Hastalıklara Şifa olan Bitki çayları

MURATS44

topragizbiz.com
Hastalıklara Şifa olan Bitki çayları

Bitkisel çaylar
ot, bitkilerin, baharatların veya diğer bitki materyallerinin sıcak suda infüzyonundan veya kaynatılmasından yapılan içeceklerdir. Genellikle kafein içermezler. Bitkisel çaylar, çay bitkisinin kurutulmuş yapraklarından (Camellia sinensis) hazırlanan gerçek çaylarla (örneğin, siyah çay, yeşil çay, beyaz çay, sarı çay, oolong) veya kafeinin içinde bulunduğu kafeini alınmış çay ile karıştırılmamalıdır. Gerçek çaylardan yapılan içecekler gibi, bitkisel çaylar da sıcak veya soğuk olarak servis edilebilir

Kan şekerini düzenlemeden sakinleştirmeye, yağ yakmadan mikroplara karşı savaşmaya, depresyondan mide bulantısına birçok faydası bulunan bitki çayları diyet sürecini de destekliyor.

Evde tedavide veya ilaçların yanında takviye olarak başvurduğumuz ilk yöntem ise hiç şüphesiz bitki çayı tüketmek. Çok eski tarihlerden bu yana kullanılan bitki çayları, pek çok hastalığın tedavisinde adeta bir şifa deposu. Hastalıklarınızın tedavisinde faydasını göreceğimiz bitki çayları...



DOĞAL ANTİBİYOTİK ADA ÇAYI:

Ada çayı (Salvia), ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Salvia cinsini oluşturan kokulu bitkilere verilen ad.

Diğer İsimleri : Kutsal bitki, Salvia officinalis, Feuille de sauge, Salvie folium, Sauge

Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir.30-75 cm. arasında boylanabilen adaçayı türleri, kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Menekşeye benzeyen çiçekleri Haziran - Temmuz aylarında açar. Kare kesitli tüylü gövdesi, bitkinin ikinci yılında odunsulaşır. Genellikle yakıcı kokuşu olan gri-yeşil yaprakları, bazı türlerde alacalı, hatta kırmızı ve mor renklerde olur. Çift dudaklı, derin hazneli çiçekleri genelde mor-mavi renkli iken, seyrek olarak beyaz ya da pembe renkli çiçek açan türleri de görülür. Bitkinin minik tohumları koyu kahverengi ve yumurta biçimlidir. Genelde tohumuyla kendiliğinden çoğalan adaçayı bitkisi, istenirse gövde çelikleriyle de üretilebilir.

Bilinen Bileşimi : Eterik yağ ( tuyon, sineol, borneol, pinen ), saponin, tanen, glikozid, pikrosalvin, reçine, fumarik asid, irsol asidi, oleanol asidi,ntriacoton, flavon, asparagin, uvaolpa radifenol.

Morfoloji ve çeşitler : 30–70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar. Bahçe ada çayı, güneşli bir yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için, kış boyunca çam dalları ile örtülmesi doğru olur. Bir başka tür olan çayır ada çayı (Salvia pratensis), çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine hoş bir koku yayan mavi – menekşe renkli çiçekleri bulunur. Çayır ada çayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu'da bol yetişir. Anadolu ada çayından "elma yağı" veya "acı elma yağı" denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi (bahçe) ada çayına benzemektedir.

Kullanım : Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay şeklinde haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanların kızartmalarında koku ve tat için kullanılır. Avrupa mutfaklarında kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde kullanılır.

Bu bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için toplanır (bir avuç çiçek, doğal sirkenin içinde bir süre bekletilir) ve elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılır.

Toplama/Kurutma : Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, eterli yağlar oluştuktan sonra Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havadar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.

Efsane : Ada çayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor: "Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!"

Ada çayının eski çağlarda da ne büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabı şöyle anlatıyor: "Kutsal Meryemana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryemana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu yapraklarının arasına girerek Herodes’un askerlerinden saklanmış ve askerler onu görmeden geçip gitmişler. Tehlike geçiştirildikten sonra, saklandığı yerden çıkan Meryemana, tatlı sesiyle ada çayına şöyle demiş: Bu andan sonra sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da ölümden kurtar!” İşte o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor."

Ada Çayının faydaları Faydaları:

- Şekerli hastaların sinirlerini teskin eder.
- Midevidir. Sindirimi kolaylaştırır.
- Dispepsi (hazımsızlık) durumunda çok etkili bir gaz söktürücüdür.
- Gece terlemelerini en aza indirger
- İdrar söktürücüdür.
- Kadınlarda dölyatağı kaslarını uyarır. Aybaşı düzensizliklerini ve aşırı sancıları giderir.
- Östrojen hormonu içerir. Menopoz dönemi sıkıntılarını azaltır.
- Adaçayının içerdiği uçucu yağ, mukoza zarlarını iyileştirdiği için ağız, dişeti ve dildeki şikayetlerle boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı iyileştiricidir.
- Bitki, antifungal etkiler taşır. Yani ciltteki mantarlara sürülürse onları yok eder.
- Adaçayı yaraların iyileşmesini hızlandırır.
- Adaçayı dişleri beyazlatır ve sağlamlaştırır.

Not : Grip ve nezle salgınlarında oturduğunuz odada adaçayını kekikle beraber kaynatırsanız odayı dezenfekte eder.

Ada Çayı nasıl demlenir? Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Ada Çayının yan etkileri: Tansiyonu yüksek olanlara günde 1 bardaktan fazlası yasak. Hamilelere ve karaciğer iltihabı olanlara yasak. Erkeklerde cinsel gücü azaltır, kadınlarda ise artırır.

MİKROPLARA SAVAŞAN IHLAMUR ÇAYI :

Ihlamurun faydaları saymakla bitmez. Ihlamur çayının içimi herkese güzel gelmeyebilir ama faydası çok fazladır. Kış ayları geldiğinde soğuk algınlığı ve grip insanlarda görülmeye başlar. İşte bu soğuk algınlığının ve gribin en büyük düşmanı ıhlamurdur. Ihlamurun soğuk algınlığı ve grip üzerindeki etkileri herkes tarafından bilinmektedir.

Ihlamurun ve Ihlamur Çayının Faydaları :

Avrupa’da, halk arasında yüzyıllardır çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ıhlamur, Tilia olarak bilinen ıhlamur ağacından (lime tree) elde edilir. En sık rastlanan ıhlamur ağacı türleri, Tilia cordata ve Tilia platyphyllos’dur. İki ağacın birbirinden farkı, yapraklarının büyüklüğüdür. Ihlamur çayı geleneksel olarak sinirleri yatıştırmak ve kaygı giderici olarak kullanılmaktadır.

Ihlamur ağacı oldukça hızlı büyür ve 15-25 metre uzunluğa erişebilir. Sağlığa faydalı ve çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bölümü ise sarı-beyaz renklerde açan çiçekler ve yapraklarıdır. Çiçekler, bahar aylarında açar ve bu mevsimde toplandıktan sonra kurutulur. Kalp şeklindeki bu çiçekler 5-10 santim uzunluğa kadar büyür. Ihlamur ağacı kabuğu gri, yumuşak ve liflidir.

Ilıman iklimlere özgü ıhlamur ağacı kışın yapraklarını döker. Ağacın ürüne bağlı olarak güçlü ve yumuşak kokulu çiçekler açabilir. Çiçeklerinde bulunan yağ sayesinde aromatik bir tadı vardır. Kurutulmuş çiçekleri ise hafif tatlı ve yapışkandır.

Ihlamur çayı ülkemizde olduğu gibi farklı kültürlerde geleneksel olarak grip nedeniyle yükselen ateşi düşürmek için kullanılmaktadır. Ihlamur çayının buharı burun tıkanıklığını açmaya yararken, sıcak çay boğaz ağrısını, öksürüğü alır. Diğer popüler kullanımı ise sakinleştirici etkisi ile sinirleri yatıştırmak içindir. Yatıştırıcı etkisi bulunan ıhlamur çayı gerginliği alır, kaygı nedeniyle gerilen sinirleri yatıştırır, stresi azaltır ve uykuya geçişi kolaylaştırır.

Kalp çarpıntısına ve yüksek tansiyona karşı tavsiye edilen ıhlamur çayı, C vitamini kaynağı olan limon suyu ile birlikte tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Ihlamur çiçeği ile hazırlanan cilt kremleri, kaşıntılı deri hastalıklarının belirtilerini hafifletmek için kullanılmaktadır. Çeşitli kozmetik markaları selülit kremleri içerisinde ıhlamur kullanmaktadır.

İdrar söktürücü olarak karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde yardımcı olarak kullanılır. Ihlamurun faydaları üzerine yapılan çalışma sayısı oldukça az olmakla birlikte bazı klinik araştırmalar kas kasılmalarını azalttığı yönünde sonuçlara sahiptir.

Ihlamuru piyasada kurutulmuş ıhlamur çiçekleri, hazır poşet çay, kapsül, ıhlamur özü ve tentür olarak bulabilirsiniz.

- Ihlamur; Grip ve nezlede vücudun direncini artırır, yakalanma riskini azaltır. Ihlamurun faydası soğuk havalarda doğal bir koruyucu işlev görmesidir. Tek içildiği gibi diğer benzer bitkilerle karışım yapılarak da içilebilir.
- Ihlamur; Terletici ve ateş düşürücü etkisi vardır. Vücut ısısını yükseltir ve enfeksiyonlara karşı savaşmak için vücudun bağışıklık sistemine yardımcı olur.
- Ihlamur; Mafsal iltihabı, Romatizma, Karaciğer iltihabı, Hipertansiyon, Selülit, Grip, Öksürük, Ihlamur;Terlemeyi başlatıcı özelliğinden dolayı ateşli ve soğuk algınlığında çok etkilidir. Hazmettirici, Balgam söktürücü, Nezle Spazm, Migren, Hafif uykusuzluklarda, genel direnci artırır. Damar tıkanıklığına, Ihlamur;Damar sertliğine ve Selülit’e de iyi gelir. Uyutur.
- Ihlamurdaki flavonoitler iltihap giderici ve ağrı kesici etki gösterir. Bazı bileşenleri de boğazı yumuşatarak tahrişi önler ve soğuk algınlığı şikâyetlerini hafifletir.
- Ihlamur; Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E komisyonu ıhlamur çiçeğinin soğuk algınlığı ve kuru öksürüğe karşı kullanımına onay vermiştir.
- Ihlamur; Bronşit içinde kullanılabilir. Öksürük kesici ve göğüs yumuşatıcıdır.
- Ihlamur; Antispasmodic etkisiyle kas kasılmalarını azaltmaya yardımcı olur.
- Ihlamur; Stres ve anksiyeteyi azaltmak için ıhlamur çayı denenebilir. Ihlamurdaki farnesol maddesi yatıştırıcı etkiye sahiptir.
- Terlemeyi teşvik eder.
- Ateş düşürür.
- Öksürüğe iyi gelir.
- Gribe ve nezleye iyi gelir.
- Migren ağrılarını hafifletir.
- Kaygıyı azaltır.
- Stresi azaltır ve rahatlama sağlar.
- İshal tedavisinde kullanılır.
- Kan basıncını düşürür.
- Karaciğer rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır.
- Damar sertliğine karşı kullanılır.
- Sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.
- Kas spazmlarını giderir.
- Safra kesesi rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
- Boğaz ağrısını alır.
- Hazımsızlığa iyi gelir.
- Çarpıntıyı giderir.
- Toksinlerin atılmasına yardımcı olur .

Nasıl demlenir? Öncelikle ıhlamur çayı için ihtiyacımız olan malzemeler: Yapraklı ve çiçekli ıhlamur çayı, elma, su, limon, bal.

Ihlamur çayını bir demlikte, cezvede ya da french press’te demleyebilirsiniz. Kaç bardak çay yapacaksanız demleme kabınıza o kadar tutam ıhlamur ekleyin. Ihlamurları demlemeye başlamadan önce bir sudan geçirip tozunu akıtmanızda fayda var. Bir adet elmayı da küp küp doğrayıp ıhlamura ekleyin. Üzerine kaynar suyu ekleyip 5 dakika kadar demlenmesi için bekleyin.

Ihlamurun Yan Etkileri : Ihlamur kısa süreli ve tavsiye edilen oranlarda kullanıldığında bir yan etkisi yoktur. Ancak uzmanlar uzun süreli kullanımının kalp hasarına neden olabileceğini belirtiyorlar. Ayrıca ıhlamur ağacı kabuğuna temas etmek ciltte tahrişe yol açabilir. Gebe ve emzirme dönemindeki kadınların ıhlamur çayı içmeden önce doktorlarına danışmaları tavsiye edilmektedir.

YAĞ YAKAN YEŞİL ÇAY :

Diğer İsimleri : Chinese Tea, Japanese Green Tea, Green tea, Camellia sinensis

Theaceae (Camellia) familyasındandır. Aslında çayın yabani olarak yetişen ağaçları 10-15 metre boyundadı. Toplamda kolaylık olsun diye sürekli taze sürgünleri kesilerek 1 metre boyunda bir funda şeklinde bırakılır. Yeşil çay, Camellia sinensis bitkisinden elde edilen okside olmamış çay yaprağıdır. Siyah çay ile yeşil çayın bitkisi aslında aynıdır. Fakat yeşil çay daha az işlenerek kullanılır. Bu yüzden antioksidan özelliğini kaybetmez.

Yetiştirildiği Yerler : Vatanı Hindistan’ın Kuzey Doğusundaki eyaleti Assam olup, burada dünyanın diğer ülkelerinde yayılmıştır.

Toplanması - Saklanması : Taze toplanmış çay yaprakları buharla muamele edilip fermentasyon tehlikesinden uzaklaştırılarak kurutulur.

Bilinen Bileşimi : Yeşil çayda catechin, epicatechin, picatechin gallate, epigallo catechin gallate vegallo catechin dedigimiz çay polifenolleri daha çok bulunur. Bu yüzden yeşil çayın iyileştiricilik aktivitesi siyah çaydan 6 misli daha fazladır. Temel aktif maddesi kafein olan bitki, ayrıca çeşitli vitamin ve mineraller, esansiyel yağ ve bunlara ilâveten 300′e yakın madde daha içeriyor. Yüksek oranda C vitamini içeriyor.

Yeşil Çayın Faydaları :

- Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiliyor ve damarları güçlendiriyor.
- Kanser riskini ve kadınlarda yumurtalık kanserine yakalanma riskini yüzde 60 oranında azaltıyor.
-Zihinsel ve bedensel performansı olumlu etkiliyor.
- Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlıyor.
- İdrar söktürüyor ve toksinlerin vücuttan atılmasını sağlıyor.
- Antioksidan özelliği ile kanser dahil birçok hastalığa sebep olduğu bilinen serbest radikalleri nötralize ediyor ve erken yaşlanmayı geciktiriyor.
- Anti kanserojen.
- Soğuk algınlığına karşı da koruyucudur.
- Anti enflamatuar hücre yenileyicidir.
- İçerdiği florür nedeniyle diş çürümelerini engelliyor.
- Mide ve bağırsak problemlerini hafifletiyor.
- Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekliyor.
- Dolaşımı düzenliyor.
- Kolestrolü ve yüksek tansiyonu düşürüyor.
- Tiroid fonksiyonlarının düzenlenmesinde olumlu etki yapıyor.
- Kan dolaşımını ve deri rejenerasyonunu destekliyor.

Kullanım Şekli : Her bardağa 1 gr yeşil çay yaprağı gelecek şekilde demlenir.

UYARI : Çocuklarda, hamilelerde, emziren annelerde, kalp, böbrek ve mide rahatsızlıkları olanlarda önerilmez.

GENÇLİK İKSİRİ BEYAZ ÇAY :

Ülkemizin genelinde siyah çay yemeklerin ardından tüketilen başlıca içecekler arasındadır. Hatta bazı vatandaşlar için siyah çay; yemek yemekten daha önemli ve bağımlılık haline gelmiş durumdadır. Karadeniz'de özellikle Rize'de yetişen kara çay, ülkemizin çok önemli zenginliklerinden biridir. Çay hem yemeklerden sonra dinlendirici etkisiyle dikkat çekerken hem de sohbetlerin başlıca yardımcı elementidir. Son zamanlarda ise çaya yeni alternatifler doğmaya başladı. Bu alternatiflerden biri de beyaz çay. Peki beyaz çay nedir? Beyaz çayın faydaları nelerdir?

BEYAZ ÇAY NEDİR?

Beyaz çay, aslında siyah çay ve yeşil çay ile aynı bitkiden elde ediliyor. Camellia Sinensis adı verilen bitkiden elde edilen çayların arasındaki farkı ise hem seçilen yapraklardan hem de işleniş şeklinden kaynaklanmaktadır. Bu çaylar aynı bitkiden toplanmış olsalar da lezzetleri birbirinden oldukça farklıdır. Geçmişi oldukça eski olan beyaz çayın tarihi Çin'e dayanmaktadır. Beyaz çayın çok faydalı olduğu bilindiğinden, yabancı ülkelerden gizli tutulmuş ve sadece imparator ailesi için üretilmiştir. Günümüzde hala en az üretilen çay cinsidir. Beyaz çay, Camellia Sinensis bitkisinin yapraklarının tam olgunlaşmadan toplanması sonucu ortaya çıkar. Yapraklar tam olarak olgunlaşmadığı için beyaz tüysü bir görüntüsü olur. Beyaz çay adını bu görüntüsünden almıştır. Beyaz çayın birçok çeşidi vardır. Bu çeşitler aromaya, tomurcuk sayısına, yapraklarına göre değişiklik gösterir. En kaliteli beyaz çay silver needle olarak bilinen çaydır. Bu çay tamamen açılmamış yapraklardan oluşur. Beyaz çayı tek tek el ile toplandığı ve işlem görmediği için daha doğal ve faydalıdır. Beyaz çay daha az işlem gördüğünden kateşin adı verilen antioksidanlar bakımından oldukça zengindir. Kateşinler kanserli hücrelerin oluşumunun engellenmesinde, beyin gelişiminin sağlanması gibi birçok etkileri vardır.

