Evde Kal Türkiye

Şehirler Çanakkale

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Çanakkale
Plaka No 17
Bölge Marmara Bölgesi
Yüzölçümü 9.817 km²
Nüfus 519.793
Nüfus Yoğunluğu 53 kişi/km²
Telefon kodu +286
Rakım 11 m
İlçe sayısı 12
Çanakkale, Kuzeybatı Anadolu'da, kendi adıyla anılan boğazın en dar kıyısında yer alan bir kenttir. Merkez ilçe nüfusu 2016 yılı verilerine göre 165.517 kişidir. Troya kalıntılarının bulunduğu ildir. Çanakkale ilinin, tıpkı İstanbul gibi hem Avrupa hem de Asya'da toprakları bulunur. İki kıta arasında ulaşım feribotlarla sağlanır.

Etimoloji

Çanakkale'nin şu anki bulunduğu yerin adı 19. yüzyılda Kale-i Sultaniye olarak geçmektedir ve bu isim 1890 yılında şehrin resmi adı olarak kayıtlara geçmiştir. Çanakkale Osmanlı zamanında önemli bir kale işlevi görmüş olup, Kale-i Sultaniye (Osmanlı Türkçesi: قلعة سلطانيه ) ya da günümüz Türkçesi ile Sultaniye Kalesi ismi bu işlevin bir kanıtıdır. 17. yüzyılın sonlarından itibaren gelişen çömlek yapımı, şehrin bu konuda ün yapmasını sağlamıştır. Hatta yine bu zamanlarda bir seyyahın yapılan seramiğin kalitesinden etkilenip, bunu Hollanda'nın Delft şehrinde yapılan seramiklerle karşılaştırması şehre Çanak kalesi ismini vermiştir. Çanakkale isminin Yunanca'sı Δαρδανέλλια veya Dardanellia , ki bu isim de sonradan Dardanelles olarak İngilizceye çevrilmiştir. 1920'lerden itibaren İngilizler Çanakkale'ye Chanak veya Kale Sultanie demeye başladılar.

Tarihçe

Antik çağdan kalan Troya kalıntıları il sınırları içerisindedir. Bölgede ilk yerleşim yaklaşık 6000 yıl öncesindeki Bakır Çağı'na dayanır. Fakat bu dönemde şehrin kimliği ve yaşayan insanların özellikleri hakkında pek bir şey bilinmemektedir. Yapılan kazı çalışmaları ve çeşitli araştırmalara göre, bölgedeki ilk kalıcı yerleşim izi Kumtepe civarında bulunmuştur. MÖ 4.800 - 4.000 arasına tarihlenen Kumtepe höyüğü, bu tarihten sonra da çeşitli yerleşim izleri içeren tabakalara sahiptir. Bölgedeki kazılar ilk olarak 1934 yılında Cincinnati Üniversitesi'nden J.L. Caskey ve J. Sperling tarafından yapılmıştır.

MÖ 3000 yılında kurulan Troia geçirdiği bir deprem sonucu MÖ 2500 yılında yıkılmıştır. Sonraki yüz yıllarda çeşitli göçlerle kavim dengesi değişen Çanakkale bölgesi, MÖ 7. yüzyılda Lidyalılar'ın hakimiyetine girmiştir. MÖ. 6. yüzyılın ortalarında bölgede Pers egemenliği başlamıştır. Perslerin önemli imparatorlarından Darius ve Xerxes bölgeyi stratejik bir nokta olarak görüp, burayı ellerinde tutmayı amaçlamışlardır. Yunan tarihçi Herodot'a göre Çanakkale Boğazı üzerinde Avrupa'ya geçmek için ilk köprüyü yapan Xerxes'tir. MÖ 386'da Spartalılar ile Persler arasında yapılan Kral Barışı sonucu Persler bölgede hakimiyetini güçlendirdi. MÖ 334 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender bu bölgeyi Perslerin elinden almak istiyordu.

Bu amaçla Çanakkale Boğazı'nı geçerek bugünkü Karabiga yakınlarındaki Kocabaş Çayı (Granikos)'nda iki ordu birbiri ile karşılaştı ve aldıkları büyük bozgun karşısında Persler bölgeyi Büyük İskender'in hakimiyetine bırakarak bölgeden çekilmek zorunda kaldılar. Ancak İskender'in ani ölümü üzerine bölgeyi ünlü komutanlarından Antigonos yönetmeye başlamıştır. O da uzun süre yönetemeden, Balkanlardan gelen Kelt kökenli Galatlar, bölgeye yerleşmişlerdir. MÖ 133'te Bergama Kralı III. Attalos'un vasiyeti üzerine Roma hakimiyetine giren Çanakkale, sonrasında Asia eyaletine bağlanmıştır.

Roma İmparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı diye ikiye ayrılmasından sonra, bölge daha sonradan Bizans adıyla anılacak olan Doğu Roma İmparatorluğu'nun hakimiyetine girmiştir. İmparator Justinian modern Eceabat yakınlarındaki Sestos bölgesinde boğazın kontrolünü sağlamak amacıyla kale inşa ettirmiştir. Bölgede ilk Türk hakimiyeti 11. yüzyıl sonlarında ünlü deniz komutanı Çaka Bey'in seferleri ile başlamıştır. Sonrasında Karesi Beyliği ile devam eden Türk hakimiyeti, 1361 yılında beyliğin savaşsız bir şekilde Osmanlı İmparatorluğu'na katılması ile bölgede yaklaşık 6 asır sürecek bir Osmanlı dönemi başlamış oldu.

Çanakkale Asos Antik Kenti


Osmanlı dönemi

İlin eski merkezi Biga olup, Cumhuriyet döneminde, Çanakkale Savaşlarında kazanılmış olan zaferlerden dolayı ilin ismi ve merkezi Çanakkale olarak değiştirilmiştir. İlin isminin kökeni ise yörede çok gelişmiş olan çanak-çömlek zanaatinden gelir. Şehrin iki simgesi hâline gelen Kale-i Sultaniye ile çanakçılık özdeşleşince de şehir "Çanakkale" olarak adlandırılmaya başlanmıştır. 1452 yılında Fatih Sultan Mehmet, Papalık Devleti'nin Bizans'a yardımını engellemek ve Çanakkale Boğazı'nın kontrolünü sağlamlaştırmak amacıyla boğazın en dar yeri olan Kilitbahir köyünde Kilitbahir Kalesi'ni yaptırmıştır.

Çanakkale Savaşları

Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.[9] İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zapt etmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de Britanya donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldubittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.

Birleşik Krallık Savaş Konseyi sektereri Albay Hankey Winston Churchill 'in de desteğiyle, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı'nın donanmayla geçilerek İstanbul'un işgalini öngören bir planı savaş konseyine sunmuştur. . Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. Özellikle 19 Şubat 1915 ve 25 Şubat 1915 bombardımanları sonucu Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Çobanlı giriş tabyalarının geri hatta çekilmesi emrini uygulatmıştır. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.

Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan Britanya ve Fransa kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. Britanya ve Fransa çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. Britanya ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

Tarihin en büyük zaferlerden biri olan Çanakkale Zaferi 9 Ocak 1916 yılında alınmıştır. Bu savaşta cephelerde  metrekareye toplam 6.000 mermi düşmüştür.


Kültür

Çanakkale, binyıllar boyunca farklı toplumların egemenliğinde kalmış, gerek mimarisinde gerek yaşamda onlardan izler taşımaktadır. 1970'li yıllardan itibaren yapılmaya başlayan ticari yatırımlarla ildeki geleneksel toplum yapısı yerini hızla modernize kente bırakmıştır. Ticari yatırımlarla ulaşım kolaylaşmış ve şehrin görünümünün değişmesi böylece başlamıştır. Bugün Çanakkale Türkiye'nin en modern çevrelerindendir. Geniş kaldırımları, temiz caddeleri, bakımlı binaları ile örnek bir şehirdir. Henüz altyapısı tam oturmamışsa da kültürel anlamda Çanakkale ili Türkiye'de önde gelen çevrelerdendir. Toplumda çekirdek aile yaygındır. Toplum, Manavlar, Türkmenler, Pomaklar, Yörükler, Bulgaristan göçmenleri ve az sayıda Kumuk Türkleri ve Çerkes ile Boşnak'tan oluşur. Boşnak ve Yörükler genelde tarım ile uğraşırlar. Fakat halk etnik yapıya göre ayrılmamış birlik içinde yaşamaktadır. Fakat her toplum kendi kültürel yapısını korur. İl ve ilçe merkezlerinde büyük ölçüde modern giyim örnekleri benimsenmiştir. Kırsal kesimden gelen bayanlar, beyaz yemeni adı verilen eşarp ve şalvar ile siyah naylonumsu kumaştan pardösü giyerler, kırsal kesim erkeklerinde ise baskın giyim türü, pantolon, ceket ve kaskettir. Yörede erkeklerin şalvar giydiği pek görülmez. Çanakkale'de üretilen başlıca gıda ürünleri, şarap, zeytin, sardalya, peynir helvası ve keşkektir.

Turizm

Çanakkale ve diğer ilçeler tarihî ve doğal güzellikler bakımından oldukça zengin olmasına rağmen, bölge olması gerekenden oldukça az turist çekmektedir, turizme fazla yatırım yapılmamaktadır. Her yıl 25 Nisan'da düzenlenen Anzac Günü'nde Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen binlerce turist bölgeye akın etmekte, turizm genellikle Çanakkale Savaşları'nın yaşandığı Gelibolu, Truva Savaşı'na ev sahipliği yapmış Truva Antik Kenti ve Assos Antik Kenti üzerine odaklıdır. Deniz turizmine uygun olmasına rağmen bu yönde bir yapılanma pek yoktur. Çanakkale il sınırları içinde 5 yıldızlı otel sayısı sadece 1'dir. Yine Çanakkale'de bulunan Gökçeada ve Bozcaada turist çekmektedir.

Çanakkale ilinde 1963 yılından beri her yılın ağustos ayında Uluslararası Troia Festivali gerçekleşmekte, çeşitli sanatsal faaliyetler yapılmaktadır. Her iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Çanakkale Bienali de Çanakkale ilinin kültür, sanat ve turizmine katkı sağlamaya aday bir etkinliktir.

Çanakkale Ekonomisi

İl ekonomisinde tarım en önemli faaliyet olmakla beraber son yıllarda tarıma dayalı sanayi kolları gelişme göstermekte ve buna bağlı olarak ekonomide sanayinin payı artmaktadır. TÜİK’in 2001 yılı verilerine göre il Gayri Safi Milli Hasılasından; tarım % 24.7, sanayi % 23.5, ticaret % 17, ulaştırma ve haberleşme % 17.2, devlet hizmetleri % 5, inşaat % 4.4 ve diğer sektörler % 8.2 oranında pay almaktadır.

2008 yılı TÜİK verilerine göre TR 22 (Çanakkale-Balıkesir) Bölgesinde istihdam edilen nüfusun (550 bin kişi) %38.2 tarım (Türkiye % 23,7), % 21.1’i sanayi (Türkiye % 26,8) ve % 40,7’si hizmetler (Türkiye % 49,5) sektöründe çalışmaktadır.

TÜİK tarafından açıklanan 2009 yılı işsizlik verilerine göre İlimizde işsizlik oranı % 7,3’dür. En düşük işsizlik oranları sıralamasına göre ilimiz tüm illerimiz arasında 21. sırada yer almakta olup Marmara Bölgesi’nde ise en düşük işsizlik oranına sahiptir.

Devlet İstatistik Enstitüsü verileriyle 2001 yılı cari fiyatlarla Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla cari fiyatlarla iller sıralamasında 2.335 $ ile 19. sıradadır. TUİK tarafından 2008 yılına ilişkin olarak Türkiye’de kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla değeri cari fiyatlarla 10.436 $ olarak açıklanmış olup, İlimiz için Kişi Başına Düşen gayri safi yurtiçi hasıla verisine ilişkin resmi bir bilgi olmamakla birlikte, Çanakkale’nin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.

TUİK tarafından İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 2. Düzeye karşılık gelen 26 bölge için yapılan Gayri Safi Katma Değer Hesabı (GSKD) tahmini çalışmaları sonuçlarına göre; Balıkesir ile Çanakkale illerinden oluşan TR22 Balıkesir Çanakkale bölgesinde 2006 yılında GSKD 13 Milyar 68 Milyon TL, kişi başına gayri safi katma değer de 8.248 TL (5.725 $) olarak hesaplanmıştır.

DPT Müsteşarlığı tarafından 2003 yılında yapılan “İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması” sonuçlarına göre Çanakkale, gelişmişlik sıralamasında 24. sırada yer almakta olup “İlçelerin Sosyo-Ekonomik gelişmişlik Sıralaması” sonuçlarına göre Bayramiç ve Yenice ilçelerimiz eksi endeks değeri alan ilçeler arasında yer almıştır.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına göre ilimiz; Düzey 1 Batı Marmara (TR2) bölgesinde, Düzey 2 Balıkesir Bölgesinde (TR22) yer almaktadır. Balıkesir ve Çanakkale İllerini kapsayan Güney Marmara Kalkınma Ajansı kurulmuştur.

İl yüzölçümünün % 53′ünü ormanlar, % 33′ünü tarım yapılan arazi, % 2′sini çayır ve mera’ lar, % 12′ini kültür dışı araziler kaplamaktadır. Tarım arazisinin % 80′i tarla arazisi, % 6′sı sebze, % 3′ü meyve, % 2′si bağ, % 9′u zeytinliktir.

İlin toplam tarım alanı 333.573 ha. olup, 177.953 ha. alanı sulanabilir arazidir. Toplam 76.256 ha. (% 43) alan sulanmakta olup, bunun 53.338 ha. lık kısmı (%70) devlet tarafından gerçekleştirilmektedir.

2009 yılı itibariyle yetiştirilen tarım ürünleri arasında en önemli yeri gerek ürün miktarı olarak gerekse de ekim sahası olarak hububat almaktadır. 2009 yılında 503.787 ton Domates, 435.290 ton Buğday, 398.040 ton mısır, 86.303 ton Zeytin, 102.093 ton Elma, 59.050 ton Şeftali, 51.814 ton Ayçiçeği, 32.195 ton Üzüm, 15.737 ton Kanola üretimde ilk sıraları almıştır.

Türkiye toplam domates üretiminin % 5’i, zeytin üretiminin % 4’ü, şeftali üretiminin % 11’i, şaraplık üzüm üretiminin % 7’si, Kanola üretiminin % 11’i, bakla üretiminin % 4’ü, yağlık ayçiçeği üretiminin % 4’ü ve elma üretiminin % 3’ü ilimizde gerçekleştirilmektedir.

Çanakkale köylüsünün önemli geçim kaynaklarının başında hayvancılık gelmekte olup, İl’de 170.636 adet Büyükbaş hayvan, 542.986 adet Küçükbaş hayvan vardır. Hayvancılıkta süt üretimi önemli bir yer tutmakta olup 2009 yılında 427.434 ton süt üretimi gerçekleştirilmiş olup üretim değeri 271 milyon TL.’dir. Ayrıca kümes hayvancılığı ve arıcılık da Çanakkale köylüsünün önemli geçim kaynakları arasındadır.

Çanakkale ilinde su ürünleri üretimi de önemli bir yer kaplamakta olup, 2009 yılı içinde 9.263 ton deniz balığı, 23 ton tatlı su balığı, 149 ton kültür balıkçılığı, 1.400 ton kabuklu ve yumuşakça üretimi gerçekleştirilmiştir.

2009 yılı verilerine göre ilimizde toplam tarımsal üretim değeri 1 milyar 284 milyon 504 bin TL. olup bunun % 68’i bitkisel üretimden, % 29’u hayvansal üretimden ve % 3’ü su ürünleri üretiminden oluşmaktadır.

Çanakkale Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan 67 parselden 48 adedi yatırımcılara tahsis edilmiş olup, 22 yatırımcı inşaatını tamamlayarak üretime geçmiştir. 16 yatırım inşaat ve proje aşamasındadır.

Biga Organize Sanayi Bölgesi’nde ise 58 adet parselin 54 adedinin yatırımcılara tahsisi yapılmış olup 12 işletme faaliyete geçmiş 15 adedi inşaat ve proje aşamasındadır.

Ayrıca ilimiz genelinde yer alan 7 adet küçük sanayi sitesinde toplam 917 işyeri faaliyetine devam etmektedir.

İlimiz normal yöre kapsamında iken 2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ile 2. Bölge kapsamına alınmış, ada konumundaki Bozcaada ve Gökçeada ilçelerimiz ise 4. Bölgede yer almıştır. Bozcaada ve Gökçeada ilçelerimiz “Kalkınmada Öncelikli Yöreler” ve 5084 sayılı Teşvik Kanunu kapsamındadır.

Hazine Müsteşarlığınca düzenlene teşvik belgeleri kapsamında 2009 yılında ilimizde yapılan yatırımlar için toplam yatırım tutarı 41 milyon 239 bin TL. olan 19 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir.

İlimizde 372 Anonim Şirket, 2.612 Limited Şirket, 40 Kollektif Şirket ve 6 Komandit Şirket vardır. Bu şirketlerden 26 adedi yabancı sermayelidir.

İl genelinde 24 adedi kamu 37 adedi özel olmak üzere toplam 61 adet banka şubesi bulunmaktadır. Bunlardan 4 adedi kamu, 12 adedi özel olmak üzere 16 adet banka şubesi Merkez ilçededir.

Çanakkale Gümrük Müdürlüğü verilerine göre 2009 yılı sonu itibariyle ihracatımız 1 Milyar 72 Bin USD olarak görülmekle birlikte, Çanakkale’de üretim ve ihracat yapan firmaların bir kısmının ihracatının farklı gümrüklerden gerçekleşmesi nedeniyle ihracatımız 1.5 Milyar USD civarında olmaktadır. En çok ihraç edilen ürünler ise, inşaat demiri, seramik, karo fayans, çimento ve dondurulmuş gıdadır.

Çanakkale Gümrük Müdürlüğünden alınan verilere göre 2009 yılı sonu itibariyle ithalatımız ise 1 Milyar 25 Bin USD civarındadır. Hurda demir, seramik malzemesi, dondurulmuş balık ve taş kömürü en çok ithal edilen mallar arasındadır.

2009 yılı sonu itibariyle ilimiz genelinde vergi ve vergi dışı gelirler olmak üzere toplam 634 Milyon 652 Bin TL. gelir tahakkuk etmiş olup bunun 479 Milyon 190 Bin TL.sı tahsil edilmiştir. Buna göre tahakkuk / tahsil oranı % 76 olarak gerçekleşmiştir. İlimizin toplam giderleri 624 Milyon 396 Bin TL. olup bütçe gelirlerinin giderlerini karşılama oranı % 77’dir. 31.12.2009 itibariyle ilimizdeki mükellef sayısı 30.928’dir.

Çanakkale bölgesinde birçok maden yatağı bulunmakta olup; metalik madenler ( altın, kurşun, çinko, demir, manganez), endüstriyel madenler (bentonit, çimento hammaddeleri ve kaolen) enerji hammaddeleri (jeotermal kaynaklar, uranyum ve linyit) açısından zengindir. Ülkemizin toplam kurşun üretiminin %52’si ilimizde gerçekleşmektedir.

İlimiz Çan ilçesinde kurulu 2 x 160 mw gücündeki 18 Mart Çan termik Santrali’nde elektrik üretimi gerçekleştirilmektedir. Ayrıca ilimizde önemli bir üretim potansiyeli bulunan rüzgar enerjisinden yararlanmak amacıyla Bozcaada’da 10 mw, Merkez İntepe’de 30.2 mw gücünde, Gelibolu’da 15.2 mw gücünde ve Ezine’de 21 mw gücünde olmak üzere toplam 76.4 mw gücünde 4 adet rüzgar enerji santrali bulunmaktadır.

TEDAŞ verilerine göre ilimizde toplam elektrik tüketimi 2 Milyon 459 Bin Mwh olup bu rakam Türkiye toplam tüketiminin % 1,5’i olmaktadır. Kişi başına elektrik tüketimi ise 5.178 Kwh’dir. Aynı verilere göre Türkiye’de kişi başına düşen elektrik tüketimi 2.264 Kwh’tır.

2006 yılından itibaren ilimizde doğalgaz ısınma amaçlı olarak kullanılmaya başlanmış ve ihale kapsamındaki merkezlerin tamamı olan Çanakkale Merkez, Kepez, Biga, Çan, Ezine, Bayramiç’te şehir içine doğalgaz hattı döşenmesi tamamlanmıştır. 8.090’ı Çanakkale Merkez’de olmak üzere ilimizde toplam 13.092 doğalgaz kullanıcısı bulunmaktadır.

Eğitim

İlin tek üniversitesi olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) Çanakkale için özel bir önemi vardır. Şehir merkezi nüfusu 100.000 civarında olan Çanakkale'de üniversite öğrenci sayısı 33.500'ü, personel sayısı ise 3.000'i geçmektedir. Personel ailesi ile hesaplandığında ise Üniversite'nin öğrenci ve aileler ile birlikte ilde 45.000 nüfusu oluşturduğu görülür. Ayrıca üniversite 12 fakülte ve 20'den fazla yüksekokul ve enstitü ile ilin en önemli kamu kurumu ve istihdam kapısıdır. Üniversite'nin her ilçede en az bir yüksekokulu bulunmaktadır. Çanakkale Fen Lisesi, Çanakkale Sosyal Bilimler Lisesi, Vahit Tuna Anadolu Lisesi başlıca liselerindendir.

Spor

Şehrin tek futbol takımı olan Çanakkale Dardanelspor 1996-99 sezonlarında Süper Lig'de mücadele etmiştir. Daha sonra kademeli olarak 1., 2. ve 3. Lig'de de mücadele etmiştir. Takım 2014-2015 sezonunda 3. Lig'de mücadele etmekte olup şehrin tek voleybol takımı olan Çanakkale Belediyespor (kadın voleybol takımı), 2014-15 sezonunda Türkiye Bayanlar Voleybol 1. Ligi'nde mücadele etmektedir.

Ulaşım

Çanakkale'ye kara, hava ve deniz yoluyla ulaşım mümkündür. Çanakkale Havalimanı hava yolu ile ulaşımı mümkün kılmaktadır. Çanakkale Havalimanından 2016 yılından itibaren günlük Ankara ve İstanbul uçuşları yapılmaktadır. Çanakkale Havalimanı'ndan sabah 07:10'da, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan saat 23:20'de seferler yapılmaktadır.

Çanakkale'nin bazı merkezlere uzaklık bilgileri:

Çanakkale-İstanbul: 315 Km
Çanakkale-Ankara: 666 Km
Çanakkale-İzmir: 315 Km
Çanakkale-Bursa: 270 Km
Çanakkale-Antalya: 700 Km
Çanakkale-Balıkesir: 200 Km
Çanakkale-Tekirdağ: 170 Km

Çanakkale Mutfağı

İskorpit Çorbası
Basma Helva
Çanakkale’nin, köklü kültürel tarihi mutfağında da yansıma bulmuştur. Köklü bir mutfak kültürüne sahip olan Çanakkale mutfağında birçok tarif mevcuttur. Bunlardan biri olan ovmaç çorbası az malzemeyle soğan ve unla yapılan bir çorbadır. Ispanak çorbası ise domates, un, sarımsak, sirke ve soğan gibi malzemelerle yapılan, oldukça lezzetli bir çorbadır. Yöresel bazda özel bir öneme sahip olan tumbi göce, patlıcan, domates ve maydanoz gibi sebzelerle hazırlanan ve fırında piştikten sonra üzerine zeytinyağı dökülerek yenilen, köfteye benzer bir yemektir. Tumbi, şehrin mutfağında önemli bir yere sahiptir. Ispanakla yapıla bir diğer yemek ise çırpma adını taşımaktadır. Çırpma, ıspanak ve soğanın, un ve su ile karışmasıyla meydana gelen bir yemektir. Fırında pişen çırpma, lezzeti ile dikkat çekmektedir. Melki adlı mantardan yapıla melki yemeği ise değişik bir görünüme sahiptir. Salçalı yoğun sosuyla hazırlanan mantar, az malzemeyle hazırlanan, damaklara hitap eden bir lezzettir. Börülce köftesi ise yöreye özgü yemeklerden bir diğeridir. Şehre giden herkesin yemesi gerektiği yönünde tavsiyelerin bulunduğu köfte; baharat, domates, soğan ve unun tatlarıyla lezzetlenmektedir. Çeşitli yörelerde farklı tarzlarda yapılan patlıcan kapama ise bir de Çanakkale usulünde denenmeye değer.

Çanakkale Mutfağı'nın kuşkusuz en sevilen yemekleri deniz ürünlerinden yapılanlardır. Çanakkale'de yerel halkın temel geçim kaynaklarından biri olan balıkçılık ve deniz ürünleri işlemeciliği bölgenin mutfağında geniş yer tutar. Buradaki balık çeşitliliğinin nedeni zıt yönlerde gerçekleşen yüzey ve dip akıntıları ile üreme-beslenme göçleridir. Tuzlu sardalya, lakerda, çiroz, balık ezmesi, marine hamsi ve midye dolma Çanakkale bölgesindeki başlıca tüketilen deniz ürünleridir. Özellikle bölgeden çıkarılan midyeler büyük boyutlu, etli ve lezzetli olması nedeniyle oldukça sevilir. Midye dolma, yaz akşamları kurulan eksiksiz sofraların temel katılımcılarındandır. Bölgede midye dolmanın endüstriyel üretimi de yapılmaktadır.

Yağlı Turşu


Turşunun yanına yakışmadığı yemek yoktur, her şeyin yanında çok iyi gider. Meze olarak tek başına bile tüketilebilen turşuyu evde yapmak isterseniz bu tarifi uygulayabilirsiniz. Çanakkale'ye özgü yağlı turşu 1 şişeyi bir günde bitireceğiniz kadar güzel.

Malzemeler:
  • 1 kilogram sivri biber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 su bardağı ayçiçeği yağı
  • 1 su bardağı sirke
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı tuz
Hazırlanışı:
  1. Biberleri yıkayıp güzelce temizleyin. Orta kısımlarına ince bir çizik atın.
  2. Bir tencerenin içerisine suyu aktarın. Üzerine sirke, zeytinyağı ve tuzu ekleyerek kaynayana kadar karıştırın.
  3. Kaynayınca içerisine biberleri ve sarımsakları aktarın. Biberleri 5 dakika bu şekilde suyun içerisinde pişirin. Biberleri çıkarıp kavanozların içerisine doldurun ve üzerlerinde birkaç parmak boşluk bırakın.
  4. Ocaktaki suyu sarımsaklarla birlikte kepçe yardımıyla kavanozların içerisine aktarın. Soğuduktan sonra kapaklarını kapatın ve ters çevirin.
  5. Hazırladığınız turşuları buzdolabına kaldırın ve bu şekilde 4 gün kadar dinlendirin.
  6. 4 günün sonunda turşunuz yemeye hazır! Afiyet olsun.

    Biberleri 4-5 santimetre uzunluğunda doğradıktan sonra yıkayarak şişeye doldurun. Bir huni yardımıyla sirke, sıvı yağ, tuz, şeker ve çok ince kesilmiş sarımsakları ekleyip kapağı sıkıca kapatın. 15 gün içinde yemeye hazır hale gelen biberlerin olgunlaşması için aralıklarla alt üst etmeyi unutmayın.
 
  • Beğen
Tepkiler: Kaptan43
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst