Anksiyete Nedir?

Anksiyete nedir?​

Anksiyete veya endişe, canlılarca deneyimlenen kaygı, korku, gerilim, sıkıntı halidir. Nedeni belli olmayan tedirginlik hali olarak da açıklanabilir. Anksiyete bazı kuramcılara göre yaşanan iç çatışmaların sonucudur. Bazı kuramcılara göre öğrenilmiş davranışlardır. Canlıların dış ortama uyum çabasında koruyucu bir tepkidir. Denetim dışına çıkıp kişinin işlevselliğini aksattığında anksiyete bozuklukları olarak incelenir. Psikiyatride bir grup hastalığın genel adıdır.

anksiyete-2.jpg


Terleme, titreme, çarpıntı vs. gibi bedensel belirtileri görülebilir. Başına kötü bir şey geleceğini düşünme, rezil olmaktan veya komik duruma düşmekten korkma gibi bilişsel (düşünsel), fakat çoğu kez nedeni belirsiz, tanımlanamayan bir gerginlik durumudur.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu nedir?​

Anksiyete, şiddetli bir korku ve panik duygusu hissidir. Çoğu kişi yaşamdaki önemli olaylar öncesinde kendisini korkmuş, telaşlı hissedebilir. Bu doğal bir duygu durumudur. Beklenen önemli olay sona erdiğinde korku, panik ve anksiyete duyguları da sona erer. Ancak kişi, korku ve panik duygusunu beklenen olay geçtikten sonra bile yaşam kalitesini bozacak düzeyde hissediyorsa kişide bir anksiyete problemi olduğundan söz edilebilir.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişiler panik seviyelerinin yükseldiği kriz durumlarında sanki çok kötü bir şey olacakmış duygusuna kapılarak içinde bulundukları durumu olduğundan daha kötü, tehlikeli görme eğilimindedirler. Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişilerde bu his o kadar kuvvetlidir ki sanki hiç geçmeyecekmiş gibi gelir ancak anksiyete (kaygı) bozuklukları çoğunlukla bilişsel davranışçı terapi uygulamalarıyla rahatlıkla tedavi edilebilir.


Anksiyete (kaygı) bozukluğu yaşayan kişilerde kaygı seviyesinin yükseldiği durumlarda yoğun bir panik duygusunun yanında ellerde aşırı terleme, kalp atışlarında hızlanma, nefes almakta zorluk çekme, şiddetli baş ağrıları, mide krampları, sık idrara çıkma gibi fiziksel belirtiler de görülebilir.

Araştırmalar, genellikle çocukluk çağında ortaya çıkan anksiyete (kaygı) bozukluklarında hem genetik hem de çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar özellikle erken yaşta yaşanan travmatik olayların bireylerin korku işleme mekanizmalarında hassasiyete yol açarak stres tetikleyicilerine karşı aşırı duyarlı hale gelmelerine yol açtığını da belirtiyor.

Anksiyete Belirtileri​

Kişide bir anksiyete bozukluğu olabileceğini gösteren genel belirtiler;
  • Sinirli, gergin, huzursuz hissetme
  • Kötü bir şey olacakmış gibi hissetme, panik duygusu
  • Kalp atışlarında hızlanma
  • Nefes alışın hızlanması
  • Terleme
  • Ellerde titreme
  • Kendini zayıf, güçsüz hissetme
  • Odaklanmakta güçlük, dikkati kaygı yaratan düşünceden uzaklaştırmakta zorlanma
  • Uykuya dalmakta güçlük
  • Mide problemleri, hazımsızlık
  • Kaygıyı kontrol etmede güçlük
  • Anksiyeteye neden olduğu düşünülen durumlardan kaçınma hissi

Anksiyete (kaygı) bozukluğu türleri​

Toplumda en sık rastlanan anksiyete (kaygı) bozuklukları; obsesif - kompulsif bozukluklar, panik ataklar, travmatik stres bozukluğu, genel anksiyete bozukluları, sosyal fobi ve belirli bir obje ya da duruma karşı geliştirilen fobiler olarak sıralanabilir.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin günlük aktivitelerini sürdürmesine engel olacak şiddette yoğun ve süreğen bir kaygı durumu yaşamasıyla kendisini gösterir.Bu şiddetli ve yoğun kaygı duygusuna, huzursuzluk, sürekli yorgunluk hissi, konsantre olmakta güçlük, kaslarda kasılma ve uykuya dalmakta güçlük gibi semptomlar da eşlik edebilir. Yoğun kaygı oluşturan durumlar çoğunlukla günlük ev işleri, rutin toplantılar, işle ilgili olağan durumlarda da kendisini gösterir.

Panik Atak: Panik atak yaşayan kişiler ortada hiçbir neden ya da uyaran yokken birden ortaya çıkan yoğun bir korku ve panik hissine kapılırlar. Panik atak yaşayan kişilerde ayrıca ellerde terleme, göğüs ağrısı, fazla hızlı ya da düzensiz kalp atışları, nefes alamama gibi fiziksel belirtiler de görülebilir. Panik atak yaşayan kişiler çoğunlukla bu durumu “kalp krizi geçiriyorlarmış" ya da “boğuluyorlarmış" gibi ifade edebilirler.

Sosyal Kaygı Bozukluğu: Sosyal fobi olarak ta adlandırılan sosyal kaygı bozukluğunda bireyler sosyal hayata karşı aşağılanacakları, reddedilecekleri ya da üstünlük taslanacakları gibi endişelerle yoğun bir kaygı duygusuna kapılırlar. Bu nedenle sosyal kaygı bozukluğu yaşayan kişiler insanlarla bir araya gelmekten kaçınabilirler. Sosyal kaygı bozukluğunun en belirgin örnekleri toplum önünde konuşmaktan aşırı korkma, yeni insanlarla tanışmaktan çekinme ya da toplum içinde yemek & içmekten kaçınma şeklinde kendisini gösterir.

Anksiyete bozukluğunun nedenleri​

Anksiyete bozukluklarının neden kaynaklandığı tam olarak bilinememekle birlikte travmatik yaşam olaylarının ve genetik yatkınlığın anksiyete bozukluklarına neden olduğu düşünülmektedir.

Tıbbi Nedenler: Bazı kişilerde anksiyete altta yatan tıbbi bir sağlık sorunundan kaynaklanıyor olabilir. Bazı durumlarda ise anksiyete belirtileri tıbbi bir rahatsızlığın ön işaretçileri olabilir. Anksiyete belirtilerine neden olabilecek bazı tıbbi durumlar şu şekilde sıralanabilir;
  • Kalp hastalıkları
  • Diyabet
  • Tiroid problemleri, hipertiroid
  • Solunum yolu problemleri, astım
  • Madde bağımlılığı ya da yoksunluk
  • Kronik ağrılar ve huzursuz bağırsak sendromu
  • Savaş/Kaç mekanizmasını etkileyebilecek nadir tümörler

Anksiyete (kaygı) Bozuklukları Risk Faktörleri​

anksiyete-1.jpg


Bu alanda yapılan araştırmalar anksiyete (kaygı) bozukluklarında genetik ve çevresel faktörlerin bir arada etkili olduğunu gösteriyor. Anksiyete bozukluklarına yol açan başlıca faktörler;
  • Çocukluk çağında başlayan utangaçlık, davranışlarda tutukluk
  • Kadın olmak
  • Sınırlı ekonomik kaynaklara sahip olmak
  • Boşanmış ya da dul olmak
  • Çocukluk çağından itibaren stresli yaşam olaylarına maruz kalmak
  • Kan bağı olan yakın akrabalarda anksiyete bozukluğu teşhisi konması
  • Aile öyküsünde psikolojik problemler olması
  • Öğleden sonra tükürükte kortisol seviyesinin artması (Özellikle sosyal kaygı bozukluğu risk faktörleri arasındadır)

Anksiyete bozukluğu nasıl tedavi edilir?​

anksiyete-3.jpg


Anksiyete bozukluklarında en sık tercih edilen tedavi yöntemleri antidepresan kullanımı ve psikoterapi uygulamalarıdır.

Anksiyete bozuklularının tedavisinde en sık kullanılan psikoterapi uygulamaları konuşma terapisi ve bilişsel davranışçı terapi uygulamalarıdır. Bilişsel davranışçı terapi kişilerde anksiyeteye yol açan düşünce kalıplarını yeniden irdelemelerine ve farklı davranış alışkanlıkları edinmelerine olanak sağlayan bir psikoterapi türüdür.

Bir anksiyete bozukluğunuz olduğunu düşünüyorsanız...​

Bir anksiyete bozukluğunuz olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki durumlarda uzman bir psikoterapist ile görüşmeyi tercih edebilirsiniz;
  • Fazla kaygılı olduğunuzu düşünüyorsanız ve bu durum iş, aile ve özel yaşamınızı etkilemeye başladıysa
  • Yaşadığınız korku, kaygı ve anksiyetenin kontrolünüzden çıktığını hissetmeye başladıysanız
  • Kendinizi depresyonda hissetmeye başladıysanız, alkol ya da uyuşturucu kullanımı başladıysa
  • Yaşadığınız kaygıların fiziksel bir sağlık sorunu nedeniyle olabileceğini düşünüyorsanız
  • İntihar ya da ölüm ile ilgili düşünceleriniz başladıysa

Anksiyete bozukluklarının yol açabileceği komplikasyonlar​

Anksiyete bozuklukları kişilerde kaygı düzeylerindeki artışın yanı sıra uygun tedavi yöntemleri uygulanmadığı taktirde aşağıdaki komplikasyonlara da neden olabilir;
  • Depresyon ve diğer mental sağlık sorunları
  • Madde kullanımı
  • Uyku problemleri
  • Hazım ve bağırsak problemleri
  • Baş ağrıları ve kronik ağrılar
  • Sosyal izolasyon
  • İş yerinde ya da okulda performans düşüklüğü
  • Yaşam kalitesinde düşüş
  • İntihar

Anksiyete ataklarına karşı ne yapabilirim?​

  • Hangi tür bir anksiyete bozukluğu yaşadığınızı, belirtilerini ve özelliklerini öğrenin.
  • Mutlaka bir psikoterapist ile görüşmeye başlayın.
  • Anksiyetenin sağlığınızı hem psikolojik hem fiziksel olarak etkileyen bütünsel bir rahatsızlık olduğunu unutmayın.
  • Anksiyete atağı yaşadığınızı anladığınız anda sizi destekleyen kişilerle iletişime geçin.
  • Vücudunuzu düzenli olarak hareket ettirin, oturma sürenizi bir saatten uzun tutmayın.
  • Vücudunuzun ihtiyacı olan uykuyu aldığından emin olun, gece uykunuzun bölünmemesine dikkat edin.
  • Rahatlama tekniklerini öğrenin.

Kaynak:
https://www.psikologofisi.com
https://tr.wikipedia.org/wiki/Anksiyete
 
Bilgilendirici bir yazı olmuş.
 
Bunlar da ilginizi çekebilir...
GyroBee Nedir?
  • Ugur
  • Ugur,
  • Ansiklopedi
  • 0    51
Su Jeti (Waterjet) Nedir?
  • BULUT
  • BULUT,
  • Ansiklopedi
  • 3    87
Karpit Lambası Nedir?
  • Ugur
  • Ugur,
  • Ansiklopedi
  • 0    141
Dünyanın Yaşayan En Büyük Canlı Organizması Nedir?
  • Ugur
  • Ugur,
  • Genel Kültür
  • 1    92
Geri