Dağlık Karabağ Cumhuriyeti

GEZGİN

Üye

Dağlık Karabağ
Baskent Hankendi
Resmî diller Ermenice
Yönetim Şekli Yarı Başkanlık Sistemi
Yüzölçümü 11.458 km²
Nüfus 146.573
Nüfus Yoğunluğu 12 kişi/km²
Para birimi Ermeni dramı
Zaman dilimi DAZD (UTC+4)- CEST (UTC+5)
Telefon kodu +374 47 (cep telefonları için +374 97)
İnternet TLD .nkr.am
Dağlık Karabağ Cumhuriyeti ya da resmî adı ile Artsah Cumhuriyeti veya kısaca Artsah (Ermenice: Արցախի Հանրապետություն Artsakhi Hanrapetut’yun), Güney Kafkasya'da yer alan ve hukuken Azerbaycan'a ait Dağlık Karabağ ve çevresindeki 7 Azerbaycan ilini kapsayan topraklar üzerinde işgal sonrası kurulmuş fiilen bağımsız olan bir ülkedir. Şubat 2017 tarihinde gerçekleştirilen referandum ile Dağlık Karabağ Cumhuriyeti olan ülke ismi Artsah Cumhuriyeti olarak değiştirilmiştir. Çoğunlukla Ermenilerin yaşadığı bölgede, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra yükselen etnik gerilim, Ermenistan'ın desteklediği Ermeni militanlarla Azerbaycan arasında çatışmaların çıkmasına neden oldu. Ermeni güçlerinin bölgeye girişiyle birlikte Azerbaycanlılara yönelik başlattıkları katliamlar halkı göçe zorlamıştır. 10 Aralık 1991'de Azerbaycanlıların boykot ettiği ve yalnız Ermenilerin katıldığı halkoylaması sonucuna göre bağımsızlık kararı alındı ve 6 Ocak 1992'de de bağımsızlık resmen ilan edildi. Fakat Ermenistan dahil, hiçbir ülke veya uluslararası kuruluş Artsah'ın bağımsızlığını tanımadı

Tarih

1988'den Önceki dönem

Dağlık Karabağ (Azerice: Dağlıq Qarabağ, Ermenice: Լեռնային Ղարաբաղ / Lernayin Gharabagh), Güney Kafkasya'da hukuken Azerbaycan Cumhuriyeti'ne bağlı tarihi bölge. Günümüzde, Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin işgali sonucunda hiçbir ülke veya uluslararası kuruluş tarafından tanınmayan de facto Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin egemenliği altındadır.

Azerbaycan'ın resmî tarih anlayışı, Dağlık Karabağ'ın eski çağlardaki adı "Albanya" olup bölgede yaşamış olan Kafkas Albanyalılarının Azerilerin atalarından olduğu savunmaktadır.[kaynak belirtilmeli]

Ermenistan, Dağlık Karabağ'ın Ermenilerin ataları olan antik bir Hıristiyan krallığının parçası olduğunu savunmaktadır. Buna kanıt olarak da bölgedeki kiliseler gösterilir. Azeri tarihçiler ise bahsi geçen kiliselerin Hristiyan Albanyalılara ait olduğunu iddia ederler.[4] Bölgeye İslamiyet yaklaşık bin sene önce gelmiştir.

Osmanlı-Safevi savaşları döneminde Karabağ

1578 Osmanlı-Safevi seferinden sonra Osmanlı hakimiyeti altına girdi ve Berda, Hacın, Ahıstâbâd, Dizak, Hakâri ve Varand sancaklarından oluşan “Vilâyet-i Gence Karabağ” kuruldu. Ancak bir süre sonra Safevîlerin hakimiyeti altına girdi.

1722-1724’da Rus İmparatorluğunun bölgeye girmesiyle gerginlik yaratıldı. Osmanlı Azerbaycan’ı alarak Rusların Kafkasya'ya inmesini önlemeye çalıştı ve 1724 Antlaşmasında Karabağ Osmanlı’ya verildi. 1731’den başlayan Osmanlı-Safevi savaşı neticesinde 1736’da Nadir Şah İmperiyası'na bağlandı.

Karabağ Hanlığı

18. yüzyıldan sonra Karabağ Hanlığı’nın sınırları içinde yer alıyordu. Hanlığın hükümdarı İbrahim Halil Han idi.

Karabağ Hanlığı (Azerice: Qarabağ Xanlığı), 1747-1805[2] yılları arası bugünkü Azerbaycan arazisinde yerleşmiş ve İran'ın Kaçar Hanedanı egemenliği altında[3] fiilen bağımsız olan Türk feodal devletidir. Ayrıca, bugünkü Azerbaycan ve Ermenistan arasında büyük krizlere sebebiyet veren Dağlık Karabağ bölgesi ve çevresinde varlığını da sürdürmüştür . Penah Ali Han tarafından kurulmuştur. Rus İmparatorluğu, 1805 yılında Karabağ Hanlığı'nın kontrolünü İran'dan almıştır. Fakat Karabağ'ın Ruslarca ilhakı 1813 Gülistan Antlaşması'na kadar resmileşmemiş, 1804-1813 Rus-İran Savaşı sonucu olarak İran hükümdarı Feth Ali Şah, Karabağ'ı resmen Rusya İmparatoru I. Aleksandr'a vermiştir. Hanlık 1822 yılında ortadan kaldırılmıştır. Rus İmparatorluğu içinde önce Hazar Oblastı'nın sonra da Elizavetpol Guberniyası'nın bir parçası olmuştur.

Karabağ Hanlığının kuruluşu

Hanlığın topraklarının büyük bir kısmını kaplayan arazi 1551 yılında Şah I. Tahmasp tarafından Gence-Karabağ Beylerbeyliği adı altında bir yönetim birimine dönüştürüldükten sonra 1588-1605 ile 1725-1735 yılları arasında Osmanlı Devleti egemenliğinde kalmış olduğu süre dışında Karabağ Hanlığı, uzun yıllar Safevi ve devamı niteliğindeki İran hanedanlıklarının egemenliğinde kalmıştı. Hanlığın temelleri Safevi Hanedanı'nın Aras Nehri ve Kura Nehri arasındaki Karabağ bölgesini 1606 yılında Ziyadoğlu Ailesi'ne vermesiyle feodal bir mülk olarak atılmıştı. Gence şehrinden Karabağ topraklarına göç eden, soyu Cavanşir oymağına dayanan bir kişi, Karabağ'da bir kadın ile evlenmiş ve çocuğu olmuştu ve çocuğunun adını Sarıca Ali koymuştu. Sarıca Ali büyüyünce çok zengin biri olup onun malları da oğlu İbrahim Ağa'ya kalmıştı. Safevi Hanedanı'ndan sonra İran topraklarına hakim olan Afşar Hanedanı yöneticisi Nadir Şah, İbrahim Ağa'nın oğlu Fazlali Bey'i yanına alarak eşik ağası yapmıştı. Fazlali Bey bir çatışmada ölünce Nadir Şah, bu sefer Fazlali Bey'in kardeşi Penah Ali Han'ı yanına almıştı. Penah Ali Han, bir müddet Nadir Şah'ın yanında kaldıktan sonra kaçıp Karabağ'da saklanmıştı. Nadir Şah, Penah Ali Han'ı aratsa da bulamamıştı. Nadir Şah'ın 1747 tarihinde öldürülmesi üzerine Penah Ali Han, ortaya çıkarak 1747 tarihinde kendini Karabağ hanı ilan etmişti. Penah Ali Han'ın başa geçmesiyle Karabağ Hanlığı da de facto şeklinde bağımsız olmuştu. Afşar Hanedanı'nın yeni yöneticisi Adil Şah, Karabağ hanı olarak Penah Ali Han'ı tanıdığını belirten bir ferman çıkarmıştı. Penah Ali Han'ın soyu, Cavanşir boyunun Sarıcalı oymağına dayanan Ziyadoğulları Hanedanı'ndan gelmektedir.

Penah Ali Han dönemi

Karabağ Hanlığının kurucusu Penah Ali Han
Hanlığın ilk başkenti Bayat Kalesi'ydi (1748). Penah Ali Han, hanlığı koruyabilmek için 1750-1752 yıllarında bugünkü Şuşa kale-şehrini inşa ettirmiş, başkenti de buraya taşıyıp şehrin adını Penahabad koymuştu. 1750 yılında Şeki Hanlığı ile Bayat Savaşı yapılmıştı. Penah Ali Han, Meghri, Tatev, Karakilise, Kafan şehirlerini ele geçirerek Nahçıvan Hanlığı'nı ülkesine bağlamıştı.

1752 tarihinde Penahabad şehri kurulduktan sonra, İran toprakları üzerinde hak iddia eden Kaçar Hanedanı'nın kurucularından Muhammed Hasan Han, Karabağ Hanlığı'na saldırarak Penahabad'ı kuşatmış fakat Zand hanedanı kurucusu Kerim Han Zend'ın saldırıları üzerine çekilmek zorunda kalmıştı. Muhammed Hasan Han buradan çok çabuk çekilmişti. Hatta Penahabad kalesi duvarlarının altında savaş toplarını bile bırakmıştı. Penah Ali Han, Muhammed Hasan Han'ın geri çekilen askerlerine karşı saldırı yaparak Güney Azerbaycan'daki Aras Nehri'nin karşısında bulunan Erdebil şehrini ele geçirmişti.

1759 tarihinde Karabağ Hanlığı'nın kuvvetlenmesinden endişe eden Urmiye Hanlığı hükümdarı Feth Ali Han Afşar, hanlığa karşı bir savaş başlatmıştı. 30,000 kişilik ordusu ile saldıran Feth Ali Han Afşar'a birkaç melik destek sağlayarak yardım etmişti. Penahabad'ın kuşatılması sekiz ay boyunca devam etmiş ve Feth Ali Han Afşar, Karabağ Hanlığı'nı geçici olarak Urmiye Hanlığı'na bağlı hâle getirmişti. Karabağ hanının oğlu İbrahim Halil Han'ı ise rehin olarak Urmiye'ye götürmüştü.

Aynı yıl, Kerim Han Zend, Urmiye hükümdarı Feth Ali Han Afşar'ı yenebilmek için oğlu Urmiye'derehin tutulan Penah Ali Han ile birlik olmuştu. Kerim Han Zend, Feth Ali Han Afşar'ı yenip Urmiye'yi aldıktan sonra İbrahim Halil Han'ı esaretten kurtararak Karabağ Hanlığı tahtına oturtmuş, eski hükümdar Penah Ali Han'ı ise Zand hanedanı'nın başkenti olan Şiraz'a misafir olarak davet edip buraya yerleşmesini mümkün kılmak suretiyle Karabağ Hanlığı'nı kendine bağlı hâle getirmeye çalışmıştı. Fakat, İbrahim Halil Han, 47 yıllık hanlık döneminde bağımısız hareket ederek Karabağ Hanlığı'nı bağlılıktan kurtarmış ve bunun yanında Gence Hanlığı'nı 1780-1785 tarihleri arasında kendine bağlı duruma getirmişti. Bu süreçte eski hükümdar Penah Ali Han ise ölümüne kadar kadar Şiraz'da yaşamıştı.