Beyaz Çay nasıl demlenir? Bazı beyaz çay türleri 3 kez bile demlenebilir, her demlendiğinde de ortaya farklı bir lezzet çıkar. Çayınızı satın alırken çoklu demlemeye uygun olup olmadığını sormanız önemlidir.

Ancak asıl önemli olan bütün çaylarda olduğu gibi kullandığınız suyun kalitesidir. Beyaz çay demlemek için kullanılacak su kireçli olmamalıdır. Beyaz çay demleyecekseniz arıtılmış su ya da içme suyu kullanmanız daha doğru olur.

Suyun sıcaklığı da çok önemlidir. Kaynamakta olan suyla demlemek, beyaz çayın tadını bozar. Beyaz çay demlemek için 80 derece civarı su sıcaklığı uygun olur. Bu nedenle suyu kaynattıktan sonra çayı demlemeden önce 6-8 dakika kadar soğutmalısınız.

Bu arada suyunuzu çaydanlık yerine elektrikli su ısıtıcısında kaynatırsanız içindeki oksijen miktarı kaybolmamış olur, bu da çayın lezzetindeki nüansları anlayabilmeniz açısından yararlı olacaktır. Suyu demliğe dökerken de yüksekten boşaltıp havalanmasını sağlayabilirsiniz.

Çay-su oranı ise 1 su bardağı kadar su için 1,5-2 yemek kaşığı kadar beyaz çay olmalıdır. Beyaz çay için hafif bir lezzet arıyorsanız 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir. Bu süreyi biraz daha uzatarak daha sert bir çay tadı elde edebilirsiniz.

Beyaz Çayın faydaları :

- Beyaz çayda yüksek oranda "kateşin" adı verilen flavonoidler bulunur. Bu kateşinler kolon, prostat, mide gibi birçok kanser türüne karşı koruyucu etki göstermektedir. - Kanser hücrelerinin büyümesini durdurarak yenilerinin gelişimini engellemektedirler.
- Beyaz çayın yeşil ve siyah çaya göre antioksidan özelliği daha fazladır. Güçlü antioksidan özelliğiyle serbest radikalleri vücuttan uzaklaştırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalıklardan koruyucu etki gösterir.
- Güneş, stres ve kötü beslenmeye bağlı oluşan erken yaşlanmaya karşı, hücrelerin zarar görmesini engelleyerek cildi korur ve yaşlanma etkilerini geciktirir.
- Damarlarda düzgün kan akışını sağlayarak yüksek kan basıncını önler.
- Kafein oranı yeşil ve siyah çaya göre çok düşüktür.
- Metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını artırır. Doğru beslenme ve egzersize destek olarak içilen beyaz çay kilo vermeye ve kilonun korunmasına yardımcı olur.
- Virüslere karşı vücudu koruyucu özelliği bulunmaktadır. HIV semptomlarının azalmasına yardımcı olur.
- İyi kolesterolü (HDL) yükseltirken kötü kolesterolü (LDL) düşürerek kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı olur. Yapılan araştırmalarda günde 2 veya daha fazla beyaz çay içerek kişilerde kalp krizine bağlı ölüm riskinin %50 oranında azaldığı görülmüştür.
- Kan şekerini ve insülin seviyesini düzenleyerek şeker hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde olumlu etki gösterir.
- İçeriğinde bulunan az miktardaki florid diş ve diş etlerini korur. Dişlerde plak, çürük oluşumunu önler ve ağızda kötü kokulara sebep olan bakterileri öldürür.
- Kemik yapısını güçlendirir. Romatoid artrit ve romatizmal hastalıklarda olumlu etki gösterir.
- İçerdiği kateşinler, damarların genişlemesini sağlayarak kan basıncısı düşürür ve kalp sağlığını korumada yardımcı olur.
- Kafein içerdiğinden dolayı yağ yakımının hızlanması ve kilo vermede yardımcı olduğu bilinir.
- Antioksidan içeriğinden dolayı serbest radikallerin oluşumunu engeller ve cilt yıpranmalarını önlemede destek verir.
- Hücre yenileyici özelliğine sahip içeriğinden dolayı hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur.
- Bağışıklık sisteminin korunmasında rol oynar.
- Tansiyon ve kolestrolün düşürülmesine destek verir.
- Diş sağlığı için oldukça etkilidir.

Beyaz Çayın olası zararları

Beyaz çayın siyah ve yeşil çaya oranla kafein miktarının düşük olduğunu biliyoruz. Ancak düşük de olsa kafein içeriyor. Kafeinin ise çarpıntı, anksiyete, uykusuzluk gibi rahatsızlıklara neden oluyor. Bu nedenle beyaz çayı gün içerisinde fazla kaçırmamanızda dozunda tüketmenizde fayda var. Uzmanlar günde maksimum 2 bardak beyaz çayın tüketilebileceğini bunun bir zararı olmadığı belirtiyor. Beyaz çayın içinde bulunan flavonoid adlı madde vücuttaki demir miktarını artırabilir. Bu nedenle beyaz çayı yemeklerden önce almaya özen gösterin. Ayrıca hekiminiz demir eksikliğini nedeniyle ilaç verdiyse bu ilaçlarla beyaz çay içmemeye dikkat edin.

Beyaz Çay nasıl içilir?

Beyaz çay kesinlikle kaynatılmamalıdır. Demleme yöntemiyle 5-6 dk bekletilip içilebilir. Sallama çay için ise 1 dakikalık bekleme süresi yeterli olacaktır. Hafif bir tadı olduğu için baharatlı yemeklerden sonra içilmesi takdirde tadını alamayabilirsiniz. Bu yüzden hafif yemeklerden sonra içilmesi daha doğru olur.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN ZENCEFİL LİMON ÇAYI :

Kış aylarında soğuğa ve hastalıklara karşı en güçlü silahlarımızdan biri bitki çayları. Ihlamurdan kuşburnuna, rezeneden bamya çiçeğine birçok çayın sayısız yararı bulunuyor. Bunlardan biri de zencefil. Dikkatli kullanıldığında sayısız faydası olan zencefili yemeklere ilave etmenin yanı sıra çay olarak da tüketebilirsiniz. Peki zencefil çayı nasıl yapılır?

