soru sormayi sürdürür : "Kitabi Mukaddes'te Isa'nin hastalari iyilestirdigi, sifa dagittigi, su üzerinde yürüdügü anlatilmaktadir. Bunlara da sadece orada öyle yaziyor diye, inaniyor musunuz ? Yoksa hic böyle seylerin gerçeklesmesine sahit oldunuz mu ?". "Hayir" diye yanitlar Usui, "böyle birsey daha önce hiç yasamadim. fakat Kitabi Mukaddes'te yazili olanlara inaniyorum".

Ögrenci sözlerini söyle sürdürür : "Bu kör inanç size yeterli gelebilir, fakat bizler bunlari kendi gözlerimizle görmek istiyoruz".

O gün ve o konusma Usui'nin hayatinda o büyük degisikligi getirir. Hemen ertesi gün is sözlesmesini fesheder ve ABD'deki Chicago Universitesi'ne gitmek üzere yola çikar. Orada Hristiyan metinler üzerine egitim görür ve eski diller alaninda doktora yapar. Kendisini, Hz.Isa ve havarilerinin sifa dagitmasinin ardinda yatan sirri çözmeye adamasina ragmen aradigini bir türlü bulamamaktadir.

Bu arada Buda'nin da sifa gücüne sahip oldugunu ögrenir. Bu bilgi, onun tekrar Japonya'ya dönüp orada Budist ögretileri üzerinde arastirmalarini sürdürmesine vesile olur. Anavataninda birçok manastira ziyaretler yapar.
Sonunda bir Zen manastirinda sifa konusuna ilgi duyan bir baspapaz bulur. Orada kalir ve eski Budist metinler ve sutralarda sifanin anahtarini aramaya baslar. Özellikle sutralarin Japonca çevirilerini inceler. Fakat herhangi bir açiklama bulamadigindan ayrica Çince ogrenir. Ancak Çince çevirilerde de herhangi bir iz bulamaz.

Ama Usui vazgeçmez. Bunlara ek olarak orijinal Budist metinlerini okuyabilmek için eski Sanskritçeyi ögrenir. Ve sonunda Buda'nin meçhul bir mürüdi tarafindan el yazmasi olarak kaleme alinan eski bir Sanskrit metinde yedi yildir aradigi seyi bulur. Metinde Buda'nin nasil sifa dagittigina iliskin semboller ve tarifler bulunmaktadir.

Böylece bilgiyi yeniden kesfetmistir ancak henüz sifa verecek güce sahip degildir. Baspapaz ile yaptigi bir görüsmeden sonra, Japonya'da kutsal bir daga çikarak 21 gün boyunca oruç tutup meditasyon yapmaya karar verir. Önüne takvim görevi görmesi için 21 küçük tas koyar ve her gün bir tasi eksiltir. Bu süre zarfida sutralari okur, ilahi söyler ve meditasyon yapar. Dagda geçirdigi 20 gün boyunca olaganüstü birsey olmaz.

21. günün gecesinin karanliginda Dr.Usui meditasyonunu tamamlamis ve dua etmektedir: "Baba, lütfen bana isigi göster !" Birdenbire gökyüzünde kendisine dogru hizla gelen parlak bir isik görür. Bu isik gittikçe büyür ve alninin tam ortasina isabet eder. Usui, yere devrilir, normal uyaniklik suurunu yitirmis ve transa benzer bir hale girmistir. Bu yüksek suur halinde gokkusagi renklerinde, mavi, camgöbegi, eflatun ve pembe gibi birçok baloncuk görür. Daha sonra Sanskrit metinlerde görmüs oldugu semboller kendisine altin yaziyla adeta bir sinema perdesinde görünür gibi görünmüstür. Bu, Buda ile Isa'nin güçlerinin anahtaridir.

Bu aydinlatici deneyim Reiki'nin Usui sisteminin baslangicidir.

Usui'nin suuru geri geldiginde günes çoktan dogmustur. Saskinlikla, güç dolu oldugunu ve bir önceki gün oldugu gibi yorgun ve aç olmadigini farkeder. Usui aceleyle yola koyulmustur. Bu arada ayak bas parmagini yaralar. Elini parmagina koyar koymaz kanama durur ve aci yok olur.

Yol üzerinde bir konaklama yeri bulur ve girip yiyecek birseyler ismarlar. Beklerken, hancinin aglamaktan kipkirmizi kesilmis ve yanagi sismis olan kizi gelir. Kizin disi agrimaktadir. Usui yüzüne dokunmak için izin ister. Elleriyle her iki yanagi da kavrar, Birkaç dakika sonra agrilar hafiflemis ve sislik inmeye baslamistir. Kiz saskinlik içinde sunlari söyler : "Siz siradan bir rahip degilsiniz !"

Usui, manastira geri dödügünde baspapazin bir artrit nöbetiyle yatakta yattigini ögrenir. Usui bir süre dinlendikten sonra arkadasina elleriyle dokunur ve agrilarinin azalmasini saglar.

Birkaç hafta manastirda kaldiktan sonra Usui Kyoto'nun varoslarina gidip oralardaki hastalari iyilestirmeye karar verir. Daha önce pek çogunu iyilestirmis, genç ve güçlü olanlari dilenciler semti disina is aramaya göndermistir. Aradan yedi yil geçmis olmasina ragmen Usui tanidik yüzleri ayni kosullar içinde tekrar tekrar gördügünü fark eder.

Usui sarsilmistir, kendi kendine bu kisilerin neden yeniden buraya döndügünü sorar. simdiye kadar yasadiklari sekilde yasamayi tercih etmekte ve hayata karsi mütesekkirlik duymamaktadirlar.

Usui, fiziksel bedenin hastalik belirtilerini iyilestirdigini, fakat yeni bir yasam tarzi aktaramadigini farkeder. Bu durum onu Reiki yasam kurallarini olusturmaya yöneltir. Özellikle bugün öfkelenme Özellikle bugün endiselenme Sonsuz bereket için mütesekkir ol Ekmegini dürüstçe çalisarak kazan Komsularina karsi dostane davran.

Usui varoslari terk ederek ders vermeye baslamistir. Insanlara kendi kendilerini iyilestirmeyi ögretir ve onlara düsünce sekillerinin de iyilesebilmesi için yasam kurallarini aktarir.

Emekli bir deniz subayi olan Dr. Chujiro Hayashi insanlara hizmet vermeyi arzulamis ve Usui'nin ögrencisi olmustur. Kendisi Usui tarafindan yetistirilmis ve Reiki uygulama konusunda derin bir sorumluluk hissetmistir. Hayashi, Usui'nin en yakin çalisma arkadasi olmustur. Usui son günleri yaklastiginda, Hayashi'yi Reiki üstadi ilan etmis ve ögretilerini saklayip korumasi için ona emanet etmistir. Hayashi Tokyo'da bir Reiki Sifa Klinigi kurmustur. Orada Reiki ile sifa verilmekte ve Reiki ögretilmektedir.

Hayashi'nin geriye birakmis oldugu belgelerden Reiki'nin fiziksel semptomlarin nedenlerini buldugunu, gerekli titresimlerle bunlari dengeledigini, baska bir deyisle sagligi yerine getirecek sekilde enerjiyle doldurdugunu ögrenmekteyiz.

Hawaii'li genç bir kadin olan Hawayo Takata 1935 yilinda bir tümörü ameliyatla aldirmak için Japonya'ya gelmistir. Ameliyat hazirliklari sirasinda içsel bir ses ona ameliyatin gerekli olmadigini, iyilesmek için baska bir yolun daha oldugunu söylemistir. Takata doktorla konusmus ve doktorun kardesi olan Bayan Shimura tarafindan Hayashi Sifa Klinigi'ne götürülmüstür. Böylece Reiki ile tanismistir. Birkaç ay klinikte kalmis ve hergün Reiki ile tedavi görmüstür. Sikayetleri azalmis ve içinde Reiki'yi ögrennme arzusu alevlenmistir. Önceleri bu istegi reddedilir. Reiki'ye karsi derin bir sorumluluk duymasi gerektiginin bilincine varinca, Hayashi'ye gidip duygularini ve gerektigi kadar Japonya'da kalma kararliligini anlatir. Dr. Hayashi kendisini kabul etmis ve Takata'nin egitimi baslamistir.

Bir yil boyunca Hawayo Takata iki kizi ile birlikte Hayashi ailesinin yaninda kalmistir. Hergün Reiki tedavisi uygulayip çok sey ögrenmistir. Egitimi tamamladiginda "sifa dagitan ellerin armagani" ile Hawaii'ye dönmüstür.

Orada sifaci olarak basariyla faaliyet göstermistir. 1938'de Hayashi kizi ile birlikte Bayan Takata'yi Hawaii'de ziyaret etmistir. Bayan Takata tekrar ders almaya baslamis ve Subat 1938 yilinda Dr.Hayashi tarafindan dogal sifanin Usui sisteminin üstadi olarak inisiye edilmistir. Kisa süre sonra Hayashi ile kizi Japonya'ya dönmüstür.

19** yilinda Hayashi, ABD ile Japonya arasinda bir savas olacagini sezmistir. Fakat bir türlü Reiki üstadi olarak çalismasini kendisini bekleyen subaylik görevi ile bagdastiramamistir. Ayni dönemde Hawayo Takata Hawaii'de çok özel bir rüya görmüs ve bu rüya nedeniyle Hayashi'yi Japonya'da ziyaret etmeye karar vermistir.

Hayashi'yle beklenen savas ve Takata'nin Reiki ögretisini ve kendisini koruyabilmek için nereye gitmesi gerektigi hakkinda konusurlar.

Aralarinda her sey konusulduktan ve hareket tarzi belirlendikten sonra Hayashi, Bayan Hawayo Takata'yi yerine geçecek kisi ilan eder.

Dr.Hayashi herkesle vedalasmis, geleneksel Japon kiyafetleriyle lotus durusundayken gözlerini kapatmis ve bedenini terk etmistir.

Hawayo takata Reiki üstadi olarak Hawaii'ye geri dönmüstür. Kendisi Bati dünyasina "Reiki'nin armaganini" tanitan ünlü ve etkili bir sifaci ve ögretmen olmustur. Bilindigi kadariyla 1974 yilina kadar Reiki'nin tek üstadiydi. Daha sonra ögrencilerinden bazilarini inisiye etmeye ve reiki üstadi olarak yetistirmeye baslamistir. 1980 yilinda ölümüne kadar torunu Phyllis Furumoto dahil 22 Reiki üstadini inisiye etmistir.

Phyllis, 1.derece Reiki ögretisine daha çocukken sahip olmustur. Daha sonra yetmisli yillarda Phyllis'in 2.derece inisiasyonu gerçeklesmistir. 1979 yilinda kisa bir süre önce Reiki üstadi olarak inisiye edilmis olan Phyllis büyükannnesi ile seyahat etmeye baslamistir. Bundan sonra yogun egitim ve dersler baslamis ve Phyllis büyükannesinden onun yerini alacagini ögrenmistir. Aralik 1980'de ölümüne az bir süre kala Takata ona, büyük üstadlarin spiritüel Reiki çizgisini geleneksel bir sekilde sürdürmesini vasiyet etmistir.

1982 ilkbaharinda Hawayo Takata'nin anisina Phyllis Lei Furumoto ile birlikte bir grup Reiki üstadi Hawaii'de toplanmistir. Her yil bulusma konusunda fikir birligine varilmistir. 1983'te gerçeklestirilen ikinci bulusmada "The Reiki Alliance" kurulmustur. Konferansin temel amaci Phyllis Lei Furumoto'yu Mikao Usui, Chujiro Hayashi ve Hawayo Takata'nin dogrudan spiritüel çizgisinde büyük üstad olarak kabul etmekti.

1988 yilinin ilkbaharinda Phyllis Lei Furumoto kendilerini Reiki üstadi yetistirmeye ve inisiye etmeye hazir hisseden Reiki üstadlarina, üstat inisiye etme yetki ve takdirini vermistir.

Böylesine büyük bir sorumlulugu üstlenen bu üstadlar yillari kapsayan bir Reiki seminer tecrübesine sahip olmalidir çünkü inisiye ettikleri üstadlari enerjetik olarak tasimakta ve bunun için gerekli bilgi, beceri ve güce sahip olmalidirlar.

Son yillarda Reiki tüm dünyada oldukça güçlü ve hizli bir sekilde yayginlasmistir. Bu durum dünyanin iyilesme, uyum, sevgi ve kardeslik ihtiyacini karsilamaya ve sonuçta bütün gezegende barisin hakim olmasina katkida bulunacaktir.