Şehirler Yalova

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Yalova
Plaka No 77
Bölge Marmara Bölgesi
Yüzölçümü 798 km²
Nüfus 270.976
Nüfus Yoğunluğu 339 kişi/km²
Telefon kodu +226
Rakım 8m
İlçe 6
Belediye 14
Mahalle 51
Köy 43
Yalova, Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan bir ildir. Marmara Denizi kıyısındaki il, İstanbul'a bağlı iken 6 Haziran 1995'te il olmuştur.

Yalova ili nüfusu 270.976'dır. Bu nüfusun %89,75'i şehirlerde yaşamaktadır (2019 sonu). İlin yüzölçümü 799 km²'dir. İlde km²'ye 339 kişi düşmektedir. (Bu sayı merkez ilçede 1.072’dir.)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 6 İlçe, 14 belediye, bu belediyelerde 51 mahalle ve ayrıca 43 köy vardır.
İçindekiler

Yalova Tarihi


Bölgedeki ilk yerleşimler prehistorik çağlarda MÖ 3000 yıllarındadır. Bitinya adıyla bilinen antik bölgede MÖ 2000'lerde Hititler, MÖ 1200'lerde Frigler hakimiyet kurdular. Pers egemenliği altında kalan bölge de MÖ 5. yüzyılın ortalarından itibaren Bitinyalı hanedanlar hakimiyet kurmaya başlamış ve MÖ 3. yüzyılda bağımsız Bitinya Krallığı' nı kurmuşlardır. Yalova' da bu krallığın topraklarında kalmıştır. Yalova' nın da içerisinde olduğu bölge MÖ 74'te Romalılar' ın denetimine girdi. Roma İmparatorluğu'nun 395 yılındaki bölünmesinden sonra Yalova Bizans İmparatorluğu'nun yönetimine geçti. 1302'de Yalova civarında Bafeus Muharebesi gerçekleşti. Yalova ve çevresi 1326 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolüne geçti.

7 Ağustos 1920 yılında başlayan Yunan hakimiyeti 19 Temmuz 1921 tarihine kadar sürdü. Bu dönemde Yalova ilindeki köylerde Yalova Katliamı olarak adlandırılan olaylar yaşandı.

Mustafa Kemal Atatürk yaşamının ilk kez 19 Ağustos 1929 tarihinde geldiği Yalova'da belirli dönemlerde ikamet etmiş, Yalova'da yaptırdığı, bugün merkez ilçe sınırları içindeki Atatürk Araştırma Enstitüsü içinde bulunan Yürüyen Köşk ve Termal ilçesinde bulunan evi müze olarak halkın yoğun ilgisiyle ziyaret edilmektedir.

Bir konuşmasında "Yalova benim kentimdir." şeklinde şehre olan sevgisini dile getirmiştir.

Yalova; 6 Haziran 1995 tarihinde Bursa ili Gemlik ilçesine bağlı Armutlu beldesi ile Kocaeli ili Karamürsel ilçesine bağlı Altınova, Subaşı ve Kaytazdere beldelerini sınırları içine alınarak il olmuştur. 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen 1999 Gölcük depremi nde Yalova ilinde büyük tahribat ve can kayıpları meydana geldi.

Mustafa Kemal Atatürk yaşamının son bölümünde ara sıra Yalova'yı ziyaret etmiş ve Yürüyen Köşk'te dinlenmiştir. Bir konuşmasında "Yalova benim kentimdir." şeklinde şehre olan sevgisini dile getirmiştir.

Coğrafya


Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı ile Samanlı Dağları’nın kuzey eteklerine kurulmuş olan Yalova, Türkiye’nin Kuzeybatısında ve Marmara Bölgesi’nin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. Kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli ili, güneyinde Bursa ili ile Gemlik Körfezi yer almaktadır. İlin denizden yüksekliği 2 metre, ve yüzölçümü 847 km2’dir. Yalova ilinin kıyıları girintili ve çıkıntılı bir özellik göstermez. Sahil şeridi dar olmakla birlikte, doğal plaj özellikleri göstermektedir. Yalova, doğu kıyılarındaki düzlükler dışında dağlık bir araziye sahiptir. Bölgenin güneyi; batıdan doğuya doğru İzmit-Sapanca arasında Kocaeli Sıradağları ile birleşen Samanlı Dağları’yla kaplanmış durumdadır ve ilin başlıca dağları da Samanlı Dağları’dır. Bu dağlar Yalova’nın güneyinde bulunmaktadır. Birçok tepenin bulunduğu bu dağlık arazide Samanlı Dağları’nın en yüksek noktası Beşpınar Tepesi’dir. (926 m) Armutlu, Taz Dağı’nın (867 m) batıya doğru devam eden eteklerinde kurulmuştur.



İlin en önemli yaylası, Kocadere ve Teşvikiye Beldeleri’nin güneyinde yer alan Delmece Yaylası’dır. Bu yayla çam ormanlarıyla geniş bir alanı kaplamaktadır. Yalova İli verimli ve bereketli ovalara sahiptir. Ovalar, akarsular boyunca uzanmakta ve kıyıdan 1–2 km içeriye doğru sokulmaktadır. Çınarcık, Gökçedere, Kirazlı, Kılıç ve Taşköprü ile deniz arasında birbirinden alçak tepeciklerle ayrılan büyüklü-küçüklü ovalar oluşmuştur. Bunlardan başlıcaları, Kocadere Ovası, Liman Ovası, Samanlı-Kadıköy Ovaları, Kazımiye Ovası ve Taşköprü Ovası’dır.

Bitki örtüsü


İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsüyle kaplıdır. Geniş yapraklı ağaçların hakim olduğu bu kısımda, iğne yapraklı ağaçlar oldukça azdır. Bu ormanlar il yüzölçümünün % 55’ini kaplamaktadır. Armutlu Yarımadası’nın orta kısımları daha çok meşe ağaçlarının hakim olduğu bir ormanlık alana sahiptir. Orman örtüsünün bileşimine giren unsurların büyük bir kısmı Karadeniz kıyı silsilesinin florasına dahildir. Bir kısmı ise Akdeniz florasının türleri olarak bu kısma sokulmuştur. Karakteristik türlerin bir araya geldiği kısımlardaki maki topluluğu da buna eklenebilir. Ormanlık alanlarda genellikle kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülmektedir. Yalova’daki ormanlardan, çevrenin odun ve kereste ihtiyacı da karşılanmaktadır.

İklim


Yalova ilinin iklimi, makro-klima tipi olarak, Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Kimi dönemlerde de karasal iklim özelliklerini yansıtmaktadır. İlde yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve bol yağışlıdır. 30 yıllık rasat bilgilerine göre, Yalova’da yıllık ortalama sıcaklık 14,6 °C'dir. En soğuk ay ortalama sıcaklığı 6,5 °C, en sıcak ay ortalama sıcaklığı 23,7 °C, yıllık ortalama yağış miktarı da 727,5 mm’dir. Kar yağışlı günlerin ortalama sayısı, 10,6, karla örtülü günlerin ortalama sayısı da 5,2’dir. İlde deniz suyu sıcaklığı, en yüksek olduğu Ağustos ayında 22,9 °C, en düşük olduğu Şubat ayında da 7,4 °C'dir.

Yalova'nın ilçeleri


Yalova ilinin merkez ilçeyle beraber 6 ilçesi vardır:
  • Yalova (il merkezi)
  • Altınova
  • Armutlu
  • Çınarcık
  • Çiftlikköy
  • Termal

Yalova’da Gezilecek Yerler


Elmalık Kalesi


Elmalık Kalesi’nin yapım tarihi de kimlerin yaptığı da bilinmemektedir. Bulunduğu köyden görülemeyen kale Marmara Denizi’nden oldukça net bir şekilde görülebilmektedir. Yöredeki yaşlı köylüler Kale’nin Kara Kilise’ye bakar konumda yapıldığını söylüyorlar. Zamanında Bahçe Tepe üzerine inşa edilen ve iki tarafından geçen yolları da rahatlıkla kontrol edebilecek bir konumdadır. Kuzey tarafı oldukça sarptır. O taraftan Kale’ye çıkmak zor olduğu gibi güney kısmındansa çok daha kolay bir şekilde Kale’ye ulaşılabilmektedir. Kale’nin konumundan dolayı ve Marmara Denizi’ne oldukça hâkim olduğundan etrafındaki yolları kontrol edilmesi için yapıldığı düşünülmektedir. Kurtuluş Savaşı dönemine kadar ayakta kalabilen Kale günümüzde güneydeki kapının bir bölümü ve batıdaki burçlardan birkaçı dışında tamamen harap olmuştur. Günümüzde Trekking için de bu bölge kullanılmaktadır. Elmalık köyünden başlayan rota Elmalık Kalesi’ne kadar uzanmaktadır.

Taş Köprü


Bulunduğu beldeye de adını veren bu köprünün ne zaman ve kim tarafından kapıldığı bilinmemektedir. Yapılan incelemelerle kesin bir sonuç bulunamasa da köprünün tarihinin 400 yılı aştığı düşünülmektedir. Hala aktif olarak kullanılan köprü köyün kuzeyinden akan tek dere olan Kılıç Deresi üzerinde bulunmakta ve Yalova – Kocaeli yolunu tamamlamaktadır. Yarım daire olarak yapılan ayaklar üzerine oturtulmuş olan köprü, kesme taşlar kullanılarak yapılmıştır. Tarihi eser statüsü taşıyan köprü Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınmıştır.

Açık Hava Müzesi


Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından açılan Açık Hava Müzesi, 6.000 yıllık geçmişe sahip olan Yalova’nın sahip olduğu tarihî eserleri sergilemektedir. Yıllarca yapılan kazılarda çıkarılan eserler bir süre farklı yerlerde korunmuş ardından da bu müze kurulunca burada sergilenmeye başlanmıştır. 29 Ekim 2003 yılında, Türkiye Cumhuriyeti’nin 80. Yılı anısına açılan müzede Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalan eserler, lahitler, mezar taşları ve Yalova’daki bazı eserlere ait mini maketler bir çatı altında toplanmıştır. Yalova’da bu tarz müzelerin tek örneği olan Açık Hava Müzesi birçok döneme aynı anda ışık tutmaktadır. Müze, Arkeopark adıyla da anılmaktadır.

Yürüyen köşk


Yürüyen köşk, Yalova’da bulunan ve 1929 senesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün ikamet etmesi için inşa edilen bir köşktür. Yanında bulunan ağacın kesilmemesi için bir ray sistemi ile kaydırılarak uzaklaştırıldığı için bu ismi alan yapı günümüzde de ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Atatürk’ün “memleketim” diye söz ettiği Yalova’ya yolunuz düşerse yürüyen köşkü dolaşıp tarihe meydan okuyan koca çınara selam verebilirsiniz. Köşkün taşınması için gösterilen özveriyi okuduğunuz zaman Atatürk’ün doğaya olan hassasiyetini daha iyi anlayabilirsiniz.

Kara Kilise


Çiftlikköy içerisindeki Başkent 1 Sitesi içerisinde bulunan Kara Kilise’nin kalıntılarına bakılarak Bizans döneminden günümüze geldiği söylenmektedir. 5. veya 6. yüzyılda Yalova’nın Helenopolis olarak bilindiği dönemde, eski bir Roma ibadethanesinin üzerine yapıldığı tahmin edilen Kara Kilise, moloz taş ve kırmızı tuğladan Yunan haçı şeklinde yapılmıştır. Haç kollarının birleştiği noktanın üstünde yuvarlak, kule şeklinde sekiz tane penceresi olan kubbesi vardır. Haçın kollarında birer oda bulunmaktadır. Bu odalar papazın kullandığı ve bazı değerli eşyaların muhafaza edildiği yerler olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Apsisi hakkında bir bilgi olmamakla beraber Kilise’nin ilk yapıldığı zamanlar hamam olarak kullanıldığı, 9. yüzyıldan sonra kiliseye dönüştürüldüğü söylenmektedir. Kilise günümüze sadece ana kalıntılarıyla gelmiştir. Site içerisindeki bir parkta bulunan Kara Kilise, burada koruma altına alınmıştır.

