Elazığ Yöresi Kıyafetleri-Giysileri

HAPUT KADIN GİYSİLERİ:


Elazığ Yöresi Kıyafetleri-Giysileri


İç Çamaşırları:

Yelek: Hama çiteresi ve Hint çiteresi kumaşlarından yapılmaktaydı. Sütyen görevini yapan bu çamaşırın yakası oldukça açıktır. Önden kopça ile iliklenmektedir. Bu çamaşırın kolları uzun olduğu gibi kolsuz da olabilirdi.

Köynek (Gömlek): Çifte has kumaşından yapılan bu çamaşırın kolları uzun, yakası yuvarlaktır. Önü yırtmaçlı olup, bir kopça ile iliklenmektedir. Boyu kalçaları örtecek uzunluktadır.
Miso (Kombinezon): Çifte has kumaşından yapılmaktaydı. Entari uzunluğunda, etekleri seyvanlı (Volanlı) ve su taşı ile süslüydü. Yuvarlak ve oldukça açık olan yakanın önü işlemeli veya tentenelidir. (Tığ işi dantel)
Tuman: Çifte has kumaşından yapılan bu giysinin boyu ayak bileklerine kadardı. Bilek kısmı bilezikli ve yırtmaçlıdır. Yırtmaçlar birer kopça ile kapanır. Beli büzen uçkurun uçları işlemelidir. Bacak arası bayraklıdır. (ağlı)
Don (Kilot): Çifte has kumaşından yapılan bu giysi tumanın kısasıdır. Bu çamaşırın uzunluğu diz kapağına kadardır.
Dış Giysiler:
Harput kadın giysileri, misafirlik, evdelik, sokak ve gelinlik olmak üzere dört bölümde incelenebilir.

MİSAFİRLİK GİYSİLER:

Üç tip giysi görülmektedir.

1-Üçetek-şalvar
2-Çepken-şalvar
3-Entari

Üçetek-Şalvar: Harput kadınının en eski giysi tipidir. Tahmini yüzseksen yıl evveline kadar bu tip giysi hakimdi. Üçetek-şalvar tipi giysileri, bugün dahi dağ köylerinde görülmektedir. Bu giysi, şalvar, içlik ve üçetek olmak üzere üç parçadan meydana gelmektedir.

Şalvar: İpekli veya basma kumaşta yapılmakta ve iç kısımları astarlanmaktaydı. Şalvarın boyu oldukça uzun olup, bilek kısımlarına “kaytan" denilen bir bağ geçirilip, diz altından bağlanmaktadır. Böylece şalvar bir etek görünümünde, dökümlü olarak, ayak bileklerine inmektedir.
İçlik: İpek ve pamuklu kumaştan yapılmaktaydı. Yakası yuvarlak, önü açık kopçalı ve yanları yırtmaçlıdır.
Üçetek: Sim işli kalın ipekli kumaştan veya kadifeden yapılmaktaydı. Uzun kolları bilezikli ve çok az yırtmaçlıdır. Yırtmaç kopça ile tutturulmuştur. Yakası bele kadar açık, (V) şeklindedir. Belde iki kopça ile iliklenmektedir. Aşağı doğru genişleyen eteğin önü tamamen açıktır. Yanları ise kalça altından aşağı doğru yırtmaçlıdır. Böylece etek üç parça görünümünü almaktadır. Bele tığ işi veya uçları işlemeli kumaştan belbağı takılmaktadır. Bazen, öndeki iki etek yukarı kaldırılarak, uçları belbağının arasına sokulmaktadır. Üçeteğin boyu ayak bileklerini örtecek uzunluktadır.
Ayakkabı ve Çorap: Bu tip giysinin altına ayakkabı olarak, “postal" giyilmektedir. Postallar iki çeşittir.
Harput Postalı: Siyah renkte ve kısa topukludur.
İçme Postalı: Harput postalı tipindedir. Farklı olarak önünde üç düğmeden süsü vardır. Ortadaki düğmenin rengi yanlarındakinden farklıdır. Çorap olarak yazın iplik, kışın ise yün çorap giyilir. Çorap üzerinde nakış vardır.

