Şehirler Mardin

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Mardin
Plaka No 47
Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Yüzölçümü 8.780 km²
Nüfus 838.778
Nüfus Yoğunluğu 96 kişi/km²
Telefon kodu +482
Rakım 938 m
İlçe 10
Mahalle 696
Mardin, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Dicle Bölümü'nde yer alan, büyükşehir statüsünde bir ildir. Türkiye'nin en kalabalık yirmi altıncı şehridir. 2019 sonu itibarıyla 838.778 nüfusa sahiptir. Güneyinde Suriye, batısında Şanlıurfa, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman, kuzeydoğusunda Siirt ve doğusunda Şırnak ili bulunur.

Şehirde uluslararası kuruluşlarca kültür mirası kabul edilmiş, koruma altına alınmış tarihi yapılar mevcuttur. Mardin farklı dini inanışlar paralelinde, sanatsal açıdan da tarihi değeri olan camiler, türbeler, kiliseler, manastır ve benzeri dini eserler barındırmaktadır. Mardin, İpek Yolu güzergâhında olup, ilde beş han ve bir kervansaray mevcuttur.

Mardin İl Nüfusu: 838.778'dir (2019 sonu). İlin yüzölçümü 8.780 km²'dir. İlde km²'ye 96 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 208 kişi ile Kızıltepe)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 10 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 696 mahalle bulunmaktadır.

Mardin adı

Mardin adı Arapça kaynaklarda Mâridîn, Süryanice kaynaklarda Marde olarak geçmektedir. Kelimenin kökeni hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı görüşlere göre Mardin kelimesi, savaşçı bir kavim olan ve Ardeşir tarafından 3. yüzyılda buraya yerleştirilen Mardeler'den gelmektedir. Bazı görüşlere göre de "Kaleler" anlamına gelen Merdin'den gelmektedir. Günümüzde kullanılan adı, Arapça kaynaklarda geçen Mâridîn'den gelmiştir.

Mardin Tarihi

Mardin ilinde tarihin çok eski dönemine uzanan dönemlere ait bulgular yer almaktadır. Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan taşlar, Paleolitik Çağ'a tarihlenmiştir.

Dargeçit İlçesi Ilısu civarında yer alan Boncuklu Tarla yerleşiminde Cilalı Taş Devrine ait buluntulara rastlanılmıştır. Gene Derik ilçesindeki Kerküşti Höyük’te yapılan kazılar sonucu Kalkolitik Çağ dönemine ait kalıntılar bulunmuştur. Kemaliye höyük ve Tilki tepe Höyüklerinde de Kalkolitik Çağ dönemi seramiklere rastlanmıştır. Nusaybin ilçesindeki Girnavaz Höyük'te Erken Tunç Çağı'na tarihlenen kalıntılara rastlanmıştır. Bunun yanı sıra ildeki 36 höyükte Tunç Çağı' nın çeşitli dönemlerine tarihlenen buluntulara rastlanılmıştır. Mardin-Nusaybin yolu üzerindeki Gırharrin Höyük, Mardin Dağlarının güneyindeki Girnavaz ve Yukarı Dicle havzasındaki Giricano, Kavusan Höyük, Siirt Türbe Höyük, Üçtepe, Ziyarettepe ve Gre Dimse höyüklerinde de bu çağa ait bulgular görülmektedir.

Girnavaz höyük, Dargeçit ilçesindeki Zeviya Tivilki höyük ve Kızıltepe-Viranşehir yolu üzerindeki Kerküşti höyük kazılarında Demir Çağı'na tarihlenen kalıntıları bulunmuştur. Nisibis, Midyat, Savur, İzbırak-Zaz, Baskavak-Ahmedi ve Dereiçi (Killit)'de bulunan eski dönem yerleşimlere tarihi kaynaklarda bahsedilmiştir. M.Ö 2000 yılı dolaylarında Asur egemenliğinde olan Mardin ve çevresi daha sonra Hitit ve Urartu egemenliğine geçmiştir.

