Kalp krizi, kalp enfarktüsü ya da akut myokard enfarktüsü (Sıklıkla MI (Myocardial infarction) veya AMI (acute myocardial infarction) şeklinde kısaltılır), kalbin koroner arterlerinde gerçekleşen bir bozukluk sonrası (sıklıkla koroner arterlerdeki tıkanıklık sonucu kalp kasının ilgili bölümünün beslenememesi ve oksijensiz kalması ile) meydana gelen yetersizlik sonucu şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkan ve ölümle sonuçlanması olası patolojik duruma denir.Her 5 ani ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir. Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir. Dünyada en başta gelen ölüm sebeplerindendir.

Nedenleri



Kalp, insanlarda dinlenme ânında dakikada 60-80 kez tüm vücuda kan pompalayan güçlü bir pompadır. Tüm vücudun kan ihtiyacını karşılarken kendisinin de beslenmesi için kan kullanması gerekir. Kalbin kendini besleyen damarların (koroner arterler) dolaşım bozukluğunda koroner yetersizlik meydana gelir. Koroner yetersizlik durumları koroner damarlardaki darlıkların tipine, derecesine ve yerine göre değişir. Bazıları anjina seviyesinde kalırken diğerleri krize dönüşebilir.

Genelde fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan ve dinlenmekle geçen göğüs ağrıları (anjina) ilk uyarılardandır. Eforlu EKG ile kalp damarlarının fonksiyonelliği değerlendirilebilir. Anjinasız da kalp krizleri sık görülmektedir. Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.

- Kalbi veya beyni besleyen damarlar; kolesterol (kan yağları), diğer yağlar, kalsiyum ve kandaki bazı maddelerin birleşerek oluşturdukları tabakalar (plaklar) yüzünden daralabilir. Kalp krizi, bu daralmaların zaman içinde tam bir tıkanıklığa dönüşmesiyle oluşabilir.

Aynı zamanda,koroner damarların dışında başka damarlarda oluşabilecek plaklardaki kırılmalar sonucu kana karışan parçalarda pıhtı oluşturarak kalp damarlarını tıkayabilir

Kalp krizi Belirtileri ve kısa açıklamaları



Kalp krizinin en yaygın olarak görülen belirtileri; yoğun bir halsizlik, kalbin çok hızlı çarpması ya da düzensiz kalp çarpıntısı, nefes darlığı, kalbe yetersiz kan gelmesi sonucu oluşan göğüs ağrısıdır. Eğer bunları normal günlük aktiviteleriniz sırasında yaşarsanız bu kalp krizi belirtisi olabilir.

Kalp krizi sırasında göğüste yaşanan baskı, doluluk hissi ve göğüs sanki eziliyormuş gibi yaşanan ağrı genellikle bir kaç dakikadan uzun sürer. Ağrının derecesi, krizin şiddetine göre orta dereceliden şiddetliye doğru farklılık gösterebilir.

-Bu ağrılar göğüs bölgesinde olabileceği gibi karnın üst kısmında, boyun ve çene bölgesinde, her iki kolda veya omuzlarda ortaya çıkabilir.

Göğüs ağrısına baş dönmesi, gözlerin kararması, ani terleme mide bulantısı eşlik edebilir. Vücut ısısı düşerek cilt soğuyabilir ve kişiye kaygı ve sinirlilik hakim olabilir.

Göğüste tam yeri belli olmayan sıkışma hissi veren bir ağrı olur, bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır, ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez.

Ağrı yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı vardır. Nefes darlığı olur.

Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Örneğin diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymazlar ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri olur. Bazı hastalarda mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir, ülser lehine yanlış yorumlanabilir.

Göğüs Bölgesinde Rahatsızlık ve Ağrı: Kalp krizinin neden olduğu göğüs ağrısı bıçak gibi giren bir ağrıya benzetilebilir. Sanki göğsün ortası sıkılıyor ya da üzerine baskı uygulanıyor gibi hissedebilirsiniz. Bu ağrı 3-4 dakika sürebilir, ara ara geçip tekrar geri gelebilir.

Vücudun Üst Kısmında Ağrılar
: Göğüste yaşanan ağrılar vücudun üst kısmında herhangi bir bölgeyi etkisi altına alabilir. Omuzlar, kollar, sırtın üst kısmı, dişler ya da çene ağrılarının tümü kalp krizinin belirtisi olabilir.

Karın Ağrısı
: Kriz anında yaşanan ağrılar mideye inebilir ve mide yanmasına, reflü belirtisine benzer ağrılar yaşanabilir.

Solunum Güçlüğü
: Derin nefes almaya çalıştığınız zaman bunu yapmak mümkün olmayabilir. Bu durum genellikle göğüs ağrısından önce gelir.

Kaygı
: Herhangi bir neden olmaksızın aniden kaygılı bir ruh hali yaşanabilir.

Baş Dönmesi
: Göğüs ağrısıyla birlikte bayılacakmış gibi hissedebilirsiniz ve başınız dönmeye başlayabilir.

Terleme
: Aniden terleme başlar ve cilt ısısı düşer.

Mide Bulantısı ve Kusma
: Mideniz aşırı derecede bulanabilir ve kusma ihtiyacı hissedebilirsiniz.

İnfarktüsün Evreleri



İskemik olay:Koroner oklüzyon başladıktan sonraki 0-4 saatlik dönemdir. Koroner kan akımı kesildikten birkaç vuru sonra iskemik myokardın kasılması durur, kısa bir süre sonra ise iskemik bölge elektriksel olarak sessizleşir (ST değişiklikleri), yaklaşık 40 dakika sonra subendokardiyal bölgedeki miyositlerde geri dönüşümsüz morfolojik değişiklikler başlar. Reperfüzyon bu dönemden önce gerçekleşirse enfarktüs oluşmaz, ilk 4 saat içerisinde gerçekleşirse miyokardın epikardiyal ve lateral kısımlarında nekroz önlenir.

Koagulasyon nekrozu: Koroner oklüzyondan 4-48 saat sonra gerçekleþir. Koagulasyon nekrozu oluşmuş ve akut inflamasyon başlamıştır. Ne bu, ne de bundan sonraki evreler reperfüzyon sağlansa da önlenemezler.

İyileşme evresi
: Bu evre 72. saatten sonra başlar. Erken döneminde, rüptüre son derece açıktır. Rüptür, infarkte miyokardın içinden kenarına doğru yayılır (Mitral yetmezliği, VSD, perikard tamponadı, pseudoanevrizma).

Nedbeleşme evresi
: İskeminin oluşmasından yaklaşık bir hafta sonra başlar, genellikle infarktüsün ikinci haftasında tamamlanmış olur. Bu dönemde ventriküler anevrizmanın genişlemesi yavaştır. Rüptür son derece enderdir.

Tespiti



Tanıda 3 önemli bulgudan yararlanılır: 1. Hastanın şikâyeti: bunu esas itibarıyla göğüs ağrısı oluşturur. 2. EKG (elektrokardiyogram): kalp krizlerinin büyük bir çoğunluğunda EKG’de kalp krizine özgü değişiklikler olur. Bu değişiklikleri saptamak için sık aralıklarla EKG alınır. 3. Laboratuarda yapılan kan testleri: bununla infarktüsle birlikte kana karışan bazı enzimlerin (CPK, CPK-MB, Troponin T ve I, myoglobin) düzeyi ölçülerek tanı kesin olarak konur. Kalp krizi tanısı koymak için yukarıdaki bulgulardan en az 2’si olmalıdır. Dolayısı ile 1 bulgu tek başına tanı koymak için yeterli değildir.

- Kalp anjiyografisi

- EKG ve eforlu EKG

- Kalp ultrasonografisi

Tedavisi



Tedavide öncelikle tıkalı damara balon anjiyoplasti yapılarak damar genişletilir ve stent takılır.Fakat bazen bu plaklar çok sert olabilir. Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür. Daha sonra, tıkalı damardaki plağın kırılması sonucu oluşan pıhtı koroner damardaki tıkanıklık sadece pıhtı eritici ve kan sulandırıcı ilaçlarla tedavi edilebilir. Daha ileri dönemde bir daha tıkalı damardan dolayı pıhtı oluşmaması için hasta hayat boyu kan sulandırıcı kullanmak zorundadır. Çünkü damarda oluşan plakları ortadan kaldırmak mümkün değildir. Sadece tıkanıklık stent ve anjiyoplasti yoluyla genişletilebilir ve ilaçlarla tıkanıklığın ilerlemesi durdurulabilir.

Kalp krizi geçiren bir kişiye kesinlikle epinefrin (adrenalin) ve diğer sempatomimetikler verilmemelidir. Aksi halde kalbe yüklenen iş daha da artacağı için durumu daha da kötüye götürür.

Ne yapmak gerekir?



Bu belirtilerle karşı karşıya kaldığınızda derhal bir yere oturup dinleniniz ve hemen bir sağlık kuruluşuna ulaşmaya çalışınız. Dışarıdaysanız cep telefonuyla yardım isteyiniz. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam etmeyiniz. Çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbinizin oksijen talebini daha da artıracaktır.

Son zamanlarda kalp krizi geçirildiğinin anlaşılması halinde bir-iki defa kuvvetlice öksürerek krizde oluşan ritm bozukluğunun düzeltilebileceğini ileri süren yayımlar çıkmıştır, ancak böyle bir yaklaşımın etkinliği henüz tam olarak kanıtlanamamıştır.

Korunma Yolları



Öncelikle damar tıkanıklığını önlemek için doğru şekilde beslenmeli, obeziteden kaçınmalı, ldl türü kolestrolü normal sınırlarda tutulmalı, tansiyon kontrol altında tutulmalı, tuz ve yağ tüketimini düşürmeli, şeker normal sınırlarda kalmalıdır ve sigara içilmemelidir. Eğer damarda tıkanıklık oluşmuşsa tıkanıklığın büyümesini önlemek için çeşitli ilaçlar verilmeli ve pıhtı oluşumunu engellemek için kan sulandırıcılar kullanılmalıdır.

Kalp Krizi Geçirme Riskim Var Mı?



Kalp hastalıkları açısından risk arzeden durumlar şunlardır:

• Sigara içmek
• Kan lipidlerinin (kolesterol, trigliserid) düzensiz olması
• Diyabet Hastalığı
• Obezite
• 65 yaşını geçmiş olmak

Yukarıdakilerin kaç tanesi yaşamınızda varsa kalp krizi size o kadar yakın demektir. Ancak korkmayın, bu risklerin bazılarını kendinizden uzaklaştırabilirsiniz. Örneğin sigarayı bırakabilirsiniz. Doktorunuzun verdiği tavsiyelere uyarak lipid ve diyabet ilaçlarınızı düzenli kullanabilirsiniz. Hergün düzenli egzersiz yapıp aktivitenizi artırabilirsiniz ve bu risklerin çoğundan uzaklaşabilirsiniz.

Ani kalp ölümlerinin tamamı krize bağlı değil!



Ani ölümlerin tamamı kalp krizine bağlı değildir. Bir kısmı doğuştan var olan anomalilerle yani kalpteki yapısal bozukluklarla ilgilidir. Buna, aileden geçen genetik faktörler, kalp kas dokusunun ileri derecede bozulması ile ortaya çıkan ritim bozuklukları eşlik eder. Sayılan tüm bu nedenler özellikle 35 yaşın altındaki insanlar için geçerlidir. Bu sebeple, 35 yaşın altındaki kalp ölümlerini ayrı değerlendirmek, 35 yaş sonrasını ayrı değerlendirmek gerekir.

Kalp krizi sırasında neler yapılmalı? Kriz anında acil müdahale nasıl olmalıdır?



Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı almasıdır. Ölümlerin yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar. Bu nedenle mümkün olan en kısa sürede kalp krizine müdahale edilecek düzeyde bir sağlık kuruluşuna başvurmak çok önemlidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur. Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır.

Kalp krizi esnasında yalnızsanız:



Kişinin kalp krizi geçirdiği esnada tıkalı olan damarını açabilmek için yapacağı bir manevra yok. Bunun yanında;


  • Öncelikle ağrı başladığı anda telefonla yakınlarınızı arayarak durumu haber verin.
  • Bulunduğunuz yerin kapısını aralık bırakın. Bu, yardıma gelecek olan kişinin işini kolaylaştırmış olur.
  • Kuvvetli öksürük geçici olarak kan akımını artırabilir. Yeni başlamış bir pıhtıyı yerinden sökme ihtimali çok düşük olsa da burun deliklerinizi kapatarak kuvvetli biçimde öksürün.
  • Evde aspirin varsa, bir bardak su ile alın.
  • Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içmeyin.
  • Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayın.
  • Yardım gelmesini, yatarak ya da oturarak bekleyin. Kesinlikle ayakta beklemeyin. Çünkü kalp krizi ile hastaneye gelen bir hastanın bir travma sorunu olmaması gerekir. Eğer kişi düşerek başını çarpmışsa, kalp krizi ile ilgili yapılacak tedaviler, başa alınan darbe nedeniyle yapılamayabilir.
  • Ağrıyı azaltmak için egzersiz yapmayın.
  • Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmeyin. Özellikle soğuk su böyle durumlarda çok tehlikelidir. Çünkü kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da daralmasına neden olabilir.


Bir kişi yanı başınızda kalp krizi geçirdiyse;




  • Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin.
  • Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın tam donanımlı bir hastaneye ulaştırın.
  • Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın
  • Ayaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kalbe daha çok kan akışının olmasını sağlamaya çalışın
  • Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun
  • Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdır