muhtazaf

  1. Şimdi Sorayım!

    Şimdi Sorayım! Berhudar ol efendim senin yoluna toprak olayım, Sen vardın sahabelerinin yanında kurban olayım, Sen gülsün ümmetinin yanında ümmetin olayım, Şimdi sorayım bu halimizle biz Müslüman olabildik mi? Senin her kararında Kur’an’dan tevhitten izler vardır, Bütün yaşamında hakikaten...
  2. Yanan ateşe....

    Yanan ateşe.... Derbederim çaresizim vicdanımla yanarım, Irkçılık hastalığı ile figan eder ben bizarım, Acımasız taş kesilmiş duygusuz ben sızlarım, Yanan ateşe adamlar gelmiş benzin döküyor. Sükuneti rehavete çevirmiş bakarak sırıtıyor, Sonra şaka yapmış güya ahlaksızca kırıtıyor, Güya hayatı...
  3. Karışık Hisler

    Karışık hisler. Bayram olsaydı içinde ebeveynim sevdiklerim, Bayram olsaydı içinde dedelerim ninelerim, Bayram olsaydı içinde bütün çocuklarım, Bayram olsaydı içinde benim çocukluklarım. İçimde bir hüzün ağlamakla sevinçlerim, Kaybettiklerim nede kıymetli heveslerim, Yokluklar yalnızlıkları...
  4. Elveda!

    Elveda... Ramazan bir genç gibi dinç geldin, Bize ruhen ve bedenen ışık verdin, Hayatımıza güzel bir düzen verdin, Bütün Müslümanlar seni çok sevdi. Elveda ey Şehr-i Ramazan elveda, Elveda gönüle dokunan ay elveda, Elveda affedilmeye sebep ay elveda, Elveda Rabbimin bize hediyesi elveda. Yaz...
  5. Günahkâr bu kullarını affet...

    Günahkâr bu kullarını affet Ne garip yapayalnız bir haldeyiz, Halimizi anlamadığımız yerdeyiz, Bir hicran var içimde bir serdeyiz, Rabbim bize mağfiret ve hidayet ver. Dünyaya bakıyorum hep isyandayız, Rahmana teslim olmadık ziyandayız, Kafamız yerinde değil ta fizandayız, Rabbim bize mağfiret...
  6. Gönlüme bir sultan olmuştun!

    Gönlüme bir sultan olmuştun! Bir 18 Mayıs günü dünyaya gelmiştin, Gönlüme bir sultan olmuştun sen gülüm. Kızım seni öyle ne kadar çok sevmiştim, Gönlüme bir sultan olmuştun sen gülüm. Demek ki aşırı sevdin mi alıyor mevlâm, Kul olmamızı öğretiyor bizlere islâm, Rahman sevdiklerini sevdiğiyle...
  7. Rabbim!

    Rabbim! Doğ gönlüme nuru tevhidi dini islâm, Nurunla rahmetinle geleyim Rabbim, Bir lahza tefekkür ile seni anayım Rabbim. Nefsime izninle pranga vurayım Rabbim. Dillerim çözülsün seni zikretsin durmadan, Yüreğim coşsun ismini andıkça Allah'ım, Emrettiğin gibi senin kulun olayım Rabbim, Nefsime...
  8. Olsun be gülüm...

    Olsun be Gülüm Gözünün önündeydim saymadın, Sana ne söyledi isem inanmadın, Bütün doğruları dizdim duymadın, Olsun be gülüm senin canın sağolsun. Hakikat bahçesine bakan gülleri derer, Yüreğinden gelen selamı alır hakka erer, Boşuna herkesin kalbini zehri ile üzer, Olsun be gülüm senin canın...
  9. Kul Olalım!

    Kul olalım.. Ufukta şafak attı gün yakın güneş yakın, Ayın mehtabı bitti asıl nur geliyor akın akın, Bilmiyorlar Kur'an da ne diyor sana Rabbın, Kullarımın Mevlasıyım siz şirkten sakının. Kapkara geceler nura en yakın olan zamandır, Düşünsene her bastığın yerde yatan atandır, Bu dava sancağı...
  10. Utanır oldum!

    Utanır oldum! Seher vakti bütün kuşlar öterdi, Yedi gökten türlü rahmet yağardı, Müslümanlar 5 vakit namaz kılardı, Şimdi müslümanlar sanki dünyalı oldu. Medine’den dağıldılar sahabeler tekbirle, Şam’da ilk duraktı duyurdular bin tekbirle, İran Türkistan şimali Afrika Endülüs derken, İslam’ın...
  11. Bırak bu dünyada böyle geçsin

    Bırak bu dünyada böyle geçsin Şu garip dünya hayatında yalnızım öksüzüm, Ah feryat figan yıkılmışım ağlar be iki gözüm, Halimi arz ederim lakin kimse duymaz sözüm, Bırak bu dünyada böyle geçsin susalım özüm. Yüreğimde bir fırtınadır durmadan eser durur, Gök kubbeden yeryüzüne kayan yıldızlar...
  12. Ah eski güzel günler

    Ah eski güzel günler Şimdi insanlarda bencillik varmış, İmtihan olurken sokaklar darmış, Yazları kış olmuş kışları yazmış, Ne sabırsız olduk kar ile boran. Cinsiyetleri sahte edaları sahte, Tükürdüler verdikleri her ahte, Ne hale geldik kardeşim vah be, Ne insanlık kaldı nede hayvanlık...
  13. Bir virüse yenildik

    Bir virüse yenildik Dur desen dinlemez duymaz bir toplum olduk, Sev desen sevmeyen kindar bir toplum olduk, Say desen saymayan küstah bir toplum olduk, Artık nereye gidiyoruz derken bir virüse yenildik. İnsan hiç olduğunu bilmeli bunu öğrenmelisin, Hayat sana emanet imtihan olduğunu bilmelisin...
  14. Aşk deyince | Muhtazaf

    Aşk deyinceAşk Deyince Aşk deyince hatıralarına saygı duy eğil, Aşka boyun eğmemek senin elinde değil, Aşk kitaplara yazıldığı gibi hiç değil, Aşkın kıymetini her zaman bil oğlum. Aşk Allah’a hasretin yüreğindeki ateşi, Aşk yaratılan insanların yürekteki nakışı, Aşk insanın dünyayı bir kenara...
  15. Zaman!

    Zaman! Zaman, ben doğduğumda, sanki beni eskitmek için vardı, Yollarda yürüyen insanların, birbirlerine yürekleri dardı, Aslında, hepsinin birilerine, ızdırapları, güvenleri, hayalleri vardı, Zaman, bu dünyanın, bizi kısıtlayan yaşama kurallarıydı. Rüzgâr beni kovalarken, ben durmadan...
  16. Sıladan serzeniş…

    Sıladan serzeniş… Sılamdan dostlara ulaşmak zor değil gönülden selamı ilettim bile. Hoş olan yüreginizde, sıcacık dostluklar varken, dünyayı elimle ittim bile. Kederde, üzüntüde yalnız değilsem, düşmanlıkları, körelttim bile. Huzura varmada, yoksa zorluğum, secdede aşkımı, söyledim bile...
  17. Bir Vatanım var!

    Bir Vatanım var! Canı gönülden, kalbimi verdim, Vatan, bayrak dedim, çok sevdim. Nice, koçyiğitler canını verdi, Yüreklerdeki sevda, hakka erdi. Bu sevda, bilene en mutluluktur, Bu sevdadan, başkası yoktur. Yıkılır kaleler, şer olan görünür, Davası olan, davası için ölür. Bir vatanımız...
  18. Aslında elinde!

    Aslında elinde! Fırtınalar esiyor, dünya yüzünde, İnsanlar, rutin bir hayatın peşinde, Binlerce projeleri var, beyninde, Ölümü unutmuşlar, ayakları zeminde, Ah, daha zaman çok, duruyor yerinde, Diye düşüne dursun, doğruluk elinde, Lâkin, dünya ağır basıyor yüreğinde... M.S.A.
  19. Ömür Geçer!

    Ömür Geçer! Rızaı ilâhi için, kesinlikle çalışmaz, Karşılığı maddedir, hatır sorulmaz, Kafasını ilime, hikmete, yormaz, Sonrada, ah ile, vah ile, geçer ömrün. Çenesi güçlüdür, düşünmeden konuşur, Hep haklıdır, herkezle durmaz savaşır, İnsanlarla, istediği şeyler olmazsa, bozuşur, Sonrada, ah...
  20. Sonun kara toprak!

    Sonun kara toprak! Kurulmuş taht gibi, masajlı koltuğuna, Ölmeyecekmiş gibi , uzanmış yatağına, Aslında, ölüm ağını atmış, sevdiği ruhuna, Ne kadar benlik etsende, sonun kara toprak. Ruh, bir nefeslik, nefis ise, bir anlık, Bilmeyen varmıki, nefes bir çekimlik, Birde duymuşlarki, çocuklar...
Üst