Atatürk Köşkü


Şifalı suları ve yemyeşil doğasıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün ilgisini çeken Yalova’da, Atatürk’ün üç tane evi vardır. Termal ilçesindeki köşk Atatürk Köşkü olarak bilinmektedir. 1929 yılında Atatürk’ün isteği üzerine inşa edilen köşk, 38 günde tamamlanmıştır. İki katlı köşkte, Atatürk birçok defa yerli ve yabancı konuklarını ağırlamış ve yaklaşık 9 ayını burada geçirmiştir. Üç salonu ve on bir odası bulunan köşkte Atatürk’ün odasının yanı sıra manevi kızlarının da kişisel odaları bulunmaktadır. Ahşap köşk sadece yaz aylarında kullanılmıştır. Isıtma sistemi bulunmayan Köşk’te Nurettin Niyazi’nin iki tablosu, Fransız ve Alman yapımı piyanolar ve bilardo masası bulunmaktadır. Çok iyi korunmuş olan odalarıyla beraber Atatürk Köşkü 1984 yılında yapılan restorasyondan itibaren müze olarak hizmet vermektedir.

Delmece Yaylası


Çınarcık’a bağlı olan Teşvikiye beldesinden ulaşılan Delmece Yaylası, Erikli Yaylası ile beraber Yalova’nın en çok bilinen yaylalarından biridir. Asfalt yola sahip olmasından dolayı ulaşım kolaydır. Geniş ve düz bir alana sahip olan Delmece Yaylası, doğal güzellikleriyle gelenleri büyülemektedir. Sahip olduğu doğal yürüyüş parkuruyla bu güzelliklere şahit olunabilir, toprak yoldan ilerleyerek Erikli Şelalesi görülebilir. Kamp yaşamına elverişli coğrafyasıyla yaylada, çadır kurulabilmekte gece kamp yapılabilmektedir. Meşe, çam, kestane ve ıhlamur gibi ağaçlarla dolu olan yayla, birçok şelaleye ve “Dipsiz Göl” olarak bilinen derin krater gölüne ev sahipliği yapmaktadır. “Şifalı Su” diye tanınan, içilebilen su kaynağı da vardır.

Dipsiz Göl


Çınarcık’a bağlı Teşvikiye beldesinde bulunan Erikli Yaylası’ndaki bu göller aslında Büyük Dipsiz Göl ve Küçük Dipsiz Göl olarak ikiye ayrılmaktadır. Birbirine 2 kilometre ara ile bulunan bu göllere asfalt yolla ulaşım sağlanmaktadır. Büyük gölün çevresi yürüyüş yapmak ve kamp kurmak için elverişlidir ancak göl durgun bir su olduğu için içmeye uygun değildir. Bir krater gölü olan Dipsiz Göl’de birçok su canlısı yaşamaktadır. Herhangi bir kolu olmayan ve hala derinliği belli olmayan Büyük Dipsiz Göl, Teşvikiye beldesine on kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Çıktığı kaynaktan, kolları olmadığı için başka bir yere gidemeyen ve tabanının çökmesiyle dipsiz sıfatını alan bu göller sahip olduğu ortamla, doğal güzellikle ve tertemiz havasıyla gelen misafirleri etkilemekte, özellikle yaz aylarında birçok kişiyi ağırlamaktadır.

Termal


Samanlı Vadisi’nin içine kurulmuş olan Termal ilçesi kaplıca suları sayesinde birçok turisti ağırlamakta ve misafirlerine şifa dağıtmaktadır. Türkiye’nin en önemli kaplıcalarından olan termal kaplıcalarını kullanmak için ilçede birçok otel bulunmaktadır. 104 hektarlık alana kurulmuş olan Termal Kaplıcaları Bölgesi girişinde Yedi Havuzlar Çağlayanı bulunmaktadır. Bölgedeki su o kadar sıcaktır ki kışın kar yağarken bile açık havuza girilebilmektedir. Romatizmadan böbrek ve idrar yolları rahatsızlığına, deri hastalıklarından sindirim problemlerine kadar birçok rahatsızlığa şifa verdiğine inanılan kaplıca sularının ünü Roma döneminden gelmektedir. Toprak yarıklarından çıkan buhar ve sıcak su bir iksir olarak görülmekteydi. Bu bölgeye gidebilir hem şifalı kaplıca sularından yararlanabilir hem de Atatürk’ün Köşkü’nü ziyaret edebilirsiniz.

Yalova Kent Müzesi


1900 yılında Yalova’nın ilçe statüsüne yükselince idarî işler için bir binaya ihtiyaç duyulmuş ve ardından Yalova Hükümet Konağı olarak hizmet vermeye başlamıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Yalova işgal edilince, işgalcilerden Yüzbaşı Dimitri tarafından kullanılmıştır. 2010 yılında binanın müze olması için çalışmalar başlatılmış, 2013 yılında Yalova Belediyesi ve Yalova Valiliği’nin ortak kararıyla Kent müzesi olmak üzere hizmete açılmıştır. Milattan önce 3000 yıllarına dayanan Yalova tarihinin izlerini taşıyan eşyalar, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ve Cumhuriyet Dönemi’nden kalan eserler sergilenmektedir. Yalova’nın tarihsel süreci belge ve fotoğraflarla anlatılmaktadır. Yalova’ya büyük önem veren Atatürk içinse ayrı bir bölüm vardır. Etnografik eserler ve belgeler de sergilenmektedir. Yürüyen Köşk’ün ve kentin maketi de sergilenmektedir.

Yalova mutfağı


Tarıma elverişli topraklarında yetiştirdiği ürünleriyle Yalova, yıllar boyunca aldığı göçlerle kendi mutfağını geliştirmiştir. Göç eden farklı etnik gruplar kendi kültürlerini bölgeye getirip var olanla birleştirmiştir ve günümüzdeki zengin mutfak ortaya çıkmıştır.

Sebze ve ot bakımından oldukça zengin olan Yalova mutfağında birçok yöresel lezzet de vardır. Bunların başında Yalova çorbası gelmektedir. Topraklarında yetiştirdiği lahana yaprakları, yeşil mercimek ve bulgurla yapılan Yalova çorbası en bilinen yemeklerinden biridir. Hem görüntüsüyle hem de lezzetiyle insanları şaşırtan milföylü Yalova kebabı oldukça ünlüdür. Milföyün içinde et ve erimiş kaşarın birleşmesiyle oluşan bu lezzet Yalova yemeklerinin en bilinenlerinden. Yeşil salatalı krema ve kaşar peynirle birleşen Yalova köftesi de denenebilir. Bilinen yaprak sarmanın kıymalı harcı yerine sotelenmiş mantarlı soğan ve biftekten yapılan harç ile sarılan yapraklar bu mutfağın en gözdelerinden biridir.

Termal tatlısı mutlaka tadılmalıdır. Tavada yapılan krepin arasına elmalı marmelat ve kavrulmuş fıstık konarak hazırlanan bu tatlı vişne reçeliyle servis edilmektedir. Bir diğer yöresel tatlı da Yalova sütlüsüdür. Tatlı süt, şeker, un, badem, ceviz ve fıstıkla yapılan bu tatlı meyvelerle süsleniyor. Patenti de alınmış olan bu tatlının gerçek tarifi saklı tutulmaktadır. Sadesi, çikolatalısı, tahinlisi ve damla sakızlısı olan Yalova sütlüsünün diğer çeşitleri de denenebilir. Yalova’nın meşhur lahanalarıyla yapılan bir diğer yemek de pavli. Haşlanan yapraklarla yapılan bu yemeği de tatmanızı öneririz. Birçok yörede yapılan papara Yalova’da da çokça tüketilir. Mısır unundan yapılan bu çorbanın Yalova yorumunu da deneyebilirsiniz. Yalova’nın bir diğer değişik yemeği de yaprakpidesidir. Nane ve soğanlı harcın mısır unuyla birleşmesinden oluşan pidenin üzerine yapraklar kapatılarak tavada pişiriliyor. Bu değişik tadı deneyebilirsiniz. Aynı zamanda Marmara Denizi’ne de sahili olan bu şehir balık konusunda da oldukça şanslı. Dönemine göre birçok balık çeşidini bulabilir ve tadabilirsiniz.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst