Yağış Tipleri Nedir ve Özellikleri Nelerdir?

Kaptan43

5 Yıldızlı Kaptan
Yağışlar, gökyüzündeki bulutlardan düşen su formlarıdır. Başlıca yağış formları; çiseleme, yağmur, karla karışık yağmur, kar, graupel ve doludur.

yagmur1e6a68b8a0dfa516.webp


“Yağış” kavramı basitçe ifade edilecek olursa atmosferde ortaya çıkan ve yere düşen herhangi bir su partikülüdür. Bu partiküller sıvı veya katı olabilir. Meteorolojik ifadeyle de yağış, kısaca “hidrometeor” olarak tanımlanır. Yağış tipleri, suyun alabileceği formlara göre farklılık gösterir.
İçindekiler

Yağış Nedir?​

Yağışlar, gökyüzündeki bulutlardan düşen su formlarıdır. Çok farklı şekillerde ve durumlarda ortaya çıkabilir. Yağmur ve çiseleyen yağmur, tek bir sıvı türüdür. Donma türleri ise; kar, karla karışık yağmur, donan yağmur ve dolu olarak ortaya çıkar. Dolunun oluşması eşsizdir; çünkü genellikle yaz aylarında sadece gök gürültülü fırtınalarda düşen donmuş yağışlardır. Yağış türlerinin bitkiler ve toprak üzerinde farklı etkileri vardır. Donmuş yağış çeşitleri, ekili arazilerde ve karayollarında riskler doğurur.

Genel tanıma göre yağış, gökten suyun farklı şekillerde düşmesidir. Bütün yağışlar, dünyanın troposferinde yer alan ve yerden yaklaşık 8 ila 16 kilometre yukarı çıkan bulutlardan oluşur. Herhangi bir su parçacığı veya tüm su parçacıkları atmosferin yüksek seviyelerinden düştüğünde ve dünya yüzeyine ulaştığında yağış tipleri ortaya çıkar. Toprağa düşme, yerçekiminden kaynaklanır. Katı veya sıvı bir parçacık buluttan düştüğünde daha hızlı ve sürekli damlalara neden olur.

Yağış Tipleri ve Özellikleri​

Meteorolojide yağış, yerçekimi sebebiyle düşen atmosferik su buharının yoğunlaşması sonucu ortaya çıkan herhangi bir üründür. Başlıca yağış formları; çiseleme, yağmur, karla karışık yağmur, kar, graupel ve doludur. Yağış, atmosferin bir kısmı su buharına doygun hale geldiğinde oluşur. Böylece su yoğunlaşır ve düşer. Bu nedenle sis ve buğu yağış değil, bir süspansiyondur; çünkü su buharı çökelecek kadar yoğuşmaz.

Bulutlarda kristalize olan buz, toprağa buz topakları veya kar gibi ulaşabilir. Ayrıca, atmosferik sıcaklıklara bağlı olarak yeryüzüne ulaşmadan önce eriyebilir ve yağmur damlalarına dönüşebilir. Bu nedenle; yağmur, kar, karla karışık yağmur, donan yağmur ve dolu gibi birçok farklı yağış türü vardır.

Yağmur​

Yağmur, “yağmur damlaları” olarak da bilinen sıvı su damlacıklarından oluşur. Her mevsimde meydana gelebilecek yağış tiplerinden biridir. Hava sıcaklıkları, donma noktasının (0 -sıfır- derece) üzerinde olduğu sürece, yağmur yağabilir. Yağmur, teknik olarak gökten düşen herhangi bir sıvı değildir. Su döngüsünün en yaygın bileşenidir ve yeryüzündeki tatlı suyun çoğunu yeniler.

Yağmurdaki su damlacıkları, 0,5 mm veya daha büyük ebatta olabilir. Yarım milimetreden küçük damlacıklar, “çiseleme” olarak sınıflandırılır. Yağmur damlaları, genellikle küçük bulut parçacıkları çarpıştığında ve küçük damlalar birbirine yapışarak daha büyük damlalar meydana geldiğinde oluşur. Damlalar yeteri kadar büyüdüğünde yükselen hava destekleyemez ve yerçekimi damlaları yere indirir. Eksi 17 derecenin altındaki havalarda yağmur damlaları, kar veya buz kristalleri haline dönüşebilir; ancak daha sıcak havaya düştüklerinde eriyebilirler.

