Hollanda Krallığı

GEZGİN

Üye
31 Mar 2019
102
6
6
Hollanda
Başkent Amsterdam
Resmî diller Felemenkçe, Frizce, Papiamento, İngilizce
Yönetim Şekli Parlamenter Monarşi
Yüzölçümü 41.528 km²
Nüfus 17.262.436
Nüfus Yoğunluğu 415 kişi/km²
Para birimi Euro(EUR)-Amerikan doları($) (Karayip Hollandası)
Zaman dilimi OAZD (UTC+1)-OAYZD (UTC+2)
Telefon kodu +31
İnternet TLD .nl
Hollanda (Felemenkçe: Nederland) Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biri. Topraklarının çok büyük bir kısmı Batı Avrupa'dadır, ayrıca Karayipler'de üç adası bulunmaktadır.

Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Hollanda'nın Rotterdam kenti, Avrupa'nın en büyük limanlarından biridir.

Hollanda meşruti monarşi ile yönetilen bir Avrupa ülkesidir. Hollanda nüfus yoğunluğu fazla olan bir ülkedir. Ülke topraklarının çoğunluğu deniz seviyesinin altındadır. Hollanda Avrupa Birliği, NATO, OECD üyesidir. Hollanda aynı zamanda Schengen Bölgesi ve Benelüks topluluğunun bir parçasıdır. Belçika ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks ülkelerini oluşturan 3 ülkeden biridir. Ayrıca Kyoto Sözleşmesi'ni imzalamıştır. Ülke Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne, Uluslararası Adalet Divanı'na Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne ve Europol'e ev sahipliği yapmaktadır.

Ülke özellikle peynirleri, yel değirmenleri, bisikletleri, laleleri, Holştayn adı verilen inekleri ve sosyal hakları ile tanınır. Hollanda'da eşcinsel evlilik yasaldır.

Ülke adı

Hollanda ismi aslında sadece ülkenin kuzeybatı kısmından Birleşik Hollanda Krallığı'nın en önemli eyaleti olan Hollanda Eyaleti'nden gelmektedir. Kısaca Hollanda olarak adlandırılmaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu eyalet iki ayrı eyalete bölünmüştür: Kuzey Hollanda (Başkent: Haarlem) ve Güney Hollanda (Başkent Lahey: Den Haag). Felemenkçede "Hollanda" ifadesi sadece bu iki eyalet için kullanılır.

Hollanda  sınırı
Hollanda'nın dışındaki ülkelerde Hollandalılar genellikle "Hollandalı" olarak adlandırılırlar ve Hollanda turizm endüstrisi ve diğer endüstriler de ülkelerini "Hollanda" olarak pazarlamaktadırlar (hem İngilizcede, hem de Almancada). Hollanda eyaletinden gelmeyen Hollandalılar, ismi veren bölge olan Hollanda'nın ülkenin geri kalan bölümlerinde herkes tarafından sevilmediği için, "Nederland" için "Hollanda" adına ve "Nederlander" için "Hollandalı" adına belli bir antipati beslemektedirler.

İngilizce "Dutch" adı, "duutsc" gibi Orta Hollanda biçimlerinden ortaya çıkmıştır. "Duutcs" ve "dietsc" gibi Orta Hollanda biçimleri halk arasında konuşulan lehçelerin adlarıdır ve bu lehçelerin, yönetimin, bilimin ve kilisenin dili olan Latinceden ayırt edilmesine yaramışlardır. "Dutch" ve "duutsc" biçimleri Almanca bir kelime olan "deutsch" ile bağlantılıdır ve aynı kökenden gelir. Fransızlar ise bu bölgeyi Pays-Bas yani 'alçak ülke' olarak tanımlarlar.

