Sarnıç Nedir?

Ugur

Administrator
Sarnıç, içinde su biriktirmek için yer altında yapılan depodur. Sarnıçlar genellikle yağmur suyunu depolamak için inşa edilmiştir. Ayrıca gemilerde saçtan yapılmış tatlı su deposuna da sarnıç denir.

Pavurallakonda'da (Hindistan) Eski Budistler tarafından kayaya oyulmuş sarnıç
Eskiden evlerin bodrum katlarındaki küçük sarnıçlarda, damdan alınan yağmur suyu biriktirilirdi. Daha eski dönemlerde de suyu bir mahalle ya da kent halkı tarafından kullanılmak üzere, çok daha büyük boyutlarda sarnıçlar yapılırdı.

Arkeolojik kazılarda Antik Çağ'da Anadolu'da, dağ kalelerinde, su gereksiniminin sarnıçlarla karşılandığını gösteren buluntulara rastlanmıştır. Bizans döneminde sarnıç yapımına büyük önem verilmiş; sarnıçların en ünlülerinin yer aldığı İstanbul'daki üzeri tümüyle kapalı sarnıçlar bulunduğu gibi, büyük bir havuz görünümünde açık sarnıçlar yapılmıştır. Bu sarnıçlara su kent dışındaki kaynak ve göllerden su kemerleriyle getirilirdi. İstanbul'da günümüze değin kalmış sarnıçların en büyük ve ünlüleri her ikisi de Sultanahmet semtinde bulunan Binbirdirek (Philoksenos) Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı sarnıçlarıdır.

Ayrıca Fındıkzade, Çarşamba ve Karagümrük semtlerinde de açık sarnıçlar vardır. Osmanlı döneminde bu açık sarnıçlar bostan olarak kullanıldığı için “çukurbostan" adıyla anılmıştır. Karagümrük'teki açık sarnıç ise bugün futbol sahası olarak kullanılmaktadır.

Yerebatan Sarnıcı​

Yerebatan Sarnıcı
Yerebatan Sarnıcı İstanbul'daki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır.

Hâlihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı, müze olmanın yanında ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Binbirdirek Sarnıcı​

Binbirdirek Sarnıcı
Binbirdirek Sarnıcı, İstanbul'daki ikinci büyük sarnıçtır. Antik Bizans kaynaklarına göre 4. yüzyılda yapılmıştır. İçinde 224 sütun bulunan, 3584 m2 büyüklüğündeki sarnıç zamanla kurumuş ve 16. yüzyıldan itibaren atölye olarak kullanılmıştır.

Sarnıçtaki sütunlar, üst üste bindirilmiş iki gövdeden meydana gelmekte, üstlerinde hiçbir işleme bulunmayan kesik piramit biçiminde başlıklar bulunmaktadır. Sütun gövdelerine işlenmiş Yunan harflerinin, sarnıcın yapımında çalışan ve sütunları işleyen taşçıların işaretleri olduğu bilinir. Hipodromun batısında yer alır. Yakın yıllarda temizlenerek yanından geçen yola bir galeri ile bağlanmıştır. Kolay gezilen, enteresan ve güzel bir diğer ziyaret yerine dönüştürülen sarnıç 64 x 56 metre boyutundadır. Tarihte yaptırıcısının adı Philoksenos diye anılan eser 4. yüzyıl. Büyük Konstantin devrinden kalmadır. 224 Adet orijinal sütundan 212 adedi günümüze gelmiştir. Kalın duvarların çevrelediği mekanın tuğla tonozları, bunları taşıyan, bir ara bölme ile bindirilmiş çifte sütünlar ve işlemesiz başlıkları enteresan görüntüler sergilemektedir. Küçüksatış reyonları kafe ve sergi alanları ile sarnıcın ortasında yer alan, sütunların orijinal boyunun görülebildiği çukur bölüm, tadilat sırasında yapılmışlardır.

Şerefiye Sarnıcı​

Şerefiye Sarnıcı
Şerefiye Sarnıcı İstanbul'un aşağısında uzanan pek çok antik sarnıçlardan biridir. Modern giriş Fatih Piyer Loti Caddesi'ndedir.

Sarnıç 428 ve 443 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından, Bozdoğan Kemeri vasıtasıyla su depolamasını sağlamak amacıyla inşa edildi. Bozdoğan Kemeri, Theodosius tarafından antik Yunan ve Roma'da Nemf'e adanan anıt olan "Nymphaeum", "Zeuksippos Banyoları" (100-200 arasında inşa edilen ve 532 tarihindeki "Nika ayaklanması"nda tahrip olan ve daha sonra yeniden inşa edilen) ve "Büyük Saray"a yeniden dağıtıldı. Bu yeniden dağıtma işlemi Şerefiye Sarnıçı'nın yapımına öncülük etti.

Alan ebatları yaklaşık 45x25 metre olup, çatı 9 metre yüksekliğinde 32 adet mermer kolon tarafından desteklenir.

Eski belediye konservatuvarı şimdi Eminönü Belediyesi olan binanın hemen altında yer alır. Yakın zamana kadar pek bilinmeyen bir yapıdır. Sütun sayısı ve yüzölçümü, Yerebatan ve Binbirdirek sarnıçlarından daha az olup kapsamlı bir araştırma yapılmamasından, hakkında kapıda bulunan tabeladaki kısa bilgi dışında çok bir bilgi yoktur. Yaklaşık 1565 yıllık yapı Constantinus ve Theodosius sarnıcı olarak da anılsa da genellikle Şerefiye ismi kullanılmaktadır. Alınan kararla yakın bir zamanda üzerindeki bina kaldırılıp sarnıç restore edilecek ve üzeri yeşil alan olarak düzenlenecektir.

Yerebatan ve Binbirdirek Sarnıçları arasındaki bağlantı gibi bu sarnıcında Binbirdirek Sarnıcına bağlantılı olduğu tespit edilmiş ama bu konuda henüz ayrıntılı bir çalışma yapılmamıştır.

Yapı, Yerebatan Sarnıcı ve Binbirdirek Sarnıcı'na benzer olup, genel ziyarete açıktır.

Tekir Ambarı​

Tekir Ambarı

Tekir Ambarı, Silifke Kalesi'nin eteğinde, Bizanslılardan kalma su deposudur. 46 m uzunluğunda, 23 m genişliğinde ve 14 m derinliğinde olup, içine doğu köşesindeki helezonik merdivenle inilmektedir. Anadolu sarnıç mimarisinde örneği az görülen Tekir Ambarı su sarnıcının tüm duvarları su sızmasını önlemek ve ayrıca anıtsal bir özellik vermek için düzgün kesme taslarla desteklenmiş, uzun kenarında 8, kısa kenarında 5 yuvarlak kemerli niş oluşturulmuştur.

Modern sarnıç​

Modern bir sarnıç

Modern sarnıç, çoğu kez silindirsel bir tonozla örtülü dik bir koşutyüzlü ya da yatay bir silindir biçimindedir. Modern sarnıçlar, kapasiteleri birkaç litreden binlerce metreküpe kadar değişmekte ve etkili bir şekilde kapalı rezervuarlar oluşturmaktadır.

Sarnıçlarda bir su giriş deliği, bir pompalama deliği, bakım çalışmalarını kolaylaştıran bir “insan giriş deliği" ve bir savak bulunur. Kimi sarnıçlar daha küçük ikinci bir sarnıçla ya da bir filtreyle korunur.
 
Son düzenleme:
Üst