Ansiklopedi Türkiye Süper Ligi

TÜRKİYE SÜPER LİGİ​

Süper Lig ya da sponsorluk anlaşması gereği Spor Toto Süper Lig, Türkiye'deki en üst seviye futbol ligidir. Bir sezonda 21 takımın mücadele ettiği ligde, her takımın diğerleriyle ikişer maç yaptığı çift devreli lig usulü uygulanmaktadır. En üst sırada yer alan takım şampiyon olurken son dört sıradaki takım 1. Lig'e düşmekte, 1. Lig'deki üç takım ise ertesi sezon mücadele etmek üzere Süper Lig'e yükselmektedir. Ağustos ve mayıs ayları da dahil olmak üzere dokuz ay süren bir organizasyon olan Süper Lig'in 2020-21 sezonu, 40 hafta ve 420 maçtan oluşmaktadır. 2018-19 sezonu bitimiyle birlikte lig, UEFA ülkeler sıralamasında 10. sırada yer almakta ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne 2, UEFA Avrupa Ligi'ne 3 takım yollamaktadır. Türkiye Kupası şampiyonu olup ilk 4'e giremeyen bir takım da UEFA Avrupa Ligi'ne katılabilir.

turkiye-super-ligi_08ae09aecad0c1a9.jpg


İstanbul, Ankara ve İzmir bölgesel liglerinden toplam 16 takımın katılımıyla 1959 yılında Millî Lig adıyla ilk sezonu düzenlenen lig, o sezon iki gruba bölünmüş ve bu grupların birincileri arasında yapılan iki maç sonunda şampiyonunu bulmuştu. 1962-63 sezonunda Türkiye 1. Futbol Ligi, 2001-02 sezonu başında Süper Lig adı kullanılmaya başlanırken bu dönemden sonra farklı sponsorların desteği sebebiyle lig adının başına sponsor adı eklenerek kullanıldı. Zaman içinde katılımcı sayısı ve format bakımından çeşitli değişikliklere uğradı.

Şimdiye dek 73 takımın mücadele ettiği Süper Lig'de altı takım; Galatasaray (22), Fenerbahçe (19), Beşiktaş (15), Trabzonspor (6), Bursaspor (1) ve İstanbul Başakşehir (1) şampiyonluk unvanı almıştır. Ligin tamamlanan son sezonu olan 2019-20 sezonunda şampiyonluğa ulaşan takım İstanbul Başakşehir'dir.


Tarihçe​

Temelleri​


Çeşitli şehirlerden takımların yer aldığı Türkiye'deki ilk ulusal futbol turnuvası 1924'ten 1951'e kadar Türkiye Futbol Şampiyonası adıyla düzenlendi. 1937 ile 1950 yılları arasında düzenlenen Millî Küme'ye; İstanbul, Ankara ve İzmir futbol liglerinde üst sıralarda yer alan takımlar katılmaktaydı. 1951 yılında ülkede profesyonel futbolun kabul edilmesiyle birlikte önce 1952'de İstanbul'da, 1955'te ise Ankara ve İzmir'de profesyonel ligler kuruldu. 1955-56 sezonuyla birlikte başlayan Şampiyon Kulüpler Kupası'nın 1956-57 ve 1957-58 sezonlarına Türkiye'den katılacak takımı belirlemek için, üç bölgesel profesyonel ligdeki takımların mücadele ettiği Federasyon Kupası organize edildi. İki sezon süren bu organizasyonun her iki sezonunda da şampiyon olan takım Beşiktaş'tı.

Kuruluşu ve 1960'lar​

25 Aralık 1960'taki Fenerbahçe-Beşiktaş maçının ilk golünü atan Fenerbahçe oyuncusu Yüksel Gündüz Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığına Orhan Şeref Apak'ın gelmesi sonrasında, ulusal bir lig kurulması için çalışmalara başlandı. Önceleri 1960 yılında başlaması planlanan Millî Lig'in, federasyon tarafından Nisan 1958'de alınan kararla 1959 yılında başlaması ve Federasyon Kupası'nın yerini alması belirlendi. 1958-59 sezonunda profesyonel bölgesel liglerin son kez düzenlenmesinin ardından İstanbul Profesyonel Ligi'ni ilk 8 sırada tamamlayan Fenerbahçe, Galatasaray, Karagümrük (günümüzdeki adı Fatih Karagümrük), İstanbulspor, Beşiktaş, Beykoz (günümüzdeki adı Beykoz 1908 SK), Adalet (günümüzdeki adı Alibeyköyspor) ve Vefa, Ankara Profesyonel Ligi'ni ilk 4 sırada tamamlayan Ankara Demirspor, Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Hacettepe (günümüzdeki adı Keçiörengücü) ile İzmir Profesyonel Ligi'ni ilk 4 sırada tamamlayan Karşıyaka, Altay, İzmirspor ve Göztepe'nin katılımıyla Millî Lig'in ilk sezonu 1959'da gerçekleştirildi. 16 takımın mücadele ettiği sezonda takımlar, beyaz ve kırmızı olarak adlandırılan iki gruba ayrıldı ve gruplardaki her takım deplasmanlı olarak birbiriyle karşılaştı. Beyaz grubun lideri Fenerbahçe ile kırmızı grubun lideri Galatasaray'ın karşılaştığı iki ayaklı final sonrasında ligin ilk şampiyonu Fenerbahçe oldu.

1959-60 sezonu öncesinde ligdeki takım sayısının 20'ye çıkarılması kararlaştırıldı. Bu bağlamda İstanbul, Ankara ve İzmir'de gerçekleştirilen eleme grupları sonrasında oluşturulan 6 takımlık Federasyon Kupası'nın final grubunda ilk dört sırayı alan Kasımpaşa, Şeker Hilâl (günümüzdeki adı Turanspor), Feriköy ve Altınordu, 1959-60 sezonunda ligde oynamaya hak kazandı. Önceki sezonun aksine çift devreli lig usulüyle düzenlenen sezonu şampiyon olarak tamamlayan Beşiktaş, lig tarihindeki ilk şampiyonluğunu elde etti. Ligin son üç sırasındaki Adalet, Hacettepe ve Altınordu; İstanbul, Ankara ve İzmir liglerini ilk sırada tamamlayan Eyüp, PTT (günümüzdeki adı Türk Telekom) ve İzmir Demirspor ile Adana Demirspor'un oluşturduğu yedi takım arasında, sonraki sezon Millî Lig'de yer alacak takımları belirlemek amacıyla tek devreli baraj maçları yapıldı. Baraj maçları sonunda ilk üç sırayı alan Altınordu, Adana Demirspor ve PTT; ertesi sezon Millî Lig'de oynamaya hak kazandı. 1960-61 sezonunda ilk kez üç il dışındaki bir takım, Adana'nın Adana Demirspor takımı ligde mücadele etti. Fenerbahçe'nin şampiyonluğuna sahne olan sezonun sona ermesinin ardından, önceki sezonla benzer formata sahip baraj maçları gerçekleştirildi. Son üç sıradaki Altay, Altınordu ve Adana Demirspor ile üç bölgesel lig birincileri Yeşildirek, Toprakspor ve Kültürspor'un katıldığı baraj maçları sonucunda Altay ile Altınordu ligde kalırken Yeşildirek, Millî Lig'e yükseldi. Galatasaray'ın ilk şampiyonluğunu kazandığı 1961-62 sezonu sonundaki baraj maçlarında son üç sıradaki Vefa, Ankara Demirspor ve Şeker Hilâl ile bölgesel lig birincileri Beyoğlu, Hacettepe ve İzmir Demirspor yer aldı. Önceleri bu terfî maçları sonucunda gelecek sezon için bir takımın ligde mücadele etmeye hak kazanması planlanmışken daha sonra alınan kararla baraj maçlarını ilk beş sırada tamamlayan takımlar lige alınarak 1962-63 sezonu için ligdeki takım sayısı 22'ye çıkarıldı. "Kırmızı" ve "Beyaz" adlı gruplara ayrılan takımlar, çift devreli lig usulüne göre mücadele etti. Grupları ilk altı sırada tamamlayan takımlar Şampiyonluk Grubu'nda, 7. ile 9. arasında tamamlayan takımlar ise ligdeki sıralarını ortaya koyma amaçlı Klasman Grubu'nda mücadele ederken normal sezonu son iki sırada (10 ve 11.) tamamlayan dört takım ligden düştü. Şampiyonluk grubunu ilk sırada tamamlayarak üst üste ikinci şampiyonluğunu elde eden Galatasaray; kaydettiği 105 golle lig tarihinde "bir sezonda en çok gol atan takım" unvanının da sahibi oldu.

1963-64 sezonuyla birlikte 2. Lig kurulurken Millî Lig ise 1. Lig olarak anılmaya başlandı. Önceki sezondan yükselen takım olmaması sebebiyle, önceki sezon ligden düşen takımlarla birlikte ligde mücadele eden takım sayısı 18'e düştü. Önceki sezonun aksine tüm takımların bir arada yer aldığı sezonu Fenerbahçe şampiyon olarak tamamladı. Son üç sıradaki takım, ligden düşse de Türkiye Futbol Federasyonu tarafından son haftadaki Kasımpaşa karşılaşmasında şike yaptığına karar verilen Karşıyaka'nın iki puanı silindi ve Beykoz yerine ligden düşürüldü. 2. Lig'i şampiyon olarak tamamlayan Şekerspor'un da 1. Lig'de oynamaya hak kazanmasıyla birlikte 1964-65 sezonu 16 takımın mücadelesine sahne oldu. Fenerbahçe'nin şampiyonluğuyla sonuçlanan sezonu son sırada tamamlayan Altınordu, ligden düşerken 2. Lig şampiyonu Vefa, tekrar 1. Lig'e döndü. Beşiktaş'ın şampiyon olarak tamamladığı 1965-66 sezonunda ligin son iki sırasındaki takımlar küme düşerken Gençlerbirliği ligi üçüncü sırada tamamlamış ve ilk defa şampiyonluk yaşayan üç takım dışındaki bir takım, ilk üç sırada kendisine yer bulmuştu. 1963-64 sezonunda şike yaptığı gerekçesiyle ligden düşürülen Karşıyaka'nın, Danıştay kararı sonrasında 1. Lig'e alınması sonrasında 1966-67 sezonu 17 takımın katılımıyla gerçekleşti. Öte yandan 2. Lig şampiyonu Eskişehirspor ilk kez 1. Lig'de oynamaya hak kazanmıştı. Beşiktaş'ın şampiyonluğuyla geçen 1966-67 sezonunu son üç sırada tamamlayan takımlar, ligden düşerken 2. Lig'deki gruplarını lider olarak tamamlayan Bursaspor ile Mersin İdman Yurdu; ilk defa 1. Lig'de oynamaya hak kazandı. Takip eden 1967-68 sezonunda, üç il dışındaki illerden ilk defa birden fazla katılımcı sağlandı. Öte yandan bir önceki sezon Beykoz ile oynadığı ve 1-0 galip devam ettiği maçın, çıkan olaylar sebebiyle ertelenen ve daha sonradan tekrar oynanarak 1-1 sona eren maçın, kendisi lehine sonuçlanması gerektiği konusunda Danıştay'a yaptığı başvurusu kabul edilen Şekerspor da lige katılım hakkı kazanmıştı. Son katılımla birlikte 17 takıma ulaşan sezon, Fenerbahçe'nin şampiyonluğuyla sona ererken bir sonraki sezon 16 takımın kalması için son üç sıradaki takım ligden düşürülürken 2. Lig'deki gruplarını lider bitiren iki takım, 1. Lig'e yükseldi. 1968-69 sezonunda ligi Galatasaray şampiyon olarak tamamlarken ligi ikinci sırada tamamlayan Eskişehirspor; bu sıraya kadar yükselen ilk Anadolu takımı oldu. Fenerbahçe'nin şampiyon olduğu ve Samsunspor'un ilk kez 1. Lig'de mücadele ettiği 1969-70 sezonunda ikinci ve üçüncü sırayı Eskişehirspor ve Altay'ın almasıyla ilk üçte ilk defa iki Anadolu takımı birden yer almıştı.

1970'ler ve 1980'ler​

1960'ların sonunda 1. Lig'e yükselmeye başlayan Anadolu kulüpleri, 1970'lerde de bu yükselişleri devam ettirdi. 1970-71 sezonunda Boluspor, 1971-72 sezonunda Adanaspor ve Giresunspor, 1973-74 sezonunda Kayserispor (günümüzdeki adı Kayseri Erciyesspor), 1974-75 sezonunda Trabzonspor ve Zonguldakspor (günümüzdeki adı Fenerspor), 1975-76 sezonunda Orduspor ve Balıkesirspor, 1977-78 sezonunda Diyarbakırspor, 1978-79 sezonunda Kırıkkalespor, 1979-80 sezonunda Gaziantepspor ve Rizespor (günümüzdeki adı Çaykur Rizespor), 1980-81 sezonunda Kocaelispor, 1981-82 sezonunda Sakaryaspor, 1982-83 sezonunda Sarıyer ve Antalyaspor, 1983-84 sezonunda Denizlispor, 1984-85 sezonunda Malatyaspor, 1988-89 sezonunda Konyaspor ve Kahramanmaraşspor, 1989-90 sezonunda ise Zeytinburnuspor ilk defa 1. Lig'de mücadele etmişti. 1970-71, 1971-72 ve 1972-73 sezonlarında üst üste üç şampiyonluk yaşayan Galatasaray, ligde üst üste üç şampiyonluk serisi yakalayan ilk takım oldu. Fenerbahçe'nin lider tamamladığı 1973-74 ve 1974-75 sezonlarının ardından gelen 1975-76 sezonunda ilk kez üç İstanbul takımı dışındaki bir takım, bir önceki sezon lige yükselmiş olan Trabzonspor şampiyonluğa ulaştı.

Trabzonspor bu unvanını 1976-77 sezonunda da sürdürürken 1977-78 sezonu Fenerbahçe'nin şampiyonluğuyla tamamlanmıştı. Sonraki üç sezon ise Trabzonspor'un üst üste üç şampiyonluğuyla geçildi.

1980-81 sezonunun devam ettiği sırada, Türkiye Kupası'nda şampiyonluğa ulaşan takımın 1. Lig'e katılma hakkı veren bir kanun yürürlüğe girmişti. O sezon Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşayan 2. Lig takımlarından Ankaragücü, ligdeki pozisyonundan ötürü 1. Lig'e katılamasa da ilgili kanun gereğince ertesi sezon için 1. Lig'de mücadele etmeye hak kazanmış ve bu sebepten ötürü sezon 17 takımın mücadelesine sahne olmuştu. Beşiktaş'ın şampiyonluk yaşadığı 1981-82 sezonu öncesinde alınan karar doğrultusunda ertesi sezon ligdeki takım sayısı 18'e çıkarıldı. Bu sayıyı yakalamak için ligin son üç sırasındaki takım düşerken 2. Lig'den dört takım yükseldi. 1982-83 sezonunda Fenerbahçe, lig tarihindeki 10. şampiyonluğuna ulaştı ve 10 şampiyonluk elde eden ilk takım oldu. 1983-84 sezonunda Trabzonspor şampiyon olurken 1984-85 sezonunda Beşiktaş ile aynı puana sahip olan Fenerbahçe, gol averajı farkıyla elde edilen ilk lig şampiyonluğunu yaşadı. Aynı sezon, Denizlispor'un Orduspor maçında cezalı futbolcu oynattığı gerekçe gösterilerek bu maç Orduspor'un hükmen galibiyetiyle tescil edilmişti. Ancak bu maça yaptığı itirazın Danıştay tarafından kabul edilmesi üzerine Denizlispor ligden düşürülmedi ve Beşiktaş'ın averaj farkıyla Galatasaray'ı geride bırakarak şampiyon olduğu 1985-86 sezonu 19 takımın katılımıyla gerçekleştirildi. Sezon başında son dört sıradaki takımın küme düşürülmesi ve 2. Lig'deki üç grup birincilerinin 1. Lig'e yükselmesi planlansa da; ligi 16. sırada bitiren Bursaspor, Federasyon Kupası şampiyonluğunu kazanması sayesinde ligden düşürülmedi ve Galatasaray'ın şampiyon olduğu 1986-87 sezonunda da lig 19 takımda kaldı.

1986-87 sezonu sonunda ligin son dört sırasındaki takımın ligden düşürülmesi ve 2. Lig'den üç takımın lige dahil olmasıyla birlikte ertesi sezon mücadele edecek takım sayısı 18'e düştü. Ligin başlamasının ardından Kocaelispor'un, önceki sezon oynanan Zonguldakspor-Boluspor maçında şike yapıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurması sonrasında alınan karar doğrultusunda lige bir süre ara verildi. Sezona 2. Lig'de başlayan Kocaelispor, mahkeme tarafından verilen kararla, ligin ikinci haftasında 1. Lig'e alındı. Aynı maçla ilgili olarak daha sonradan Bursaspor'un yaptığı başvuru da takım lehine sonuçlandı ve sezona 2. Lig'de başlayan Bursaspor da 1. Lig'de kaldı. 1987-88 sezonu öncesinde federasyon tarafından alınan kararla üç puanlı sisteme geçilerek önceki sezonların aksine galip gelen takıma iki yerine üç puan verilmesi kararlaştırıldı. 20 takımın katılımıyla gerçekleştirilen 1987-88 sezonu atılan 1032 golle lig tarihinin en gollü sezonu olurken şampiyonluğu Galatasaray kazandı. Sezon sonunda son dört sıradaki takım 2. Lig'e, 2. Lig'deki gruplarını lider tamamlayan üç takımın ise 1. Lig'e yükselmesi sebebiyle 1988-89 sezonunda 19 takım mücadele etti. 20 Ocak 1989 günü Malatyaspor deplasmanına giden Samsunspor otobüsü kaza yaparken kaza sonucunda takımın üç oyuncusu ile teknik direktörü öldü, iki futbolcusu ise kaza sebebiyle kariyerini sonlandırmak durumunda kaldı. Kazanın ardından lige devam edemeyen ve kalan maçlarından hükmen 3-0 mağlup ayrılan takım, ligi son sırada tamamlasa da federasyon tarafından sağlanan özel statü ile ligde kaldı. Samsunspor'un önünde, ligi son üç sırada tamamlayan takımların ligden düşmesi ve 2. Lig'den de üç takımın lige yükselmesi sonucunda 1989-90 sezonunda 19 takımın katılımıyla gerçekleştirilmesi planlansa da; 1. Lig'e yükselme hakkı kazanan Bursaspor'ın B takımı, bir kulübün iki farklı takımının aynı ligde yer alamaması sebebiyle lige alınmadı ve sezon 18 takımın mücadelesine sahne oldu.

1990'lar ve 2000'ler​

1989-90 sezonunu Beşiktaş şampiyon olarak tamamlarken sezon sonunda ligin son beş sırasındaki takım 2. Lig'e düşürüldü ve 2. Lig'den üç takım 1. Lig'e yükseltildi. Bu değişiklikle birlikte 1990-91 sezonunda takım sayısı 16'ya indirilmişti. Bakırköyspor ve Aydınspor'un 1. Lig'de ilk kez mücadele ettiği 1990-91 sezonunu yenilgisiz tamamlayan Beşiktaş, üst üste üçüncü şampiyonluğuna ulaştı. 1992'de Türkiye Futbol Federasyonunun özerkleşmesi sonrasında yapılan sponsorluk anlaşmaları ve 1996'da uygulamaya konan havuz sistemiyle birlikte 1. Lig takımlarının naklen yayınları gelire çevrilmesiyle bütçeleri arttı.1992-93 sezonunda ligi Beşiktaş ile aynı puanda tamamlamasına rağmen averaj farkıyla şampiyon olan Galatasaray, 1993-94 sezonunda da bu unvanını sürdürdü. Diğer taraftan 1993-94 sezonunda Kardemir Karabükspor ilk kez 1. Lig'de yer almıştı. Aynı sezon üç takımın ligden düşüp 2. Lig'den beş takımın yükselmesiyle 1994-95 sezonunda takım sayısı 18'e çıkarıldı.

Petrol Ofisi ile Vanspor'un ilk defa 1. Lig'de mücadele ettiği 1994-95 sezonunu Beşiktaş, iki sezonluk aranın ardından şampiyon olarak tamamladı. Takip eden sezonda Fenerbahçe, 1990'lardaki tek şampiyonluğunu elde etti. 1996-97 sezonunda Çanakkale Dardanelspor, 1998-99 sezonunda ise Erzurumspor ilk 1. Lig deneyimini yaşadı. 1996-97 sezonundan 1999-00 sezonuna kadarki dört sezonluk süreçte Galatasaray, üst üste dört şampiyonluk yaşayarak lig tarihinin en uzun şampiyonluk serisini yakaladı. Öte yandan 1999-00 sezonu öncesinde Telsim ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında imzalanan anlaşma neticesinde ligin adı Telsim Türkiye 1. Ligi olsa da, lige sponsor adı verilmesi kanunlara aykırı bulunarak sezon başlamadan önce sponsorsuz isme dönülmüştü. 2000-01 sezonu öncesinde getirilen uygulamayla takımlara, lig tarihinde yaşadığı her beş şampiyonluk için formalarındaki logosunun üstünde bir yıldız taşıma hakkı verildi. Yimpaş Yozgatspor ile Siirtspor'un ilk kez 1. Lig'de yer aldığı 2000-01 sezonunda Fenerbahçe şampiyonluğa ulaştı. 2001-02 sezonunda ligin adı Süper Lig olarak değiştirilirken Galatasaray şampiyon olan takım oldu.

2002-03 sezonunda Beşiktaş şampiyon olurken Akçaabat Sebatspor'un ilk kez Süper Lig'de mücadele ettiği 2003-04 sezonu ile Erciyesspor (günümüzdeki adı Kayserispor) ve Büyükşehir Belediye Ankaraspor'un (daha sonraki adı Ankaraspor) ilk katılımını gerçekleştirdiği 2004-05 sezonunda Fenerbahçe üst üste iki şampiyonluk yaşadı. Öte yandan 2004-05 sezonunda 1. Lig'de mücadele eden Erciyesspor, tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselme hakkı kazanmıştı. Aynı sezon 1. Lig'de mücadele eden Kayserispor'un Süper Lig'e yükselememesinin ardından iki kulübün karşılıklı olarak isim ve logo değişikliğine gitmesi sonucunda Kayserispor adını alan Erciyesspor, böylece ilk Süper Lig deneyimini yaşadı. Sivasspor ve Manisaspor'un Süper Lig'de ilk kez yer aldığı 2005-06 sezonunun son haftasına Fenerbahçe, ikili averaj avantajıyla kendisiyle aynı puana sahip Galatasaray'ın önünde lider olarak girdi. Fenerbahçe'nin son haftadaki Denizlispor deplasmanında rakibiyle berabere kalması ve Galatasaray'ın evinde Kayserispor'u yenmesi sebebiyle Galatasaray sezon sonunda şampiyonluğa ulaşan taraf oldu. Sonraki iki sezon sırasıyla Fenerbahçe ve Galatasaray'ın şampiyonluklarıyla sona ererken 2007-08 sezonunda Gençlerbirliği OFTAŞ (günümüzdeki adı Hacettepe) ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor (günümüzdeki adı İstanbul Başakşehir) ilk kez Süper Lig deneyimi yaşamıştı. Beşiktaş'ın kazandığı 2008-09 sezonunu takip eden 2009-10 sezonunda Ankaraspor, Ankaragücü ile arasında ilişkinin "kamuoyunun ligin dürüstlüğüne ilişkin algısını zedeleyecek nitelikte olması" nedeniyle küme düşürüldü ve tüm maçlarından hükmen 3-0'lık mağlubiyetle ayrılmış olarak kabul edildi. Sezonun son haftasına lider giren Fenerbahçe, son maçta Trabzonspor ile berabere kalarak puan kaybı yaşadı. Eş zamanlı olarak oynanan maçta Beşiktaş'ı yenen ikinci sıradaki Bursaspor, bu galibiyetle birlikte birinci sıraya yükseldi ve lig tarihinde şampiyonluk yaşayan beşinci takım oldu.

2010'lar ve günümüz​

Bucaspor'un ilk Süper Lig deneyimini yaşadığı 2010-11 sezonunda ligi Trabzonspor ile eşit puanda tamamlayan Fenerbahçe, ikili averajda rakibine üstünlük sağladığından ligi şampiyon olarak tamamladı. Sezonun sona ermesinin ardından Temmuz 2011'de, bu sezon ile ilgili ligdeki bazı maçlarda şike yapıldığı gerekçesiyle dava açılmıştı. Bir sonraki sezon ligde "Süper Final" adı verilen play off sistemi uygulandı ve normal sezonu ilk dört sırada tamamlayan takımın kazandığı puanlar ikiye bölünerek çift devreli lig usulüne göre karşılaştıkları yeni bir grup oluşturdu. Yapılan karşılaşmalar sonunda Galatasaray sezonu şampiyon olarak tamamladı. Akhisar Belediyespor'un ilk kez Süper Lig'de yer aldığı 2012-13 sezonunda play off sistemi kaldırılarak eski düzene dönüldü. Galatasaray'ın üst üste ikinci şampiyonluğunu kazandığı sezonun ardından oynanan 2013-14 sezonunda şampiyonluğu elde eden takım Fenerbahçe oldu. Ligin son sezonu olan 2014-15 sezonunda 20. şampiyonluğuna ulaşan Galatasaray, armasının üstünde dördüncü yıldız taşıma hakkını alan ilk takım oldu. 2015-16 sezonu sonunda ligin 33. haftasında Osmanlıspor'u mağlup eden Beşiktaş, ligin bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. 2016-17 sezonu başında Alanyaspor, tarihinde ilk kez Süper Lig'de mücadele etmeye hak kazandı. Sezon sonunda Beşiktaş, lig tarihindeki 15. şampiyonluğuna ulaştı ve armasının üzerinde üçüncü yıldızı taşımaya hak kazandı.

2017-18 sezonunda Yeni Malatyaspor, tarihinde ilk kez Süper Lig'de mücadele etti. Sezon, son haftaya kadar Galatasaray, Fenerbahçe ve İstanbul Başakşehir arasındaki şampiyonluk mücadelesine sahne oldu. Son haftaya lider giren Galatasaray, oynanan maçlar sonunda şampiyonluğunu elde etti. 2018-19 sezonunda Büyükşehir Belediye Erzurumspor, tarihinde ilk kez Süper Lig'de yer almaya hak kazandı. 2018-19 sezonu sonunda ligin 33. haftasında İstanbul Başakşehir takımını mağlup eden Galatasaray, ligin bitimine bir hafta kala averaj ile şampiyonluğunu ilan etti.

2019-20 sezonu devam ederken, COVID-19 pandemisi nedeniyle 12 Mart 2020 tarihi itibarıyla, sezon sonuna kadar maçların seyircisiz oynanmasına karar verildi. 18 Mart 2020'de ise pandemi nedeniyle ligin, henüz belirlenmemiş bir tarihe kadar ertelendiği açıklanırken 12 Haziran 2020'de lig maçlarına devam edildi. Sezon sonunda İstanbul Başakşehir, tarihinde ilk kez sezonu şampiyon olarak tamamladı. Ertesi sezon Hatayspor, tarihinde ilk kez Süper Lig'de yer aldı. 29 Temmuz 2020 tarihinde yapılan açıklamaya göre 2019-20 sezonunda küme düşme kaldırıldı ve ligde mücadele eden takım sayısı 21'e yükseltildi.

Lig yapısı​

Lig düzeni​

21 takımdan oluşan Süper Lig'deki bir sezon ağustos ayında başlar ve mayıs ayında sona erer. Takımların her biri, sezon boyunca her bir rakibiyle ikişer kez karşılaşır. Bu maçların bir tanesini kendi sahasında, diğerini ise rakibinin sahasında oynar. Böylelikle bir sezon sonunda her bir takım 40 maç yaparken toplamda 420 maç gerçekleştirilir. Bir tarafın galibiyetiyle sona eren maçlarda kazanan takım üç puan alırken kaybeden takıma puan verilmez. Eğer maç beraberlikle sonuçlanmışsa iki takım da birer puan kazanır. Sezon sonunda takımlar aldıkları bu puanlara göre sıralanırlar. Puan eşitliği durumunda önce eşitliğin yaşandığı takımlar arasında oynanan maçlarda elde edilen puan üstünlüğüne bakılır. Eşitliğin devam etmesi hâlinde sırasıyla aralarında yapılan maçlardaki gol üstünlüğü, ligde elde ettikleri genel averaj, ligde attıkları gol sayısı ve hükmen mağlubiyet sayısı göz önünde bulundurulur. Tüm bu şartlara rağmen eşitlik bozulmuyorsa, ilgili takımlar arasında tek maçlı eleme usulüyle yapılacak bir müsabaka neticesinde kazanan takım üstün sayılarak nihai sonuç alınır. Maçlar sonunda ilk sırayı alan takım lig şampiyonu olur. Ligi son 4 sırada bitiren takım ertesi sezon mücadele etmek üzere 1. Lig'e düşerken 1. Lig'deki son sezonda mücadele eden 3 takım Süper Lig'e katılır.

Ligdeki maçlar Türkiye Futbol Federasyonunun belirlediği saatlerde başlar. Süper Lig müsabakaları bir orta, iki yardımcı, bir dördüncü ve iki kale arkasında bulunan ek yardımcı hakemlerle birlikte toplam altı hakem tarafından yönetilir. Her maç öncesi İstiklâl Marşı söylenir ve marşın okunmasının öncesinde -varsa- saygı duruşu yapılır.

2018-2019 sezonunda, Spor Toto Süper Lig müsabakalarında, Futbol Oyun Kuralları ve bu kurallara dahil edilen VAR Protokolüne uygun olarak çevrimiçi Video Yardımcı Hakem Sistemi kullanılacaktır.

Futbolcu uygunluğu​

2015-16 sezonundan itibaren kulüplerin istediği sayıda futbolcuyla profesyonel sözleşme imzalayabileceği ve tescil ettirebileceği; ancak en fazla 28 kişinin yer alabileceği A takım kadrosunda yer alacak en az 14 oyuncunun Türkiye millî futbol takımında oynama uygunluğuna sahip olması gerekecektir. 28 kişilik kadronun en fazla üç oyuncusunun kaleci olması ve bu kalecilerin en az birinin Türkiye millî futbol takımında oynama uygunluğuna sahip olması zorunlu olacaktır. Bu 14 futbolcudan en az 2'sinin 15. doğum gününe denk gelen sezon ile 21. doğum gününe denk gelen sezonlarda kesintili veya kesintisiz, en az 3 sezon veya 36 ay kendi kulübünde tescilli olması gerekecektir. 21 yaş altı takımında yerli statüsünde oynayan futbolcular ise sezon başında 28 kişilik kadroda olmasına gerek kalmadan A takımın maç kadrosuna alınabilecektir. Takımların 18 kişilik maç kadrosunda ise teki kaleci olmak kaydıyla Türkiye millî futbol takımında oynamaya uygun en az 7 futbolcu yer alacak ve takımlar yerli kaleciyi kadroya almadığı takdirde sahaya 17 kişilik kadroyla çıkacaktır. 2015-16 sezonuyla birlikte uygulanacak teşvik sistemiyle birlikte ise kadroda bulundurulma zorunluluğu olmayan her Türkiye millî futbol takımında oynama uygunluğuna sahip futbolcu için takımlara belli miktarlarda para ödenecektir.

UEFA turnuvalarına katılabilme​

Sezon sonunda ligde belli sıraları alan takımlar, UEFA'nın organize ettiği UEFA Şampiyonlar Ligi veya UEFA Avrupa Ligi organizasyonlarından birine katılır. UEFA kurallarına göre, bir ülkenin belli bir sezonda kaç takım göndereceği ve bu takımların hangi aşamalardan kupa mücadelesine başlayacağı, o ülkenin bir önceki sezonda topladığı UEFA ülke puanlarına göre hesaplanmaktadır.

Türkiye, UEFA organizasyonlarına ilk defa 1956-57 sezonunda, lig kurulmadan önce takım gönderdi. Ligin kurulmasının ardından şampiyon olan takımlar Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na (günümüzdeki adı UEFA Şampiyonlar Ligi) katılmaktaydı. 1962-63 sezonunda, uluslararası bir ticaret fuarına ev sahipliği yapan takımların katılıma açık olan Fuar Şehirleri Kupası'na Türkiye'den ilk katılım gerçekleşti. 1970-71 sezonuna kadar gerçekleştirilen organizasyona, ligde en iyi dereceyi elde eden fuar şehri takımı katılmaktaydı. 1971-72 sezonunda ilk kez düzenlenen UEFA Kupası'na (günümüzdeki adı UEFA Avrupa Ligi) aynı sezon ligden ilk katılım gerçekleşti. Türkiye Kupası şampiyonu veya ikincisi olarak UEFA Kupa Galipleri Kupası'na katılmayan hak kazanan takım aynı zamanda UEFA Kupası'na katılmaya da hak kazanmışsa, önceliği UEFA Kupa Galipleri Kupası almaktaydı. Trabzonspor, bir önceki sezon mücadele ettiği Şampiyon Kulüpler Kupası'nda oynadığı bir maç sırasında sahada çıkan olaylar sebebiyle UEFA turnuvalarından üç yıl men edildiğinden (daha sonra bu karar bir yıla indirildi) 1978-79 sezonunda katılmaya hak kazandığı Şampiyon Kulüpler Kupası'na katılamadı ve UEFA etkinliklerinden men edilen ilk Türk takımı oldu.

