Hepimiz Bir Tarafatan Olmak Zorundayiz Basbakanim..

Başbakan Erdoğan, Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılışında konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayız. Bu süreci akamete uğratan, ağır bir...

  1. #1
    Hepimiz Bir Tarafatan Olmak Zorundayiz Basbakanim..
    Hepimiz Bir Tarafatan Olmak Zorundayiz Basbakanim..


    Başbakan Erdoğan, Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılışında konuştu.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayız. Bu süreci akamete uğratan, ağır bir vebalin altına girer. Bu süreci sabote eden, tahrik eden, yokuşa süren, engelleyen ya da engellemeye çalışan, çok ağır bir vebalin altına girer" dedi.

    Erdoğan, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı ve diğer kamu yatırımlarının toplu açılışında yaptığı konuşmada, Şırnaklı, Cizreli, Mela Ahmede Ciziri'nin "Biz, tek hüviyetiz. Biz, aynı kaynaktan türemiş, aynı isimleriz" sözünü anımsatarak, "Evet, hepimiz, Adem ile Havva'nın çocuklarıyız. Hepimiz, işte şurada, Cizre'de medfun olduğuna inanılan Hazreti Nuh Aleyhisselam'ın torunlarıyız. Hepimiz, Kur'an-ı Kerim'de de ifade edildiği gibi, şu Cudi Dağı'na konmuş Nuh'un gemisinden çıkmış nesillerin devamıyız. Biz hep birlikte Ahmede Hani'nin, Hazreti Mevlana'nın eserleriyle tek bir millet olduk. Biz, hep birlikte, Mela Ahmede Ciziri'nin, Yunus Emre'nin dizeleriyle tek millet olduk. Biri Kürtçe söyledi, diğeri Türkçe söyledi" diye konuştu.

    ERENLER, ARİFLER GÖNÜL İNSANLARI

    Erenlerin, ariflerin, gönül insanlarının hep aynı kaynaktan beslendiğine ve aynı gerçeği dile getirdiğine işaret eden Erdoğan, bin yıldır, bu bereketli topraklar üzerinde bir, beraber ve kardeş ve hep birlikte Türkiye olunduğunu belirtti. Erdoğan, bu topraklarda kimi zaman acı hadiseler, hiç arzu edilmeyen kıyımlar, ölümler, işkenceler ve insanlık dışı muameleler yaşandığını ifade ederek, şunları söyledi:

    "Bu ülkenin başbakanı olarak, 10,5 yıldır şunu bütün kalbimle bütün samimiyetimle söyledim ve söylüyorum: Biz, yaşanan acı hadiselere değil, artık yaşanan güzel hadiselere bakacağız. Biz, geçmişin acılarına değil, ortak bir istikbale bakacağız. Geçmişin hesabını hep birlikte soracağız. Geçmişte yapılanların elbette izini süreceğiz. Geçmişin ihmallerini elbette telafi edeceğiz. Ama şimdi, geleceğe bakma, istikbale bakma zamanıdır. Şimdi, ortak geleceğimizi, ortak paydalarımız, ortak tarihimiz, ortak kültür ve medeniyetimiz üzerinden yeniden inşa etme zamanıdır. Şimdi artık, acılara son verme, husumetleri ortadan kaldırma, sıkılı yumrukları çözüp, kucaklaşma zamanıdır, helalleşme zamanıdır."

    "GAYEMİZ GENÇLERİMİZİN ÖLMESİNİ DURDURMAK"

    Erdoğan, çözüm sürecinin gayesinin, siyasi hedefler, çıkara dayalı hedefler olmadığının altını çizerek, gayenin gençlerin ölümünü durdurma, annelerin, babaların gözyaşını dindirme ve on yıllardır ağlayan bu toprakları artık gözyaşıyla değil, toprağa can veren suyla buluşturma olduğunu ifad etti. "Yeterince acı yaşadık.Yeterince zamansız ölüm yaşadık. Türkiye bunu hak etmiyor. Şırnak, Doğu, Güneydoğu, 81 vilayet bunu hak etmiyor" diyen Erdoğan, bin yıldır kardeşçe yaşanan bu topraklarda ebediyeyyen kardeşçe yaşanacağını, sorunları çözerek, acıları geride bırakarak, yaraları sararak, hep birlikte ortak geleceğin inşa edileceğini kaydetti.

    "SÜRECİN KESİLMESİNE NEDEN OLAN BİZ OLMAYIZ"

    Yaklaşık 7 aydır, bölgede terörden dolayı yeni acıların yaşanmadığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Ne burada, ne de ülkenin diğer bölgelerinde, ocaklara artık ateş düşmüyor. Yıllardır gidilemeyen dağlara gidiyor, oralarda piknik yapıyorsunuz. Yıllardır uğranılmayan köylere gidiliyor. Yıllardır terk edilen mezralara gidiliyor. Sadece şehirlerimizde değil, dağlarımızda, köylerimizde, mezralarımızda, özlediğimiz, hasretini çektiğimiz bahar yaşanıyor. Bu baharı hep birlikte kalıcı hale getirmeye hazır mıyız? İşte önemli olan bu.

    Çözüm sürecini ilerleterek, aradan silahı çekerek, sıkılı yumrukları açarak, hesaplaşarak değil, helalleşerek bütün meseleleri aşacağız. Biz 10,5 yıldır, şehirlerimize, dağlarımıza, hanelerimize kalıcı bir baharın gelmesi için gerçekten büyük bir samimiyetle çalıştık. Bugün de çözüm için samimiyiz, bugün de çözüm için umutluyuz."

    Erdoğan, devletin, hükümetin atması gereken adımların atıldığını, sorunları aşmak ve vatandaşla kucaklaşmak için üzerlerine düşeni yaptıklarına vurgu yaparak, "Çözüm sürecini akamete uğratan, asla ve asla biz olmayız. Çözüm sürecinden vazgeçen, bu süreci sabote eden, bu süreci sonuçsuz bırakan asla ve asla biz olmayız. Bu süreci akamete uğratan, ağır bir vebalin altına girer. Bu süreci sabote eden, tahrik eden, yokuşa süren, engelleyen ya da engellemeye çalışan, çok ağır bir vebalin altına girer" ifadesini kullandı.

    Hiç kimsenin, gençlerin kanı üzerinden farklı hesaplar içine girmemesi çağrısında bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:

    "Hiç kimse, bu ülkenin gençlerinin canı üzerinden kirli hesaplar yapmasın. Herkes ama herkes, elini yüreğine koysun, elini vicdanına koysun, gençleri düşünsün, anneleri, babaları düşünsün ve adımını ona göre atsın. Bu süreçte hepimiz sorumluyuz. Herkes sağduyulu olmalıdır, herkes, söylediğini, yaptığını, çok büyük bir hassasiyetle ölçüp biçmeli, öyle adım atmalıdır."

    "BİR OLMAK ZORUNDAYIZ"

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Abhazasıyla Zazasıyla Arabıyla Boşnağıyla Romanıyla bu ülkede bir olmaya, beraber olmaya mecburuz. Biz kardeşiz. Kardeşliğimizi kıskananlara karşı özellikle tavırlı olmanızı istiyorum" dedi.

    Erdoğan, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı ve diğer kamu yatırımlarının toplu açılışında yaptığı konuşmaya, "Sevgili Şırnaklılar, çok değerli vatandaşlarım, sevgili kardeşlerim. Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Buradan, Beytüşşebap'a, Cizre'ye, Güçlükonak'a, İdil'e, Silopi'ye, Uludere'ye selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum" diyerek başladı.

    Şırnaklıların ramazan ayını tebrik eden ve bu ayın Türkiye ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Bu güzel ramazan gününde, bu anlamlı açılış töreninde, Hazreti Nuh Aleyhisselam'ı, onun şehri Şırnak'ta, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen Cudi Dağı'nın yanı başında hürmetle yadediyor, Allah'ın selamı üzerine olsun diyorum" diye konuştu.

    Şırnak’ın, Cizre'nin yetiştirdiği, Ahmede Hani'yi, Mela Ahmet Ciziri'yi, Mela Hüseyin Bate'yi, El Ceziri'yi, onlar gibi nice alim, nice arif, nice şair ve gönül erbabını da rahmetle yadettiğini belirten Erdoğan, "Allah onlardan razı olsun, mekanları inşallah cennet olsun diyorum" dedi.

    Erdoğan, Cizre’nin yetiştirdiği bir büyük siyaset adamını da bu açılışla yadettiklerini ifade ederek, hayatı mücadeleyle, zorluklara tahammülle geçmiş, Şerafettin Elçi'nin ismini havalimanına verdiklerini ve isminin kalıcı hale geldiğini söyledi.

