Ordu ne zaman darbe yapacak?



Türk Silahlı Kuvvetleri'nin darbe söylentilerini yalanlaması Bekir Coşkun'nda tarifi ve tamiri mümkün olmayan bir yara açmış anlaşılan...

"Darbe istemeyiz ama..." diye başlayan cümlesinin devamı, darbeyi nasıl bir özlemle beklediğini anlatıyor aslında...

Diyor ki "Genelkurmay olarak bildirinizden “darbe yapmayacağınızı“ öğrendik... Çok sevindik... Laf aramızda bir şey söyleyeyim; zaten sizin darbe marbe yapmayacağınızı biliyorduk... “Yapacağız“ deseniz, bir tek inanan çıkmaz... Türkiye’de cumhuriyet yıkılırken sesinizi çıkarmamanız, ama absürt bir iki yorum üzerine acele “darbe yapmayacağız“ anlamında “demokrasiye bağlılık bildirisi“ yayınlamanız demokrasi adına çok sevindirici..."

Sonrasında şu garip cümleyi kuruyor...

"Atatürk bu ordunun hâlâ başkumandanıdır... Heykellerini kırdılar, hakaret ettiler, ayyaş dediler, miraslarını yağmaladılar, eserlerini tekmelediler, cumhuriyetini parçaladılar... “Tık" duyuldu mu sizden? Bu kadar demokrasiye bağlılıktan sonra kim ki “darbe olacak“ derse aptaldır..."


Anlayacağınız, "Darbe istemeyiz ama yaparsanız da yok demeyiz" kıvamında bir yazı...

80'ine merdiven dayamış bir adamın bu denli darbe heveslisi olması bana normal gelmiyor.

78 yıl önce hayata veda eden bir faninin hala yaşadığını ve "başkomutan" olduğunu söylemek nasıl bir aklın ürünüdür anlam veremiyorum.

İşin tuhaf tarafı ne biliyor musunuz? Bekir Coşkun gibi yazarları okuyup Atatürk'ün hala ölmediğine gerçekten inananlar çıkıyor.

Misal; Denizli'de Atatürk'e benzeyen şahsı görenler etrafında toplaşıp, "Size ihtiyacımız var paşam" diye ağlaşıyor. "Atam nerede kaldın, tren rötar mı yaptı?" diye soranlar bile oluyor!

Ulan hızlı trenler vızır vızır, uçaklar havada arı gibi dolaşıyor! Kafa rötar yapmış haberi yok...Ben olsam, "Yok, kömür bitti, treni ittirerek geldik manyak oğlu manyak seni!" derdim tillahi!

Aklıma Yılmaz Özdil'in anlattığı ve birebir gerçek olan bir hadise geldi.

Olay bir okulda geçiyor. Musa öğretmen çocuklara Atatürk´ü anlatırken sürekli "O ölmedi içimizde yaşıyor" diyor. Bir süre sonra fenalaşan çocuklara ne olduğu araştırılıyor ve gerçek ortaya çıkıyor.

Meğer çocuklar içlerindeki Atatürk boğulmasın diye su içmiyormuş. Musa öğretmen onları, "İstediğiniz kadar su içebilirsiniz çünkü Atatürk çok iyi yüzme biliyordu" diye ikna ediyor!

Yılmaz Özdil'in, "Yazarken bile tüylerim diken diken oluyor ve ağlıyorum" diye anlattığı bu hikaye beni her okuduğumda gülme krizlerine sokuyor.

Hadi Musa Hoca'nın öğrencileri çocuktu ve akılları ermiyordu...

Ya Bekir Coşkun'a ne demeli?

Protez diş icad edilmese ekmeği ancak ıslatarak yiyebilecek yaşlılıkta bir adamın "Atatürk başkomutandır" demesini ve "Şurada gözünüzün önünde Cumhuriyet yıkıldı ama kılınız kıpırdamadı" diyerek TSK'ya trip atmasını nasıl yorumlayacağız?

Şöyle yorumlayacağız...

Gerek Bekir Coşkun, gerekse onun gibi düşünenler Atatürk'ün başkomutan olmadığını ve Cumhuriyet'in yıkılmadığını hepimizden çok daha iyi biliyor.

Yıllar yılı halkı böyle sindirdiler...

"Atatürk"
, "Laiklik" ve "Cumhuriyet" kavramlarını tüm kapıları açan birer maymuncuk gibi kullandılar.

"Atatürk"ü putlaştırarak kendi inançsız ideolojilerini millete dayadılar. "Laiklik" diyerek halkın inançlarına ve giyim kuşamlarına istedikleri gibi karıştılar. Cumhuriyet diyerek ülkenin tüm resmi kurumlarında vesayet kurdular.

Yıkılan Cumhuriyet değil.

Millete "Cumhuriyet" adı altında kakaladıkları vesayetleri başlarına yıkıldı. Ordu mensuplarına, "Bi' darbe yapsanız da bizi bu enkazın altından kurtarsanız" diye kaş göz işareti yapmalarının nedeni bu!..

Alıştılar zamanında başbakana, hükümete posta koyan cuntacı generallere. Şimdi herkes haddini bilince kendi hadsizlikleri kabak gibi ortaya çıktı.

Kaldı ki darbeye davet ettikleri ordu zaten şu anda darbe üstüne darbe yapıyor.

Ama milletin seçtiklerine değil; millet düşmanı PKK ile Paralel Yapı'ya ve onları maşa olarak kullanan dış mihraklara yapılıyor darbeler...

Bu ordu ne zaman darbe yapar söyleyeyim...

Bir mucize olurda CHP iktidar olursa, ancak o zaman!.. Ülkenin CHP tarafından terör örgütlerine peşkeş çekilmesine izin vermez de ondan...

Bekir Coşkun ve onun gibi düşünenlere tavsiyem...

Bu ülkenin insanları şu ibretlik halinize rağmen sizinle bir arada yaşamaktan yana tavır koyuyor. Eğer bu durumdan memnun değilseniz, kendi yaşam tarzınıza göre bir ülke araştırmaya başlasanız iyi olur.

Yanlış anlamayın!

Vakti zamanında inançlı kesime, "İslam'ı yaşayacaksan git İran'a, git Arabistan'a..." falan diyordunuz ya hani...

O sözlerinizi iade edeyim dedim!

Eğer tek hayaliniz darbeyse, iktidarı bir kez daha halktan alıp size verecek kimseyi bulamayacaksınız.

Bir başka deyişle, aradığınız askerlere şu anda ulaşılamıyor. Terörle mücadele ediyorlar.

Lütfen telefonu yere bırakıp elinizi, avucunuz size dönük olacak şekilde açıp ağzınıza yaklaştırın ve yalamaya başlayın!