Ligin 2020-21 sezonu sonundaki UEFA'daki konumu1995-96 sezonunda kontrolü UEFA'ya geçen UEFA Intertoto Kupası'na aynı sezon ilk kez takım gönderildi. 1997-98 sezonunda ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi'ne iki takım gönderildi. Kupa Galipleri Kupası'nın 1998-99 sezonuyla birlikte kaldırılması sonrasında, Türkiye Kupası şampiyonu ligdeki pozisyonundan bağımsız olarak UEFA Kupası'na katılım hakkı kazanmaya başladı. Türkiye Kupası şampiyonu ligdeki pozisyonu gereğince UEFA Şampiyonlar Ligi veya UEFA Kupası'na katılma hakkı kazanmışsa, kupa finalisti UEFA Kupası'na gidiyor; finalist de ligdeki pozisyonu gereğince bu organizasyonlara katılma şansı elde etmişse, UEFA turnuvalarına katılma hakkı alamayıp da ligi en üst sırada tamamlayan takım UEFA Kupası'na gönderiliyordu. 2002-03 sezonunda ilk kez UEFA Kupası'na dört takım birden gönderildi. 2011-12 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmeye hak kazanan Fenerbahçe, 2010-11 sezonundaki şike soruşturması sebebiyle Türkiye Futbol Federasyonu tarafından UEFA turnuvalarına gönderilmedi. 2013-14 sezonunda, aynı şike soruşturması sebebiyle UEFA tarafından alınan karar doğrultusunda Fenerbahçe iki, Beşiktaş ise bir sezon boyunca UEFA turnuvalarından men edildi. Bu sebepten ötürü Fenerbahçe, UEFA turnuvalarına katılmaya hak kazandığı 2013-14 ve 2014-15 sezonlarında, Beşiktaş ise katılmaya hak kazandığı 2013-14 sezonunda UEFA turnuvalarından men edildi.

Ödüller​

un_1983-84_sezonundaki_lig_kupasi_811a82a3bc775e1b.jpg
sampiyonluk_kupasi_17645304f9273abf.jpg
Fenerbaahce_2010-2011_fad498e24526a65d.jpg
201415_Super_Lig_kupasi_33b341f0ff32ba1d.jpg
1983-84 sezonunda Trabzonspor'un lig şampiyonu olarak kazandığı kupa2002-03 sezonunda Beşiktaş'ın lig şampiyonu olarak kazandığı kupa2010-11 sezonunda Fenerbahçe'nin lig şampiyonu olarak kazandığı kupa2014-15 sezonunda Galatasaray'ın lig şampiyonu olarak kazandığı kupa

Ligi şampiyon olarak tamamlayan takıma, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından tasarlanan bir şampiyonluk kupası verilir. Şampiyon olan takımın futbolcuları, teknik heyeti ve yöneticilerine ise bu başarılarını simgeleyen toplam 75 adet madalya takdim edilmektedir.

Sponsorluk​

Türkcell ve Spor Toto sponsorluk logolarıSüper Lig'in isim sponsorluğuna dair ilk girişim 1999-00 sezonu öncesinde Telsim ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında imzalanan anlaşma neticesinde gerçekleştirildi ve ligin adı Telsim Türkiye 1. Ligi oldu. Ancak lige sponsor adı verilmesi kanunlara aykırı bulunarak sezon başlamadan önce sponsorsuz isme dönüldü. Turkcell, ligin isim hakkının satışını elinde bulunduran ligin yayıncı kuruluşu Digiturk ile 2005 yılında yaptığı anlaşmayla ligin isim sponsoru oldu ve lig Turkcell Süper Lig olarak anılmaya başlandı. 2010-11 sezonuna kadar yapılan anlaşma için Turkcell, sezon başına Digiturk'e 10 milyon dolar ödemekteydi. Öte yandan bu dönemde lig için ilk kez bir logo kullanılmıştı. 2010-11 sezonu öncesinde lig adı için yeni bir ihale isteyen Digiturk ile Turkcell arasındaki anlaşma iptal edilerek isim hakları 125 milyon dolar karşılığında beş sezonluğuna Spor Toto'ya verildi. Aralık 2015'te bu sözleşme, 1+1 yıllığına uzatıldı. 2016-17 sezonu için de sözleşme devam ettirildi. 2017-18 sezonunun ilk yarısında ligin isim sponsoru bulunmazken, ikinci yarısının başında Spor Toto ile imzalanan anlaşma gereğince sezonun geri kalanı ile 2018-19 sezonunun tamamında ligin isim sponsoru Spor Toto oldu. 2020-21 sezonu devam ederken, Şubat 2021 itibarıyla Spor Toto ile bir kez daha, sezon sonuna kadar sürecek bir isim sponsorluğu konusunda anlaşıldı.

Lige isim sponsoru olan firmalar ve bu dönemlerde kullandığı isimler şu şekildedir:
  • 2005-2010: Turkcell (Turkcell Süper Lig)
  • 2010-2017, 2018-2019, 2021-: Spor Toto (Spor Toto Süper Lig)
Lig adı için sponsor olan Turkcell ile federasyon arasında yapılan anlaşma sonrasında 2008-09 ve 2009-10 sezonlarında Turkcell Fair Play Ligi adlı uygulama gerçekleştirildi. Uygulamaya göre her takım; aldığı sarı kart, kırmızı kart, saha kapatma, seyircisiz oynama ve hak mahrumiyeti cezaları karşılığında belirli ceza puanları aldı. Sezon sonunda en az puan toplayarak en üst sıraya yerleşen üç takım sırasıyla 500 bin dolar, 300 bin dolar ve 200 bin dolar ile ödüllendirilirdi. 2008-09 sezonunda ilk üç sırayı sırasıyla Gaziantepspor, Trabzonspor ve Denizlispor alırken 2009-10 sezonunda ilk üç sırada Bursaspor, Gençlerbirliği ve Gaziantepspor yer aldı.

Sponsor adlarının yanı sıra, 2014-15 sezonuyla birlikte Süper Lig sezonlarına Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, Türk futbolunun vefat etmiş bazı kişilerinin isimleri verilmeye başlandı. Bu kapsamda verilen isimler şu şekildedir:
  • 2014-15: Süleyman Seba Sezonu
  • 2015-16: Hasan Doğan Sezonu
  • 2016-17: Turgay Şeren Sezonu
  • 2017-18: İlhan Cavcav Sezonu
  • 2018-19: Lefter Küçükandonyadis Sezonu
  • 2019-20: Cemil Usta Sezonu
Sezonlara göre daha önceleri ligde oynanan maçlarda ev sahibi takımların belirlediği toplar kullanılmaktaydı. 2005 Mayıs'ında Nike ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında imzalanan anlaşma sonrasında ligde kullanılan toplar Nike tarafından sağlanmaya başladı. 2005-06 sezonunda Total 90 Aerow ile karlı havalar için tasarlanan Total 90 Aerow Hi-Vis, 2006-07 ve 2007-08 sezonlarında Total 90 Aerow II, 2008-09 Total 90 Omni (2009-10 sezonunda, kış maçları için tasarlanan Total 90 Omni Hi-Vis de kullanıldı), 2010-11 sezonunda Total 90 Tracer PL, 2011-12 sezonunda Total 90 Seitiro, 2012-13 sezonunda Maxim, 2013-14 sezonunda Incyte, 2014-15 sezonunda Incyte II, 2015-16 sezonunda Ordem 3, 2016-17 sezonunda Ordem 4, 2017-18 sezonunda Ordem 5 2018-19, 2019-20 Merlin kullanıldı. 2020-21 sezonu öncesinde ise Türkiye Futbol Federasyonunun Adidas ile anlaşması üzerinde Uniforia kullanılmaya başlandı.

Medya ilişkileri​

Televizyon yayınları​

Lig tarihinde canlı olarak yayımlanan ilk maç, 3 Ekim 1971 tarihinde İzmir'deki Alsancak Stadyumu'nda oynanan ve dönem itibarıyla ülkedeki tek televizyon kanalı olan TRT'de yayımlanan Karşıyaka-İstanbulspor maçıydı. Daha sonraki dönemlerde de her maç için ayrı ayrı kulüplerle yapılan anlaşmalar sonucunda bazı maçlar TRT tarafından canlı olarak yayımlanmaktaydı. 1990 yılında Almanya üzerinden Türkiye'ye yayın yapmaya başlayan Star 1 kanalı, 1. Lig'de yer alan 14 kulüp ile 27 Şubat 1990 tarihinde yaptığı anlaşmayla bu takımların 1990-91 sezonundan itibaren lig, kupa ve Avrupa kupası maçlarını canlı ve banttan yayımlama hakkına üç sezonluğuna sahip oldu. Yapılan bu anlaşmayla her bir kulübe yıllık telif hakkı olarak 85.000 dolar, yayımlanan her maç içinse dört büyük kulübe 80.000 dolar, kalan kulüplere ise 62.500 dolar verilmesi kararlaştırıldı. Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile yapılan görüşme sonrasında Star 1 yayın ekibinin maçlar sırasında stadyuma girmesi için izin alındı ve maç başına ilgili kuruma %8'lik pay verilmesi konusunda anlaşıldı. Ancak bir süre sonra TRT, ligde mücadele eden dört büyükler dışındaki 12 kulüple maç yayını konusunda kesin anlaşmaya vardı. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında 1990-91 ve 1991-92 sezonlarında Star 1'de yalnızca dört büyüklerin yer aldığı maçlar, TRT'de ise diğer kulüplerin bazı maçları ile dört büyüklerin oynadığı bazı maçlar yayımlandı.

1992-93 sezonu öncesinde farklı kulüpler, iç sahalarındaki maçları yayımlamak için farklı kanallarla anlaştı. Show TV, 15 milyar lira karşılığında üç yıllığına Galatasaray ve Fenerbahçe ile, İnterStar ise maç başına 85.000 dolar karşılığında beş yıllığına Beşiktaş ve 12 milyar lira karşılığında üç yıllığına Trabzonspor ile anlaştı. İnterStar, daha sonradan federasyon ile yaptığı üç yıllık anlaşmayla kalan 12 kulübün oynadığı maçların yayımlanma hakkını da satın aldı. Anlaşmaya göre İnterStar, ilk üç yıl için sırasıyla 1 milyar 800 milyon lira, 300 bin dolar ve 325 bin dolar ödeyecekti. 1993-94 sezonu öncesinde Fenerbahçe ile Show TV arasındaki anlaşma 1995 yılına kadar uzatılırken Galatasaray Show TV ile 3 milyon 900 bin dolar karşılığında bir yıllık anlaşma yaptı. Yayın hakları konusunda Beşiktaş Show TV ile; Trabzonspor, Bursaspor ve Kocaelispor atv ile, Ankaragücü ve Karşıyaka ise Kanal 6 ile anlaştı. 1994-95 sezonunda lig maçları atv ve Cine5'te, 1995-96 sezonunda ise atv, Kanal D ve Cine5 yayımlanmaktaydı.

1996-97 sezonu öncesinde, ligdeki maçların yayın hakları için yapılan ihaleden elde edilen gelirin ligdeki kulüplerin belli oranlarda paylaştırılmasını öngören havuz sistemi devreye girdi. Yayın hakları konusunda yapılan ihaleye katılan tek kanal olan Cine5; 1996-97 sezonu için 40, 1997-98 sezonu için 45, 1998-99 sezonu için ise 55 milyon dolarlık teklif vererek ligdeki tüm takımların oynadığı maçların yayın hakkına üç sezon boyunca sahip oldu. Bu gelişme sonrasında lig maçları şifreli olarak yayımlanmaya başladı. 1999-00 sezonu öncesinde yapılan ihalede 120 milyon 500 bin dolarlık teklifle yayın hakları, iki sezon boyunca Teleon'a geçti. Kanalın ödemeye dair sorumluluklarını yerine getirememesi gerekçesiyle 2000-01 sezonunun devre arasında kanalın yayın sözleşmesi federasyon tarafından feshedildi. Devre arasında yapılan ihaleyi yıllık 165 milyon dolarlık teklifiyle kazanan Atlas Yayıncılık ve Dijital Platform AŞ, 3,5 sezon boyunca lig maçlarını yayımlama hakkını elde etti. İhale sonrasında maçlar Digiturk platformundaki Lig TV'de yayımlanmaya başladı. 2004-05 sezonu öncesindeki ihaleyi yıllık 135 trilyon 950 milyar lira vererek dört sezonluğuna alan Lig TV, daha sonradan yapılan eklemeler sonucunda yayın hakkını 2009-10 sezonu sonuna kadar uzattı. Öte yandan 2004-05 sezonunda TRT ile Digiturk arasında yapılan anlaşmayla söz konusu sezon boyunca üç büyüklerin maçları dışında haftada bir maçın TRT tarafından canlı olarak Digiturk'ün canlı olarak yayımladığı maçların ise bitiminden 48 saat sonra tekrarının yayımlanmasına izin verildi.

2010 Ocak'ında yayın hakları konusunda A, B ve C olmak üzere üç farklı sınıf için ihale yapıldı. A paketi ligin isim hakkını pazarlama, haftada en az dört lig maçı canlı olarak yayımlama, tüm maçların çekimini yapma ve bu yayınları uluslararası kuruluşlara pazarlama; B paketi lig maçlarının geniş özeti ile üç dakikalık haber amaçlı görüntülerini başka kuruluşlara satma; C paketi ise gol görüntülerinin cep telefonlarından izlenmesini içeren mobil yayın hakkını kapsamaktaydı. A paketini 321 milyon dolarla Digiturk, B paketini 40 milyon 210 bin dolarla TRT, C paketini ise 13 milyon 500 bin dolarla Türk Telekom aldı. Bu sonuçla ligdeki maçların yayın hakkı 2013-14 sezonu sonuna kadar Digiturk'te oldu.
İhale sonrasında yapılan sözleşmedeki uzatma hakkını da kullanan kurum, 2014-15 sezonunda da lig maçlarını yayımladı.

2015-16 ve 2016-17 sezonlarının yayın hakkı, herhangi bir ihale açılmadan Türkiye Futbol Federasyonu ile yapılan anlaşma sonrasında Digiturk'te kaldı. Rekabet Kurumu ayrıca, Digiturk ile anlaşma yapmaları halinde diğer dijital platformlardan da lig maçlarının izlenebileceği yönünde karar verdi.

4 Haziran 2015 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu ile Kulüpler Birliği Vakfı arasında imzalanan anlaşma ile Süper Lig AŞ'nin kurulmasının resmi imzası atılmış oldu. Bu anlaşma uyarınca 2017 yılında yayın ihalesi kanunda yapılacak değişiklikten sonra Kulüpler Birliği Vakfı tarafından gerçekleştirilecektir. Eylül 2015'te TRT ile Turkuvaz Medya Grubu arasında maç özetlerinin, TRT'de yayımlanmasından 15 dakika sonra a Haber ve a Spor'da yayımlanması konusunda anlaşma sağlandı. Ekim 2016'da, 2016-17 sezonu için ligin özet görüntülerinin yayın haklarını TRT satın aldı. Yine aynı ay içerisinde TRT ile NTV arasında yapılan anlaşmayla birlikte maç özetleri NTV ve NTV Spor'da da yayımlanmaya başladı. 21 Kasım 2016'da, 2017-18 sezonundan itibaren beş sezon boyunca Süper Lig ve 1. Lig yayın haklarının devri için ihale gerçekleştirildi. İhale sonucunda Digiturk; Süper Lig maçlarının tamamının canlı yayımlama, bu yayınları uluslararası kuruluşlara pazarlama, görüntülerin mobil yayın haklarına, verdiği $500 milyon+KDV'lik teklifiyle sahip oldu.

Radyo yayınları​

Ligdeki maçların canlı anlatımı TRT radyoları tarafından gerçekleştirilirken Star 1, 1990-91 sezonu başında ligdeki 11 kulüple yaptığı anlaşmayla takım maçlarının televizyon yayını haklarının yanında radyo yayını haklarını da almıştı. Bu dönemden sonra lig maçları farklı radyolar tarafından, ihale yapılmaksızın yayımlandı. İlk kez 2007-08 sezonu öncesinde yapılan radyolarda canlı maç yayını ihalesini, 3,5 milyon dolarlık teklifle Alem FM-Lig Radyo ortaklığı kazandı. 2009-10 sezonu başındaki ihaleyi 2,5 milyon dolarlık teklifle kazanan TRT, 2011-12 sezonu sonuna kadar ligdeki maçların radyo yayın hakkına sahip oldu. Öte yandan yayın hakkını elinde bulunduran TRT, üç sezon boyunca bazı maçların yayınını NTV Radyo'ya vermişti. 2012-13 sezonunda açılan ihaleye teklif gelmemesi sebebiyle ilk 9 hafta boyunca radyodan maç yayını yapılmazken daha sonradan federasyon ile TRT arasında yapılan anlaşma sonrasında TRT Radyo 1 üzerinden maç yayınlarına başlandı.

Şampiyonluklar​

Lig tarihinde Galatasaray 22 şampiyonlukla bu alanda lider konumundayken, bu takımı sırasıyla 19 şampiyonlukla Fenerbahçe, 15 şampiyonlukla Beşiktaş, 6 şampiyonlukla Trabzonspor ve birer şampiyonlukla Bursaspor ile İstanbul Başakşehir takip etmektedir.

2000-01 sezonundan itibaren takımlara lig tarihinde yaşadığı her beş şampiyonluk için formalarındaki amblemlerinin üstünde birer yıldız taşıma hakkı verildi. Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu'nun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı gereğince, 1956-57 ve 1957-58 sezonlarında Federasyon Kupası'nı kazanan Beşiktaş'ın lig şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların yıldız kriterine dahil edileceğine karar verildi. Bu karar sebebiyle ligde elde edilen şampiyonluk sayısı, lig sezonu sayısından iki fazladır. 2001-02 sezonunda Galatasaray, 2003-04 sezonunda ise Fenerbahçe üçüncü yıldızı taşımaya hak kazandı. 2014-15 sezonunda lig tarihindeki 20. şampiyonluğuna ulaşan Galatasaray, dördüncü yıldızı taşımaya hak kazanan ilk takım oldu. 2016-17 sezonunda ise şampiyon olan Beşiktaş da üçüncü yıldızı elde etti.

KlüpŞampiyonlukİkincilikŞampiyonluk yılları
Galatasaray22111962, 1963, 1969, 1971, 1972, 1973, 1987, 1988, 1993, 1994, 1997, 1998, 1999, 2000, 2002, 2006, 2008, 2012, 2013, 2015, 2018, 2019
Fenerbahçe19221959, 1961, 1964, 1965, 1968, 1970, 1974, 1975, 1978, 1983, 1985, 1989, 1996, 2001, 2004, 2005, 2007, 2011, 2014
Beşiktaş16141957, 1958, 1960, 1966, 1967, 1982, 1986, 1990, 1991, 1992, 1995, 2003, 2009, 2016, 2017, 2021
Trabzon691976, 1977, 1979, 1980, 1981, 1984
Başakşehir122020
Bursa102010


2020 - 2021 Yılı Süper lig Şampiyonu
BEŞİKTAŞ
 
Bunlar da ilginizi çekebilir...
Türkiye Süper Lig Tarihçesi ve "En"leri
  • Ugur
  • Ugur,
  • Ansiklopedi
  • 0    3K
Türkiye'de İlk Kez "Albino Çakal" Görüntülendi
  • Ugur
  • Ugur,
  • Hayvanlar Alemi
  • 0    206
Tesla Türkiye’de İlk Showroom Mağazasını Açtı
  • Ugur
  • Ugur,
  • Motorlu Araçlar
  • 0    307
Türkiye'de Çayın Tarihi
  • Ugur
  • Ugur,
  • Tarih
  • 0    6K
Geri