İbrahim Halil Han dönemi

1759 yılında tahta geçen İbrahim Halil Han, Penahabad şehrinin gelişmesine önem vererek onun etrafına çok sayıda köy kurdurup şehre kaleler diktirmiştir. Gence Hanlığı'nı kendine bağlı hâle getirmesinin yanında Revan ve Nahçıvan hanlıklarının topraklarının bir kısmını ele geçirmeyi başarmıştı. 1789 yılında Karabağ Ermenilerinin çıkardığı isyanı bastırmış, Sünni bir Türk ve bir şair olan Molla Penah Vâkıf baş veziri yapmıştır. Molla Penah Vâkıf, Rusya ve İran'a karşı, komşu Türk hanlıkları ile anlaşma yapmayı başarmıştır.

Muhammed Hasan Han'ın oğlu Ağa Muhammed Şah'da 1795 yılında Penahabad'a saldırmıştır. Ağa Muhammed Şah'ın amacı eski Safevi Hanedanı zamanındaki toprakları geri almak ve İran şahı ilan etmekti. Safevi geleneklerine göre şah, taç giyme töreninden önce Kafkasya'yı kontrolü altında bulundurmak zorundaydı. Bu yüzden Kafkasya'nın kontrol altına alınması için Karabağ Hanlığı ve büyük şehri Penahabad ilk ve büyük bir engeldi.

Ağa Muhammed Şah, 80,000 kişilik ordusu ile Penahabad şehrini kuşatmıştır. İbrahim Halil Han, uzun süreli bir savunma için halkı harekete geçirmişti. Penahabad halkından savaşa katılanların sayısı 15,000 kişiyi bulmuş, savaşta kadınlar ve erkekler birlikte savaşmıştır. Kuşatma 33 gün sürmüş ancak Panahabad şehri ele geçirilememişti. Ağa Muhammed Şah kuşatmayı durdurup Tiflis'e ilerlemiş ve burayı işgal etmişti.

Ağa Muhammed Şah, Kafkasya'yı fethetmekte başarısız olmasına rağmen 1796 tarihinde kendini şah ilan ederek Kaçar Hanedanı'nı kurmuştu. İkinci bir Karabağ seferini de kararlaştıran Ağa Muhammed Şah, hanlığa olan saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Penahabad halkı 1795 tarihindeki saldırıdan ve üç yıl süren kuraklıktan dolayı güçsüzleşmesinin yanında, savaş sırasında da şehir koruyucularının büyük bir kısmının ölmüş olmasından ötürü direncini yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Ağa Muhammed Şah, Rusların Kuzey Azerbaycan'a girdiklerini duyunca Erdebil'i ele geçirmişti. II. Katerina'nın ölümü üzerine Rus kuvvetlerinin geri çekilmesi ile Ruslar ile Kaçar Hanedanı arasında savaş olmamasıyla Panahabad'ın güçsüzlüğünü fırsat bilen Ağa Muhammed Şah, 1797 yılında, Penahabad'ı ele geçirmeyi başarmış ve burada katliamlar yapmıştır. İbrahim Halil Han Dağıstan'daki Ilısu Hanlığı'na sığınmıştır. Ağa Muhammed Şah, 19 Haziran 1797 tarihinde hizmetindeki üç kişi tarafından öldürülünce İran askerleri Penahabad'dan çekilmiştir. Böylece İbrahim Halil Han, Karabağ'a geri dönerek tekrar han olmuştur.

İbrahim Halil Han'ın yönetimi esnasında Karabağ Hanlığı komşu hanlıklar ile ve ek olarak Osmanlı Devleti ve Rus İmparatorluğu'u ile bağ kurmuştur. Bu süreçte Rusya İmparatorluğu, 1804'te Gence Hanlığı'nı ele geçirerek Karabağ Hanlığı'na kuzey sınırında komşu olmuştur. Rusya İmparatorluğu'nun Gürcistan ve Gence'yi istila etmesi üzerine İbrahim Halil Han, 14 Mayıs 1805 tarihinde Rusya İmparatorluğu ile Kürekçay Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile Karabağ Hanlığı, Rusya İmparatorluğu'nun egemenliğini ve üstünlüğünü tanımak ile birlikte Rusya İmparatorluğu'na 8 bin altın rubleyi ödemeyi kabul etmiştir. Rusya İmparatorluğu da antlaşma ile Karabağ Hanlığı'nın koruyuculuğunu üstlenmiş ve Penahabad'da bir garnizon bulundurmayı kararlaştırmıştır.

Yıkılışı

İbrahim Halil Han'ın 1806'daki ölümü üzerine ortanca oğlu Mehdi Kulu Han, Rusya tarafından Karabağ Hanlığı tahtına oturtulmuştur. Rus İmparatorluğu, Rus-İran Savaşları'ndan sonra 1813 tarihinde imzalanan Gülistan Antlaşması ile ve 1828 tarihinde imzalanan Türkmençay Antlaşması ile bölgeyi egemenliği altına almıştır. Mehdi Kulu Han'ın başa getirilmesinden 1822 yılına kadar Rusya'nın diğer eyaletleriyle aynı statüde yönetilen Karabağ Hanlığı, bu tarihte tamamen ortadan kaldırılmıştır. Mehdi Kulu Han ise İran'a gitmiştir.[22] Penah Ali Han'ın soyundan gelen Abdül Vekil Penah Han, daha sonra Büyük Horasan Emiri olmuştur. Cevanşirlerin bir kısmı Osmanlı Devleti'ne göçüp Anadolu'ya yerleşmiştir.[24] Rusya İmparatorluğu içinde Karabağ ili kurulmuş ve bu il Rus memurlar tarafından yönetilmiştir.

Karabağ Savaşı

Dağlık Karabağ'da Ermenilerin yaptığı  soykırım
1990’ların başlarında bölgede etnik çatışmalar başladı. Ermenistan’ın Karabağ’ı kendi sınırlarına katma isteğini açıklamasının ardından bu çatışma Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaşa dönüştü. 1991 yılında Kafkasya'da yeni cumhuriyetlerin birbiri ardına bağımsızlıklarını ilan ettiği dönemde Rusya tarafından boşaltılan üslerden elde edilen ağır silahlar, savaşta dengenin Ermenistan'dan yana ağır basmasına neden oldu.

1991-1993 yıllarında, Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edilmiş olup bu işgal günümüzde de sürmektedir. Dağlık Karabağ bölgesi tamamen Azerbaycan toprakları içinde kalmasına rağmen Ermeni ayrılıkçılar Dağlık Karabağ ile Ermenistan arasındaki Azerbaycan'a ait bölgeyi de işgal ederek bir tampon bölge oluşturmayı başarmışlar ve Dağlık Karabağ ile Ermenistan arasında bağlantı kurmuşlardır.

Ermenistan, Dağlık Karabağ bölgesini ve bu bölgenin çevresindeki yedi ilçeyi (rayon) işgal etti. Dağlık Karabağ ayrılıkçı yönetimi bu arada, 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. Ancak bu bağımsızlık ve kurulan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, Ermenistan Cumhuriyeti dahil hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.

Bu savaşı sona erdiren ateşkes anlaşması 1994 yılında Bişkek kentinde imzalandı

Devlet yönetimi

Karabağ Hanlığı'nın yönetim biçmi monarşi olsa da, hanlıklar devrinde Azerbaycan'da idari yapı daha ziyade derebeyliğini andırmaktaydı. Han devletin baş yöneticisidir. Diğer Güney Kafkasya hanlıklarında olduğu gibi Karabağ Hanlığı'nda da mülki ve cinayet işlerine şeriat kanunları, örf ve adet esasında bakılmıştır. Mahkemelerde normal cezalarla birlikte ağır işkencelere de yer verilmiştir. Ölüm hükümünü en büyük hakim gibi hanın kendisi vermiştir.

Nüfus

Karabağ Hanlığı, Rus İmparatorluğu'na dahil edilmesi sırasında diğer hanlıklar içinde nüfus bakımından Şirvan Hanlığı'ndan sonra ikinci sıradadır. 90.000 ulaşa gelen nüfusu 18.500 hanede birleştirilmiştir. Tarihçilerin görüşüne göre hanlığın var olduğu dönemde nüfus sayısı ve yoğunluğu tahminen iki defa artmıştır. Penahabad'ı ziyaret eden yolculara göre Penahabad'da 18. yüzyıl ve 19. yüzyılda 2.000 ev ve çoğunluğu Müslümanlardan oluşan 10,000 civarı insan bulunmaktadır.

1806 yılında Ağa Muhammed Şah'ın veliahtı Feth Ali Şah oğlu Abbas Mirza'nın komutasındaki orduyu Karabağ topraklarına göndermesi üzerine İbrahim Halil Han, oğlu Muhammed Hasan'ı Gence'deki Rus komutanlarının yanına göndererek Ruslardan yardım istemiştir. İbrahim Halil Han'ın yardım isteğine karşılık 10,000 kişilik Rus ordusu Karabağ'a gelmiştir. İbrahim Halil Han, Emirliler ve Cebrayıllılardan oluşan süvarilerle Rusları karşılamışdır. Görüşmelerin ardından Karabağ ve Rus orduları Aras Nehri'ne doğru İran ordusuna karşı hareket etmişlerdir. Aslandüz denilen yerde yapılan savaşın ardından İran ordusu geri çekilmiştir. Savaşın ardından İbrahim Halil Han ve Rus orduları bir kaleye geçmişlerdir. Kısa bir süre sonra Ruslar Kürekçay Antlaşması'nı bozup Penahabad Kalesi'ni işgal etmişlerdir. Ailesi ile kaleden kaçan İbrahim Halil Han, Penahabad yakınlarındaki kayalık bir yere kamp kurmuştur. Burada İbrahim Halil Han, İran şahı Feth Ali Şah'a bir mektup yazmıştır. İbrahim Halil Han, mektupda başına gelenleri anlatıp yardım istemiş, sadakatini belirtmek için de şaha yazdığı mektubu Kur'an içine koymuştur. 2 Haziran 1806 tarihinde İbrahim Halil Han, İran ordusunu beklerken, Rus komutan Lisaneviç ve ordusu birkaç Ermeni kılavuzun yardımı ile İbrahim Halil Han'ın bulunduğu yeri basmışlardır. Rus orduları, İbrahim Halil Han ve ailesinden birkaç kişiyi öldürmüşlerdir.

İdari bölümler

Ülkedeki en büyük idari birim yöredir. Salnamelerdeki bilgilere göre Karabağ Hanlığı idari açıdan 22 yöreye bölünmüştür. Yöreler ise birkaç kentten ibarettir. Yörelerin yöneticileri naiblerdir. Naiblerin yanında darğalar ve yüzbaşılar gibi vazifeli şahıslarda bulunmuştur. Darğaların şehirlerdeki görevi polisler gibi vatandaşların huzur ve güvenini temin ile suç ve suçluyla mücadele etmektir. Yüzbaşılar ise köylerin yönetiminden sorumluydu. Karabağ Hanlığı'nın son dönemlerinde ülkede 1 büyük şehir, 638 köy bulunmaktadır.

1806'da Rus egemenliğine giren Karabağ Hanlığı'nda siyasi istikrarın kaybedilmemesi için Ruslar, hanlığın idari işlerine karışmamıştır. A. P. Yermalov ile Mogilev'in 1823 yılında tertibini bitirdikleri "Karabağ eyaletinin tahrir defteri"ne göre, Karabağ Hanlığı "mahal"lere ve "el"lere bölünmüştü. Mahalleri yönetenlere "naib", elleri yönetenlere ise "binbaşı" denmekteydi. Her iki çeşit yönetici de doğrudan eyalet yöneticisine bağlıydı. Hanlık 18. yüzyılın ortalarında 21, sonlarında ise 25 mahal ve el'den oluşmaktaydı. Bunlar: Cevanşir, Cevanşir-Dizak, Hırdapara-Dizak, Dizak, Dizak-Cebrayıllı, Bergüşad, Çulundur, Mehri, Bağabürd, Ecenan, Küpara, Karaçorlu, Verende, Haçın, Çileberd, Talış-Gülüstan, Püsyan, Kolanı, Demirçihasanlı, Yiğirmidört, Otuziki, I. Kebirli, II. Kebirli, Sisyan ve Tatevidi'ydi.

Ekonomi

Karabağ Hanlığı topraklarının dağların eteklerinden Aras'ın Hudaferin Köprüsü'nden Cevad kentine kadar olan toprakların hepsi Aras Nehri suları ile sulanmıştır. Karabağ Hanlığı arazisinin üçde ikisi ovalıklardan ibarettir. 800-3000 metre yükseklikteki araziler geniş yer kapladığı için hayvancılık Karabağ halkının geçim kaynağı olmuştur. Halkın diğer geçim kaynakları ise halıcılık, çiftçilik, bahçecilik ve deri ürünleri imalidir. 19. yüzyılın başlarında Karabağ Hanlığı arazisinde 30.000 koyun ve keçi, 20.000 at, 2200 oğlak vardır. Yine bu tarihlerde bazı Hıristiyan Ermenilerin geçim kaynağı domuzcluktur. İbrahim Halil Han zamanında Karabağ Hanlığı tacirirleri Şeki Hanlığı, Şamakhi Hanlığı ve Gence Hanlığı'ndan ipek alıp hakiki ipek tekeli kurmuşlar ve onu dış pazarlara çıkarmışlardır. Meşhur Karabağ atları, ülkenin ticaretinde önemli rol oynamıştır. Ülkede 500'e yakın ileyen değirmen vardır. Karabağ Hanlığı döneminde ekonomik alanda önceki devirlere nispeten ilerleme olmuştur. Bu ilerlemenin en büyük etkeni ülke çapında ekinciliğin gelişmesidir. "Toprak ancak onu ekenlere ve ekilecek hâle getirenlere mahsusdur" prensibi esas alınmıştır. Toprağı ekilecek hâle getirip ekenler ise az miktarda toprağa sahip olanlar ve rençberlerdir. Salnamelere göre hanlıktaki topraklar han, ağalar, beyler, halk ve vakıflar olmak üzere bölünmüştür. Bu düzen Kur'ân-ı Kerîm'de ileri gelen şeriat hükümlerinden kaynaklanmaktadır.

Karabağlıların yerleşik hayat tarzını benimsemişlerdir. Penahabad'da darphane kurulmuştur. Ülkede Penahı adında bir buçuk dirhem ölçüsünde gümüşten pul sikkesi basılmıştır. Sikkenin bir yüzünde Penahabad, diğer tarafında ise La ilahe illallah Muhammedur rasulullah sözleri yazılmıştır. Penahının altı tanesi bir manat, sekiz tanesi ise Karabağ tümeni etmiştir. Penah Han zamanındaki sikke, Karabağ Rusya tarafından ilhak edilmesinden sonra da değerini korumuştur. Savaşlar için Penahabad halkı tüfek, tabanca namluları ve silah kundakları hazırlamışlar, barut imal etmişlerdir. Hançer, kılıç hazırlayan sanatkârlar, taştan yapılma çeşitli araçlar, değirmen taşları, el değirmenleri, taş kazanlar ve başka eşyaları hazırlayan kişilerde Penahabad'da yaşamaktadır. Pazar günleri Penahabad ve çevresinde haftalık pazar kurulmuştur.

