TAHKÎKU'L-MENÂT Nedir?

Kelime anlamı itibariyle,"sebebi tahkik etme" anlamına gelen tahkîku'l-menât, bir fıkıh usulü terimi olarak, herhangi bir yolla illet tespit edildikten sonra, o illetin kapsamına giren uygun nitelikleri belirlemektir. Örneğin, şarabın yasak oluşunun...

  1. #1
    TAHKÎKU'L-MENÂT Nedir?
    Kelime anlamı itibariyle,"sebebi tahkik etme" anlamına gelen tahkîku'l-menât, bir fıkıh usulü terimi olarak, herhangi bir yolla illet tespit edildikten sonra, o illetin kapsamına giren uygun nitelikleri belirlemektir. Örneğin, şarabın yasak oluşunun illeti sarhoş etmesidir; diğer içeceklerde bu niteliğin bulunup bulunmadığını araştırarak ortaya koymak, tahkîku'l-menâttır.

  2. #2

    Soru:

    "Rahman ve rahim olan Allahu Teala (cc); insanların dünyevi ve uhrevi saadetlerine vesile olacak hükümlerini, peygamberleri vasıtası ile bildirmiştir. Şer'i hükümlerin gayesi, insanoğlunun maslahatını temin etmektedir. Bu maslahat faydalı olan hükümleri elde etmelerine veya herhangi bir zarardan kurtulmalarına vesile olur. (...) Bütün usul kitaplarında; "İslam'ın temel hedefinin, insanların can, mal, nesil, akıl ve din emniyetlerini sağlamak" ile ilgili olduğu belirtilmektedir. Mesela: insanların akıl emniyetine zarar veren şarap haram kılınmış, bu haramı işleyenlere bir ceza takdir edilmiştir. Fakat günümüzde yaygın olan eroin, esrar ve kokain gibi uyuşturucu maddeler ile ilgili; Allahu Teala (cc)'nın kitabında ve Resul-i Ekrem (sav)'in sünnetinde herhangi bir hüküm yoktur. Bunların hükmü nasıl tesbit edilecektir. Uyuşturucu kullanan veya ticaretini yapan insanlara ne ceza verilecektir?(...) Kur'an Müslümanlığını savunan arkadaşlarımız, bu konuda kararsızdırlar. Bazıları "Kur'an-ı Kerim'de esrar, eroin ve kokain gibi uyuşturucu maddeleri haram kılan herhangi bir ayet yoktur. Bir şeyin haramlığına hükmetmek sadece Allahu Teala (cc)'ya mahsustur. Peygamberin dahi haram kılma hakkı yoktur" demektedirler. Bazıları ise Kur'an-ı Kerim'de geçen hamr kavramının, eroin, esrar ve kokain gibi uyuşturucuları da içine aldığı kanaatindedirler. (...) Uyuşturucu maddeleri kullanmanın hükmü nedir? Kullanmayan fakat ticaretini yapanlara ne ceza verilebilir?"

    CEVAP:

    İslam ceza hukuku; kat'i nasslarla sabit olan ve hukukullah olarak ifade edilen had cezaları ile sınırlı değildir. Nasslarda varlığını hükmün varlığına, yokluğunu da hükmün yokluğuna dalalet eden mazbut vasıflar vardır. Bu mazbut vasıflara, nassın sebebi ve illeti denilir. Fakihlerin cumhuruna göre sebeb; hükmün varlığı için, şari (hüküm koyucu) tarafından emare olarak belirtilen mazbut ve açık bir şeydir. (1) Hanefi fukahasındann Molla Hüsrev illeti şöyle tarif etmiştir: "İllet, nassın hükmüne alamet kılınan vasıftır." (2) Bazı alimler ise illeti, "Zahir, mazbut ve hüküm için uygun bir vasıfdır" diye tarif etmişlerdir. Mesela: hamr'a (şaraba) nisbetle sarhoş edicilik vasfı böyle bir illettir. Aslın illetinin bilinmesinden sonra bu illetin "fer" de bulunup bulunmadığının tesbit edilmesine "tahkiku'l menat" denilmiştir. (3) Eroin, esrar, kokain gibi uyuşturucu maddeler; insanı sarhoş ettiğine göre, haram olması tabiidir. Zira Sahih-i Müslim'de yer alan "Her serhoşluk veren şey hamr hükmündedir" hadis-i şerifi ile Sahih-i Buhari'de yer alan "Hamr, aklı örten ve gideren şeydir" kavli; eroin, esrar ve kokainin hükmünü tesbit etmemize vesile olur. Bu maddeleri kullanan ve şarhoş olan kimselere, şarap içenlere uygulanan "Hadd-i Şürb" aynen uygulanır. (4) Daru'l İslam'da; hakkında muayyen bir hadd cezası bulunmayan haramları işleyen kimselere, ta'zir cezası tatbik edilir. Bu icma-i ümmet ile sabittir. Meselenin kavranabilmesi için, önce ta'zir kavramını izah edelim. Arapça olan bu kelime; "a-z-r" kökünden gelir, lugat manası; mutlak manada te'dib etmek, azarlamak ve men etmektir. (5) İslami ıstılahta:" Miktar bakımından hadden az olan te'dib şekline ta'zir denilir"(6) şeklinde tarif edilmiştir. Bu tarif Resul-i Ekrem (sav)'in: "Her kim hadd olmayını, hadd mertebesine ulaştırırsa, o kimse haddi (şeriatın koyduğu ölçüyü) aşanlardandır"(7) hadisine dayanmaktadır. İbn-i Abidin:" Hadd ile ta'zir arasındaki fark şudur. Hadlerin miktarı muayyendir. Ta'zire gelince; bunun takdiri ve tatbiki Müslüman hükümdarın ve onun naiplerinin reylerine bıkarılmıştır. (..) Hadde şefaat caiz değildir. Mü'minlerin emiri veya naipleri, şefaatten dolayı had vurmayı terk edemez. Ancak ta'zirde şefaat kabul edilebilir"(8) diyerek, önemli noktalara işaret etmiştir. İslam fıkhını esas alan bir devlette; mü'minlerin velayetine haiz olan kimseler; hududullah (hadd cezaları) müstesna, "hangi suça, ne ceza verileceğini" istişare ile belirlemek durumundadır. Diger Müslümanların, buna uygun amel etmeleri zaruridir. Zira Allahu Teala (cc) kitabında; mü'min olan emir sahiplerine, itaat edilmesini emretmiştir. Eroin, esrar ve kokain gibi uyuşturucu maddeleri kullanmayan, fakat ticaretini yapan kimselere verilecek ceza, ta'zir ile ilgilidir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
    (1) Muhammed Ebu Zehra-İslam Hukuku Metodolojisi-Ank:1979 Sh: 53.
    (2) Molla Hüsrev-Mir'at El Usul-İst.: 1307 C: 1 Sh: 241.
    (3) Prof. Abdülvehhab Hallaf-İlmu Usul-i Fıkh-Kahire:1956 Sh: 84 vd.
    (4) İbn-i Abidin-Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst.: 1983 C: 8 Sh: 234.
    (5) Molla Hüsrev-Düreri'l Hükkam fi Şerhi'l Gureri'l Ahkam-İst.: 1307 C: 2 Sh: 74, Ayrıca İbn-i Hümam-Fethu'l Kadir-Beyrut: 1316 C: 4 SH: 211.
    (6) İmam-ı Kasani-El Bedaiu's Senai-Beyrut: 1974 C: 7 Sh: 63, Ayrıca İbn-i Abidin-A.g.e. C: 8 Sh: 280.
    (7) İbn-i Hümam-A.g.e. C: 4 Sh: 214,
    (8) İbn-Abidin-A.g.e. C: 8 Sh: 280

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler