Gül ayında,Gül kokan bir konu; Dünya Ne Zaman Gülistan Olur?

deniz feneri

Super Moderator

Gül ayında,Gül kokan bir konu; Dünya Ne Zaman Gülistan Olur?


"Resul-ü Zişan Efendimiz (sallALLAHu aleyhi vesellem) buyuruyor: "Benim kokumu duymak isteyen, kırmızı gül koklasın."
Güllerin kokusunu aldıkları, insanların en güzeli, o kadar güzeldi ki; kainattaki bütün güzellikleri, 'Cemal' isminden küçücük bir tecelliyle var eden Yüce Mevla; o gül kokuluya 'Habibim' yani 'Çok sevdiğim' diye hitap buyuruyordu.
Asırlar boyunca, O Habib'in sünnetine tam ittiba edenler; hep O'nun gibi güzel koktular; etraflarına hep güzellikler saçtılar. Çünkü o koku, Cemal sahibi Mevla'dan gelen kokudur. Kim Mevla'ya manen yaklaşırsa, o kokudan pay alır...
Asırlar boyunca Anadolu'yu, Türkistan'ı, Bağdat'ı, Medine'yi, bütün İslam coğrafyasını mekan tutan Beyazıd-ı Bestamlar, Cüneyd-i Bağdadi'ler, Şah-ı Nakşibend'ler, İmam-ı Rabbani'ler, Ahmed Yesevi'ler, Mevlana'lar, Yunus'lar (kaddesALLAHu esrarahum) hep gül gibi kokarlardı. O kokularını, bütün siretleriyle, sûretleriyle taklit ettikleri MUHAMMED Mustafa (sallALLAHu aleyhi vesellem)'den alıyorlardı.
O zamanlar, İslam toprakları bir baştan bir başa sanki gülistan idi. O gülistanda hep güller biterdi. O gülistanda gezenler hep gül kokardı...
Şimdi İslam toprakları, diken bahçesine döndü. Artık manevi güller, gül kokulular yok denecek kadar az... Güzel kokular da nadirata düştü. Müslümanlar MUHAMMED Mustafa'yı (sallALLAHu aleyhi vesellem) unuttu unutalı, dikenli tarlalara mahkum oldular. Ruh dünyası çoraklaştı. Kalpler karanlığa mahkum oldu...
..
Şimdi bir baştan bir başa, kaktüslerin doldurduğu bu çölleşen vatanı, Gülistan'a döndürmek için MUHAMMED Mustafa (sallALLAHu aleyhi vesellem)in hayat ve saadet kaynağı sünnetine sarılmak zamanı geldi...''
...
Vakit baharı yaşama vakti değil midir gayrı..Çöllerin o güle hasretini bir nebze olsun giderme vakti değil midir,bir "gül suyu'' serinliği ile..
Evet Gül'ümüz ( sallALLAHü aleyhi ve sellem)bir başka diyarın gülistanında artık.. Artık sadece sâlih/a aşıklarının rüya bahçelerinde gösteriyor gül cemalini..
Şimdi, O gideli çölleşmiş bir dünyadır içinde yaşadığımız.Şimdi o Gül'den ("Ona binler selâm'') gelecek bir ab-ı hayat rahmetidir muhtaçlığımız..
Gül .. Yok artık bu gülistanda... Dünya da artık nasipsiz gül bahçelerini gülistan yapan Gül'den...
Öyleyse vakit gelmedi mi daha.. Dünyayı gülistan etme vakti ... Ne duruyoruz hâlâ.. Büyükler ; "Gül mevsimi geçince,gülün kokusunu nereden alacağız'' diye sorarlar..
Öyle ya..Gül mevsimi geçti..Gülistan yok oldu.. Vakt-i Hazandır şimdi gül bahçelerinin mevsimi..Şimdi bülbül inler oldu , Gül'ü göçeli gülistanından.. Bitmeyen bir hasret,dinmeyen bir elem değil midir onu böyle acı acı çağlatan..
Ey bülbül.. Gül sevdalılarının özlemine de mi ses olursun ki asırlar geçmiş hâlâ susmassın.
Ah bülbül.. Ey Gül sevdasına,Gül'ü görmeden tutulan Gül nasiplisi..
Sen söyle,vakit gelmedi mi daha..?
Dünyayı gülistan etme vakti.. Hani o gül göçünce bu gülistandan , onun aşıkları bir şebnem olup da düşüverdi ya gül bahçelerinde garip kalan gülcükler üzerine..
Hani şebnem olup yağışları onları bir''gül suyu^^hâline getiriverdi ya.. İşte vakit gül sularıyla olma vakti.. Vakit 'gül sularıyla " bezenme vakti.. Vakit; benzeme vakti...
cevap olmuyor mu bu sözler, büyüklerin ; "Gül mevsimi geçince gülün kokusunu nereden alacağız?'' ,sorusuna..
Dostum...
Sen söyle şimdi.. "Gül mevsimi geçince;gülün kokusunu nereden alacağız''?
Gül sularından değil mi..?
Şüphesiz ki onlardan..
Onların her biri,Gül sevdalısı idi. Gülün kokusunu çeke çeke bir gül suyu hâline getirdi onları Gül'ü Yaratan( "Şanı en yüce olan'')
" Yok ki... Gittiler.. Onlarda terk ettiler Gül gidince buralardan'' mı diyorsun a bülbül?
Bilmez misin ki gül suyundan o Gül'ün kokusunu duymak için ;önce Gül'E,sonra da gül sularına gönül vermek gerektir..
Şimdi vakit gül sularını anlama vakti.. Vakit Gül'e olan hasretimizi, gül kokusuna olan muhtaçlığımı onlarla teskin etme vakti..
Şimdi var git,o gül sularının meclislerinde bulun dostum..Bulun ki birinci surun üflenmesiyle başlayan ölüşün 2.bir surla hayat bulsun..
"O gül suları ki ; zamanın İsraf'ilidir'' dostum ..
"Gerçek ölü kimdir?'' Arifler cevap veriyor; "ALLAH'ın velilerinden habersiz yaşayanlardır.''
Şimdi söyle bana; ölü müsün .?Yoksa diri kalmayı başarabildi mi ruhun,Gül gidince çöle dönen gülistanda?
Evet diyorsan ne mutlu sana.. Sen ne güzel bir yoldasın o zaman dostum.. Ama bihabersiz isen, inkar edercesine bir hayat sürmekteysen; "Alimler,peygamberlerin varisleridir'' hadis-i mübareğini...İşte o zaman.... Yazık sana !..
Gel .. Gel şimdi en fazla muhtaç olduğun demdir,ab-ı hayat yudumlamaya..Gel şimdi meclisi ârifanlara...
Zira sureten yaşamış görünürsün ne fark eder ,sireten ölmüşsün sen !..
Gel şimdi.. Gel ,hazana uğrattığın gönlüne gül suları serpelim..Serpelim de bizde cennet ağaçlarının gölgesinde dinlenelim,onlarla beraber olup...
Hani buyuruyor ya Gül (SallALLAHü aleyhi ve sellem);
"Cennet ağaçlarının(ALLAH dostlarının) altında(gölgesinde) oturunuz...
Haydi o zaman..Bak bu davet Gülün rahmetine hasret bu garip aşıktan değil..Bu davet O'ndan..Gül'den bu davet..
Ne bekliyorsun o zaman..Gelsene dostum..Gel sen de gülistana su götürenlerden ol .. (-Sâlat okuyanlardan -)
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst