Tank Nedir? Tarihçesi ve Dünyanın En Pahalı ve Güçlü Tankları

MURATS44

topragizbiz.com
16 Nis 2013
5,119
606
113
Tankın Doğuşu

İlk çağlardan beri insanlar darbe tesiri yapacak, dehşet saçacak tahripkar savaşaraçları bulmak için devamlı çaba göstermişlerdir. Bunların çeşitli sonuçlarını, devirlerinin basit teknolojilerine göre de olsa eski Çinlilerde, Asurlularda, Mısırlılarda,Romalılarda iki tekerlekli hafif savaş arabaları, kapalı savaş arabaları, orta çağın zırhlışövalyeleri ve ağır süvarisi şeklinde görebiliyoruz. Hannibal ve Timur'un filleri de bugünün tankları gibi kullanılıyordu.

Hannibal'ın Savaşçı Filleri

Rönesans İtalya'sının meşhur büyük sanatçısı Leonardo da Vinci, üstün hayalgücü ve başarılı çizimleriyle modern tankın ve zırhlı aracın bir taslağını ortaya koyabilmiş ve kullanılmasını da aynen şöyle açıklamıştır: “Kapalı, emniyetli ve tahribigüç savaş arabaları yapıyorum. Bunlar toplarıyla ateş ederek ilerlediklerinde enkuvvetli düşman safları dahi çözülerek geri çekilmek zorunda kalacaktır. Bunlarınarkasından kendi piyademiz emniyetle ve mukavemetsiz ilerleyebilecektir”

Leonardo Da Vinci'nin Tasarladığı Oraklı Araba

Yüzyıllar boyunca bir çok askeri ve sivil şahıs Leonardo da Vinci gibi kesinsonuç silâhları yapmaya çalıştılar.

1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başladığında taraflar tamamıyla klasikhareket konseptine bağlı idiler ve o zamana kadar ortaya çıkmış seri ateşli toplar ve geliştirilmiş makineli tüfekler gibi modern silâhların bu askeri harekât karakterini büyükölçüde etkilemeyeceği düşünülüyordu.

1914 yılında savaşa girildiğinde hasım taraflarda bu mücadelenin yıllar, aylardeğil sadece haftalar içerisinde bitirileceğine dair genel bir inanış vardı. Fakat Fransa'nın kısa zamanda yenilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmış olanSCHLIEFFEN PLÂNI (Şiflen Plânı), yapımcısının istediği şekilde uygulanamayıp Almanların MARNE' de durdurulması ve Fransa'nın mağlup edilememesi cephedebüyük bir durgunluk yarattı ve İsviçre sınırından başlayıp Manş Denizi kıyılarına kadaruzanan karşılıklı siper sistemi ile çarpışmalar değişik bir şekil alarak 20 'inci Yüzyılınilk büyük savaş gerçeği kendisini gösterdi. Siper harbi ile her iki taraf için çok zayiatlı,çok kanlı bir dönem başlayarak savaş dört yıl devam etti.

Kasım 1914 sonunda, savaşın başlamasından üç ay sonra İngiliz ve Fransızzayiatı bir milyon insana yaklaşmıştı. 1915 sonbaharına doğru ise, süvarinin yarma harekâtı için kullanılmasında ısrar ediliyordu.

Bu görüşlerle 1915 sonuna kadar karşılıklı topçu düellosu ile düşman tahkimatve makineli tüfek yuvalarının tahribiyle vakit geçirildi. Bu sırada Yb.Swinton 'un gayretleri sona yaklaşıyordu. Swinton, Fransa'daki muharebelere katılmış ve harekâtimkânlarını kaybetmiş orduların ataletini, mevzi harbinin insan ve malzeme yutanmüthiş bir ejder olduğunu müşahede etmişti. Onun harpten evvel düşünüp uygulamayakoyamadığı “Kara Destroyeri” fikrini, Harbiye Nezaretine, generallere kabulettirebilmek için mücadelesine Churchill destek olmuştu. Swinton geniş bir mühendisve teknisyen kadrosuyla ilk tankın şekil ve evsafını tespit etmiş ve üretime degeçilmişti.

