Josef Mengele, Nazi toplama kampı Auschwitz-Birkenau'da yaptığı acı verici ölümcül deneylerle bilinen bir Alman Nazi doktortur. 2 milyon kişinin insanlık suçu işlenerek öldürülmesinden sorumlu tutulmaktadır.

Mengele, Münih Üniversitesi ve Frankfurt Üniversitesi'nden tıbbi antropoloji üzerine doktora yaptı. Ocak 1937 yılında Frankfurt'ta Kalıtsal Biyoloji ve Irk Hijyen Enstitüsünde çoğunlukla ikizler ile ilgili genetik alanında yaptığı araştırma ile tanınan lider bir bilim adamı olan doktor Otmar Freiherr von Verschuer'ın asistanı oldu.

1937 yılında Nazi Partisi'ne katıldı. 1938 yılında tıp diplomasını aldı ve SS'e katıldı. Mengele 1940 yılında orduya, daha sonra Waffen-SS'de bir asker olarak sivrildi. SS, muharebe kolu sağlık hizmetleri için gönüllü oldu. Haziran 1941 yılında Ukrayna cephesindeki çabaları için İkinci Sınıf Demir Haç verildi. Rus cephesinde mücadele etti ve yaralandı. Üç Alman askerinin hayatını kurtardığı için SS-Hauptsturmführer (Yüzbaşı) rütbesine terfi etti.

Toplama kamplarında mahkûmlar üzerinde tüyler ürpertici insan deneyleri gerçekleştirdiği için, insanlar üzerinde yaptığı, onları ölüme kadar götüren, tıbbi deneylerden dolayı, doktor olmasının da etkisiyle kendisine "Ölüm Meleği" adı verildi. Toplama kampındaki mahkûmların hangisinin öldürüleceği, zorla çalıştırılacağı ve üstünde deney yapılacağını belirleyen SS doktorlarından biridir.

1944 yılının başında savaş suçlusu ilan edildi. Savaşın bitmesinden sonra ilk olarak başka bir isimle Avusturya'da saklandı, daha sonra ölene kadar kalacağı Güney Amerika'ya kaçtı. Burada, 1959'a kadar Arjantin'de yaşadı.

Brezilya'nın Bertioga kasabasında denizde yüzerken inme inmesi sonucu hayatını kaybetti. Kimliği Campinas Devlet Üniversitesi uzmanları tarafından DNA testi yapılarak anlaşıldı.

İnsanlık suçları



Daha sonraları insanlık suçu olarak kabul edilen testlerinden bazıları; bir SS subayının kötü şartlara ne kadar dayanabileceğini ölçtüğü, Nazi kamplarında toplanan Yahudiler, "Saf Cermen" soyundan olmayanlar veya engelli insanlar üzerinde yaptıkları testlerdir. Bu testlerde kobaylara asker üniforması giydiriliyor ve bir SS subayının paraşütle uçaktan atladığında ne kadar basınca dayanabileceğini ölçmek için, kobayı bir basınç odasına sokuyor; bu odada iç organları patlayana kadar basınç uygulanıyordu. Diğer bir deneyde ise Kuzey Kutbu'na gidecek bir SS subayının deniz soğuna ne kadar dayanabileceğini ölçen testti. Bu testin kobay üzerinde uygulanışı ise, onu buz dolu bir küvete sokmak ve soğuktan ölene kadar onu gözetim altında tutmaktı.

Deneylerinden bir diğeri ise; "Saf Cermen" ırkları üzerinde uygulanacak testlerin kobaylığını, toplama kamplarındaki Yahudi ağırlıklı esirler üzerinde uygulamaktı. Cermen soyundan gelen ari ırktan doğan çocukların göz renkleri mavi renkten farklı bir renk olursa; bu rengi mavi renk ile değiştirmek üzerine deneyler yapıyor; bu deney sonucu elde ettiği sıvıları esirlerin göz bebeklerine şırınga aracılığı ile enjekte ediyordu. Bu yaptığı test ise başarısızlıkla sonuçlanmış ve birçok insanın kör olup ölmesi ile sonuçlanmıştır. Aynı zamanda birçok esir üzerinde anestezi uygulamadan vücutlar üzerinde kanlı deneyler yapmıştır.Küçük çocuklara, ciddi hastalıkların mikropları enjekte edildi ve bu hastalıklara çocukların ne kadar dayanabildikleri ölçüldü. Pek çok masum çocuk, Nazi canavarının elinde işkence çekti, sakat kaldı veya öldü. Josef Mengele cüceler üstünde de acımasız deneyler yaptı. Örneğin Cüce kardeşler üzerinde ırk araştırmaları yaptı, litrelerce kan aldı. Kampa yeni gelenleri eleyen, gaz odasına gönderen Dr. Mengele, cüce deneylerinde 2 bin ve ayıklama işlemlerinde de 2 milyon kişinin ölümünden sorumlu tutuldu.

Deneyleri



Auschwitz toplama kampında, insanlar üzerinde yaptığı deneylerle "ölüm meleği" olarak tarihe geçmiş bu adamın, yaklaşık 2 milyon insanın ölümünden sorumlu olduğu sanılmakta. Sadece Yahudiler üzerinde değil, homoseksüeller, çingeneler, özürlü ve zihinsel engelli insanların üzerinde de deneyler yapan arı Alman ırkından olmayan Almanları Nazilerin zihniyetindeki forma sokmak için de çalışmışlığı vardır.

Bunların dışında Mengele, çocukların üstünde basınç testi, hadım etme, karşı direnç, ilaç testi gibi deneyler yapmıştır. Laboratuvara götürmek için şekerle, çikolatayla kandırdığı çocukları deney sonrası bildiğin parçalayarak öldüren, Auschwitz'de bir koğuşta başlayan bit salgınını da gaz ile çözüp (!), bitlenen 750 kadını bitleriyle birlikte öldüren bir Nazi doktoru.

Renkli gözlü çocukların gözlerine bir takım kimyasallar enjekte ederek deneyler yapan, doğum yapmış kadının göğüslerini bantlayarak, bebeğin beslenmeden kaç gün yaşayabileceğini görmek isteyecek kadar da cani ruhlu bir doktor.

Bir Deneğin Hatıraları



Mengele'nin vahşi deneylerine maruz kalan çocuklardan biri olan İzak Ganon’un, yıllar sonra ağzından çıkan şu sözler, kan donduran nitelikte ''Mengele içeri girdi. Narkoz yapmadan karnımı yardı ve tek böbreğimi keserek eline aldı. Böbrek onun elinde başı kesilmiş bir tavuk gibi kıvranıyordu. Ben ise acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum.''

İzak’ın denek olarak kullanılmaya zorlandığı tek olay bu değildi. En sonunda gaz odasına gönderildi ve kapasitesi 200 olan gaz odasının önünde, elinde 201 yazan kâğıt sayesinde o kampta ölmekten kurtuldu. Fakat kız kardeşleri ve annesi kendisi kadar şanslı değillerdi...

Auschwitz´den canlı çıkan bir diğer mahkumun anlattığına göre, bir olayda gene böyle bir çukur açılmış ve çevreleri ateşe verilmişti. 10 tane kamyonla çocuklar getirilmiş, bunları doğruca alevlerin gittikçe daralttığı çukurların içlerine attırmıştı, dışarı tırmanmaya çalışanları bir subay sopayla tekrar içeri itiyordu. Hoess ( Auschwitz´ın kumandanı ) ve Mengele ise gayet memnun seyrediyorlardı...

Suçsuz binlerce kurbanlarına uyguladığı psikolojik ve bedensel işkencelerin sayısı ve büyüklüğü her ortaya çıkan yeni olayla gittikçe artıyor. Psychoanalist, Dr.Tobias Brocher düşüncelerine göre, acı vermekten değil, ölüm ve hayat arasında karar veren yetkili kişi olmaktan, bu güce sahip olmaktan zevk alıyordu.

Kaynak: wikipedi, onedio.com