Amerika Birleşik Devletleri

GEZGİN

Üye

Amerika Birleşik Devletleri
Baskent Washington
Resmî diller İngilizce (de facto)
Yönetim Şekli Federal Cumhuriyet
Yüzölçümü 9.629.091 km²
Nüfus 324.365.730
Nüfus Yoğunluğu 32 kişi/km²
Para birimi Amerikan Doları ($)
Zaman dilimi (UTC-5 .. -10)
Telefon kodu +1
İnternet TLD .us .gov .mil .edu
Amerika Birleşik Devletleri, 50 eyalet ve bir federal bölgeden oluşan bir federal anayasal cumhuriyettir. Resmî kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776'dır. Ülkenin çoğu (48 eyaleti olan kıtasal ABD ve ülkenin federal bölgesi olan Washington, DC), Kuzey Amerika'nın ortasında, Büyük Okyanus ve Atlas Okyanusu'nun arasında bulunmaktadır.

Kuzeyinde Kanada, güneyinde Meksika ile sınırı bulunur. Alaska bölgesi, kıtanın kuzeybatısında bulunarak doğusunda Kanada, batısında Bering Boğazı'nın öbür tarafında bulunan Rusya'nın arasında bulunmaktadır. Hawaii eyaleti, Büyük Okyanus'un ortasında bulunan bir takımadadır. Ayrıca Karayipler ve Büyük Okyanus'ta bulunan denizaşırı topraklara sahiptir.

Doğuda Atlas Okyanusu'ndan, batıda Büyük Okyanus'a kadar 4.500 km genişliğindedir. Alaska ve Hawaii'yi de içine alan Amerika Birleşik Devletleri'nin 9 milyon kilometrekareden fazla yüzölçümü vardır. Hawaii ise, Büyük Okyanus'ta olup, kıta üzerindeki Amerika Birleşik Devletleri'nden 3.200 kilometre uzaklıktadır. Alaska 50 eyaletin içinde yüzölçümü en büyük olanıdır.

Bayrak

Amerika Birleşik Devletleri bayrağı, Kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşur. Toplamı 13 olan şeritlerin altısı beyaz, yedisi kırmızıdır, ülkenin kuruluş döneminde Birleşik Krallık'a başkaldıran Onüç Koloni'yi simgelerler. Sol üst köşedeki mavi dikdörtgenin içinde ülkenin eyaletlerini simgeleyen 50 adet beyaz yıldız vardır. Onüç Koloni ABD'nin kurucu devletleridir. Bayraktaki renklerin ifade ettiği anlamlar: Beyaz: saflık, temizlik. Kırmızı: kahramanlık, cesaret. Mavi: Azim.

Arma

Amerika Birleşik Devletleri arması
Amerika Birleşik Devletleri armasında bayrak renklerini kendine kalkan eden kartal, bir elinde zeytin dalı diğer elinde beyaz oklar tutmaktadır. Yani Amerika Birleşik Devletleri'nin barış ve güvenlik için kendini kalkan edeceğini anlatır.

Armada yazan "E pluribus unum" (Çokluktan, birliğe), Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk resmi sloganlarından biridir. Latince olan bu slogan çoktan tek anlamına gelir. Başlangıçta bu slogan ABD'yi ilk oluşturan On Üç Koloni'nin birliği anlamında kullanılmıştı. Sonraları ABD vatandaşlarının değişik kökenlerden gelmelerine rağmen bir birlik oluşturduklarını vurgulamak için kullanılmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri Tarihi

Amerika'nın 1492'de Avrupalılar tarafından keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, buradaki yerli halkların aleyhine toprak sahibi oldular. Avrupalılar, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler alıp buralara yerleştirerek koloniler kurdular.

Bağımsızlık Bildirgesi çalışmalarını Kongreye sunacak olan beş kişilik taslak kurulu - Resim John Trumbull
18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi ve bu Onüç Koloni, Amerika Birleşik Devletleri'nin temelini oluşturdu.

Amerika Kıtası, insanlar için yeni olanaklar ve yeni bir hayat sağladı. Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü. İngiliz kolonileri, Birleşik Krallık'a endüstri konusunda hizmet ediyordu. İngilizler kolonilerden vergi alıyordu. Koloniler zaman içinde İngiliz devletinden farklı bir kimlik geliştirmeye başladı. Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari hamlelerde bulunuyordu. Dinsel yapıda da çeşitlilik vardı. Avrupa'dan gelenler tutucu bir protestanlık geliştirmişti.

Yönetimleri de İngilizlerden farklıydı. Kolonilerin her birinde (Pensilvanya dışında), iki yasama meclisi bulunuyordu. Kolonileri temsil eden alt meclisin üyeleri mal sahipleri tarafından seçiliyor, Krallığı temsil eden üst meclis üyeleri ise İngiliz Kralı tarafından tayin ediliyordu. Kolonilerde yaşayanlar aynı zamanda mahkemeler kurmuştu ve İngiliz hukuk sistemini uyguluyordu.

1756-1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları), İngiliz maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturmuştu. İngiltere'nin mali yükünü gidermek amacıyla yeni vergiler koyması, Amerika'da kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. Koloniler yüksek vergiler ödeyip, karşılığında hiçbir şey alamamaktan rahatsızlardı. Çay ihracatına gelen yüksek ek vergiyle koloniler, 18. yüzyıl ortalarından beri hazır oldukları bağımsızlık mücadelesini hayata geçirdiler. Savaşın başlarında George Washington, Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan ve özgürlük isteklerini dile getiren Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni yayınladı (4 Temmuz 1776). Sonradan 4 Temmuz günü ABD bağımsızlık günü olarak kabul edilmiştir.

Gettysburg Muharebesi, Amerikan İç Savaşı
Altı yıl süren savaş sonunda, George Washington komutasındaki koloni güçleri tarafından yenilgiye uğratılan İngiltere geri çekilmiş ve 1783 yılında Paris antlaşmasıyla 13 koloninin bağımsızlığını kabul etmiştir. Bağımsızlıklarını ilan eden koloniler, içişlerinde serbest eyaletlerden oluşan Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdular (1787). 1789'da Anayasanın tamamlanıp onaylanmasıyla yeni bir ulus ve Amerikalı üst kimliği doğdu.

Amerika Birleşik Devletleri, ülkeyi anayasayla yöneten bir Başkanın seçimle iş başına geldiği ilk modern demokratik cumhuriyettir. Bu manada Fransız Devrimi'nin de öncüsü olmuştur. Bu sistem 18. yüzyıl dünyasında eşitlik, insan hakları, adil yargılama ve kuvvetler ayrılığı gibi kavramların gündeme gelmesini sağlamıştır.

ABD doğal kaynaklarının zenginliği, genç ve dinamik bir insan gücüne sahip olması nedeniyle 19. yüzyıl boyunca hızla sanayileşti. Ancak 1861-1865 yılları arasında çıkan Amerikan İç Savaşı ülkeyi parçalanma tehdidi altına soktu. Savaş kuzeydeki eyaletlerin başarısıyla sonuçlandı ve ABD tekrar hızlı bir gelişme dönemine girdi. 20. yüzyıl başlarında çıkan I. Dünya Savaşı'nın İtilaf Devletleri tarafından kazanılmasında önemli bir rol oynadı. II. Dünya Savaşı'nda da Almanya, İtalya ve Japonya'ya karşı başarılar elde eden ABD artık bir süper güç hâline gelmişti.

Bu iki dünya savaşından sonra dünya ülkeleri iki kutba ayrıldı. Soğuk Savaş adıyla anılan bu dönemde ABD NATO örgütü çatısı altında Batı Bloğunun liderliğini üstlenirken Sovyetler Birliği Doğu Bloğu'nun (Varşova Paktı) lideri durumundaydı. Soğuk Savaş yılları boyunca ABD başta Kore Savaşı ve Vietnam Savaşı olmak üzere birçok savaşa katıldı. 1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından Soğuk Savaş sona erdi. 1990 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi üzerine çıkan I. Körfez Savaşı'nda ABD Irak ordusunu yendi. ABD 1995 ve 1999 yıllarında NATO ülkelerinin yardımıyla Bosna Savaşı'na ve Kosova Savaşı'na müdahale etti. 2001 yılında New York ve Washington, DC gibi büyük ABD kentleri El-Kaide tarafından 11 Eylül saldırıları'na sahne oldu. Bu saldırılara yanıt olarak ABD 2001 yılında Afganistan Savaşı'nı ve 2003 yılında da Irak Savaşı'nı başlattı. Bu savaşların amacı El-Kaide'nin lideri Usame bin Ladin'in öldürülmesiydi. Savaşlar karşılığını verdi ve 2 Mayıs 2011'de kendi evinde yakalanarak öldürüldü.

Demografi

New York
30 Nisan 2016 tarihi itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri'nin toplam nüfusu 323.730.000 kişidir ve bu oranla Çin ve Hindistan'dan sonra dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesidir. 2014 rakamlarına göre ülke nüfusunun %81'i kentlerde oturur. Kaliforniya ve Teksas en kalabalık eyaletlerdir ve ülke nüfusunun merkezi batıya ve güneye doğru kaymaktadır. New York ülkenin en kalabalık kentidir.

1900'lerde yaklaşık 76 milyon olan ABD nüfusu 20. yüzyılda nerdeyse dört katına çıktı. Büyük nüfus artışı beklenen ülkeler arasında büyük ve sanayileşmiş tek ülkedir.

1000 de 13 olan doğum hızı, 35% olan dünya ortalamasının altındadır. Nüfus artışı hızı pozitif 0,9%, birçok gelişmiş ülkeye göre daha yüksektir. 2012 mali yılı içinde, bir milyondan fazla göçmene (çoğu aile birleşimi ile gelen) yasal ikamet hakkı verildi. Meksika 1965 Göç Yasasından beri yeni ikamet edenlerin önde gelen kaynağıdır. Çin, Hindistan ve Filipinler her sene gönderenler arasında ilk dörttedir. Dokuz milyon Amerikalı homoseksüel, biseksüel ya da transgenderdir, bu nüfusun en az yüzde dördüne eşittir. 2010 yılında yapılan bir araştırmada erkeklerin yüzde yedisi ve kadınların yüzde sekizi kendini gey, lezbiyen ya da biseksüel olarak tanımladı.

Los Angeles
ABD göçmenler tarafından kurulmuş ve gelişmiştir. Hâlâ dünyanın en çok göç alan ülkelerinden birisidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin 4 Temmuz 1776'daki bağımsızlığından hemen önce nüfus yaklaşık 2,5 milyon kadardı (%95 beyaz Avrupa, %5 siyahi Afrika). Bu beyaz nüfusta en büyük pay Almanların ve İskandinav ülkelerinindir (İsveç, Norveç, Danimarka). Bu milletler ilk 3 grubu oluşturmaktaydı (dinî olarak %98 Protestan, %2 Katolik). 1620-1770 yılları arasında bu ilk gelenler karşılıklı evlilikler ve din birliği sayesinde bugün Beyaz Amerikalı dediğimiz (WASP- White, AngloSaxon, Protestan) siyasette ve iş dünyasında hâkim konumda olan Amerikan ulusunun ana çekirdeğini oluşturdular. 2008 yılına kadar seçilen bütün ABD başkanları bu gruba dâhildir.

Günümüz ABD'sinde yaşayan siyahilerin (Afroamerikanlar) çoğu Amerika'ya getirilen kölelerin soyundandır.

Ekonomi

1 Amerikan Doları
Amerika Birleşik Devletleri ekonomisi, nominal olarak dünyanın en büyük ve satınalma gücü paritesi bakımından ikinci büyük ekonomisi olup nominal olarak dünya GSYİH'inin %22'sini oluşturmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri karma bir ekonomiye sahip olup istikrarlı bir GSYİH büyüme hızı, ılımlı bir işsizlik oranı, yüksek seviyede araştırma ve sermaye yatırımını muhafaza etmiştir.

ABD geniş doğal kaynaklara, gelişmiş bir altyapıya ve yüksek iş verimliliğine sahiptir. ABD dünyanın en büyük ticaret ülkelerinden biridir ve dünyanın ikinci büyük imalatçısıdır. Ayrıca dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz üreticisidir. 2013 yılı itibarı ile dünyanın dokuzuncu yüksek kişi başına GSYİH'e (nominal) ve 10. yüksek kişi başına GSYİH'e (SAGP) sahiptir. ABD diğer OECD ülkeleri ile kıyaslandığında ortalama en yüksek hane ve çalışan gelirine sahiptir ve 2010 yılı itibarı ile dördüncü yüksek medyan hane gelirine sahiptir. ABD dünyanın en büyük tüketici pazarını temsil etmektedir. Dünyanın en büyük 500 şirketinin 128'i ABD merkezlidir.

Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir. New York Menkul Kıymetler Borsası piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasıdır. Amerikan doları çoğu uluslararası işlemlerde kullanılan ve dünyanın önde gelen rezerv para birimi olup II. Dünya Savaşı'ndan bu yana uluslararası kuruluşlarda merkezi bir rol oynamaktadır

İklim

Amerika Birleşik Devletleri'nin iklimi sürekli değişkenlik gösterir. Doğu ve batı kıyılarındaki sıradağlar, okyanusların iç kısımların iklimine tesir etmesini önlediğinden, bu kıyı şeritleri hariç bütün ülkede karasal iklim hakimdir. Ülkenin kuzeyinde ise Kanada'dakine benzer çam ormanları görülebilir.

Okyanus iklimi (Oregon)
Çöl iklimi (Utah)


Orta kısımlar çok yüksek olduğundan, mevsimler arasında pek fazla sıcaklık farkı yoktur. Yaz mevsiminde orta bölgelere alçak basınç hakim olmasına rağmen, okyanustan gelen nemli hava Apalaş Dağları tarafından engellenmediği için orta bölgeler yaz mevsiminde bol yağış alır. Batı taraflarında ise yağış daha azdır.

Atlas Okyanusu'na kıyısı olan şeridin güney kısmı nispeten yağışlı ve ılıman olmasına rağmen, kuzeyi daha serin olup kışları şiddetli geçer.

Meksika Körfezi'ne bakan güney kısım açık ve düz olduğundan bu kısımlarda tropikal iklim hakimdir. Burada yazlar sıcak, kışlar ise ılımandır. Her mevsimde bol yağış görülür. Alaska kıyı şeridi, denizden etkilenen bir iklime sahip olmasına rağmen, iç kısımlarında çok şiddetli soğuklar görülür.

Dil

Amerika Birleşik Devletleri
Amerika Birleşik Devletleri'nin federal düzeyde resmî dili yoktur. Ancak ülkede en çok kullanılan dil İngilizcedir (Amerikan İngilizcesi). 2010 yılında 5 yaşın üzerinde olan, yaklaşık olarak 230 milyon kişi diğer bir deyişle nüfusun %80'i evlerinde sadece İngilizce konuşmaktadır, bunu %12 ile İspanyolca takip etmektedir. En az 28 eyalatte bazı Amerikalılar İngilizcenin resmi dil olmasını savunmaktadırlar.

Hawaii'de eyalet anayasasına göre Hawaii'yice ve İngilizce ortak resmi dillerdir.

İspanyolca'nın kullanımı ise Meksika ve Küba'dan gelen göçmenler nedeniyle son yıllarda belli kollarda arttı. Louisiana eyaletinde ise Fransızca kullanılır; çünkü Fransız sömürgeleri burada kurulmuştur.

Din

Din olarak, ABD'de toplam; %70 Hristiyan (%46 Protestan, %20.8 Katolik, %1.6 Mormon, %0.5 Ortodoks), %22.8 Dinsiz (%15.8 Tamamen reddeden, %4.0 Agnostik,%3.1 Ateist,%0,6 bilinmiyor), %1.9 Musevi, %5.6 diğer inançlar, %0.7 Budist, %0.9 Müslüman, %0.7 Hindu, %0.3 Üniteryen Üniversalist, %0.1 Pagan, Vikan ve Druid yaşamaktadır.

Şinto, Kaodaizm, Sihizm, Jainizm, Taoizm, Bahailik, Ekankar, Amerikan yerli dini ve Kemetizm gibi diğer pek çok din de Amerika'da temsil edilmektedir

Sinema

Lee Dağı'ndaki HOLLYWOOD yazısı
Hollywood'da merkezleşen sinema aynı zamanda dev bir sanayi halindedir. Milyoner yıldızların çevresinde yıldız olabilmek için yığınla insanın verdiği yer yer dramatik bir mücadeleye rastlanır. Film üretiminde başta gelen Amerikan sineması, genellikle orta düzeydedir. Bununla birlikte batıya doğru ilerleyen kovboyların maceralarını konu alan Westernler ile, görkemli sahnelerin oluşturduğu filmler ve komedi filmleri içinde, sinema tarihine geçenler olmuştur. Amerika'da, sinemanın etkisini, radyo ve özellikle televizyon tamamlar.

Müzik

Amerika Birleşik Devletler müziği, ülkede bulunan çok çeşitli etnik nüfusu yansıtır. Bu müzik; Batı Afrika, İrlanda, İskoçya, Meksika ve Küba müziklerinin karışımlarından meydana gelmektedir. Ülkenin uluslararası en ünlü müzik türleri arasında jazz, blues, country, bluegrass, rock, rhythm and blues, ragtime, hip hop, barbershop, pop, experimental, techno, house, dance, boogaloo, salsa, ve rock and roll yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın en geniş müzik marketlerine sahiptir. 2012 yılında toplam perakende değeri 4,481,8 milyon dolara varmıştır. 20. yüzyılın başlarından beri bazı Amerikan Popüler Müzik biçimleri dünya çapında dinleyici kitlesi kazanmıştır.

Yerli Amerikalılar günümüzde Amerika Birleşik Devletleri olarak bilinen arazinin en eski sakinleridir ve ilk müziği çalmışlardır. 17. Yüzyılın başlarında çok sayıda Birleşik Krallık, İrlanda, İspanya, Almanya ve Fransa göçmeni Amerika'ya gelmeye başlayınca Amerika yeni müzik tarzları ve enstrümanları ile tanışmaya başladı. Afrikalı köleler geleneksel müzik aletleri getirmiştir ve sonraki göçmen dalgaları Amerika'nın çok uluslu bir ülke olmasına katkı sağlamıştır.
 
  • Beğen
Tepkiler: MURATS44

Benzer konular

Üst