Barıdırdığı milyonlarca vesika ile dünya mirasının en önemli hazinelerinden sayılan, sadece Türkiye değil pek çok ülkenin hafıza kaydı mesabesinde olan eski adıyla Hazine-i Evrak, bugünkü tabirle Başbakanlık Olmanlı Arşivi’den Sultan Abdülhamid’in buyruklarını, devlet politikalarını yansıtan çeşitli konulara dair bir kaç orjinal belge.

Amerika’ya Karşı Teşebbüsler



Yıldır Saray-ı Hümâyânu
Baş Kitâbet Dâiresi

Aralık ayının ikinci günü Farsan (Kızıldeniz’de ada) sularına gelip demir atan Amerika bandıralı gambotu gözetim altında tutmak için yeterli vasıtalara sahip olmadığına dair Yemen valiliğinden alınan telgrafı takdim eden 27 Aralık 1903 tarihli hususi sadaret tezkereniz padişah tarafından görüldü.

Malumunuz olduğu üzere Amerikalılar’ın, kabul ettikleri Monroe doktrini gereğince Avrupa işlerine müdahale etmedikleri halde Osmanlı devletinin işlerine karışarak, böyle Osmanlı sularına gemi göndermek gibi muameleye yeltenmeleri caiz olmadığından ve devletin yürürlükte olan kanunlarına aykırı bulunduğundan hükümetçe bu tür şeylere mahal bırakmamak neticesini temin edecek tarzda gerekli teşebbüslerin yapılması padişah efendimizin emir ve iradeleri gereğidir.

Saray Başkatibi 28 Aralık 1903Tahsin
Belge No. BOA. İrade-i Hususi 14,8 L 1321


Musul Petrolleri



Yıldır Saray-ı Hümâyânu
Baş Kitâbet Dâiresi

Musul vilayetinde bulunan neft ve petrol madeninin arama ve işletme imtiyaz ferman-ı ali ile sadece hazine-i hassaya ait olduğu gibi, Bağdat vilayeti dâhilinde de ehemmiyetli petrol madeni bulunmakta olduğundan ve birbirine bitişik olan bu iki vilayet dâhilindeki maden iradeleri birleştirilmedikçe istifade hâsıl olmayacağından, Bağdat vilayeti dahilinde petrol ve neft madeni arama ve işletme imtiyazının dahi hazine-i hassaya verilmesi, söz konusu hazine nezaretinin teklifi üzerine, padişah efendimiz hazretleri tarafından emir ve irade edilmiştir.
Saray Başkâtibi
Tahsin

Belge No. BOA. İrade Hususi, 11,1326 M 6.

İhracat da İthalat da Kararında Olmalı



Yıldız Saray-ı Hümâyûnu
Baş Kitâbet Dâiresi

Zahire fiyatlarının yükselmesi ekmek fiyatının da artmasına sebep olmakta ve bundan fukara ahali zaruret ve müşkülata maruz kalmaktadır. Daha önceleri kaime yüzünden meydana gelen fiyat artışlarının ne kadar kötü tesir yaptığı malumdur. Elimizde mükemmel istatistikler olmadığından, memlekette ne kadar zahireye ihtiyaç olduğunu tahmin etmek mümkün değildir. Bu konuda yapılacak bir yanlışlık her zaman zarar vermeye devam edecektir. Başka bir yöredeki fiyat artışından istifade gayesiyle vilayetlerce gerekli zahirenin ihraç edilmesi sonucu kıtlık meydana geldiğini beyana hacet yoktur. Bu sebepten, memleketin gerçek manada zahire ihtiyacının tespit edilerek, ne fazla zahire ihraç edilmesine ne de birçok zahirenin lüzumsuz şekilde içeride kalmasına mahal bırakmayarak ekmek fiyatının artıp halkın zarara uğramasına meydan verilmemelidir. Bu amaçla Divan-ı Muhasebat Reisi Tevfik Paşa’nın başkanlığında, diğer uzman kişilerin de katılacağı bir komisyon kurularak bu işin araştırılması padişah efendimizin iradeleri icabındadır.

Saray Başkâtibi 20 Eylül 1897
Tahsin

Belge No. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, İrade Hususi, 72,1315 R 22.