Bayrak

Hollanda bayrağı 16. yüzyılın ikinci yarısında I. William tarafından hazırlatılmıştır. Bayrağın ilk ismi prinsevlag'tır. Bu "prensin bayrağı" anlamına gelmektedir. O zamanların lideri Prince William of Orange tarafından dizayn edilen bayrakta ilk başta kırmızı renk yerine turuncu renk vardı. Daha sonra 17. yüzyıl ortalarında turuncu renk kırmızı olarak değişmiştir.

Arma

1815-1907 yılları arasında kullanılan Kraliyet arması
Hollanda Armasi
Hollanda arması Hollanda devletince günümüzde kullanılan arma. Arma ilk olarak 1907 yılında kullanılmaya başlanmış ve 1980 yılında son şeklini almıştır.Arma ayrıca Hollanda Kraliyet ailesinin de sembolüdür.Armanın üzerinde Fransızca Je Maintiendrai (Türkçe: Muhafaza edeceğim) yazmaktadır.

Hollanda tarihi

Hollanda tarihi bugünkü Hollanda Krallığı topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

Tarih öncesi

Romalılardan önce Hollanda'da Tubanten, Cananefaten ve Frizler gibi çeşitli Cermen kabileleri yaşamaktaydı. Romalıların gelmesinden sonra cesaretleriyle tanınan Batavyalılar ve Toxandriërs gibi bazı Cermen kabileleri Ren nehrinin güneyine göç ederek Roma ordusuna asker verdiler. Batavyalılar Roma imparatoru Trajan'ın Daçya (Romanya) seferinde önemli bir rol oynamışlardır.

Roma dönemi

Roma imparatoru Jül Sezar Galya'yı ele geçirdikten sonra M.Ö. 58 civarında Belçika ve Hollanda'ya yöneldi. Bu bölgeleri ele geçirdikten sonra bölgenin ilk kentlerini kurdu ve bölgeyi Germania Inferior adı altında bir Roma eyaleti haline getirdi. Roma İmparatorluğunun sınırları bundan sonra Ren nehriyle sınırlı kaldı. Romalılar Hollanda'nın ilk kentlerini ve kalelerini kurdular ve bölgeye ilk defa yazı yazmayı getirdiler. Bu kentlerin en önemlileri Utrecht, Nijmegen, ve Maastricht'ti. Hollanda'nın kuzey bölümü Roma İmparatorluğu'nun sınırları dışında kaldı. Frizlerin yaşadığı bölge buna rağmen Roma kültüründen etkilendi.

Kutsal Roma İmparatorluğu dönemi

Roma İmparatorluğu'nun çökmesi üzerine bölge Barbar akınlarına hedef oldu. Yeni gelen kavimler yerlilerle karışarak 3 değişik halkı oluşturdular: kuzey kıyıda oturan Frizler, doğuda yaşayan Saksonlar ve güneydeki Franklar. Frankların kralı I. Chlodwig 496 yılında Hristiyanlığı kabul etti. Franklar kuzeydeki Frizye'yi ele geçirerek halkını Hristiyan yaptılar.

Hollanda'nın güney kısmı Şarlman'ın kurduğu, günümüzdeki Almanya ve Fransa'yı da kapsayan Karolenj İmparatorluğu'nun bir parçasıydı. 843 yılında Şarlman'ın torunları Verdun Antlaşması'nı imzalayarak imparatorluğu 3 parçaya böldüler. Bunlardan batıdaki imparatorluk zamanla Fransa'ya dönüştü. Doğu kısımlar Almanya haline geldi. Hollanda ise orta kısımda kaldı. Daha sonra bu orta kısım ikiye ayrıldı. Hollandaca konuşan halkın çoğu Alman kısmına katıldı. Flaman Bölgesi ise Fransa'ya katıldı.

10. ve 11. yüzyıllarda Hollanda Alman krallar ve imparatorlar tarafından yönetildi. I. Otto'nun kendisini imparator ilan etmesinden sonra Alman imparatorluğu Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu adını aldı. Hollanda'nın Nijmegen kenti bu imparatorluğun önemli kentlerinden biriydi.

Burgonya dönemi

1433 yılında günümüzdeki Belçika ve Hollanda'nın büyük bir bölümü Burgonya Düklüğü'nün eline geçti. Burgonya Düklüğü Fransa'nın Burgonya bölgesinde Fransa Krallığı'na bağlı bir feodal düklüktü. Burgonya Dükü İyi Philip aslında Hollandalı soylular tarafından davet edilmişti. Hollandalılar Burgonya Düklüğü'ne bağlı olan Flaman Bölgesindeki ekonomik ve yasal koşulların Hollanda'ya da getirilmesini istiyorlardı.

Nitekim Burgonya dönemi Hollanda için çok yararlı oldu. Burgonya Dükleri Hollanda'nın ticaret ve nakliye haklarını savundular. Hollanda filosu Hansa Birliği filosunu defalarca yenilgiye uğrattı. Amsterdam büyüdü ve zenginleşti. 15. yüzyılda Baltık bölgesinden gelen tahılın nakliyesi için Amsterdam en büyük liman haline geldi.

Seksen Yıl Savaşları

16. yüzyılda savaş ve miras yoluyla Alçak Ülkeler Kutsal Roma İmparatoru V. Karl'ın eline geçti. Hollandalılar bağımsızlık istiyorlardı. 1548 V. Karl Hollanda'nın Onyedi Vilayetler'ine özerklik verdi. Ancak V. Karl'ın oğlu II. Felipe babasının tersine Hollanda'ya taviz vermeme taraflısıydı. Çok dindar bir Katolik olan II. Felipe Hollanda'da yayılmaya başlayan Protestanlık'tan memnun değildi. Hollanda'ya zorla ağır yasalar ve vergiler getirdi, Protestanlığı yok etmeye çalıştı. Bütün bu sert yönetim koşulları Hollanda'da ayaklanmalara yol açtı.

Ayaklanmalar 1568-1648 yıllar arasında devam etti. Seksen Yıl Savaşları adıyla anılan bu ayaklanmalar sırasında 1579 yılında 7 Protestan ağırlıklı Hollandalı eyalet bir araya gelerek Utrecht Birliği'ni kurdular. Bu eyaletlerin arasındaki Oranje Prensliğinin Prensi olan I. Willem Hollandalı isyancıların başına geçti. Günümüzdeki Hollanda kraliyet ailesi olan Oranje-Nassau Hanedanı böylece I. Willem tarafından kurulmuş oldu. Utrecht Birliği zamanla Yedi Birleşik Alçak Ülkeler Cumhuriyetine (Republiek der Zeven Verenigde Nederlanden) dönüştü. Bu cumhuriyet ilerideki yıllarda günümüzdeki Hollanda'nın çekirdeğini oluşturacaktı.

Vestfalya Barışı

Vestfalya barış anlaşması
İspanya kralı II. Felipe ayaklanmaları bastırmak için 1585 yılında Hollanda'ya büyük bir ordu yolladı. İspanyollar Anvers'i ele geçirerek 10,000 kişiyi katlettiler. İspanyolların güneyde ele geçirdiği kentlerdeki Protestanlar kuzeye kaçtılar. Hollandalılar İspanyolların elindeki bazı kentleri tekrar geri aldılar ama Flaman Bölgesi'ndeki Katoliklerin çoğunlukta olduğu topraklar İspanya'nın elinde kaldı. Bu topraklar zamanla Belçika haline geldi. Kuzeydeki bölge ise Hollanda'yı oluşturdu. Böylece aynı dili konuşan Belçikalı Flamanlarla Hollandalıların kaderleri ayrılmış oldu. Seksen Yıl Savaşları 60 yıl daha devam etti. 30 Ocak 1648 tarihi imzalanan Vestfalya Antlaşması ile son buldu.

Hollanda Altın Çağı

Hollanda tarihinde 1585-1702 yılları arasındaki döneme Hollanda Altın Çağı denir. Bu dönemde Hollanda bilim, ticaret ve sanat dallarında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline gelmiştir.

Hollanda'nın Altın Çağı 1585 yılında Anvers'in İspanya'nın eline geçmesi sonucu güneydeki zengin Kalvinci (Protestan) tüccarların ve aydınların kuzeye sığınmalarıyla başladı. Ayrıca İspanya'daki Engizisyon'dan kaçan Sefarad Yahudiler, Fransa'dan kaçan Protestan Huguenot'lar da Hollanda'ya sığındılar. Böylece Avrupa'nın en zengin ve aydın insanları Hollanda'da toplanmış oldular.

Mayıs 1940'ta Almanlar tarafından bombalanan Rotterdam
17. yüzyıl boyunca Hollandalılar dünyanın her bölgesiyle ticarete girdiler. Kuzey Amerika'da Nieuw Amsterdam gibi koloniler kurdular. 1602 yılında kurulan 'Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (Vereenigde Oostindische Compagnie) Asya'da koloniler kurdu. Bu koloniler zamanla Endonezya ülkesini oluşturdu. İlk olarak Osmanlı Devleti'nden ithal edilen laleler Hollanda'da bir tutku haline geldi. Ünlü Hollandalı ressamlar Rembrandt (1606-1669) ve Rubens (1577-1640) bu dönemde sanatlarını doruğa çıkardılar.

Ayrıca Hollandalılar köle ticaretinden büyük bir kar sağladılar. 1650 yılında Hollanda Avrupa'da köle ticaretinin merkezi haline geldi. Amsterdam limanında kayıtlı köle gemilerinin sayısı 10,000'i aşıyordu. Bu şekilde iddialar olmasını rağmen ilgili tarihte bu kadar gemi sayısı tartışmalıdır.

Fransız işgali

Hollanda 18. yüzyıl sonlarında Avrupa'da esen özgürlük ve demokrasi rüzgarlarından nasibini aldı. Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı Hollanda halkı arasında demokrasi isteklerine yol açtı. Hollanda halkı yurtseverler ve Oranjistler olmak üzere iki gruba ayrıldılar. Yurtseverler demokrasi yanlısıydılar. Oranjistler ise Oranje-Nassau Prensi V. Willem'i destekliyorlardı. Hollanda'nın ABD'nin bağımsızlığını tanıması üzerine Birleşik Krallık Hollanda'ya savaş açtı. 1780-1784 yılları arasındaki Dördüncü İngiltere-Hollanda Savaşı Hollanda'nın ticaretine büyük bir zarar verdi.

Hollanda'yı ele geçiren Napolyon Bonapart
1794 yılında Hollandalı Yurtseverler Fransız ordusunun yardımıyla Oranje-Nassau Prensini devirerek Batavya Cumhuriyeti'ni kurdular. Bu cumhuriyet 1806 yılına kadar yaşadı. O tarihte Napolyon Bonapart Hollanda'nın yönetimine el koydu. Hollanda Krallığı'nı kurarak 5 Haziran 1806'da kardeşi Louis Bonaparte'ı Hollanda kralı ilan etti. Fransız yönetimi 1813'de Napolyon'un yenilmesine kadar devam etti. Nihayet 30 Kasım 1813'de Oranje-Nassau Prensi VI. Willem Lahey sahillerinde karaya çıkarak kendisini Hollanda kralı ilan etti. 1815 yılında Avusturya'nın elindeki bölgelerin katılmasıyla Birleşik Hollanda Krallığı'na dönüştü.

Hollanda Krallığı

1 Kasım 1814-8 Haziran 1815 tarihleri arasında toplanan Viyana Kongresi'nde kuzey ve güneydeki Alçak Ülkelerin bir bayrak altında toplanmasına karar verildi. Böylece Belçika ve Hollanda ilk defa birleşmiş oluyordu. Lüksemburg da bu ülkeye bağlı bir düklük haline geldi. Ancak bu birliktelik uzun sürmedi. 1830 yılında Belçikalılar ayaklandılar ve 1839 yılında bağımsızlıklarını kazandılar. 1890 yılında da Lüksemburg bağımsız oldu.

