II. Selim padişah olunca bu projeyi gündeme aldı. Bu projenin Osmanlı devletine ekonomik ve siyasi açıdan birçok faydası olacaktı.

Don-Volga Kanal Projesi gerçekleşmesi durumunda tarihin akışı üzerine etki edebilecek büyük projelerden birisiydi. Eğer bu proje gerçekleşmiş olsaydı Ruslar Kafkasya ve Orta Asya bölgesine sarkamayacaklar en önemlisi belki de günümüzün büyük Rusya’sı olmayacaktı. Ayrıca Türkistan Türkleri ile bağlantı kurulabilecekti.
Osmanlı Devleti Avrupa yönünde ve İran yönündeki mücadeleler nedeniyle Rusya’yı gözden kaçırmışlardı. Rusya’nı başına geçen IV.İvan’ın Kafkasya bölgesine sarkması ve arka arkaya bölgedeki hanlıkları (Kazan 1552, Astrahan 1556) hakimiyet altına alması Osmanlı Devlet adamlarını uyandırdı. Kanuni Sultan Süleyman Avusturya ile barış sağlanınca Rusya meselesini ele aldı. İlk olarak Astrahan’ın Ruslardan alınması için bir sefer tasarlandı. Hatta Karadeniz ve Hazar Denizini birbirine bağlayacak olan Do-Volga Kanal Projesi gündeme alındı. Fakat Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu konu da herhangi bir adım atılamadı.

II. Selim padişah olunca bu projeyi gündeme aldı. Bu projenin Osmanlı devletine ekonomik ve siyasi açıdan birçok faydası olacaktı. Şöyle ki:

1)Rusların Kafkasya ve Orta Asya bölgesine sarkmasına engel olunacak
2)Türkistan Türkleri ile sağlam bir bağlantı oluşturulacak
3)İran doğudan çember altına alınacak
4)Türkistan Türklerinin hac yolları güvenlik altına alınacak
5)Harezm-Astrahan-Kırım ticaret yolu güvenlik altına alınacak ve canlandırılacak
6)Azerbaycan ve Gürcistan beylerinin İran’a karşı istedikleri himaye gerçekleşecekti.

Sokollu Mehmet Paşa öncülüğünde hazırlıklar tamamlandıktan sonra 1569 yazında bölgeye donanma ve ordu sevk edilerek 30 bin civarında işçi ile kanalın kazılmasına başlandı. Ayrıca etrafı sularla çevrili olan Astrahan kalesi kuşatıldı. Sokullu Mehmet Paşa Azak kalesini üs haline getirtmiş gerekli bütün malzemeler gönderilmişti. Ancak Kırım Han’ı pasif direniş sergiliyordu. Bu kanal açma girişiminden rahatsızlık duyuyordu. Sebebi ise Osmanlı Devletinin bölgedeki etkinliğinin artmasından ve kendilerinin önem kaybetmesinden endişeleniyordu.

Bu seferden sorumlu Kasım Paşa kanal kazma işini durdurdu ve bütün kuvvetini Astrahan üzerine yönlendirdi. Ruslar şiddetli bir direniş gösterdiler. Büyük toplar getirilmemiş , kış yaklaşmıştı. Ayrıca en çok güvenilen Kırım kuvvetlerinin de kale kuşatması tecrübeleri yoktu. Kırım han’ı sürekli sorun çıkarıyor asker içerisinde Rus ordusunun ve İran Safevi ordusunun yaklaşmakta olduğu söylentileri yayılıyordu. Sonunda Kasım Paşa kırım’a çekilerek orada kışlama kararı aldı. Halbuki bu tarihlerde ne İran’da nede Rusya’da büyük bir kuvvetle saldırması beklenemezdi. Çünkü İran sınırına Anadolu Beylerbeyi sevk edilmiş hatta Türkistan Hanı kanalın kazılmasına İran engeli çıkmasına mani olacağını bildirmişti. Rusya ise Baltık kıyılarında Litvanya savaşları ile meşgul olduğundan bölgeye büyük bir kuvvet gönderemezdi.

Kasım Paşa yolda iken İstanbul’dan gelen fermanda kışın Astrahan önlerinde geçirilmesi isteniyor baharla birlikte büyük bir yardım desteğinin iletileceği söyleniyordu. Ama artık çok geçti. Kasım Paşa Kırım’a çekilirken ordunun yarısını kaybetti. Azakta bulunan depoların yanması büsbütün seferi baltaladı.
Bu seferin başarısız olmasının bir çok nedeni vardı. Birincisi böyle bir önemli sefer de sadrazamın ya da padişahın bulunmaması bunun yerine asıl mesleği maliyeci olan Kasım Paşa’nın komutan tayin edilmesi, Kırım Han’ının gizli engelleme çabaları, arazi yapısı ve bölge şartları iyi tahlil edilmemiş, bölgenin iklim şartları göz ardı edilerek sefere çok geç sayılabilecek bir zamanda başlanılmıştı.

Astrahan Seferi ve Don-Volga Kanal Projesinin başarısızlıkla sonuçlanması ileri de Kafkasya, Türkistan ve hatta Anadolu’nun Rus tehdidine girmesine neden oldu. Oysa ki o tarihlerde Rusya İmparatorluğu yeni filizleniyordu bu büyümenin önüne geçilerek Türk ve İslam dünyası üzerinde ki büyük bir tehdit in oluşması engellenebilirdi.
1)XVI.YY’ın İkinci Yarısında Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Siyaseti (Prof.Dr.Remzi Kılıç, host.nigde.edu.tr/remzikilic/makale/index.php?entry)
2)Devlet-i Aliyye (Prof.Dr. Halil İnalcık , Türkiye İş Bankası Yay. 2009)
3)Osmanlı Tarihi (Yılmaz Öztuna, KTB 1998)