Zencefil çayı kış aylarında yakamızı bırakmayan öksürüğe karşı etkili bir doğal silah. Üstelik vücuttaki yağ oranını dengelemesi, kas yorgunluğuna iyi gelmesi ve mide rahatsızlıklarında etkili olması da nice faydalarından.

Zencefil çayı yapmak için 1 sarımsak dişi boyutunda bir parça zencefil yeterlidir. Çay yapacaksanız zencefilin dış kabuğunu soymanız gerekir. 1 su bardağı suya bu miktarda zencefil ekleyip 10 dakika kaynatmalısınız. İçmeden önce içine 1 tatlı kaşığı da bal ilave ederseniz hem çok lezzetli hem de öksürüğe karşı etkili bir çay elde etmiş olursunuz.

Zencefil çayını limonlu da yapabilirsiniz. Yarım limonun suyu yine 1 sarımsak dişi boyutlarındaki zencefil için yeterli olacaktır. Üzerini de 1 bardak suyla tamamlayıp 10 dakika kadar kaynatarak demlediğinizde çayınız hazırdır.

Ülkemizde iklim koşulları elverişli olmadığından zencefil yetiştirilmemektedir. Doğal bir antioksidan olan zencefil ile yapılan çay hastalıklardan koruyucu etkisi ile en çok tercih edilen çay çeşitlerinden biridir. Zencefil bitki çayı olarak tüketilmesinin yanı sıra baharat olarak yemeklerde, tatlılarda ve içerdiği özel maddelerden dolayı kozmetik sektöründe kullanılır.

Potasyum, manganez, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve demir açısından zengin bir kaynak olan zencefil, yüksek lif içeriği ile adından söz ettirir. Ayrıca zencefil yüksek oranda folat, bakır, çinko sodyum mineralleri ve C, E ve B6 vitaminleri içerir. İçerdiği tüm vitamin ve mineraller ile birçok hastalığın tedavisinde vücuda destek olan zencefil tam bir şifa kaynağı olarak özellikle kış mevsiminin aranılan bir bitkisidir.

Genel olarak sıcak çay olarak tüketimi tercih edilen zencefil çayı, değişik aroması ile başka bitki çayları ile birlikte de kullanılabilir. Zencefil çayı Ender Saraç tarafından özellikle zayıflatıcı etkisi nedeniyle önerilir.

Zencefil Çayı Faydaları Nelerdir? Neye İyi Gelir?

- Yüksek antioksidan içeriği ile ön plana çıkan zencefil çayı neye iyi gelir? Zencefil çayı toksin maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar ve enfeksiyonlara karşı vücudu korur.
- Doğal bir ağrı kesici olan zencefil çayı soğuk algınlığı semptomlarının tedavisinde etkindir. Ayrıca zencefil çayı boğaz ağrısı, baş ağrısı gibi ağrıları azaltıcı etkiye sahiptir.
- Limon ile karıştırılan zencefil limon çayı neye iyi gelir? Zencefilli limon çayı özellikle mide bulantıları ve karın ağrısını keser.
- Zencefil çayı ile ilgili en çok sorulan sorulardan biri de zencefil çayı öksürüğe iyi gelir mi sorusudur? Balgam söktürücü etkiye sahip olan zencefil çayı akciğerlerin rahatlamasını destekleyerek öksürüğün azalmasını sağlar.
- C vitamini açısından zengin bir bitki olan zencefil çayı gribe iyi gelir mi? Vücudun bağışıklık sistemini destekleyerek gribal enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır.

Zencefil Çayı Zayıflatır Mı?

Zencefil çayı kullanımı ile ilgili en çok merak edilenlerden biri de zencefil çayı kilo verdirir mi sorusudur:

- Neredeyse 0 kaloriye sahip olan zencefil çayı vücut ısısını yükselterek metabolizmayı hızlandırır.
- Zencefil çayı ile zayıflama hedeflerine daha kolay ulaşılabilir.
- Doğal bir yağ yakıcı olan zencefil, kan şekerini düzenleyerek uzun süre tokluk hissi sağlar.
- İştah kesici özelliğinden dolayı diyetleri ile birlikte zencefil çayıyla zayıflayanlar açlık hissetmediklerini belirtmektedir.

Zencefil Çayı Zararları Nelerdir?

Tüm bitkisel ürünlerde olduğu gibi zencefilin de aşırı tüketimi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir:

- Özellikle diyabet, böbrek, karaciğer, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıklarda zencefil çayının dikkatli tüketilmesi önerilir.
- Aşırı tüketildiğinde ağız bölgesinde tahriş, göğüste yanma hissi ve ishale neden olabilen zencefil çayı, özelikle hamile ve emziklilik döneminde mutlaka doktora danışarak tüketilmelidir.
- Aynı şekilde safra taşı problemi olanların zencefil çayı tüketmeleri sakıncalı olabilir.
- Cerrahi operasyon öncesi kan inceltici etkisi olan zencefil çayı tüketimi de zararlıdır.
- Zencefil çayı faydaları ve zararları göz önünde bulundurularak tüketilmesi gereken bitki çayı çeşitleri arasında yer almaktadır.

Zencefil Çayı Nasıl Yapılır?

Doğal bir antibiyotik etkiye sahip olan zencefil çayı nasıl yapılır? Zencefil çayı yapımı çok kolaydır:

- Kök zencefil iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulur. İnce ince dilimlenerek ya da rendelenerek demliğe koyulur.
- Peki, zencefil çayı kaç dakika kaynatılır? Zencefil çayı demleme için kullanılan suyun kaynama noktasına gelmeden ocaktan alınması ve zencefilli demliğe dökülmesi gerekir. Kaynamış su ile zencefil demlendiğinde zencefilin sahip olduğu vitamin ve minerallerde kayıp söz konusu olabilir.
- Zencefil çayı nasıl yapılır İbrahim Saraçoğlu tarafından da ele alınmaktadır. Saraçoğlu zencefil çayı demlemek için kullanılan çaydanlığın porselen olmasını ve içerisine limon dilimleri atılmasını önermektedir. Demlenen zencefil çayı uzun süre bekletildiğinde besin değerini kaybeder. O yüzden demlenir demlenmez içilmesi gerekir.

Zencefil Çayı Ne Kadar İçilmeli?

- Hastalıklara karşı vücut direncini arttırıcı özelliği ile ön plana çıkan zencefil çayı aç mı tok mu içilir? Zencefil çayı aç ya da tok karnına içilebilir.
- Peki, zencefil çayı ne zaman içilir? Aç karnına içildiğinde iştahı kesici etkiye sahip olan zencefil çayının özellikle kilo problemi olanlar için aç karnına içilmesi önerilir. - - Hazımsızlık ve gaz problemi olanlar ise zencefil çayını tok karnına içtiklerinde maksimum fayda görür.
- Peki, zencefil çayı kaç gün içilir ve zencefil çayı her gün içilir mi? Zencefil çayı önerilen miktarları aşmamak şartı ile her gün tüketilebilir.
-Peki, zencefil çayı ne kadar tüketilmeli? Aşırı tüketilmesi vücutta ciddi problemlere neden olduğundan dolayı zencefil çayı günde 2 fincanın üzerinde tüketilmemelidir.

SAKİNLEŞTİREN MELİSA ÇAYI :

Bitki çaylarını sevenler, daha sağlıklı olmak adına doğal ürünler kullanmayı tercih edenler, kendini sık sık aktarlarda, doğal ürünlerle dolu reyonların arasında bulanlar buraya!

Birazdan, bugüne dek belki değerini yeterince bilemediğiniz ama tanıyınca çok seveceğiniz, melisa otundan hazırlanan nefis bir bitki çayı ile tanıştıracağız sizi: Melisa çayı ile!

Ihlamur, kuşburnu, hadi bilemediniz yeşil çay ve papatya çayı gibi bitkisel çaylar bir yana, melisa çayı bir yana desek yeri! Vücuda olan etkileriyle neredeyse tek başına tüm bu bitki çaylarının etkisini gösteren melisa çayının faydaları hakkında bunları öğrenince eminiz siz de çok şaşıracak, en yakın zamanda hemen denemek, hatta düzenli olarak kullanmaya başlamak isteyeceksiniz!

Halk arasında oğul otu, limon nanesi, temre otu ve kovan otu gibi farklı isimlerle de anılan melisa otu, lapraklarının hafif limon kokusuna sahip olmasıyla diğer birçok bitkiden kolayca ayırt edilebiliyor, baharat olarak da kullanılan bu otun en çok kullanılan haliyse melisa çayı oluyor. İşte bu melisa çayının da faydaları ilk kez öğrenen herkesi şaşırtacak kadar fazla ve hayran uyandırıcı aslında.

Melisa çayı nasıl demlenir, nasıl hazırlanır?

Melisa çayının faydalarını öğrenince onu hemen denemek istemiş olabilir, aktarlardan, doğal ürün satışı yapan mağaza ve marketlerden ya da online alışveriş sitelerinden melisa çayı temin etmeye karar vermiş olabilirsiniz. Peki ama aldığımız bu melisa çayı nasıl demlenir, nasıl hazırlanır, faydalarından yararlanmak için onu nasıl tüketmek gerekir dersiniz? Hemen anlatalım:

Melisa çayı için gerekli malzemeler:

- 1 çay kaşığı kurutulmuş melisa otu (Taze kullanacaksanız yaklaşık 1,5 çay kaşığına denk gelecek taze melisa yaprağı)
- 1 su bardağı su

Melisa çayı nasıl demlenir?

Malzemelerden de anlayabileceğiniz gibi melisa çayını demlemek aslında çok kolay. Bir su bardağı suyu kaynatıp bir bardağa alın. Ardından içine kurutulmuş ya da taze olarak aldığınız melisa otunu belirtilen miktarda koyun ve bu şekilde yaklaşık 8-10 dakika demlenmesini sağlayın. Sonrasında ise süzüp afiyetle için. Şifa olsun.

Ancak burada dikkat etmeniz gereken önemli noktalar da yok değil. Normal şartlar altında birçok bitki çayını hazırlarken farklı malzemelerden de destek alır, içeceğimiz çayın lezzetini artırmayı, daha şifalı bir hale gelmesini isteriz. Fakat melisa çayını olabildiğince sade bir şekilde içmenizde fayda var. Zira melisa otunun içinde bulunan bileşenler farklı maddelerle bir araya geldiğinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor, zehirleme potansiyeli yüksek bir içecek haline dahi dönüşebiliyor.

Melisa çayının faydaları

- Melisa çayı, antiseptik özellikler gösterdiğinden uçuk ve ağız içi yaralarının hızla iyileşmesini sağlıyor.
- Antiseptik özellikleri sayesinde cilt ya da saç derisinde oluşabilen egzama, mantar gibi birçok soruna çözüm oluyor.
- Mikropları öldürücü bir özelliği bulunduğundan böcek ve sinek ısırıklarında da etkili oluyor. Kaşıntı ve kızarıklıkların da hızla geçmesine yardımcı oluyor.
- Melisa çayı, sedatif özellikler de gösteriyor, bu sayede vücutta sakinleştirici bir etki oluşturuyor.
- Bu özelliği sayesinde, stres gerginlik, depresyon gibi sorunların geçmesini sağlıyor.
- Yine strese bağlı oluşan uykusuzluk problemini de ortadan kaldırıyor.
- Melisa çayı, sindirim sisteminin sağlıkla çalışmasına destek oluyor, birçok mide probleminin çözümünde destek oluyor.
- Gaz sancısı yaşayanların da yardımına koşan melisa çayı, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardım ediyor.
- Doğal bir ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak anılan melisa çayı, bu sayede grip, nezle gibi hastalıkların hızla iyileşmesini sağlıyor.
- Yüksek tansiyon problemi yaşayanlara destek oluyor, tansiyonun dengelenmesine yardım ediyor.
- Bu sayede uzun vadede ortaya çıkabilecek birçok kalp ve damar hastalığına yakalanma riskini de en aza indiriyor.
- Hafızayı güçlendirip konsantrasyonu artırıyor, bu sayede özellikle ileri yaşlarda görülebilen Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltıyor.
- Sindirim sistemine olan olumlu etkileri sayesinde kilo verme sürecini hızlandırıyor.
- Melisa çayı, doğal bir ağrı kesici görevi görmesi sayesinde regl dönemi sancılı geçen kadınların da ağrılarını hafifletiyor.
- Cilt sağlığını da olumlu yönde etkileyen melisa çayı, gözeneklerin temizlenmesini, ciltte nem dengesinin sağlanmasını kolaylaştırıyor.
- Bu özelliği sayesinde sivilce oluşumları en aza inerken var olan sivilce ve siyah noktalar da daha hızlı bir şekilde yok oluyor.
- Son olarak, melisa çayının cildimizi güneşin zararlı etkilerinden de koruduğunu söylemeden geçmeyelim.

ALERJİYİ AZALTAN PAPATYA ÇAYI :

Papatya çayının, sağlık için oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Bu şifalı bitki insanlığın bildiği en eski ve yaygın kullanılan şifalı bitkilerden birisidir. Hoş kokulu yabani bir bitkidir, pek çok farklı şekilde kullanılabilmektedir. Sinüzite karşı en etkili maddelere sahiptir, ayrıca güçlü bir antidepresan etkisi de vardır. Özellikle regl dönemlerinde kullanıldığında etkili bir yatıştırıcıdır. Ayrıca saç rengini açıcı özelliği bulunur ve saç derisindeki kaşıntıya iyi gelir. Papatyada bulunan Alfa bisabolol maddesi ülsere iyi gelmektedir; Azulene ise mide yanmasına karşı etkilidir.

Papatya nedir?

Papatya, beyaz taç yaprakları olan güzel kokulu, şifalı bir bitkidir. Latince adı, Anthemis nobilis olan papatyanın anavatanı Türkiye’dir. Papatyada bulunan faydalı etkin maddeler arasında; tanen, flavon glikozitleri, bisabolol, azülen, terpenler ve salisik asitler vardır. İçerdiği antioksidanlar sağlık için çok faydalıdır ve özellikle bitkinin yağında bulunur. Önemli bir yan etkisi olmayan papatya, çayı ve yağı için binlerce yıldır kullanılmaktadır.

Papatya çayı nasıl hazırlanır?

2-3 yemek kaşığı kurutulmuş papatya çiçeğinin üzerine yarım litre kaynar su ekleyin. 3-5 dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra papatyayı süzerek çayınızı içebilirsiniz. Tatlandırmak için bal ya da bir kaç damla limon ekleyebilirsiniz. Bazı rahatsızlıklarda daha önce de belirttiğimiz gibi çayın hazırlanış şekli değişebilir

Papatyanın faydaları

Papatyanın antienflamatuar özelliği cildi hafif sıkılaştırıcı etkiye sahiptir. Özellikle soğuk algınlığı, bronşit ve üst solunum yolları hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. Bitkisel ilaç olarak kullanıldığı gibi çay formunda tüketilebilir. Kurutulmuş ot olarak, sindirim sistemini uyarıcı etkisi olduğu için iştah kaybı için kullanılabilir ve gastrit, ishal, karaciğer ve safra kesesi şikayetleri gibi sindirim sistemi sorunlarının tedavisi için önerilmektedir.

Papatya çayı adet ağrılarını azaltır : Birçok çalışmada papatya çayının adet kramplarını azalttığı gözlenmiştir. Örneğin, 2010 yılında yapılan bir araştırmada, kadınlar bir ay boyunca papatya çayı tüketmişler ve araştırmacılar adet kramplarında belirgin bir azalma tespit etmişlerdir. Ayrıca çalışmadaki kadınlar, ağrıya eşlik eden endişe ve sıkıntılarında da azalma olduğunu belirtmişlerdir.

Diyabet hastalarına faydalıdır : Yapılan bazı çalışmalar, papatya çayının diyabet hastalarında kan şekerini düşürebildiğini bulmuştur. Ancak bu papatyanın diyabet ilaçları yerine geçebileceği anlamına gelmez, sadece mevcut tedaviye destek olabilir. Papatya çayının bu etkisi, uzun vadeli diyabet komplikasyon riskini azaltabilir ve sonuçları iyileştirebilir.

Kemik erimesini yavaşlatabilir veya önleyebilir : Osteoporoz (kemik erimesi) kemik yoğunluğu kaybıdır. Bu kayıp, kemiklerde kırılma ve şekil bozukluğu riski yaratır. Osteoporoz özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde daha sık görülür. 2004 yılında yapılan bir çalışmada papatya çayının anti-östrojenik etkilere sahip olduğu, aynı zamanda da kemik yoğunluğunu arttırmaya da yardımcı olduğu gözlenmiştir.

İnflamasyonu azaltır : Enflamasyon, enfeksiyonla savaşmak için bağışıklık sistemi reaksiyonudur. Ancak uzun süreli inflamasyon hemoroid, gastrointestinal ağrı, artrit, otoimmün bozukluklar ve hatta depresyon dahil pek çok ciddi hastalığa neden olabilir. Papatya çayı, iltihabı azaltabilecek kimyasal bileşikler içerir.

Papatya çayı kanseri önler mi? Bazı çalışmalar papatya çayının kanser hücrelerini hedef alabildiğini veya hatta bu hücrelerin gelişmesini engellediğini öne sürmektedir. Bununla birlikte bilim adamları papatya çayının kanser üzerindeki etkileri için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. 2012 yılında yapılan bir çalışmada kadife çiçeği çayı ve papatya çayının kansere karşı etkisi karşılaştırılmıştır. Her ikisi de seçici olarak kanser tümörlerini hedefleyebilmiş, ancak kadife çiçeği çayı daha etkili bulunmuştur.

Uykuya ve rahatlamaya yardım eder : Papatya çayı insanların daha rahat uykuya dalmasına yardımcı olur. 12 kardiyovasküler hasta üzerinde yapılan klinik bir çalışmada hastalardan 10’unun papatya çayı içtikten kısa bir süre sonra rahatlıkla uykuya daldığı gözlenmiştir. Birçok araştırmacı, papatya çayın bir benzodiazepin gibi işlev görebileceğine inanmaktadır. Benzodiazepinler, kaygıyı azaltabilen ve uykuyu tetikleyebilen reçeteli ilaçlardır.

Sindirim sistemi için faydalıdır : Papatya çayı geleneksel tıpta, bulantı ve gaz dahil olmak üzere birçok sindirim rahatsızlığını tedavi etmek için kullanılmıştır. Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda sindirimi kolaylaştırdığı ve anti-inflamatuar özelliği sayesinde ishale karşı koruma sağladığı gözlenmiştir. Farelerle yapılan bir çalışmada papatya çayının mide asiditesini azaltarak ve ülsere neden olan bakterilerin çoğalmasını engelleyerek ülsere karşı koruma sağladığı bulunmuştur.

Papatya çayının diş etlerine faydaları : Bir bardak suya bir tutam (4 gr.) kır papatyasını atın ve beş dakika hafif ateşte demleyin. Ardından süzdüğünüz bu çaya ılıdıktan sonra diş fırçanızı daldırarak dişlerinizi fırçalayın. (diş macunuyla önceden fırçalamadan). Fırçalarken ara ara da diş etlerinize hafif hafif masaj yapın. Demlediğiniz papatya çayı bir defalık kullanım içindir. Ayda iki-üç defa uygulamanız yeterli olacaktır.

Sinüzite karşı papatya çayının faydaları : Tencerede kaynattığınız yarım litre suya 2 tatlı kaşığı kurutulmuş papatya atın. Başınızı havluyla örterek, yüzünüzü buharına tutun ve burnunuzdan nefes alıp verin. Arada ağzınızdan da nefes alıp verin. Bu uygulamayı beş dakika boyunca sürdürün. Beş dakika tamamlandıktan Sonra yarım saat ara verip aynı işlemi tekrar uygulayın.

Ertesi gün de aynı şekilde beş dakika uygulayıp yarım saat ara verip tekrar beş dakika uygulayın. Akıntının gelmeye başladığı gün, üç gün ara verin. Bazı durumlarda ilk günün ilk beşinci dakikasında akıntı gelmeye başlar. Bazı durumlardaysa bu biraz daha gecikebilir. Yeterli rahatlama sağlandıktan sonra ileride tekrarlayabilirsiniz.

Mide ülseri ve yanması olanlarda papatyanın kullanımı : Mide ülseri şikayeti olanlar, papatyayı rahatlıkla bitkisel çay olarak içebilirler. Özellikle çiçeklerinin içerdiği alfa bisabolol maddesi ülsere karşı etkilidir. Bu etkin madde aynı zamanda mide yanmasına karşı da etkisini göstermektedir.

Karaciğerin detoksunda papatya çayının kullanımı

Karaciğeri koruyan herniarin maddesi kır papatyasının tipik etkin maddelerinden biridir. Ayrıca, karaciğerin arındırılmasındaki rolü sinapic asitten kaynaklanmaktadır. Kır papatyasının bitkisel çayının içilmesi, karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışmasında ve karaciğerin arındırılmasında (hepato-detoxification) faydalıdır

Papatya çayının diğer faydaları:

- Romatizmal rahatsızlıklar için kullanılır.
- Deri döküntüsüne yol açan cilt hastalıklarının belirtilerini hafifletir.
- Gastrit ve ülseratif kolit tedavisinde kullanılır.
- Sabah bulantılarını hafifletir.
- Alerji belirtilerini azaltır.
- Bağırsak sorunlarını ve iltihaplarını giderir.
- Kasları gevşetir, krampları azaltır.
- Bağırsak hareketini arttırır.
- Ağız iltihaplarını iyileştirir.
- Karaciğeri çalıştırır.
- Sırt ve bel ağrılarını hafifletir.
- Bağışıklık sistemini güçlendirir.
- Boğaz ağrısını alır.
- Apse tedavisinde gargara suyu olarak kullanılır.

Papatyanın diğer faydalı kullanım şekilleri

Arpacık tedavisi:
1 çay bardağı kaynar suya, 1 kahve kaşığı ufalanmış papatya çiçeği koyun. 15 dakika bekledikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzün. Bu suya, küçük bir parça pamuk batırılıp göz kapağınızın üstüne koyun. Pamuk, soğudukça yenisi ile değiştirin. Göz çapaklanması için ise bu su ile gözlerinizi silebilirsiniz.

Gaz, hazımsızlık için ve idrar söktürücü olarak: 3 çay kaşığı kuru papatyayı fincana koyun ve üzerine kaynar su dökün. 5-10 dk. demlenmesi için bekletin. Azar azar için

Bağırsak solucanlarını dökmek için: 1 bardak kaynar suya 2 çay kaşığı papatya atın, 10 dk. demlendikten sonra için. Bu tedaviye sabah akşam olmak üzere 4-6 hafta devam edin. Son iki üç haftada çaya aynı miktarda sinamekiyi müshil olarak katın.

Romatizma tedavisi: Papatyanın tek başına romatizma tedavisinde etkisi yoktur. Ancak romatizmal ağrılar için papatya, nane ve zeytinyağını karıştırarak romatizma ağrısı olan yere masaj yapabilirsiniz. Ayrıca papatyayı kekik, nane ve ıhlamurla beraber kaynatıp içerseniz de fayda görebilirsiniz.
 
  • Beğen
Tepkiler: Ugur

İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Üst