HİCR Suresi Latin Harfli Okunuşu ve Türkçe Meali

Celik

topragizbiz.com
#1
Mekke döneminde inmiştir. 99 âyettir. Sûre, adını 80. âyette geçen "Hicr" kelimesinden almıştır. Hicr, Medine'nin kuzeyinde vaktiyle Semûd kavminin yaşadığı bir yerin adıdır. Sûre de başlıca Allah'ın birliği, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesap konuları; peygamberlerin, çeşitli zamanlarda azgınlara ve inkârcılara karşı verdikleri mücadeleler çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu sûre de ayrıca ilâhî kitapların kendisiyle kemale erdiği Kur'an'ın, her türlü tahriften korunacağı hükmü de yer almaktadır. ,,


HİCR Suresi (Sure No:15)




Bismillâhirrahmânirrahîm

  • 15/HİCR-1: Elif lâm râ tilke âyâtul kitâbi ve kur'ânin mubîn(mubînin)

    1. Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın âyetleridir.



  • 15/HİCR-2: Rubemâ yeveddullezîne keferû lev kânû muslimîn(muslimîne)

    2. İnkâr edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.



  • 15/HİCR-3: Zerhum ye'kulû ve yetemetteû ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemûn(ya'lemûne)

    3. Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.



  • 15/HİCR-4: Ve mâ ehleknâ min karyetin illâ ve lehâ kitâbun ma'lûm(ma'lûmun)

    4. Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.



  • 15/HİCR-5: Mâ tesbiku min ummetin ecelehâ ve mâ yeste'hırûn(yeste'hırune)

    5. Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.



  • 15/HİCR-6: Ve kâlû yâ eyyuhellezî nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnûn(mecnûnun)

    6. Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"



  • 15/HİCR-7: Lev mâ te'tînâ bil melâiketi in kunte minas sâdıkîn(sâdıkîne)

    7. "Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"



  • 15/HİCR-8: Mâ nunezzilul melâikete illâ bil hakkı ve mâ kânû izen munzarîn(munzarîne)

    8. Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.



  • 15/HİCR-9: İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne)

    9. Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.



  • 15/HİCR-10: Ve le kad erselnâ min kablike fî şiyaıl evvelîn(evvelîne)

    10. Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.



  • 15/HİCR-11: Ve mâ ye'tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne)

    11. Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.



  • 15/HİCR-12: Kezâlike neslukuhu fî kulûbil mucrimîn(mucrimîne)

    12. Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.



  • 15/HİCR-13: Lâ yu'minûne bihî ve kad halet sunnetul evvelîn(evvelîne)

    13. Önceki milletlerin (helâkine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.



  • 15/HİCR-14: Ve lev fetahnâ aleyhim bâben mines semâi fe zallû fîhi ya'rucûn(ya'rucûne)

    14,15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.



  • 15/HİCR-15: Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn(meshûrûne)

    14,15. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhâlde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.



  • 15/HİCR-16: Ve le kad cealnâ fis semâi burûcen ve zeyyennâhâ lin nâzırîn(nâzırîne)

    16. Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.



  • 15/HİCR-17: Ve hafıznâhâ min kulli şeytânin recîm(recîmin)

    17. Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.



  • 15/HİCR-18: İllâ menisterakas sem'a fe etbeahu şihâbun mubîn(mubînun)

    18. Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.



  • 15/HİCR-19: Vel arda medednâhâ ve elkaynâ fîhâ revâsiye ve enbetnâ fîhâ min kulli şey'in mevzûn(mevzûnin)

    19. Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.



  • 15/HİCR-20: Ve cealnâ lekum fîhâ meâyişe ve men lestum lehu bi râzıkîn(râzıkîne)

    20. Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.



  • 15/HİCR-21: Ve in min şey'in illâ indenâ hazâinuhu ve mâ nunezziluhû illâ bi kaderin ma'lûm(ma'lûmin)

    21. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.



  • 15/HİCR-22: Ve erselner riyâha levâkıha fe enzelnâ mines semâi mâen fe eskaynâkumûh(eskaynâkumûhu), ve mâ entum lehu bi hâzinîn(hâzinîne)

    22. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.



  • 15/HİCR-23: Ve innâ le nahnu nuhyî ve numîtu ve nahnul vârisûn(vârisûne)

    23. Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz



  • 15/HİCR-24: Ve le kad alimnel mustakdimîne minkum ve le kad alimnel muste'hırîn(muste'hırîne)

    24. Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.



  • 15/HİCR-25: Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakîmun alîm(alîmun)

    25. Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.



  • 15/HİCR-26: Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin)

    26. Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.



  • 15/HİCR-27: Vel cânne halaknâhu min kablu min nâris semûm(semûmi)

    27. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.



  • 15/HİCR-28: Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin)

    28,29. Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.



  • 15/HİCR-29: Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fekaû lehu sâcidîn(sâcidîne)

    28,29. Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.



