Gagavuzlar bugünkü Moldova Cumhuriyeti’nde, başta Gagauzeli Özerk Devleti olmak üzere kuzeydoğu Bulgaristan, Ukrayna, Romanya ve Yunanistan'da yaşayan, çoğunluğu Ortodoks-Hıristiyan olan bir Türk topluluğudur. Ayrıca Trakya'nın yerli halkı olan Müslüman Gacallar'ın da Gagavuzlar'dan geldiğine inanılmaktadır.

Gagavuzların çoğunluğu Ortodoks mezhebine bağlıdır. Ancak Ortodoks olmayan bir kısım Gagavuz da vardır. Ortodoks olmayan Gagavuzlar, Katolik ve Subbotnik, Evanjelistlerden oluşmaktadır. Ortodokslar komünizm sonrası, diğer eski Sovyet halklarında olduğu gibi, inançlarını daha rahat uygulayabilir hale gelmişlerdir.

Gagavuz adı ilk defa 1817 tarihli Rus nüfus sayımındaki belgelerde geçmektedir. Türkiye'de ve dünyada daha çok Gagauz şeklinde kullanılmaktadır. Türkiye'de ilk olarak İstoyan Cansızov'un "Balkan Şib-i Ceziresinde Türkler" (Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası, c.17, İstanbul 1328) adlı makalesinde Gagavuzlardan bahsedilmiştir. Gagavuzlar hakkında ilk önemli bilgileri veren Yaşar Nabi Nayır, Türk Gagauzlar olarak kaydettiği Gagauz adının, Gök sözcüğünden gelen Gaga sözüyle Oğuz adının birleşmesinden meydana geldiğini, bunun için de bu Türklere GökOğuz denilebileceğini söyler. Yaşar Nabi Nayır'ın bu şekilde ortaya attığı Gök-Oğuz adı, yakın dönemlere kadar popüler bir adlandırma olarak kullanılmıştır.

Önemli Gagavuz nüfusuna sahip bölgeler



Gagavuzya: 167.500
Ukrayna: 32.000
Yunanistan:30.000
Türkiye: 15.000
Bulgaristan: 3.000
Romanya: 1.500
Kazakistan: 1.000



Gagavuzların kökenleri



Gagavuzların kökenleri hakkında bugüne kadar yerli Balkan asıllı halklardan oldukları ve sonradan "Türkleştikleri/Türkleştirdikleri" v.b. gibi iddialarda dahil çok sayıda değişik tez öne sürülmüştür. Tarihi gelişimleri kesin olarak saptanamamak ile birlikte bugün dünyada akademik çevrelerce yaygın kabul gören görüş, Gagavuzların kökeninin Oğuz kökenli bir Türk topluluğu olduğu yönündedir. Gagavuzların Balkanlara ve bugünkü Ukrayna bölgesine ilk defa 11. yüzyıl civarında Asya’dan göç ettikleri, Peçenek, Uz (Oğuz), Kıpçak Türkleri ile aynı soydan geldikleri düşünülmektedir. Ortodoks Hristiyan olan Gagavuzlar'ın konuştuğu dil; bulundukları bölgelere göre, Slav, Yunan ve Romen dillerinin etkisinde kalmış, büyük ölçüde Türkiye Türkçesine ve ağız olarak da Balkan Türkçesi ağzına benzemektedir.

Gagavuzlar üzerine uzun süren araştırmalar yapmış Polonyalı bilim adamı Tadeusz Kowalski, Gagavuzlar'ın kökenini üç tabakaya ayırır:

1- En eski tabaka, kuzeyden gelen bir Türk topluluğunun kalıntısıdır.

2- İkinci tabaka Osmanlıların gelişlerinden daha önceki bir devre uzanan güneyden gelen kuvvetli bir gruptur.

3- Üçüncü tabaka Osmanlı devrinin Türk kolonilerinden ve Türkleşmiş unsurlarından teşekkül eder.

Kowalski'nin tanımlamasına göre; Gagavuz topluluğu içine güneyden katılan kitle, Gagavuz dilinin karakteristik yapısını etkilemiştir. Gagavuzların Hristiyanlığı'nın, kökeni Tuna ötesi olan, kuzeyden gelen eski tabakadan kaynaklandığı, Gagavuzlarla büyük benzerlikleri bulunan Deliorman Türklerinin Müslümanlığı'nın ise güney kaynaklı olan "ikinci" ve "üçüncü" tabakadan kaynaklandığı düşünülmektedir. Gagavuzların ilk tabakasını oluşturan boy veya boylar hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. Buna göre Gagavuzların en eski tabakasını, kuzeyden gelen Türk topluluğunu Çek tarihçi Jireçek Kumanlara, Bulgar tarihçi Mladenov Asparuh Bulgarlarına(İdil Bulgarları), Kumanlara ve Oğuzlara, Çek arkeoloğu Şkorpil kardeşler Asparuh Bulgarlarına, Bulgar Petko R. Slaveikov Peçeneklere ve Kumanlara, Romanyalı St. Georkesku Kumanlara ve Oğuzlara dayandırmaktadır.

Yine Kowalski'nin güney kaynaklı olarak tanımladığı ikinci grup ise, Balaşçev'in Seyyid Lokman Oğuznâmesi'ne dayanarak ileri sürdüğü Paul Wittek'in ise Yazıcıoğlu Ali'nin Selçuknâmesi'ne dayanarak geliştirdiği II. İzzeddin Keykavus ve Sarı Saltuk ile Balkanlar'a geçen Selçuklu Türklerinin Hristiyanlaştırıldığı düşüncesine bağlanmaktadır.

Üçüncü tabakanın ise, Anadolu'ya Müslüman Türklerden önce yerlemiş ve çeşitli nedenlerle Hristiyanlaşmış Karamanlılardan bazı grupların, Osmanlı döneminde Balkanlar'a göç ederek Gagavuz Türkleri ile kaynaşmaları sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Çek K. Jireçek, 11.-13. yüzyıllar arasında Balkanlar ve Orta Avrupa'da derin izler bırakan Kumanların Gagavuzların atası olduğunu düşünmektedir. Ayrıca Bulgar Petko R. Slaveikov ve Romanyalı St. Georgesku gibi bazı araştırmacılar Gagavuzların etnik yapısı üzerinde Kumanların çok büyük payı olduğunu ifâde etmektedirler.

Gagavuz Dili Gagavuzca



Gagavuzca çoğunluğu Moldova'daki Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi'nde yaşayan Gagavuzların konuştuğu dildir. Yaklaşık 300.000 kişi tarafından konuşulur. Gagavuzca, Oğuz grubuna bağlı bir Türk dilidir.

Komşu dillerden birçok ödünç sözcük almasına rağmen bir Türkiye Türk'ü ile Gagavuz Türk'ü kolayca anlaşabilir. Eskiden Gagavuzca Yunan abecesi ile yazılırdı; ancak 1957'de Kiril abecesi kullanılmaya başlanınca Yunan abecesinden vazgeçilmiştir. Moldova'nın bağımsızlığına kavuşması ve Gagavuzlara özerklik verilmesinden sonra Türk abecesi üzerine biçimlendirilmiş bir abece oluşturuldu.

Bu abece günümüzde hâlâ kullanılmaktadır. Türk alfabesinden farklı olarak Gagavuz abecesinde (Türkçedeki açık e sesi yerine) Ää harfi, Êê ve Ţţ harfleri bulunur. Gagavuzcada yazı dili Türkiye'de halk arasında konuşulan Türkçenin yazıya dökülmüş biçimidir denebilir. Ğ harfinin yerine birçok sözcükte ünlü harfler çift yazılarak Ğ sesi kazandırılır.

Uz Hanlığı ve Uzlar



Uz Hanlığı, 11. yüzyılda kurulan bir Türk hanlığıdır. Uzlar, ilk yurtları Hazar Denizi çevresi olan Oğuz topluluklarıdır. Bu adı İranlılar koymuştur. 11. yüzyılda batıya doğru ilerlediler ve Doğu Avrupa'yı yağmaladılar. Balkanlar’da Peçeneklerle savaştılar. Bizans ordusunda paralı asker olarak savaştılar. Macaristan 'a yerleşerek Hristiyanlığı benimsediler. Bu bölgede yaşayan Gagavuzlar özelliklerini yitirmemiş Uz topluluklarıdır.

Göktürklere bağlı olan bu Türk boylarının bir kısmı, Oğuz Yabgu Devleti'nin yıkılmasından sonra, Moğol istilasından önce 1000 yıllarında batıya göç ederek Karadeniz'in kuzeyine yerleştiler. Kıpçakların baskısıyla Balkanlar'a gittiler. Bizanslılar tarafından Uz olarak adlandırılan bu Türk boyları, Makedonya, Selanik civarında hanlık seviyesinde konuşlanmışlardır. Salgın hastalıklar ve şiddetli soğuklar nedeniyle ağır kayıplar vermişlerdir. Bir kısmı Macaristan’a giderek Macarlara karışmışlardır. Bir kısmı bugünkü Dobruca yöresine yerleşti ve bugünkü Gagavuz Türklerini teşkil etti. Bir kısmı Makedonya’ya yerleşti. Büyük bir kısmı da Bizans ordusuna alındı.

Malazgirt Savaşı sırasında Doğu Roma ordusundan ayrılıp saf değiştirdiler; Selçuklu için savaştılar.

Balkanlar’a göç eden Türk göç dalgasının içerisindedirler. Hıristiyan olmalarına rağmen Türklüklerini kaybetmemişlerdir. Anadolu'nun Türkleşmesinde büyük rol oynadılar. Balkan mübadilleri olarak Türkiye'ye yerleştirildiler. Bugün Türkiye'de Uz'lar UZ ve UZŞEN soyismi ile soylarını devam ettirmektedirler.

Haritayı yakınlaştırmak için sol çift,uzaklaştırmak için sağ çift tıklayın...