MURATS44

topragizbiz.com
16 Nis 2013
5,036
546
113
Vücudun sıvı  ihtiyacını karşılayan besinler
Sağlıklı bir vücudun temel ihtiyaçlarından biri sıvıdır. Günlük 2,5 litrelik su içerek vücudun ihtiyacı olan sıvı karşılamış olursunuz. Ancak uzmanlar vücudun sıvı oranını sadece su ile değil aynı zamanda bazı besinlerle karşılanması gerektiğini vurguluyor. Peki vücudumuzun sıvı ihtiyacını gideren besinler nelerdir? Karpuz, salatalık, göbek marul gibi besinlerin vücudumuza sağladıkları faydalar ...

SALATALIK

Salatalık yüzde 96 oranda sıvı içermektedir. En yüksek sıvı oranına sahip olan bu besinden günde iki tane tüketerek vücudun günlük ihtiyacı oaln sıvının yüzde 40'ını karşılar. Aynı zamanda salatalık C,K ve B vitaminleri bakımından zengindir.

Salatalığın her yerde kolayca yetişmesi sebebiyle herkes tarafından tüketilir. Ferahlatıcı özelliği olması, birçok kanser türünü önlemesi ve kemikleri güçlendirmesi salatalığın faydaları arasındadır. Salatalık faydalarının bilinmesi, yüksek su içeriği nedeniyle de tercih edilir. Potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum gibi mineral maddelerin yanında birçok vitamin içerir.

Salatalık
Salatalığın faydaları : Salatalık, yenilerek yada cilde doğrudan temas ettirilerek birçok farklı şekilde kullanılabilir. Salatalık maskesi şeklinde kullanılabilir. İşte salatalığın faydalarından bazıları:
  1. Kemik ve kıkırdak yapısına korur. Silis açısından zengindir. Silis maddesi, kasları, tendonları, kıkırdak ve kemikleri koruyan bir maddedir. Silis bakımından zengin olması nedeniyle güçlü bir kemik ve kıkırdak yapısına sahip olmaya yardım eder.
  2. Kabızlığı ve böbrek taşı oluşumunu engeller. Yüksek oranda su ve lif içerir. Bu içeriği nedeniyle bağırsakları rahatlatarak kabızlık oluşumunu önler.
  3. Çok iyi bir B vitamini kaynağıdır. İçerdiği B vitamini sayesinde duygusal ve zihinsel sağlığı korumaya yardım eder. Stresi azaltır.
  4. Yüksek oranda su içerir. Salatalığın yüzde 95 i sudur. Bu yüzden vücuttaki toksinlerin kolaylıkla dışarı atılmasını sağlar.
  5. Birçok kanser türüne karşı koruma sağlar. Kansere karşı mücadelede yardım eder. Özellikle meme kanseri, yumurtalık kanseri, prostat kanseri, rahim kanseri ve kolon kanseri gibi kanser türlerine yakalanma riskini azaltır.
  6. Ağız kokusunu hafifletir. Ağır şekilde ağız kokusuna sebep olacak yiyecekler yedikten sonra bir dilim salatalık ağzınıza alarak damağınıza yapıştırın. 30 saniye kadar bekleyin. Daha sonra ağız kokusunun geçtiğini fark edeceksiniz. Ağız kokusuna neden olan bakterilerin yok olmasını sağlar.
  7. Beyin sağlığını korur. Hafızayı güçlendirir. Sinir hücrelerini iyileştirir. Alzheimer için faydalıdır.
  8. Yüksek tansiyon yani hipertansiyona karşı fayda sağlar. Yapılan bir araştırmada yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunan kişilere potasyum, magnezyum ve lif içeriği yüksek besinler içeren bir diyet uygulandı. Salatalık da bu besinler arasındaydı. Araştırmanın sonucunda kan basıncının düzenlendiği, düştüğü belirtildi. Bu sayede yüksek tansiyon da düştü.
  9. Günlük vitamini ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılar. B ve C vitaminlerini içerir. Özellikle B vitamini içerdiği için deri, göz, ağız, saç ve karaciğer sağlığını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda kabuğunda yüksek miktarda A vitamini vardır.
  10. Selülitlerden kurtulmak için kullanılabilir. Selülit olan bölgeleri birkaç dilim salatalık ile yer çekimine karşı şekilde ovabilirsiniz. Bu şekilde daha sıkı ve selülitsiz bir görünüm sağlar.
  11. İdrar söktürücü özelliği vardır.
  12. Mide rahatsızlığına iyi gelir.
  13. Yüksek oranda C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir.
  14. Lif açısından oldukça zengindir.
  15. Dolaşım sistemine yarar sağlar.
  16. Kas esnekliğini arttırır.
  17. Yaz aylarında vücudu serinletir. Vücut ısısını dengede tutar.
  18. Gut hastalığına iyi gelir.
  19. Kalbi korur.
  20. Sindirim sistemine katkı sağlayarak hazımsızlığı önler.
  21. İyi bir karbonhidrat kaynağıdır ve yüksek oranda folik asit içerir.
  22. Şeker hastalığına iyi gelir.
  23. Karaciğer, böbrekler, pankreas ve safra kesesi için iyi bir temizleyicidir.
  24. Saç ve tırnak yapısını kuvvetlendirir. Tırnakların kolay kırılmasını önler.
  25. Mesane iltihabı için kullanılabilir.
ISPANAK

Ispanak
A ve C vitaminleri bakımından zengin olan ıspanak vücudun ihtiyacı olan demir ve proteini yüzde 100 karşılar. insan sağlığı için oldukça öenmli olan bu besin aynı zamanda sıvı oranı bakımından da zengindir.

Ispanağın faydaları : Latince adı spinacia oleracea olan bu şifalı bitki, A, B ve K vitaminlerini bol miktarda içerir. Ülkemizde birçok bölgede kolaylıkla yetiştirilebilir. Bazı yörelerde yapılan yemeğinin üzerine yoğurt dökülerek tüketilir. İşte o zaman bu leziz yemek borani adıyla anılır. Pazı bitkisiyle sık sık karıştırılır. İçerdiği demir, fosfor ve kalsiyum sayesinde kemiklerin güçlenmesine yardım eder. Dişlerin yapısının gelişmesine yardım etmesi de ıspanak faydaları arasındadır. Osteoporoz yani kemik erimesini de önler. Kan pıhtılaşmasını sağlar. Sinir sistemini korur, sizi stresten uzaklaştırır. Gözün görme yapısını da muhafaza eder. Beyin gelişimi için de etkilidir, sağlıklı bir beyin gelişimine yardım eder. Özellikle küçük çocuklar ve hamile kadınların tüketmesi tavsiye edilir. Anemi yani kansızlık hastalığını önlemesi de ıspanak faydaları arasındadır. Sindirim sistemini rahatlatır, kolay dışkılamayı sağlar. Kabızlık ve sindirim problemlerini önlemeye yardım eder.

Akne, egzama gibi cilt hastalıklarına da fayda sağlar. Kalp dostudur, kalp hastalıklarını önler. Olası kalp krizi veya felç durumlarını önlemeye de yardımcı olur. Birçok kanser türüne karşı da etkilidir. Anti kanser özelliği vardır. Yapılan araştırmalara göre özellikle cilt kanseri ve mide kanseri hastalıklarında kanserli hücrelerin çoğalmasını engellediği saptanmıştır. Ayrıca ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler prostat kanserini önlemeye de yardımcı olur.

Mükemmel bir folik asit ve magnezyum kaynağıdır. Migren rahatsızlığı olanlar bolca ıspanak tüketmelidir. Yine yapılan araştırmalarda yaşlanma belirtilerini azalttığı ve beyni yenilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca yaşlılığa bağlı katarakt gibi göz hastalıklarına yakalanma oranını azalttığı da ortaya konmuştur.

ıspanağın zararları : Bazı uzmanlar ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeleri yoğurt yerine yumurta ile tüketmeyi tavsiye ediyor. Ayrıca gut hastalığı olanlar bu sebzeyi çok fazla tüketmemelidir. Bol miktarda okzalat bulundurduğu için safra ve böbrek rahatsızlıkları olanlar da özellikle ıspanak yememelidir.

KABAK

Kabak
Salatalıktan sonra sıvı oranı yüksek oaln besin kabaktır. Ancak kabaktaki sıvı oranındna yaralanmak için kaynatılıp tüketilmesi gerekir. Kızartılan kabak su miktarını çok çabuk kaybeder. Özellikle diyet ve düzenli spor yapan kişilerin hafta da iki tabak kaynatılmış olarak yapılan kabak yemeği tüketerek vücudun ihtiyacı oaln sıvının yüzde 50'sini karşılayabilir.

Kabağın faydaları : Kabak, genelin bakışıyla bitki olarak algılanmakta olmasına rağmen tohum içerdiği için meyve olarak kabul edilmektedir. Kabak, Cucurbitaceae ailesinin dört çeşidinden birine aittir. Kabak, kalın bir kabukla içerisindeki naif yapısı korunmaktadır. Meksika ve Orta Amerika’da yaklaşık 7500 yıl önce keşfedildiği iddia edilmektedir. Yaz aylarında çıkan kabak, genelde pişirilerek tüketilir.

100 gramlık kabak ortalama 45 kcal enerji içermektedir. A, C, E, K vitaminlerini içeren kabak; magnezyum, demir, bakır başta olmak üzere mineraller açısından zengin sayılmaktadır. Aynı şekilde karonten alfa, karoten beta açısından da zengin sayılır.

Kabağın içerdiği vitamin, mineral ve besinlerin sağlık açısından birçok faydası vardır. Kabak kilo vermek isteyenler için tercih edilen besinlerin başında gelir çünkü zayıflamayı kolaylaştırır. Kalp sağlığına faydalı olan kabak, kanseri önleyici özelliği vardır. Kabak göz sağlığını korurken sindirim sistemine iyi gelir özellikle prostat kanserinin engellenmesine yardımcı olabilir. Şimdi kabağın faydalarına detaylı olarak bakalım.

Kalp Sağlığını Korur: Az miktarda yağ içeren kabak, neredeyse kolesterol içermediğinden dolayı kalp sağlığı için faydalıdır. Bunun yanında kalp krizi, felç gibi ciddi sağlık sorunlarına yakalanma riskini düşüren magnezyum içerir. Potasyum, magnezyum ve C vitamini içermesi yüksek kan basıncı seviyesini sağlıklı düzeylerde tutmasına yardımcı olur.

Zayıflamayı Kolaylaştırır: İçerdiği yağın düşük seviyede olması, kalorisinin az olması kabağın kilo vermeyi kolaylaştırmasına yardımcı oluyor. Kilo vermek isteyenler hic düşünmeden diyetlerine kabağı alabilirler.

Kabak Kanseri Önler: Kabak, serbest radikalleri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Beta karoteni içermesi kansere neden olan kimyasal kirlenmenin bünyede oluşmasına izin vermez. C vitamini içerdiği için ağız ve akciğer kanserini engelleyebilir.

Kemik Sağlığını Kabak Korur: Kabak, omurganın mineral yoğunluğunu arttırarak kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Kabağın içerdiği magnezyum aynı zamanda eklem sorunlarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Kabakta bulunan demir, çinko, fosfor gibi mineraller bir kemik hastalığı olan osteoporoza karşı koruma sağlar.

Göz Sağlığını Korur: Kabak, beta karoten ve luteini yüksek miktarda içerir. Lutein, körlüğe yol açan katarakt ve makula dejenerasyonu gibi göz hastalıklarını önlemede önemli rol oynar. Bir fincan kabak, yaklaşık 135 miligram beta karoten ve 2400 mikrogram lutein içerir.

Kolon Sağlığını Korur: Lifleri bol miktarda içeren kabak, kolon sağlığını korur. Vücutta toksinlerin atılmasına yardımcı olarak kabızlığın önlenmesini sağlar.

Prostata Faydalıdır: Kabak, iyi huylu prostat hipertrofisi ya da BPH olarak adlandırılan bir durum olan semptomlarının hafifletilmesinde etkilidir. Bu hastalık idrar ve cinsel fonksiyonların sağlıklı şekilde devam etmesini engeller.

PMS Sorunlarını Azaltır: Manganez açısından zengin olan kabak, özellikle kadınlarda stresten kaynaklanan kramp ağrılarının hafiflemesini sağlar. Özellikle bal kabağı tüketimi magnezyum alımını arttırarak ruh ve stresten kaynaklanan kas kramplarının azalmasına yardımcı olur.

Kabağın Diğer Faydaları
  • A vitamini ve beta karoten içerdiğinden dolayı etkili antioksidan özelliği olan kabak, cilt sağlığını korur.
  • Zararlı UV ışınlarının cilde verdiği zararları giderebilir.
  • Kabak, serbest radikallerle savaşarak cildin yaşlanmasını yavaşlatır, yaşlanmadan kaynaklanan çizgilere engel olur.
  • Kabak aynı zamanda saç sağlığı için faydalıdır, kepek sorununu giderir, saç dökülmesine engel olabilir, toksinleri temizleyerek saç sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırır.
  • Kabak saç kırılmalarını önleyebilir.
  • Potasyum açısından zengin olan kabak, sıvılarda mineral dengesini korur, kaslara enerji sağlar.
  • Manganez açısından zengin olduğundan dolayı yağ ve glikoz seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur.
  • Yüksek kan basıncını sorunlarını giderebilir, kan inceltici etkisinden dolayı kabak kalp sağlığına katkıda bulunur.
  • Kabak çekirdeği yüksek besin değeri içerir, özellikle beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur.
  • Kabak çekirdeği aynı zamanda sindirim sistemi sağlığının korunmasına yardımcı olan besinler içerir.
  • Kabak çekirdeği yağı, kolesterole iyi gelir. Kabak çekirdeği yağının içerdiği besinler hücre sağlığını korur.
  • Kabak çekirdeği yağının diğer faydası uykusuzluk sorunlarını gideriyor olmasıdır.
  • Etkili antioksidan olduğundan dolayı kabak çekirdeği yağı şişkinliği azaltır, bağırsakları temizler.
  • Kabak çekirdeği yağı saç bakımında da yaygın olarak kullanılır, saçları temizler.
  • Kabak çekirdeği yağı aynı zamanda cilt sağlığına faydalıdır, cilt sağlığını korur.
Bal kabağı
Bal Kabağının Faydaları

Bal kabağı çok yaygın olarak cilt ve saç bakımı ürünlerinde kullanılmaktadır. Bunların dışında sağlık açısından birçok faydası vardır. Saç ve cilt sağlığına katkıları kabak türleriyle aynı olduğu için burada bahsetmeyeceğiz, diğer faydalarını şöyle sıralayabiliriz:
  • Bal kabağının kalorisi düşük olduğu için bünyeye genel anlamda faydalıdır.
  • Beta karoten açısından oldukça zengin olan bal kabağı, kanser vakalarına yakalanma riskini azaltır.
  • Bal kabağı astım ataklarının hafiflemesine yardımcı olur, solunum yollarını temizler.
  • Bal kabağı potasyum açısından zengin olduğundan dolayı kas ve kalp sağlığı için faydalıdır.
  • Kalp hastalıklarını, felç ve kalp krizi riskini bal kabağı azaltabilir.
  • Başta magnezyum olmak üzere içerdiği vitamin ve mineraller bağışıklık sistemi güçlendirir. Bal kabağı bağışıklığı arttırarak vücudun hastalıklarla mücadelesini arttırır.
  • Bal kabağının peptik ülser olarak adlandırılan hastalığı önleyici özelliği vardır.
  • Lifler açısından oldukça zengin olan bal kabağı, sindirim sağlığını korumaya yardımcı olur.
  • Prostat kanserini engelleyici özelliği olan bal kabağı, prostat kanserine yakalanma riskini azaltır.
  • Bal kabağı iltihaplara karşı etkilidir.
  • K vitamini açısından oldukça zengin olan bal kabağı, kemik sağlığı için faydalıdır.
Kabağın Zararları

Kabak tüketiminin sağlık açısından bir risk taşıdığına dair herhangi bir bilgi yoktur. Fakat özellikle kabak çekirdeği ve kabak çekirdeği yağı tüketimine mümkün oldığunca dikkat edilmesi gerekir. Kişinin sağlık koşulları da kabağın faydalarını ve zararlarını belirler, buna göre kabağın zararlarını şu şekilde sıralamak mümkün:
  • Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi, mide ağrısı ve kramplarına neden olur.
  • Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi, bazı besinlerin seviyesini azaltarak sağlığı tehdit eder.
  • Kabak çekirdeği etkili idrar söktürücü olarak bilinir. Aşırı derecede kabak çekirdeği tüketimi sık sık tuvalete çıkmaya neden olur.
  • Bebeklerin çok az miktarda kabak çekirdeği tüketmeleri faydalıdır günde 1-2 tane yemeklerine karıştırılarak. Çünkü zengin miktarda protein ve demir içerir. Ancak fazla miktarda verilmesi mide ağrısı, gaz ve kramplara neden olur.
  • Gebelik döneminde kabak veya kabak çekirdeği tüketiminin zararlı olduğuna dair bir bilgi yoktur. Ancak güvenli tarafta kalmak için aşırıya girmemeli.
  • Alerjik eğilimli vücutlarda kabak çekirdeği alerjiye neden olabilir.
  • Kabak çekirdeği kişinin sağlık durumuna bağlı olarak alerji, astım, kaşıntı, nefes darlığı, öksürük, baş ağrısı gibi sorunlara neden olabilir.
  • Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi kilo almaya neden olabilir.
  • Kan basıncı seviyesini etkileyebilen kabak çekirdeği, kan basıncı sorunları olan kişiler tarafından dikkatli tüketilmelidir.
  • Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi bazı kişilerde, sivilce ve ciltte kızarmalara neden olabilir.
ANANAS

Ananas
Anananasın içerisinde yüzde 87 oranda sıvı bulunmaktadır. Bu sıvı içerisinde bromelain maddesi bulunur. Bu madde vücuttaki hücreleri yeniler. Yani ananas hem sıvı oranını karşılar hemde vücudu gençleştirir.

Ananasın Faydaları : Ananas, görünüşü itibariyle birçok meyveden farklıdır. Dış kısmı dikenli, yeşil yapraklı , çapraz çizgili ve altın rengindeki görünümüyle diğer meyvelerden ayrılır. Tropikal lezzet içeren ananas yılın bütün mevsimlerinde çarşıda pazarda bulunabilir. Tabii ki güzel görünümü ve tadı yanında sağlık açısından çok faydalı bir meyvedir.

İçerdiği zengin A ve C vitamini yanında, potasyum ve kalsiyum yardımıyla çok geniş bir yelpazede sağlığımıza fayda sunar.

İçerdiği çok miktardaki besin kaynaklarıyla ananasın sağlığa olan faydaları saymakla bitmez. Ananas sağlıklı dişlerden serbest radikallerin yok edilmesine, antikanser özelliğinden kalp sağlığına kadar birçok açıdan sağlığa faydalıdır.

Ananas Serbest Radikalleri Önler: Ananas çok zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu serbest radikaller kanser ve kalp hastalıklarına neden olurlar. Antioksidan özelliği sayesinde vücutta dolaşan serbest radikalleri önler ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olurlar.

Ananas Soğuk Algınlıklarına İyi Gelir: Ananas bol miktarda C vitamini ve bromelain içerdiğinden dolayı mikrobik enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Bunun yanında ilaç tedavilerine yardımcı olur, özellikle öksürüğe karşı etkilidir.

Güçlü Kemikler İçin Ananas: Zengin miktarda içerdiği manganez, kemik ve bağ dokularını kuvvetlendirir. Günlük bir fincan ananas tüketimi vücudumuza ortalama %73 manganez sağlar.

Sağlıklı Diler İçin Ananas: Ananasın diş sağlığı için de önemli bir besin maddesi olduğu bilinmektedir. İçerdiği zengin besin kaynaklarıyla diş minelerini güçlendirir ve çürümeyi önler.

Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta): Makula Dejenerasyonu bir göz problemidir. Genelde yaşlanmayla ve sigara kullanımına bağlı olarak ortaya çıkar. Ananasın içerdiği zengin miktardaki beta karoten bu sorunun çözülmesine önemli ölçüde yardımcı olur ve göz sağlığını korur.

Sinüzit, Boğaz Ağrısı, Gut ve Şişkinliklere İyi Gelir: Ananas özellikle sinüziti önleyen bromelain maddesi açısından çok zengin bir meyvedir. Bu madde yardımıyla sinüzitin tedavisinde etkilidir. Bunun yanında gut, boğaz ağrısı ve şişliklere iyi gelir.

Ananas Kanserden Korur: Kanser hastalıklarına neden olan serbest radikalleri engellediğini söylemiştik ama bununla yetinmez ayrıca hücreleri, kanser hücrelerine karşı kuvvetlendirir ve hasar gören hücreleri tedavi eder.

Ananas Kalp Sağlığını Korur: Kalp sağlığı için en önemli gıdalar arasındadır. Kalp sağlığını tehdit eden serbest radikallere engel olması yanında kolesterol seviyesini düzenler. Antioksidan özelliğinden dolayı damar hastalıklarından da korur.

Bağışıklık Sistemini Kuvvetlendirir: Ananas içerdiği bol miktarda C vitamini yardımıyla bağışıklık sisteminin en önemli destekçilerinden bir tanesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek genel anlamda bütün organların sağlıklı bir şekilde görevlerini yerine getirmesine yardımcı olur.

Ananas Sindirim Sistemine Faydalıdır: Genel anlamda diyet lifleri içeren bütün besinler sindirim sistemi sağlığına ciddi anlamda katkı sağlarlar. Ananas da bol miktarda diyet lifi içermektedir, bunun yanında sindirim sisteminin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi ve olası hastalıklardan korunması için, Bromelian ve C vitamine ile ayrıca destek olur.

Bronşit Hastalığına İyi Gelir: Birçok özelliği dışında ananas anti-inflamatuar özellikleri ile bilinir. Genellikle bronşit hastalığı yüzünden ortaya çıkan bronş iltihabını azaltmaya katkı sağlar.

Hipertansiyonu Önler: Hipertansiyon problemlerinin çözümüne yardımcı olur. Genelde hipertansiyon hastaları için ananas diyeti önerilmektedir. Potasyumu yüksek miktarda olan ananas aynı zamanda kan basıncının dengelenmesine yardımcı olur.

Bağırsak kurtlarını Döker: Ananas bir sindirim enzimi olan bromelain içermektedir. Bu özelliğinden dolayı bazı bağırsak kurdu ve parazitlerini dökmede önemli rol oynar.

Cilt Sağlığı İçin Ananas: Günlük olarak tüketilen bir miktar ananas birçok hastalıktan korunmanın yanında cilt sağlığımız açısından da çok önemlidir. İçerdiği besinler yardımıyla ve antioksidan özelliği ile deride meydana gelen enfeksiyonları önler. Akne problemine karşı etkilidir. Cildi güçlendirici özelliği vardır. Zengin C vitamini içerdiği için cildin yaşlanmasını geciktirir. Hücrelerin ve dokuların yenilenmesini sağlar. Özellikle göz kenarlarındaki sorunlar için bir miktar ananas suyunu 10 dakika boyunca bu kısıma uygulayabilirsiniz. Ayrıca çatlaklar ve kuruma için faydalıdır.

Saç Dökülmesini Engeller: Ananas içerdiği yüksek derecedeki C vitamini yardımıyla saç dökülmesine engel olur. Ananas suda çözülebilen zengin bir vitamin kaynağıdır. Taze olarak içilen ananas suyu dökülen saç problemine yardımcı olabilir. Ayrıca saç köklerini besler.

Ananas Suyunun Faydaları: Tropikal meyvenin kralı ananas suyunun sağlık açısından önemi en az ananas kadar fazladır. Tatlı ve serinletici özelliği yanında B2, B3, B5, B6 ve C vitamini ile dolu olması ve bol miktarda manganez, bakır, potasyum, beta-karoten, folik asit ve diyet lifleri içermesi sağlığınız için içmeniz gerektiği anlamına gelir.
  • Artrite karşı etkili bir çözümdür. Artrit, vücut tarafından eklemlerde üretilen bir çeşit iltihaptır. Artritin bir hastalık olduğunu söylemek doğru olmaz ama birçok farklı hastalık artrit ile ilişkilidir. İşte birçok hastalığa neden olan artritenin en büyük düşmanlarından birisi de ananas suyudur. Günde bir bardak ananas suyu tüketmek birçok hastalıktan korunmamızı sağlar.
  • Sindirime iyi gelir ve hazımsızlığı giderir. Sindirilmesi zor olan proteinlerin yakılmasında etkili rol oynar. Ayrıca içerdiği lifler yardımıyla genel anlamda sindirim sistemine yardımcı olur .
  • Ananas suyu doğal bir idrar söktürücüdür ve bu özeliğinin yardımıyla vücuttaki toksinlerden kurtulmamıza yardımcı olur. Ayrıca bu özelliği ile böbrek sağlığına katkıda bulunur.
  • Ananas suyu içerdiği C vitamini, beta karoten ve antioksidanlar kalp sağlığını korumak için vücudumuza yardımcı olurlar. Bunun yanında kan basıncını azaltmayı sağlar.
  • Adet bozukluklarını giderir.
  • Kemiklerin korunması ve güçlenmesine yardımcı olur. Ananas suyu kemik sağlığı için gerekli olan neredeyse 73 maddeyi içermektedir. Bu özelliği ile yetişkinleri kemik hastalıklarından korurken çocukların sağlıklı bir şekilde gelişmelerine yardımcı olur
  • Cilt sağlığı için de ananasın içerdiği besinler önemlidir. Önemli bir antioksidan olan ananas, enfeksiyon hastalıklarına karşı cildi korur ve güçlendirir.
Ananasın Zararları: Ananasın herhangi bir zararının olduğunu söylemek doğru olmaz, fakat bazı uzmanlar kişiye göre şu sorunların olabileceğinden söz ediyor:
  • Mide ile alakalı sorunları olan ve tedavi için ilaç kullanan hastalarda problemler ve alerjik reaksiyonlar oluşturabilir.
  • Midesinde gastrit, ülser veya buna benzer hastalık bulunanlar fazla tüketmemelidirler. Hatta doktorlarına danışmadan tüketmemeleri kendi sağlıkları açısından en doğru tercihtir.
  • Bazı zamanlar kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastaların tüketmemeleri gerektiğini söylüyorlar. Çünkü ananasın kan pıhtılaştırma özelliğinden söz ediyorlar.
  • Yine bir kısım uzmanlar ananas suyunun tatlı olmasından dolayı şeker hastalarının doktorlarına danışarak tüketmelerini öneriyorlar.
  • Diş çürümelerine neden olduğunu iddia eden uzmanlar var. Fakat tam tersini savunan uzman sayısında hiç az değil. Bu durumda aşırı tüketimden uzak durmak gerekiyor.
DOMATES

Domates
En çok tüketilen besinlerden biri oaln domates sıvı oranı yüksektir. Ancak domatesin içeriisnde aynı zamdna asit içerikli maddelerde varır. Bu yüzden günde 3 ya da 4'ten fazla tüketilmemelidir. Ayrıca domates sadece sıvı oranı için fayda sağlayan bir besin değil aynı zamanda içeridiği flavanoid madde sayesinde antioksidan etkiside göstererek vücudu kanserli hücrelere karşı korur.

Domatesi bu kadar sağlığa faydalı kılan özelliği hiç şüphesiz içerdiği yüksek değerde ve çok farklı vitaminler ve besinlerdir. Orta boy bir domates ( 123 gram) ortalama 22 kalori, 0 yağ ve 1 gram protein içermektedir. Domates A ve C vitamini açısından zengindir. Bunun aynında folik asit açısından zengin bir kaynaktır. Ayrıca domates alfa lipoik asit, likopen, kolin, folik asit, beta-karoten ve lutein de dahil olmak üzere birçok besin içermektedir.

Domates antioksidanlarla doludur. Alfa-lipoik asit, glikozu enerjiye dönüştürmek için vücuda yardımcı olur. Bazı çalışmada alfa lipoik asitin kan şekeri kontrolüne yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.

Likopen domatese, zengin kırmızı rengi veren bir antioksidandır. Domates likopen tüketiminin yüzde 80’ini oluşturmaktadır.

Domatesin faydaları : Domatesin faydaları birçok meyve ve sebzede olduğu gibi saymakla bitmez. Domates tüketimi arttıkça, kalp hastalığı, diyabet ve kanser riski iner. Domatesi düzenli olarak tüketmek, cilt ve saç sağlığına oldukça faydalıdır. Ayrıca enerji artışı ve daha düşük kilo isteyenlerin domates tüketmeleri gerektiğini vurgulayalım. Domates tüketimi, genel anlamda obezite sorununu giderir ve sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar.

Uyku, kas hareketi, öğrenme ve hafıza ile ilgili sorunları giderir. Hücre zarları yapısının muhafaza edilmesine yardım eder.

Domates Kanserle Mücadele Eder: Güçlü antioksidanlardan C vitamini ve diğer antioksidanlar için domates mükemmel bir kaynaktır. Domates, kansere neden olduğu bilinen serbest radikallerin oluşumuyla mücadele eder ve serbest radikallere hayat hakkı tanımaz.

Prostat Kanseri ve Domates: Şimdiye kadar yapılan birçok araştırma domatesin içerdiği birçok vitamin ve bileşenin prostat kanserine karşı etkili olduğunu ve engelleyici özelliğinin olduğunu ortaya koymuştur.

Bunun yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan birçok bilimsel araştırma sonucuna göre domatesin birçok kanser çeşidine karşı koruyucu özelliğinin olduğu ortaya konulmuştur. Bunların içerisinde kolorektal kanser bulunmaktadır. Domatesin zengin miktarda içerdiği lifler kolorektal kansere engel olduğu otaya konulmuştur.

Amerikan Kanser Derneği’ne göre bazı çalışmalar domatesin içerdiği besinlerin insanları belirli kanser türlerinden koruduğunu, özellikle prostat, akciğer ve mide kanserine yakalanma riskini azalttığını açıklamıştır.

Domates Kan Basıncını Düzenler: Sodyumun bünyede seviyesinin düşmesiyle birlikte kan basıncında da problemlerin oluşmaya başladığını belirten bilim adamları, domates tüketimini teşvik etmektedir. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması’na göre günde ortalama iki domatesin tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Domates Kalp Sağlığını Korur: Domates lif, potasyum, C vitamini ve kolin içerdiği için kalp sağlığına ciddi katkıda bulunur. Domates, önemli derecede antioksidan içerdiği için kanı temizlediği ve damarların tıkanmasına izin vermediği kanıtlanmıştır. Bu özelliği sayesinde kalp sağlığını da dolaylı olarak korumaktadır. Damarlarda meydana gelebilecek tıkanıklık ve kan basıncının azalması durumunda kalp daha fazla efor harcamaktadır. Domates kan basıncını ve damar tıkanıklığını giderdiği için kalbin aşırı yorulmasına izin vermez.

Domates Diyabet Hastalığına Faydalıdır: Bu konuyla ilgili olarak yapılan bilimsel araştırmalar domatesin kan şekerini düzenlediği ve sağlıklı bir seviyede tuttuğunu ortaya koymaktadır. Kan şekerini sağlıklı seviyede tutan domates, diğer hastalıkların riskini de minimuma indirmektedir.

Domates Deri İçin Faydalıdır: Domates deri sağlığı için de önemli bir besin kaynağıdır. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt için düzenli olarak domates tüketmekte fayda var. Derinin temizlenmesi ve kırışıkların giderilmesinde antioksidan özelliği önemli görevler üstlenir.

Domates Kabızlığı Giderir: Domates bol miktarda su ve lif içerdiği için kabızlık sorununu giderme noktasında çok başarılıdır. Domates bu özelliği sayesinde bağırsakları ıslak ve hareketli tutmaya yardımcı olmaktadır.

Domates Depresyonla Mücadele Eder: Domatesin diğer bir faydası da depresyon ve stresle mücadele etmesidir. Düzenli olarak domates tüketimi, sinir sistemi üzerinde faydalı etkiler oluşturur, bünyenin depresyon ve stresten kaynaklanabilecek rahatsızlıklara yakalanma riskini azaltır. Sinir ve beyin hücrelerine katkı sağlar.

Domates Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Domatesin harika bir antioksidan olması ve bol miktarda mineral ve bileşenler içermesi bağışıklık sistemine ciddi katkı sağlar. İçerdiği besinler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve hastalıklarla mukavemeti arttırır.

Domates Suyunun Faydaları : Domates suyunun da en az domates kadar sağlık açısından faydası vardır. Domates suyunun hızlı kilo vermekten kanser çeşitleriyle mücadele etmeye kadar çok geniş bir alanda bünye sağlığına katkıda bulunmaktadır.

Çiğ domates suyunun içerdiği gıdalar başlı başına enerji ve sağlık deposudur. Domates magnezyum, demir ve fosfor gibi mineraller ile birlikte, A vitamini, K vitamini, vitamin B1, B2, B3, B5 ve B6 açısından da çok zengindir.
  • Bol miktarda A ve C vitamini içeren domates suyu diş ve kemik sağlığı için önemlidir.
  • Domates suyunun aynı zamanda kolesterole iyi geldiği bilinir. Kolesterolün stabilize edilmesinde önemli rol oynar.
  • Domates suyu aynı zamanda kilo vermeye yardımcı olur. Düşük miktarda sodyum ve yüksek miktarda lif içermesi buna yardımcı olur.
  • Karaciğeri korur ve güçlendirir. Karaciğerin aşırı çalışmasını engelleyen unsurları ortadan kaldırır.
  • Kabızlığı giderir, zararlı bakterileri bağırsaklardan atar.
  • Bünyede klor ve kükürt seviyesini sağlıklı seviyede tutmaya yardımcı olur. Ayrıca kükürt ve klor seviyesini düzenleyen organların sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
  • Koroner arter hastalığına karşı alternatif çözüm olabilir.
  • Prostat kanserine karşı etkili olabilir. Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır.
  • Domates suyu ayrıca göğüs kanserine yakalanma riskini minimuma indirir.
  • Domates suyu, antioksidanlarla dolu olduğundan dolayı vücutta bulunan serbest radikallere karşı etkilidir.
  • Domates suyu enerji verir, yorgun kasları dinlendirir.
  • Saç sağlığı için faydalıdır. Kırık ve yorgun saçlara iyi gelir.
  • Düzenli olarak domates suyu tüketimi cilt sağlığı için de önemlidir ve cilt sağlığına önemli katkı sağlar.
  • Domates suyunun faydalarından maksimum derecede faydalanabilmek için organik domates suyu elde etmeye çalışmakta fayda vardır.
Domatesin Zararları: Domatesin saçtan tırnağa kadar sağlık açısından birçok faydasının olduğunu detaylı olarak inceledik. Domates genel anlamda sağlık açısından çok faydalı bir besin kaynağıdır ve aşırı tüketilmesi durumunda bazı yan etkilerinin olması mümkündür.
  • Organik olmayan domateslerin sağlıktan ziyade zarara neden olduğunu belirten sağlık uzmanları vardır.
  • Beta-bloker ilacı kullanan hastalar aşırıya kaçmadan domates tüketmelidirler.
  • Çok aşırı tüketilmesi durumunda böbrek sağlığına zarar verebilir.
  • Böbrek hastalarının tüketimine dikkat etmeleri gerekmektedir. Domates, potasyum seviyesini sağlıksızlaştırabilir. Böbrek için de potasyum önemli bir maddedir. Bu yüzden böbrek hastaları domates ve domates suyunun tüketimine dikkat etmelidirler.
TURP

Turp
Çoğu kişi tarafından faydaları az bilinen turpun aslından insan sağlığına birçok olumlu etkisi vardır. Ayrıca turp sıvı oranında zengin olan besinlerden biridir. Uzmanlar turpun suyu çıkartılarak tüketildiğinde midedeki asit oranını düzenlediğini aynı zamanda sindirimi kolaylaştırdığını vurguluyor.

Turp sert yapısıyla aslında vücudun savunmasını ne kadar güçlü yaptığını gösterdiğine dair bir mesaj vermek istiyor olabilir. İçerdiği birçok farklı vitamin ve maddeler yardımıyla sağlık açısından inanılmaz faydaları vardır. Daha çok salatalarda kullanılır. Çok sert yapısı olduğu için rendelenerek veya yemeklerde yağlanarak tüketilir.

Bunun dışında turşularda sık kullanılan turp sağlık açısından çiğ olarak tüketildiğinde daha fazla fayda sağlamaktadır. Ayrıca turpun preslenerek suyunun çıkarılması öksürük ve bağırsak sorunlarına çok iyi gelmektedir.

Turp bol miktarda A, C, K ve B6 vitaminleri içermektedir. Bunların yanında kalsiyum, demir, bakır, fosfor, potasyum, fpsfor ve selenyum içermektedir. İçerdiği zengin lifler aynı zamanda diğer birçok hastalığa faydalıdır.

Turpun faydaları : Turpun içerdiği zengin miktardaki lifler özellikle sindirim sistemine çok fayda sağlamaktadır. Kan hücrelerinin sağlığını koruyan demir aynı zamanda beynin sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını yürütmesine yardımcı olur.

Turp şiddetli öksürüklere karşı inanılmaz faydalı bir besin kaynağıdır. Özellikle çocuklarda meydana gelen öksürük vakalarında turp suyu bal ile karıştırılarak verildiğinde kısa sürede sonuçlar almak mümkün.

Turp Sindirim Sistemi Sağlığını Korur: Turp tüketilen yiyeceklerin sindirilmesi ve hazım sorunlarının ortadan kaldırılması için çok faydalı bir besin kaynağıdır. İçerdiği zengin miktardaki diyet lifleri yardımıyla sindirim sisteminde bulunan bütün organlara fayda sağlar.

Turp Güçlü Bir Antioksidandır: Turpun çok güçlü bir antioksidan olması çok geniş bir yelpazede sağlığa hizmet etmeye yardımcı olur. Antioksidanlar sayısız hastalıklara neden olan hastalıkların başlıca sebebidir. Bu özelliğinden dolayı turp birçok hastalıktan bünyeyi korumaktadır.

Turp Hücreleri Onarır: Turp A,C ve K vitaminleri açısından zengindir, bu özelliğinden dolayı hücrelerin yapılanmasından hasarlı hücrelerin onarılmasına kadar birçok alanda hücre sağlığına yardımcı olur. Bu durum aynı zamanda sağlıklı cilt sağlığının oluşmasına katkıda bulunur.

Turp Kalp Sağlığını Korur: Zengin miktarda demir içeren turp kalp sağlığını koruma adına çok fazla fayda sağlayabilir. Demir saç sağlığından cilt sağlığına, tırnak sağlığından hücrelerin sağlığına kadar çok geniş bir alanda ihtiyaç duyulan bir maddedir.

Turp Metabolizmayı Güçlendirir: Turpun içerdiği zengin mineral ve vitaminlar ayrıca genel anlamda metabolizmayı kuvvetlendirir.

Turp Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: Turpun diğer önemli özelliği içerdiği lifler sayesinde mide ve bağırsak sağlığına katkıda bulunmasıdır. Bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlık sorunlarını giderebilir. Bu durum da daha hızlı kilo vermeye yardımcı olur. Aynı zamanda bünyenin yağ yakmasını teşvik eder.

Turp Kas Sağlığını Korur Turpun kas sağlığını koruma noktasında içerdiği bol miktarda protein kullanılmaktadır. Protein sağlıklı kas yapısının oluşmasını sağlamanın yanında, kramp ve kas kasılmalarına etkili bir şifa kaynağı olabilir.

Turp Kolesterol ve Kalp Hastalıklarına Karşı Etkili Olabilir: Turp, diğer pek çok sebze gibi herhangi bir kardiyo hastalıklarının önlenmesinde yardımcı olmaktadır. Kolesterolün emilimini kolaylaştırır.

Turp Cilt Sağlığını Korumada Etkilidir: Turp içerdiği C vitamini ve antioksidanlar yardımıyla cilt sağlığına ciddi anlamda katkı sunmaktadır. Özellikle cilt üzerinde meydana gelen iltihap ve enfeksiyon hastalıklarının giderilmesinde önemli bir görev üstlenebilir.

Bunun dışında turpun içerdiği zengin miktardaki potasyum, demir, sodyum ve kalsiyum gibi bir çok mineral vücut metabolizmasının sağlığının korunması noktasında önemli rol oynarlar. Bu özellik aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesine fayda sağlamaktadır.

Turpun içerdiği bol miktardaki su ayrıca cildin nemli kalmasını sağlar. Çinko ve fosfor cilt temizliğine yardımcı olur, cildi ölü hücrelerden ve yağlardan arındırmayı sağlar.

Turpun içerdiği zengin miktardaki lifler cildi toksinlerden korur ve daha uzun süre taze ve yumuşak kalmasını sağlar. Ezilmiş turp cilde uygulandığında lokal temizlik aracı olarak görev yapabilir. Bunun yanında turp cildde yumuşaklığı ve tazeliği sağlar.

Turp Saç Sağlığı İçin Faydalıdır: Düzenli olarak turp tüketiminin saç sağlığı için faydalı olduğuna inanılmaktadır. Saçların dökülmesini engelleyebilir, saç köklerini sağlamlaştırır. Bunun yanında kepek sorunlarını giderebilir. Bir havlu yardımı ile turp suyu kafa derisine uygulanabilir.

Turp aynı zamanda saçlara doğal ve sağlıklı bir parlaklık kazandırmaya yardımcı olur. Daha mükemmel sonuçlar alabilmek için turp suyunu kullanmanız önerilir. Saç sağlığını korumada turp suyunun içerdiği zengin miktardaki demir önemli rol oynar.

Siyah (kara) Turpun Faydaları: Turpun diğer bir çeşidi olan kara turp ayrıca siyah turp olarak da adlandırılır. Kara turpun sağlığa olan katkıları biraz daha farklıdır. Kara turpun sağlık açısından faydalarını kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Kara turp özellikle karaciğer sağlığı için önemli bir besin kaynağıdır, karaciğerde farklı nedenlerden dolayı meydana gelen hasarları giderme konusundan inanılmaz fayda sağlar. Bunun yanında karaciğerin düzenli olarak çalışması için gerekli mineral ve bileşenleri fazla miktarda içerir.
  • Siyah turp kolesterolü sağlıklı seviyede tutmaya yardımcı olur. Kolesterolün yükselmesine neden olan ve karaciğerin fazla çalışmasının en büyük nedeni olan damar ve diğer organlardaki aşırı yağlanma sorunlarını ortadan kaldırarak kolesterol seviyesinin yükselmesine engel olabilir.
  • Sindirim sistemi sağlığını korumaya yardımcı olan siyah turp, mide toksinlerini temizler. Midenin pH seviyesinin muhafaza edilmesini sağlar. Ayrıca, aynı zamanda lifler açısından zengindir. Lifler sindirim sürecini kolaylaştırır. Buna ek olarak, safra kesesi sağlığını korur. Bunun bir sonucu olarak da vücudun genel sindirim hızını arttırır.
  • Siyah turp şişkinlik ve gaz sorunlarını ortadan kaldırabilir, bunlardan dolayı göğüs kısmında meydana gelen ağrıların ortaya çıkmasına engel olabilir.
  • Kara turp kış aylarında üşütmeye bağlı olarak meydana gelen öksürük, nezle, grip gibi hastalıklara karşı da etkili bir besin kaynağıdır. Bal ile karıştırılarak daha hızlı ve etkili sonuçlar almak mümkün.
  • Siyah turp böbrek sağlığı için faydalıdır, böbrek taşlarının düşürülmesine ve taşların oluşmamasına fayda sağlar.
  • Kara turp zihinsel faaliyetleri arttırır. Potasyum ve magnezyum açısından çok zengin olan kara turp beyindeki kimyasal dengeyi korumaya yardımcı olabilir. Beyindeki elektrotların çalışmasına yardımcı olur. Magnzeyum ve potasyum genel anlamda beyin sağlığı için gerekli olan temel maddelerdendir.
  • Tiroid bezlerinin sağlığını korur ve hastalılara yakalanma riskini azaltabilir. Kara turp, Raphanin zenginidir. Raphanin, tiroid hormonlarının salgılanması ve üretimini regüle eden doğal bir enzimdir. Bunun bir sonucu olarak, bu mucize gıda hiper / hipotiroidizme karşı koruyucu ilaç olarak kullanılabilir. Ayrıca hiper / hipotiroidizmi olan hastalar için rahatlama sağladığı bilinmektedir.
  • Kanser hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Kara turp inanılmaz bir anti kanser besinidir. Hücre ve dokuları serbest radikallere karşı korur, bu da kansere yakalanma riskini azaltır.
Kırmızı Turp
Kırmızı Turpun Faydaları: Kırmızı turp genel anlamda diğer turpların sağlığa faydalarının benzerini sağlar fakat bazı özellikleri diğer hastalıklar için önemlidir. Ayrıca turp çeşitlerinin aynı anda tüketilmesi faydalarından maksimum derecede yararlanılmasını sağlar. Kırmızı turpun sağlık açısından faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Kırmızı turp aşırı harareti giderebilir, özellikle yaz aylarında vücutta meydana gelen harareti gidermek için tüketilebilir.
  • Kırmızı turp boğaz ağrılarını giderebilir, vücutta aşırı mukusu ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.
  • Kırmızı turp sinüs sorunları olan kişilere yardımcı olabilir, sinüslerin temizlenmesinde etkili rol oynayabilir.
  • Kırmızı turp diğer türlerinde olduğu gibi sindirim sistemi için faydalı bir besin kaynağıdır.
  • Enfeksiyon hastalıklarına karşı etkili olabilir, bol miktarda C vitamini içermesi solunum yolu sorunlarını giderebilir.
  • Kırımızı turp toksinlerin ortadan kaldırılması ve genel anlamda vücutta temizliğin sağlanmasına yardımcı olabilir.
  • Hazımsızlık sorunlarını ortadan kaldırma özelliği vardır. Aynı zamanda sindirim sistemi sağlığını koruyucu özelliği vardır.
  • İçerdiği çinko, fosfor ve diğer birçok mineral ve vitaminler yardımıyla cilt sağlığına katkıda bulunur. Cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlar.
Turpun Zararları: Turp genel anlamda her yaş için güvenle tüketilebilecek besin kaynaklarından birisidir. Çok fazla miktarda tüketilmesi durumunda sindirim sistemini tahriş edebilir.

GREYFURT

Greyfurt
Yapılan araşatırmalarda yemeklerden önce tüketilen bir bardak greyfurt suyunun hem kilo vermeyi kolaylaştırdığı hemse su içmek istemeyenler için ideal bir içeçek olduğunu ortaya çıkarılmıştır. Ancak kronik rahatsızlığı olan ve ilaç kullanan kişilerin greyfurt tüketmeden uzmanlarına danışmaları gerekir. Greyfurt ilaçlarla tüketildiğinde içeridiği yüksek sıvı nedeniyle olumsuz sonuçlarda verebilir.

Ekşi ve hafif acı tadı olan greyfurt bir subtropikal narenciye çeşididir. Greyfurt, ilk olarak tatlı portakal ile çapraz bir melez meyve olarak Batı Hint Adaları olan Barbados’da yetiştirildi. Daha sonra ve özellikle son yıllarda bütün dünyaya yayıldı. Ülkemizde ise son 8-10 yıldır çok yaygın olarak tüketilmekte ve aynı şekilde üretilmekte.

Greyfurt yaygın olarak daha çok Çin’de ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetiştirilmektedir. Hafif sarı kalın bir tabakaya sahiptir. İç kısmı portakala benzer. Meyve çok sulu ve kırmızı, beyaz renklerde yetişir. Bazıları çekirdeksiz yetişir, bazırlarında ise tohumlar bulunur.

Greyfurt sağlık açısından çok faydalı olan birçok vitamin, mineral ve besin içermektedir. Özellikle lif açısından çok zengindir. Protein açısından zengin olan greyfurt yok denecek kadar az kolesterol içerir. Farklı çeşitlerde yağlar da bulunmaktadır. Folatlar açısından zengin olan greyfurt aynı zamanda, niasin, pantotenik asit, piridoksin, riboflavin, tiamin, A vitamini, C vitamini, E vitamini ve K vitamini içermektedir. Potasyum açısından çok zengin olduğu söylenebilir. Ayrıca mineraller açısından da zengin olan greyfurt kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, selenyum ve çinko içermektedir. Beta karoteni bol miktarda içerir ve aynı zamanda likopen deposu olduğunu söyleyebiliriz.

A, C ve karoten, likopen deposu olan greyfurt bu özelliği yardımıyla sağlık açısından çok geniş bir yelpazede fayda sağlar.

Greyfurtun faydaları : İçerdiği bol miktarda vitamin ve mineraller yardımıyla greyfurt sağlık açısından birçok fayda sağlamaktadır. Kanserle mücadeleden göz sağlığının korumasına, kilo vermeyi kolaylaştırmadan kanserle mücadeleye kadar birçok açıdan sağlığımıza katkıda bulunan greyfurt, düzenli olarak tüketilmesi gereken meyvelerin başında yer alır. Greyfurtun sağlık açısından faydalarını şu şekilde sıralamak mümkün:

Greyfurt Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: Greyfurtun içerdiği bol miktarda su sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi kolaylaştırır. Bazı sağlık uzmanları düzenli olarak greyfurt tüketiminin kiloya neden olduğunu savunmalarına rağmen bunun bilimsel bir kanıtı yoktur. Birçok sağlık uzmanı greyfurtun şeker depolamak yerine kilo kaybını sağladığını belirtmektedir.

Kansere Karşı Greyfurt: Greyfurt vücudun enfeksiyonlarla mücadele etmesine yardımcı olur. Kansere neden olan kanserojen maddelerle içerdiği bol miktardaki flovanoidler yardımıyla mücadele eder.

Greyfurt bir müshil görevi görerek özellikle kolon kanseri vakalarını azaltır, kolon kanserine yakalanma riskini ciddi anlamda azaltabilir. Bunun dışında mukoza zarının sağlığını koruyan petkin açısından zengin bir meyvedir. Günlük iki tane greyfurt tüketimi büyük oranda kolon kanserine yakalanma riskini azaltır ve kanser hücrelerinin ortadan kalkmasını sağlayabilir. Petkin ayrıca sindirimin kolaylaşmasını sağlayabilir.

Greyfurt Görme Yeteneğini Korur: Pembe ve kırmızı greyfurt görme sağlığı üzerinde çok etkilidir ve görme yeteneğini geliştirir. Günlük olarak bir greyfurt tüketimi göz yorgunluğunu giderir. Bunun dışında yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek göz sorunlarına yakalanma riskini azaltabilir.

Artrit Sorunlarını Giderir: Greyfurt artrite yol açabilecek eklem kıkırdağını kurar. Ayrıca kalsiyum ve salisilik asit içerir, bu özelliğinden dolayı greyfurt artrit sorunlarına yakalanma riskini azaltabilir. Bu konuyla alakalı çok daha etkili sonuçlar almak için elma sirkesi ve greyfurt suyu karıştırılarak tüketilebilir.

Enfeksiyon Hastalıkları İçin Greyfurt: Greyfurt flavonoid içeriği için vücuttan enfeksiyonları defetmek ve hastalıklardan bünyeyi korumak için çok etkili bir rol oynayabilir. Her gün bir greyfurt yemek veya greyfurt suyu tüketmek kardiyovasküler hastalıklara karşı bağışıklık sağlar. Greyfurtta bulunan flavonoid, C vitamini ve mineraller ayrıca bu özelliğini destekleyici unsurlardır.

Kolesterol Sorunları İçin Greyfurt: Greyfurtta mevcut antioksidanlar da kişide kolesterol seviyesini azaltmaya yardımcı olur. Milyonlarca insan, tehlikeli sonuçlara yol açabilir kolesterol sorunu muzdarip. Doktorlar her zaman kolesterol düşürmek isteyen kişiler için değişik diyetler önerirler. Kolesterol sorunlarından muzdarip kişilere genelde greyfurt da tavsiye edilir. Bir tane greyfurt yemek % 15 kolesterol seviyesini düşürebilir ve% 17 kadar trigliserid seviyelerini azaltabilir. Greyfurt ayrıca kalp sağlığını artırır ve kalp hastalığın yakalanma riskini azaltır.

Greyfurt Karaciğeri Temizler: Greyfurtun bol miktarda ve farklı antioksidanlar içermesi karaciğer sağlığı açısından da faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur, toksinlerin karaciğere zarar vermesini engelleyebilir.

Diş Eti Sağlığını Korur: Günde yarım greyfurt tüketimi diş eti sağlığınızı korumaya yardımcı olabilir. Özellikle diş eti kanamalarını kalıcı olarak durdurabilir.

Greyfurt Solunum Sistemi için Faydalıdır: Greyfurtun bol miktarda içerdiği C vitamini özellikle astım hastalığı için faydalıdır. Astım ataklarının şiddetini azaltır ve atakların gecikmesine veya daha uzun aralıklarla geçmesine yardımcı olabilir. Bunun dışında genel anlamda greyfurtun içerdiği besinler ve maddeler solunum sistemi sağlığına katkıda bulunur. Özellikle çocuklarda, ökrüsük ve burun tıkanması sorunlarını ortadan kaldırabilir.

Böbrek Taşları İçin Greyfurt: Düzenli olarak greyfurt suyu tüketimi böbrek taşlarının gelişimini büyük oranda engelleyebilir. C vitamini içeriği yüksek, meyve suyu, idrarda pH değerini ve sitrik asit salgılanan hızını arttırmak için yardımcı olur. Bununla birlikte içerdiği kalsiyum böbrek taşlarının oluşmasına engel olabilir.

Greyfurtun Cilt ve Saç Sağlığına Faydaları: Bol miktarda vitamin ve mineraller içeren greyfurt aynı şekilde cilt ve saç sağlığı için de çok faydalar sağlamaktadır. Cildi zararlı güneş ışınlarından korur. Cilt hücrelerinin sağlığını korur ve hasarlı hücrelerin onarılması için gerekli olan hayati besinleri barındırır aynı zamanda saç sağlığı içinde faydalı olan greyfurt, saçlara uygulandığında dökülme sorunlarını azaltabilir. Greyfurt suyu saçlara doğal bir parlaklık kazandırır, yumuşatıcı özelliği vardır.

Greyfurt Suyunun Faydaları : Greyfurt suyu greyfurtun preslenmesiyle elde edilir ve çok yoğun bir besin içerir. Düzenli olarak tüketildiğinde sağlık açısından birçok fayda sağlayabilir. İç organların sağlıklı kalmaları ve hastalık riskinden uzak kalmaları için önemli besinler içerdikleri gibi saçlara ve cilde de uygulanabilmektedir. Cilt ve saç uygulamaları daha çok hastalıklara yakalanma riskini azaltmak içindir, tıbbi amaçlı olarak kullanıldığına dair çok fazla kanıt yok. Greyfurt suyu çok yaygın olarak cilt ve saç bakım maddelerinde kullanılmaktadır.
  • Greyfurt suyu özellikle solunum sistemi için faydalıdır. Antioksidan özelliği vardır ve bol miktarda C vitamini solunum yolu için fayda sağlar.
  • Greyfurt suyu astım, bronşit ve nefes darlığı gibi hastalıklara iyi gelir. Göğüste rahatlama sağlayabilir.
  • Öksürük, üşütme, soğuk algınlığından kaynaklanan boğaz ağrılarını giderici özelliği vardır.
  • Greyfurt suyunun greyfurt meyvesinde olduğu gibi karaciğer sağlığına katkısı vardır, karaciğeri toksinlerden temizleyebilir.
  • Sindirim sistemi için sağlıklı bir besin olan greyfurt suyu bağırsakların hareketlenmesini sağlar, mide sağlığına katkıda bulunur. Bağırsakları temizleyici özelliği vardır.
  • Böbrek taşlarını engelleyici özelliğinin olduğu düşünülmektedir.
  • Greyfurt suyu saç ve cilt sağlığı için faydalı vitamin ve mineraller içerir.
  • Greyfurt suyu göz sağlığına faydalı olduğu gibi aynı zamanda bünyenin enfeksiyon hastalıklarıyla mücadelesini arttırır.
Greyfurtun Zararları: Greyfut tüketimi sağlık açısından birçok fayda sağlamaktadır. Bunun yanında aşırı tüketilmesi durumunda ve bazı ilaçlarla birlikte tüketildiğinde yan etkilere neden olmaktadır. Eğer herhangi bir hastalıktan dolayı ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışarak greyfurt tüketmenizi öneririz.
  • Eğer ilaç kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza danışarak greyfurt tüketmelisiniz, çünkü greyfurt bazı ilaçların etkisini azaltmakta veya yan etkilere neden olmaktadır.
  • Gebelik ve emzirme döneminde güvenli olup olmadığı konusunda yeterince bilimsel araştırma yok, bu yüzden en doğrusu az tüketmek ve doktorunuza danışmak.
  • Aşırı miktarda tüketilmesi meme kanserini tetikleyebilir. Özellikle aşırı miktarda greyfurt suyu tüketiminden kaçınılması gerekir.
  • Hormon bozukluğu yaşayan kişiler doktorlarına başvurmadan tüketmemelidirler, bu tür hastalarda sorunu arttırıcı özelliği vardır.
  • Aynı şekilde kanserle mücadele eden hastalar doktor kontrolünde greyfurt tüketmelidirler veya tüketimi durdurmalıdırlar.
KEREVİZ

Kereviz
Kerevizin saplarında yüksek miktarda sıvı bulunur. Kereviz içeridği bu sıvı oranı sayesinde vücutta meydana gelen ciddi komplikasyonların yaşanmasını önler. Yapılan araştırmalarda günde bir barda kereviz suyu içerek yaşanan baş ağrısı, depresyon, stres ve yorgunluk gibi yaşam kalitesini düşüren rahatsızlıkalrın yaşanması engeller.

Kereviz, elma ve ıspanak gibi düşük kalorili yiyecekler arasında yer alıyor. Diğer yiyeceklere göre kereviz çok fazla bilinen bir besin kaynağı değil ama otantik tadının yanında kerevizin sağlığa çok faydası bulunuyor. Kereviz, A ve K vitamini açısından oldukça zengindir. Kerevizin iyi bir antioksidan olması çok geniş yelpazade hastalıklara karşı bünyeyi koruyor.

Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız kereviz sizin için bulunmaz bir besin kaynağı olabilir. 101 gramlık kereviz, yalnızca 16 kalori içerirken 64 gramlık kereviz ise sadece 10 kalori içeriyor. Kereviz tam bir potasyum ve sodyum deposudur.

Kerevizin faydaları : Çok az bilinmesine rağmen kerevizin sağlığa faydaları çok fazladır. Antioksidan özelliğinden dolayı organların hastalıklardan korunmasını sağlar. Kereviz sinir sisteminden sindirim sitemine, kan basıncının dengelenmesinden alerjik hastalıklara kadar birçok hastalığı giderebilir. Kerevizin yan etkileri yok denecek kadar azdır. Bu yüzden kerevizin düzenli olarak tüketilmesi herhangi bir sağlık sorununa neden olmaz.

Kereviz İltihabı Azaltır: Kereviz, eklem ağrılarına çok iyi gelir, romatizmadan kaynaklanan ağrılar için günlük bir miktar kereviz tüketimi ağrıların azalmasını sağlar. Bunun yanında akciğer enfeksiyonları, astım atakları ve akne sorunları için kereviz alternatif şifa kaynağı olabilir.

Kereviz Sinir Sistemi Sağlığını Korur: Kerevizin sakinleştirici özelliği vardır ve sinir sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına katkıda bulunur. İçerdiği uçucu yağlar, mineraller ve bol miktardaki magnezyum, sinir sistemini sakinleştirir. Stresten kaynaklanan olumsuzlukları giderir. Beyinde bulunan asitlerin seviyesini dengeler. Akşamları bir kereviz sapı tüketimi rahat bir uyku çekmenize yardımcı olur.

Kereviz Sindirim Sistemine Faydalıdır: Kereviz içerdiği lifler yardımıyla sindirim sisteminin sağlığına katkı sağlar. Ayrıca bol miktarda su içerdiği için gereksiz maddelerin kolay bir şekilde dışarı atılmasını sağlar. Kabızlığa neden olan bağırsaklarda hareketsizlik ve kurumayı giderir. Dikkat: Kereviz idrar söktürücü özelliğinden dolayı ishal sorunu yaşayanlarda problemi daha da arttırabilir. Bu yüzden ishal sorunu yaşıyorsanız kereviz tüketimini ertelemelisiniz.

Kereviz Göz Sağlığını Korur: Kerevizin göz sağlığını koruyan A vitamini açısından çok zengin olduğunu söylemek mümkün. Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan görme sorunları ve gözlerdeki dejenerasyonu giderir. Günde 1-2 kereviz sapı tüketimi vücudun ihtiyaç duyduğu A vitaminin neredeyse %10’unu karşılar.

Kereviz Kötü Kolesterorlü Dengeler: Kerevizin içerdiği ‘‘Butylphthalide’’ adındaki bileşen ‘‘kötü’’ kolesterolün sağlıklı seviyelerde seyretmesini sağlar. Bu bileşen ayrıca kerevize otantik tadını verir. Chicago Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma sonucuna göre günde iki sap kereviz tüketimi kötü kolesterolü ortalama 7 puan düşürme özelliğine sahiptir. Kerevizin kolesterolü düşürmesi, yüksek kolesterole bağlı diğer hastalıkların ortaya çıkmasına da engel olur. (Kalp-damar hastalıkları, felç ve inme gibi)

Kereviz Kan Basıncını Azaltır: Kerevizin içerdiği ve ‘‘fitalid’’ olarak adlandırılan bir bileşen kan dolaşımının sağlıklı bir şekilde yapılmasına katkıda bulunur. Bunun yanında kereviz yüksek kan basıncını da düşürür.

Cinsel Sorunları Kereviz Çözebilir: Kerevizin cinsel sağlık sorunlarına da faydası bulunmaktadır. Bu konuyla alakalı olarak. Dr. Alan R. Hirsch’ın çalışmaları kerevizin içerdiği bazı bileşenlerin sağlıklı cinsel yaşam için katkıda bulunduğunu ortaya koymuştur. Dr. Alan R. Hirsch’ın günde 1-2 kereviz sapı tüketmenin cinsel sağlık sorunlarına faydalı olduğunu belirtmiştir.

Kereviz Kanserle Mücadele Eder: Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, “luteolin’” olarak adlandırılan bir bileşenin kerevizde bol miktarda olduğunu ve bu bileşenin kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediğini ortaya koymuştur. Bu çalışma sonucunda düzenli olarak kereviz tüketiminin meme kanseri hücrelerinin yayılmasını geciktirdiğini ve meme kanserine yakalanma riskini azalttığını ortaya koymuştur.

Kereviz Tohumunun Faydaları: Kereviz, bitki olarak maydanoz ailesinin bir türüdür. Kerevizin botanik ismi “Apium graviolens”dir ve sağlık açısından faydalı bir bitkidir. Kereviz tohumu, kereviz bitkisinin kurutulmasıyla elde edilmektedir. Kereviz tohumu az miktarda kalorifik değere sahiptir ve beslenme değeri yüksektir. Kereviz tohumu bunun yanında bazı hastalıklardan korunmak için tıbbi değere sahiptir. Kereviz tohumunun sağlığımıza sunduğu faydalardan bilinenleri şunlardır:
  • Kereviz tohumunun kanserle mücadele etme özelliği vardır. İçerdiği “poliasetilenler” ve “phthalates” bileşenleri, aktif olarak tümörlerle mücadele etmesini sağlar. Bir büyük bardak suda 1 çay kaşığı kereviz otu kaynatılarak süzülür ve içilir. Bu şekilde vücudumuzu kansere yakalanma riskinden koruyabiliriz.
  • Kereviz tohumu kan basıncı düzeyini dengeler ve sağlıklı seviyede tutar. Bunun için kereviz tohumunu kaynatarak süzdükten sonra suyu içilebilir.
  • Kereviz tohumunun karaciğerde meydana gelen enfeksiyonlara karşı etkili olduğu söylenmektedir ama bu klinik araştırmaları ile ispatlanmamıştır.
  • Kereviz tohumu kolesterol düzeyini dengeler. Yüksek kolesterolden dolayı kalpte meydana gelebilecek problemlerin oluşmasına izin vermez.
  • Kereviz tohumu flavonoid, linoleik asit, kumarinlerin gibi çok farklı uçucu yağlar içermektedir. Bu yağlar ve bileşenler yardımıyla birçok hastalığa iyi gelir.
  • Kereviz tohumu günlük olarak tüketildiğinde eklem ağrılarını hafifletir.
  • Gut ve romatizma hastalıklarına şifa olabilir.
  • Kereviz tohumu rahimde meydana gelen hasarları giderebilir. Bunun yanında rahimdeki sorunlardan kaynaklanan kas spazmı problemlerini giderebilir.
  • Adet kramplarını giderebilir.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır ve son derece yararlıdır. Bu özelliği sayesinde vücutta bulunan toksinleri dışarı atar.
  • Antioksidan özelliği enfeksiyon hastalıklarına karşı bünyenin savunmasını geliştirir ve hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
Kereviz Sapının Faydaları: Kereviz çeşitli besin ve vitaminleri içeren doğal bir besin kaynağıdır ve sağlık açısından bilinen birçok faydasını bu yazıda geniş bir şekilde ele aldık. Aynı şekilde kereviz sapı da sağlık açısından önemli element ve bileşenler içermektedir.
  • Kereviz sapı mükemmel sakinleştirici, ağrı kesici, antiseptik, antialerjik ve diğer tedavi edici özelliklere sahiptir.
  • Kereviz sapı ülser, gastrit, hazımsızlık, iştahsızlık başta olmak üzere sindirim sistemi ile ilgili çeşitli hastalıklara faydalıdır.
  • Kereviz sapının karaciğer ve mesane işlevini geliştirmeye yardımcı olur. Doğranarak ya da yemeklerde kullanılabilir. Çiğ olarak tüketilebilir.
  • Düzenli olarak tüketilen bir adet kereviz sapı artrit ağrıları sakinleştirir ve şişlikleri giderir.
  • Kereviz sapı, görme sorunlarına iyi gelir ve göz sağlığını korur.
  • Genel anlamda vücut sağlığını koruyan kereviz sapı, metabolizmanın dayanıklığını arttırır.
  • Kereviz sapının cinsel sorunların düzelmesine yardımcı olduğunu söyleyen sağlık uzmanları vardır.
  • Düzenli olarak günde bir iki kereviz sapı tüketimi zihni geliştirir. Beyin üzerinde olumlu etkilere sahiptir.
  • Düzenli kereviz sapı tüketimi aynı zamanda yağ yakmaya ve kilo vermeye yardımcı olabilir. Kereviz sapı diyette olanlar için harika bir besin kaynağıdır.
Kerevizin Zararları: Kerevizin sağlıklı insanlara bir zararının olduğu tespit edilmemiştir ama aşırı tüketime bağlı olarak bazı yan etkileri olabilir.

MARUL

Marul
Yüzyıllardır hem sayızlamak hemde vücuttaki toksinleri temizlemede etkili olduğu bilinen göbek marul, bu faydasını içerdiği sıvı oranı sayesinde yaptığı ortaya çıkarıldı. Düzenli tüketilen marul vücudun bağışıklığını güçlendirerek hastalıkalra karşı bir kalkan oluşturur.

Kısa ve yeşil sebze marul boyunun tersine sağlık açısından çok büyük katkılarda bulunmaktadır. Yeşillik ailesinin en çok tüketilen üyesinden birisi olan marul insanlığın bilinen en eski sebzelerinden bir tanesidir muhtemelen.

Marulunun çıkış yeri olarak Akdeniz ve Ortadoğu olarak gösterilir ama şimdi modern dünyada bütün dünya mutfaklarında yaygın olarak yemeklerde kullanılmaktadır. Özellikle salatalarda. Ayrıca aperitif yiyeceklerin yanında yer alır, çiğ köfteden sandviçe marul mutlaka bir şekilde kendisini gösterir.

B1 ve B 12 vitaminlerini içeren marul, özellikle K ve A vitamini açısından çok zengin bir besin kaynağıdır. Bunun dışında potasyum açısından çok zengindir. Ayrıca magnezyum başta olmak üzere birçok mineral içerir.

Marulun faydaları : Marulun sağlık açısından faydaları kendi türleriyle nerdeyse aynıdır. Etkili bir demir deposu olduğundan dolayı marul demir eksikliğinden kaynaklanan anemi hastalığı ve saç dökülmesine karşı bünyeyi güçlendirir. Demir aynı zamanda kan ve damar sağlığının korunmasına da yardımcı olur. Bunun yanında beyne sağlıklı bir şekilde oksijen gitmesi için demir hayati önem taşır.

Marul aynı zamanda çok şaşırtıcı bir şekilde saç ve cilt sağlığını da korumaya yardımcı olabilir. İçerdiği K vitamini gebelik döneminde anne adaylarının ihtiyaç duyduğu vitaminlerin başında gelir.

Marulun duyunca sizinde şaşıracağınız sağlık açısından faydalarını şu şekilde sıralamamız mümkün:

Marulun Cilt Sağlığına Faydaları: Günlük bir miktar marul tüketimi cilt hücreleri için gerekli olan A vitaminin %100’nü karşılar. Bu durum cildin canlı kalmasını ve cilt hücrelerinin sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Cilt sağlığının sağlıklı kalması için kan dolaşımının sağlıklı bir şekilde devam etmesi elzemdir. Kan dolaşımının sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlayan madde ise potasyumdur. Potasyum yardımıyla marul cilt sağlığına katkısını destekler.

Marul cilt sağlığını sağlamanın dışında aynı zamanda düzenli olarak tüketilmesi durumunda korur. E ve C vitamini kombinasyonu açısından zengin olan marul bu özelliği sayesinde cildi zararlı güneş ışınlarından korur, ayrıca makula dejenarasyonu riskini azaltır ve katarakt hastalığına yakalanma riskini azaltır.

Marulun cilde diğer bir katkısı ise temizleyici rolünün olmasıdır. Cildi toksinlerden temizleyerek cilt gözeneklerinin açılmasını ve doğal bir şekilde nemlenmesini sağlar. Bu durum özellikle kuru ciltler için çok önemlidir. Kuru ciltler özellikle kış aylarında nemlenmez ve cilt dökülmeye başlar. Fakat marul bu sorunu kısa sürede ortadan kaldırabilir.

Marul aynı zamanda bazı cilt hastalıklarıyla da mücadele edebilir, egzama ve alerji sorunları için marulu bir miktar suda kaynatın ve suyunu 10-15 dakika boyunca cildinize masaj halinde uygulayın. Bu uygulama cildinizin hastalıktan etkilenen kısmının iyileşmesini sağlayabilir.

Marul Uyku Sorunlarını Giderebilir: Marulun etkili bir idrar söktürücü olduğu bilinir ama uyku sorununu çözdüğü çok az bilinen bir gerçektir. Akşamları bir miktar marul salatası tüketimi deliksiz bir uyku çekmenize yardımcı olabilir. Çeşitli nedenlerden dolayı uyku sorunu yaşıyor iseniz düzenli olarak marul tüketmenizi öneririz.

Marulun Saç Sağlığına Faydaları: Marulun sağlık açısından birçok faydası genelde bilinir ama saç sağlığı açısından çok önemli mineraller içerdiği gerçeğini çok az kişi bilir. Marulun içerdiği bol miktardaki demir başta olmak üzere diğer mineraller ve vitaminler saçların sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamasının yanında marul suyunun saçlara uygulanması saç dökülmesi ve kellik sorunlarına yakalanma riskini azaltabilir.

Marulun içerdiği besinler saç köklerini sağlamlaştırır ve saçlara doğal bir renk ve yumuşaklık kazandırır. Marul suyunun kafa derisine uygulanması artı kepek sorunu başta olmak üzere kaşıntı ve alerji sorunlarını ortadan kaldırabilir.

Protein Deposu Marul: Protein hem çocuklarda hem de yetişkinlerde vücudun yapı taşını oluşturur. Proteinler vücutta kas gelişimi başta olmak üzere birçok metabolik reaksiyonlar için gerekli olan besin maddelerini temin eder ve marulun %2’sini proteinler oluşturur.

Doğal Şeker İçin Marul: Şeker ve özellikle yapay olarak hazırlananlar sağlık açısından fayda yerine zarara neden olur ama her sağlıklı vücut aynı zamanda şekere ihtiyaç duymaktadır. Sebzeler birçok vitamin ve minerali sağlarlar ama çok azı marul gibi şeker içermektedir. Şeker ihtiyacınızı doğal ve en sağlıklı yollardan karşılamak için bol bol marul tüketebilirsiniz.

Demir Deposu Marul: Demir birçok organın sağlığı için önemli bir maddedir ve eksikliği bazı sağlık sorunlarına neden olur, en çok bilinen ve yaygın olanı kansızlık diğer bir ifade ile anemi hastalığıdır. Marul birçok meyve ve sebzenin içerdiği demir oranının dört katını içerir. Marul yapraklarının tam bir demir deposu olması birçok açıdan sağlığımızı korumaya yardımcı olabilir.

Gebelik Döndeminde Marul: Anne adaylarının gebelik döneminde en çok ihtiyaç duydukları vitaminlerin başında K vitamini gelir. K vitamini gebelik döneminde anne adaylarında çok sık rastlanan sinirlilik haline çok iyi gelmektedir. Marulda bulunan K vitamni diğer birçok sebze ve meyveden üç kat daha fazladır.

C Vitamini Deposu Marul: C vitamini serbest radikallere karşı en etkili vitaminlerin başında gelir. Bu özelliğinden dolayı birçok hastalığa yakalanma riskini azaltırken bazı hastalıkların da tedavisinde kullanılmaktadır. Antioksidan etkisinden dolayı marul kanser hastalıklarına bile yakalanma riskini azaltır.

Marul Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: Marul çok az yağ ve kalori içermektedir. Bu özelliğinden dolayı kilo vermek isteyen kişilerin bolca tükettiği sebzelerin başında gelir. Ayrıca bol tüketilmesi tokluk hissini arttırır.

Omega-3 Yağ Asitleri: Marulun içerdiği omega-3 ve omega-6 yağ asitleri genel sağlık açısından çok önemlidir. Bunun dışında beyin sağlığı için bu yağ asitleri hayati önem taşımaktadır. Bu özelliğinden dolayı özellikle çocukların gelişme döneminde zihin sağlığına ciddi anlamda katkı sağlayabilir.

Toksinleri Temizler: Marulun bol miktarda içerdiği kalite değeri çok yüksek olan mineraller bünyenin toksinlerden temizlenmesine yardımcı olduğu gibi toksinlerin özellikle safra ve akciğere verdiği zararı azaltabilir.

Düşük Glisemik İndeksi: Marul çok az değerlerde kalori içermektedir ve glisemik indeksi sıfır olarak kabul edilir ve bu nedenle tüketimi kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olur.

Kalp ve Damar Sağlığını Korur: Marulun içerdiği mineral, bileşen ve vitaminler çok geniş yelpazede sağlığımıza hizmet eder. Antioksidan etkisinin olması ve serbest radikallerle toksinleri bünyeden atabilmesi aynı zamanda kalp ve damar sağlığının korunmasında da çok etkili rol oynamasını sağlar.

Kolesterol ve şeker düzeyini sağlıklı düzeyde tutmayı başarması bu duruma ayrıca bir artı kazandırır.

Marulun Zararları : Marulun genel anlamda sağlık açısından faydalarından bahsettik ama bazı sebzeler ve meyveler çok yoğun besinler içerir. Marul bunlardan sadece birisidir. Bu yüzden marulun aşırı miktarlarda tüketilmesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Marul belki düzenli olarak tüketilmesi gereken besinler arasında ama mutlaka az miktarlarda tüketilmesi gerekir.
  • Yabani marulun doğrudan cilde uygulanması deri veya ciltte tahrişe neden olabilir.
  • Aşırı miktarda yabani marul tüketimi çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir, terleme, nefes darlığı, görme kaybı ve hatta daha büyük sorunlara neden olabilir.
  • Yabani marulun gebelik döneminde faydalı olup olmadığı konusunda farklı görüşler var, en doğrusu doktora danışarak tüketmek.
  • Prostat büyümesi ve idrar sorunu olan kişiler marul tüketimini kesmelidirler. Bunun için ayrıca doktorlarına danışabilirler.
  • Bazı marul çeşitleri alerjik büneyeye sahip olan kişilerde sorunu tetikleyebilmektedir.
  • Göz hastalıkları olan kişiler yabani marul tüketiminden uzak durmalıdırlar. Marul sorunu daha da kötüleştirecek madde içerir.
  • Yabani marul merkezi sinir sistemini etkileyebilir, bu yüzden önceden planlanmış ameliyatlardan en az 2 hafta önce tüketimi durdurulmalıdır.
KAVUN

Kavun
%90 oranında su içeren kavun, potasyum ve C vitamini deposu diyebiliriz. Kan basıncını düzenliyor olması, kabızlığı gidermesi ve tok tutması da bonus!

Kavun genellikle yaz aylarında yetişir. Kavunun tamamen olgunlaştığını tatlı aromasından ve kanarlarındaki yumuşaklığından anlarız. Kavunun çok naif bir kokusu vardır. İçinde yumuşak ve beyaz çekirdekleri olan kavun, yassı ve genelde sarı ve yeşil renklerdedir.

Kavunun naif kokusu ve hoş tadı yanında sağlık açısından da birçok faydası vardır. İçerdiği yüksek derecede vitamin ve besinler yardımıyla sağlıklı bir yaşam için katkı sağar. Kavun A, B ve C vitaminleri açısından çok zengindir. Bunun dışında bol miktarda B vitamini kompleksi içerir B1 ( tiamin), B3 (niasin), B5 (pantetokin asit) ve B6 (pridoksin) içermektedir. Bunlara ek olarak E ve K vitaminlerini de içermektedir.

Ayrıca sodyum, potasyum, magnezyum, demir, bakır ve alfe-beta karotenlerini zengin miktarda içermektedir.

Kavunun faydaları : Çok lezzetli bir tadı olan kavunun tadı ve aroması içerdiği birçok vitamin ve mineraller yardımıyla da çok geniş bir yelpazede sağlığımıza katkıda bulunur. Hazmı kolay olduğu için sindirim sistemi için faydalı bir meyvedir. Bunun yanında içerdiği zengin miktardardaki besinlerin yardımıyla genel anlamda sağlığımız ve bağışıklık sistemine katkıda bulunur. Kanseri önleyici özelliği olan kavun aynı zamanda çağımızda çok sık rastlanan kalp ve damar hastalıklarına da iyi gelmektedir. Stresle mücadele etmemizde yardımcı olabilir. Göz sağlığını koruyan nadir besinlerden bir tanesidir. Kavunun faydalarını şu şekilde sıralamak mümkün:

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Kavun kırmızı kan hücrelerini uyararak bağışıklık sistemini canlandırır. C vitamini açısından zengindir. Bu özelliğinden dolayı vücuda saldırıda bulunan yabancı maddelerin ve bakterilen bu saldırılarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücutta serbest radikallere karşı mücadeleyi arttırır.

Kavun Kalp ve Damar Sağlığını Korur: Potasyum bakımından oldukça zengin olan kavun, bu özelliği sayesinde kalp ve damar sağlığını korur. Bunun yanında vücuda zarar veren hipertansiyonu engelleyen sodyum içermektedir. Kan inceltmeye yardımcı olan maddeleri içeren kavun bu özelliği yardımı ile ayrıca kalp sağlığına fayda sağlar. Bol miktarda içerdiği folatlar ise kalp krizi riskini azaltır, C vitamini ise alterlerin sertleşmesini engeller.

Kavun Kanseri Önleyebilir: Kavun, kanserle etkili bir şekilde mücadele etmek ve vücuttaki serbest radikalleri etkisiz hale getirip atmaya yarayan beta-karoteni ve C vitaminini yüksek miktarda içerir. Bu özelliği sayesinde vücut hücrelerine saldıran ve kanserin büyümesine neden olan serbest radikallerin etkisini azaltır.

Kavun Stresle Mücadele Etmeye Yardımcı Olur: Kalp atışının normalleşmesini sağlayan kavun böylece beyine giden oksijen artışını sağlar. Beynin daha fazla oksijen almasını sağlayan diğer özelliği ise bol miktarda potasyum içermesidir. Bunun yanında kan basıncını düzenleyerek sinir sisteminin rahatlamasını sağlamaktadır. Bütün bu özellikleri sayesinde kavun, oksidatif stresten kaynaklanan hücre ölümlerini engeller.

Kavun Göz Sağlığını Korur: Kavun göz sağlığını ve görme yeteneğini koruyan beta-karoten açısından oldukça zengindir. Vücut tarafından emilimi gerçekleştirilen beta-karoten görmeyi geliştiren A vitaminine dönüştürülür. Düzenli olarak kavun tüketildiğinde göz hastalıklarının en yaygını olan katarakt hastalığına yakalanma riskini %40 oranında düşürür.

Kavun Diyabetik Nefropati Önler: Diyabetik nefropati böbrek hücrelerine hasar veren tehlikeli bir hastalığın adıdır.”Oxykine” olarak bilinen kavun özü bu hastalığın önüne geçebilir. Bu özelliğinden dolayı kavun, diyabet ve obezite sorunları olan hastalara yardımcı olabilir.

Kavun Akciğer Sağlığını Korur: Sigara kullanımı vücutta A vitaminin azalmasına neden olmaktadır. Kavun içerdiği maddeler yardımıyla A vitamini eksiğini gidermeye yardımcı olmaktadır. Sigaranın akciğerlere verdiği zararı azaltma özelliği vardır. Bu yüzden özellikle sigara tüketen kişilerin kavun tüketmelerini öneririz.

İnsomnia Sorununu Giderebilir: Sinirleri yatıştırıcı ve haliyle endişeleri giderici bileşenler içeren kavunun ayrıca bir çeşit müshil özelliği vardır. Bu özelliği yardımıyla sinirleri yatıştırır ve ayrıca uykusuzluk sorunlarını giderebilir.

Adet Sorunlarını Giderebilir: Kavunun bol miktarda içerdiği C vitamini kadınlarda adet döngüsünün düzenli olarak gerçekleşmesini ve adetten kaynaklanan kramp ve ağrıların yatışmasını sağlar. Kavun aynı zamanda adet döneminde kanın pıhtılaşmasına engel olabilir.

Kavun Kilo Vermeyi Kolaylaştırır: Kavun kilo vermeyi kolaylaştıran düşük kalorili yüksek lifler içermektedir. Uzun süre açlık hissini doğal yollarla bastırmanıza yardımcı olabilir, bu özelliği yardımıyla diyet yapan kişiler için bolca tüketilmesi gereken meyveler arasındadır. Ayrıca fazla lif içeren diğer bazı besinler gibi midede çok fazla yer kaplayarak şişkinliğe neden olmaz.

Kavun Sigarayı Bırakmaya Yardımcı Olabilir: Kavun sigara bırakmak isteyen kişilere yardımcı olabilir. Kavunun içerdiği harikulade besinler ve bileşenler vücutta nikotin eksikliği hissini giderebilmektedir. Bünye nikotin eksikliği hissettiği an sigara tüketimini tetikler, bu yüzden durmadan sigara tüketilir. Kavun bu olguyu ortadan kaldırarak sigara tüketimini azaltır hatta ortadan kaldırabilir. Ayrıca sigara tüketimi A vitamini eksikliğine neden olur, kavun A vitamini eksikliğini giderebilir.

Kavunun Hamile Kadınlar İçin Faydaları: Kavunun gebe kalmak isteyen kadınlara yardımcı olduğu bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçektir. Kavunun bol miktarda içerdiği folat kadınlarda üreme kapasitesini arttırır ve aynı zamanda folat hücreleri korur. Bu özelliğinden dolayı gebe kalmak isteyen kadınların düzenli olarak tüketmesi gereken besinlerin başında kavun gelir.

Bağırsak Sağlığına Faydalıdır: Düzenli olarak kavun tüketimi bağırsak sağlığının korunmasına yardımcı olabilir. Özellikle kavunun tohumları bağırsak kurtlarının atılmasına yardımcı olabilir. Kavun tüketilirken genelde tohumları atılmaktadır. Halbuki kavun tohumlarının bağırsak sağlığı dışında hazımsızlık, ateş düşürme, öksürük gibi sorunların tedavisine yardımcı olabilir.

Kavunun Diğer Faydaları: Kavun diş ağrılarını giderebilir, ağrıyan yere uygulanabilir veya kavunun kabuğu kaynatılarak soğutulur ve suyu gargara yapılarak ağrıyan dişe uygulanır. Bu uygulama diş ağrısını hafifletir.

Kavun cilt ve saç sağlığı için de faydalıdır. Cildin nemlenmesini sağlar. Kavun çok yaygın olarak cilt bakım ürünlerinde kullanılmaktadır. Bol miktarda C vitamini içerdiği için cildin yenilenmesini sağlar.

Bazı cilt hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olabilir. Egzama sorunlarının giderilmesinde önemli rol oynar. Kavun aynı zamanda saç sağlığı için de faydalı bir meyvedir.

Saç dökülmesini engeller, saçların daha gür ve sağlıklı çıkmalarına yardımcı olabilir. Saçların uzamasını teşvik eder.

Kavun Çekirdeğinin Faydaları: Genelde kavunun içini temizleyip, çekirdeklerinden ayıkladıktan sonra tüketmeyi tercih ederiz. Fakat kavun çekirdeklerinin de sağlık açısından birçok faydası var. Kavun çekirdekleri özellikle cilt bakım kremlerinde ve ürünlerinde çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kavun çekirdekleri çok yoğun vitamin ve sağlık açısından faydalı olan bileşen ve mineraller içermektedir. Kavun çekirdeklerinin sağlık açısından faydalarını şu şekilde sıralamak mümkün:
  • Yaz meyvesi olmasına rağmen kavun çekirdekleri kurutularak uzun süre saklanabilir ve kış aylarında üşütmeden kaynaklanan öksürük sorunları için kullanılabilir. Kavun çekirdeği öksürük ve yüksek ateş gibi sorunları giderebilir.
  • Kavun çekirdeği cilt sağlığı için çok faydalıdır, bu yüzden kozmetik ürünlerinde çok yaygın olarak kullanılmaktaıdır. Cilde parlaklık kazandırır ve yumuşamasını sağlayabilir.
  • Kavun çekirdekleri anemi hastalığına iyi gelir ve aynı zamanda anemi hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Gut hastalığı için kavun çekirdeklerinin çok faydalı olduğu düşünülmektedir. Gut hastaları düzenli olarak tüketebilirler.
  • Kavun çekirdeği aynı zamanda farklı kanser hastalıklarına yakalanma riskini azaltabilmektedir.
  • Sindirim sistemi için faydalıdır. Bağırsakların temizlenmesini sağlar.
  • Kavun çekirdeği aynı zamanda mide sağlığının korunmasına yardımcı olur. Midede asit oranının dengelenmesini sağlar.
Ağaç Kavununun Faydaları: Ağaç kavunu bildiğimiz klasik kavunlardan biraz daha farklı bir meyvedir. Kabuğu kalın ve limon gibi sarı renktedir. Daha çok pastacılık ve şekerlemelerde kullanılmaktadır. Ayrıca parfüm sektöründe de yaygın olarak kullanılan ağaç kavununun otantik bir kokusu vardır. Ağaç kavunu içerdiği vitamin ve mineraller yardımıyla vücut sağlığını korumaya yardımcı olur. Ağaç kavununun faydalarını şu şekilde sıralamak mümkün:
  • Sinir sistemini korur ve kasları rahatlayıcı özelliği vardır.
  • İçerdiği besin maddeleri kılcal damarların sağlığının korunmasına yardımcı olur.
  • Ağaç kavunun kabızlığı giderici özelliği vardır. Genel anlamda sindirim sistemi sağlığını korur.
  • Safra kesesi sağlığını koruyan ağaç kavunu aynı zamanda safra kesesinde meydana gelen sorunlardan dolayı meydana gelebilecek kusmaları engelleyebilmektedir.
  • Kalp sağlığını giderir, kalp çarpıntısını giderdiği gibi kalp atışlarınının düzenlenmesine yardımcı olur.
  • Ağaç kavununun yaprakları da sağlık açısından faydalıdır ve yaygın olarak alternatif tıpta kullanılmaktadır. Ağaç kavunu yapraklarını koklamak baş ağrısının giderilmesine yardımcı olur.
  • Ağaç kavunu solunum yolları için de faydalıdır, nefes açıcı özelliği vardır. Serbest radikallerin neden olduğu sorunları giderir.
  • Cilt ve saç sağlığını korur.
Kavunun Zararları : Kavun genelde her yaştan kişinin sağlık açısından güvenle tüketebileceği meyvelerin başında gelir. Aşırı tüketilmediği sürece herhangi bir zararı yoktur. Bazı sağlık uzmanları kavunun şu zararlarına vurgu yapmaktadırlar:
  • Bazı sağlık uzmanları kavunun diyabet hastaları için risk teşkil edecek kadar şeker bulunmadığını savunurken, bazıları kavunun şeker hastalarının tüketmemesi gerektiğini savunmaktadırlar. Bu yüzden en doğrusu şeker hastalarının doktorlarına danışarak tüketip tüketemeyeceklerini veya ne kadar tüketebileceklerini öğrenmeleridir.
  • Kavunun etkili bir antioksidan olmasına rağmen ve özellikle kavun çekirdeklerinin sindirim sistemi iltihaplarına karşı etkili olduklarını söyleyen sağlık uzmanları olmasına rağmen, bir kısım sağlık uzmanları kavun ve kavun çekirdeklerinin sindirim sistemi iltihabı sorunu yaşayan kişilerde zararlı olduğunu savunmaktadırlar.
  • Kavunun ülser hastalığına iyi gelmediği düşünülmektedir.
ÇİLEK

Çilek
C vitamini bakımından zengin olan çileğin içerisinde %90 oranında su var. Ayrıca kendisi kalp ve damar hastalıklarını önlüyor, enfeksiyonlarla savaşıyor.

Çilek herkes tarafından sevilerek yenmesinin yanında faydaları ile de sağlığı koruyan bir meyvedir. Yüksek oranda C vitamini içermesi ile hastalıklara karşı koruma sağlaması, kırışık oluşumunu engellemesi, aknelere karşı kullanılması çileğin faydaları arasındadır. Aynı zamanda dünya üzerinde birçok alanda kullanılır. Pasta yapımı, meyve suları ve reçel üretimi başlıca kullanıldığı sektörlerdir.

C vitamini başta olmak üzere birçok vitamin içeren, antioksidan özelliği olan çileğin faydaları;
  • Göz sağlığını korur. İyi bir antioksidan kaynağı olması sebebiyle gözleri katarakta karşı korur. Gözlerin güneşin sert ışınlarından korunması için C vitaminine ihtiyaç vardır. Aynı zamanda C vitamini kornea ve retinanın güçlendirilmesinde de önemli bir rol oynar. Çilek de C vitamini içerdiği için göz sağlığı için faydalıdır.
  • Kırışıklıklara karşı koruma sağlar. C vitamini cildin elastikiyetini ve yaşlanmaya karşı direncini arttırır. Yaş ilerledikçe cildin kolajen yapısı kaybolur. C vitamini kolajen yapının korunmasını sağlayarak daha genç görünmeye yardım eder. Bu nedenle genç görünmeyi sağlaması çileğin faydalarından biridir.
  • Akneleri yok eder. Akneler ve sivilceler için birçok yöntem mevcuttur. Çilek de onlardan biridir. Bir kasenin içine 8 adet çileği doğrayın. Üzerine 1 yemek kaşığı süt ilave edin. Süt ile birlikte çilekleri ezin. Bu karışımı yüzünüze sürün. 10 dakika bu şekilde bekletin. Daha sonra yüzünüzü yıkayarak temizleyin. Aknelere karşı haftada bir kere bu uygulamayı yapabilirsiniz.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçeriğindeki C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini enfeksiyonlara, hastalıklara karşı korur. Soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı koruma sağlar. Ayrıca C vitamini vücudu toksin maddelere karşı korur, yabancı cisimlere karşı beyaz kan hücrelerini uyarır.
  • Boyun tutulmasına iyi gelir. Boyun tutulması tedavisi için yarım kilogram çilek, iyice ezildikten sonra, temiz bir tülbente konup, boyuna sarılır. 6 saat sonra sargı açılıp, ılık suyla yıkanır. Boyun tutulmasına iyi gelmesi de faydaları arasındadır.
  • İdrar söktürücü ve ishal giderici etkileri vardır. İştah açıcı, ishale karşı ve idrar söktürücü etkileri için 50 gr. kuru yaprak 1 lt. suda kaynatılır ve günde 3 bardak içilir.
  • Kalp için faydalıdır. Yapılan bir araştırmaya göre kalp krizi geçirme riskini azaltır. İçeriğindeki antosiyaninler sayesinde düzenli tüketildiği takdirde, genç ve orta yaşlı kadınlarda kalp krizi geçirme oranını %32 azalttığı sonucuna varılmıştır.
  • Gözlerin altındaki morlukları giderir. Bu etkisi için çilekleri dilimleyerek gözlerinizin altına koyun. 10 dakika bu şekilde bekleyin. Sonrasında yüzünüzü yıkayın. Bu uygulama göz altı morluklarının zamanla yok olmasına yardım eder.
Çileğin Faydaları : Çileğin faydaları bakımından sıralamada en üstlerde bulunmaktadır.
  • Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır. Ayrıca A, B1, B2, B3, vitaminleri, kalsiyum, fosfor ve demir de içerir.
  • Güçlü bir antioksidandır.
  • Kötü kolesterolü engeller. Bunun sonucunda da kalp sağlığını korur.
  • İyi bir lif kaynağıdır. Lif, sağlıklı bir sindirim için önemli rol oynar. Lif içeriğinin yüksek olması sebebiyle kabızlığa iyi gelir. Bağırsak hareketlerini düzenler.
  • İştah açıcıdır.
  • Meyvelerin suyu deride kronik yaralarda iyileşmeyi hızlandırır.
  • Bedenimize sızmış olan bazı virüsler için öldürücü etkiler taşır. Bunlar arasında çocuk felci, bazı ağız ve deri yaralarını oluşturan virüsler sayılabilir.
  • İçeriğindeki antioksidanlar ve fitokimyasallar nedeniyle eklem iltihabının oluşmasını engeller.
  • Romatizma için faydalıdır.
  • Beyin fonksiyonlarını arttırır. Yaşlanmaya bağlı olarak beynin bazı işlevleri zarar görebilir. Bu işlevlerin zarar görmesine karşı beyni korur.
  • Kan basıncını düzenlemesi sebebiyle tansiyonu da dengeler.
  • Ayrıca geleneksel olarak aknelere karşı kullanılır.
  • Kansere yakalanma ve kanserden ölme riskini azalttığı, yapılan araştırmalar sonucu kabul görmektedir.
  • İdrar söktürücü etkisi vardır.
  • Gut hastalığına iyi gelir.
  • Bağırsak kurtlarını dökücü etkisi vardır.
  • Bu şifalı bitki, kanı temizler, ağız kokularını giderir ve karaciğer rahatsızlıklarına da iyi gelir.
Nasıl tüketilmeli : Meyvesi tek başına günlük olarak tüketilebileceği gibi, meyvelerinden reçel de yapılabilir. Meyvelerin aç karnına yenmesi daha yararlıdır. Çünkü aç karnına yenen taze meyveleri daha iyi sindirilir. Ayrıca çilek meyveleri ezilerek püre haline getirilir ve süt ile karıştırılıp cildi temizlemek ve cilde tazelik vermek için kullanılır.

Çileğin zararları :
  • Aşırı tüketimi cilt rahatsızlığı olan kişilerde alerjiye bağlı olarak kaşıntıya sebep olabilir.
  • Çilek içeriğinde oksalat bulundurur. Vücutta oksalat seviyesi arttığında kristalleşme görülebilir. Bunun sonucunda da safra kesesi veya böbrekler etkilenir. Bu nedenle safra kesesi yada böbrek rahatsızlığı olan kişiler çilek tüketmekten kaçınmalıdır.
YOĞURT

Yoğurt
%80 gibi önemli bir oranda suya sahip olan yoğurt, içeriğindeki yararlı bakteriler ile bağırsak düzenleyici görevini üstleniyor. Üstelik kemiklere, dişlere, sinirlere ve kaslara da çok iyi geliyor.

Yoğurt akşam yemeklerinin, diyet yemeklerinin, pilav, makarna gibi yiyecekleri süsleyen hemen hemen her evde bulunur. Sütten elde edilmesi sebebiyle yoğurt faydaları oldukça fazladır. Çocukluk ve ergenlik döneminden yaşlılık ve özellikle kadınlarda menopoz döneminde sıkça tüketilmesi gereken bir besindir. Güçlü bir kemik yapısına sahip olmak için mutlaka her gün tüketilmelidir.

Yoğurdun faydaları : Yoğurdun faydaları saymakla bitmiyor.

Sade olarak tüketilmesinin yanında günümüzde meyveli, light yani yağsız türleri de bulunan bu faydalı yiyecek, her yaş grubu tarafından afiyetle tüketilir. Özellikle çocuklar böğürtlenli, çilekli yada kayısılı gibi meyveli türlerini tüketirken, diyet yapan kişiler yağsız yada diyet yoğurdu tercih eder. İşte yoğurdun faydalarından bazıları:
  • A, B1, B2, B3, B12 vitaminleri ile birlikte yüksek miktarda folik asit içerir.
  • Aynı zamanda kalsiyum, potasyum, magnezyum, fosfor, çinko ve iyot açısından da oldukça zengindir. Ancak en fazla içerdiği mineral kalsiyumdur. Süt ürünü olması sebebiyle peynir ve ayran gibi yüksek miktarda kalsiyum içerir.
  • Sindirim sistemine etki ederek hazımsızlığı giderir.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, zararlı mikroorganizmalarla mücadele etmeye yardımcı olur.
  • Damar sertliği için de faydalıdır.
  • Et yemeyen kişilerin bolca tüketmesi gereken bir yiyecektir.
  • Yüksek tansiyon yani hipertansiyona yakalanma riskini de azaltır.
  • Vücut için gerekli makro ve mikro besin elementlerini içerir.
  • Hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.
  • Obeziteyi engeller.
  • Vücuttaki yağların yakılmasını kolaylaştırır.
  • Bağırsak florasının iyileşmesine yardım eder. Bağırsak florasındaki yararlı mikroorganizmaların çalışmasını teşvik eder.
  • İshali önler.
  • Çocukluk ve ergenlik döneminde bol miktarda tüketilmelidir. Bu dönemlerde büyümeye ve gelişmeye karşı yarar sağlar.
  • Osteoporoz yani kemik erimesini engeller.
  • Hipertansiyon yani yüksek tansiyon hastalığına karşı fayda sağlar.
  • Kolon kanseri ve meme kanserine yakalanma riskini azaltır.
  • Yüksek miktarda içerdiği kalsiyum nedeniyle dişlerin güçlenmesine yardım eder.
  • Menopoz dönemindeki kadınların bolca yoğurt tüketmesi gerekir. Bu sayede menopoz döneminde güçlü kemiklere sahip olabilirler.
  • Yüksek oranda protein karbonhidrat içerir.
  • Kolesterolün düzenlenmesine yardım eder.
  • Çabuk kırılan ve güçsüz tüm hakları içinde büyük fayda sağlar.
  • Aynı zamanda kaslar için ne faydalıdır.
  • Cildin güzelleşmesine yardım eder. Güçlü, parlak ve güzel bir cilde sahip olmak için bolca yoğurt tüketilmelidir.
  • Saçların dökülmesini engeller.
  • Apse ve akne tedavisinde kullanılabilir.
  • Enerji verir.
  • Hücrelerin yenilenmesini yardım eder.
  • Nörolojik fonksiyonlarını düzenler.
  • Vücut dokularının yenilenmesine yardım eder.
  • Erken yaşlanmayı engeller, genç kalmaya yardım eder.
  • Göbek ve göbek çevresindeki yağların yakılmasını teşvik eder.
  • Vajinal enfeksiyonlar ile üreme sistemi enfeksiyonlarını önler.
  • Kuru ciltleri nemlendirir. Kuru ciltleri nemlendirici etkisi için yoğurdun içine bir miktar bal karıştırarak yüzünüze sürebilirsiniz.
  • Cildi nemlendirmesi için aynı şekilde bir miktar yoğurdu göz çevrenize dikkat ederek yüzünüze sürün. 10 dakika bekleyin. 10 dakika sonunda yüzünüzü ılık su ile yıkayarak temizleyebilirsiniz.
  • Siyah lekelere ve aknelere karşı da faydalıdır.
Yoğurt İle Zayıflamak Mümkün Mü? : Yapılan araştırmalara göre bu yararlı yiyeceği tüketen kişiler düzenli diyet yaparak kolayca kilo verebilirler. Yoğurt diyeti ile kısa zamanda istenen kiloya kavuşmak, zayıflamak mümkündür. Özellikle light yoğurt denilen yağsız yoğurt tüketilerek düzenli bir diyet ile kolay bir şekilde kilo verilebilir. Yoğurdun içine tarçın, zencefil ve zerdeçal karıştırılarak yenirse kilo vermeye yardım eder.

Bu şifalı besini hemen hemen her yerden temin edebilirsiniz. Bakkallardan, marketlerden kolaylıkla bulabileceğiniz bir yiyecektir. Aynı zamanda evde kendiniz de sütü mayalayarak yoğurt elde edebilirsiniz. Bu kadar kolay ulaşabileceğiniz ve bu kadar çok faydası olan bu şifalı yiyeceği bolca tüketmeyi ihmal etmeyin.

KARPUZ

Karpuz
%92 ile en sulu meyvelerden biri olan karpuz, yaz aylarının değişmezi. İçerdiği Beta-karoten, likopen ve C vitamini ile oldukça zengin olan karpuzun B vitamini deposu olduğunu da unutmamak gerek. Kolesterol seviyesinin yükselmesini engelleyen karpuzun yüksek şeker içermesinden dolayı abartılmadan tüketilmesi gerektiğini de hatırlatmakta fayda var.

Karpuz yaz aylarının en mükemmel meyvelerindendir. Serinletici ve hararet giderici özelliğinden dolayı dünyada en çok tüketilen meyveler arasındadır. Karpuz sağlığa şifalı gelen meyveler sıralamasında ilk sıralarda yer alır. Karpuzun saçtan tırnağa kadar bütün vücuda faydası olduğunu söylemek mümkün.

Karğuzun %92’ni su oluşturduğu için mükemmel bir serinletici ve nemlendiricidir. Tam bir A vitamini deposu olan karpuzun gözleri dinlendirdiği ve beslediğini, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyleyebiliriz.

Karpuzun faydaları : Karpuz içerdiği bol miktardaki farklı vitamin ve mineraller yardımıyla çok geniş yelpazade sağlığa katkı sağlamaktadır. Kanserle mücadeleden astım hastalığına, sindirim sisteminin düzenli çalışmasından kalp sağlığına kadar birçok hastalıktan bünyeyi korur.

Karpuz Kardiyovasküler Sistemi ve Kemik Sağlığını Korur: Karpuzun bol miktarda içerdiği ‘likopen’ bizim kalp ve damar sağlığımız için önemlidir ve ayrıca kemik sağlığını korumada önemli bir faktör olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında kan basıncını düzenler. Likopen açısından zengin gıdalar tüketen kişiler daha güçlü ve sağlıklı kemik yapılarına sahiptirler. Karpuz ayrıca kemik ve iskelet yapısını güçlendiren kalsiyum ve potasyum ihtiyacını karşılar.

Karpuz Vücuttaki Yağı Azaltır: Karpuz sitrülin üreten yağ hücrelerindeki yağ birikimini azaltmayı sağlar. Sitrülin, böbrek yardımıyla arjinine dönüşen bir amino asittir. Karpuz, yağ yakıcı özelliği ile bünyede bulunan fazla yağı yakar ve kilo vermeyi sağlar. Ayrıca bu işlem ile birlikte böbreklerin aşırı çalışarak yorulmasını da engeller.

Karpuz Antienflamatuar ve Antioksidan Desteği Sağlar: Karpuz flavonoidler, karotenoidler ve triterpenoidler gibi fenolik bileşikler bakımından zengindir. Karpuz, karotenoid likopen inflamasyonunu azaltır ve serbest radikallerin nötralize edilmesini sağlar. Antioksidan özelliği ile bünyede bulunan birçok parazit ve serbest radikalleri kolay bir şekilde dışarı atar.

Karpuz Böbrek Sağlığına Katkı Sağlar: Karpuz, doğal bir idrar söktürücü olduğu için idrar akışını hızlandırır. Bunu yaparken böbrekleri zorlamaz. Karpuzun bu özelliği böbreklerin işini kolaylaştırırken, karaciğerin de sağlıklı ve yorulmadan çalışması için katkı sağlar.

Karpuz Kas ve Sinirleri Destekler: Potasyum bakımından zengin olan karpuz harika bir elektrolit görevi görür. Bu özelliği ile vücutta bulunan kasların ve sinirlerin sağlıklı kalmalarına yardımcı olur. Potasyum sinirlerle alakalı uyarmaları olumlu etkilerken kasları güçlendirir.

Karpuz Göz Sağlığı İçin Faydalıdır: Karpuz gözlerin retina pigmentleri üretmesine yardımcı olur ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu karşı korur. Beta karoten açısından zengin olduğu için gece körlüğüne yakalanma riskini azaltır.

Bağışıklık Sitemine Katkıda Bulunur: Karpuz C vitamini açısından zengindir. C vitamini hücre sağlığının korunması için önemli bir vitamindir. Bunun yanında karpuzun bu özelliği bağ dokusunu korur.

Karpuz Astımı Önleyebilir: Yüksek miktarda karpuz tüketenlerin astım hastalığına yakalanma riski tüketmeyenlere göre daha azdır. Bol miktarda C vitamini içeren karpuz, astım ataklarının şiddetini azaltabilir.

Karpuz Kan Basıncını Düzenler: Karpuz kan basıncını düzenleyerek bir bakıma kalp sağlığını da korumaktadır. Bunun yanında inme ve felç gibi riskleri azaltır. Günlük 3-4 dilip karpuz tüketimi özellikle yaşlılarda yaz aylarında görülen kalp sorunlarının giderilmesine yardımcı olabilir.

Karpuz Kuvvetli Bir Antioksidandır: Karpuz çok iyi derecede C vitamini içermektedir ve diğer birçok hastalığın yanında kansere neden olan serbest radikallerle mücadele eder ve vücudun hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

Karpuz Sindirim Sistemine Yardımcı Olur: Karpuz iyi miktarda lif içermektedir ve lif içeren bütün meyve ve sebze gibi sindirim sistemi için faydalıdır. Kabızlığı giderici özelliği vardır. Mide sağlığını korur.

Kas Ağrılarını ve Uykusuzluğu Giderir: Karpuzun diğer bir faydası da uykusuzluk ve kas ağrılarını gidermesidir. Bu özelliğinden dolayı karpuzun ayrıca sinir sistemi üzerinde olumlu etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Karpuz Cilt Sağlığını Korur: Karpuz cilt ve saç sağlığı için önemli besinler içermektedir. Cildin sağlıklı ve nemli kalmasını sağlayan, saçların kırılmasını engelleyen A vitamini karpuzda bol miktarda vardır.

Karpuz Suyunun Faydaları: Karpuz suyunun kırmızı ve mükemmel tadının yanında sağlık açısından da birçok faydası vardır. Çok güçlü bir antioksidan olmasından dolayı kalp, mide, bağırsak başta olmak üzere birçok organın sağlığını koruduğunu söylemek mümkündür. Serbest radikaller ile mücadele ederek metabolizmayı ve bağışıklık sistemini hastalıklara karşı korur.
  • Karpuz suyu, kanserle mücadelede bünyeye yardımcı olur. Yüksek miktarda likopen içermesi sayesinde kolon, pankreas ve mide kanserlerine yakalanma riskini azaltır.
  • Karpuz suyu ayrıca cilt ve deri kanserine yakalanma riskini azaltır. Günlük bir bardak karpuz suyu ayrıca kabızlık sorunlarını giderebilir.
  • Karpuz suyu kan akışını hızlandırır ve damar tıkanıklıklarını engeller.
  • Karpuz suyunun cinsel isteği arttırdığını belirten sağlık uzmanları vardır.
  • Yapılan deneyler sonucu karpuz suyunun kilo vermeye yardımcı olduğu anlaşılmıştır.
  • Karpuz suyu iltihap ve enfeksiyon sorunlarını giderebilir.
  • Karpuz suyunun böbreklere faydası vardır.

Karpuz Çekirdeğinin Faydaları: Karpuz dünya çapında çok popüler bir meyve türüdür ve sağlık açısından inanılmaz faydaları vardır. Fakat aynı şeyleri karpuz çekirdeği için söyleyemeyiz. Bunun sebebi karpuz çekirdeğinin öneminin ve sağlığa olan faydalarının daha önce bilinmiyor olmasıdır. Son yapılan bilimsel çalışmalar karpuz çekirdeklerinin de sağlık açısından çok faydalı olduğunu ortaya koymuştur.
  • Karpuz çekirdekleri vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitleri karşılar.
  • Günlük ortalama 100 gramlık karpuz çekirdeği tüketimi çok iyi miktarda magnezyum ihtiyacını karşılar.
  • Karpuz çekirdekleri kalp damar hastalıklarına ve hipertansiyona iyi gelir.
  • Karpuz çekirdekleri cilt sağlığı için faydalıdır.
  • B vitamini açısından karpuz çekirdekleri zengindir. Karpuz çekirdeği, sinir sistemini ve bağışıklık sistemini güçlendirirler.
  • Karpuz çekirdekleri diyabet hastalarına da iyi gelir. Bir litre suda 45 dakika kaynatılarak günde bir bardak şeklinde tüketilebilir.
  • Karpuz çekirdekleri hafızayı kuvvetlendirir.
  • Karpuz çekirdekleri akne hastalığına iyi gelebilir, cildi yumuşatır.
  • Karpuz kabuğunun bu faydaları dışında saç sağlığı için faydaları vardır. Karpuz çekirdeği, saçların kırılmasını engeller ve saç dökülmesine çözüm olabilir.
Karpuzun Zararları: Karpuzun tüketiminin sağlık açısından herhangi bir riski yoktur, sadece aşırı tüketime bağlı olarak bazı yan etkileri olabilir.
  • Aşırı karpuz tüketimi hazımsızlık, şişkinlik, gaz ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilir.
  • Çocukların aşırı tüketmesi durumunda deride kızarma olabilir.
  • Kanlarında fazla potasyum olan kişiler tüketimine dikkat etmelidirler, aşırı tüketim potasyum miktarını arttırır ve kas sorunlarına neden olabilir.
LİMON

Limon
Yaz aylarının vazgeçilmez içeceklerinden biri de kesinlikle limonata. %90 su oranıyla önemli bir kaynak olan limon, şekersiz limonata şeklinde tüketilebilir.

Limonun sağlığa faydaları kuşaklardan beri bilinen bir şeydir. Yüksek tansiyon, solunum bozuklukları, yanık, obezite, iç kanama, diş problemleri, ateş, kabızlık, hazımsızlık, boğaz enfeksiyonları tedavilerinde limon kullanılır. Ayrıca saç ve cilt bakımında da limon önemli bir katkı sağlamaktadır. Bunların dışında, eski çağlardan beri terapatik özelliği olduğu bilinen limon, bağışıklık sitemini güçlendirir, mideyi ve kanı temizler.

Farklı uygulamalarıyla farklı rahatsızlıkları da gideren limonun en sık kullanımı ise limon suyudur. Limon suyu böbrek taşları konturlarının azalmasını ve vücut sıcaklığının düşürülmesini sağlar. Serinletici bir içecek olarak bilinen limonata, vücudun sakin ve serin kalmasına yardımcı olur.

Limon bol miktarda C vitamini içerir. Günde bir limon tükettiğimizde, vücudumuzun bir günde ihtiyacı olan C vitamininin ortalama %50’ni sağlamış oluruz. Limon aynı zamanda fazla miktarda A vitamini içerir. Bunların yanında çok zengin potasyum, kalsiyum ve bakır kaynağıdır.

Limonun faydaları : Limonun sağlığa faydalı olmasını sağlayan C Vitamini, B Vitamini, fosfor, protein ve karbonhidratlar gibi çok zengin besleyici unsurlardır. Bununla birlikte, limon kanserle savaşan antioksidan, kompozit ve flavonoidler içeren bir meyvedir. Bu besinler, diyabet, kabızlık, yüksek kan basıncı, ateş, hazımsızlık ve birçok diğer sorunların tedavisinde kullanılır ve aynı şekilde deri, diş ve saç bakımında kullanılırlar.Amerika Üroloji Derneği’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda limonata ve limon suyunun kristallerin oluşmasını engelleyen üriner sitrat üreterek böbrek taşı oluşumunu engellediğini ortaya koymuştur.

Zeytinyağı ve limon suyunun karıştırılıp içilmesiyle safra taşlarından kurtulabilirsiniz. Ayrıca limon kokusu sivrisineklerin dağılmasını sağlar. Etkili tedavi özelliği ile bilinen limon ayrıca romatizmal hastalıklara da iyi gelir. Annals tarafından yapılan araştırma sonuçlarında göre, limon inflamatuar poliartrit ve artrite karşı koruma sağlar.

Hazımsızlık ve Kabızlığa Faydaları: Limon suyu hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Bir bardak suya karıştırılmış birkaç damla limon hazımsızlığa karşı etkilidir. Dikkat edin, limon sütle karıştırılmaz. Limon kan temizleyici özelliğinden dolayı öğle ve akşam yemeğinden sonra iyi bir içecektir, taze limon sodaya karıştırılarak tüketilebilir. Limonata olarak hazırladığınızda daha fazla verim almak için karışıma, ezilmiş rezene tohumu, nane yaprakları hatta bal ekleyebilirsiniz. Özellikle akşam yemeklerinden sonra hazımsızlık sorunu yaşıyorsanız limonata veya limon suyu hazımsızlığı gidermek için önemli ölçüde yardımcı olabilir.

Ateşe Faydaları: Limon suyu; soğuk algınlığı, grip veya yüksek ateşten mustarip olan kişilere iyi gelir. Hastalık esnasında artan ateş ve terlemeyi engeller.

Dişlere Faydaları: Limon suyu diş bakımında kullanılır. Taze limon suyu diş ağrısına iyi gelir ve ağrıyı geçirir. Bunun yanında limon suyu diş eti hastalıklarına ve kanamalarına, ağız kokusuna iyi gelir. Bunların yanında destekleyici element olarak limon suyu normal diş temizliğinde de kullanılabilir. Bunun için diş fırçanıza koyduğunuz diş macununun üzerine birkaç damla limon suyu sıkarak dişlerinizi fırçalayabilirsiniz. Ayrıca, limonun kabuğuyla dişlerinizi ve diş etlerinizi ovabilirsiniz. Limon yüksek derecede asit içerdiği için yanma hissi verebilir, bu durumda hemen ağzınızı çalkalarsanız yanma geçer.

Saça Faydaları: Özellikle limon suyu, genel olarak saç bakımı için kullanılmıştır. Limon suyu kellik, saç ve kafa derisi bakımı için kullanılmaktadır. Bununla birlikte saç derisi ile ilgili sorunlara iyi gelir. Eğer limon suyunu direkt olarak saçınıza uygularsanız, saçınıza doğal bir parlaklık verir.

Cilde Faydaları: Limon doğal bir antiseptik ilaç olduğundan dolayı deri ile ilgili sorunları tedavi etme özelliği vardır. Limon suyu aşırı güneşlenmeden dolayı meydana gelen yanıkları ve arı sokmasından dolayı oluşan ağrıları azaltıcı özelliği vardır. Limon suyu akne ve egzama hastalıkları için cilt üzerinde hasta olan bölgelere uygulanabilir. Bir anti aging kremi görevi görür. Kırışıklıkları ya da ciltte meydana gelen siyahlıkları giderir. Su ve bal ile karıştırılıp cilde uygulandığında, doğal bir parlaklık verir. Çok iyi araştırma yaptığınızda kozmetiklerde kullanılan limon ürünlerini bulabilirsiniz fakat bu tür ürünleri bulmak oldukça zordur. Ayrıca limon suyu ayak ve ellerde meydana gelen sertleşmiş tabakalara uygulandığında o bölgeyi iyileştirir, sertleşmiş tabakalardaki ölü hücrelerden deriyi temizler.

Yanıklara Faydaları: Deride meydana gelen yanıkları tedavi etme özelliği vardır, bunun yanında yanıklardan dolayı meydana gelen izlerin ortadan kaldırılması için limon suyu kullanılır, yanık ağrılarını hafifletir.

İç Kanamaya Faydaları: Limonun antiseptik ve pıhtılaşmaya karşı özelliği vardır ve iç kanamaları durdurmaya yarar. Küçük bir pamuk ile buruna uygulandığında, burunda meydana gelen kanamaları durdurur.

Kilo Vermek İçin: Ilık su veya bala karıştırılarak içilen limon suyu kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.

Solunum Bozukluklarına Faydaları: Astım krizlerinde solunum problemlerini geçiştirecek ve rahatlama sağlayacak özelliği vardır. Zengin C vitamini içeren limon suyu uzun süreli solunum problemi yaşayanlara ciddi anlamda yardımcı olur.

Koleraya Faydaları: Limonun kanı temizleme özelliğinden yukarıda bahsetmiştik. Bu yüzden , kolera ve sıtma gibi hastalıklar limon suyu ile tedavi edilebilir.

Ayaklara Faydaları: Limon, aromatik ve antiseptik olarak, ayaklarda rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Bunun için, bir miktar suyu ısıtın ve limon suyu ekleyin, bu suya ayaklarınızı koyduğunuzda ayaklarınızda rahatlama ve kaslarda gevşeme olduğunu hemen hissedeceksiniz.

Romatizmaya Faydaları: Limonun diğer bir özelliği de idrar söktürücü olmasıdır. Bu özelliği sayesinde romatizma ve artrit tedavilerinde etkilidir.Vücutta bulunun bakteri ve toksinleri dışarı atar.

Boğaz Enfeksiyonlarına Faydaları: Limon çok iyi bilinen antibakteriyel özelliğinden dolayı, boğaz enfeksiyonlarıyla savaşabilen çok iyi ve etkili bir meyvedir.

Yüksek Tansiyona Faydaları: Zengin bir potasyum kaynağı olan limon, kalp hastalığı sorunları olanlar için çok faydalıdır. Zihin ve beden için sakinleştirici, baş dönmesi, mide bulanması ve tansiyonu dengeleyen özelliği vardır. Yaygın olarak stres ve depresyon şiddetini azaltmak için kullanılır.

Nemlendirme ve doğal parlaklık sağlar. Birkaç damla limon suyunu Hindistan cevizi ile karıştırın. Hindistan cevizi cildinizi nemlendirirken limon doğal bir parlaklık kazandıracaktır.

Dirsek ve dizlerdeki kararmalar giderir. Eğer dirsek ve dizlerinizde kararma oluşmuş ise, limonu ikiye bölerek kararan kısımlara uygulayın. Zamanla kararmanın gittiğini göreceksiniz.

Siyah Noktaların Tedavisi için kullanılır. Tam anlamıyla tedavi edemeyebilir ama limonun akneyi tedavi etme özelliği de vardır. Uzun süreli kullanımlarda siyah noktaları ortadan kaldırdığını söyleyen uzmanlar var.

Dişleri beyazlatır. Kabartma tozu ve limon suyunu karıştırın ve dişlerinize uygulayın. Daha sonra dişlerinizi fırçalayın ve durulayın. Dişlerinizin parlaklığına sizde şaşıracaksınız.

Kilo vermenizi sağlar. Limon fazla yağlarınızı eritmede en büyük yardımcınız olacaktır.

Dudaklardaki çatlakları tedavi eder. Yatmadan önce dudaklarınıza birkaç damla limon suyu uygularsanız çatlakları giderir ve ölü hücreleri canlandırır. Uyarı: Çok ciddi çatlaklar var ise bunu yapmayın.

Tırnakları güçlendirir.
Tırnaklarınız kuru ve kırılgan ise limon suyunu uygulayarak bu sorundan kurtulabilirsiniz, bununla birlikte özellikle sigara kullanan kişilerde çok görülen sararmaları giderir.

Limon saç ve kafa derisi sağlığına ciddi katkı sağlar. Saçlara doğal bir parlaklık kazandırırken, saç derisini kuvvetlendirir, kepeğe karşı etkilidir.

Limon Suyunun Faydaları: Bir bardak limon suyu 25 kalori içerir. Kalsiyum, potasyum, C vitamini ve pektin lifi gibi zengin bir besin kaynağıdır. Bununla birlikte tıbbi öneme ve antibakteriyal özelliklere sahiptir. Ayrıca Demir ve A vitaminini önemli derecede içerir.

Limon suyu, tedavi edici özelliklerinden dolayı, limon popüler bir meyvedir ve bağışıklık sistemini korumaya yardımcı olduğundan dolayı, enfeksiyon türlerinin çoğunun pençesinden sizi kurtarır. Ayrıca kanı temizler. Limon suyunun muhteşem antiseptik özelliği ve içerdiği potasyum sayesinde kalp sorunu olan insanlar için harikalar yaratabilir.Her sabah düzenli bir şekilde bir bardak ılık su ile karıştırılmış limon suyu sağlığınıza inanılmaz katkılarda bulunabilir. Limon suyunun diğer faydalarını şöyle sıralamak mümkün:
  • Limon suyu vücudun C vitamini ihtiyacını karşılar.
  • Limon suyu kolon sağlığı için çok faydalıdır. Pektin lifi ve güçlü antibakteriyel özelliği sayesinde kolon sağlığına ciddi katkı sağlar.
  • Vücuttaki pH düzeyini dengeler.
  • Sabah ılık su ile içilen limon suyu vücuttan toksinleri atar.
  • Sindirimi sağlar ve safrayı kuvvetlendirir.
  • Enfeksiyon hastalıklarına neden olan patojen bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur.
  • Ürik asit üreterek eklem, diz ağrısı ve enflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.
  • Soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olur.
  • Limon suyu potasyum içerdiği için beyin ve sinir hücrelerine yardımcı olur.
  • Karaciğeri kuvvetlendirir.
  • Bir bardak konsantre limon suyu karaciğerde kalsiyum ve oksijeni dengeler.
  • Cilde çok faydalıdır, kırışıklık ve akne oluşumuna engel olur.
  • Limon suyu bünyeden eksilen tuz oranını dengeler.
Limon Yağının Faydaları: Limon yağı bakteri ve virüsleri def etmemiz için kullanabileceğiniz en önemli ürünlerden bir tanesidir, bu yüzden ecza dolabınızın bir köşesinde mutlaka bulunmalıdır.
  • Öksürüğe, soğuk algınlığına ve burun tıkanıklığına iyi gelir. Boğazınızda veya göğsünüzde sıkışma hissediyorsanız boğaz üzerinden göğüs kısmına birkaç damla limon yağı sürün. Bunu günde birkaç defa tekrar edin. Solunum yolları sorunu olanlar havaya limon yağı yayabilirler.
  • Sıcak çaya 1-2 damla limon yağı katmanız boğazlarımızda meydana gelen hastalıklara iyi gelir.
  • Tırnaklarınızda mantar mı var? Kimyon yağı eklediğiniz limon yağını günde iki defa ve iki damla olarak tırnaklarınıza uygulayın.
  • Endişe hissediyor ve ağır stres altında mısınız? Önce doktorunuza danışmalısınız, sonra düzenli olarak limon yağını teneffüs edin. Kulaklarınızın arkasına ve bileklerinize bir damla limon yağı sürün. Kokusunu derinden içinize çekin. Ruh sağlığınızı korumak için bu harika bir yoldur, tedirginliğinizi giderir. Hatta sakinleştirici etkisinden maksimum derecede faydalanmak için limon yağı karıştırılmış su ile duş alın.
  • Derinizde kabarcıklar, nasır veya diğer egzama türü hastalıklar mı var? Bu bölgelere günde 2-3 kere limon yağı damlatın, birkaç güne kalmaz iyileştiğini göreceksiniz. Her gün bu işlemi yaptıktan sonra elinizi çok iyi bir şekilde yıkadığınıza emin olun.
  • Kilo vermeye mi çalışıyorsunuz? Kilo vermenize ve ruh halinizi düzenli bir şekilde korumanıza yardımcı olacak şey bir bardak suya 2-3 damla limon yağı katarak içmektir. Bu sindirim sisteminizin daha etkili çalışmasına yardımcı olur. Limon yağının tatlandırıcı hoş tadının, serinletici bir etkisi vardır.
  • Ağzınızda veya damağınızda kaşıntı mı hissediyorsunuz? Doğrudan dilinizin üzerine 1-2 damla limon yağı koyun ve damağınıza dilinizle uygulayın. Antiviral ve antibakteriyel özelliği buralardaki mikropları ve virüsleri kıracaktır.
  • Haftada bir kere diş macunununa limon yağı koyun. Ağzınızı ferahlatacak ve diş fırçanızı mikroplardan arındıracaktır.
  • Alerjik nezleden mi muzdaribsiniz? Mevsimsel alerjilerle mücadele etmek için günde 2-3 kere kulak arkalarına burun altına limon yağı sürün, eğer kokusu sizi rahatsız ediyor ise limon yağını ayak altına sürün.
Dikkat:Limon yağı cildinizi güneş ışınlarına karşı daha hassas hale getirebilir. Bu yüzden limon yağını direkt cildinize uyguladıysanız 72 saat boyunca kendinizi güneş ışınlarından saklayın.

Limon Kabuğunun Faydaları:
Eğer limon suyunu ve içini tükettikten sonra limon kabuğunu atanlardansanız bu kısmı dikkatlice okuyun. Çünkü bu kısmı okuduktan sonra limon kabuğunun faydalarını görmüş olacaksınız.
  • Limon kabuğu kemik sağlığı için çok faydalıdır. Limon kabuğu yüksek derecede kalsiyum ve C vitamini içerir, bu yüzden ayrıca romatizma hastalıklarına iyi gelir.
  • Strese iyi gelir. Limondaki oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur. Limon yüksek derecede bioflavonoidler içerdiğinden dolayı stresle mücadelede etkilidir.
  • Toksinleri ortadan kaldırır. Limonun kabuğunda bulunan bioflavonoidler vücudumuzda bulunan toksinlerden kurtulmamıza yardımcı olur.
  • Kanserle mücadele eder. Limon suyu kanserin önlenmesinde ve kanser hücrelerinin öldürülmesinde tedavi amaçlı olarak kullanılır.
  • Kolesterolü azaltır. Limon kabuğunun içerisinde bulunan polifenol flavonoidlerin sayesinde kolesterolün dengelenmesini sağlar.
  • Kalp sağlığını korur. Limon kabuğunda yüksek derecede bulunan potasyum, kan basıncını dengeler . Buna ek olarak, limon kabuğu kalp krizi, diyabet ve kalp hastalıklarının önlenmesine ciddi anlamda katkı sağlar.
  • Ağız sağlığını korur. Limon kabuğu ağız sağlığı ve hijyeni için mükemmel bir meyvedir. Dişlerde C vitamini eksikliğinden dolayı meydana gelen kanamaları durdurur ve diş etlerini güçlendirir. C vitamini eksikliğini gideren limon kabuğu, diş etlerinde meydana gelebilecek hastalıkların önüne geçer.
  • Kilo vermeye yardımcı olur. Pektin olarak bilinen bir bileşeni içeren limon kabuğu, bu bileşen yardımıyla kilo vermeye yardımcı olur.
  • Cilt sağlığını korumaya büyük ölçüde yardımcı olur. Limon kabukları cilt üzerinde bulunan siyah lekelerin ve akne gibi cilt hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Bu tür hastalıkları tedavi etme sürecinde serbest radikaller önemli rol oynarlar, antioksidan açısından çok zengin olan limon kabukları cildi virüs ve mikroplardan koruduğu gibi var olanları yok eder.
  • Kas kasılmalarına karşı yardımcı olur.
  • İnmeler ve yüz felci gibi hafif sorunların tedavisinde kullanılır.
  • Kan dolaşımını arttırır.
  • Kulak enfeksiyonlarına iyi gelir.
  • Kılcal damarları güçlendiren nadir besin kaynaklarından bir tanesidir
  • Karaciğeri temizleme özelliği vardır.
Bütün bunların dışında limon kabuğunun içerdiği vitamin ve elementlerin genel anlamda vücudumuza birçok faydası vardır.

Limonun Zararları:
Limonun sağlığa zararı olduğuna dair bir veri yok fakat bazı özel durumlarda limon tüketiminin kısıtlanması gerekiyor.
  • Genelde çocuklar için tavsiye edilmez.
  • Hamilelik ve emzirme sürecinde tavsiye edilmez.
  • Yüksek kan basıncı sorunu olan kişiler tüketimi çok dikkatli yapmalıdırlar.
  • Bağırsak sendromu ve ishali olan kişiler limon tüketiminden kaçınmalıdırlar.
  • Eğer herhangi bir hastalıktan dolayı ayurveda ya da homeopatik preparat gibi ilaçlar kullanılırsanız, mutlaka doktorunuza danışarak limon tüketimi yapmalısınız.
  • Özellikle açık tenli kişilerde cilt sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden açık tenli kişiler limon veya yan ürünlerini ciltlerine uygulama noktasında çok dikkat etmelidirler.
Taze limon daha çok nisan aylarında bulunur. Fakat üretimi çok olduğu için yılın bütün aylarında bulunması kolay olan ve sağlık açısından çok önemli bir meyvedir. Limonun genel anlamda incelediğimizde ruhen ve bedenen vücut sağlığımızı koruduğu görüyoruz. Bu yüzden düzenli olarak ve sürekli tüketilmesi gerekiyor. Antioksidan özelliğinden dolayı özellikle kış aylarında soğuk algınlıklarından kaynaklanan salgın hastalıklara karşı korunmak için mutlaka düzenli olarak limon tüketmemiz gerekir. Bunun yanı sıra ruh sağlığına katkısından dolayı, yaz aylarında hatta bütün bir yıl boyunca tüketilmesi gerekir. Özellikle kendimizi işimizden veya başka nedenlerden dolayı ağır stres altında hissettiğimiz dönemlerde tüketilmesinde fayda var.
 
  • Beğen
Tepkiler: Ugur