Cümle eşya uykusundan uyandı,
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Zikr ü tesbihünü kana boyandı.
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim, uyan!

Seller cuş eyleyüp bulanıp çağlar
Cennet misâl olmuş bahçeler bağlar
Seherde bülbüller ah edip ağlar.
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim, uyan!

Dosttan gel olduğun haber almışlar,
Şükûfe meclis-i bezme gelmişler,
Güller ele zerrin kadeh almışlar.
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim, uyan!

Nedir bu şöhret ü nedir bu izzet?
Nedir bu işret ü nedir bu lezzet?
Aç gözünü, kopısardır kıyâmet.
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim, uyan!

Hüdâyi! Bilirsin fânî cihânı,
Bâd üzre imiş eşk’âşiyânı,
Erişir her bahârın bir hazânı.
Uyan, hey gözlerim, gafletten uyan!
Uyan uykusu çok gözlerim, uyan!”

Ahizade Hüseyin Efendi ( Hüdai)