Avrupa'nın Verdiği Kararı Tanımıyorum.

Başbakan Erdoğan, kapatılan Belde Belediyelerinin Başkanlarına hitap etti. Başbakan Erdoğan, Avrupa Parlamentosu'nun dün Türkiye ile ilgili yaptığı açıklamalara değindi, "Avrupa Parlamentosu'nun bizimle ilgili kararını tanımıyorum" dedi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

4 il daha büyükşehir belediyesi statüsüne kavuştu. Kapatılacak belde belediyelerinin parti dağılımı, bizim bu yasada ne kadar samimi olduğumuzun ispatıdır. 1637 rakamına dikkat çekiyorum. Bunun içinde 928 AK Parti belediyesi var. Yüzde 57'si AK Partili olan bu belediyeleri bu değişime tabii tutmazdık. Bizim derdimiz hizmetkarlık.

TÜM İLLERİMİZ BİZİM İÇİN BİRDİR

Bizim için her zaman esas olan milletimize ulaştırdığımız hizmetin kalitesidir. Bizden önce siyaset hep kağıt üzerinden ilerledi. Biz AK Parti olarak oy almadığımız yerleri cezalandırma anlayışını elimizin tersi ile ittik. Seçim sandıkları kapatıldığı andan itibaren, biz önümüze tertemiz bir Türkiye haritası koyduk. Tüm Türkiye'ye, 76 milyona tam bir nazarla baktık. Bizim oy alamadığımız belde ve ilçelerimize bakın, ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.

KÖYDES-BELDES

KÖYDES ne demektir? Cumhuriyet tarihinde böyle bir uygulama yok. Biz köylere hiç olmayan hizmeti götürdük. BELDES'le belediyelere ekstra hizmeti de biz ulaştırdık. Peki bizden öncekilerin aklına neden böyle bir şey gelmezdi? Neden? Çünkü onların hizmet derdi yoktu.

TUNCELİ, İZMİR ÖRNEĞİ

Tunceli'den milletvekili çıkaramadık. Gidin bakın Tunceli'ye. Üniversiteleri, barajları görürsünüz. Oradan her zaman en yüksek oyu alan CHP, 90 yıldır Tunceli'ye hizmet götürmedi. İzmir, Antalya, bize oy verse de vermese de en büyük yatırımlara bizim dönemimizde şahit oldular. Iğdır aynı şekilde. Milletvekilimiz olmasa da tarihte görülmeyen eserleri görebilirsiniz. Yollarına, okullarına, hastanelerine varıncaya kadar gidin bakın görürsünüz. Hakkari aynı şekilde. Hiç vekilimiz olmasa da üniversitesine, yollarına ve havaalanına varıncaya kadar bu yatırımları görebilirsiniz.

81 vilayetin tamamı bizim nazarımızda birdir. Biz Afyonkarahisar'dan yola çıkarken bunu söyledik. Biz etnik milliyetçilik yapmayacağız, Türk'ü, Kürt'ü, Çerkes'i, Abaza'sıyla; hepsiyle biriz, beraberiz. On yıllarca bu ülkede yatırımlar daha çok sahil kesimlerine yapıldı. Orta Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu; oralara yapılmadı. Biz Kuzey'le Güney'i ayırmadık. Türkiye'nin tamamında, modern ve kalkınmış bir Türkiye hedefliyoruz dedik.

REYHANLI SALDIRISI

Reyhanlı saldırısının 1 numaralı zanlısı da yakalandı. Türkiye'den Suriye'ye gidip gelenlerin kimler olduğunu biliyorsunuz. CHP'li vekillerin oraya giderek böyle bir ortaklık içerisinde, oradan buraya neler taşıdıkları ve kimler oldukları ortada. Bu beraberlik ve kardeşliğimizi hiç kimseye bozdurtmayacağız.

5 TANE KOYUNU KAYBEDERLER

Ben Başbakan olarak İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığını yapmış bir kişi olarak karşınızdayım. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu'nun eline 5 tane koyun ver, kaybeder gelirler. Sandıkta başarılı olamayanlar, sandık dışında nasıl kazanırız diye, onun gayreti içindeler. Biz bazı gerçekleri kardeşlerimizle paylaşmak istedik. Benim için CHP'ye gönül veren, oy veren, MHP'ye oy veren ve BDP'ye oy veren benim kardeşimdir. Ama gerçekleri anladıkları zaman inanıyorum ki onlar da hakka ve gerçeğe teslim olacaklar.

PİSLİKLER AÇILAN KUYULARA GİDİYORDU

Mülkiye sınırlar büyükşehir sınırlarına alındıkları için köy mahalle oluyor. Köy mahalle olunca ilçe belediyesi oraya her türlü hizmeti götürecek. Büyükşehir de kendisine ait olan hizmeti aynen oraya götürecek. Acaba Türkiye'deki köylerin yüzde kaçında kanalizasyon var, yüzde 10 diyorsunuz ama ben o kadar olduğuna da inanmıyorum. Bütün o pislikler açılan kuyulara gidiyordu. Niye acaba bu hastalıklar artıyor, bunları düşünüyor musunuz? Bir büyükşehir belediyesi olarak Kocaeli'nde, İstanbul'da oralarda köyler her türlü imkana, kanalizasyon noktasında sahip olmuştur. Yollarıyla, her şeyiyle.

DUALARLA YAD EDİLECEĞİZ

İyi eserler bıraktıysak, o zaman hep dualarla yad edileceğiz. Eğer kişi oturduğu makama uymuyorsa, bir kıymet kazandırmıyorsa, biz bulunduğumuz makamlara yük oluruz. AK Parti kurulurken tüzüğüne 3 dönem kuralı koyarak ne kadar samimi olduğunu göstermiştir. Bunu niye koyduk? Arkadan bir nesil gelsin. 3 dönem milletvekilliği yaparsın, 4. dönem ara verirsin. Sonra seçilebilirsen tekrar yine gelirsin. 30 olan seçilme yaşını 25'e indirdik. Şimdi müsteşarıma talimat verdim, bunu 18'e indirebilir miyiz, dünyada bu uygulama var mı yok mu diye. Dünyayı bırakın Avrupa'da yoğun şekilde seçme ve seçilme yaşının 18 olduğu ülkeler var. Hatta seçme yaşının 16, seçilme yaşının 18 olduğu ülkeler var.

GENÇLİĞE GÜVENMEYEN ZİHNİYET

Ne diyor muhalefet, çoluk çocuğa mı bırakacağız parlamentoyu, diyorlar. Gençliğine güvenmeyen bu zihniyetle nereye gideceğiz? Bu cesareti gösteren iktidar bizim iktidarımız. Gençliğine parlamentonun yolunu açan bizim iktidarımızdır. MHP ve CHP nerede? Çıkıp desinler biz bu düzenlemenin içinde varız. Bizim önümüzde örnek var. Bir karanlık çağı kapatıp, diğerini açan Fatih bizim en büyük örneğimizdir. Eğer akıllı devletsen, bu kuşakları yetiştirir ve yarınlara hazırlarsın. Bundan korkmazsın.

EMANETİN HESABI SORULACAK

10 yıllık süreçte biz bazı kurumları kapatırken, ölçümüz tamamen hizmet olmuştur. Zira biz emanet taşıyoruz. Hem millet hem de Allah gün gelecek bize bu emanetin hesabını soracak. Allah'ın huzurunda alnımızın akıyla bu hesabı vermek istiyoruz. Devletin hazinesinden belediyelere giden para hakkıyla kullanılmıyorsa, bunun vebali bizim için çok ağırdır.

10 YILLARDIR SORUNU ÇÖZMEYENLER

İstanbul, Ankara gibi yerlerde 30 bin nüfuslu muhtarlıklar var. 2 bin nüfuslu beldede 250 tane maaşlı çalışanı var. Böyle yerde hizmet verebilir misiniz? Bırakın hizmete, maaş ödemesine yetmez o ödenek. Sen burada nasıl hizmet vereceksin. Çarpık yapının sorumlusu on yıllardır birikerek gelen sorunu ele almayanlardır.

YARIN İLÇE BAŞKANI OLABİLİRSİNİZ

Bu bir yarış. Aramızda öyle başarılı başkanlar varki yarın ilçe belediye başkanları olabilir. Olmaması için hiç bir sebep yok. Bütün mesele araştırmalarda halkımız ne diyor? Bu yarış içinde en ideal kim temsil edecekse, benim ilçe başkanım da il başkanım da onun yanında yer alacak. Aksine bu davaya haksızlık yapmış olurlar ihanet etmiş olurlar.

GEZİ PARKI OLAYLARI

İki haftadır Taksim'de başlayıp bir çok yere yayılan gösteriler sizleri de halkımızı da rahatsız etmektedir.Sessiz yığınlar sessizce itidal içinde gelişmeleri takip ediyorlar. Yarın partimizin toplantısında nasıl bir oyun oynandığını tüm halkımızla paylaşacağız. Ardından Sincan ve Pazar günü İstanbul'da miting yapacağız. Biz bir kitlenin karşısına başka bir kitleyi çıkarmak istemiyoruz. Bunu istesek aynı mahalde yapardık, bunu yapmıyoruz.

AHLAKSIZ BİR GİRİŞİM

Şu anda Türkiye'deki bir kısım medya ve onlarla birlikte bazı uluslararası medya kuruluşları, bir Türkiye manzarası olarak sunmak gibi aldatıcı, aynı zamanda ahlaksız bir girişimin içindeler.

O KARARI KABUL ETMİYORUM

(Yunanistan'da ekonomik kriz nedeniyle aylarca süren protesto gösterilerini hatırlatarak) Avrupa Birliği Parlamentosunun bizlerle ilgili alacağı kararı ben tanımıyorum. Bu kararı alanlar önce Yunanistan'a baksınlar. Yunanistan'da halkla polis karşı karşıya geldiğinde acaba AB yetkilileri, hatta 'eurozone' onlara para vermekten başka ne yaptı. Orada halkla polis karşı karşı geldiğinde bunlar ne yaptı. 100 milyar Euro'yu aşkın para desteği verdiler. Onlar halbuki gösterilerini açız diye, işsiziz diye yaptı.

ANTİ TEZ SUNAMIYOR, ÇIKIP TWEET ATIYOR

Peki ya İngiltere. G-8 Zirvesi'nde, 30'u aşkın gösterici gözaltına alındı, yerlerde sürüklendi. Türkiye'deki bu görüntülere yandaş olan medya bile bu gösterileri göstermedi. Avrupa Parlamentosu AB üyesi İngiltere'ye neden böyle bir şey söylemedi. Biz üye değil, müzakereciyiz. Sen kim oluyorsun da benimle ilgili böyle konuşabiliyorsun. Genişlemeden sorumlu bir adamları var, karşımda en ufak bir anti tez sunamıyor. Sonra çıkıyor dışarı tweet atıyor. Öbür tarafta sosyal demokrat bir tanesi, 15 gün önce ana muhalefeti eleştiriyor. Kendince yanlış yaptığını düşünüp 15 gün sonra da kalkıp beni eleştiriyor.

24 SAATTE KALKACAK DEDİM

AKM adeta bir işgal altında mıydı? Asılan paçavraları da gördünüz değil mi? Bakanıma 24 saat içinde bu paçavralar oradan indirilecek dedim.

Hep söyledik. Samimi dürüst olanların, başımız gözümüz üstünde yeri var dedik. Sorun Gezi Parkı olayı ise, kusura bakmasın. Bazılarının otelin üst katlarından gezi Parkı’nı seyretme ihtiyaçları olabilir. Benim öyle bir ihtiyacım yok.

Bir Kasımpaşalı olarak ve Beyoğlu’nun bir çocuğu olarak orayı çok iyi bilirim. Kimse bize Gezi Parkı’yla ilgili ders vermesin. Gezi Parkı’nda ağaçların tamamen temizlenmesi söz konusu değilken bu yaygaralar kopartıldı. Çevre sadece yeşil değildir, sadece bir başlıktır. Tarih, görüntü gürültü kirliliği, ses kirliliği vardır. Bunlar çevre kapsamı içindedir. Yok farz edemezsiniz.

PİSLİKTEN GEÇİLMİYOR

Taksim meydanı otobüslerden geçirilmezdi. Bu kardeşiniz belediye başkanınız olduğunuz zaman, aleyhte yazılar yazan maske dağıtıyorlardı İstanbul halkına. Çöp yığınlarından geçilmiyordu. Şu anda çok enteresan. Aynen o gezi parkını çevrecilik adına, açık konuşacağım pislikten geçilmiyor. Sidik kokusundan geçilmiyor. Bir çoğu büyük abdestini oraya yapıyor.

Samimi olanları kastetmiyorum. Bazı otellere gidip ihtiyaçlarını gideriyorlar. Orada her şey ücretsiz biliyorsunuz. Kaynağı enteresan. Her durum orada meşru. Bunu da güya çevrecilik adına yapıyorlar.

Diyorlar ki biber gazı, biber gazı, biber gazı. Bir başbakan olarak ve hukuk devletinde, herkesin bu hukuk devletinde, hukuk kurallarına uygun olarak hareket etme mecburiyeti var.

Polisimiz oralarda görevini yapacaktır. Sevgili kardeşlerim, bir Başbakan olarak söylüyorum, herkesin hukuk kurallarına uygun olarak hareket etme mecburiyeti var. Biber gazını güvenlik güçleri kullanabilir mi? Evet kullanılır. Bizim 600'ü aşkın polisimiz yaralandı. Şu an hastanede yatanlar var. Bunları niye konuşmuyorsunuz? Polis sorgulanacak da yakıp yıkanlar sorgulanmayacak mı?

'EMRİNİZ OLUR'

Gözaltına alınanlar bırakılsın diyorlar. Emriniz olur, hemen bırakacağız. Ben yargıdan da üzerine düşeni yapmasını bekliyorum. Bu mesajın nereye gittiği bellidir. Çünkü molotof kokteyli kullanmak suçtur, yakıp yıkmak suçtur. İşte ben o samimi çevreci dürüst kardeşlerime diyorum ki, bizi daha fazla üzmeyin. Siz oradan çekilin. Bizi o uç terör örgütleriyle iç içe olanlarla karşı karşıya bırakın ve biz o Gezi Parkı’nı temizleyelim ve sahiplerine teslim edelim. Çünkü oranın sahibi onlar değil, tüm İstanbul halkıdır. Tüm gelen turistlerdir. Herkes geldiği zaman rahatlıkla gezebilsin.

TOPÇU KIŞLASI REFERANDUMU

Topçu Kışlasıyla ilgili konuya gelince, bu konuda bu kadar hassas mısınız, direniyor musunuz? O zaman bir referandumun değişik bir şekli. Referandum sadece anayasa değişikliğinde. Plebisit o belediyenin yapabileceği bir uygulamadır. Beyoğlu’nda da İstanbul içinde yapabilir. Bunlar YSK ile olan bir iş değil. Bu yerel yönetimlerde 15. Madde. Bu adımı bu şekilde atabiliriz.Gelen arkadaşlarımın bir kısmı sevindi, bir kısmı sıcak bakmadı. Ya buna evet diyeceksin, ya da uygulamamıza evet diyeceksin. Ben aslında bu kamuoyu araştırmasını 2011 kapsamın yaptım.

“ÜLKEMİN SEVGİLİ İNSANLARI..."

O günden bugüne olumsuz bir şey duymadık. Havaalanı ihalemizi yaptık. Yapacakları yatırımla 36-37 milyar euroyu bulur. Bu süratle devreye girecek bir proje. Biz cumhuriyetimizin yüzüncü yılı 2023 diyoruz. 2017’de bunu bitireceğiz.