Bazen yağmur toprağa ulaşmadan buharlaşır ve bu durum “virga” adı verilen yağmur çubukları ile sonuçlanır. Uzağa bakıldığında görülen ve yere ulaşmayan bir bulutun altındaki gri çizgiler, virga olayıdır. Yağmurun zemine ulaşamamasının bir diğer nedeni de taşıyıcılardır. Rüzgâr, yağan yağmurdan daha hızlı bir şekilde esiyorsa yağmuru taşır ve yağmur damlaları yere ulaşamaz. Yağış oranları, yağmurun toprağa karışıp karışmayacağını belirler.
Çok küçük yağmur damlaları mükemmel bir küre şeklindedir. Daha büyük damlalar büyüdükçe daha da düzleşir. Ortalama büyüklükteki bir yağmur damlası, biraz içbükey değilse düz bir tabana sahiptir; kenarları ve üst kısmı yuvarlaktır. Bu şekil, hamburger topuzu, paraşüt veya denizanası olarak tanımlanır. Bir yağmur damlasının çapı 1 inç civarındaysa yere ulaşmadan parçalanır.

Kar​

Kar ve buzu iki farklı şey olarak görürüz. Ancak kar, aslında “kar taneleri” olarak bildiğimiz pulları oluşturan milyonlarca minik buz kristalidir. Karın oluşması ve zeminde tutması için yüzeyin ve üstündeki hava sıcaklığının donma noktasının (0 -sıfır- derece) altında olması gerekir. Bazı cephelerde donma noktasının biraz üstünde olabilir. Donma noktasının üzerindeki sıcaklıklarda kar, uzun süre zeminde kalamaz ve kar taneleri erir.

Kar aslında her zaman ortaya çıkar; ama yere ulaşmadan önce genellikle erir. Karın yere düşmesi kuru havalarda söz konusu olur. Bulutlardan virga (yağmur çubukları) veya buzlu su parçacıkları şeklinde kar yağışı görülebilir. Kar normalde yüksek, ince ve zayıf cirrus bulutları ile birlikte görülür. Atmosferik sıcaklıklar donma noktasının üstüne çıktığında kar yağışı zaman zaman düşer; ancak çoğunlukla donan havada meydana gelir.

Sıcaklıklar donmanın üstünde olduğunda, kar taneleri kısmen eriyebilir; ancak nispeten sıcaklıklardan dolayı parçacıklar buharlaşır. Bu buharlaşma, kar taneciğinin hemen çevresinde soğumaya neden olur ve toprağa kar olarak ulaşmasını sağlar. Kar; kabarık, beyaz ve yumuşak bir yapıya sahiptir. Oluşumu farklı şekillerde düz plakalar ve ince iğneler şeklindedir. Her kar tipi, atmosferik nem ve sıcaklıkların belirli kombinasyonları altında oluşur.

Graupel​

“Supercooled” veya aşırı soğuk su damlacıkları, düşen kar taneleri üzerinde donarsa “graupel” adı verilen yağış tipi oluşur. Bu durumda kar kristali, tanımlanabilir altı taraflı şeklini kaybeder. Bunun yerine kar ve buz yığını ortaya çıkar.
Almanca bir terim olan “graupel”, Türkçede “sulu kar” olarak bilinir; fakat sulu kardan farklı bir yağış tipidir.

"Yumuşak dolu" olarak da tanımlanır. Halk dilinde, “bulgur” veya “kuzu dişi” olarak tanınır. Kar gibi beyaz görünür. Çapı 2 ila 5 mm’dir. Parmakla basıldığında ezilir ve granüllere ayrılır. Yere düştüğünde, karla karışık yağmur gibi çevreye sıçrar. Görüntüsü nedeniyle dolu ile karıştırılır.

Suyun donması için sıfır derecenin altındaki sıcaklıklar yeterli olmaz. Su, havadaki toz tanecikleri etrafında donabilir; ancak havada toz yoksa su eksi 40 derecede bile sıvı kalabilir. Bu duruma “supercooled” adı verilir. Bu haldeki su damlacıkları, havadaki kar kristallerinin üstüne yapışırsa, o anda donar. Kristaller, supercooled su damlacıkları çarptıkça büyür ve buzla kaplı kar taneleri meydana gelir. Grapuel yağış, genel olarak bu şekilde oluşur.
Yatay gelişen bulutlarda görülmeyen graupel, zaman zaman gök gürültüleriyle birlikte yağabilir. Bu yağış tipi denize yakın yerlerde yaygın olarak görülür. Yükseklerin soğuk, denizlerin nispeten sıcak olduğu aralık ayında sık görülen yağış tipidir.

Sulu Kar​

Eğer bir kar tanesi kısmen erir; fakat sonra yeniden donarsa “sulu kar” veya “karla karışık yağmur” meydana gelir. Sulu kar taneleri, küçük ve yuvarlaktır. Bu yüzden bazen "buz topakları" olarak da adlandırılır.

Sulu kar, atmosferde yüksek ve düşük seviyelerde bir başka düşük, dondurucu alt hava tabakası arasına ince bir hava tabakası sıkıştırıldığında oluşur. Böyle bir durumda yağışlar karla başlar, orta seviyelerde daha sıcak bir hava katmanına düşer ve kar taneleri kısmen erir; ardından donmuş hava katmanında toprağa doğru düşerken yeniden donar. Başka bir ifade ile bazen kar tamamen erimez ve kısmen erimiş kar taneleri kar topakları şeklinde yeniden donar.

Karla karışık yağmur, donan atmosfer koşullarında gerçekleşir. Kar sıcak bir katmana düştüğünde oluşur. Sonra yağmur yağar ve yağmur damlacıkları, yeterince soğuk olan bir hava katmanına düşünce donar. Dolayısıyla, karla karışık yağmur, küçük ve yarı saydam buz toplarından oluşan bir çökelme biçimi olarak tanımlanmaktadır. Görünümü sebebiyle genellikle dolu taneleri ile karıştırılır; ancak sulu kar taneleri daha küçüktür. Buz topakları zemine veya diğer katı nesnelere çarptıklarında zıplarlar ve sert bir ses çıkarırlar. Sulu kar, donan yağmur ile birleştiği durumlar dışında katı bir kütle şeklinde donmaz. Sulu kar ve donan yağmur, benzer koşullarda meydana gelir.

Donan Yağmur​

Donan yağmur; sıvı yağmur taneciklerinin, donma seviyesinin altında sıcaklığı bulunan yerlerde veya yüzeylerde donması durumudur. Başka bir ifade ile hava sıcaklığının donma derecesinden yüksek, zemin sıcaklığının ise düşük olduğu durumlarda meydana gelir.

Donan yağmur, kar ılık bir katmana düştüğünde ve eridiğinde oluşur; ancak donma katmanı çok sığdır. Bu nedenle sıvı su donar ve katılaşan yüzeylerin üzerine düşer. Donan yağmur, yağmura benzer şekilde oluşur. Yağışlar ya kar gibi başlar ya da supercooled damlaları ılık tabakaya yağmur olarak yağar. Dondurucu hava toprağı sarar. Yağmur damlaları, toprağa ulaşmadan önce ince bir tabakadır. Bunun üzerine yüzey sıcaklıkları sıfır dereceden daha düşük olan nesnelere çarpan yağmur damlaları, donar.

Donan yağmur, kar taneleri ile sulu kar arasındaki bir yağış tipidir. Tamamen supercooled damlalarından oluşur. Olumsuz hava sıcaklıklarında düşen sert yağış tipidir. Yaygın olarak havanın eksi 10 ila 15 derece ve daha altındaki sıcaklıklarda görülür. Donan yağmur veya buz taneleri şeffaftır ve boyutu 1 ila 3 mm’dir. Şeffaf topların içinde su olduğu için genel olarak bir yağmur türü olarak tanımlanır. Ancak bilim adamları, donan yağmuru dolu veya yağmur olarak görmüyor.

Kış ve buz fırtınalarından bazıları, temel olarak donan yağmur nedeniyle oluşur. Bunun nedeni donan yağmur yağdığı zaman, ağaçları, karayollarını ve yerdeki diğer her şeyi berrak bir buz veya "sır" tabakası ile kaplamasıdır. Buz birikintileri ağaç dallarında ve elektrik hatlarında ağırlığa yol açarak zarar görmelerine yol açabilir.

Dolu​

Genellikle karla karışık yağmur ile karıştırılan dolu, yüzde 100 buz olan bir yağış tipidir. Ancak sadece kış aylarında meydana gelmez. Genellikle fırtınalı havalarda oluşur. Ağırlıklı olarak kış veya soğuk havalarda yaşanır.

Dolu, yumuşak ve yuvarlaktır. Bazı kısımları düz veya sivri olabilir. Bezelye boyutundan beyzbol topu büyüklüğüne kadar çeşitli ebatlara ulaşabilir. Çapları 5 milimetre ila 15 santimetre arasında olabilir. Dolu buzdur; ancak yolları kayganlaştırmasından ziyade tarım alanlarına ve bitkilere zarar verme tehdidi içerir.

Dolu taneleri, gök gürültülü fırtınalardan sonra düşen büyük buz parçalarıdır. Saydam katmanlar, dolu, bulutun daha soğuk kısmındayken ya da alt katlara ulaştığında oluşur. Supercooled damlacıklar dolunun üzerine düştüğünde küçük hava kabarcıkları sıkışarak, buzun süt gibi beyaz görünmesine neden olur.

Dolu taşları, büyük toplardır ve büyük fırtınalarda düşen düzensiz buz yığınlarıdır. Tamamen katı bir yağış tipidir. Dolu taneleri, genellikle su buzundan oluşur. Çok güçlü üst yapılara sahip şiddetli gök gürültülü fırtınalar, genellikle buz tutma kabiliyetine sahiptir.

Hidrometeor Nedir?​

Hidrometeor, atmosferik su buharının her çeşidini kapsayan bir ifadedir. Rüzgâr tarafından yeryüzünden savrulanlar da bu kavramın içinde kabul edilir. Katı, sıvı, bulut, sis, buz sisi, pus örnek olarak verilebilir.

Yağmur ve çisenti sıvı hidrometeorlardır. Donmuş yağmur ve çisenti, “donan hidrometeorlar” olarak tanımlanır. Katı veya donan hidrometeorlara; kar, dolu, buz iğnecikleri ve kar ve buz kristalleri örnektir. Yere düşerken buharlaşan yağmur, gaz halindeki hidrometeorlardır. Rüzgarın savurduğu kar ve su sürülmeleri ve savrulmaları da hidrometeorlar arasında sayılır. Yeryüzündeki nesneler üzerinde biriken çiğ ve kırağı gibi yağışlar, hidrometeorlardandır.

Yağış Tipleri Hakkında Anekdotlar​

  • Yağmur damlaları, sanılanın aksine gözyaşı damlası şeklinde değildir.
  • Yağmur damlalarının kükürt oksitler veya azot oksitler gibi kirleticilerle karışması sonucu “asit yağmuru” adı verilen durum ortaya çıkar. Asit yağmuru, bitkileri öldürür ve su kaynaklarını kirletir.
  • Kuzey Amerika’daki Apalaş (Appalachian) Dağlarının ölü ağaçlarla dolu olmasının sebeplerinden biri, asit yağmurlarıdır. Sanayileşmiş bölgelerden dolayı bu dağlarda çok sayıda asit yağmuru ortaya çıkar.
  • Dolu yağışı, mahsullere çok zarar verdiği için bazı ülkelerde “beyaz veba” olarak tanımlanır.
  • Donan yağmur, karayolu ve hava taşıtları ve elektrik hatları için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
  • 11 Aralık 2013 tarihinde İstanbul’daki Galatasaray-Juventus maçı, graupel yağışı sebebiyle iptal edildi. Haberlerde bu yağış tipi için “yoğun kar yağışı” ifadesi kullanıldı.
  • “Ahmak ıslatan” adı verilen çiseleyen yağış türü, sisin, dünyanın yüzeyindeki veya yakınındaki havada asılı kalan buz kristallerinden veya su damlacıklarından oluşur. Boyutları, 0,5 milimetreden daha küçüktür.
  • “Güneş duşu” adı verilen yağış türü, güneş parlarken yağmur yağdığında ortaya çıkan bir yağış olayıdır.
  • Elmas tozu” adı verilen yağış türü, genellikle düşük seviyelerde ve eksi 30 derecenin altındaki sıcaklıklarda oluşur. Son derece küçük buz kristalleridir. “Elmas tozu” ismini, havadaki buz kristallerine yansıttığı ışıltılı efektten alır.
  • “Siklonik yağmur”, basınç farkından dolayı ortaya çıkar. Barometrik basınç değer düşüşü neden olur. Yükselen havanın dikine faaliyetlerle veya sıcak hava kütlesinin soğuk hava üzerinde tırmanarak soğumaya geçmesi ile meydana gelir. Bir siklon, dairesel rüzgar hareketi ile büyük bir alçak basınç bölgesidir.
  • “Konvektif yağmur”, lokalize ısıtma nedeniyle havanın, daha sıcak olan yukarı kesimlere hareketi nedeniyle ortaya çıkar. Atmosferde, hava parselinin konvektif kararsızlık veya dikey termal hareketler nedeniyle yükselmesi durumudur. Adyabatik soğuma sonucu oluşur. Yağışlar kısa süreli ve yoğun sağanaklar şeklinde gerçekleşir. Bu tür yağmurlar, 10 kilometreden daha az alanlarda oluşur.
  • Orografik yağmur”, dağlar gibi doğal topografik bariyerlere çarpıp yukarı doğru yükselen nemli hava kütleleri sebebiyle ortaya çıkar. Hindistan'ın yüksek bölgelerindeki şiddetli yağışların çoğu, orografik yağmurlardır. Türkiye’de Karadeniz ve Akdeniz bölgelerindeki sıra dağlarda gözlenen yağış tipidir.
Kaynaklar
 
Üst