Yumurta içindeymiş gibi tostoparlak duran bu yeni doğmuş bebek, sürüngenin gelişme sürecine dair az bulunan bir öğrenme imkânı sunuyor.

Bazen çevrenizdeki herkesin farkında olduğu bir durumun farkına bir türlü varamazsınız ya hani, işte bu yavru bukalemun da aynen o durumda. Yumurtadan çıktığını ona kimse söylememiş.

Pennsylvania, Reading’deki Canvas Chameleons’un sahibi Nick Henn, bu panter bukalemuna önce kabuğunu kırmada yardımcı oldu sonra da onu böyle fotoğrafladı.

Bir et pensi kullanan Henn, son derece dikkatli bir şekilde yumurtayı kesti ve bebeğin uyanmasını bekledi.

Ancak hâlâ kabuğunun içine olduğunu düşünen ve bozuk para büyüklüğünde olan bu sürüngen, yumurtanın içindeki haliyle durmaya devam etti. Kuyruğu omuzlarına sarılıydı ve bu bukalemunların gelişimine dair az bulunur bir bilgi sağlamış oldu.

“Normalde onların dışarı çıktığı anı yakalayamazsınız," diyor Henn.

Vahşi doğada dünyaya gelen bebek bukalemunlar





Bebek Büyütmek



Henn, çocukluğunda hep Madagaskar’dan gelen bir tür olan mavi panter bukalemunun hayalini kurmuş. “Hayatımın amacıydı," diyor gülerek. Üniversiteyi bitirdikten sonra da bukalemun besleyip büyütmeye başlamış, özellikle de en sevdiği panter bukalemunları.

Henn’in yakın gözetiminde panter bukalemun yumurtaları derimsi kabuklarının içinde yedi-sekiz ay boyunca büyüyor. Büyük gün geldiğinde bukalemunlar üst çenelerinde bulunan özel “yumurta dişi"ni kullanıyor. Bu diş ile önce yumurtanın içindeki ince zarı yırtıyorlar sonra da yumurtayı çatlatıyorlar.

Bebek daha sonra rahatça kıpırdayabilmek için kafasına yakın bir yerden yumurtanın tepesini kırıyor. Bütün bu süreç bir tam gün sürebiliyor.

"Panter bukalemunlar genellikle güçlüdürler," diyor Henn. Ancak bu bebek içeriden yumurtanın yan tarafında vurmuş ve çıkmaya çalışırken sıkışmış. Doğal yaşamda bir bukalemun yumurtasını kırmayı başaramazsa ölüyor.

Işıklar, Kamera, Motor!



Neyse ki Henn bir kurtarıcı gibi yetişmiş. Peki ama bebek bukalemun neden o anda uyanmadı? Kimse bunun cevabını bilmiyor.

O sırada ortalık yeterince aydınlık olmayabilir. Henn’in deneyimlerine göre gözetim altındaki bukalemunlar ışığa maruz kaldıklarında “uyanırlar ve bunun bir başlangıç olduğunu bilirler."

Güneş banyosuna doymayan bukalemunlar ışığa çok hassastır. Vücutlarını ısıtmak ve biyolojik saatlerini ayarlamak için güneşe ihtiyaç duyarlar. Bu sürüngen ışığı kafalarındaki bir alıcı sayesinde algılar. San Diego Hayvanat Bahçesi’nden hayvan bakımı müdürü Brett Baldwin “Bu onlar için bir pencere gibidir. Günün hangi saatinde olduklarını ve aydınlanma döngülerini bu şekilde hissederler," diyor.

Kafeslerde yumurtaları kuluçkalamanın “çok dikkat isteyen karmaşık bir süreç" olduğunu söylüyor Baldwin. Gelişmekte olan bebekler nem ve sıcaklıktaki çok küçük değişikliklere bile çok hassas oluyor.

Doğal yaşamda bebek bukalemunlar yeraltının karanlık çukurlarında yumurtadan çıkar. Dolayısıyla ışığın bir önemi yoktur. Hatta belki de ışığın yavru bukalemunları kabuklarını kırmaktan alıkoyabileceğini söylüyor Andrews.

Baldwin “Resimlere bakarak 'bu çocuk yumurtanın içinde ölmüş’ diye düşünebilirdim," diyor.

Bu doğal yaşamın bir gerçeği: Birçok canlı çok sayıda yumurta bırakır çünkü bebeklerinin çoğu hayatta kalmayı başaramaz. Özellikle de minik bukalemunlar yırtıcı hayvanlar için lezzetli birer lokmadır.

Bu panter bukalemunsa hayatta ve zorlu sınavından sonra durumu gayet iyi. Bazen ihtiyacınız olan tek şey dostlarınızdan ufacık bir yardımdır.

Kaynak: National Geographic Türkiye