    Şerafettin Elçi'nin isminin, bu havalimanı vesilesiyle her daim hatırlanacağını vurgulayan Erdoğan, hayatı, dürüst kişiliği ve mücadelesinin unutulmayacağını dile getirdi.

    Erdoğan, Şırnak Havalimanı'nın ihalesini 2009'da yaptıklarını ve yaklaşık 3 yıl sonra, 2012 sonunda, altyapı inşaatının tamamlandığını bildirerek, geçen haziran ayında da üstyapı yatırımlarının tamamlandığını anlattı.

    Bugün, yılda 500 bin yolcu kapasitesi bulunan, yaklaşık 120 milyon liralık bir bedelle inşa edilen Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nı resmen açtıklarını kaydeden Erdoğan, eserin Şırnak için, bölge için hayırlı olmasını diledi.

    Erdoğan, bugün sadece havalimanının açılışını yapmadıklarını, aynı zamanda toplu açılışları da gerçekleştirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

    "Sağlıkta, toplam yatırım bedeli 5 milyon lira olan 14 farklı yatırımı bugün hizmete alıyoruz. Eğitimde, toplam bedeli 82,5 milyon lira olan, 42 eğitim ikamet merkezini, 53 okulu, 568 dersliği, 42 lojmanı, 3 tane, 740 kişilik yurdu, 1 fakülte binası ve 1 çok amaçlı salonu da bugün bu törenle resmi olarak hizmete açıyoruz. Enerjide 28 farklı projeyi, İl Özel İdaremizin 113 adet içme suyu ve sulama projesini, tarımda, 483 adet projeyi, ulaştırmada 158 adet projeyi, bazı kamu kurumlarımızın farklı projelerini de yine buradan açıyoruz. Bakınız, Şırnak'ın bir ihmal edilmişliği vardı. 2002'de biz göreve gelmeden hemen önce, yalnızca 500 bin lira iletim ve dağıtım hatlarına ödenek ayrılmıştı. Sevgili kardeşlerim biz, 2013 yılında bunu 40 kat arttırarak 20 milyona çıkardık. İşte bizim aramızdaki fark bu. Burası Şırnak'tır demedik, burası Türkiye'nin bir vilayetidir dedik. Buraya da hizmet gidecek dedik. Yani burada, 'şu partinin şu kadar milletvekili var, bizim bu kadar milletvekilimiz var' demedik. Burası vatan topraklarıdır dedik, hizmeti buraya da getirdik."

    Söz verdiklerini ve Şerafettin Elçi Havalimanı'nı yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, şu anda 3 bin metrelik pistiyle uluslararası uçuşlara hazır bir havalimanı bulunduğunu kaydetti.

    "TEK KALEMDE 600 MİLYON LİRALIK ESER YAPTIK"

    Erdoğan, ayrıca TOKİ tarafından inşa edilen 820 konutun da bugün bu törenle hak sahiplerine teslim edilmekte olduğunu dile getirerek, "Yani bugün, bir kalemde, bir tek açılış töreniyle, yaklaşık 600 milyon liralık eseri Şırnak'a teslim ediyoruz. Bütün bu eserlerin, bu hizmet ve yatırımların da hayırlı olmasını diliyorum. İlgili tüm bakanlıklarımıza, tüm kurumlarımıza, Şırnak Valiliğimize, kaymakamlarımıza, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi.

    Şırnak'a her alanda çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini bildiren Erdoğan, eğitimde Şırnak'a cumhuriyet tarihi boyunca yapılanın 1,5 katı fazla dersliği 10,5 yılda kazandırdıklarını bildirdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Sağlıkta, 7 tanesi hastane olmak üzere, çok büyük yatırım gerçekleştirdik. Hele hele 250 yataklı Cizre Devlet Hastanesi modern teknolojiyle donatılmış bir hastanedir. Toplamda Şırnak'a 162 kilometre bölünmüş yol inşa ettik. Şırnak’ı Van’a bağlayan, 519 kilometre uzunluğundaki mevcut yolu, duble yol olarak 219 kilometre uzunluğa düşüren projenin inşaatını da sürdürüyoruz. Habur Sınır Kapımızda tır parkını tamamladık. Şehr-i Nuh Diriliyor Projesiyle Şırnak ve ilçelerinin çehresini değiştirmek için çok önemli projeleri başlattık. Barajlarıyla konutlarıyla, emniyet, adalet, tarım ve enerjiye yaptığımız yatırımlarla, özellikle de Şırnak'a kazandırdığımız üniversite ile Şırnak'ı gerçek bir şehir hüviyetine kavuşturduk. Aynı şekilde sorsam, 10 yıl önce Şırnak'ta üniversite olacak. Acaba ne derlerdi. Niye bunu yapıyoruz. Benim Şırnaklı kardeşimin evladı fevkalade bir durum olmadıktan sonra tahsilini dışarıda yapmasın. Şırnak'ta yapsın. Ha yok, İstanbul, Ankara, buralarda okuyacak, çok daha farklı üniversitelerde okuyacak. Eyvallah, buna da destek vermek ayrıca bizim boynumuzun borcu. Bütün bu hizmetlerimizin yanında, özel sektör yatırımlarıyla da Şırnak’ı bölgenin yıldız bir şehri haline getirdik, getiriyoruz."

    Havalimanın burayı bir çekim alanı haline getireceğini anlatan Erdoğan, "Bizim bu hizmetlerimiz, bu yatırımlarımız inşallah hiç hız kesmeden, hiç ivme kaybetmeden devam edecek. Şimdi, bugün açılışını yaptığımız havalimanı ile, Şırnak’a ulaşım daha da kolaylaşacak. Şırnak, tarihi eserleriyle, evliya türbeleriyle tabii güzellikleriyle ticaretiyle sanayisiyle inşallah artık çok daha farklı bir şehir konumuna yükselecek" diye konuştu.

    "VAZİFEMİZ OLDUĞU İÇİN YAPIYORUZ"

    "Şırnak'a her ne yapıyorsak, bunu, vazifemiz olduğu için yapıyoruz" diyen Erdoğan, Şırnak'a her ne yapılıyorsa bunun Şırnaklıların en tabi hakları olduğu için yapıldığını kaydetti. Erdoğan, "Bir devlet, şehrine sahip çıkıyorsa vatandaşına sahip çıkıyorsa vatandaşının ayağına hizmet götürüyorsa işte o devlet büyük devlettir. O devlet adil devlettir. Batıya yap, doğuya yapma. Böyle bir mantık gafildir, cahildir, bunu kabul etmemiz mümkün değildir" değerlendirmesini yaptı.

    "Vatandaşını öteleyen, dışlayan, hor gören, tepeden bakan, vatandaşına karşı kendisini koruma altına alan, vatandaşını tehdit olarak gören devletin adil değil tam tersine zalim, ceberut devlet olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    "Bizim çok temel bir ilkemiz var. Şeyh Edebali'nin ifadesiyle: 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyoruz. 10,5 yıl boyunca, 81 vilayetimizle, 7 coğrafi bölgemizle birlikte, işte bu bölgeye, bu bölgenin illerine, cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarını yaptık. Gecikmiş yatırımları bu bölgelere hızla getirdik. Bu bölgenin ihmalini telafi etmenin gayreti içinde olduk. İllerimiz arasında, vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmadık. Etnik milliyetçilik yapmayacağız dedik, bölgesel milliyetçilik yapmayacağız dedik, dinsel milliyetçilik yapmayacağız dedik, yapmadık ve yapmıyoruz. Halkımızın tümünü kucaklıyoruz. Hiçbir engele, hiçbir tehdide boyun eğmedik. Biz, bu bölgeye hizmet getirirken bizi eleştirenler oldu. Biz onlara kulak asmadık. Burada ihmalleri telafi ederken, bizi engellemek isteyenler oldu, onlara kulak asmadık. Burada yatırım yaparken, buraya okul, hastane, havalimanı, baraj inşa ederken, müteahhitlerimizi, işçilerimizi tehdit ettiler, şantiyeleri bastılar, insan kaçırdılar, okul yaktılar. Biz bunlar karşısında da geri adım atmadık. Bakınız Esendere kapısında müteahhidin tüm iş makinalarını daha yeni yaktılar."

    Erdoğan şöyle devam etti:

    "Değerli kardeşlerim, bir taraftan hizmet verelim diyoruz ama bir taraftan da birileri hizmet verilmesin diye tehditte bulunuyorlar. 'Yüzde 10 bize komisyon vereceksin' diyenler var. Aynı şeyi şu anda Hakkari Yüksekova'da yapmak istediğimiz havalimanında da yapıyorlar. Bizim derdimiz bir an önce Hakkari'deki kardeşlerimizi de bu havalimanına bir an önce kavuşturmak ve Hakkari gibi Türkiye'nin bir uç vilayetine bir diğer ucuna uçakla gidebilme imkanını getirelim istiyoruz. Onun da önünü kesme gayreti içerisinde olanlar var. Buna insani yaklaşım denilebilir mi? Bunu yapanlar bu ülkede barışı konuşabilir mi? Biz Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Abhazıyla Zazasıyla Arabıyla Boşnağıyla Romanıyla bu ülkede bir olmaya, beraber olmaya mecburuz. Biz kardeşiz. Kardeşliğimizi kıskananlara karşı özellikle tavırlı olmanızı istiyorum. Biz yaratılanı, Yunus'un diliyle Yaradan'dan ötürü sevmeye mecburuz. Onun için bizde ötekileştirme olmamalı, ayrım olmamalı. Benim Edirne'deki, İstanbul'daki, İzmir'deki, Ankara'daki kardeşim hangi haklara sahipse Şırnak'taki, Hakkari'deki Bingöl’deki, Siirt’teki kardeşim de o haklara sahip olacak, o imkanlara sahip olacak dedik ve bütün gücümüzle çalıştık."

    "SURİYE POLİTİKAMIZ İNSANLIK ADINA"

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim Suriye politikamız, en başından itibaren çok ama çok nettir. Biz, Suriye'de, meşruiyetini yitirmiş olan, boğazına kadar kana batmış olan, zalim rejimin derhal gitmesini, Suriye'de halkın iradesi ile tecelli etmiş bir yönetimi istiyoruz" dedi.

    Erdoğan, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı ve diğer kamu yatırımlarının toplu açılış törenindeki konuşmasında, çözüm sürecine değindi.

    "Biz isterdik ki bütün siyasi partiler bu süreçte yer alsın. Kanı durdurmak için, annelerin gözyaşını dindirmek için bütün siyasi partiler inisiyatif kullansın" diyen Başbakan Erdoğan, bazılarının bundan kaçtığını ancak kendilerinin bu kaçanlara rağmen devam edeceğini belirtti.

    Atılan sloganlar üzerine Erdoğan, "Merak etmeyin her zaman dik durduk, bundan sonra da dik duracağız ama dikleşmeyeceğiz. Biz kapılarımızı hiçbir zaman kimseye kapatmadık, bizim kapımız her zaman açık. Biz de sizlerle gurur duyuyoruz, beraber bu yolculuğu devam ettireceğiz" diye konuştu.

    Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Şunu çok açık samimi söylemek durumundayım. Şunu herkesin bilmesini özellikle istiyorum: Bu süreç, başarıya ulaşsa da ulaşmasa da biz, çözüm için mücadelemizi sürdüreceğiz. 76 milyonun, bir ve beraber olduğunu görmek, bu dünyada bizim en önemli aşkımızdır, sevdamızdır, inancımızdır, kararlılığımızdır. Özgürlüklerine, yaşam tarzlarına saygılı şekilde yaşaması için reformlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu ülke bizim. Bu ülke hepimizin. Bu ülkeyi birlikte kurduk, birlikte bugünlere getirdik, inşallah birlikte, büyüterek geleceğe taşıyacağız."

    "BAŞINDAN BERİ NET OLDUK"


    Son günlerde, Suriye'nin kuzeyinde, özellikle de Şanlıurfa'ya yakın sınırda, Suriye'deki taraflar arasında şiddetli çatışmalar yaşandığını ve sınır ilçelerinin de bu çatışmalardan etkilendiğini bildiren Başbakan Erdoğan, "Bizim Suriye politikamız, en başından itibaren çok ama çok nettir. Biz, Suriye'de, meşruiyetini yitirmiş olan, boğazına kadar kana batmış olan, zalim rejimin derhal gitmesini, Suriye'de halkın iradesi ile tecelli etmiş bir yönetimi istiyoruz" ifadesini kullandı.

    Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Suriye halkı, bir bütün olarak bizim kardeşlerimizdir. Suriye'de, hiçbir kesimi diğerinin önünde ya da üzerinde görmedik ve görmüyoruz. Arabıyla Kürdüyle Türkmeniyle Sünnisi, Nusayrisi'yle azınlıklarıyla Suriye'de, herkesin temsil edildiği, anayasal, parlamenter bir sistemin kurulmasını arzu ediyoruz. Eli kanlı zalim rejim şu ana kadar 100 bin vatandaşını öldürdü. Soruyorum: Biz bunlara 'iyi yapıyorsunuz, devam edin, iyi yoldasınız' bunu mu söyleyeceğiz? Bizden birileri bunu mu bekliyor. Bu can bu tende oldukça biz böyle bir şeye eyvallah demeyiz. Eli kanlı zalim rejimin Suriye'de tarafları birbirine kırdırma oyununa hiç kimse gelmemelidir. Suriye'de, böyle zor bir zamanda, bencil, çıkarcı politikalar, oldubitti politikaları, süreci barışa değil, çatışmaya götürür, bunu da özellikle ifade etmek istiyorum."

    "BU MEKTUP TÜRKİYE'NİN SAYGINLIĞINI ZEDELEMEZ"

    Önceki gün, bir İngiliz gazetesinde, Türkiye aleyhine, çirkin bir mektup yayımlandığını belirten Başbakan Erdoğan, "Haritada, Türkiye'nin yerini gösteremeyecek olan sözde ünlü şahısların, mektubun içeriğine bakmadan, mektubun içindeki kelimelerin, kavramların hassasiyetine bakmadan, Türkiye'deki olayların iç yüzünü hiç anlamadan, böyle bir mektuba imza atmalarını biz esefle karşıladık" değerlendirmesinde bulundu.

    Erdoğan, şunları söyledi:


    "Bu kadar ünü olan, uluslararası boyutta bu kadar tanınan isimlerin, altına imza attıkları metinleri iyi okumaları, iyi anlamaları gerekir. Bu mektuba imza atanlar, çok ciddi şekilde aldatılmış, çok ciddi şekilde yanıltılmışlardır. Böyle bir mektup, Türkiye’nin saygınlığına zerre kadar leke getirmez ama böyle hezeyanlarla yanlışlarla iftira ve ithamlarla dolu bir mektup, onu yayınlayan gazetenin, ona imza atan kişilerin saygınlığına gölge düşürür. Acaba kaça bu mektubu yayımladınız Times? İşte senin bedelin o. Bizler tabii yasal mecrada ne gerekiyorsa onu yapacağız. Onun hesabını o şekilde de soracağız. Çünkü, bu ülke başbakanına diktatör diyen bir anlayış, demek ki bu ülkeyi hiç tanımıyorlar. Bu ülkede hergün kendisine küfredilen ve bunu sabırla karşılayan bir Başbakan var ve bu gazeteler basın özgürlüğü adına bunu yapıyorlar. Hakareti bunun adına yapıyorlar. Şu anda bunlar yayınlarına devam ediyor. 10 yıl önce acaba bunlar bunu yapabilirler miydi? Aynı şekilde, Kazlıçeşme'de, Ankara'da yüz binlerce, milyonlarca toplanan insanları, Almanya'daki Nazi karşıtları veyahut da orada yapılan o gösterilerde toplananlarla benzetmek kadar gafil, cahilane bir yaklaşım olur mu? Demek ki bunların istedikleri, demokratik hak kullanıyor, bunların karşısında olanlar demokratik hak kullanmıyor. Ama öğrenecekler. Artık Türkiye'de birileri, kendi halkıyla konuşamadığı için, kendi halkıyla irtibat kuramadığı için, işte böyle, dışardan, Türkiye'yi tanımayan kesimleri aldatarak çirkin oyunlar oynuyorlar, bu oyunlara gelmeyeceğiz. Benim sizden ricam şudur: Birimizi Allah için sevelim, makam mevki için değil. Bu ülkede birliğimize, beraberliğimize gölge düşürenlerin karşısında olalım. Buna var mıyız?"

    Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı ve açılışını yaptıkları eserlerin hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, havalimanı ve diğer yatırımların gerçekleşmesinde emeği geçenleri tebrik etti.


    Haber365

  2. #2
    Helal sana ne diyelim. büyük adamsın.

Facebook Yorumları

Konu Bilgileri

Şu An Görüntüleyenler

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

    Bu Konu için Etiketler