BAŞ SÜSLEMESİ:

Bu giysinin baş süslemesi şöyledir: uzun saçlar ortadan ivle ayrılmakta, arkada küçük parçalara bölünerek örülmekteydi. Önde, birer tutam saç ayrılıp, kulak memesi hizasında kesilip, zülüf bırakılmaktaydı. Başa bordo çuhadan fes takılmakta, fesin üzerine gümüş tepelik konulmaktaydı. Fesin üzerinde ayrıca ipek püsküllerden yapılmış saçlık bulunmaktaydı. Fesin alt kenarına oyalı ipek krep bağlanırdı. Krep oyaları, alın üzerine düşürülürdü. Bu bağlanan krebe “Kıncık" denir. Bunların üzerine oyalı çit (yazma) veya tülbent örtülürdü.

CEPKEN-ŞALVAR

Tahmini yüzotuz sene öncesine kadar bu tip giysi Harput kadın giysilerine hâkimdi. Bu giysi, cepken, içlik ve şalvar olmak üzere üç parçadan oluşmaktadır.

Şalvar: Üçetek şalvarının aynıdır. Yalnız bele şal kuşak bağlanmaktadır.
İçlik: Üçeteğin içliği ile aynıdır.
Ayakkabı-Çorap: Ayakkabı olarak “poçikli" kundura, çorap olarak yazın iplik, kışın yün çorap giyilirdi.
Baş Süslemesi: Üç etek baş süslemesi ile aynıdır.

ENTARİ: Tahmini seksenbeş yıl öncesine kadar bu giysi kullanılıyordu. Entarinin boyu, önde bilek hizasında, arkada ise yere sürülecek uzunluktaydı. Kolları uzun ve bileziklidir. Yaka ve kol ağızları ve etek sutaşı ile süslüdür. Bele gümüş kemer takılırdı. Kumaş olarak, kışın kadife, yazın pamuklu ve ipek kumaşlar kullanılırdı.

Entari üzerine hırka giyilirdi. Hırka sim işli kadifeden olduğu gibi “firoz" denilen kürk hırkalarda vardı.

AYAKKABI VE ÇORAP: Bu giysi tipi ile “Kalloş potin" giyilmekteydi. Kaloş potin iki parçadan meydana gelmektedir. Potin kısmı bot şeklinde olup, ağız kısmı lastiklidir. Alt kısmı kösele, yüz kısmı kumaştır. Bu kısım simle işlidir. Kaloş kısmı, potin üzerine giyilir. Alt kısmı kösele yüzü deriden yapılmış bir ayakkabıdır. Çorap olarak, yazın iplik, kışın ise yün çorap giyilirdi.

BAŞ SÜSLEMESİ TAMAMEN DEĞİŞMİŞTİR:

Saç süslemesi tamamen değişmiştir. Saçın ön kısmından bir tutam saç alınıp, saçın içine yün veya saçtan yapılmış “sümek" denilen bir parça konup, alın üzerinde bukle yapılırdı. Arkadaki uzun saçlar ya topuz yapılır ya da iki bölük halinde örülürdü. Oyalı yazma, üçgen şeklinde katlanarak örtülürdü. Üçgenin iki ucu boyun arkasından çevrilerek bağlanırdı. Bu bağlamaya “fitoz kurmak" denirdi. Alın üzerindeki bukle üzerine süslü küçük taraklar takılırdı.

EVDEKİ GİYSİLER:

Bölgede bugün dahi iş yaparken giyilen bir giysidir. Karadon ve geyme olmak üzere iki parçadan meydana gelmektedir.

KARADON: Siyah-beyaz çubuklu, pamuklu kumaştan yapılmış şalvardır.
GEYME: Pamuklu kumaştan gömlektir. Geymenin kirlenmesini önlemek için kollara “kolça" denilen kolluk takılırdı.
AYAKKABI VE ÇORAP: Ayağa terlik ve postal giyilmekteydi. Çorap olarak da yazın iplik, kışın yün çorap giyilmektedir.

BAŞ SÜSLEMESİ:

Saçlar ortadan yivle ayrılıp, arkada iki bölük örülürdü. Başa dölbent (tülbent) veya çit bürükleme şeklinde örtülürdü. Erkek yanında, örtünün çene altına gelen kısmı yukarı kaldırılıp ağız burun ucuna kadar kapatılırdı. Bu örtünme şekli halen yörede mevcuttur.

SOKAK GİYSİSİ:

Çarşaf: Sokağa çıkarken giyilen çarşaf önceleri renkli, desenli kumaştan yapılmaktaydı. Daha sonraları siyah renkli ipek ve pamuklu kumaştan yapılmaktaydı. Daha sonraları siyah, renkli ve pamuklu kumaştan yapılmıştır. Desenli renkli kumaşlar Harput ve Elazığ fabrika kumaşlarından yapıldığı gibi Diyarbakır ve Halep kumaşlarından da yapılmaktaydı. Şekil olarak iki tip çarşaf kullanılmıştır.

Düz Çarşaf: Alt kısmı etek şeklinde olup uçkurlarla belden büzülür. Alt kısımda birleşik olan üst kısım düz örtü şeklindedir. Örtünün orta kısmında, baştan kaymasın diye bir bağ konulmuştur. Bu tip çarşaf bölgede halen kullanılmaktadır.
Pelerinli Çarşaf: Alt kısmı etek üst kısmı ise pelerin şeklindeydi. Dışarı çıkarken yüze peçe örtülmekteydi. Peçe, Elazığ İlinin Palu İlçesi’nde halen görülmektedir.

GELİN GİYSİSİ:

Misafirlik giysisinin en güzeli gelin elbisesi olarak giydirilirdi. Gelinin yüzüne, üzeri pullarla işli kırmızı duvak örtülürdü. Ayrıca kalın kumaştan bir duvak da saçın arkasına takılırdı. Başa taç takılır ve tacın iki kenarında simli teller sarkıtılırdı. Süs olarak bütün takıları takılırdı. Hatta, tanıdıklarından ödünç takı da alınıp takılırdı.

TAKILAR:

Takılar, altın ve gümüşten olup elmas, akik, mercan taşları ile süslüdür.
Küpe: Altın Halep küpesi, gül küpe en çok kullanılan küpelerdir. Gümüş küpelerde ise mercan ve akik taşları çok görülür. Zenginlerin taktığı elmas küpeler de mevcuttu.
Bilezik: Altın ve gümüş bileziklerin yanında “şeve" denilen cam bilezikler de vardı. Şeve, Harput oyunlarına girmiş bir takıdır. “Şeve kırma oyunu" bir kadın oyunudur. Kadınlar yanyana dizilir, müziğin ritmine uyarak el çırparken, aynı ritimle sağa sola yaylanırlar. Bu arada kollarındaki şevelerden çıkan sesler, müziğe ayrı bir ahenk verir. Kadınlar oyunun havasına o kadar çok kapılırlar ki kollarındaki şevelerin bir kısmı kırılır.
Altın Heb: İçi boş küreciklerin bir ipe dizilmesinden meydana gelen altın kolyedir. Genellikle bu dizinin ortasına “beşibirli" takılırdı.
Altın Dizisi: Kulplu altın liralar bir ipe dizilip boyna takılırdı. Ayrıca, bir Akurdeleye dizilerek çaprazlama göğüs üzerine de takılırdı.
Kolye: ltın, gümüş ve elmastan kolyeler mevcuttu. Gümüş kolyeler, akik ve mercan taşları ile süslüydü.
Dal (Broş): Göğse takılan süs iğnelerine, bilhassa elmas olanına dal denirdi. Son dönemlerde kelebek şeklinde iğneler çok kullanılmaktaydı.
Saat: Zincir veya altın kordonla boyna takılırdı. Küçük kapaklı bu saatlerin üzeri mine işliydi.
Humpul: Gümüş ve altından saç uçlarına takılan sarkıt şeklinde süslerdir.
Yüzük: Altın ve gümüşten olup kıymetli taşlarla süslüydü.
Halhal: Gümüşten ayak bileklerine takılan bilezik şeklinde bir takıdır.
Kemer: Van kemeri ve çakmaklı kemer en çok kullanılan gümüş kemerlerdir.

SÜSLENME MALZEMELERİ:

Kadınlar gözlerine sürme, kaşlarına rastık çekerlerdi. Saçlarına, ellerine ve ayaklarına kına yakarlardı.

HARPUT KADIN GİYSİLERİNDE KULLANILAN KUMAŞ ÇEŞİTLERİ:

Harput Fabrika Kumaşı: Kalın ipekli bir kumaştır. Üzerinde simle dokunmuş, küçük gül dalı motifleri vardır.
Elazığ Fabrika Kumaşı: Harput fabrika kumaşının aynısıdır. Yalnız dokuması daha seyrektir.
Gezi: Taftaya benzeyen bu kumaşın eni çok dardır. Kumaşa renginin tonları ile dalgalı desen verilmiştir.
Uzun Bükü: Kumaşın üzeri üç parmak eninde çubuklarla süslüdür. Bir çubuk sim, bir çubuk ipek dokumadır.
Hint Çeteresi: İnce çubuk desenli bir kumaştır.
Sevai: İpek kumaşın üzerinde simli küçük çiçek motifleri vardır.
Yerde Buz Gökte Yıldız: Kalın ipekli kumaşın üzerinde, sırma ile dokunmuş, çiçek dalları ve yıldız motifleri yer almaktadır.
Cehennem Sergisi: Kalın çubuklu desenli bir kumaştır.
Canfez: İnce, düz, desensiz ipekli kumaştır.
Mintan: Canfezden biraz kalın bir kumaştır.
Çifte Has: Patiska kumaşına eskiden verilen isimdir.
Mermer Şah: Pamuklu ince bir kumaştır.
Çitere: Pamuklu olan bu kumaş ince çubuk desenlidir.

ERKEK GİYSİLERİ:

Elazığ Yöresi Kıyafetleri-Giysileri

İÇ ÇAMAŞIRLARI:

Köynek: Yerli dokuma bezler kirece atılarak ağartılıp, kullanılırdı. Ayrıca çifte has kumaşından da yapılırdı. Uzun kollu olup, boyu kalça hizasına kadar uzanırdı. Yaka yuvarlak, önden yırtmaçlı ve kopça ile iliklenirdi.

Tuman: Köynekte kullanılan kumaşlar kullanılmaktaydı. Ayak bileklerine kadar uzun olan bu çamaşırın ayak bileği kısmı bilezikli olup kenarı hafif yırtmaçlı ve kopça ile iliklenmekteydi. Bacak arası bayraklı, bel ise uçkurla büzülmekteydi.

DIŞ GİYSİLER:

Yaşlı ve genç erkeklerin giyiminde bazı ufak farklar görülmektedir.

GENÇ ERKEKLERİN GİYSİLERİ:

Harput erkek giysisi (Elazığ Müzesi etnoğrafya bölümünde sergilenmektedir.)
Şalvar: Genellikle çuha kumaşından yapılırdı. Şalvarın paçaları dar, ağ kısmı ise geniştir. Bel uçkur ile büzülmektedir.
İçlik: İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmaktaydı. Kumaş ya desensiz veya yollu (çizgili) olurdu. Uzun kolları bileklerde bilezikli ve yırtmaçlıydı. Birer kopça ile iliklenmekteydi.
Yelek: İçlik üzerine giyilen bu giysi, şalvarın kumaşından yapılmaktaydı. (U) şeklinde olan yaka açıklığı göğüs altına kadar inmektedir. Önü açık ve kopça ile iliklenmektedir.
Kuşak: Bele, şalvar üzerinden bağlanır ve ipek kumaştandır.

Seko: Bugünkü palto şeklinde olup çuhadan yapılırdı.
Fes: Bordo çuhadan yapılmış olan fesin üzerine oyalı, ipekli kumaştan, mendil şeklinde “puşu" bağlanırdı. Fes üzerine bağlanan puşunun ucu ya sarkıtılır veya yaprak şeklinde bağlanırdı.
Ayakkabı ve Çorap:Arkası “poçikli", yuvarlak topuklu, yarım sivri burunlu iskarpin veya Trabzan biçimli postal giyilirdi. Çorap olarak da yazın iplik, kışın ise nakışlı yün çorap giyilmekteydi.

YAŞLI ERKEKLERİN GİYSİLERİ:

Şalvar: Kadı şalvarı adı verilen bu şalvarın belleri pantolon beli şeklindeydi. Bele kayış takılmaktaydı. Şalvarın önü ve arkası pantolon önü gibi yırtmaçlıydı.
İçlik: Gençlerin giyindiği içlikle aynı tiptedir.
Yelek: Yelek gençlerinkinden farklı olarak (V) yakalı ve önü fazla açık değildir.
Kuşak: Yünden yapılmış, Halep kuşağıdır.
Seko: Gençlerin giyindiği ile aynıdır.
Fes: Fes üzerine yazma veya sarık takıldığı gibi düz olarak da kullanılırdı.
Ayakkabı ve Çorap: Kalloş, potin, kundura veya postal giyerlerdi. Yazın iplik, kışın yün çorap giyilirdi. Çoraplar nakışsızdır. Bu giysilerin dışında yazın genellikle uzun entari giyilirdi. Entari, çubuklu desenli, pamuklu kumaşlardan yapılırdı. Bellerine bel bağı bağlanırdı.

Kaynak: Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı