Her sabah ve her akşam, güneşin bir renk cümbüşü içinde doğuşuna ve batışına şahit oluruz. Geceleri ise ışıl ışıl yıldızlar, başımızın üzerinde âdeta resmigeçit yapar. Günlük meşgalelerimizle uğraşırken Dünya'mızın Güneş'in etrafındaki hareketinin ve galaksimizdeki diğer yıldızların ve gezegenlerin kendilerine mahsus hareketlerinin farkında bile olmayız. Sabitmiş gibi görünen Samanyolu'na daha yakın bakabilseydik, milyarlarca yıldız ve gezegenin her birinin hayret verici manevralarına şahit olurduk.



200 bin ışık yılı genişliğindeki Samanyolu galaksisi, dönen çok büyük bir disk şeklindedir ve spiral yapısında yedi kola sahiptir. Güneş'imize benzeyen 100 milyar yıldıza ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir. Kâinatta Samanyolu gibi, değişik büyüklüklerde 125 milyar galaksinin olduğu tahmin edilmektedir. Güneş'in gezegenlerden oluşan uyduları gibi, galaksimizin de daha küçük galaksilerden oluşan uyduları vardır. Galaksimiz bir fabrikanın dişlileri gibi kendi ekseni etrafında ağır ağır dönerken, çevresindeki 10 kadar küçük galaksi de onunla dönmektedir. Birbirinden uzaklaşan galaksi kümeleri, yıldızların etrafında dönen gezegenler, birbiri etrafında dönen yıldızlar, galaksinin etrafında dönüp duran yıldızlar muhteşem bir tablo oluşturur.

Galaksi ve Güneş



Galaksi kollarında yer alan yoğun gaz ve toz bulutları içindeki hidrojen gazından yayınlanan 21 cm dalga boyundaki radyo dalga ışımaları, galaksinin yapısı hakkında bize bilgi verir. Bu bilgilerle, galaksimizin katı bir cisim olmadığı ve saniyede 250 km'lik bir hızda dönme hareketi içinde olduğu anlaşılmıştır. Güneş Sistemi'nin, galaksi etrafındaki devrini, yaklaşık 200 milyon yılda tamamlayabildiği tahmin edilmektedir. Bu noktada akıllara gelen kritik soru; Güneş'in kâinattaki seyahati sırasında yakınından geçtiği gök cisimlerinin güçlü çekim kuvvetlerinden nasıl korunduğu ve milyarlarca gök sistemi arasında bir kazaya sebebiyet vermeden bu seyahatini nasıl sürdürebildiğidir. Dünya'nın yaşanabilir bir hâle gelmesi için, sadece Dünya üzerinde alınan tedbirler yeterli olmaz. Benzer tedbirlerin Güneş Sistemi ve galaksiler için de alınması gerekir. Çünkü Güneş'in, galaksimiz içindeki diğer gök sistemleri ile çok hassas münasebeti vardır.

Güneş'in Samanyolu'ndaki yeri



Samanyolu galaksisindeki trilyonlarca kuyruklu yıldız, Güneş Sistemi'nin en dışında yer alır ve bütün sistemi bir küre gibi kuşatır. Güneş'in etrafında dönen kuyruklu yıldızlar kümesinden biri, Oort veya Öpik-Oort bulutudur. Oort bulutu içinde birkaç yüz milyar kuyruklu yıldızın olduğu tahmin edilmektedir. Bu kuyruklu yıldızlar, Güneş'in etrafında kendileri için tayin edilen yörüngeler üzerinde dönmektedir ve ancak Güneş dışındaki başka büyük bir kütlenin devreye girmesi durumunda, yörüngeden sapmaları söz konusu olabilir. Spiral şeklindeki kollara sahip Samanyolu'ndaki yıldızlar ve gök cisimleri, şişkin yuvarlak bir merkez oluşturur. Bu kollar, merkezden dışarı doğru aynı düzlemde kalacak şekilde uzanır. Samanyolu galaksisi içindeki spiral kolların her birinin adı vardır. Merkezden çıkan bu spiral kolların arasında kalan uzay boşluğunda, az sayıda yıldız sistemi vardır. Güneş Sistemi'nin bulunduğu yer burasıdır. Yani Güneş, yıldızların yoğun olarak bulunduğu kolların iç kısmında değil, Orion (avcı) adındaki spiral kolun yakınında, fakat nispeten kenarda ve ara bir bölgede bulunur. Güneş'in, yıldızların yoğun olarak bulunduğu spiral kollarda değil de bu ara bölgede bulunması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Samanyolu galaksisi içinde en uygun konuma yerleştirilen Güneş Sistemi'nin Samanyolu'nun merkezi etrafındaki seyahati sırasında karşılaşabileceği muhtemel tehlikelerden (yıldız yoğunluğunun arttığı spiral kollarla yolunun kesişmesi gibi ) de korunması gerekir. Çünkü Güneş Sistemi'nin galaksi haritasındaki yerini araştıran bilim insanları, bütün hayatı yok edecek kadar yıkıcı olan kozmik fırtınalardan uzak ve güvende olduğumuza özellikle dikkat çeker.

