Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?

MURATS44

topragizbiz.com
HAFTALIK TATİL CUMA GÜNÜ İKEN NEDEN PAZAR GÜNÜ OLARAK KABUL EDİLDİ?

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Arif Nihat Asya, o günlere dair düşüncelerini şu sözlerle dizelerine taşımıştı: "Bize bir nazar oldu. Cumamız pazar oldu. Ne olduysa hep azar azar oldu!"

Bundan 84 yıl önce, Cuma tatili uygulaması son buldu ve hafta tatili pazar gününe alındı. Hemen ardından Yahudilerin hafta tatili olan cumartesi günü, önce yarım gün sonra ise tam gün tatil edildi. Gerçekleştirilen bu değişimler "modernleşme" kılıfında "Batılılaşma" dayatmasının birer parçasıydı.

HAFTALIK TATİL ANLAYIŞI NASIL OLUŞTU?

Eski kültürlerde bugünkü anlamda tatil anlayışı yoktu; ancak hem tabiatla ilişkiler, hem de dinî telakkiler sebebiyle, zaman periyodik olarak kutsal günlere ayrılmıştı.

Çeşitli merasimleri ihtiva eden bu kutlama günleri yılın geneline dağıldığı gibi haftanın belli günlerinde de icra ediliyordu. Bu merasimler, günlük çalışma hayatının da durması anlamına geliyordu.

YAHUDİ İNANCINA GÖRE HAFTA TATİLİ: CUMARTESİ

Yahudi inancında hafta tatili, dini kaynaklı olup Cuma akşamı güneş battıktan sonra başlar ve cumartesi akşamı sona erer. Şabat (sebt) adını alan günün yaratılışla ilişkili olduğu belirtilir. Bu yoruma göre, Elohim dünyayı altı günde yaratmış ve yedinci gün (şabat) dinlenmişti.

Eski Ahit'e göre o gün için zikredilen yasak işler, başta ziraat olmak üzere, evden dışarı çıkmak, ateş yakmak, yemek pişirmek, yük taşımak, alışveriş yapmak ve odun toplamaktır. Yahudilikte cumartesi gününü genelde, günlük üç vakit ibadetin dışında bilgi ve kabiliyetleri nispetinde çeşitli dinî konular üzerinde çalışmakla geçirirler.

HRİSTİYAN İNANCINA GÖRE HAFTA TATİLİ: PAZAR

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Hristiyanlar başlangıçta Yahudi geleneğini takip ederek şabatı kutluyorlardı. 4'üncü yüzyıla kadar Pazar, Hristiyanlar arasında tatil günü olarak kabul edilmemekle birlikte, İsa'nın yeniden dirildiğine inanılan bir gün olarak kutlanıyordu.

Yeni Ahit'te bu güne "Rabbin günü" adını veriliyor; bu da o dönemde özel kutlamaların yapıldığına işaret ediyor. Hristiyan inancına göre, çarmıha gerilen İsa pazar günü dirilmiş; kutsal ruh yine bir pazar günü inmişti. Bu nedenle pazar günleri özel sayılıyor, o gün ibadetin yanında hayır işlerine de yer veriliyordu.

DÜNYADA CUMARTESİ VE PAZAR NE ZAMAN TATİL OLDU?

Pazarın resmî tatil günü olarak belirlenmesi ilk defa 321'de İmparator I. Konstantinos zamanında oldu. Konstantinos, pazar gününün bütün resmî görevlilerin ve şehir halkının tatil günü olarak kutlanmasını emretti.

Batı dünyasında 20'inci yüzyılın başına kadar resmî hafta tatili cumartesi öğleden sonra başlıyor, pazar günü devam ediyordu. 1933'te ABD, cumartesi gününü de tam gün hafta tatili olarak kabul etti. Günümüzde bazı İslam ülkeleri dışında tüm dünyada, cumartesi ve pazar resmi tatil günleri olarak belirlenmiştir.

İSLAM’DA CUMA GÜNÜ MÜSLÜMANLAR İÇİN ‘BAYRAM’

İslamiyet'te haftalık toplu ibadetin yapıldığı Cuma gününe çok önem verilmesine ve bugünün Müslümanlar için bir bayram olduğunun belirtilmesine karşın, Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde Cuma günü, Müslümanlar için bir tatil günü olarak tayin edilmemişti.

Ancak Cuma gününün özelliklerini dikkate alan bazı İslam âlimleri, haftanın herhangi bir gününün tatil kabul edilmesi durumunda, bunun Cuma olmasının uygun olduğunu ifade etmişlerdi.

İSLAM TARİHİNDE HAFTALIK TATİL KAVRAMI

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Asr-ı Saadet'te ve Hulefâ-yi Râşidîn döneminde haftanın herhangi bir gününün resmî tatil olarak seçildiğine dair bir kayıt bulunmuyor. Emevîler devrinde, Ziyâd b. Ebîh'in Basra'da davalara Cuma dışındaki günlerde baktığı dikkate alınırsa, bundan ilk defa Cumanın yalnızca mahkemeler için resmî tatil olduğu sonucuna varılabilir.

Abbâsîler'de ise ilk devirlerden itibaren resmî dairelerin (divan) Cuma günleri tatil edildiği bilinir. Cuma günü devlet daireleri tatil olmakla beraber dükkânlar ve pazar yerleri açıktı. Halk haftalık ihtiyaçlarını Cuma günü yaptığı alışverişlerle karşılardı.

OSMANLI DÖNEMİNDE HAFTALIK TATİL VAR MIYDI?

Osmanlı Devleti'nde başlangıçta belli bir hafta tatili günü yoktu. Diğer İslam devletlerinde olduğu gibi Osmanlılarda da Cuma gününe dinî hükümler dışında bir mahiyet verilmemiş, namaz vaktinde kısa bir süre işe ara verme dışında Cuma günü, hafta tatili olarak kabul edilmemişti.

Süleymaniye Camii inşaatına dair mufassal muhasebe defterlerinde işçilerin cuma günleri tatil yaptığı belirtilmekteyse de bunun bütün çalışanların uyduğu genel bir hafta tatili olduğunu söylemek mümkün değil.

Her iş kolunun kendine göre bir tatil gününün bulunduğu ancak bunun da belli bir periyoda ve belli bir güne bağlı olmadığı sonucu çıkarılabilir.

TALEBELERİN KÜTÜPHANEYE GİTMESİ İÇİN CUMA GÜNLERİ TATİLDİ

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
İlk Osmanlı medreselerinde talebelerin kütüphaneye gitmesine imkân vermek için genellikle salı ve Cuma günleri ders yapılmazdı. Bazı medreseler buna pazartesi veya perşembeyi de ekleyip hafta tatilini üçe çıkardığı gibi, bazıları yalnız Cuma günleri tatil yapmaktaydı.

Ancak Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren medreselerde hafta tatilinin salı olmak üzere bir güne indirildiği ve Cumhuriyet dönemine kadar böyle devam ettiği anlaşılır.

HAFTALIK TATİL UYGULAMASINI II. MAHMUD BAŞLATTI

Sultan II. Mahmud devrinde, haftalık tatil uygulamasına başlandı. 1831-32'de Bâbıâli ile diğer bazı resmî dairelerde perşembe ve pazar, Bâb-ı Defterî'de ise pazartesi ve perşembe günleri hafta tatili yapılıyordu.

Fakat defterdarlıktaki memurların haftada iki gün çalışmamasının işleri aksattığı gerekçesiyle yalnız pazar günü tatil yapılması kabul edildi.

HAFTA TATİLİ NEDEN CUMA OLDU?

Tanzimat'ın ilânından sonra tatil günü olarak yalnız perşembenin bırakıldığı anlaşılır. Fakat bu tatil gününün kalıcılığı da pek uzun sürmedi.

Perşembe günü tatil yapan devlet memurlarının çoğu, ertesi günü Cuma namazını bahane ederek işlerinin başına gelmemeye başlayınca 17 Ocak 1842 tarihli karar ile hafta tatili perşembeden Cumaya alındı.

Böylece, tatil gününün Cumaya alınmasıyla, bu mübarek güne saygı gösterilmiş olacağı belirtilmişti. Bu ifadeden, memurların Cumaya haftanın diğer günlerinden farklı bir önem vermeleri sebebiyle o günü kendilerine ayırmayı istedikleri anlaşılır.

OSMANLI TEBAASINDA ÜÇ FARKLI DİN ÜÇ FARKLI GÜN

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Cuma günü, yalnız resmî devlet dairelerinde çalışan Müslümanlar için hafta tatili olarak kabul edilmişti. Bu arada Hristiyan memurlar pazar günü, Yahudiler ise cumartesi günü tatil yapıyordu.

Zaman içinde sanat ve ticaretle uğraşanlar da kanunî mecburiyet olmadığı halde hafta tatili uygulamaya başladılar. Böylece Osmanlı ülkesinde Müslümanların Cuma, Yahudilerin cumartesi ve Hristiyanların pazar olmak üzere haftada üç tatil günü ortaya çıkmıştı.

RESMİ HAFTA TATİLİ CUMA OLARAK BELİRLENDİ

Millî Mücadele'den sonra ülkenin iktisaden kalkınması yollarını tespit etmek üzere toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde (17 Şubat-4 Mart 1923) bütün Müslüman ve gayri Müslimlerin uyacakları bir hafta tatilinin belirlenmesi konusu gündeme geldi ve hazırlanan üç maddelik teklif, oy birliğiyle kabul edildi.

Bu teklif, hangi din ve mezhepten olursa olsun bütün Türk vatandaşlarının Cuma günü tatil yapmasını öngörüyordu. Ayrıca Cuma gününün dışında da iş yerini kapatmak isteyenler serbest olacaktı.

GELENEKLERİMİZ CUMA GÜNÜNÜ GEREKTİRİR

Kongrede alınan bu karar gereğince Cumhuriyet'in ilanından sonra Cuma gününün hafta tatili olarak kabulü için 19 Kasım 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iki kanun teklifi sunuldu.

İlk teklif, Cuma gününün genel hafta tatili sayılmasını ve bütün iş yerlerinin kapatılmasını öngörüyordu. gerekçesinde Müslümanların Cuma, Hristiyanların pazar ve Yahudilerin cumartesi tatil yapmalarının millî hâkimiyet ve iktisadî hayatla bağdaşmadığı ileri sürülüyordu.

İkinci teklifin gerekçesinde ise milleti oluşturan asıl unsurların Müslüman olduğu, İslamiyet'te Cuma tatili bulunmamakla birlikte geleneklerin Cumayı tatil kabul ettiği belirtiliyordu.

MEBUSLAR CUMA GÜNÜNDE HEMFİKİRDİ

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Hafta tatiliyle ilgili teklif üzerindeki müzakerelere 29 Aralık 1923'te başlandı. İktisat Komisyonu adına söz alan Yusuf Akçura, halkının ekseriyeti Müslüman olan ülkede Cumanın genel hafta tatili olarak kabul edilmesinin adalete uygun olduğunu, azınlıkların Cumanın dışındaki günlerde de tatil yapmakta serbest olduklarını fakat Cuma günü çalışmaya veya çalıştırmaya hakları olmadığını söyledi.

Saruhan mebusu Âbidin Bey de Müslümanlarca en önemli gün sayılan Cuma gününün meclis tarafından hafta tatili yapıldığını, bunun dışındaki günlerde isteyenlerin dükkânlarını kapatabileceğini belirtti.

Müzakerelerin tamamlanmasından sonra oy birliğiyle kabul edilen 2 Ocak 1924 tarih ve 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu'nun ilk maddesine göre, nüfusu 10 bin veya daha fazla olan şehirlerde bütün iş yerleri haftada bir gün tatil yapmak mecburiyetindeydi ve bu tatil günü de Cuma olacaktı.

TÜRK İSLAM TARİHİNDE BİR İLK

Türk-İslam tarihinde ilk defa Cuma gününü bütün Müslüman ve gayri Müslimlerin uyacakları genel hafta tatili olarak kabul eden bu kanun halk tarafından da büyük sevinçle karşılandı.

Kanun, ekonomik zorunluluktan doğmuş olmakla birlikte milliyet, din, adalet ve siyaset konuları, kanunun kabulünde önemli rol oynamıştı.

Emperyalizme karşı millî bir mücadele vermiş olan TBMM, Cuma gününün hafta tatili yapılmasını âdeta bağımsızlığının bir ispatı şeklinde değerlendirmiş; bilhassa Cuma günü üzerinde ısrar edilmesinde hâkim unsurların Müslüman olmasını gerekçe olarak ileri sürmüştü.

İNÖNÜ'NÜN TEKLİFİ VE 'MEDENİYET' PROPAGANDALARI

Hafta Tatili Kanunu, 1935'te yapılan değişikliğe kadar yürürlükte kaldı. Başvekil İsmet İnönü'nün imzasıyla 13 Mayıs 1935'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sevk edilen millî bayram ve genel tatiller hakkındaki kanun teklifi, hafta tatilinin Cumadan pazara alınmasını öngörüyordu.

Gerekçesinde de pazarın milletlerarası tatil günü olduğu, bu tatil gününden ayrılmakla ülkenin ekonomik açıdan büyük kayıplara uğradığı ileri sürülüyordu.

AVRUPA’NIN KABUL ETTİĞİ PAZAR GÜNÜ TATİL YAPILMALI

Haftalık tatil neden Cuma'dan Pazar'a alındı?
Genel Kurul'da konuşmacılar, İslamiyet'te Cuma gününün namaz saati hariç tatil olmadığını, ayrıca Cumhuriyet'le birlikte Avrupalı devletler sırasına girildiğini, bu devletlerin kabul ettiği pazar gününün tatil yapılmasının zorunlu bulunduğunu ileri sürüyorlardı.

Bazıları da pazar günü tatil yapmayı Batı medeniyetinin bir gereği olarak görüyor, artık köhne kanunlardan kurtulmak gerektiğini ve taassup dönemlerinin geride bırakıldığını söylüyordu.

TATİL CUMARTESİ 13.00’TEN İTİBAREN BAŞLATILIYORDU

27 Mayıs 1935 tarih ve 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun oy birliğiyle kabul edildi. Altı maddeden oluşan kanuna göre hafta tatili cumartesi saat 13.00'ten itibaren başlayacaktı.

Böylece 1924'te millî ve iktisadî bağımsızlığın bir ispatı gibi görülen Cuma tatili uygulamasına siyasî, iktisadî ve içtimaî bakımdan yakın ilişki içinde bulunulan Batı dünyası ile bütünleşme mecburiyeti gerekçe gösterilerek son verilmiş oldu.

Hafta tatili uygulaması bu şekliyle 1974 yılına kadar devam etti. Resmî kurumların cumartesi yarım gün çalışmasının faydalı olmadığı kanaatiyle haftalık çalışma süresi 40 saate çıkarıldı. Cumartesi ve pazar günlerinin de tam gün olarak tatil edilmesi kararlaştırıldı.

DEVLET POLİTİKALARINDAKİ ‘MODERNLEŞME’ KILIFI

Cumhuriyet döneminde miladi takvimin de kabulüyle, Türkiye'de yaşayan Müslümanlar ile bin yıllık İslami gelenekleri arasına bir perde çekildi; millî ve iktisadî bağımsızlığın bir ispatı gibi görülen Cuma tatili uygulaması son buldu.

Gerçekleştirilen bu değişimlerde, "modernleşme" kılıfındaki "Batılılaşma", resmî devlet politikası halini aldı.

‘BİZE BİR NAZAR OLDU; CUMAMIZ PAZAR OLDU!’

Hafta tatilleri pazar gününe alındı. Hemen ardından Yahudilerin hafta tatili olan cumartesi günleri yarım gün tatil edildi, 1974 yılında ise cumartesi tatili tam güne çıkarıldı. Ancak Müslümanların haftalık bayramları olan Cuma günleri için aynı durum söz konusu olmadı.

Türk edebiyatının "bayrak şairi" Arif Nihat Asya, hafta tatilinin Cumadan pazara alınmasını dizelerinde şu şekilde yorumladı:

"Bize bir nazar oldu. Cumamız Pazar oldu.
Ne olduysa hep azar azar oldu!
Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız.
Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız.
Avrupa'ya bir değil iki pencere açtık.
Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız.
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz.
Yaklaştıkça her sene öz yurdumda yılbaşı.
Yapılır milletime Frenkçe sahte aşı.
Buna ağlar ağacı hem toprağı, taşı.
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz.
Sen Hıristiyan mısın? diye sorsan darılır.
Yılbaşında hindi kaz yemesine bayılır.
Çam deviren hindi ki nasıl mümin sayılır.
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz.

Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz."

15 Mart 1923′te Adana’ya giden M. Kemal, Adana’daki Ulucâmii ziyâret eder. Ardından Esnaf Cemiyetinin verdiği çaya iştirâk eder.

Ertesi günü Cumâdır.

Esnaf, hafta tatilini kabul ettirmek hususunda müşkilât çektiklerini söyler. Bir milletvekilinin Ulucâmide bir konuşma yaparak hafta tatilinin gâvur âdeti olduğunu söylediğini, M. Kemal’e anlatırlar.

M. Kemal, esnafa şöyle der:

“Sizler ki çok çalışıyorsunuz. Çok çalışanlar o nisbette havaya, sessizliğe, dinlenmeye muhtaçtır. Cumâ gününü hava alma ve tatil günü yapmakla çok akıllıca bir iş yapmış oldunuz. Bu haftada bir günlük bir tatil hem sıhhatiniz için hem de din gereği olarak lüzumludur. Biliyorsunuz ki, şeriatta Cumâ namazından maksat herkesin dükkânlarını kapayarak, işlerini bırakarak, bir araya toplanmaları ve İslâmların genel meseleleri hakkında dertleşmeleri içindir.

Cuma günü tatil yapmak, şeriatın da emri gereğidir. Bu kadar açık bir hakikati size herhangi bir kişinin, milletvekili olsun, ben olayım, hacı olsun, hoca olsun, bu yapılan şey dine aykırıdır, demesi kadar küstahlık, dinsizlik, imansızlık olamaz.”

2 Ocak 1924 tarihinde (Hilâfetin kaldırılmasından önce) çıkarılmış olan 394 sayılı kanuna göre Cumâ günü hafta tatili olarak kabul edilmiştir.

Kemal Atatürk ''Cuma günü tatil yapmak, şeriatın da emri gereğidir. Bu kadar açık bir hakikati size herhangi bir kişinin, milletvekili olsun, ben olayım, hacı olsun, hoca olsun, bu yapılan şey dine aykırıdır, demesi kadar küstahlık, dinsizlik, imansızlık olamaz.'' derken. 27 Mayıs 1935 tarihinde 394 sayılı kanun kaldırılır ve yerine 2739 sayılı ''Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'' kabul edilir. Bu kanuna göre Cumâ’yı hafta tatili olarak kabul eden 394 sayılı kânun yürürlükten kaldırılmış, yerine Pazar günü hafta tatili ilân edilmiştir.

Hakkı KILIÇ(CHP Muş milletvekili) Meclis konuşması:

“...Arkadaşlar, günlerin adları gökten inmiş ve bir kısmı mukaddes tanınmış değildir. Herşeyin adını veren insanlar günlerin de adlarını kendileri vermişlerdir. Lâyihada teklif edildiği gibi bunun esası doğrudan doğruya ekonomiktir. Hakikaten biz Cumhuriyetin ilanı ile tamamen Garp medeniyetine doğru yürümekte olduğumuz bir sırada artık Şarka bağlı kalamayız. Bilakis köhne kanunların hiçbir hükümleri bizim üzerimizde müessir olamaz…”

Berç TÜRKER(CHP Afyon Karahisar milletvekili) Meclis konuşması:

...Din işlerini kendi menfaati şahsiyelerine göre kurmak içinçalışan ruhaniler zümresi beşeriyeti birbirinden ayırmak için kimi cumayı, kimi cumartesini ve kimi de pazarı mukaddes bir gün diyerek milletler nezdinde teşebbüslerde bulunmuşlar ve muvaffak olmuşlar. Sonra aklı selim ashabı ve iş adamları dünyanın hemen hemen her tarafında müttefikan pazarı istirahat ve tatil günü olarak tesbit ve kabul etmişlerdir...

Peki Kur-an'ı Kerim ne diyor:

Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Cum'a Suresi Ayet 9
 
  • Beğen
Tepkiler: Ugur
Üst