Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi boksörü olarak değerlendirilen Muhammed Ali, keskin söylemleri ve politik duruşuyla da tanınıyordu.

74 yaşında hayatını kaybeden Ali'yi ringlerdeki başarısının yanı sıra dünya çapında ünlendiren başka sebepler de vardı. 22 yaşında Müslümanlığı seçti, Vietnam Savaşı'na katılmadığı için birçok ceza aldı, politik duruşunu her zaman korudu, ırkçılığa karşı savaştı.

Muhammed Ali
Muhammed Ali'nin Hayat Hikayesi
Doğumu 17 Ocak 1942
Louisville, Kentucky, ABD
Ölümü 3 Haziran 2016 (74 yaşında)
Phoenix, Arizona, ABD
Doğum Adı Cassius Marcellus Clay Jr.
Boyu 190 cm
Kanat açıklığı 198 cm
Milliyeti Amerikalı
Toplam maç 61
Galibiyet 56
Nakavtla galibiyet 37
Yenilgi 5
Kariyerindeki 61 maçta sadece beş kez yenilen Ali, "Ben boksun Elvis'iyim (Presley)", "Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım", "Şu ana kadar iki kişiye vuramadım. Birisi sevimli hayalet Casper'ın kuzeni, diğeri de Muhammed Ali' cümleleriyle sonsuz özgüvenini her zaman gösterdi. Profesyonel boksta dünya şampiyonluğunu üç kez kazanan ilk boksör oldu. Kendisininden bu kadar övgüyle bahsetmesini “küstahlık" olarak nitelendirenlere ise "Benim kadar büyük olunca mütevazı olmak zor" diyordu.

Uzun yıllardır Parkinson hastası olan Ali, 17 Ocak 1942'de ABD'nin Kentucky Eyaleti'nin en büyük şehri olan Louisville'de dünyaya geldi.

Dört kez evlenen Ali'nin, 7 kızı ve 2 oğlu var. Efsane boksörün üçüncü eşinden olan kızı Laila da tıpkı babası gibi boksör oldu.

Hristiyan olarak dünyaya gelen ve adı Cassius Marcellus Clay Jr olan Muhammed Ali boksa 12 yaşında başladı, ünlü boksörlerden Chuck Bodak tarafından yetiştirildi. Amatör maçlarda 100 galibiyet, 5 yenilgi aldı.

Bisikleti çalınınca...



Muhammed Ali'nin boksa başlamasında sivri dilli mizacının payı oldu. 1954'te 12 yaşındayken Louisville'deki evlerinden bisikleti çalınan Ali, hırsızlık olayını bildirmek için polis memuru Joe Martin'e gitti. Bisikletin kendisine Noel hediyesi olduğunu ve onu çalan hırsızı bir güzel pataklayacağını söyleyince, aynı zamanda boks salonu da işleten Martin, Ali'ye bu tehdidini gerçekten yerine getirmek istiyorsa dövüşmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledi.

Madalyasını nehre attı



29 Ekim 1960'da profesyonelliğe adım atan Muhammed Ali, 18 yaşına girdiğinde Roma Olimpiyatları'nda altın madalyayı kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Ali, gençlik dönemini ABD'de ırk ayrımcılığının en yoğun olduğu dönemlerde geçirdi.

Altın madalyalı Ali, ABD'ye döndüğünde bir restorana gitmek istedi. Görevliler “Burada sadece beyazlara servis yapılıyor" diyerek ünlü boksörü içeri almadı. Olimpiyat şampiyonu Ali de ırkçılığa karşı tepkisini ortaya koymak için madalyasını Ohio Nehri'ne attı.

1996 Atlanta Olimpiyatları'nda Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Muhammed Ali'ye sembolik bir altın madalya verdi.

Müslümanlığı seçti



Ali, dünya şampiyonluğuna ulaştığında sadece 22 yaşındaydı, aynı yıl Müslümanlığı seçtiğini açıkladı, kararı dünyada büyük yankı buldu. ABD'de siyahların yaşam koşullarını iyileştirme amacı güden, ancak diğer taraftan siyahların üstünlüğüne ilişkin fikirleri nedeniyle eleştirilerin de hedefi olan İslâm Ulusu hareketine katıldı ve bu dönemde "kölelik adım" dediği isminden vazgeçerek Muhammed Ali adını aldı.

ABD'de birçok insanı karşısına alan Ali, Türkiye gibi Müslüman ülkelerde ise büyük üne kavuştu.

O dönemde TRT'den ünlü boksörün maçlarını anlatan Orhan Ayhan, “Muhammed Ali'li Türkiye günlerini" şöyle anlatıyor:
"Maçlar Türkiye saati ile sabaha karşı oynanırdı. Ben de yayına girmeden önce yürüyüşe çıkardım Ankara'da. Attığım her adımda inanın bir sürü evde ışıklar yanardı. Saat 04.00, 04.30 gibi de yayına girerdim, siyah beyazlı camdan insanlara ulaşırdım. 1970’li yıllar bunlar. Muhammed Ali'nin maçı olduğu gün büyük heyecan olurdu ülkede. Hele şampiyon olduğunda yer yerinden oynardı. Bir Müslüman boksörün dünya şampiyonu olması ve önüne geleni indirmesi Türkiye'de de çok büyük bir ilgiyle takip edilirdi."

Ringlerden beş yıl men



Muhammed Ali, muhalif kişiliğiyle de dikkatleri çekiyordu. ABD, ondan Vietnam Savaşı'na gitmesini istedi. O, bunu “Benim onlarla sorunum yok" diyerek reddetti. Bu yüzden 5 yıl men cezası aldı, dünya şampiyonluğu unvanı da geri alındı.

1967-70 yılları arasında cezası nedeniyle ringe çıkamayan Ali, maddi olarak da etkilendi. Geçimini üniversitelerde katıldığı söyleşilerden sağladı. Cezalı olduğu dönemde dünyanın birçok yerini dolaşarak İslamiyet'i anlattı. “Siyah Müslümanlar Hareketiyle" bilinen siyah hakları savunucusu Malcolm X ile yakın çalıştı.

Efsanevi boksör birçokları için ilham kaynağıydı.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nden Davud Velid, Ali'yi şöyle anlatıyor:

"Çocukken annemle babamın bana aldıkları ilk aksiyon figür oyuncağı Muhammed Ali'ydi. O, benim dönemimde Afrika kökenli Amerikalılar ve Müslümanlar için belki de dünyanın en büyük ve etkili popüler kültür sembolüydü. Medeni haklar döneminde ABD'deki ayrımcılığa karşı durdu. Direniş zihniyetinin aydınlanmasında ve Müslümanların basmakalıp fikirlere boyun eğmemesi gerektiği , bir Müslümanın en az bir Hristiyan ya da Yahudi kadar Amerikalı olduğu duygusunun yayılmasında payı var."

Daha önce açtığı dava, Ali'yi haklı buldu ve ünlü boksör yeniden ringlere döndü.

12 Ağustos 1970'de lisansına yeniden kavuşan Muhammed Ali, bu tarihten sonraki ilk maçını Jerry Quarry'ye karşı yaptı ve kazandı.
Tarihler 8 Mayıs 1971'i gösterdiğinde ise 'Asrın Dövüşü' olarak adlandırılan maçta Muhammed Ali, Joe Frazier'a karşı ringe çıktı.

Üç buçuk yıllık aranın ardından yalnızca iki rakibiyle karşılaştıktan sonra bu maça çıkan Ali, 15'inci raund sonunda maçtan yenilgi ile ayrıldı. Efsane boksör, böylelikle profesyonel kariyerinde ilk kez bir maçı kaybetti.

Ali, Frazier'dan rövanşı daha sonra kazandığı iki maçla almayı bildi. Frazier'a yenilmesinin ardından çıktığı 10 maçı da kazanan Ali, ikinci yenilgisini Kenneth Howard Norton'a karşı aldı. Ali'nin bu maçta çenesi kırıldı. Artık eldivenleri bırakması gerektiği konuşuluyordu.

Ancak Ali'nin pes etmeye niyeti yoktu ve yalnızca 6 ay sonra Norton'ı mağlup ederek rövanşı aldı, 5 yılda çıktığı 14 dövüşü de kazandı. 1978'de Leon Spinks'e mağlup oldu. Bu maçın da rövanşını alarak kariyerini şampiyonlukla noktaladı.

Muhammed Ali, Parkinson hastalığına yakalandı fakat bunu kamuoyundan sakladı. Hastalığını gizli tutmasının nedeni, teklif edilen yüksek paraları geri çevirmeyerek dövüşlere devam etmesiydi. Larry Holmes'e, Trevor Berbick'e yenildi. Ali'nin bu hastalığı ilerleyen yıllarda duyuruldu.

Berbick yenilgisiyle kariyerini noktalayan Muhammed Ali, 61 dövüşün 37'sini nakavt, 19'unu hakem kararıyla kazandı. Sadece beş kez yenildi. Ali'nin bu hayatı beyazperdeye de uyarlandı. 2001 yılında çekilen 'Ali' adlı filmde Muhammed Ali'yi Will Smith canlandırdı.

Nelson Mandela'dan Saddam Hüseyin'e kadar birçok liderle biraraya gelen Ali, Kuveyt'in işgalinin ardından Irak'ta rehin tutulan Amerikalıların serbest bırakılması için Bağdat'a bizzat giderek aracılık yaptı ve rehinelerden 15'inin serbest kalmasını sağladı.

Muhammed Ali, 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda Olimpiyat meşalesini yakma görevini üstlendi. İlerleyen hastalığı nedeniyle kolu fark edilir şekilde seğiriyor olmasına rağmen kalabalığın karşısına çıkmakta tereddüt etmemesi hayranlık uyandırdı.

Kariyeri boyunca birçok ödül alan Ali, son olarak 2012 Aralık'ta Dünya Boks Konseyi tarafından 'Boksun Kralı' ilân edildi.

Spor dünyası bugüne dek birçok şampiyon gördü, ancak Muhammed Ali kadar karizmatik olanına çok az rastlandı.

Ölümünün ardından yapılan yorumlar, onun şu sözlerinin geçen yıllar içinde ne kadar haklı çıktığını da gösterdi:

"Ben boksu özlemeyeceğim, boks beni özleyecek."

Kaynak: Al Jazeera