Eğer Güneş Sistemi, yıldızların birbirine yakın ve yoğun olduğu galaksi kolları içinde yer alsaydı, o bölgelerdeki çekim güçleri, gezegen yörüngelerinde değişimlere yol açabilirdi. Meselâ, galaksinin spiral kollarından birinde bulunsaydı, bu kolların güçlü çekim kuvveti kuyruklu yıldızları yörüngelerinden kolaylıkla çıkararak kendi üzerine çekeceğinden, Dünya her ân bir kuyruklu yıldız bombardımanına maruz kalabilirdi. Fakat bu tehlikelere karşı da, dikkat çekici tedbirler alınmıştır. O tedbirlerden birisi; Güneş'e takdir edilen hız değeridir. Meselâ sağlıklı bir veri alışverişinin yapılabilmesi için, Dünya'mızın ekseni etrafındaki bir yörüngeye oturtulan Türksat uydusuna Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönme hızının verilmesi gibi, Güneş'e hassas bir mizanla uygun bir hız verilerek, Güneş'in spiral kollarla hemen hemen aynı hızla hareket etmesi sağlanmaktadır.1 Böylece spiral kollarla kesişmesi engellenerek, Güneş Sistemi emniyet içerisinde hareketine devam eder. Fakat Güneş Sistemi'ne tayin edilenin aksine, galaksimizdeki diğer yıldızların % 95'inin hızı, spiral kollarla uyumlu değildir. Bu durum, üzerinde tefekkür edilmesi gereken bir husustur. Güneş'i spiral kollarla kesişmekten koruyan bir başka tedbir, Güneş'le aynı yaşta olan yıldızların elips şeklinde bir yörüngeye sahip olmalarına rağmen, Güneş'in yörüngesinin çember şeklinde olmasıdır. Bu konuda da, Güneş'e hususi bir hareket verilerek, Dünya'mızda yaşanabilir bir hayatın tesis edildiğini görüyoruz. Hikmet ve kudret sahibi olan Allah (celle celâlühü), koymuş olduğu kanunlarla galaksileri dev bir fabrika çarkı gibi çevirmektedir.

Spiral kollardaki yıldızların, yerlerinde uzun süre tutunamayarak belli bir süre sonunda bu kolların içerisine çekilme ihtimali de vardır. Bu durum, Güneş için de geçerlidir. İlâhî tedbirler silsilesi burada da devreye girmekte ve Güneş'i koruma bölgesine almaktadır. Güneş, galaksi kollarındaki çekimin fazla tesirli olmadığı, "galaksi ortak dönüş yarıçapı" adı verilen bir hat üzerinde yer almaktadır. Ayrıca büyük yıldızlarda süpernova patlamaları olduğunda, devasa yıldız parçaları, birkaç bin ışık yılını bulan mesafelere kadar püskürtülür. Güneş, dolayısıyla Dünya'mız, Samanyolu galaksisinin kollarının dışında kalan bir bölgede bulunduğundan, bu süpernova patlamalarının olumsuz tesirlerine maruz kalmaz.

Galaksi merkezinde kozmik tehlikeler



Güneş Sistemi, galaksinin merkezine, yaklaşık 28.000 ışık yılı uzaktadır. Galaksimizin çapının 200 bin ışık yılı olduğu düşünülürse, aslında Güneş'in galaksi merkezine nispeten yakın olduğu söylenebilir. Güneş'in galaksi içindeki yeri, galaksi merkezinden gelen bütün zararlı tesirlerden uzakta bir yerdir. Güneş galaksi merkezine daha yakın bir bölgede bulunsaydı ne olurdu? Bu takdirde Güneş Sistemi, galaksinin merkezinden yayılan zararlı gamma ışınları, röntgen ışınları ve kozmik ışınların sürekli sağanağı altında kalacak ve Dünya'da hayat olmayacaktı. Galaksinin merkezinde Güneş'in üç milyon katı kadar kütleye sahip bir karadelik bulunduğunu da hatırlayalım. Güneş Sistemi, galaksi merkezine yakın bir noktada olsaydı, karadeliğin güçlü çekiminden dolayı, Dünya'mızdaki hayat, bundan menfî tesir görecekti. Güneş Sistemi için alınan olağanüstü tedbir, yapılan hassas ayar, onda sürdürülen istikrar ve denge, bunların arka plânındaki mükemmel ilmi ve büyük kudreti gösterir.

Bütün bu hâdiseler, kâinatta bir başıboşluğun ve tesadüfî bir hareketin olmadığını açıkça gösterir. En zor ve hassas işler, en uygun bir şekilde çözüme kavuşmakta ve böylece kâinatta mükemmel bir nizam ortaya çıkmaktadır. Samanyolu, Güneş Sistemi ve Dünya arasında da benzer mükemmel bir düzen görünmektedir.
Alıntı