İlk Tank Prototipi - Little Willie

Eylül 1915'te ilk tankın tecrübesi Wembly Parkta (Vembli Park) yapılmış vetecrübe olumlu sonuçlanmıştı. Şimdi bu cisme bir isim bulmak gerekiyordu. Birçok isimler teklif edilmiş ve sonuçta gizlilik bakımından en uygun olan TANK ismi uygungörülmüştür. Bisley'de Siberie Camp (Siberya Kamp) bölgesinde ilk tank eğitim sahasıkuruldu. Mürettebat, ordu birlikleri içinden ve gönüllüler arasından seçildi. Bumürettebat ne için seçildiklerini ve geldiklerini bilmiyorlardı. Zira henüz ortadakullanacakları silâhları yoktu. İlk eğitim programları piyadecilik, makineli tüfek,haritacılık, motor tekniği ve 6 paundluk topun kullanılması idi. İlk tank “Mark 1” eğitim merkezine geldiği zaman gönüllülerin bir çoğu bu cismi gördüktensonra bu sınıfa geçmeyi reddettiler. Onlar bu biçimsiz demir kitlesinin yürüyeceğindenbile şüphe ediyorlardı. Bununla beraber ilk teşkilat kurulmaya başlandı ve bu sınıfa“Motorlu Makineli tüfek” adı verildi. 27 Temmuz 1917 yılından itibaren bu sınıfın adı atılmıştır.

Savaşan İlk Tank - Mark I

M1 Tankı :

Üretim Tarihi1915Mürettebatı8 KişiSilâhları1 adet 6 paund'luk top, 4 adet Ağ.Mk.Tf.Zırh Kalınlığı6-12 mm.Uzunluk9,75 m.Genişlik4,15 m.Yükseklik2,45 m.Ağırlık 31 ton.Motor105 beygir.Hareket Sıası12 mil (53 Galon ile).

Tankın İlk Kullanımı:

15 Eylül 1916 sabahı Almanlar, mevzilerini çevreleyen sıralar halindeki telörgülerin ve ölüm kusan makineli tüfeklerin emniyeti altında ve aşılmaz zannettikleri mevzilerinde baskına uğramışlardı. Sabahın erken saatlerinde, hafif puslu bir havada, içisu dolu bir mermi çukurunda, uykusuzluktan ve yorgunluktan bitkin bir halde bulunangözcü Fritch'i, bir hadise canlandırmıştı. Gözlerine inanamıyordu. Asap bozan madenigürültüler ve yaklaştıkça büyüyen cisimlerin çukur, hendek, çamur, tel örgü dinlemedenilerlemekte olduklarını hayret ve şaşkınlıkla seyrediyordu. Derhal telefonuna sarıldı,gördüklerini anlatmak istedi. Onunla alay ettiler. Nöbet yerini terk ederek gördüklerinişifahi olarak anlatmak istedi. Onu korkaklıkla itham ettiler. Çaresiz bu ejderhalarıbekledi ve kısa bir süre sonra Fritch ve yüzlerce arkadaşı bu amansız silâhların paletlerialtında can verdiler. Bu insanlar, çamur ve cesetler arasında ilerleyen, harp tarihindebüyük bir inkılap yaratan yeni bir harp vasıtasıyla; “TANK” ile tanışmışlardı.

İngilizlerin kısmen eğitim ve teşkilatı tamamlanmış iki tank bölüğü Fransa'yageçirilmişti. 10 Eylül 1916 günü bu tanklar trenlerle SOMME cephesine yakın LOOP istasyonuna indirilmişlerdi. Bu istasyon cepheye 10 mil kadar uzaklıkta idi. İndirmegeceleyin yapılmış ve birlik önceden keşfedilmeyen ve bu birlik tarafından bilinmeyenbir bölgede toplanmıştı. Ertesi gün taarruzun hazırlanması amacıyla bu bölüklerinkomutanları cephedeki kolordu ve tümen komutanlarını ziyaret etmişlerdir.

Maksat düşman durumu ve arazi hakkında bilgi edinmek ve taarruzuplânlamaktı. Fakat bölük komutanları isteklerini anlatacak ne bir komutan ne de bir karargâh subayı bulamadılar. Başkomutanlığın emriyle bir konferans gerçekleştirildi.Muhtelif sınıf subaylarından ve komutanlarından müteşekkil bu konferansta tanksubaylarına piyadenin taarruz ve topçunun destek plânları şifahi olarak anlatıldı vetankların piyadenin taarruz saatinden bir buçuk saat önce harekete geçmeleri kararlaştırıldı. Bulunulan bölge tank subayları tarafından bilinmiyordu. Ellerinde bölgenin haritası dahi yoktu. Bu şartlar altında tank subaylarının tek yapabildikleri iş şoförlere görülebilen arazi kısımlarını göstermek olmuştur.

14-15 Eylül gecesi tanklar taarruz mevziine yaklaşmak için toplanma bölgesini terk ederek bilinmeyen bir arazide güçlükle ilerlemiştir. Birçok tank yolda arızalanmış ve bu sebeple 49 tanktan ancak 32 tanesi cepheye varabilmişti. Cepheye 32 tankın varışı evvelce 49 tanka göre yapılmış olan plânın değiştirilmesini gerektirmiş ve 17 tank 14'üncü ve 15'inci kolordulara, 8 tank 30'uncu kolorduya verilmiş ve 7 tank da ihtiyat kuvvetlerine tahsis edilmişti.

Tanklar piyadenin taarruz saatinden bir buçuk saat evvel harekete geçmişti. Düşman cephesi kısa bir zamanda yarılmış ve birkaç mil geriye atılmıştı. Fakat ne yazık ki bu ejderlerin de takati burada tükeniyordu; çünkü benzinleri azalmıştı. Bütün bunlara rağmen, bu ilk tank taarruzu bir tank taktiğinin doğmasına sebep olmuştu.

Her ne kadar bu silâh baskın tesiri yapmış ve ümit edilmeyen az bir zayiatla, Alman cephesinin sınırlı bir kısmını yarabilmişse de istenilen netice tam olarak şu sebeplerle elde edilememişti;
  • Personelin yetersiz eğitim görmüş olması,
  • Tankın hareket sığasının azlığı,
  • Teknik bakımdan kullanma güçlüğü,
  • Tankın kullanılması için bir taktik tespit edilmiş olmaması,
  • Tankın kitle halinde kullanılmış olmaması.
İlk tank taarruzunu müteakip bir çok askeri yazarlar şu ana fikir etrafında toplanıyorlardı; “İngilizler büyük bir askeri baskın imkânını kaybetmişlerdir. Eğer bu silâh çok miktarda ve zamanında kullanılabilseydi harbin seyri de değişebilirdi.”

Bu görüşlerin gerçeğe uygun olduğu kabul edilebilir. Ancak tankın ilk yaratıcısı olan Yb.Swinton'un bu silâhın muharebeye sokulması için bir müddet daha tatbikatlarda denenmesi düşüncesi İngiliz generallerince kabul edilmemiştir. Generaller:

“Böyle bir silâh dost arazisinde değil, gerçek muharebede ve düşmana karşı tecrübe edilmelidir” tezini savunarak Yb.Swinton'u susturmuşlardır.

Almanlar ise taarruzdan üç ay sonrasına kadar dahi bu taarruzun tesirinden kurtulamamışlardı. Böyle bir silâha karşı aynı tip bir silâhla karşı koymak fikrini çok geç ele aldılar. Almanları buna sevk eden ana fikir, onların harbin birkaç ay içinde biteceğine inanmış olmaları idi. Bu sebepledir ki Ocak 1918 tarihine kadar hiçbir teşebbüse geçmemişler ve ancak bu tarihte beş tanklık bir kısmı cepheye sürmüşlerdi. Hatta bu kısmı teftiş eden Mareşal HINDENBURG “Bu araçların fazla bir iş yapacaklarını zannetmiyorum. Fakat madem ki bir defa yapılmış tabiidir ki biz de kullanacağız”demişti. Mareşâlin bu silâh üzerindeki güvensizliği bu sınıfı teşkil eden Alman mürettebat üzerinde çok kötü bir tesir yapmıştı.

Her ne kadar ilk tank taarruzu kısmen başarılı olmuşsa da sevk ve idaredeki hatalar ve eğitim noksanlığı bariz bir şekilde göze çarpıyordu. Cepheye varabilen tanktan piyadeye yol açarak ilerlemelerini sağlamış ve düşman mevzilerinde oldukça önemli tahribat yapmışlardı. 9 tank taarruz eden kuvvetlere katılmamışlarsa da geride kalan mukavemetlerin temizlenmesinde büyük işler başarmışlardı. Geri kalan 9 tank arızalanmış, 5 tanesi de tahrip edilmişti. Görülüyor ki, asıl taarruza katılan 9 tanka rağmen başarılan iş ve alınan netice oldukça iyiydi. Bu taarruzun sonunda şu teknik ve taktik sonuçlara ulaşılmıştır;

  • Tank, etkili bir taktikle kullanılmadığı taktirde bu silâh dramatik bir icattan başka bir mana ifade etmez.
  • Tank taktiği geliştirilmeli ve tanklar kitle halinde kullanılmalıdır.
  • Eğitim önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır. Gerek tank ve gerekse desteklediği birlikler müşterek eğitime tabi tutulmalı ve buna gereken önem verilmelidir.
  • Tank, teknik bakımdan birçok kısımlarıyla ele alınmalı ve geliştirilmelidir.
  • Zırh kalınlığı yeterli değildir.
  • Tankın gerisindeki kuyruklu tekerlekler ağır ve mahzurlu görülmüştür.
  • Tankın hareket sığası çok azdır.
15 Eylül 1916 tarihinde Flers'de Mark-1 tankının kullanılmasını müteakiben, Fransa da ilk defa 16 Nisan 1917 tarihinde Schneider tanklarını Berry Aubac'te ve ardından 5 Mayıs 'ta St. Chamond (Seint Kamond) 'da muharebeye soktu.

Fransız Schneider CA1 Tankı

sonunda İngiltere'de orta tankların serisi olan Whiffet tankı hizmete girdi. Bununağırlığı 14-20 ton ve menzili 100 km idi. Fransa'da 1918 yılında Renault-FT hafiftanklarının seri halinde üretimine başlandı. Fransız ve Amerikan kuvvetleri hemen butanklarla donatıldı. Daha sonra birçok ülkeye yayılan bu tanklar iki dünya savaşıarasındaki devrede zırhlı silâhların temeli olmuştur.

Fransız Renault FT-17 Light Tankı

1918 yılında taarruz hazırlıkları ağırtankların ortaya çıkmasına yol açtı. Bunun Fransız prototipi olan FCM I-A tankınınağırlığı 42 ton idi ve 105 mm topla donatılmıştı. Özellikle FCM II-C tankı 68 tonağırlığında ve Fransa'nın kuzey kanallarından geçebilecek güçteydi. 35 tonluk, 57 mmiki top taşıyan ve 1918'de İngiltere'de üretilen Mark-V tankı 1930'a kadarhizmette kaldı.

Fransız FCM II-C Super Heavy Tankı

1919 barışını izleyen 15 yıl boyunca birçok ülkede başarılı tank modelleriyapıldı, fakat savaş stoklarının bolluğu yüzünden seri üretime geçilmedi. Fransa, taret altında 155 mm'lik top taşıyan bir tankı incelerken, İngiltere 1921'de ilk amfibi tankıçıkardı; ABD ise orijinal ilk tankı Christie (Kristi) 'yi 1931'de üretti. Bu tank 13 tonağırlığında idi ve tekerlek veya palet üzerinde hareket ediyordu.

Amerikan Christie Tankı

üretilen D-1 tankı (47 mm'lik top, 13 ton ağırlık, hızı 18 km/saat) Birinci DünyaSavaşından kalma tankların sonuncusudur. Ancak, bu modelde de bir değişiklik yapılmış ve bir telsiz eklenmiştir. Gerçekten, 1933'de yapılan birçok hafif tank yeni bireğilimi gösterir. Bir ağır makineli tüfekle donatılan ve 10-12 mm kalınlığında zırhlarıbulunan, 3,5 ton ağırlığındaki bu yeni tankların hızı saatte 40-60 km 'ye ulaşmıştı.Bunlar arasında Fiat Ansaldo, İngiliz Vickers ve Fransız Renault tanklarını sayabiliriz.

Fransız  D-1 Tankı

1936 yılında yeniden genel silâhlanma ile İkinci Dünya Savaşınınbaşlangıcında yeni tanklar ortaya çıktı. Bu tanklarda motorlarda gerçekleştirilen gelişmeler ton başına 10 bg 'nün aşılmasını sağladı. Optik aletler daha duyarlı halegetirildi. Hemen hemen bütün tanklara yerleştirilen telsiz, o güne kadar kullanılan flamasisteminin yerini aldı. Bununla birlikte bu tankların yapımında güç (silâh), hız (motor)ve ağırlık (zırh) etkenlerini uzlaştırma amacı güdülmüştü ve bu tanklar birer denemeniteliğindeydi. Bu tanklar arasında 10 tonluk hafif tanklar Renault R-35, R-40, HotchkisH-35, H-39, FCM-36 sayılabilir.

Almanya'da ise önce çok hafif tanklar yapıldı; bunlar sadece ağır makinelitüfekle donatılmıştı. Fakat, İspanya iç savaşında alınan derslerden sonra daha ağır ve daha iyi zırhlandırılmış tankların üretimine başlandı.

37 mm'lik top taşıyan Amerikan M-3 ve M-5 tankları İkinci Dünya Savaşınınikinci yarısında en iyi hafif tanklardı. Bunların gücü ve dolayısıyla ağırlıkları önemli derecede artmıştır. Alman silâhlı kuvvetleri ise Panter ve daha sonra Tiger tanklarınıkullandı. Rusya ise bu konuda başarılarını T-34 tankına borçludur.

Rus T-34 Tankı


T-34 tankısahraya uygundu ve yumuşak toprakta hareket etmeye çok elverişli geniş paletleresahipti. 1944'te 122 mm'lik topla teçhiz edilmiş, kalın zırhlı ve oldukça düşük hızlı Stalintankı ortaya çıktı.

us Stalin Tankı (IS)

Başlangıçta teçhizatı bulunmayan ABD önce Fransız B tankının kötü birkopyası olan Grand tanklarından faydalandı. Sonra seri halinde Sherman Tanklarının üretimini başardı. Bu tank daha sonra çok sayıda, bütün müttefik ordularınayayıldı. Bunlar, Fransız FT ve Rus T-34 tanklarıyla birlikte tank tarihinin en başarılıörneklerinden biridir.

İkinci Dünya Savaşından sonra ordular, yaklaşık olarak 50 tonluk tanklarladonatıldı. Rusya'da Stalin tankları, ABD ve batı ülkelerinde Patton tankları, İngiltere'deCenturion ve Conqueror tankları; bunlar taret içinde 80-112 mm çapında toplarla teçhizedilmiştir ve çoğunda telemetre ve uçaksavar topu bulunur. Aynı yıllarda Almanordusu, Panter'in değişik bir versiyonu olan 40 tonluk tanklarla teçhiz edildi.

1945'den sonra güdümlü mermiler ve çukur imlâ haklı mermiler gibi tankınamansız düşmanı olan iki silâhın ortaya çıkması üzerine tankın değeri tartışma konusu oldu. Fakat nükleer silâhların keşfi tankın gerçek değerini yeniden ortaya koydu.Gerçekten de tank yalnız infilak yelinden, ısı ve ışınımdan korunmayı sağlamaklakalmaz, paletleri sayesinde alt üst olmuş araziden bile geçerek radyoaktif kirliliğe maruzkalan bölgeden hızla uzaklaşabilir.

Muharebe sahnesine 1916'larda çıkarak kullanıldığı ilk günden bu yana artanbir performans ve kapasiteyle 2 'nci Dünya Harbi ve sonrasındaki mahalli harplerin karar silâhı olma özelliğini taşıyan ve zırhlı birlikler kavramının merkezinde yer alantank, özellikle 1970'li yıllarda gelişen tanksavar silâhları karşısında etkinliği açısındantartışılmaya başlanmış ise de, seyyar ateş gücü, darbe etkisi, beka yeteneği gibi belirginve üstün özellikleri sayesinde tercihler tank yönünde ağır basmış, Zırhlı Birliklerdendiğinde akla ilk gelen tank olmuştur.

Kendisine karşı özellikle kullanılan tanksavar silâhları ve diğer silâhlarkarşısında beka yetenekleri açısından yıllardan beri tank lehine olan üstünlüğün bozulmak istenmesi yönünde sarf edilen her türlü gayrete rağmen bu üstünlükbozulmamış, hiçbir silâh tankın sahip olduğu yetenekleri ve onun silâh sistemleri içindeki ayrıcalığına tek başına sahip olamamıştır.

Bununla birlikte, günümüzde süratle gelişen teknolojinin de yardımıyla ZırhlıMuharebe Araçları, Zırhlı Personel Taşıyıcılar, Kundağı Motorlu Top ve Uçaksavarlar ile Roket Sistemleri, Zırhlı Helikopterler, Zırhlı Birlik Harekâtını destekler ve bütünlerhale gelmiştir.

Günümüzde paktların dağılması, dengelerin değişmesi sonucu dünyajeopolitiğindeki süratli ve ani gelişmeler, bölgesel kriz ve çatışma ihtimallerinin daha da artmasına, yeniden elde edilen bağımsızlıklar ise etnik ya da dini kökenli karışıklıklarınçıkmasına neden olmuştur.

Bu karışıklıklar ve çeşitli sebepler sonucu çıkan çatışmalar nedeni ile bir türlüdevamlılığı sağlanamayan barış ve güvenlik ihtiyaçları, sahip olduğu özellikleri itibari ile tankların gelecekteki karar silâhı olmaya devam edeceğini göstermektedir.

Tanklardaki beklenen gelişmeleri yine onun temelini oluşturan ateş gücü, bekayeteneği, komuta kontrol ve hareket yeteneği başlıkları altında incelemenin uygunolacağı değerlendirilmektedir.

Ateş Gücü

Silâh Sistemi

Halen batı ülkeleri tanklarında kullanılan tank topu çapları105/120 mm, Doğu Bloğu ülkeleri tarafından üretilen tanklarda kullanılan tank topu çapları ise 115/125 mm' dir. Yakın gelecekte, modernize edilecek ara nesil tanklardatank topu çaplarını 105 mm' den 120 mm' ye yada 115 mm' den 125 mm' ye çıkarılmasıhariç önemli bir değişikliğin olacağı beklenmemektedir.

Tnk. K. ve Nşc.ya sağlanan termal görüş imkânı, zaman içinde Tnk. K. veşoförüne bağımsız görüş sağlayabilecek şekilde geliştirilmiştir.

Atış Kontrol Sistemi:

Tankların büyük bölümünde YAG tipi, birkısmında ise CO2' li lazer mesafe ölçücüler kullanılmaktadır. Yapılacakmodernizasyonlarda bütün tanklarda CO2' li tipte lazer mesafe ölçücülerininkullanılacağı, daha sonraki yıllarda üretilecek yeni tip tanklarda lazeri yedekleyen ikincibir mesafe ölçücü sisteminin kullanılacağı beklenmektedir. 2'nci Dünya Savaşı sonrasıüretilen tanklarda kullanılan hesaplayıcılar, 1970 yılı sonrası üretilen 2'nci ara nesiltanklarda, yerini analog hesaplayıcılara bırakmıştır. Üçüncü nesil tanklarda kullanılanhesaplayıcılar dijital olup tüm balistik bilgiler (Hava sıcaklığı, mermi sıcaklığı, rüzgar hızı, hava basıncı, tankın eğimi vb.) algılayıcılar vasıtasıyla otomatik olarakiletilmektedir.

Cephane:

Tank toplarıyla atılabilen iki tip tank topu cephanesi vardır.Bunlar, Tank vb. kalın zırhlı hedeflere karşı kullanılan “Kinetik enerjili” mühimmat ile “Kimyasal enerjili” mühimmattır. Kuyruk dengeli sabotlu zırh delici izli APFSDS-Tmühimmatını tanklarda esas mühimmat olarak kullanımına devam edileceği ancak ilk hızının yükseltilmesi, mermi boyunun uzatılması, merminin delme özelliğininarttırılması amacı ile zayıflatılmış uranyum kullanılarak performansın arttırılmasıçalışmalarının sürdürüleceği değerlendirilmektedir. Kimyasal enerjili mühimmat HEAT-T'nin yerini çok amaçlı kullanılabilen HEAT-MPT mühimmatı almış olup halenkullanılmaktadır. Geçmişte tam atım olarak kullanılan tank topu cephanesi kovanı,yerini yanar tip kovana bırakmıştır. Top çaplarının büyümesi nedeni ile tanklardaotomatik doldurucunun kullanımı sonucu gelecekte mühimmatın tamamen yanar tipkovanlı üretileceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Otomatik Doldurucu:

Doğu Bloğunda tank mürettebatının azaltılarakzayiatın düşürülmesi maksadıyla T64 Tankıyla birlikte otomatik doldurucu kullanımınabaşlanmış, batı ülkelerinde ise ilk uygulama Fransa tarafından üretilen Leclerc tankındayapılmıştır. Mürettebatın azaltılması, tank boyutlarının küçültülmesi yanında;büyüyen top çaplarına paralel olarak kullanılan mermi ağırlığının artması nedeni iledolduruşun insan gücüyle yapılmasının zorlaşması, tankta taşınacak cephane miktarınınazalması ve iki atım arasındaki zaman farkının artması zafiyetini ortadan kaldırmayayönelik olarak kullanılan otomatik doldurucu; hedefin süratle ateş altına alınabilmesi yönünde avantajlar sağladıysa da sistemin arıza yapması halinde tekrar elle dolduruşyapabilme zorluğunun aşılamaması sistem için yeni bir zafiyet doğurmuştur. 2000 yılısonrasında üretilecek yeni model tanklarda top çaplarının arttırılması ihtimalinin,otomatik doldurucu sisteminin uygulanmasını zorunlu hale getireceğideğerlendirilmektedir.

Beka Yeteneği

Zırh Koruması:

Zırh koruması tankın ortaya çıktığı 1916 yılından beri beka yeteneğinintemelini oluşturmuş ve hem tank üretiminde hem de tanksavar silâhlarının geliştirilmesi üzerinde en çok çalışılan konu olmuştur.

Tankların 1'inci Dünya Savaşında ortaya çıkışında, ortalama 12 mm 'lik birzırhla kaplı oldukları biliniyordu. 1945 'lerde ise Amerikan Pershing tanklarında 102 mm, King Tiger tanklarında 185 mm'lik homojen (döküm çelik) zırh kullanılmıştır.Daha sonra çukur imlâ prensibi ile çalışan tanksavar mermilerinin ortaya çıkışı ile mevcut tank zırhlarının geliştirilmesi gerekliliği doğdu ve kuvvetlendirilmiş çelik,alüminyum ve değişik maddelerin kullanıldığı boşluklu ikinci bir zırh ilâvesi ile çukurimlâ haklı mermiler karşısındaki zafiyet aşılmaya çalışıldı. Zırh geliştirme çalışmalarıİsrail 'in bulduğu ve 1982 yılında kullandığı “REAKTİF ZIRH” ile devam etti. Bu zırh çok basit olarak tankın en çok tehlikeye maruz kalan bölmelerineyerleştirilen özel ve hassas patlayıcılar içeren kutulardan oluşur. Bu patlayıcıya temaseden çukur imlâ haklı mermi, bu patlayıcının derhal patlamasıyla meydana gelen etkisonucu geri itilir ve zırha zarar veremez. Bu avantajın yanında reaktif zırha sahiptankların ağırlığı 850-1500 kg artmaktadır. Fakat reaktif zırhın sağladığı korumanınancak 10 tonluk çelikle sağlanacağı da göz ardı edilmemelidir. Zırhın tanksavar mermilerine karşı bu üstünlüğü “TANDEM” çift infilaklı harp başlığına sahip yenifüzeler ortaya çıkarmıştır. Ayrıca hem kinetik hem çukur imlâlı mermiler (ExplosivelyFormed Project) ile geliştirilmesine başlanmıştır. Tanka üstten isabet edecek füzeler dereaktif zırha rağmen etkili olabilmektedir.
 
  • Beğen
Tepkiler: Muhtazaf ve Ugur

Benzer konular