Hollanda I. Dünya Savaşı boyunca tarafsız kaldı. Ancak II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın işgaline uğradı. 10 Mayıs 1940 tarihinde Almanlar Belçika ve Hollanda'yı işgal etti. Hollanda'da yaşayan 140,000 Yahudi'nin 100,000'i Nazi Almanyası tarafından imha edildi. Ayrıca 1942 tarihinde Japonya Hollanda'nın bir sömürgesi olan Endonezya'yı işgal etti. Savaş bittikten sonra Endonezya bağımsızlığını ilan etti.

Hollanda Dünya savaşlarından sonra Avrupa'da barışın sağlanması konusunda büyük çabalar gösterdi. Hollanda hem NATO hem de Avrupa Birliği'nin kurucu ülkeleri arasında yer almaktadır. Parlamenter monarşiyle yönetilen Hollanda'yı 33 yıldır yöneten 75 yaşındaki Kraliçe Beatrix, görevini en büyük oğlu veliaht Prens Willem-Alexander’a bırakmıştır. Hollanda böylece 123 yıl aradan sonra yeniden bir kral tarafından yönetilmeye başladı.

Coğrafya

Ülke üç büyük nehir tarafından iki ana bölgeye bölünür. Bu nehirler Ren ve onun ana kolları olan Waal ile Meuse nehirleridir. Bu nehirler tarihte derebeylikler arasındaki sınırı oluşturduğundan birtakım kültürel farklılıklara yol açmıştır.
tb

Hollanda'nın güneybatısı bir nehir deltasıdır ve Scheldt Nehri'nin iki kolu buradan denize dökülür. Ren nehrinin sadece bir kolu kuzeydoğuya doğru akar, bu da IJssel Nehri'dir ve IJsselmeer'e dökülür. Bu nehir de dil açısından bir bölünme yaratır, nehrin doğusunda yaşayanlar Hollanda Aşağı Saksoncası ağzını konuşurlar.

Ülkenin toprakları Kuvaterner döneminde oluşmuştur. Toprakları genelde alüvyon, buzultaş, çökeller ve kilden oluşur .

Hollanda'nın büyük bölümü deniz seviyesinin altında yer alır. Ülkenin Avrupa'daki topraklarındaki en yüksek nokta 322 metre yüksekliğiyle Vaalserberg tepesidir. 1287 yılında meydana gelen St. Lucia Seli ülkede 50 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu ve bu özelliğiyle tarihteki en ölümcül sellerden biridir. Hollanda'daki son büyük sel 1953 yılında meydana geldi, selde Hollanda'nın tarım yapılan topraklarının %9'u sular altında kaldı, ülkede 1835 kişi hayatını kaybetti.

Ülkede denizden kazanılan çok miktarda toprak mevcuttur. 1930'larda yapılan Zuiderzeewerken çalışmasında, denizden yaklaşık 2500 kilometrekare toprak kazanıldı. Denizden toprak kazanma amaçlı çalışmalarda elde edilen arazilere polder adı verilmektedir.

Ekonomi

Hollanda Ekonomisi
Hollanda çok güçlü bir ekonomiye sahiptir ve yüzyıllardır Avrupa ekonomisinde özel bir rol oynamıştır. 16. yüzyıldan beridir gemicilik, balıkçılık, ticaret ve bankacılık Hollanda ekonomisinin en önemli sektörleri olmuştur. Hollanda, dünyanın en fazla ihracat yapan ilk on ülkesinden biridir.