Nefes alacak yerimiz yok diyorlar. Ülkemin sevgili insanları, buradaki ağaç sayısı 600’e yakın. Bunun içinden 70 tanesi kesilmiyor, sökülüyor. Bunlar söküldükten sonra Topçu Kışlası’nın etrafına dikiliyor. Bakın daha önce egzos kokusundan geçilmiyordu, şimdi ne otobüs ne araçlar olacak.

KIŞLA DEĞİL ŞEHİR MÜZESİ

Bu Taksim Meydanı’nın Gezi Parkı dahil toplam metrekaresi yüz bin metrekaredir. Topçu Kışlası’nın oturduğu alan 11 bin metrekare. Bu Topçu Kışlası’nın içinde o diğer 70-80 ağaçların dışındaki ağaçların tamamı kalacak. Topçu Kışlası kapalı değil. Ana giriş açık tutulacak. Yani İstanbul halkı Topçu Kışlası’nın içine rahatlıkla girebilecek. Kışla değil, Türkiye’de şehir müzemiz yok; İstanbul Şehir Müzesi olacak. Kim gelirse gelsin burayı ziyaret edecek. Herkes inanıyorum ki o güzel projenin önünde resimler çektirecek.

AKM’NİN YERİNE DEV BİR OPERA BİNASI YAPILACAK

Buna olan inancım, adeta görüyor gibiyim. Bundan İstanbullu kazanacak, İstanbul kazanacak. AKM’yle ilgili açıklamamı yaptım. Burası depreme dayanıklı değil. Yıkıldı, yıkılıyor. Güçlendirelim dediler. Ben tabi karşı çıktım. Arkadaşımız ısrar etti ve yeni bakanımıza talimatı verdik, durduruldu. Buradaki hedefimiz de biz burayı yıkalım bunun yerine yanındaki boşluk dahil, hepsini bu projeye dahil etmek suretiyle, bir proje yarışması yapalım ve burada dev bir opera binası yapalım.

Çok işlevi olan bir opera binası yapalım. Türkiye’de bir ilki yapacağız, çünkü bizim böyle büyük bir opera binamız yok. Burada 2500-3000 kişiye imkan sağlayan bir bina yapmamız, iktidarımızın damgası olacak. Bunları yapamayanlar bizim karşımıza dikiliyor. Ak Partibunu nasıl yapar, e ne yapacağız? Çevrecilikse bizden daha iyi bilemezsiniz. SEKA’yı yıkacağız dediğimiz zaman bizim karşımıza CHPçıktı. Genel başkan Kocaeli’ne geldi, gösteriler yaptılar.

Biz burayı park yapacağız dedik, yeşil ağaca dönüştüreceğiz dedik. Onlar günlerde haftalarca gösteri yaptılar. Peki şimdi SEKA’nın yerinde ne var? Dev bir park var ve bir de ufak müze var. E şimdi kim samimi, kim dürüst?Oralar, yem yeşil alanlar tamamiyle halka arz edilmiş durumda. Bunu yapan AK Parti iktidarı, belediyesidir. Biz halkımızın hakkını gasp etmeye müsade etmeyiz. Bazı şeyleri bilin, Hilton'un yanındaki yeşil alan var. Hilton'un sahipleri, bu yeşil alanı kendilerine katmak istediler. Belediye başkanım beni haberdar etti. Sakın dedim, kesinlikle buna müsade etmeyeceksin. Şu an ki binasına ne yaparsa yapsın, o yeşil alana dokundurtmayız. Bizim fidan dikeceğiz dediğimiz lafları alıp hesap yapan muhalefet partililer de var.

PLEBİSİT YAPARIZ

Buna rağmen istemezük diyorlar, plebisit yaparız ne çıkıyorsa o. İl başkanları toplantısında gerekli talimatı vereceğiz. Yürüyen mahkeme var. Neticesini de görelim istiyoruz. İdari mahkemenin olayların patlak verdiği akşamı karar vermesi manidar.



Kaynak