Kral Seyfin, yaşlı Abdülmuttalib’e Yahudilerle ilgili söyledikleri doğru ve gerçekti. Onlar, gelecek peygamberin aralarından çıkacağını düşünüyor ve bekliyorlardı. Peygamber Efendimizin doğduğu gecenin sabahıydı. Medine sokaklarında bir Yahudi:

- Ey Yahudiler! Neredesiniz, diye bağırıyordu. Etrafına toplandılar. Merakla:
- Ne bağırıp duruyorsun? dediler.
- Bir şeyden haberiniz yok, galiba!

Merakları daha arttı.

- Ne haberi be adam? Yoksa Yahudi kardeşlerimizden birinin başına bir şey mi geldi?

Derin bir iç çekti Yahudi.

- Keşke öyle olsaydı, gam yemezdim o zaman...

Bir süre şaşkın şaşkın arkadaşlarının yüzüne baktıktan sonra, iri kaşlarını çattı bu kez:

- Yoksa siz, bu gece doğan o Yıldızı’ görmediniz mi?
- Ne yıldızı? Hayal filân mı gördün yoksa?

Yahudi’nin öfkesi kabardı birden:

Yazıklar olsun size, dedi. Vallahi, bu gece 'Ahmed’in Yıldızı’ doğdu. Gördüm onu ben, evet gördüm. Hayal değil bu, Korçek!
Yüzlerinin rengi birden değişmişti diğer Yahudilerin de. Anlamışlardı; büyüklerinden de çoğu kez dinlemişlerdi: “Son IVygamber dünyaya geldiği anda çok farklı bir yıldız doğacaktır. " diye.

Evet, doğruydu. “Ahmed’in Yıldızı" doğmuştu.

Bu haber, Yahudilerde şok etkisi yapmıştı. Bir süre birin derine şaşkın şaşkın baktıktan sonra:

- Peygamberlik, artık Yahudilerden alındı, diyerek dağılmışlardı.