Hollanda dünyadaki 16. en büyük ekonomiye sahiptir ve kişi başına düşen nominal gayri safi yurtiçi hasıla sıralamasında 7. sıradadır. 1997-2000 yılları arasında yıllık büyüme Avrupa ortalamasının oldukça üstünde olan %4 civarında seyretti. 2001-2005 yılları arasında büyüme tüm dünyayla birlikte yavaşlasa da, 2007'nin üçüncü çeyreğinde yeniden %4.1'e çıktı. Eurostat'a göre Hollanda'da işsizlik oranı Ekim 2011 itibarı ile %4.8'dir ve bu Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki en düşük orandır.

Hollanda'daki Türkler

Hollanda'daki Türkler, Türkiye'den Hollanda'ya göçmüş ve yerleşmiş Türklerdir. Geniş tanımı ile Hollanda'da doğan Türkleri de kapsar.(Türkiye'den göçmüş yerleşmiş olan Kürtler de dahildir.)

Hollanda'daki yabancılar Felemenkçe olarak öncelikle yabancı misafir işçi (Gastarbeider) olarak adlandırılmışlardır. Hollanda toplumu, Hollanda'ya işçi alımı ile gelen insanları sadece iş için gelen misafirler olarak görmüşlerdir. Bugün küreselleşmenin etkisiyle ve de buna bağlı olarak sosyal anlayışın gelişmesiyle "yabancı uyruklu" (Allochtoon) veya "Türk Hollandalılar" (Turkse Nederlanders) olarak adlandırılmaktadırlar.

Hollanda'daki Türk Toplumu

Hollanda'da  yaşan  Türklerden terör  örgütü pkk'yı protesto ederken
Hollanda Türkleri 1960 ve sonrasında iş bulmak amacıyla gittikleri Hollanda'da günümüze dek sayıları katlanarak artmışlardır ve şu anda 3. nesle ulaşmışlardır. Almanya Türkleri heterojen bir gruptur. Türk Devleti bütün vatandaşlarını Türk olarak tanımladığı için, bu tanım içinde bazı farklı etnik kimlikleri de barındırır. Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur. Hollanda'da, Kıbrıs, Irak, Suriye, Azerbaycan ve Balkanlar'dan giden, bu ülkelerin vatandaşlığında olan Türk kökenliler de bulunur.

Resmî veriye göre 1 Ocak 2016 tarihi itibarıyla Hollanda'da 397.415 Türk asıllı Hollanda vatandaşı yaşamaktadır.

Demografi

Türkler Hollanda'da hemen hemen her önemli şehirde yoğun bir şekilde yaşamakla birlikte, sanayi merkezlerinde sayıları daha yoğundur. Rotterdam, Lahey, Amsterdam, Deventer, Almelo ve Haarlem Türk azınlığın yaşadığı Hollanda şehirlerinin başlıcalarıdır.

Din

Hollanda'da bir Camii
Heterojen bir grup olduklarι için mezhep farklılıkları da bulunmaktadır, Nüfusları onbini aşan Azerbaycan Türkleri genelde şii mezhebine bağlıdır.

Din ve camii Hollanda'da yaşayan Türk toplumu için önemli bir rol oynamaktadır. Ülkede çeşitli İslami vakıflar ve dernekler vardır. Bunların aralarında en büyüğü Hollanda Diyanet Vakfı'dır. Diyanetin yanı sıra Süleymanlılar, Menzilciler ve Millî Görüş cemaatları binlerce üye'ye ve sempatizanlara sahiptir.

Almanya'da daha aktif olan bir Alevi toplumu bulunup, çeşitli şehirlerde bulunan Cemevleri ile sıkı bir organizasyona girişmişlerdir.

Dil

1 Ağustos 2004 tarihinde, okullarda çocuklara Türkçe ders verilmesi yasaklandı.

Politik Yaşam

Hollanda'da Türkler büyük ölçüde siyasete katılıyor. 2012 Hollanda genel seçimleri'inden itibaren mecliste 7 Türk asıllı milletvekilleri vardır: Tunahan Kuzu, Selçuk Öztürk (DENK), Yasemin Çegerek, Sultan Günal-Gezer, Keklik Yücel (İşçi Partisi), Fatma Köşer Kaya (D66), Sadet Karabulut (Sosyalist Partisi).[3] Senato'da Türk asıllı vekil yoktur.

Hollanda Türkleri, Hollanda siyaseti, medyası, ticareti vs. üzerinde fazlaca etkiye sahiptir. Türkler, ülkede Çinli'lerden sonra en çok işyerlerine sahiptir.

Türkiye'nin Hollanda Türkleri üzerinde ciddi bir stratejisinin bulunduğu söylenemez. Düne kadar Hollanda Türkleri sadece işçi olarak görülmüş ve getirdikleri döviz üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda işçiler kendi sorunlarını çözmek zorunda kalmışlar, daha doğrusu sorunları ile başbaşa bırakılmışlardır. İşçi dövizleri uzun yıllar Türkiye'nin döviz ihtiyacını karşılamıştır.

Hollanda İlleri



İklim

Hollanda’daki iklim, ülke neredeyse bir ılıman bölgede bulunduğu için neredeyse her bölgede aynıdır. Hava çoğunlukla Atlantik’ten gelen soğuk siklonlardan etkilenir. İklimin özelliği yüksek rutubettir. Kış ortasında ortalama sıcaklık en az 3 derece Celsius’dur ve yaz yüksekliğinde 20 dereceyi aşmaz. Genel olarak, ülkedeki hava herkes için oldukça hoş. Don yok ya da yorucu bir sıcaklık yok. Batı rüzgarları, en sıcak aylarda bile ani sıcaklık değişimlerine neden olur.

Hollanda  iklimi
Hollanda’daki bahar rahatlamak için en iyi zamandır. Bu dönemde sıcak güneşli havanın tadını çıkarabilirsiniz. Sıcaklık 15C’yi geçmez. Bu hava koşulları, havayı muhteşem bir koku ile dolduran ilk Hollanda lalesi çiçek açar. Nisan ayında efsanevi çiçek sezonu başlar Bu etkinlik, dünyanın her yerinden gezginler kalabalığını toplar. Hollanda’da yazın nispeten serindir; sıcaklık nadiren 22 dereceyi aşar. Neredeyse her gün yağmur yağıyor, bu nedenle yazın yaz aylarında çok sayıda turist çok küçük. Sahilden su, sadece Temmuz ortasında 18 dereceye kadar ısınır. Tüm plaj sezonu bir aydan fazla sürmez.

Soğuk yaz yavaş yavaş bulutlu ve yağışlı bir sonbahara dönüşür. Gerçekten güneşli günler yok. Hollanda rutubet, donukluk ve sis ile sarmalidir. Ortalama sıcaklık 14C’ye düşer. Ancak, yılın bu zamanında peyzajlar sadece lezzetli. Hollanda’daki kış da ıslaktır. Sıcaklık nadiren sıfırın altına düşer. Yerel sakinler için, don, yıllarca beklenebilen gerçek bir tatil. Kışın ortalama sıcaklık 3 ila 6 derece arasındadır. Sahildeki havanın nemi yüzde 88’e ulaşıyor.

Mutfak

Hollanda, kuzey ve batıda Kuzey Denizi, güneyde Belçika, doğuda ise Almanya ile komşudur. Mutfağında genel Avrupa mutfağı hakimdir. Bunun dışında 17. Yüzyılda kolonileştirdiği Endonezya mutfağının da etkileri açıkça görülmektedir. Eskiden egzotik olarak kabul edilen malzemeler Hollanda mutfağının artık bir parçası olmuştur. Hindistan cevizi ve acı biber çok popülerdir. Ayrıca 1800’lere kadar ise Hollanda mutfağının temelini ekmek ve ringa balığı oluştururken İspanya’nın Peru’dan patatesi Avrupa’ya getirmesiyle temel gıda olan ekmek ve ringa balığının yerini patates almıştır.

Hollanda  mutfağı - Peynir kızartması
Hollanda mutfağı kuzey, güney ve batı olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Kuzey bölgesinin mutfağı diğer iki bölgeye göre daha az gelişmiştir. Bölgedeki tarımdan dolayı et tüketimi ve et ile yapılan yemekler yaygındır. Ülknenin güney bölgesi ise Belçika mutfağının etkisinde kalmaktadır. Öğünlerde sebze ve çorba ağırlıklı beslenilmektedir. Ülkenin batısında ise peynir, mayonez ve hardalın tüketimi oldukça yaygındır.

Hollanda yemek seçenekleri olarak kendine has lezzetlerin yanı sıra dünya mutfaklarına ait lezzetleri de sunmaktadır. Farklı mutfakların esintileri yemekler üzerinde açıkça görülebilmektedir.

Hollanda yemek kültürü et ile sebzeyi birleştiren bir yapıdadır. Bunun dışında balık ve deniz ürünleri de oldukça fazla tüketilmektedir. Amsterdamlı gezginlerin ve tüccarların ülkeye getirdiği baharat çeşitlerinin de zamanla yemek kültürüne yerleştiği görülmektedir.

Birçok Avrupa toplumunda olduğu gibi Hollanda mutfağında da patates en çok tercih edilen besinler arasındadır. Rotterdam’ın köşe başlarında çokça patates kızartması ve türevleri satılmaktadır. Deniz ürünleri yönünden de oldukça zengin olan Rotterdam’da birbirinden çeşitli deniz ürünleri vardır.

Hollanda’da kahvaltı genellikle taze ekmek, peynir, sosis, tereyağ, haşlanmış yumurta, bal ve reçelden oluşmaktadır. Öğlen de genel olarak bu şekilde ya da atıştırmalık olarak yiyecekler tüketilmektedir. Sandviç özellikle çok fazla sevilmekte ve yenmektedir. Ülkenin sokaklarında ise tuzlanmış Ringa Balığı çok satılmaktadır.

Hollanda mutfağında akşam yemeği et ya da balığın yanında patatesin eşlik edilmesiyle sunulmaktadır. Bu geleneksel yemek anlayışında haşlanmış sebzeler de garnitür olarak masada yerlerini almaktadır. Çorba ise hem öğle hem de akşam yemeğinde tüketilmektedir.

Hollanda denilince ilk akla gelenlerden birisi de peynirlerinin çeşitliliği ve tüketilen peynir miktarının fazlalığıdır. Peynir kızartması da, patates kızartması gibi ana atıştırmalıklardan biridir.

Hollanda’da et ekseriyetle çok yağlı ve baharatlı hazırlanarak, genellikle çorbaya ilave ederek tüketilmektedir.

Mesela, bir miktar et ile beraber yenen en bilinen yemeklerden biri olan Stamppot Boerenkool isimli yemeğin yanında patates ezmesi ve yeşil lahana salatası bulunur ve beraber karıştırılarak tüketilir. Eti genellikle sosis olarak yemeklerin içerisinde kullanmaktadırlar.

Kıyı şeritlerinde yaşayanlar kırmızı etten ziyade balığı daha çok tüketirler. Haring ismini verdikleri balık çeşidi en çok yenilen balık türlerindendir.

En çok kullanılan sebzeler patates, lahana, havuç ve brokoli gibi kış sebzeleridir.

Hollanda 'da ki Türk Büyükelçiliği

Lahey Büyükelçiliği

Posta adresi
Jan Evertstraat 15, 2514 BS The Hague The Netherlands
T:+31 70 302 31 01

F:+31 70 361 79 69
E: embassy.thehague@mfa.gov.tr

: Lahey Büyükelçiliği
: Lahey Büyükelçiliği
 
Tepkiler: Ugur