Mardin adı ilk defa 4. yüzyıl Roma tarihçilerinden Ammianus Marcellinus tarafından bahsedilmiştir. I. Justinianus dönemi tarihçisi Prokopius, şehirden Margdis adıyla ikinci derece önemde bir kale olarak bahsetmiştir. Kale, 640 yılında İyâz bin Ganm komutasındaki İslam ordularınca ele geçirildi. Bu dönemde bölgeye yoğun bir Arap nüfusu yerleşimi başladı. Emevî ve Abbâsî döneminde El Cezire valiliğinin toprakları içerisinde yer aldı. 750-751 yıllarında Mardin’e hâkim olan Hariciler’in Harûriyye koluna mensup Benî Rebîa kabilesi reisi Büreyke'nin isyanına sahne oldu. Mardin kalesi, Hamdani hanedanlığının kurucusu Hamdân bin Hamdûn tarafından 885 yılında ele geçirildi. Abbasi Halifesi Mutezid tarafından 894 yılında geri alındı. Daha sonra yeniden Hamdani egemenliğine giren bölge, 10. yüzyılın sonundan 11. yüzyıl sonlarına kadar Mervaniler ile Ukayliler arasında sıklıkla el değiştirdi.

1085 yılında Mardin'in de olduğu bölge Selçuklu egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren bölge yoğun bir Türkmen iskanına sahne oldu. 1103 yılında Artuklu Beyliği hakimiyetine giren Mardin, daha sonra İlgazi Bey liderliğinde kurulan ve yaklaşık üç yüzyıl kadar hüküm süren Mardin Artukluları'nın hakimiyetine geçti. Bu dönemde oldukça gelişen şehir en parlak dönemlerini yaşadı. 1183 yılında Selahaddin Eyyubi şehre ilerlediyse de burayı ele geçiremedi. Ancak 1185'te Mardin Artuklu Beyliği, Eyyubi hâkimiyetini tanıdı. 1198 yılında I. Adil şehri yağmalasa da kaleyi ele geçiremedi. 1203 yılındaki Eyyubi saldırılarına da karşı konulabildi. Daha sonra yapılan antlaşma uyarınca Mardin Artukluları Eyyubiler'e tabi oldu. Mardin Artuklular'ı, I. Alâeddin Keykubad zamanında Anadolu Selçukluları'na tâbi oldu.

1260 yılında İlhanlı hükümdarı Hülagû Han'ın oğlu Yaşmut tarafından sekiz ay kuşatılan Mardin, Mardin hâkimi Necmeddin Gazi Saîd'in oğlu tarafından öldürülmesiyle İlhanlılara teslim oldu. Mardin kalesi, 1366 ve 1383 yıllarındaki Karakoyunlu saldırılarına dayandı. 1394 ve 1401 yıllarında şehir Timur'un kuvvetlerince tahrip edildi. 1409 yılında Mardin Artukluları'nın yıkılmasıyla Mardin, Karakoyunlular'ın kontrolüne geçti. 1432 yılında Mardin kalesi Akkoyunlular'a teslim oldu. 1451 yılında Karakoyunlular kaleyi kuşatsa da, şehri tahrip ederek geri çekildiler. 1507 yılında Şah İsmail tarafından Mardin şehri ve kalesi ele geçirildi. 1515 yılında şehir Osmanlı kuvvetlerine teslim olsa da kale ele geçirilemedi. 1516 yılında yeniden kuşatılan kale, 1517 yılında Osmanlı kuvvetlerince ele geçirildi.

Osmanlı döneminde nispeten sakin bir dönem geçiren Mardin, 19. yüzyıldan itibaren karışıklıklara sahne oldu. Osmanlı ile Mısır Hidivliği arasındaki mücadele döneminde Mardin bir süre Milli aşiretine bağlı isyancıların denetiminde kaldı. 1847 ve 1865 yıllarında yaşanan kolera salgınlarında şehirde çokça ölümlere yol açtı. 1891 yılında kapalı çarşısı yandı. 1895 yılında isyancıların saldırısına uğrasa da bu durum kısa sürede bastırıldı. Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin askeri yerleşimi olmadı.

2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Mardin'de sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başladı.



Coğrafya

Mardin ili Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Dicle Bölümü'nde yer alır. Suriye ile sınır komşusudur. Güneyinde Suriye, batısında Şanlıurfa ili, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman illeri, kuzeydoğusunda Siirt ili ve doğusunda Şırnak ili bulunur.

Akarsular


İl genelindeki başlıca akarsular; Buğur çayı, Çağçağ suyu, Savur çayı ve Zergan deresidir. Derik ilçesinin Buğur köyü yakınlarında doğan Buğur çayı 53,65 km uzunluğunda olup, akarsuyun tamamına yakını il içerisinde akmaktadır. 103 km uzunluğundaki Çağçağ suyunun tamamı il içerisinde akmaktadır. Savur ilçesinden kaynağını alan 92 km uzunluğundaki Savur çayının 60,5 km lik bölümü il içerisinde akmaktadır.

Orman ve mera arazileri


2013 yılı verilerine göre il genelinde 126.908 hektar alanda orman arazileri görülmektedir. Orman arazilerinin büyük bölümü bozuk baltalıklardan oluşmaktadır. Mardin ilindeki mera arazileri insan faaliyetleri nedeniyle azalmaktadır. 2011 yılı verilerine göre ilde, çayır ve meraların kapladığı alan 115.447 hektardır. Mera arazileri zayıf vasıflı olup, tarla açmaları nedeniyle azalmaktadır.

İklim


Mardin ilinin iklimi üzerinde kuzeydeki yüksek dağlar etkili olmaktadır. Bölgede kış döneminde oluşan yüksek basınç alanı, kış aylarının soğuk geçmesine yol açar. Bir yandan güneydeki çöl ikliminin etkisi altında bulunması, bir yandan kuzeydeki yüksek dağların serin hava kütlelerinin bölgeye girişini engellemesi nedeniyle ilin genelinde yazlar çok sıcak geçerken karasal iklimin tipik özelliği görülür. Ancak Derik, Nusaybin ve Savur ilçelerinde pamuk, fındık ve zeytin gibi ürünlerin yetişmesi mikroklima özelliğinin yörede hüküm sürerken Akdeniz iklimi ile karasal iklimin ortak özelliklerine sahiptir.

İlçeler


  • Mardin (Merkez)
  • Dargeçit
  • Derik
  • Kızıltepe
  • Mazıdağı
  • Midyat
  • Nusaybin
  • Ömerli
  • Savur
  • Yeşilli
Ekonomi

Ekonomisi tarım, hayvancılık ve ticarete dayalıdır. 2001 yılına göre ildeki iktisadi faaliyetlerin %66,8'i tarım, çiftçilik ve hayvancılık alanlarında gerçekleşmiştir. Suriye sınırındaki organik tarıma elverişli topraklar mayınlı olması nedeniyle Mardin ekonomisine katkı sağlamamaktadır. Tarımdan sonraki en önemli sektörü devlet hizmetleri oluşturmaktadır. 2001 yılına göre ilde kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla 983 Dolardır.

İlde "Mardin Serbest Bölgesi" ve "Mardin Organize Sanayi Bölgesi" adlarında üretim ve sanayi bölgeleri bulunmaktadır. Bölgenin en önemli projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi'nin tamamlanamaması nedeniyle tarım ürünlerine dayalı sanayi gelişmemiştir. Sanayinin toplam gelir içindeki payı %5,5'tir.

İlde kültür turizmi, inanç turizmi imkânları olmasına karşın Mardin ekonomisinde önemli bir yere sahip değildir.

Eğitim

Diyarbakır yolu üzerinde, Mardin şehir merkezinde yer alan Mardin Artuklu Üniversitesi 2007 yılında kurulmuş ve 2007-2008 döneminde eğitim öğretime başlamıştır.

Sağlık

Mardin ilinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı 11 hastane bulunmaktadır. Mardin şehir merkezinde Mardin Devlet Hastanesi, Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ve Mardin Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bulunmaktadır. Derik ilçesinde Derik Devlet Hastanesi, Dargeçit ilçesinde Dargeçit Devlet Hastanesi, Kızıltepe ilçesinde Kızıltepe Devlet Hastanesi, Mazıdağı ilçesinde Mazıdağı İlçe Hastanesi, Midyat ilçesinde Midyat Devlet Hastanesi, Nusaybin ilçesinde Nusaybin Devlet Hastanesi, Ömerli ilçesinde Ömerli İlçe Entegre Hastanesi, Savur ilçesinde Savur İlçe Entegre Hastanesi sağlık hizmeti sağlamaktadır. Özel kurum olarak Mardin şehir merkezinde 1 hastane hizmet vermektedir.

Ulaşım

Kızıltepe ve Nusaybin ilçelerinden geçen doğu-batı yönündeki D-400 karayolu, ildeki en önemli karayoludur. Şanlıurfa ve Şırnak illerinden bu yolla ulaşılabilir. Şehir merkezine 20 km uzaklıktaki Mardin Havalimanı'na Türkiye içi tarifeli uçak seferleri düzenlenmektedir.

Kültür

Müzeler



  • Mardin Müzesi
  • Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Cami ve medreseler


  • Latifiye Camii
  • Melik Mahmut (Savurkapı) Camii
  • Eminüddin Medresesi
  • Harzem Medresesi
  • Hatuniye Medresesi
  • Sultan İsa Medresesi (Zinciriye Medresesi)
  • Sultan Kasım Medresesi ve Kümbeti
  • Şehidiye Medresesi
  • Mardin Ulu Camii
  • Zairi Camii
  • Zeynel Abidin Cami
  • Koçhisar Camii (Kızıltepe Ulu Camii)

Manastırlar ve kiliseler


  • Mor Behnam Kilisesi (Kırklar), Mardin şehrindedir.
  • Meryemana Kilisesi, Mardin şehrindedir.
  • Mor Yusuf Kilisesi (Surp Hovsep), Mardin şehrindedir.
  • Mor Efrem Manastırı , Mardin kent merkezindedir.
  • Mor Petrus - Mor Paulus Kilisesi , Mardin kent merkezindedir.
  • Mort Şmuni Kilisesi , Mardin kent merkezindedir.
  • Surp Kevork Kilisesi , Mardin kent merkezindedir.
  • Mor Hürmüzd Keldani Kilisesi , Mardin kent merkezindedir.
  • Mor Mihael Manastırı , Mardin kent merkezinin güneybatısındadır.
  • Deyrüzzaferân Manastırı, şehir merkezine 5 km. mesafededir. Milattan önceki dönemlere ait bölümleri olmakla birlikte, dördüncü yüzyılın sonlarında yapıldı. Geçmişte farklı isimlerle, 15. yy'dan günümüze ise Za'ferân olarak bilinen manastır 1293-1932 yılları arasında Süryani Patriklik merkezlerinden biriydi.
  • Deyrulumur Manastırı, Midyat ilçesi, Yayvantepe mahallesi yakınlarındadır. 397 yılında yapılan manastır, tarih boyunca dört farklı isimle anıldı. 615 yılından 1049 yılına kadar Turabidin Metropolitlik merkezi olan manastır, bu sıfatını 1915 yılına kadar korudu.
  • Mor Yakup Manastırı, Nusaybin ilçesi merkezindedir.
  • Meryemana Manastırı, Midyat, Mardin ilçesinin Anıtlı mahallesindedir.
  • Mor Dımet Manastırı, Savur ilçesinin Dereiçi mahallesindedir.
  • Mor Evgin Manastırı, Nusaybin ilçesindedir.

Kaleler


  • Mardin Kalesi
  • Kız Kalesi (Kalat’ül Mara-Lorna Jurek), Merkez ilçeye bağlı Eskikale mahallesindedir
  • Erdemeşt Kalesi
  • Arur Kalesi
  • Dara Kalesi (Daras Anastasiupolis), Merkez ilçeye bağlı Oğuz mahallesindedir.
  • Rabbat Kalesi, Derik ilçesine bağlı hisaraltı mahallesindedir.
  • Dermetinan Kalesi, Mazıdağı, Mardin ilçesine bağlı Gümüşova mahallesindedir.
  • Zarzavan Kalesi (Sammachisacane), Mardin, Diyarbakır yolu üzerindedir.
  • Savur Kalesi, Savur ilçesi merkezindedir.
  • Aznavur Kalesi, Nusaybin ilçesi merkezindedir.
  • Rahabdium Kalesi (Hafemtay), Nusaybin ilçesi merkezindedir.
  • Merdis Kalesi (Marin), Nusaybin ilçesi merkezindedir.
  • Haytam Kalesi (Turbdin - Dimitriyus) Nusaybin ilçesindedir.
  • El Nıhman Kalesi, Yeşilli ilçesine bağlı Bülbül mahallesindedir.
Mardin El Sanatları

Mardin, öyküler içinde öykülerin, zamanlar içinde zamanların birbirine karıştığı diyarda el sanatlarının beşiği olmuştur. Eski çağlardan beri Testi-Çanak-Çömlek, Demircilik, Bakırcılık, Kalaycılık, Kuyumculuk, Gümüşçülük (Telkari), İğne Oyası, Midyat El Nakışı, Tohum İğnesi, Yorgancılık, Oyacılık, Boyacılık(Sibbeğ), Dericilik(Dabbağ), Sabunculuk, Dokumacılık, Şal ü Şapik(özel bir kumaş dokumasıdır), Kilimcilik, Halıcılık(Yün ve İpek), Semercilik, Keçecilik, Tahta Oymacılığı (Kakmacılık), Sedef işlemeciliği, Halburculuk (Gürgen ağacı kullanılırdı), Taş Oymacılığı geçmişten günümüze kadar yapılan el sanatlarıdır. Bunların bir kısmı ne yazık ki kaybolmak üzeredir..

Ahşap Oymacılığı


Tahta yontma sanatı Mardin'de taş oymacılığı kadar meşhurdur. Kapı, mimber, divan, takunya, tarak, kanepe, konsol, gelin sandığı gibi alanlarda kendini göstermektedir.

Telkari


Kısaca gümüş tel işleme sanatı anlamına gelen “telkari”, ince tel haline dökülen gümüşün bükülmesiyle oluşturulan küçük motiflerin bir araya getirilmesi olarak tanınır. Tümüyle el işçiliğine dayalı bir sanattır. Telkari sanatı ile yaygın olarak kolyeler, yüzükler, bileklikler, tütün kutusu, sigara ağızlıkları, aynalar, tepsiler, kemerler, küpeler, anahtarlıklar, isimlikler, düğmeler ve vazolar yapılabiliyor.

Özellikle Mardin ve Midyat ilçesinde telkari sanatı oldukça gelişmiştir. Hatta Mardin ve Midyat ilçesi, telkarinin doğup büyüdüğü yer olarak hafızalarda yerini çoktan kazımış durumda. Sayıları bugün bir elin parmakları kadar azalan ustalar, sanatı yaşatmak ve geleceğe taşımak için çalışmalarını sürdürüyor. Her el sanatı gibi gün geçtikçe kan kaybeden Telkari Sanatı'na Mardin Valiliği destek veriyor. Sanatın sürekliliğinin sağlanması için ilde genç ustalar tarafından işlenen telkariler, Avrupa'daki moda evlerine kadar götürülecek. Böylece geleneksel el sanatı, broşür dağıtımından uluslararası fuarlara kadar birçok hizmetten faydalanmış olacak. Bugün el kalemi ile parlatma işlemi Mardinli ustaların bir geleneği olarak devam etmektedir.

Bakırcılık ve Kalaycılık


Bakırcılık ve Kalaycılık, Mardin merkezinde, önemli diğer sanat dalları gibi ayrı bir ihtimamla şehrin özel dokusunda yer bulan kendi adıyla anılan çarşısında yüzyıllardan beri varlığını sürdürmektedir. Bakırcılıkta ürünlerin ortaya çıkması son derece ağır şartlarda gerçekleşmekte ve işin tamamı el gücüne dayanmaktadır. Burada bir çok sofra takımı, çanaklar, kaşık, kepçe, kevgir, sini, leğen, yemek tencereleri, kazanlar, güğümlü ibrik denilen ibrikler, su güğümü vb. mutfak eşyaları üretilmektedir.

Bakır eşyalar yılda en az bir kez kalaylanırdı. Günümüzde bu sanatı sürdürenlerin sayısı oldukça azdır.

Testicilik - Çömlekçilik


Testicilik, Çanak ve Çömlekçilik (bardak, çömlek, küp, saksı vb. ürünler) Merkez ve Midyat ilçelerinde çok eski yıllardan beri devam eden bir sanat dalıdır. Yörenin kırmızı toprağı, küp yapımcılığına uygun olduğu için bu sanat dalı bu ilçelerde gelişme göstermiştir. Testiler aynı zamanda evlerin kubbeli tavanlarında da kullanılmıştır.

Semercilik - Nalburculuk


Atı evcilleştiren Mezopotamya medeniyetinin, İpek Yolu güzergahında sürekli değerini artırarak sürdüren Mardin’in doğal dokusu gereği binek hayvanlarına ihtiyacı hep olmuştur. Nice kervanların gelip geçtiği, konakladığı bu topraklarda binek hayvanları ile ilgili gelişkin bir sektör oluşmuştur. İşte semercilik de bu sektörlerden biridir. Değişen zaman şartları bu sanatı günümüzde neredeyse atıl duruma sokmuştur.

Mardin'den Alınabilecek Turistik Ürünler/Eşyalar

1-Telkari (Gümüş İşleme) Ürünleri


Mardin deyince akla gümüş işlemeciliği (telkari) gelmektedir. Gümüş işlemeciliği Midyat ilçesinde de yapılmaktadır. Gümüş eritilerek kalıplara dökülür, belli incelik kazanması için haddeden geçirilir, en kalın mikrondan başlayarak 20 mikrona kadar inceltildikten sonra birbirine dolanır ve isteğe bağlı olarak haddeden geçirilir. Haddeden geçen gümüş tellere şekil verilir ve bu şekiller kaynatılarak istenilen modeller ortaya çıkartılır. Belli parlatma aşamalarından geçtikten sonra vitrinlerde satışa sunulur. Gümüşten genellikle kolye, yüzük, bilezik, küpe gibi takılar ve rozet, kalemlik, isimlik gibi hatıra eşyaları yapılmaktadır.

2- Bakır Ürünleri (Bakır Kaplar)


Geçmişten günümüze varlığını koruyan bakırcılık el sanatı, geçmişte kap kaçak yapımında kullanılan bakırın yerini diğer malzemeler aldığından, bakır günümüzde daha çok hediyelik eşya yapımında kullanılmaktadır. Alıcıların beğenisini kazanan bakır eşyalar arasında özellikle kahve fincanları, şahmeran işlemeli tepsiler, cezveler, ayran kaseleri ve şekerlikler yer almaktadır.

3- Sabun


Mardin'de pek çok bitkiden sabun üretilmektedir. Bu sabunlar saça ve cilde iyi gelmektedirler. Mardin yöresine özgü bir bitki olan Bıtım (Çıtırmık) yabani fıstık çeşidi olup, yağından sabun yapılmaktadır. Zayıf saçları güçlendirici özelliğe sahiptir.

4- Takunya


Günümüzde kullanımı sürmekte olan Takunya Mardin'de 1. sınıf kavak ve gürgen ağacından yapılmaktadır.

5- Badem Şekeri


Mardin'de doğal olarak yetişen bademler, şeker ve bitkilerle kavrularak mavi, kahverengi vb. renklerde badem şekeri üretilir. Badem şekeri katılan şekerin yoğunluğuna göre tek katlı ve iki katlı olarak anılır. Tek katlı badem şekeri daha az şekerlidir. Bayatlayan mavi renkli şekerler, rengini kaybederek beyazlaşır

6- Cevizli Sucuk


Sonbahar aylarında üzümlerin ve cevizlerin yetişmesinden sonra bahçelerde cevizli sucuk yapılır. Üzüm suyu ile cevizin ip üzerinde dizilerek kurutulması ile yapılır. Geçmişte evlerde kışın tüketilmek amacıyla hazırlanırdı.

7- Peksimet


Ekmek hamurundan yapılan peksimet, 2 ay süre ile saklanabilen, tadı değişmeyen kuru ekmektir. Genellikle sabahları çay ile birlikte yenir.

8- Leblebi


İlimizde yetiştirilen nohutlardan elde edilen leblebi tuzlu olarak üretilir. Dağlanması nedeniyle "Dağlı Leblebi" adıyla da anılmaktadır.

9- Çörek



10- Süryani Şarabı


Mardin'de yetişen üzümlerden yapılır. Turizmin ilimizde gelişmesiyle birlikte Süryani Şarabı daha tanınır olmuştur.

Mardin mutfağı

Mardin'in tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olması kent mutfağına da yansır. Özellikle yöresel baharatlar kente özgü yemeklere bambaşka bir tat ve görüntü katmaktadır. Kaburga dolması ve sembusak kente özgü yemeklerdir. Bu tür yemeklerden sonra Mırra denen özel bir kahve içmek adettendir. Bu kahve hazmetmeyi kolaylaştıran bir özelliğe sahiptir.

Başlıca yöresel yemekler: Çiğ köfte, kelle paça, etli ekmek, işkembe dolması, içli köfte, kaburga dolması, sembusak, kebap çeşitleri, kıbbe, zerde, helva çeşitleri ve ceviz tatlıları...

Mardin’in kendine özgü yemekleri, yörede yetişen bitkilerin yardımı ve yaşam tarzının belirleyiciliğiyle geleneksel bir boyut kazanmıştır. Mardin mutfağının zenginliği, gelmiş geçmiş uygarlıkların kültür birikimleri ve yöre halkının medeniyetteki değişim sürecinde kendilerini yenilemedeki yetenekleri ile açıklanabilmektedir.

Çeşitli dinlerin dinsel törenleri için hazırlanan yemekler, düğün, doğum ve ölüm sonrası geleneksel günler ve ayinler için özel olarak yapılan hayır yemekleri, yöre mutfağını oluşturan ögelerden bazılarıdır.

Yöreye has baharatlar kullanılarak lezzeti arttırılan geleneksel yemekler arasında, ikbebet (içli köfte), ırok, semburek, kitel raha, etli dolma, kibe (işkembe dolması), kuzu çevirme, kaburga dolması, lebeniyye, zerde ve kahiyat sayılabilir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst