Şehirler Kayseri

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Kayseri
Plaka No 38
Bölge İç Anadolu Bölgesi
Yüzölçümü 16.970 km²
Nüfus 1.389.680
Nüfus Yoğunluğu 82 kişi/km²
Telefon kodu +352
Rakım 1060 m
İlçe 16
Mahalle 713
Kayseri, İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümünde, Erciyes Dağı'nın eteklerinde bir ildir. Kuzey ve kuzeybatıda Yozgat, kuzey ve kuzeydoğuda Sivas, doğuda Kahramanmaraş, güneyde Adana, güneybatıda Niğde, batıda ise Nevşehir illeriyle çevrilidir. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Kayseri (eski Mazaka, Kaisareia), klasik çağlarda Kapadokya adı verilen bölgededir. Kızılırmak'ın güneyinde bulunan bu bölge, Tuz Gölü'nden Fırat nehrine kadar uzanır. İpek Yolu buradan geçer. Bölge, pek çok uygarlığın beşiği olmuştur.

Kayseri il nüfusu: 1.389.680 (2018 sonu). İlin yüzölçümü 16.970 km²'dir. İlde km²'ye 82 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 832 kişi ile Melikgazi’dir) İlde yıllık nüfus artış oranı %0,94 olmuştur.

1 Şubat 2019 TÜİK verilerine göre 16 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 713 mahalle bulunmaktadır.
İçindekiler

Kayseri adı


Kayseri kentinin adı Latince Caesarea, Yunanca καισαρία (kaysaria) adı Arapça biçiminden Türkçeleştirilmiştir. Eski isimleri Mazaka ve Kaisareia (Fransızca Césarée)'dır.

"Kayser" veya "kaysar", Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorlarına verilen Caesar (Yunanca: καισαρ, kaisar) unvanının İslam ülkelerinde kullanılan biçimidir. Osmanlı sultanları II. Mehmed'ten başlayarak resmî sıfatları arasında Kayser-i Rum unvanını da kullanmışlardır.

Caesar asıl olarak Romalı devlet adamı Caius Julius Caesar'ın (MÖ 100-44) lakabıdır (cognomen). Caesar'ın manevi oğlu olan ilk Roma imparatoru Octavianus Augustus, onursal bir unvan olarak Caesar lakabını benimsemiştir. Daha sonraki Roma imparatorları da Caesar ve Augustus unvanlarını bir arada kullanmışlardır.

Rus hükümdarları, Caesar adının Rusça biçimi olan tsar (Rusça: цар, çar) unvanını 1453'te İstanbul'un Türkler tarafından fethinden kısa bir süre sonra benimsemişlerdir. Adlandırmanın amacı, Osmanlı sultanlarının Rum kayserliğine varis olma iddiasına karşı koymak ve Bizans tahtının mirasında hak iddia etmektir.

Kutsal Roma Germen İmparatorluğu (961-1804), Avusturya İmparatorluğu (1806-1918) ve Alman İmparatorluğu (1871-1918) da Latince Caesar ve Almanca Kaiser unvanlarını kullanmıştır. Özellikle son Alman imparatoru II. Wilhelm (1888-1918), Kaiser unvanını ön plana çıkarmıştır. Türkçe kullanımda Alman imparatorunun lakabı çoğu zaman kayzer, eski Rum ve Osmanlı hükümdarlarının lakabı ise kayser imlasıyla yazılır. Ayrıca Yılanlıdağ'ın zirvesinde dönemin en büyük Kapadokya kralına ait olan mezar kabri keşfedilmiş, çevresinde çok eski tarihî bir kale ve kale ortasında bir darphane de bulunmuştur. Kale içindeki kazılarda ele geçen bir tablete göre bu dağ üzerinde gizli bir yerde yer altı şehri ve hazineler bulunmakta olduğu iddia edilmektedir.

Kayseri Tarihi


Kayseri 1897
Türkiye'nin kültür, sanat, bilim ve turizm merkezlerinden biri olan Kayseri, tarihin en eski zamanlarından beri pek çok uygarlığa beşiklik etmiş ve her dönemde önemini korumuştur. Şehrin en eski adı olan Mazaka, Roma devrine kadar devam etmiş; Roma devrinde şehre imparator şehri anlamında Kaisareia adı verilmiş; bu isim Araplarca Kaysariya şeklinde kullanılmıştır. Türkler Anadolu'yu fethettikten sonra Şehre Kayseriye adını vermişler ve bu ad, Cumhuriyet dönemiyle birlikte Kayseri şeklini almıştır.

Kayseri, her köşesi değişik uygarlıkların kalıntılarının birbiriyle kucaklaştığı Anadolu'nun en köklü ve en eski yerleşim alanlarından biridir. M.Ö. IV.binden, yani Kalkolotik (Bakırtaş) çağlardan başlayarak Asur, Hitit, Frig dönemlerinde ve Roma devri sonuna kadar bir yerleşim alanı olan Kültepe; bu uygarlıkların kalıntılarını barındıran bir açık hava müzesidir. Kayseri, bu önemli merkezin yakınında yer alan bir bölge olarak bu uygarlıkların hepsinden derin izler taşımaktadır.

1067'de Selçuklu komutanı Afşin ile Türk hakimiyetine giren Kayseri; Selçuklu Devleti, Eratna Beyliği, Dulkadiroğulları, Kadı Burhanettin, Karamanoğulları ve Osmanlı Devleti dönemlerini yaşamış, başta Selçuklular olmak üzere her dönemde önemli bir Türk kültür merkezi olmuştur.

Cumhuriyet döneminde 1924 Anayasası ile il yapılan Kayseri, Ülkemizin ilk uçak fabrikasının kurulması ve ardından gelen demiryolları bağlantıları hattı, 1953'te kurulan Sümer Bez Fabrikası ve 1950'lilerde başlayan sanayi sitesi ile Türkiye'nin ilk büyük sanayi ve ticaret hamlelerine öncülük etmiştir. Günümüzde ise Kayseri ekonomik, kültürel, sağlık, eğitim, spor ve şehircilik alanında yakaladığı ivme ile Türkiye'nin en hızlı gelişen ve dikkat çeken şehirlerinin başında geliyor.



Coğrafya


Kayseri, İç Anadolu’nun güney bölümü ile Toros Dağları'nın birbirine yaklaştığı bir yerde Orta Kızılırmak bölümünde yer alır. 37 derece 45 dakika ile 38 derece 18 dakika kuzey enlemleri ve 34 derece 56 dakika ile 36 derece 58 dakika doğu boylamları arasında bulunmaktadır. Doğu ve kuzeydoğusu Sivas, kuzeyi Yozgat, batısı Nevşehir, güneybatısı Niğde, güneyi ise Adana ve Kahramanmaraş illeri ile çevrilidir. 1929 yılında yapılan Haydarpaşa - Kars demiryolu idari sınırlarından geçmektedir.

Kayseri ilçeleri


Kayseri ilçeleri

  • Akkışla
  • Bünyan
  • Develi
  • Felahiye
  • Hacılar
  • İncesu
  • Kocasinan
  • Melikgazi
  • Özvatan
  • Pınarbaşı
  • Sarıoğlan
  • Sarız
  • Talas
  • Tomarza
  • Yahyalı
  • Yeşilhisar

Ekonomi


İllerin sosyo-ekonomik gelişmişliklerinin takip edildiği indekse göre Kayseri 1996 yılında 15. sıradayken, en son 2003 yılında hazırlanan ve 2004 Mayıs'ında yayımlanan indekste ise 19.dur. Sıra değişimi -4'tür. Her iki indeks çalışmasında da Kayseri, 2. derece gelişmiş iller arasında yer almıştır.

Sanayi


Sanayi siteleri ve büyük organize sanayi bölgeleri sanayi sektörünün altyapısı olarak değerlendirilebilir. Kayseri'de KSS kapsamında 3500'e yakın iş yeri yapılmıştır. İlde 8 KSS faaliyet göstermektedir. Kayseri'de 3 organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. 1. Organize Sanayi Bölgesi dışındaki Mimarsinan Organize Sanayi ve İncesu Organize Sanayi bölgeleri 2005 yılında faaliyete başlamıştır. Sanayi altyapısı çerçevesinde Kayseri Serbest Bölgesi de önemli bir yere sahiptir. Kayseri Serbest Bölgesi, Türkiye'nin en büyük serbest bölgesi alanına sahiptir. Kayseri Serbest Bölgesinde 2007 yılı verilerine göre yaklaşık 43 tesis faaliyet göstermektedir. Kayseri 1. Organize Sanayi Bölgesinde 2006 yılı itibarıyla 711 sanayi tesisi bulunmaktadır. Bu rakam 2013'te 816'ya ulaşmıştır. Ayrıca 2015 yılı Haziran ayında Kayseri'ye bağlı Kalkancık mahallesinde büyük bir sanayi sitesi yapılacaktır.

Madencilik


Kayseri (Meydan) Bürüngüz Camii ve Erciyes Dağı
Kayseri maden varlığı açısından zengin sayılabilecek bir ildir. Kayseri'nin maden ve diğer yer altı zenginlikleri şu şekildedir:

Asbest, altın, bakır, kurşun, çinko, demir, diyatomit, fosfat, jips, kaolen, krom, kum-çakıl, manganez, mermer, tuğla-kiremit ve turba.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan bir rapora göre şehir merkezine 65 km uzaklıkta, Himmetdede beldesinde, 28,2 milyon ton altın rezervi bulunduğu belirtilmiştir.

Ormancılık


Kayseri, orman potansiyeli bakımından zengin değildir. Türkiye orman varlığının %0,5'i Kayseri'dedir. Kayseri'de 22.000 hektar normal ve 85.000 hektar bozuk olmak üzere 107.000 hektar orman arazisi bulunmaktadır.

Orman yapısının zayıflığı orman ürünleri üretimini de sınırlamaktadır.

Tarım


Tarım; Kayseri ekonomisinde sanayi, ticaret, ulaştırma sektörlerinden sonra gelmektedir. 671.000 hektar arazi tarımda kullanılmaktadır. Bu miktar il topraklarının %40'ına karşılık gelmektedir. İl sanayisinin %13'ü tarım dışı, %6'sı çayır-mera, %41'i orman fundalıktır. Tarım arazisinin %48'i tahıl ekimine ayrılmakta %42'si ise nadasa bırakılmaktadır. Kalanı baklagillere, endüstriyel bitkilere, yağlı tohumlara, yumru bitkilere, sebzelere ve meyveciliğe ayrılmıştır.

607.000 hektar sulanabilir arazinin 150.000 hektarı ekonomik olarak sulanabilmektedir. Sulama kapasitesi artarken sulu tarımda verim 5-6 kat artacağından sulama projeleri inşaatları sürdürülmektedir.

Hayvancılık


Kayseri'de küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık Türkiye ortalamasına yakın olup küçükbaş potansiyeli büyükbaş potansiyeline göre daha fazla gelişmiş durumdadır. Kanatlı hayvan varlığı Türkiye ortalamasının iki katı seviyesindedir. Kayseri'nin Akkışla ilçesinde resmî rakamlarla 110.000 küçükbaş, 13.000 büyükbaş hayvan bulunmaktadır ki bu da nüfusu 7.000 olan bir ilçe için büyük rakamlardır.

Kayseri'de üretilen hayvansal ürünler içerisinde parasal değer olarak ilk sırayı et, ikinci sırayı süt, üçüncü sırayı da yumurta almaktadır. Beyaz et dördüncü ana üründür.

Kayseri'de tatlı su balıkçılığı da sürekli gelişmektedir.

Ticaret


Kayseri ticaretinin ve ekonomisinin tarihi milattan öncesine dayanmaktadır. Şehrin isminin Mazaka olarak anıldığı dönemlerde, dünyada ekonominin ve ticaretin tek merkeziydi. Yeni keşfedilen belgelere göre de Türkiye ve dünyada ilk organize sanayi Kayseri'de Bacıyan-ı Rum (Ahi Evren'in kurduğu Anadolu Bacıları) tarafından kurulmuştur. Bu bilgi, Bacıyan-ı Rum belgeselinin çekimlerini de Kayseri'de yapan, yapımcısı Nuh Mete Deniz tarafından belge ile belgelenmiş ve bilim adamlarına sunulmuştur. Aynı şekilde gerek sanayileşme ve kentleşme olgularıyla olan iki yönlü bağlantısı ve gerekse yarattığı gelir ve istihdam açısından Kayseri çok önemli bir ildir. Sanayi yapısı ile tarım ve hayvancılık potansiyeli Kayseri'deki mevcut ticari hayatın gelişmesinde önemli bir yer tutmaktadır.

Kayseri'nin sanayi üretim kapasitesi ve çeşitliliği dış ticareti de geliştirmiştir. Takribi iki milyar dolar ihracat gerçekleştirilmektedir. İlde 20.000'i aşkın ticaretle uğraşan iş yeri vardır. Ayrıca Kayseri'de bankacılık da gelişmiştir.

Taş ve ahşap işlemeciliği


Kayseri, Mimar Sinan'ın memleketi olarak mimaride olduğu kadar taş ve ahşap oymacılığında da oldukça ileridir. Sinan'dan önce 1238 yılında Selçuklu hükümdarı I. Alaeddin Keykubad'ın karısı Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Hunat Camii ve Külliyesi'nin taş ve ahşap işlemeciliği orijinal halini korumaktadır. Ortasındaki kubbesi ve minaresi sonradan inşa edilen külliyenin doğu ve batısındaki tac kapıları Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Hunat Camii Külliyesi sağlam kesme taş işçiliği ve kaleyi andıran duvarlarıyla dikkati çeker.

Kayseri ili sınırları içerisinde yer alan Sultanhanı'nda da aynı üslubun uygulandığı taş işçiliği görülür. Keza; İstasyon Caddesindeki Hacı Kılıç Camii ve Medresesi ise II. Gıyaseddin Keyhüsrev'in oğlu II. İzzeddin Keykavus zamanında 1249 - 1250 tarihinde yaptırılmış olup, birbirine bitişik olan cami ve medresenin kapıları da tıpkı Hunat Hatun Külliyesinde olduğu gibi aynı ustaların elinden çıkmışcasına aynı zarafettedir.

17. yüzyılda yapılan, Cumhuriyetin ilk yıllarında tadilat edilen Güpgüpoğlu konağında da yüzlerce yıl önceki desenlerin benzeri ağaç oyma bezemeler mevcuttur.

Ulaşım


Şehirde özel ve belediye halk otobüslerinin yanı sıra hafif raylı tramvay hattı, Kayseray bulunmaktadır.

Kayseray
Kayseray, Kayseri OSB-Cumhuriyet Meydanı-İldem 5 ve Cumhuriyet Meydanı-Talas olmak üzere iki hatta çalışmaktadır. Bu hatlar Cumhuriyet Meydanı-Tuna arasında aynı rayları kullanmakta ve ara duraklarda aktarmaya olanak vermektedir.

Kayseri İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illeri batı ve güneye bağlayan demir ve karayollarına sahip olduğu için önemli bir konumdadır. Araç ile Ankara'dan Kayseri'ye yaklaşık 4 saat, İstanbul'dan Kayseri'ye yaklaşık 9,5 saat, İzmir'den 12 saat sürmektedir.

Kayseri demiryolu ağı açısından en fazla ulaşılabilirlik seviyesine sahip şehirlerimizden biridir. 1927 yılından beri hizmet veren demiryolu istasyonu stratejik bir öneme sahiptir. İstanbul'dan her gün karşılıklı hareket ederek Kars'a ulaşan Doğu Ekspresi'nin duraklarından biri Kayseri'dir. Ayrıca Ankara-Erzurum arasında her gün karşılıklı sefer yapan Erzurum Ekspresi de Kayseri'den geçmektedir. Haftanın her günü sefer yapan Erciyes Ekspresi ile Kayseri-Adana arasında tren ulaşımı sağlanmaktadır. Van Gölü Ekspresi ile Ankara'dan kalkan trenin duraklarından biri Kayseri olup Tatvan'a kadar gitmektedir.

Kayseri'ye daha hızlı ulaşmak isteyenler hava yolu ulaşımını tercih edebilir. Kayseri Havaalanı şehre 5 km uzaklıkta olup hem iç hem dış hat seferleri yapılmaktadır. İstanbul'dan Kayseri'ye uçakla her gün karşılıklı düzenlenen uçak seferleri ile 1 saat 15 dakikada ulaşılabilir. İzmir-Kayseri arası uçakla 1,5 saat sürmektedir ve aktarmasız ulaşım sağlanabilir. Yurt dışından Kayseri'ye İstanbul aktarmalı olarak ulaşmak mümkündür.

Kayseri'de gezilecek yerler


Kayseri Kalesi,
Kayseri, Tarihi İpek Yolu'na ev sahipliği yapmasının yanı sıra Selçuklu ve Mimar Sinan dönemine ait cami, kapalı çarşı ve medreseleriyle de görenleri büyülüyor. Dünyanın en köklü şehirlerinden biri olan Kayseri, tarihi yapılarının yanı sıra Erciyes Kayak Merkezi ve Kapadokya'ya olan yakınlığı ile rağbet gören şehirlerden biri haline gelmiştir. Kayseri şehir merkezinde bulunan Kayseri Kalesi, Arkeoloji Müzesi, Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi görülmesi gereken yerler arasındadır. Selçuklu Dönemi'nden günümüze miras kalan Döner Kümbet, Mimar Sinan'ın en önemli eserlerinden biri olan Kurşunlu Cami, Atatürk'ün Kayseri'yi ziyaretinde konakladığı Atatürk Evi, şehirde mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerdendir. Kayseri'nin çevresinde bulunan Ali Dağı Yeraltı Şehri, Erciyes Dağı, Kapuzbaşı Şelaleleri, Sultan Sazlığı Milli Parkı ve Kültepe Ören Yeri, Kayseri'de gezilecek yerlerin başında gelmektedir.

Kayseri'deki festivaller


Erciyes Kış Turizm Festivali


Her yıl nisan ayının ilk haftasında Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik oldukça ilgi görüyor. Üç gün boyunca süren festivalde meşaleli kayak gösterileri ile birlikte havai fişek gösterileri de yapılıyor.

Yeşilhisar Kültür ve Kayısı Festivali


2004 yılından bu yana devam eden festivalde yarışmalar düzenleniyor ve konserler veriliyor. Her yıl temmuz ayının başında gerçekleştirilen festivalde yemek ve kayısı ikramı da yapılıyor.

Hasancı Pilav Şenliği


13 yıldır geleneksel olarak Kocasinan ilçesine bağlı Hasancı'da düzenlenen pilav şenliği oldukça rağbet görüyor. Temmuz ayının sonunda düzenlenen şenlikte pilav üstü döner ve ayran ikramı yapılıyor.

Akkışla Yoğurt ve Kilim Festivali


Her yıl haziran ayında Akkışla'da düzenlenen Yoğurt ve Kilim festivalinde halk oyunu gösterileri yapılıyor ve yöresel şarkılar eşliğinde yemek ikramında bulunuluyor.

İncesu Kültür Turizm ve Üzüm Festivali


Her yıl eylül ayının başında Kayseri'nin İncesu ilçesinde düzenlenen festivalde üzüm üreticilerinin desteklenmesi amaçlanıyor ve en iyi üzüm yetiştiriciliği dalında ödüller veriliyor.

Eğitim


İlköğretim ve liseler


  • 30 Anaokulu
  • 521 İlköğretim Okulu
  • 9 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu
  • 34 Anadolu Lisesi
  • 4 Anadolu Öğretmen Lisesi
  • 33 Meslek Lisesi
  • 12 İmam Hatip Lisesi
  • 11 Çok Programlı Lise
  • 32 Genel Lise
  • 4 Fen Lisesi
  • 1 Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi
  • 2 Sosyal Bilimler Lisesi
  • 16 Halk Eğitim Kurumu
  • 5 Mesleki Eğitim Kurumu
  • 31 Özel Öğretim Kurumu
  • 18 Özel Eğitim Kurumu
  • 11 Öğretmen Evi ve 13 KayMek (Kayseri Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Eğitim Kursları) bulunmaktadır.

Üniversiteler


Erciyes Üniversitesi
Erciyes Üniversitesi, 1978 yılında Kayseri Üniversitesi adı altında kuruldu. 1969 yılında Hacettepe Üniversitesine bağlı olarak açılan Gevher Nesibe Tıp Fakültesi ve 1977 yılında açılan Kayseri İşletme Fakültesi, Erciyes Üniversitesinin nüvesini oluşturmuştur. Kayseri’deki diğer iki yüksek öğretim kurumu olan ve 1965’te kurulan Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü İlahiyat Fakültesi olarak; 1977’de kurulan Kayseri Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisini Mühendislik Fakültesi olarak bünyesine alarak 1982 yılında Erciyes Üniversitesi adını almıştır.

Abdullah Gül Üniversitesi, Kayseri'nin 4. üniversitesi ve 2. devlet üniversitesidir.

Melikşah Üniversitesi, Kayseri'nin ilk vakıf üniversitesi olarak 2008 yılında öğrenci alımına başlamıştır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında üniversiteye kayyum atanmıştır ve Ekim 2016'de Erciyes Üniversitesi'ne devredilmiştir.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Kayseri'nin 2. vakıf üniversitesi olan üniversite 2011-2012 eğitim öğretim döneminde öğrenci alımına başlamıştır.

Kayseri mutfağı


Kayseri mantısı
Kayseri birbirinden lezzetli yöresel yemekleriyle ziyaretçilerini mest etmektedir. Ağırlıklı olarak etli ve unlu yemeklere sahip olan Kayseri mutfağının ünü yurt dışına dek taşmıştır. Kayseri mantısı, sucuk ve pastırması dünyaca bilinen lezzetlerdendir. Kayseri yemeklerini tatmak için günübirlik düzenlenen gezilerin sayısı giderek artmaktadır.

Türkiye’de mantı denince akla gelen ilk şehir Kayseri’dir. Kayseri’de mantının 36 farklı çeşidi yapılmaktadır. En yaygın olanı ise hepimiz severek yediği etli mantıdır. Kayseri mantısının en önemli özelliği küçük açılmasıdır. Öyle ki bir kaşığa en az 40 tane mantı sığdırılır ve salçalı suyu boldur. Kayseri’deki bir diğer mantı çeşidi ise prov mantısıdır. Peynirle yapılan prov mantısı et yemeyenler için de iyi bir alternatiftir. Yağ mantısı ise porsiyon olarak daha büyük olmakla birlikte mayalı hamurun harcına kıyma koyulup yağda pişirilmesi ile yapılır.

Kayseri kültüründe bir ev hanımının mahareti, mantı hazırlamasındaki becerisiyle ölçülür. Mantı yapmak için önce yoğurulmuş hamur oklava ile açılır. Daha sonra açılan yufka küçük kareler halinde kesilir. Her bir karenin içine büyük itina ile soğanlı ve baharatlı et konulup kapatılır. Mantı doldurma olarak tabir edilen bu işlem mantının en maharet isteyen kısmıdır. Mantı doldurmanın aynı zamanda kadınlar arasında toplumsal bir işlevi de vardır. Kadınlar dayanışma örneği sergileyerek gruplar halinde mantı doldururlar.

Doldurulan mantılar kaynamış suya atılarak bir müddet pişirilir.Dişe yapışmayacak kıvama geldiklerinde ateşten indirilir. Servis yapılması için yağ, salça ve bir miktar su ilavesi ile meydana gelen karışım mantının üzerine dökülür.

Mantıya lezzetini verecek olan sarımsaklı yoğurt ve sumak da ilave edildiğinde yemek için hazır demektir.

Kayseri pastırması
Pastırma; Orta Asya'dan batıya göç eden Türk akıncılarıyla Anadolu'ya gelmiş ve Kayseri'yi kendine mesken tutmuştur. Orta Asya'lı atalarımız sürekli at üzerinde seyir halinde olduklarından yiyeceklerini de yanlarında taşırlardı. Bu durum kurutulmuş eti yiyecek olarak seçmelerine neden olmuştur. Konakladıkları yerlerde eti yumuşatıyor ve pişiriyorlardı. Yerleşik düzene geçildiğinde bu gelenek sürdü ve etin lezzeti ve sağlıklı korunması gayesi pastırma ile sucuğu yarattı.

Evliya Çelebi 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatnamesinde Kayseri'nin kimyonlu sığır pastırmasından övgüyle söz etmiştir. İlimiz bugün de pastırmanın en iyi yapıldığı yer olarak ününü korumaktadır.

Kesilen bir hayvanın ancak %40'ı pastırma için kullanılabilir. Kaba etten üretildiğinden hayvanın sırtı, boynu, karın kenarları pastırmalık olarak alınır. Diğer kısımları pastırma yapımı için uygun olmadığından artık etlerin değerlendirilmesi ihtiyacı da sucuğun doğmasına neden olmuştur.

Et, pastırma oluncaya kadar yaklaşık bir ay boyunca çeşitli işlemlerden geçiriliyor. Çemen pastırmaya esas lezzetini veren bir katkı malzemesidir. Lezzet vermenin dışında , eti dış etkenlere karşı korumak, mikroplanmasını önlemek, içindeki enzimler ve organik asitler sayesinde pastırmada bulunan mikropları öldürerek etin gereğinden fazla kurumasını önlemek, havayla temasını keserek kokmasını ve bozulmasını engellemek, etin içindeki yağların oksitlenerek pastırmayı acılaştırmasını önlemek gibi çok önemli işlevleri de vardır.

Hamur pilav ve tavuk etinin birleşiminden ortaya çıkan örgülü pilav şehre özgü yemeklerden bir diğeridir. Kayseri’nin Develi ilçesine özgü cıvıklı pidesi ise kuşbaşı pide sevenlerin damaklarına hitap eden bir lezzettir. Un helvasından daha yumuşak kıvamıyla çay saatlerinin vazgeçilmezi aside, kakaolu krep hamuru ile hazırlanan altın kesesi, revaniye benzerliği ile bilinen yoğurt tatlısı, şerbetli tatlıseverleri mest eden düğümlü tatlı Kayseri mutfağı denince akla gelen diğer lezzetler arasındadır.

Kayseri yağlaması şehrin en ünlü hamur işlerinden bir diğeridir. Kıyma, soğan ve salça ile hazırlanan harç incecik açılan hamurun üzerine sürülür. Üst üste koyularak sarımsaklı yoğurt ile servis edilir. Lahmacuna benzerliği ile bilinen yağlama, Kayseri’ye gittiğinizde mutlaka denemeniz gereken bir yemektir. Nohut, kuşbaşı et ve yeşil mercimek ile hazırlanan kurşun aşı çorbası besleyici ve bir o kadar da doyurucudur. Buğday, nohut, yoğurt ve yumurta ile hazırlanan toga çorbası ise Kayseri’de özel günlerde ikram edilir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst