Kıtaların İsimleri Nereden Geliyor?

Kıtaların İsimleri Nereden Geliyor?
Kıtalar okyanusa açılan kaşifler tarafından, bazen daha önce keşfettiğini iddia eden birden fazla insan tarafından keşfedildiler. Genellikle kişisel çıkarlara hizmet eden amaçlarla sınırlandırıldılar ve adlandırıldılar. Gezegenimiz aslında bugün milyonlarca yıl öncesine göre çarpıcı biçimde farklı görünüyor. Kıtalar bugünkü halleriyle Dünya'ya ilişkin coğrafi anlayışın ayrılmaz parçası oldular. Ancak coğrafi sınırlar ulusal ve kültürel kimlik için ne kadar önemliyse, kim olduğumuza ve nereden geldiğimize dair adlar da önemli. Hatta yaşadığınız ülke birden fazla kıtada konumlandığında doğan kafa karışıklığını düşünün. "Avrasya" teriminin türetilme nedeni buydu. Peki Kıtaların adları nereden geliyor?

Pangea​

Henüz herhangi bir kıta var olmadan önce Pangea vardı. 200 milyon yıl önce Dünya'daki tüm karalar su ile çevrili kesintisiz bir kütle halinde birbirine bağlıydı. Pangea bu antik süper kıta için mantıklı bir addır. Pangea terimini ilk kullanan gerçeği keşfeden Alman Alfred Wegener'di. Çalışmaları 200 milyon yıl önce Dünya'da tek bir kara kütlesi olduğu fikrini ortaya koydu. Diğer adıyla "Pangaea" sözcüğü Yunanca "tüm" demek olan "pan" ve "Dünya" demek olan "gaia" sözcüklerinden geliyor.
Urkontinent aslında Alfred Wegener'in antik kıta için önerdiği ilk addı. Ur "ilk veya özgün" anlamına gelir ve kontinent, Wegener'in ana dili Almanca'da "kıta" anlamına geliyordu.
Pangea bugün haritada görülen parçalara hemen ayrılmadı. Şimdi gördüğümüz şey milyonlarca yıllık sürüklenmenin bir sonucu. Wegener, ilk kopuşun sadece iki kıta ile sonuçlandığına ve zaman içinde art arda gelen kopuşların bizi Dünya'nın şu anki coğrafyasına getirdiğini açıkladı. Magma kıtaların altındaki kabuğu ısıtmaya devam ettikçe Dünya'nın kıtaları yüzüşünü sürdürecek.




Antarktika​

Kıta adlarının etimolojisine göz atıldığında bu adların onları keşfeden kişilerin adını taşıması mantıklıdır. Ancak adların kesin kökenlerini kanıtlamak zor. Çoğu zaman erken dönem yazılardan ve haritalardan elde edilen varsayımlarla yola çıkılır. En dikkate değer istisna Antarktika'dır.

Yeni bir kıta olarak Antarktika'nın adının nereden geldiğini bir gazete makalesinden bilebiliyoruz. 13 Mart 1904 tarihli New York Times makalesinde Güney Kutbu'ndaki soğuk kıtanın adı açıklanır. İlk olarak 1800'lerin sonlarında Sir John Murray tarafından kıta olarak tanımlanan bölge 1904'te kaşifler tarafından doğrulandı. Coğrafyacılar bölgenin adını haritaya koyarken Murray'in "ant" (karşıt) ve "arktik" (Kuzey Kutbu) sözcüklerini birleştirerek bulduğu "Antarctica"yı kullandı.


Amerika​

"Amerika" adının kökenleri daha belirsizdir. Çoğumuz Amerika kıtasının adını bölgeyi daha önceden bilinmeyen kara kütlesi olarak tanımlayan ilk kişi olan Avrupalı kaşif Amerigo Vespucci'den geldiğini biliyoruz. Kristof Kolomb ölümüne dek gittiği yerin Doğu Hint Adaları olduğuna inanıyordu. Ondan sonra gelen Vespucci ise Kolomb'un aslında tamamen farklı bir ülkeye vardığını düşünüyordu.

Kuzey ve Güney Amerika gerçekten de Vespucci'nin adını almış olabilir; en yaygın kabul gören teoridir. Kolomb'un keşfettiği toprakların tamamen farklı bir kıta olduğunu ilk fark eden Amerigo Vespucci olmuştu. Ayrıca kıtanın "Amerika" olarak gösterildiği en eski haritanın yaratıcısı Alman haritacı Martin Waldseemuller adı aslında Vespucci'nin onuruna kullandığını açıklamıştır. Bu harita 1507 tarihli.

Başka teoriler de var. Bazıları terimin Nikaragua'daki Ameriqque dağlarından geldiğini belirtir. Hem Columbus hem de Vespucci'nin bu dağları Amerikalı yerlilerin orada altın olduğunu söylemesinden sonra ziyaret ettiğini düşünüyor. Altın daima yeni toprakların keşfinin arkasındaki itici güç olmuştu. Daha az inandırıcı ama eğlenceli bir teoriyse adın kökenini Richard Amerike adında bir İngiliz kraliyet temsilcisine bağlıyor. Söylenceye göre kaşif John Cabot (1497'de İngiliz bayrağı altında Yeni Dünya'ya ilk yelken açan kişidir. İngiltere'ye döndüğünde çok büyük bir ödül alır ve onu eline veren Amerike olur. Hikayeye göre Cabot, ödülün büyüklüğünden o denli mutluydu ki kıtaya onu kendisine veren adamın adını verdi.

Avustralya​

Daha somut nedenlerle "Avustralya" adı da aynı biçimde biraz gizemlidir. Yakın zamana kadar uzmanlar, kıtanın 1802'de Matthew Flinders tarafından "Avustralya" olarak adlandırıldığına eminlerdi. Flinders, topraklara ilk ayak basan kişiydi ve daha sonra kıtanın Avustralya adıyla göründüğü bir harita çıkardı. Latince "Australis", "güney" anlamına gelir. Ancak şimdi uzmanlar güneydeki bu dev kara kütlesine adını verenin Flinders olduğundan emin değil. 20. yüzyılın sonlarında kıtanın "Avustralya" olarak göründüğü çok daha eski bir belgeye rastlanmıştır. Bu belge Alman gökbilimci Cyriaco Jacob zum Barth tarafından 1545'te yapıldı.

Afrika​

Etimoloji kesinliği olmayan bir bilim ve geri kalan kıta adları daha belirsiz geçmişlere sahip. Yine de teoriler daima çok mantıklıdır. Afrika adının Latince "güneşli" anlamına gelen "aprica" sözcüğünden gelmediğini kim iddia edebilir? "Afrika" adının kökleri kıtanın kuzeyindeki bir Berberi kabilesi olan Afarak halkına uzanıyor olabilir. Ayrıca Latince'deki "aprica" örneği gibi, kökenin Yunanca "soğuktan arınmış" anlamına gelen "aphrike" olabileceği düşünülür.

Ancak teoriler burada bitmiyor. Tarihte Romalıların Akdeniz'in karşısında bir toprak keşfettikleri bilinir. Belgelere göre bu karaya günümüzde Tunus denilen "Carnage" bölgesinde yaşayan Berberi kabilesinin adını verdiler. Kabilenin adı "Afri" idi ve Romalılar Afri'nin ülkesi anlamına gelen Afrika dediler. Bir başka teori kıtanın adının Africus'tan aldığını iddia ediyor. Africus, MÖ 2. binyılda kuzey kısmını işgal eden Yemenli bir kabile şefidir.

Okyanusya​

Avustralya şimdilerde Papua Yeni Gine, Fiji, Mikronezya, Polinezya ve yakınlardaki ek adalar dahil Okyanusya bölgesinde yer alıyor. Hem Avustralya hem Okyanusya kıta kabul edilir. Okyanusya adı Latince oceanus sözcüğünden geliyor ve kökeni Yunanca ὠκεανός (ōkeanós) yani "okyanus" sözcüğüdür. Terim 1831'de Fransız kaşif Dumont d'Urville tarafından icat edildi ve bütün olarak Mikronezya, Melanezya, Polinezya ve Avustralasya'ya bölünmüştür.

Asya ve Avrupa adının kökeni​

Afrika gibi Asya ve Avrupa kıta adları da büyük olasılıkla kıtadaki limanları deniz ve ticaret seferleriyle ziyaret eden denizciler tarafından seçildi. Ancak kimse kesin kökenlerini bilmiyor. Asya, adını Truva hükümdarı Asios'tan almış olabilir. Yunanca hali "Ἀσία" MÖ 440 yıllarına dayanan yazılarda bulunuyor.

Bazıları "Avrupa" ve "Asya" adlarının güneşin hareketiyle iki varış noktası arasında gidip gelen Fenikeli denizcilerden geldiğine inanır. Buna göre "Asya" gün doğumu veya doğu anlamına gelen "acu" sözcüğünü yansıtıyor. Asya'nın batısında yer alan Avrupa ise Fenike dilinde gün batımı veya batı anlamına gelen "ereb" sözcüğünden türetilmiştir. Avrupa adının hem güneş hem de Ay ile bağlantıları olan ve en çok Zeus tarafından kaçırılıp tecavüze uğramasıyla tanınan Yunan mitolojisindeki Europa karakterinden gelmesi de mümkün.

Afrika gibi Asya ve Avrupa'nın adı da büyük olasılıkla basit sözlü kullanımdan geldi. Denizciler vardıkları yerlere bir şey demek zorundadır, bu yüzden bir şeyler uydurdular. Bir süre sonra adlar tutuldu ve sonunda yazılarda ve haritalarda boy gösterdi.

Ne kıta adları ne de sınırlarının kökenleri taşa yazılmaz. Sonuçta kıtalar arasındaki sınırlar, uluslar arasındaki sınırlar kadar politik değil. Örneğin ne Avrupa ne de Asya tanım gereği kıta değildir. Her ikisi de tümüyle suyla çevrili değil. İkisi arasındaki sınır Türkiye ve Rusya'dan geçiyor ve sıradağlarla çevrili. Aslında ulusalcı, ırksal, kültürel ve ticari ayrımlar nedeniyle ayrı kıtalar olarak belirlendiler. Aynı şekilde Kuzey ve Güney Amerika'nın türetilmesi gibi.

Bu nedenlerle dünyanın belirli bölgelerinde insanlar yalnızca beş kıtayı tanıyor: Amerika, Afrika, Avrasya, Antarktika ve Avustralya. Bazı yerlerde altı kıta vardır ve diğer bölgelerde yediye çıkar. Coğrafya çok politik bir disiplin.
 

MURATS44

topragizbiz.com
Üst