Karya

Ugur

Administrator
Karya, Anadolu'nun güneybatısında günümüzde Aydın ve Muğla illerinin büyük bir bölümü ile Denizli ilinin batı uç kısmını kapsayan coğrafyanın eski çağlardaki ismidir. Bu bölge, genel olarak antik dönemde doğu ve güneydoğuda Frigya ve Likya, kuzeyde Lidya ve İyonya bölgeleri ile komşudur. Bölgenin batısı ve güneyini tümüyle Ege Denizi çevreler.

Herodot'a göre, Karyalılar adlarını verdikleri Karya bölgesine efsanevi kurucu kralları Kar önderliğinde yerleşmiştir. Dilbilim araştırmaları Karya dilinin komşu Lidya ve Likya ve daha kuzeydeki Misya dilleri gibi Hititlerin ardılı Luviceden türemiş yerli bir Anadolu dili olduğunun kanıtlarını ortaya koymuştur. Bizzat Karyalıların Anadolu'nun yerlileri olduğu inancını taşıdıkları yine Herodot tarafından belirtilmektedir.

Bölgenin doğal sınırını kuzeyde Aydın Dağları ile Büyük Menderes ırmağı oluşturuyordu. Özellikle bereketli Büyük Menderes ovasının farklı topluluklar tarafından iskân edilmiş oluşu sınır konusundaki kimi karışıklıkların doğmasına neden olmuştur. Antik coğrafyacı Strabon bölgeyi "Magnesia'dan sonra yol Tralleis'e ulaşır. Messogis dağı solda ve yolun sağında Lidyalılar, Karyalılar, İyonyalılar, Miletoslular, Misyalılar ve Magnesia'nın Aioller'i tarafından işgal edilen Maindros ırmağının ovası bulunur. Aynı tür topografya Nysa ve Antioheia'ya kadar devam eder." şeklinde betimlemiştir.

Tarih​

Son yıllarda yapılan araştırmaların ışığında bölgenin tarihini Herakleia'da bulunan tarihöncesi duvar resimlerinden dolayı Tarihöncesi'nden yani MÖ 8. binyıldan itibaren başlatmak mümkündür. Latmos Dağı'ndaki bu tarihöncesi resimler, Neolitik ile Kalkolitik dönemlere tarihlenmektedirler.

Bölgenin iç kesiminde yer alan ve bir İyon kenti olan Miletos, İasos'ta yürütülen kazılarda ve Torba'da ele geçen buluntular Kalkolitik Çağ'a aittir. Aynı merkezlerde ve başka kentlerde Bronz Çağı'na ait eserler de ele geçtiği görülür. Özellikle MÖ 2. bin ortalarından itibaren bir İyon kenti olan Miletos, daha güneyde İasos ve Knidos çevresinde Girit eserlerine rastlanır. MÖ 14. ve 13. yüzyılda Miletos ve İasos dışında Halikarnassos yarımadasında Balbura çevresinde ve içeride Stratonikeia sınırlarında Miken seramiği mevcuttur.

Aiolis ve İyonlardan sonra MÖ 900 yıllarına doğru göçe başlayan Dorlar, Karyalıların oturduğu bölgeye yerleşmeye başlayınca zaman zaman yerli halkın büyük direnişi ile karşılaşmışlardır. Buna karşı zamanla Dor Heksapolisi yani Dor Altı Kenti adı verilen bir birlik oluşturarak kendilerini güçlendirmeye çalışmışlardır. Rodos'tan Lindos, İalisos, Kamiros ve Kos, Anadolu'dan Halikarnassos ve Knidos kentlerinin katıldığı bu birliğin dinî yönü ağır basmaktaydı.

Homeros'a göre Karyalılar güneybatı Anadolu'ya yerleşmişlerdi. Ayrıca Homeros Karyalılardan; Paionlar, Lelegler, Kaukolar, Pelasglar, Likyalılar, Misyalılar, Frigler gibi Troya'nın yandaşı olarak bahseder.

MÖ 7. yüzyılda ve 6. yüzyılın ilk yarısında Karya'nın, Lidya topraklarına dâhil olduğu anlaşılmaktadır. Pers Kralı II. Kiros MÖ 545 yılında Lidya'yı egemenliği altına alınca Karya bölgesi de Perslerin egemenliğine girmiştir. Herodot'un bildirdiğine göre, Pers işgali sırasında kıyıda ve iç kesimdeki Karya ve Dor kentleri, Pidasa dışında hiçbir direniş göstermeyerek satraplık sistemi içine alınmışlardır. Bununla birlikte yerli prensler kendilerini kabul ettirmişler ve üstünlüklerini Helen kentleri üzerinde bile etkin kılmışlardır.

İyonyalıların MÖ 499 yılında başlayan ayaklanmasına kısa bir kararsızlıktan sonra katılmış olsalar da yenilgiden kurtulamamışladır. MÖ 480 yılında Pers Kralı I. Serhas'ın Yunanistan seferine 60 gemilik bir donanma ile destek vermişlerdir.

MÖ 395 yıllarından sonra başlı başına bir satraplık haline getirilen Karya yerli bir sülalenin yönetimine bırakılmıştır. İlk Karya satrabı Hissaldomos'tur ve onu oğlu Hekatomnos izlemiştir. Strabon'un bildirdiğine göre, Hekatomnos Karya kralıydı. Mausolos, İdrieos ve Piksodaros adlı üç oğlu ve iki kızı vardı. Erkek kardeşler arasında en büyüğü olan Mausolos, büyük kız kardeşi Artemisia ile evlenmiştir. Aslında bir satrap olan Mausolos, MÖ 377'de Karya bölgesinin gerçek kralı durumuna gelmiştir. Hekatomnos sülalesi zamanında özellikle Hekatomnos'un çocukları Mausolos, İdrieos, Piksodaros, Artemisia ve Ada zamanında bölge büyük bir gelişime sahne olmuştur. Karya bölgesi Mausolos ve Artemisia zamanında Pers yönetiminden ayrılmaya başlar.

Önceleri satraplık başkenti olan Milasa'da oturan Mausolos, MÖ 4. yüzyılın ortasına doğru deniz kıyısındaki elverişli konumu nedeniyle Halikarnassos'u başkent yapmıştır. Etki alanı kuzeyde Tralleis'ten güneyde Ksanthos'a kadar uzanıyordu.

Helen kültürüne hayran olan Mausolos, başkenti olduğu kadar diğer Karya kentlerini de sanat yapıtları ile süslemek üzere ünlü Helen mimar ve heykeltıraşları bölgeye davet etmiştir. Mausolos'tan ötürü "mausoleum" sözcüğü Roma devrinde Augustus ve Hadrianus'un mezarları gibi en gözde anıt mezarlar için kullanılmıştır. Günümüzde de bu terim modern dünyanın anıtsal mezarları için de kullanılmaktadır.

Mausolos çocuksuz ölünce krallığı karısı Artemisia'ya kalır. Onun da ölümünden sonra kardeşi İdrieos yönetime geçer. İdrieos hastalanıp ölünce yerini karısı Ada alır ancak Hekatomnos'un üçüncü oğlu Piksodaros, Ada'yı Halikarnassos dışına sürgün eder. Piksodaros Pers yanlısı biri olduğundan yönetimi paylaşacağı bir satrap gönderilmesini ister. Piksodaros'un ölümüyle Persli Satrap Orontobates Halikarnassos'a egemen olur.

Hekatomnos'un kızı Ada, Halikarnassos'dan sürüldükten sonra Alinda kraliçesi olmuştur. İskender MÖ 334 yazında Karya'ya gelince, Halikarnassos'u yerle bir eder ve bu kenti Ada'ya geri verir. İskender'in erken ölümü üzerine Karya bölgesi önce I. Antigonos'un, MÖ 301 yılından sonra Lisimahos'un, MÖ 281 yılı sonrasında ise Seleukos'un eline geçer. Bu arada Kaunos, Halikarnassos ve Mindos gibi kıyı kentler Ptolemaioslar tarafından işgal edilir. MÖ 190 yılında Roma ve müttefiki Rodos ile Pergamon ve III. Antiohos arasında Magnesia yöresinde yapılan ve Antiohos'un yenilgisiyle sonuçlanan savaştan sonra imzalanan Apamea Antlaşması ile Maiandros'un güneyindeki tüm Karya ve Kuzey Likya Rodos'a, kuzeyindeki dar şerit ise Pergamon'a bırakılmıştır. Bu antlaşmaya göre Herakleia, Euromos, İasos, Milasa, Bargilia, Mindos, Halikarnassos, Pedasa ve Knios gibi kentler ise özgür bırakılmıştır.

Karya'daki Rodos egemenliği huzursuzluklara neden olmuş ve Üçüncü Makedonya Savaşı'nın bitmesiyle birlikte MÖ 167 yılında Karya, Roma'nın isteği üzerine yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Pergamon Kralı III. Attalos'un MÖ 133 yılında vasiyet yoluyla bütün topraklarını Roma'ya bırakması ile Karya bölgesi, Roma'nın Asya eyaletinin bir parçası olmuştur. Romalı diktatör Lucius Cornelius Sulla zamanında ise Pisidia korsanlarını cezalandırmak üzere Roma bölgeye hâkim olur. Karya bölgesi bir süre ayrı bir eyalet olarak yönetilir.

M.S. 4. ve 5. yüzyıllarda Karya bölgesinin iç kısımlarının Hristiyanlaşmaya başladığı ve Hristiyanların gizlendiği kentler olarak da Afrodisias ve Amyzon çevresi görülür. Bu kentler piskoposluk merkezi olarak bilinmektedir. M.S. 6. yüzyıldan itibaren bölge Hristiyanlaşmış Bizans İmparatorluğu toprakları içerisinde yer alır. M.S. 10 yüzyıldan itibaren Arap akıncılarının istilasına ve yağmasına maruz kalır. Yine M.S. 10 yüzyıldan itibaren Rodos ve Rodos ile birlikte Venedik ve Ceneviz hâkimiyeti görülür. Öyle ki bu hâkimiyet belli bazı noktalarda II. Mehmed'in fethine kadar sürer. İç kesimde özellikle dağlık kesime Türkmenlerin yerleştiği ve daha sonra Menteşe Beyliği'ni oluşturdukları bilinmektedir.
 

Benzer konular

Üst