Fahreddin Paşa - Ömer Fahreddin Türkkan (1848 - 1968)

Ugur

Administrator
Ömer Fahreddin Türkkan
Doğum1868, Rusçuk (Bulgaristan)
Ölüm22 Kasım 1948 (80 yaşında)Eskişehir
Takma adlarıMedine KahramanıMedine MüdafiiÇöl KaplanıTürk Kaplanı
RütbesiKorgeneral
Hizmet yılları1888-1936
SavaşlarıTrablusgarp SavaşıBalkan SavaşlarıI. Dünya SavaşıTürk Kurtuluş Savaşı
Sonraki işiTürkiye Kabil Büyükelçisi
Ömer Fahreddin Türkkan, Türk asker ve diplomat. Özellikle I. Dünya Savaşı sırasında çıkan Şerif Hüseyin İsyanı'nda zor şartlar altında Medine'de yönettiği 2 yıl 7 ay süren Medine Müdafaası ile bilinmektedir. "Medîne Müdâfii", "Türk Kaplanı", "Çöl Kaplanı", "Medine Kahramanı" lakaplarıyla da anılır.

1868'de Rusçuk'ta (Bulgaristan) doğdu, 93 Harbi'nden sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. Mekteb-i Harbiye'yi birincilikle bitirdi. Erkan-ı Harbiye Mektebi'ni bitirdikten sonra 1891 yılında Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle göreve başladı. Balkan Savaşı'nda Çatalca savunmasında ve Edirne'nin geri alınışı'nda görev aldı.

1900'de Ferik Ahmet Paşa'nın kızı Ayşe Sıdıka Hanımefendi (1884-1959) ile evlendi. Çocukları:

  • Suphiye Türkkan 1904-1978 (kız)
  • Mehmed Selim Türkkan 1908-1991(oğlan)
  • Mehmed Orhan Türkkan 1910-1994 (oğlan)
  • Ayşe Nermin Türkkan 1919-1997 (kız)
  • Ayhan Türkkan 1928-4.2.1959 (oğlan)
I. Dünya Savaşı başladığında 4. Ordu'ya bağlı 12. Kolordu komutanı olarak Musul'da bulunuyordu. 1915 yılında 4. Ordu komutan vekilliğine getirildi. Bu bölgede iken hem tehcire tabi tutulan Ermenileri yerleştirmesiyle uğraştı aynı zamanda Urfa, Zeytun, Musadağı ve Haçin'deki Ermeni isyanlarını bastırdı.

1916 yılında 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine'deki Hicaz Kuvve-i Seferiyesi komutanlığına atandı. İngilizlerin desteğinde isyana girişen Şerif Hüseyin ordusuna karşı, kısıtlı imkanlara rağmen yaptığı Medine Müdafaası büyük takdir topladı.

Fahreddin Paşa, İngilizler'in desteğindeki Şerif Hüseyin'e bağlı çetelerin iki buçuk sene boyunca kuşattıkları Medine'yi bin türlü yokluk içerisinde ve hattâ açlıktan çekirge yiyerek muhafazaya çalıştı, Mondros Mütarekesi'ne rağmen teslim olmayı reddetti ama tâkatinin tükenmesi üzerine geçmiş asırlarda İstanbul'dan Hazreti Muhammed'in kabrine gönderilmiş olan hediyelerle kutsal emanetleri Vehhabi ve İngiliz tehlikesinden korumak için İstanbul'a getirdi.

Fahreddin Paşa çocuklarıyla


Medine Kuşatması'ndan sonra savaş esiri olarak önce 27 Ocak 1919 tarihinde Mısır'a daha sonra da 5 Ağustos 1919 tarihinde Malta'ya sürgün edildi. Sürgün sırasında, savaş suçlularını yargılamak üzere İtilaf Devletleri tarafından İstanbul'da kurulan Kürt Nemrut Mustafa Paşa Divan-ı Harbi adı verilen mahkemece ölüme mahkûm edildi. Ancak Ankara Hükümeti'nin gayretleriyle 8 Nisan 1921 tarihinde Malta'dan kurtulduktan sonra Eylül 1921 tarihinde Türk Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere Ankara'ya geldi. Başkomutan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından Güney Cephesi'nde Fransız Ordusu'na karşı savaşan Türk kuvvetlerini birleştirmekle görevlendirildi. Fransızlarla Ankara Antlaşması'nın imzalanmasıyla güneyde savaş sona erince 9 Kasım 1921 tarihinde TBMM tarafından Kabil Büyükelçiliği'ne atandı. Türk-Afgan dostluğunun gelişmesinde önemli rol oynadı.

1936 yılında Ferik korgeneral rütbesi ile ordudan emekli oldu. 22 Kasım 1948 tarihinde bir tren yolculuğu sırasında Eskişehir yakınlarında kalp krizi geçirerek vefat etti. Vasiyeti üzerine İstanbul Aşiyan Mezarlığına defnedildi.

Kaynak:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Fahreddin_Türkkan
Murat Bardakçı - Fahreddin Paşa getirmeseydi, Kutsal Emanetler şimdi Londra’da olurdu! - HABERTÜRK
 
Son düzenleme:

MURATS44

topragizbiz.com
Eline sağlık reis. Tarihimizde daha adını bile duymadığımız , duyupta tanımadığımız ne kadar asil ve şanlı insanlar var.

Ama günümüzde birilerinin kuklası olan , paryla konuşan soytarı kılıklı yalakalar bizim dünyada benzeri bile olmayan şanlı tarihimize dil uzatarak kendilerini gösterme sevdasındalar.

İftira attığı Fahreddin Paşa Medineyi canı pahasına savunurken , bu yalakanın dedeleri kaçacak delik arıyorlardı. İhanetin en hasını araplar yaparken dünün veledi bugün kalkmış Osmanlıya dil uzatıyor. Kendi tarihine baksın önce.

Allahın imerikın yalakası. Amerikalılara şirin görünmek için kendi kendini rezil ediyor.

Mekanı cennet olsun Fahrettin ve tüm ceddimizin.
 
Üst