Osmanlı devletindeki meteorolojinin kurumsallaşması çalışması 1867 yılında Kandilli Rasathanesi’nin kurulması ile başlamış ve bu kurumsallaşma Cumhuriyet döneminde geliştirilerek tamamlanmıştır. Kandilli Rasathanesi, Fransız hükümetinin tavsiyeleri üzerine İstanbul’da “Rasathane-i Amire" ismi ile kurulmuş ve bu kuruluşun ilk görevlisi de Aristide Coumbary olmuştur.

Kandilli Rasathanesinin kurulmasından altı yıl sonra Viyana’da toplanan ilk Uluslararası Meteoroloji Kongresi’nde Türkiye'de temsil edilmiştir. Bu kongrede; İstanbul, İzmir, Sinop, Bursa, Trabzon ve o zamanlar İmparatorluk toprakları içerisinde bulunan Selanik, Avlonya ve Beyrut’ta birer meteorolojik istasyonun kurulmasına karar verilmiştir.

İmparatorluk içinde Viyana Kongresi kararları çerçevesinde 1875’te özellikle de ulaşım ve iletişimin yaygınlaştığı on altı merkezde meteorolojik rasatların telgrafhane memurları tarafından yapılması yoluna gidilmiştir. Bu merkezlerde günde üç kez elde edilen meteorolojik bilgiler İstanbul’da bulunan Meteoroloji Merkez Bürosu’na gönderilmesiyle başlanmıştır. Fakat talihsiz bir kaza sonucu Kandilli Rasathanesi’nde çıkan yangından sonra rasathane tamamen yanmış ve meteorolojik çalışmalarına son vermek zorunda kalmıştır.

31 Mart Olayı’ndan sonra kurulan Osmanlı Hükümeti’nde Maarif Nazırı (Eğitim Bakanı) olan Emrullah Efendi, 21 Haziran 1910 tarihinde bir tezkere ile rasathanenin yeniden kurulması için Fatih Hoca’yı (prof. Mehmet Fatin Gökmen) görevlendirmiştir. Fatin Hoca, rasathanenin İcadiye Tepesi’ne kurulmasını kararlaştırılmış ve Fransız Ulusal Meteoroloji Müdürü Prof. Angot ile yaptığı görüşmeler sonucu gerekli meteorolojik alet ve cihazları temin ederek 1 temmuz 1911 tarihinden itibaren meteorolojik rasatlar yeniden yapılmaya başlanmıştır.

Ayrıca burada İstanbul için yapılan hava tahminleri Posta, Telefon ve Telgraf İdaresi ile Demiryolları İdare’sine bildirilerek kullanıcıların hizmetine sunulmuştur.