Pehlivan Kara Ahmed - Şampiyonlar Şampiyonu

Ugur

Administrator
Pehlivan Kara Ahmet, 1870 yılında bugün Bulgaristan sınırları içinde bulunan Deliorman'ın Razgrad şehrindeki Omurbey köyünde doğdu. Uzun Ali Ağa'nın oğludur. Küçük yaşta güreşe başladı. Yirmi yaşlarında Razgrad yörelerinde başa çıktı. İlk ustasının yakın köylüsü Torlaklı Hafız Pehlivan olduğu sanılıyor. Döneminin ünlü pehlivanlarından Hergeleci İbrahim'in çırağı olarak yetişti. Kuvveti ve güreş yeteneği sayesinde kısa zamanda adını duyurdu.

1892'de İstanbul'a gelerek bir müddet Tahtakale Leblebici Han'da kaldı. Bu sırada yakın köylüsü Ezelceli Hergeleci İbrahim Pehlivan'a çırak oldu ve Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa'nın himayesine girdi. Hayatının en başarılı güreşlerini Fransa ve Rusya gibi ülkelerde yaptı. 1897'de öğretmeni Hergeleci İbrahim ile birlikte ilk kez Avrupa'ya gitti ve orada yaptığı tüm güreşleri kazandı.

1899’da Paris’e gitti ve burada yaptığı güreşlerden birçoğunda galip geldi. Güreştikleri arasında ünlü güreşci Laurent de vardı. Bununla yapılan bir saat 6 dakikalık çok sert güreşte Kara Ahmed galip gelmiş ve ayakta alkışlanmış ve Kara Ahmed Cihan Pehlivanı ilân edilerek altın madalya ve para almıştır.

Bu sırada Paul Pons adlı güreşçi Kara Ahmed’e meydan okuyarak onunla güreşmek istemişti. 23 Aralık 1899’da yapılan güreş berabere bitti. İkinci karşılaşma 26 Aralık 1899’da Salı gecesi yapıldı. Güreş çok şiddetli başladı. Bir an Ahmed’in kaşı yarılıp çok kan akmaya başlayınca güreş durduruldu. Son güreş 10 Ocak 1900 tarihinde yapıldı ve Fransız güreşçi Paul Pons mağlup ilân edildi. Halk Ahmed’i çılgınca alkışladı, bütün seyirciler tiyatro binasından çıkmayarak Kara Ahmed’i bekledi. Kara Ahmed millî giysiler giyindi. Halk karşılıklı iki taraflı durarak ortadan Ahmed geçerken kapıdan çıkıncaya kadar alkışladı.

Kara Ahmed ünlü Rus güreşçisi Pytlasinski’yi de 53 saniyede yenerek onun Paris’i terk etmesine neden olmuştur. Kara Ahmed bundan sonra Berlin’de, Viyana’da, Hamburg’de, Peşte’de birçok güreşler yaptı. Fakat bu sırada Kara Ahmed’in ayakları şişmekteydi. Bu kalbinden rahatsız oluşunun ilk belirtisiydi. Fakat kendine hiç bakmıyor ve tedaviye de yanaşmıyordu. 21 Ekim 1900 tarihinde İstanbul’a döndü. Fakat 1902 yılı Ocak ayında eşi ile Paris’e gitti. Burada yaptığı güreşlerde hep galip geldi. 14 Mart 1902’de Petersen ile güreşti. Güreş esnasında göğsünde ve kollarında sancılar başladı ve güreşi yarıda bırakarak hastaneye yattı. Birkaç gün tedavi gördü. Bu onun son güreşi idi. 16 Mayıs 1902’de İstanbul’a döndü.

Artık küçük bir ev alıp eşi Ayşe ile İstanbul’a yerleşmek istiyordu. Kendisine Aksaray etrafında bir ev haber verdiler. 25 Mayıs Pazar günü sabahı Aksaray’da Sinekli Bakkal’da Erzurumlu Rıza’nın kahvesi önüne geldiklerinde Ahmed “Bir fenalık hissediyorum” diyerek yere düştü. Buradan zorlukla kalkarak arkadaşı Hayri ile kahveye girdiğinde iki defa “Ah Ayşe” diyerek vefat etti. Saat 14.30’da sektei kalpten ölmüştü.

Cenazesi Süleymaniye Camii civarındaki Deveoğlu yokuşunda bulunan Hamza Bali Camii’ne kaldırıldı. 26 Mayıs 1902 Pazartesi günü sabahı yıkanıp, kefenlendikten sonra kendisini seven büyük bir halk topluluğu tarafından Unkapanı’na indirilip oradan kayıkla Eyüp Sultan Camii’ne götürüldü. Öğle namazından sonra cenaze namazı kılınarak Piyerloti’ye çıkan yokuşun başında sol taraftaki mezarlığa gömüldü.

Vefatında 32 yaşında olan Kara Ahmed’in kabrinden bütün gece iniltiler duyulmuştu. Ertesi gün kabir açılmış ve cesedin kafadan ayrıldığını görmüşlerdi. Elleri de kan içinde idi. Tekrar gömülen Kara Ahmed baygınlık geçirmiş ve öldü sanılarak diri diri gömülmüştür.

Kaynak: eyupsultan.bel.tr
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst