Asırlık ilişkileri bile çöpe atacak düzeyde artan saldırganlığın nedenlerini araştırılınca ortaya nasıl bir tablo çıkar:

Türkiye’nin anayasa değişikliğiyle ilgili 16 Nisan’da yapacağı halk oylaması öncesi ‘Hayır cephesi’ uluslararası bir boyut kazandı. CHP ve HDP gibi siyasi partiler ile FETÖ ve PKK başta olmak üzere terör örgütlerinin argümanlarıyla hareket eden Almanya, Hollanda, Avusturya ve İspanya’nın başını çektiği AB ülkeleri, yüzyıllık anlaşmaları bile sekteye uğratacak şekilde ‘hayır’ cephesinde yasaklarla yer alıyor.

Söz konusu ülkeler, Referandum öncesi ‘evet’ konulu toplantıları iptal ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti aleyhine adeta kampanya başlattı. Peki ama Türk bakanların Almanya’daki mitinglerin yasaklanmasına varan saldırgan tutumunun ardında ne var? Uzmanlara göre, Erdoğan düşmanlığının arkasına saklanan AB’nin korkusu, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve küresel siyasi oyuncu olması.

ALMANYA’NIN ÖFKESİ


FETÖ, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerini barındıran Almanya, Türkiye’ye antidemokratik uygulamalarla saldırıyor. Üstelik bu gruplara Alman istihbaratının destek verdiği belirtiliyor. Teröristlerin Türkiye aleyhindeki kampanyalara polis koruması vererek yaptırtan Almanya, ‘evet’ kampanyası yapmak isteyen Türk siyasetçilere engel oluyor. FETÖ ve PKK ilişkili oldukları medya organlarıyla ve kurdukları derneklerle Alman siyasetçileri Türkiye aleyhinde kışkırtıyor. Dev projelerle gücüne güç katan Türkiye, Almanya’nın açık hedefi haline geldi. 2018’de ilk etabı hizmete girecek olan İstanbul 3. Havalimanı, dünya hava taşımacılığında Frankfurt Havalimanı’nı adeta devre dışı bırakacak. İstanbul’un finans merkezi haline gelmesiyle Körfez sermayesi Almanya yerine Türkiye’yi tercih etmeye başladı.

ÜRETİMDE BİRİNCİ


Son dönemde dünya ekonomisiyle ilgili ortaya çıkan veriler de Almanya’yı korkutan bir diğer etken. Türkiye birçok alanda yaptığı yatırımlarla önemli aktör oldu. Türkiye Almanya’yı da içinde bulunduran Avrupa’da, tarım ürünlerini üretimi ve ihracatında, beyaz eşya üretimi ve ihracatında, çimento ve ayakkabı üretimi ile ihracatında Avrupa birincisi. Plastik üretimi ve ihracatı ile demir-çelik üretim ve ihracatında da Avrupa ikincisi olan Türkiye otomotivde Avrupa altıncısı konumunda bulunuyor. Türkiye bu konumuyla Almanya’nın sanayide en büyük rakibi olma yolunda ilerliyor.

YENİ SİSTEM KABUSU


Almanya’nın Türkiye’ye yönelik düşmanlığının bir diğer nedeni de Türkiye’nin son yıllarda Afrika ülkelerinde yaptığı yatırımlar ile ekonomik, sosyal ve kültüler faaliyetler oluşturuyor. Almanya hükümetince kabul edilen ve Afrika’ya yönelik yeni açılım öngören strateji belgesinde, Afrika’da Çin, Hindistan ve Türkiye’nin rakip olarak görüldüğü belirtildi. Uzmanlar, Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçilmesiyle Türkiye’nin daha da güçleneceğinden duyulan endişeye dikkat çekiyor.

DEV YATIRIMLAR ÜRKÜTÜYOR


- Gazeteci Yazar Avni Özgürel: Yanı başımızda iki ülke Irak ve Suriye yerle bir oldu. Bu iki ülke yeniden imar edilecek. Bu iki ülkenin tekrar kurulması bölge siyaseti açısından çok önemli. Almanya Ortadoğu üzerinde etkin olmak istiyor. Yine Türkiye’nin yaptığı büyük yatırımlar ve bu yatırımlarda Almanların pay almaması da rahatsızlık sebebi.

DARBE BAŞARILAMAYINCA...


- Emekli diplomat Akın Özçer: Avrupa referandumda “Hayır” çıkmasıyla Erdoğan’ın yenilmesi için bir vesile olarak görüyor. Eğer başkanlık olsa Erdoğan parlamenterlik sistemi getirmiş olsaydı bu sefer buna karşı çıkacaklardı. Referandumda sonuç hayır çıkarsa hiç olmazsa darbeyle yapamadıklarını bu şekilde yapmaya çalışmış olacaklar.

ASİMİLASYON YAPAMADILAR


-Türk-Alman Üniv. araştırma görevlisi Tacettin Kutay: Almanya’nın bir süredir aşamadığı en önemli sorun Türklere yönelik kültürel asimilasyondur. Buna epey ağırlık verdiler. Çünkü beşinci jenerasyona ulaşıldı ama istenilen seviyede bir asimilasyona uğramış Türk yok orada. Türklüğe sahip çıkıyor diye Erdoğan’dan rahatsızlar.

MÜSLÜMANLARI SEVMİYORLAR


- Prof. Dr. Hasan Köni: Avrupa kendi içindeki Müslüman kitlelerin harekete geçirilmesine karşı bir tutum içindedir. Müslümanları sevmiyorlar. Erdoğan’ın orada gidip konferanslar vermesi onları korkutuyor. Turist bile rahatsız ediyor.

TÜRKİYE KARŞITI CEPHE


- Neo- Nazi ve aşırı sağın yükselmesi.. Siyasetçiler aşırı sağ seçmenin dikkatini çekmek için Türkiye aleyhtarı politikalara başvuruyor..
- FET֒nün lobi çalışmaları. FET֒nün 24 okulu, 150 dershanesi, 300 derneği 3 bin şirketi, FETÖ ile ilişkili gazete, TV ve internet siteleri var.
- FETÖ, Alman bürokrasinin yönlendiriyor, siyasileri Türkiye aleyhine kışkırtıyor.
- PKK’nın lobi çalışmaları. PKK’ya bağlı 500 dernek vakıf var.

ARAÇ ÜRETİMİ


Türkİye motorlu taşıtlar ihracatında 2010’da 15,9 iken, 2016’da 24, 2 milyar dolar ciroya ulaştı.
- Hyundai, Honda, Toyota v.b otomobil üreticileri üretim için Türkiye’yi seçiyor.
-Yerli otomobil ile Türkiye motorlu araç üretiminde üs olmaya aday.
- Gelişmeler Almanya’nın pazar payını daraltacak.

NEONAZİ NSU’DAN BETER OLDUNUZ


Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ilişkilerin gerildiği bir dönemde Alman mevkidaşı ile bir araya geldi. Referandumla ilgili “Tarafsız olun” uyarısı yapan Çavuşoğlu, Almanya’da devlet baskısının Neonazi terör örgütü NSU’yu geçtiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’ye yönelik sistematik karalama kampanyası, Erdoğan karşıtlığı ve terör örgütlerine hamilik yapılması konularında Almanya’yı sert bir şekilde uyardı. Çavuşoğlu, iki ülke ilişkilerinin gerildiği bir dönemde Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’le Berlin’de kritik bir görüşme yaptı. Çavuşoğlu, zirve sonrası ziyaret ettiği 51. Uluslararası Turizm Borsası (ITB) Fuarı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

RAHATSIZLIĞI İLETTİK


Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile açık açık konuştuklarını anlatan Çavuşoğlu, “Rahatsızlığı ilettik. Türk toplumuna yönelik sistematik baskıdan rahatsız olduğumuzu söyledim. Türkiye’ye yönelik sistematik bir karalama kampanyası, Cumhurbaşkanımızın adeta bir nefret unsuru haline getirilmesi ve topyekun Türkiye›ye yönelik saldırıları gündeme getirdik» dedi. Gabriel ile en kısa zamanda bir araya geleceklerini ifade eden Çavuşoğlu, kendisini Türkiye’de ağırlayacaklarını söyledi.

TARAF TUTMAYIN


Referandum aşamasında Türk bakanların toplantı yerlerinin iptal edilmesini çok garipsediklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Ne var ki iki ülke arasında diyaloğun son derece iyi işlemesi gerekiyor.” dedi. Çavuşoğlu, hayır kampanyası yürütenlerin her şekilde desteklendiğini fakat evet için kampanya yapmak isteyenlerin engellenmesinin demokrasiye uymayacağını belirterek, şunları kaydetti: “Biz hiçbir zaman Almanya’daki seçimlerde taraf tutmadık. Almanya da Türkiye’deki hassas referandum sürecinde taraf tutmamalı ve herhangi bir ‘hayır’ ya da ‘evet’e meyil göstermemelidir. Çünkü bu bizim iç işimizdir. Biz hiç kimsenin seçimine ya da başka iş işlerine karışmıyoruz. Dostlarımızdan da beklentimiz budur.”

RAHATSIZ EDİCİ


Terör örgütü NSU konusunun görüşmede gündeme gelip gelmediğiyle ilgili Çavuşoğlu, “Görüşmemiz bundan sonra ilişkilerimizi pozitif bir atmosferde sürdürmemiz için bir adım. Karşılıklı irade de vardır. Uygulamada da bunu görmemiz lazım. NSU davasını Sigmar Gabriel’in kendisi gündeme getirdi. Ben ilaveten şunu söyledim. NSU davasında bireyler de var. Bu bireylerin bazı destekler aldıkları da görülüyor. Şu anda Almanya’da yaşayan Türklere yönelik değişik devlet kurumlarının baskısı var. NSU davasındaki kişilerin ötesine geçti bu baskı. Bu çok rahatsız edici. Kimse Türklerle ilgili ‘Burada yaşıyorlar. Türkiye’deki siyasetçileri ilgilendirmez’ diyemez. Bunu kabul etmeyiz” açıklamasını yaptı.

HAMİLİĞİ BIRAKIN


Almanya’daki sistematik Türkiye karşıtlığının bir an evvel dengelenmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, PKK ve FETÖ terör örgütü üyelerinin de Almanya’da serbestçe dolaşıp faaliyet göstermesinin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, Almanya’yı dost olarka gördüklerini bu nedenle İncirlik’i açtıklarını da sözlerine ekledi.

MERKEL VEKİLLERİNİ UYARDI


Başbakan Angela Merkel, partisinin Meclis grup toplantısında Türkiye ile yaşanan gerginlikle ilgili açıklama yaptı. Almanya’nın Türk bakanların referandum etkinlikleri konusunda çıkan gerginliğe tahammül etmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Merkel, “Almanya’nın Türkiye’ye düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlama suçlamasında bulunup, buna ifade ve düşünce özgürlüğünü kısıtlayarak yanıt vermesi akıllıca olmaz” dedi.

GÖRÜŞME ZOR GEÇTİ


Çavuşoğlu ile görüşmesi için önce Türkiye’yi “provokasyon” yapmakla suçlayan Gabriel ise zirvenin ardından sağduyulu mesajlar verdi. Son günlerde testten geçen Türk-Alman ilişkilerine daha fazla zarar vermemek için karşılıklı saygıyı esas alan bir diyaloğa gerek duyulduğunu ifade eden Gabriel, Çavuşoğlu ile görüşmesinin,” İyi, dürüst ve dostça” bir havada ancak zor geçtiğini belirtti. İki tarafında kırmızı çizgileri olduğunu dile getiren Gabriel, “Gerilim hem Almanya’ya hem Türkiye’ye zarar verir. Hem ben hem de Türk meslektaşım, normalliğe dönüş istiyor” dedi.

OTELİM BİLE İPTAL EDİLDİ


Önceki akşam Hamburg›da Türk vatandaşlarıyla bir araya geldiklerini anımsatan Çavuşoğlu, şunları söyledi: “İsterdik ki bu buluşma daha geniş bir salonda gerçekleşsin. Fakat sistematik bir şekilde üç düğün salonu ve bir otel olmak üzere 4 kez toplantı yapacağımız yer iptal edildi. Bunun sebebi de Alman yetkililerinden, bu otel ve yer sahiplerine olan baskı ve hatta tehdit. Bu, ilişkilerimize yakışan bir durum değil. Hatta Hamburg›da kalacağım otelin bile rezervasyonunu baskıyla iptal ettirdiler. Bu Avrupa standartlarına uymaz.”

MİLLİ DURUŞUN SEMBOLÜ OLUR


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da yapacağı miting konusunun da görüşmede gündeme geldiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Cumhurbaşkanı’nın nerede miting yapacağı belli değil. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Almanya’ya geldiği zaman gerektiği her türlü tedbiri doğal olarak alacaklarını bana söylediler. Devlet Bahçeli ‘Ben de gelebilirim’ dedi ki bence bu devlet adamına yakışır bir tavır. Elbette iki lider birlikte gelirse milli duruş için sembolik bir ziyaret olur” dedi.

GAZETECİLİKTEN TUTUKLANMADI


DIe Welt Muhabiri Deniz Yücel’le ilgili bir soru üzerine Çavuşoğlu, “Bu hukuki bir konu ve hukuka bağlı. Siyasilere bağlı değil ve gazetecilere de bağlı değil onun serbest bırakılması. Soruşturma söz konusu onunla ilgili. Gazeteciyi sordunuz. Gazetecilikten dolayı tutuklanmadı. Türkiye’deki hukuki bir süreç söz konusu. Ben bir yargı insanı değilim, bir bakanım ve Türk hukukuna bağlı gazetecinin serbest bırakılması” dedi.