  • 15/HİCR-30: Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne)

    30. Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.



  • 15/HİCR-31: İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne)

    31. Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.



  • 15/HİCR-32: Kâle yâ iblîsu mâ leke ellâ tekûne meas sâcidîn(sâcidîne)

    32. Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.



  • 15/HİCR-33: Kâle lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin)

    33. İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."



  • 15/HİCR-34: Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun)

    34,35. Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir" dedi.



  • 15/HİCR-35: Ve inne aleykel lâ'nete ilâ yevmid dîn(dîni)

    34,35. Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir" dedi.



  • 15/HİCR-36: Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub'asûn(yub'asûne)

    36. İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.



  • 15/HİCR-37: Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne)

    37,38. Allah da, "O hâlde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.



  • 15/HİCR-38: İlâ yevmil vaktil ma'lûm(ma'lûmi)

    37,38. Allah da, "O hâlde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.



  • 15/HİCR-39: Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne)

    39,40. İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.



  • 15/HİCR-40: İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne)

    39,40. İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.



  • 15/HİCR-41: Kâle hâzâ sırâtun aleyye mustekîm(mustekîmun)

    41,42. Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur" dedi.



  • 15/HİCR-42: İnne ıbâdî leyse leke aleyhim sultânun illâ menittebeake minel gâvîn(gâvîne)

    41,42. Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur" dedi.



  • 15/HİCR-43: Ve inne cehenneme le mev'ıduhum ecmaîn(ecmeîne)

    43. Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.



  • 15/HİCR-44: Lehâ seb'atu ebvâb(ebvâbin), likulli bâbin minhum cuz'un maksûm(maksûmun)

    44. Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.



  • 15/HİCR-45: İnnel muttekîne fî cennâtin ve uyûn(uyûnin)

    45. Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.



  • 15/HİCR-46: Udhulûhâ bi selâmin âminîn(âminîne)

    46. Onlara, "Girin oraya esenlikle, güven içinde" denilir.



  • 15/HİCR-47: Ve neza'nâ mâ fî sudûrihim min gıllin ıhvânen alâ sururin mutekâbilîn(mutekâbilîne)

    47. Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.



  • 15/HİCR-48: Lâ yemessuhum fîhâ nasabun ve mâ hum minhâ bi muhrecîn(muhrecîne)

    48. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.



  • 15/HİCR-49: Nebbî' ibâdî ennî enel gafûrur rahîm(rahîmu)

    49,50. Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.



  • 15/HİCR-50: Ve enne azâbî huvel azâbul elîm(elîmu)

    49,50. Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.



  • 15/HİCR-51: Ve nebbi'hum an dayfi ibrâhîm(ibrâhîme)

    51. Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.



  • 15/HİCR-52: İz dehalû aleyhi fe kâlû selâmâ(selâmen), kâle innâ minkum vecilûn(vecilûne)

    52. Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selâm" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.



  • 15/HİCR-53: Kâlû lâ tevcel innâ nubeşşiruke bi gulâmin alîm(alîmin)

    53. Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.



  • 15/HİCR-54: Kâle e beşşertumûnî alâ en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirûn(tubeşşirûne)

    54. İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.



  • 15/HİCR-55: Kâlû beşşernâke bil hakkı fe lâ tekun minel kânıtîn(kânıtîne)

    55. "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.



  • 15/HİCR-56: Kâle ve men yaknetu min rahmeti rabbihî illad dâllûn(dâllûne)

    56. Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"



  • 15/HİCR-57: Kâle fe mâ hatbukum eyyuhel murselûn(murselûne)

    57. İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.



  • 15/HİCR-58: Kâlû innâ ursilnâ ilâ kavmin mucrimîn(mucrimîne)

    58. Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.



  • 15/HİCR-59: İllâ âle lût(lûtın), innâ le muneccûhum ecma'în(ecma'îne)

    59,60. Lût'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lût'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.



  • 15/HİCR-60: İllemre'etehu kaddernâ innehâ le minel gâbirîn(gâbirîne)

    59,60. Lût'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lût'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.



  • 15/HİCR-61: Fe lemmâ câe âle lûtınil murselûn(murselûne)

    61,62. Elçiler (melekler) Lût'un ailesine gelince, Lût onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.



  • 15/HİCR-62: Kâle innekum kavmun munkerûn(munkerûne)

    61,62. Elçiler (melekler) Lût'un ailesine gelince, Lût onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.



  • 15/HİCR-63: Kâlû bel ci'nâke bi mâ kânû fîhi yemterûn(yemterûne)

    63. Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."



  • 15/HİCR-64: Ve eteynâke bil hakkı ve innâ le sâdikûn(sâdikûne)

    64. "Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."



  • 15/HİCR-65: Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbârehum ve lâ yeltefit minkum ehadun vamdû haysu tu'merûn(tu'merûne)

    65. "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."



  • 15/HİCR-66: Ve kadaynâ ileyhi zâlikel emre enne dâbire hâulâi maktûun musbihîn(musbihîne)

    66. Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."



  • 15/HİCR-67: Ve câe ehlul medîneti yestebşirûn(yestebşirûne)

    67. Şehir halkı sevinerek geldiler.



  • 15/HİCR-68: Kâle inne hâulâi dayfî fe lâ tefdahûn(tefdahûni)

    68. Lût, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."



  • 15/HİCR-69: Vettekullâhe ve lâ tuhzûn(tuhzûni)

    69. "Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.



  • 15/HİCR-70: Kâlû e ve lem nenheke anil âlemîn(âlemîne)

    70. Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.



  • 15/HİCR-71: Kâle hâulâi benâtî in kuntum fâilîn(fâilîne)

    71. Lût: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.



  • 15/HİCR-72: Le amruke innehum le fî sekretihim ya'mehûn(ya'mehûne)

    72. (Melekler, Lût'a: ) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş hâlde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.



  • 15/HİCR-73: Fe ehazethumus sayhatu muşrikîn(muşrikîne)

    73. Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.



  • 15/HİCR-74: Fe cealnâ âliyehâ sâfilehâ ve emternâ aleyhim hıcâreten min siccîl(siccîlin)

    74. Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.



  • 15/HİCR-75: İnne fî zâlike le âyâtin lil mutevessimîn (mutevessimîne)

    75. Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.



  • 15/HİCR-76: Ve innehâ le bi sebîlin mukîm(mukîmîn)

    76. O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.



  • 15/HİCR-77: İnne fî zâlike le âyeten lil mu'minîn(mu'minîne)

    77. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.



  • 15/HİCR-78: Ve in kâne ashâbul eyketi le zâlimîn (zâlimîne)

    78. "Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.



  • 15/HİCR-79: Fentekamnâ minhum, ve innehumâ le bi imâmin mubîn(mubînin)

    79. Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lût kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.



  • 15/HİCR-80: Ve le kad kezzebe ashâbul hıcril murselîn(murselîne)

    80. Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.



  • 15/HİCR-81: Ve âteynâhum âyâtinâ fe kânû anhâ mu'rıdîn(mu'rıdîne)

    81. Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.



  • 15/HİCR-82: Ve kânû yanhıtûne minel cibâli buyûten âminîn(âminîne)

    82. Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.



  • 15/HİCR-83: Fe ehazethumus sayhatu musbıhîn(musbıhîne)

    83. Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.



  • 15/HİCR-84: Fe mâ agnâ anhum mâ kânû yeksibûn(yeksibûne)

    84. Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.



  • 15/HİCR-85: Ve mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakk(hakkı), ve innes sâate le âtiyetun fasfehıs safhal cemîl(cemîle)

    85. Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.



  • 15/HİCR-86: İnne rabbeke huvel hallâkul alîm(alîmu)

    86. Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve her şeyi) bilenin ta kendisidir.



  • 15/HİCR-87: Ve le kad âteynâke seb'an minel mesânî vel kur'ânel azîm(azîme)

    87. Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve büyük Kur'an'ı verdik.



  • 15/HİCR-88: Lâ temuddenne ayneyke ilâ mâ metta'nâ bihî ezvâcen minhum ve lâ tahzen aleyhim vahfıd cenâhake lil mu'minîn(mu'minîne)

    88. Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.



  • 15/HİCR-89: Ve kul innî enen nezîrul mubîn(mubînu)

    89. De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."



  • 15/HİCR-90: Ke mâ enzelnâ alel muktesimîn(muktesimîne)

    90. Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.



  • 15/HİCR-91: Ellezîne cealûl kur'âne ıdîn(ıdîne)

    91. Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.



  • 15/HİCR-92: Fe ve rabbike le nes'elennehum ecmaîn(ecmaîne)

    92,93. Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.



  • 15/HİCR-93: Ammâ kânû ya'melûn(ya'melûne)

    92,93. Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.



  • 15/HİCR-94: Fasda' bi mâ tu'meru ve a'rıd anil muşrikîn(muşrikîne)

    94. Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.



  • 15/HİCR-95: İnnâ kefeynâkel mustehziîn(mustehziîne)

    95,96. Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilâh edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.



  • 15/HİCR-96: Ellezîne yec'alûne meallâhi ilâhen âhar(âhare), fe sevfe ya'lemûn(ya'lemûne)

    95,96. Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilâh edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.



  • 15/HİCR-97: Ve le kad na'lemu enneke yadîku sadruke bi mâ yekûlûn(yekûlûne)

    97. Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.



  • 15/HİCR-98: Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sâcidîn(sâcidîne)

    98. O hâlde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.



  • 15/HİCR-99: Va'bud rabbeke hattâ ye'tiyekel yakîn(yakînu)

    99. Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.





Diyanet İşleri Meali (Yeni)

 

Benzer Konular

Üst