Kültür

Karabağ hanlarına has halı (Azerbaycan Devlet Tarih Müzesi)
Ülkede sanat alanında birçok gelişme olmuştur. Sanat ile uğraşanlar en çok Penahabad kentinde faaliyet göstermişlerdir.Hanlık döneminde yetişen Azeri şairler, kendilerinden önceki Farsça şiir yazma geleneğini sürdürmüşlerdir. Çünkü Farsça yazmak ediplikte üstünlük sayılmıştır. Ancak şairler Farsça'nın yanında kendi dilleri olan Azerice ile de şiirler yazmışlardır. Hanlığın en önemli şairlerinden biri Molla Penah Vakıf'tır. Halk dokumacılığa önem vermiştir. Değirmenin hisseleri taştan ve tahtadan hazırlanmıştır.

Karabağ Sorunu

1988 yılının başında Ermeniler ve Azeri Türkleri arasında bir dizi kızıştırıcı saldırı ve misillemeler başlamıştır. Perestroyka ortamında Karabağ'daki Ermenilerin Azerbaycan rejimine karşı protestolar başlamıştır. Fakat bu muhalif hareket hızla siyasi örgütlenmeye dönüşmüş, demokrasi ve ulusal egemenliğini kazanmayı amaçlayan anti-komünist geniş bir ittifak olan Karabağ Komitesini oluşturulmuştur. 20 Şubat 1988'de Dağlık Karabağ Özerk Oblastı Ulusal Konseyinin Ermeni temsilcileri bölgenin Ermenistan ile birleşmesi için oy kullanmışlardır. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti resmî olarak buna yanıt vermemiştir. Fakat ulusal konseyin hareketi Sumgayıt'ta 26 ile 100'den fazla Ermeninin yaşamını yitirdiği pogroma yol açtı. Ermenistan'ın Spitak şehrinde ise Azerilere saldırıldı. Pogromlar başlayınca çok sayıda Ermeni ve Azeri göç etmek zorunda kalmıştır.

7 Aralık 1988'de Spitak civarında meydana gelen ve Ermenistan'ın kuzey kesimini tahrip eden depremin ardındaki karışık ortamda Sovyet yetkilileri Karabağ Komitesinin önderlerini tutuklayarak karşıt hareketin büyümesini engellemeye çalışmıştır.

Ancak Ermeni milliyetçilerinin desteği olmadan Ermenistan'ı yönetmek için Ermenistan Komünist Partisi'nin giriştiği uygulamalar siyasi krizi derinleştirmiştir. Mart 1989'da seçmenlerin çoğu, Sovyetler Birliği'nin Yüksek Halk Temsilciler Meclisi genel seçimini boykot etmiştir. Karabağ Komitesi üyelerinin serbest bırakılması için gösteriler düzenlenmiş ve Mayıs ayında yapılan Ermenistan Yüksek Sovyeti seçiminde Ermeni seçmenler Karabağ davasını destekleyen temsilcileri seçmişlerdir. Seçimden sonra Karabağ Komitesi üyeleri tahliye edilmişlerdir.

Mihail Gorbaçov Karabağ Sorunu'nu çözmek için Özel Yönetim Komitesi'ni kurmuş ve Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın özerklik haklarının artırılmasını önermiştir.

Haziran 1989'da Levon Ter-Petrosyan önderliğinde çok sayıda gayriresmî milliyetçi örgütler birleştirilerek Bütün Ermeni Hareketi (Հայոց Համազգային Շարժում Hayots Hamazgain Sharzhum) kurulmuş ve Ermenistan hükûmeti de resmen onaylamıştır. Hem Bütün Ermeni Hareketi hem de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde kurulan Azebaycan Halk Cephesi, Özel Yönetim Komitesi'nin kaldırılmasını istemiştir. Ermeniler bölgenin Ermenistan'ın bir parçası olması gerektiğini, Azeriler ise Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın özerkliğinin kaldırılmasını savunmuştur.

Ağustos 1989'da Karabağ'daki Ermeniler kendi Ulusal Konseyi'ni seçmiş ve Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nden ayrılması ve Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'yle birleştiğini açıklamıştır.

Eylül 1989'da Azerbaycan, o zamana kadar Ermenistan'ın diğer Sovyet cumhuriyetlerinden yaptığı ithalatın %90'ını karşılamakta olan hayati yakıt ve besleme hatlarına karşı ekonomik abluka uygulamaya başlamıştır.

Kasım 1989'da SSCB Yüksek Sovyeti Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nin özerkliğini kaldırılıp doğrudan Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmasına dair karar almıştır. Fakat Sovyetlerin politikası ters etki yaratmış ve Aralık 1989'da Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti ile Karabağ Ulusal Konseyi'nin ortak oturumu, Moskova'nın kararını geçersiz sayarak Dağlık Karabağ Özerk Oblastı'nın Ermenistan ile birleştiğini açıklamıştır.

Şubat 2017'de gerçekleştirilen 2017 Dağlık Karabağ Cumhuriyeti anayasa değişikliği referandumu ile seçmenin %90'ının onayı ile ülke ismi değiştirilmiş ve yarı başkanlık yönetim sisteminden tam başkanlık yönetim sistemine geçilmiştir.

Ermenistan'ın tutumu

18 Mayıs 2001 tarihinde dönemin Ermenistan Savunma Bakanı Serj Sarkisyan'ın Ermenistan parlamentosunda yaptığı şu konuşması Türk basınında yer almıştır:
İşgal ettiğimiz topraklar var. Bunda utanılacak bir şey yok. Güvenliğimiz gereği bu toprakları işgal ettik. Biz bunu 1992 yılı ve öncesinde de söylüyorduk, şimdi de söylüyoruz. Belki üslubum diplomatik değil ama gerçek bu. ,,


İşgal ve Hocalı Katliamı

Tarihte  kara bir leke - Hocalı  Katliamı
Karabağ münâkaşası 1988-1989 seneleri arasında Karabağ’da bazı yerlerde nüfusun çoğunluğunu oluşturan Ermenilerin bağımsızlık için referandum düzenleyip bağımsızlık kararı almasıyla başladı. İki toplum arasında cereyan eden çatışmalar ve sokak gösterileri Azerbaycan ile Ermenistan arasında büyük bir gerilime sebep olmuş ve yüzbinlerce insan vuku bulan hâdiseler sebebiyle yaşadığı topraklardan göç etmek zorunda kalmıştı.

Ermenistan’da yaklaşık 40 bin kişinin katıldığı gösteri sonrası da Ermenistan’ın Karabağ’a saldırması çatışmaları sıcak savaşa dönüştürdü.

SSCB’nin dağılma aşamasının hızla sürdüğü o devirde, ordunun çoğunluğunu Ermeni askerler oluşuyordu. Ermenilerin dışında, Rus askerler de Karabağ’daki alayda görevliydi.

Dağlık Karabağ için Azerbaycan ve Ermenistan arasında 1988’de başlayan Karabağ Savaşı sürerken, Ermeniler bölgenin mühim kasabası olan Hocalı’ya ilerlemeye başladı.

Hocalı'da ne oldu?

Ermeni güçlerinin 1991’in sonlarına doğru ablukaya aldığı Hocalı, 936 kilometre karelik alana sahip, 2 bin 605 âilenin, toplam 11 bin 356 kişinin yaşadığı bir kasabaydı. Aralık 1991’de Karabağ’ın başşehri olarak kabul edilen Hankendi şehrini işgal eden Ermenilerin bir sonraki hedefi, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı’yı ele geçirmekti.

Hocalı’nın etrafındaki bütün köy ve yolları tek tek ele geçiren Ermeni güçleri, kasabanın diğer illerle karayolu bağlantısını kesti. Hocalı’nın diğer bölgelerle tek ulaşım bağlantısı olan helikopter ulaşımı, 28 Ocak 1992’de, Şuşa Ağdam seferini yapan helikopterin Ermeniler tarafından vurulmasıyla ortadan kalktı. Bu hâdisede, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 44 sivil hayatını kaybetti.

Hocalı katliamında yaşananlar

Ocak ayının başlarından itibaren elektrik enerjisi de kesilen Hocalı’nın savunması, sadece hafif silahlarla silahlanmış yerel savunma güçleri ve az sayıdaki milli ordu askerlerinden ibaretti. 25 Şubat 1992’den itibaren Hocalı’ya saldırıya başlayan Ermeniler, bölgede bulunan Sovyet Ordusu 366. Zırhlı Alayı’nın bütün araçlarını kullanarak, şehri iki saat boyunca top ve tank ateşine tuttu. Saldırıdan bir gün sonra ise hâfızalardan senelerce silinmeyecek olan “Hocalı Katliamı” yaşandı.

Azeri resmî kaynaklarına göre, Hocalı Katliamı’nda savunmasız haldeki 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 kişi öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir. Esirler senelerce uluslararası kurumlardan gizli olarak köle gibi çalıştırıldı. Hatta esir kadınların fuhuşa zorlandığı haberleri alındı.

SON SÖZ

İnsanlık adına kara bir leke olan bu tür hâdiselerin tekrarlanmaması, müsebbiplerinin unutulmaması ve her platformda dile getirilmesi elzemdir. Kardeş ülke Azerbaycan’a ve kültürel bağlarımızın olduğu tüm ülkelere destek vermek tarihi ve vicdânî bir sorumluluktur. Başta Hocalı kurbanları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve duâlarla anıyoruz.

Ordu

Dağlık Karabağ Savunma Ordusu 15.000 - 20.000 civarında subay ve erlerden oluşturulmaktadır. Personelleri, çoğunlukla Karabağ ve Azerbaycan'ın muhtelif yerlerinden gelen Ermeniler ile oluşturulmaktadır. Yüksek oranla Sovyet Ordusu'nun bıraktığı silahlardan Kalaşnikov tüfeği, tank, ağır top ile iyi donatılmaktadır. Kayda değer miktarda Ermenistan'ın silah ve malzeme desteğini almaktadır.

Bayrak

Dağlık Karabağ Cumhuriyeti bayrağı resmi adıyla Artsakh Cumhuriyeti bayrağı, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin 2 Haziran 1992 tarihinde kabul edilen resmî bayrağı.

Ermenistan Bayrağı'ndan türetmiştir, ve beyaz bir örüntü eklenilmiştir. Bu bayrak, Dağlık Karabağ toprağının Ermeni mirasını ve nüfusunu simgeleştiriyor ve üçgen şekli Dağlık Karabağ, Ermenistan'dan ayrı olmasına karşın, Ermenistan'a olan bağı ifade etmektedir. Bayraktaki örüntü, ayrıca Ermeni kilimlerin üzerindeki desenlere benzemektedir.

Arma

Dağlık Karabağ Arması
Dağlık Karabağ Cumhuriyeti arması resmi adıyla Artsakh Cumhuriyeti arması, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin resmî armasıdır.

Ortada süslü tacı giyen kartal ve kartalın göğüsünde dikey olarak konulan bayrağı altında dağ silsilesinin panoramasıyla süslenen kalkan bulunmaktadır.

Bunun üzerinde başkenti Stepanakert'te bulunan "Biz Bizim Dağlarımızdır" (Menq Enq Mer Sarere / Մենք ենք մեր սարերը) anıtının iki taş kafaların "Nine ve Dede" (Tatik yev Papik / Տատիկ և Պապիկ) bulunmaktadır.

Kartal ayaklarıyla buğday ve üzüm de dahil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri tutmaktadır.

Dış kenarı ise Doğu Ermenicede yazilan "Lernayin Gharabaghi Artsakh Hanrapetoutioun" ("Dağlık Karabağ'ın Artsakh Cumhuriyeti") ibaresini taşıyan daire şeklindeki altın şeridinden oluşmaktadır.

Demografi

2001 yılında Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin raporlarına göre ülke nüfusunun 95% Ermeni, diğer büyük etnik gruplar ise Süryaniler, Rumlar, ve Kürtlerdir. Mart 2007 tarihinde yerel hükûmet nüfusun 138.000 olduğunu belirtti. Ülke de yıllık doğum oranının 2200-2300 aralarında olduğu, 1999 senesine göre yaklaşık 1500 kişilik bir artış olduğu söylendi.

2000'e kadar, ülke sınırları içinde net göç olumsuz yönde oldu. 2007'nin ilk yarısında, 1,010 doğum ve 659 ölüm olduğu, 27 kişinin göç ettiği bildirildi.

Yaş gruplarına göre: 15.700 (0-6), 25.200 (7-17) 75.800 (18-59) ve 21.000 (60+)

Şehir ve İllere (Tekil: Marz, Çoğul: Marzer) göre:



Ulaşım

Ulaşım sistemindeki sorunlar birkaç yıl içinde iyileştirilmeye başlandı: Kuzey ve Güney Karabağ otoyolu tek başına büyük oranda ulaşım sistemindeki sorunlarının çözülmesinde yardımcı oldu.

169 kilometrelik Hadrut-Hankendi-Askeran-Martakert otoyolu, Karabağlılar için cankurtaran vazifesi gördü. Hayastan All-Armenian Foundation adlı kuruluş yolun inşa edilmesi için 25 milyon dolar hibe etti.

Ermenistan'ın başkenti Erivan'dan, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin başkenti Hankendi'ne ulaşım yaklaşık 4 saat sürerken önceleri 8-9 saat sürmekteydi.

Eğitim

Dağlık Karabağ'ın eğitim sistemi siyasi sorunlar ve gerçekleşen çatışmalar yüzünden kötü durumdadır. Fakat Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'ne Ermenistan Cumhuriyeti'nden ve Ermeni diasporası'ndan gelen ciddi yardımlar ile çoğu okul yeniden inşa edildi. Cumhuriyet'te 200 yakın bölgede yaklaşık 250'ye yakın okul vardır. Öğrenci nüfusu tahminlere göre yaklaşık 20.000 kişidir, yarısından fazlası başkent Stepanakert şehrindedir.

Karabağ Devlet Üniversitesi, Ermenistan ve Dağlık Karabağ hükûmetinin ortak çabaları ile merkezi kampüsü Stepanakert kentinde olmak üzere açılış töreni 10 Mayıs 1992 tarihinde gerçekleşti ve hizmete girdi.

Erivan Üniversitesi ayrıca Hankendi'nde bir kampüs açmıştır.

Kültür

Sarkis Bağdasaryan'ın eserlerinden "Biz Dağlarımızız" (Մենք ենք մեր սարերը Menk yenk mer sareri) Hankendi'nde bulunmaktadır. Bu anıt de facto bağımsız Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin semboli olarak geniş ölçüde kabul edilmektedir. Süngertaşı kayasından yapılan yaşlı erkek ve kadın, Karabağ'ın dağ halkını temsil etmektedir. Doğu Ermenicesi'nde "Nine ve Dede" (Տատիկ և Պապիկ Tatik yev Papik) olarak da bilinen heykel, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin armasında belirgin bir şekilde kullanılmaktadır.

Yayıncılık

Azat Artsah, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin resmî gazetesidir.

Spor

Spor alanında faaliyetler Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nde Artsah Kültür ve Gençlik Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.

Futbol, Dağlık Karabağ Cumhuriyetinde en popüler spordur. Hankendi'nde inşa edilmiş bir futbol stadyumu vardır. 1990'larda başlayarak, bazı Karabağ takımları Ermenistan Cumhuriyeti'ndeki Ermeni Ligi'ne katılmaya başladı. Ayrıca basketbol ve voleybol olmak üzere diğer sporlar ile de ilgilenilmektedir. Martakert'de yelkencilik alanında etkinlikler yapılır.

Karabağlı sporcular takım oyunlarında ve atletizm alanında Ermenistan'ın başkenti Erivan'da düzenlenen Pan Ermeni Oyunları'na katılmaktadır.

İklim

Dağlık Karabağ'da karasal iklim görülmektedir. Yaz aylarından başlayarak Eylül ortasına dek oldukça kurak ve sıcak bir iklim hüküm sürmektedir. Nem oranı oldukça düşüktür. Sonbahar mevsimi uzun sürerken ilkbahar sezonu oldukça kısa sürmektedir.

Kış ayları oldukça sert geçmektedir. Yoğun bir kar ve yağmur görülmekte ve sıcaklıklar -5 derece ile –10 derece arasında değişmektedir.
 
  • Beğen
Tepkiler: Muhtazaf ve Ugur

Benzer konular

Üst