Spartaküs (Spartacus) - Özgürlüğü için Roma İmparatorluğu ile Savaşan Gladyatör

Spartaküs (Spartacus)
Spartaküs (Yunanca: Σπάρτακος, Spártakos; Latince: Spartacus) (MÖ 109 – MÖ 71), Roma Cumhuriyeti'nde Trakyalı bir gladyatördür. MÖ 73 - MÖ 71 Spartaküs Galyalılar Crixus, Oenomayus, Agron ve Gannicus ile birlikte Üçüncü Köle Savaşı'nın kaçak köle liderlerinden biridir. Üçüncü Köle Savaşı Roma Cumhuriyeti'nin karşılaştığı büyük çaplı köle savaşları arasında yer alır. Küçük savaşları ötesinde Spartaküs hakkında bilinen ve tarihsel söylentileri kalan veriler bazen çelişkili ve güvenilir olmayabilir. Fakat elimizdeki bütün kaynaklar Spartaküs'ün eski bir gladyatör ve başarılı bir askerî lider olduğunu doğrulamaktadır.

Hayatı​

Trakya bölgesinde doğduğu tahmin edilen Spartaküs MÖ 109-MÖ 71 yılları arasında yaşamıştır. Spartaküs Roma ordusunda süvari bir asker olarak görev yapıyordu. Bu konuda kesin bir bilgi olmasa da bir savaşta üstlerinin kendi halkına saldırmasını emretmesine karşın Spartaküs, bu emre karşı gelmiştir. Bu nedenle Roma'da köle statüsüne düşmüştür. Roma'nın Spartaküs'ü yakalama emri çıkartmasına karşın Roma ordusundan arkadaşlarıyla beraber kaçmıştır. Bir süre karısıyla beraber dağlarda, mağaralarda hayatlarını sürdürmüşlerdir. Ancak Roma'dan sonsuza dek kaçamadılar. Spartaküs bir gece uykusundayken Romalı bir birliğin baskınıyla karısıyla birlikte ele geçirilmiştir. Spartaküs İtalya'da Capua kentindeki bir gladyatör okuluna satıldıktan sonra halkın eğlencesini sağlamak amacıyla arenalarda dövüştürülmüştür. Bu dövüşlerde kazandığı büyük zaferlerden sonra halkın gözünde büyük bir şöhret kazandı. Spartaküs bu süreçte gladyatör okulundaki en yakın dostu olan Varro'yu ve karısını kaybetti. Bu olaylardan sonra intikam için ant içen Spartaküs kendisiyle birlikte Capua'daki Quintus Lentulus Batiatus'un gladyatör okulundan kaçan 78 arkadaşıyla Vezüv Yanardağı'na sığındı. Gaius Claudius Glaber himayesindeki 300 kişilik Roma ordusunca kuşatılan Spartaküs ve yoldaşları, asma dallarından yaptıkları halatlarla uçurumdan aşağı inerek Romalı askerleri şaşırtıp mağlup etmiştir.

Arenada izleyicinin eğlenmesi için savaşan gladyatörler ve ortada imparator, 1680-1750
Spartaküs, kendisine katılan ve sayıları 100 bine ulaşan kaçak köle ve gladyatörlerle Lucania'ya doğru yürüdü. Amansız bir çatışma sonucunda Publius Varinius'u yendi ve Thuria ile Metapontion kentlerini yağmaladı. Spartaküs artık Güney İtalya'ya egemen olmuştu. Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı. MÖ 72'de iki konsülün yönetimindeki güçler Spartaküs'ün üzerine gönderildi. Spartaküs onları yendikten sonra kuzeye, Alpler'e doğru koşuşa geçti. Gallia Cisalpina valisi onu durdurmaya çalıştıysa da yenilgiye uğradı. Köle ordusu artık Alpler'i geçebilir ve güvenlik içinde dağılabilirdi. Ne var ki, kimse İtalya'dan ayrılmak istemedi. Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı. Lucinia'ya geri dönen ordu, orada ilk kez Marcus Crassus'a yenildi. Spartaküs, Sicilya'ya geçmeyi tasarlayarak Messina'ya çekildi. Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı. Crassus, köleleri kuşattıysa da Spartaküs kuşatmayı yararak çekildi.

Daha sonra, MÖ 71'de ya savaştan sağ kurtulup Roma'yı terk etti, ya da Romalılar tarafından savaşta öldürüldü. Savaşta öldürülüp tanınmaz hâle gelme ihtimalinden dolayı bulunamamış olma ihtimali de vardır ancak cesedine asla ulaşılamamıştır. Romalı general Pompeius, Spartaküs'ün ordusundaki çok sayıda kaçağı yakalayıp öldürdü. 6 bin kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi. O dönemdeki inanışa göre tanrıların onu yanına aldığı, koruduğu gibi dedikodular yayıldı. Ancak Spartaküs'e ne olduğu asla öğrenilemedi.

Spartacus, gerçek bir tarihî kişiliktir. Ben-Hur veya Russell Crowe’un canlandırdığı gladyatör Maximus gibi diğer Hollywood kahramanlarının aksine, Spartacus gerçekten Roma döneminde yaşamış, savaşmış ve ölmüştür. Gerçek hikaye, günümüzün popüler ikonuyla hem benzerlikler hem de önemli farklılıklar içerir.

Spartacus antik dünyanın, belki de tarihin en ünlü köle isyanının lideriydi. MÖ 73-71 yılları arasında ayaklanan, çoğu kaçak kölelerden oluşan bir orduya önderlik ederek Roma taşrasının geniş bölgelerini kontrol etti. Asiler, yönetimi hiç beklemediği bir zamanda gafil avladılar ve iki yıl boyunca çok başarılı oldular. Dokuz Roma ordusunu yendiler ve özellikle İtalya’nın güneyinde pek çok zengin malikaneyi yağmaladılar. Romalılar, Akdeniz’in iki ucundaki savaşlarla meşguldü, ama sonunda yeni ordular toplayarak Spartacus ve yandaşlarını büyük bir hezimete uğrattılar.

Spartacus ne Romalı ne de köle olarak doğmuştu. Bugünkü Bulgaristan’ın güneydoğusu, Yunanistan’ın kuzeydoğusu ve Türkiye’nin Avrupa’da kalan bölümünden oluşan antik Trakya’da, özgür bir insan olarak dünyaya geldi. Antik Trakya, bütüncül bir bölge değildi; birbiriyle akraba halklar ve kabilelerden oluşuyordu. Spartacus’un hangi Trakyalı kabileye mensup olduğu, Trakya’nın hangi bölgesinde doğduğu bilinmiyor.

Etkileri​

Spartaküs, köle ve yoksullardan oluşan ordusuyla yıllarca İtalya yarımadasında bağımsız bir şekilde var olmuş ve zamanın yöneticilerine sorun olmuştur. Kendilerine karşı gönderilen sayısız orduyu yenmiş ve Roma Cumhuriyeti'nin yönetim sistemini sarsmıştır. İsyanının eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri nedeniyle sol literatürde sahip çıkılan bir kişiliktir.

Siyasi etkileri​

Almanya'da I. Dünya Savaşı'ndan sonra 1918 yılında yaşanan devrimden sonra 1919 yılında Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg önderliğinde silahlı ayaklanma düzenleyen ve adı daha sonra Almanya Komünist Partisi olan grubun ilk adı Spartaküs Birliği'dir.

Kölelik kurumu, Roma İmparatorluğu tarihinde tehlikeli bir konuydu. Devletin bölgesel, askeri genişlemesinin ürünü olarak imparatorluğun ekonomisini destekledi. Bazıları hizmetçi, zanaatkar veya diğer yetenekli ve değerli rollerde yer alsa da, büyük çoğunluğu ağır iş gücünde kullanılıyordu. Nispeten ucuz iş gücü olarak, kölelerden tarımda, madencilikte ve inşaatta yararlanıldı. Bazıları özgürlüğünü alabilse de, çoğu asla alamadı ve tüm yaşamları boyunca eşya olarak kaldı. Spartaküs böyle bir ortamda yükseldi.

Spartaküs (Spartacus)
Cumhuriyet döneminde, özellikle MÖ 2. yüzyılda Roma devletinin genişlemesi Roma dünyasına muazzam bir köle kaynağı sağladı. Romalılar önce İtalya'ya, sonra daha uzaklara yayılırken bazı topluluklar köleleştirildi: Artık onlar Roma İmparatorluğu'nun parçasıydılar ve özgürlükleri alınmıştı. Bu dönemlerde birçok köle isyanı görülmesi şaşırtıcı değildir. Roma'da Köle Savaşları olarak bilinen toplam üç büyük isyan vardır. Bunlardan sonuncusu en bilinenidir: Üçüncü Kölelik Savaşı, Roma'ya meydan okuyan gladyatör Spartaküs sayesinde oldu.

Üçüncü Köle Savaşı'nda Roma otoritesine meydan okuyan Spartaküs, muhtemelen Trakya kökenliydi. Antik çağda Trakyalılar, doğu ve güneydoğu Avrupa'nın geniş bölgelerinde yaşayan insanlardı. Toprakları esas olarak Balkanları ve Anadolu'nun bazı kısımlarını kapsıyordu. Geleneksel Greko-Romen uygarlığının ötesinde yaşadıklarından korkulan savaşçılardı ancak kültürel yönden barbar görülüyorlardı.

Spartaküs'ün yaşamı ise az bilinir. Roma dünyasındaki köle statüsü göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir. Üçüncü Köle Savaşı olaylarını anlatan kaynaklar çelişkili olsa da Spartaküs'e dair bilgiler sunar. Örneğin tarihçi Plutarch, Spartaküs'ü, el yazmasının okunuşuna göre Trak kökenli ve Göçebe soyundan – ya da Maed soyundan (bir Trakya boyu) – olarak tanımlar. Bununla birlikte, Romalıları böylesine belaya sokan bu adamın akıllı, cesur ve basmakalıp karakteri ve mizacı bakımından Trakyalıdan çok Helen olduğunu söyler. Tarihçi Florus, tarihçi Appian'ın İç Savaşları'nda anlattığı gibi Spartarküs'ün firar etmiş ve köleleştirilmiş eski bir Roma askeri olduğunu belirtir.

Bir gladyatörün yaşamı​

Gladyatörler, Roma İmparatorluğu'nun en büyük eğlenceleriydi. Cumhuriyet döneminden 5. yüzyıl Hıristiyan imparatorluğunda yasaklanışına dek kalabalıklar için savaştılar ve öldüler. İlk gladyatörlere yeni kurulan Roma devletinin düşmanlarının adını verdiler. Bunlar Samnit, Galyalı (daha sonra Murmillo) ve Trakyalıları içeriyordu. Spartaküs'ün lejyonlar tarafından ele geçirildiği bilinir. Bir köle oldu, sonra gladyatör oldu ve Capua yakınlarındaki Lentulus Batiatus'a ait ludus'ta (gladyatör eğitim okulu) eğitim gördü. Murmillo denilen gladyatörler Trakyalılardı.

Spartaküs'ün ve onun gibi gladyatörlerin isyanları MÖ 73'te başlar. Toplamda Capua'daki isyana yaklaşık 70 köle katıldı. Ludus'tan çıkmak için savaşarak ve peşlerinden gönderilen birkaç askeri yenerek, erzakları yağmalamak ve yakındaki bölgeden takipçi toplamak gibi işleri başardılar. Gladyatörler ve diğer köleler, Vezüv Dağı'nın eteklerinde daha kolay savunulan bir noktaya çekildiler ve Spartaküs'ü liderleri seçtiler. Üçüncü Köle Savaşı artık başlamıştı.

Roma'da Spartaküs isyanı​

Spartaküs'ün isyanı, kölelerin Roma devletine karşı ayaklandığı ilk sefer değildi. Daha önce iki Servile Savaşı olmuştu. Bununla birlikte, hem Birinci Köle Savaşı (MÖ 135-132) hem de İkinci (MÖ 104-100) Sicilya ile sınırlıydı. Spartaküs'ün isyanı ise Roma devletini tehdit etmesi bakımından farklıydı.

MÖ 1. yüzyılın başlarında özellikle Korint'in yağmalanması ve MÖ 146'da Kartaca'nın yenilmesiyle birlikte cumhuriyet, yurtdışındaki başarılara rağmen en az yarım yüzyıl krizlerle karşı karşıya kaldı. Gracchi kardeşler, 130'lu ve 20'li yıllarda reform için halk desteğini almıştı. Marius ve Sulla arasında muazzam kan dökülmesiyla sonuçlanan bir iç savaş patlak verdi. Daha sonra, MÖ 91'de Sosyal Savaş, İtalyan yarımadasını harap etmiş ve Roma'yı eski İtalyan müttefiklerine (socii) karşı karşıya getirmişti. MÖ 87'de galip gelmelerine rağmen Romalılar değişim ihtiyacını hissettiler; vatandaşlık İtalya genelinde genişletildi. Spartaküs'ün isyanı, İtalya'da ateşli bir değişim ve kargaşa atmosferine yol açacaktı.

Spartaküs'ün kanlı intikamı​

Daha sonra MÖ 73'te Romalılar, bir praetor olan Gaius Claudius Glaber'i Spartaküs ve isyancılarıyla mücadele etmesi için gönderdi. Glaber'in alelacele toplanan milisleri yaklaşık 3.000 kişilik bir kuvvetti ve Spartaküs'ü ve isyancılarını Vezüv'de kuşattı. Ancak Spartaküs ve diğerlerinin yaratıcılığını tahmin etmemişlerdi. Gladyatörler Vezüv'de bir uçurumdan aşağı inmeyi başardılar ve Glaber'i kanatlarından geçtiler. Romalılar dağılmıştı. Momentum bu noktada Spartaküs ve müttefiklerinin yanındaydı ve kısa sürede praetor Publius Varinius tarafından yönetilen ikinci Roma kuvvetini yendiler ve Spartaküs'ün safları kısa sürede yeni askerlerle dolmaya başladı.

Roma'nın en dibe batışı MÖ 72'de geldi. Önceki yenilgilerden korkan senato Spartaküs ve isyancılarıyla mücadele etmek için iki konsolosluk lejyonu gönderdi. Komutanlar, Lucius Gellius ve Gnaeus Cornelius Lentulus Clodianus başlangıçta başarılıydı. Spartaküs'ün teğmenlerinden Crixus tarafından yönetilen yaklaşık 30.000 isyancı Garganus Dağı yakınlarında katledildi. Bu noktada bu olaylar için tarihçi Appian ve Plutarch'tan gelen anlatılar farklılaşır. Appian, Spartaküs'ün Crixus'un ölümünün kanlı intikamını Lentulus'un güçlerini yenmesi ve 300 Roma askerini infaz etmesiyle anlatıyor. Sonra kuzeye doğru hareket eden Spartaküs, konsoloslarla tekrar Picenum Savaşı'nda çatıştı ve galip geldi.

Crassus ve Pompey devreye girer​

Özgürlüğü için Roma İmparatorluğuna karşı gelen bir savaşçı: Spartaküs
MÖ 71'de güneye giden Spartaküs ve isyancıları, Roma senatosunu artık endişelendirmişti. Üçüncü Köle Savaşı'nı durdurmak artık Marcus Licinius Crassus'un görevi oldu. Marius ve Sulla arasındaki İç Savaşlar'da öne çıkan Crassus'a (Sulla'nın yanında savaştı), Gellius ve Lentulus'unkilerle birlikte bir praetorluk ve altı lejyon verildi. Köle isyanına karşı yaklaşık 40.000 Roma askerinden oluşan bir kuvvet seferber etti. İlk çarpışmalarından bile (Appian'a göre Samnium yakınlarında) gidişatın Spartaküs'ün aleyhine döndüğü açıktı. Spartaküs'ün yaklaşık 6.000 adamı bu yenilgide öldürüldü. Bunu birkaç çarpışma izledi ve Crassus'un lejyonları isyancılara karşı güneye doğru tekrar tekrar galip geldi. Bazı Kilikyalı korsanlarla adamlarını Messina'daki boğazlardan Sicilya'ya götürmek için yapılan çılgınca anlaşma acı bir ihanetti ve Spartaküs ve adamlarını umutsuz bıraktı.

Kuşatılmış isyancılar için işleri daha da kötüleştirmek için Sullan tarafında savaşan başka bir adam olan Büyük Pompey o sırada İtalya'ya dönüyordu. General Pompey, Quintus Sertorius liderliğindeki Hispania'daki başka bir isyanı bastırmaktan yeni dönmüştü. Pompey'in hızla yaklaşmasıyla Crassus zamanın çok önemli olduğunu fark etti: Ertelemek demek Spartaküs'ü yenmenin ihtişamını kaybetme riski demekti. Pazarlık tekliflerinin Crassus tarafından reddedildiğini gören çaresiz Spartaküs, MÖ 71'de Silarius Nehri'nde birlikleriyle son direnişlerini yaptı. Spartaküs ve lejyonları için çok zor bir savaştı: Romalılar tarafından bozguna uğratıldılar.

Spartaküs ve adamlarının yenilmesi​

Spartaküs binlerce adamıyla birlikte Silarius Nehri'nde can verdi ve cesedi asla ölüler arasında bulunamadı. Takipçilerinin çoğu savaş alanından kaçtı, ancak daha sonra Crassus tarafından avlandılar. İsyanın son kanlı kreşendosu Via Appia'da (Appian Yolu) gerçekleşti. Crassus ve lejyonları tarafından yakalanan yaklaşık 6.000 mahkum yol kenarında çarmıha gerildi. Roma otoritesine meydan okuyabilecek olanlara örnek olarak bırakıldılar.

Spartaküs'ün Üçüncü Köle Savaşı'nın Roma İmparatorluğu'ndaki kölelik kurumu üzerinde ne gibi bir etkisi olduğunu belirlemek zordur. Söylenebilecek şey, savaşın Cumhuriyet'teki siyasi gerilimleri daha da hızlandırdığıdır. Pompey, Spartaküs'ü veya isyancılarını hiçbir zaman çatışmaya sokmamasına rağmen, kaçarken birkaç bin kişiyi ele geçirmeyi başardı ve senatoya yazdığı bir mektupta zaferin kendisinin olduğunu iddia etti. Yine de Crassus ve Pompey'in başarıları -seferber ettikleri büyük güçler bir yana- MÖ 70'te konsül olarak seçilmelerine katkıda bulundu. Roma siyasetinde yeni bir çağ başlamıştı.

Spartaküs'ün bıraktıkları​

Sonuç olarak Üçüncü Kölelik Savaşı farklı bir şekilde sonuçlansaydı Spartaküs'ün neyi başaracağını kesin olarak bilmek zordur. Trakyalıların Roma toplumunu reforme etmek veya köleliği sona erdirmek gibi emelleri olması pek olası değildir. Spartaküs'ün amacının Roma'ya yürümek olduğu yönündeki tarihçilerin iddialarına rağmen. Bu asi gladyatörün amacı farklı olabilir. Bir avuç tarihi şahsiyet gibi, Spartaküs de kendi döneminin belirsizliklerini aşarak tarihi bir sembol haline geldi. Pek çok okuyucu için Spartaküs adı Stanley Kubrick Hollywood destanındaki Kirk Douglas'ı çağrıştırır (Howard Fast'in 1960'ta yazdığı Spartaküs romanına dayanan). Doğu Avrupa'daki birçok futbol takımı, Rusya'daki FC Spartak Moskova gibi, kulüpleri için Spartaküs adını benimsedi. Spartaküs adını benimseyen spor kulüplerinin çoğu Doğu Avrupa'da bulunur, çünkü eski Sovyetler Birliği için asi gladyatörün özel bir çekiciliği vardı.

O zaman Spartaküs kimdi? Trakyalı bir mahkum asi bir gladyatöre dönüşmüştü ve tarihi kayıtlarda esrarengiz bir figür olmaya devam ediyor. Üçüncü Köle Savaşı Roma'yı sarsmıştır ancak Cumhuriyet'in rekabet gücü MÖ 1. yüzyılda yükselmeye devam ettikçe patlak veren son sosyal ve politik şiddet olayı Spartaküs'ün isyanı olmadı.
 

MURATS44

topragizbiz.com
Üst