• Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

NEBE Suresi Latin Harfli Okunuşu ve Türkçe Meali

Celik

topragizbiz.com
#1
Nebe' Suresi, Kur'an'ın 78. suresidir 40 ayet, 174 kelime ve 766 harften oluşur.

Sure adını "haber" anlamına gelen nebe kelimesinden alır.
,,

NEBE Suresi (Sure No: 78)




Bismillâhirrahmânirrahîm

  • 78/NEBE-1: Amme yetesâelûn(yetesâelûne).

    1. Birbirlerine neyi soruyorlar?


  • 78/NEBE-2: Anin nebeil azîm(azîmi).

    2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?


  • 78/NEBE-3: Ellezî hum fîhi muhtelifûn(muhtelifûne).

    2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?


  • 78/NEBE-4: Kellâ se ya’lemûn(ya’lemûne).

    4. Hayır, ileride bilecekler.


  • 78/NEBE-5: Summe kellâ se ya’lemûn(ya’lemûne).

    5. Yine hayır; ileride bilecekler.


  • 78/NEBE-6: E lem nec’alil arda mihâdâ(mihâden).

    6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?


  • 78/NEBE-7: Vel cibâle evtâdâ(evtâden).

    6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?


  • 78/NEBE-8: Ve halaknâkum ezvâcâ(ezvacen).

    8. Sizleri (erkekli-dişili) eşler hâlinde yarattık.


  • 78/NEBE-9: Ve cealnâ nevmekum subâtâ(subâten).

    9. Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.


  • 78/NEBE-10: Ve cealnel leyle libâsâ(libâsen).

    10. Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.


  • 78/NEBE-11: Ve cealnen nehâre meâşâ(meaşen).

    11. Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.


  • 78/NEBE-12: Ve beneynâ fevkakum seb'an şidâdâ(şidâden).

    12. Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.


  • 78/NEBE-13: Ve cealnâ sirâcen vehhâcâ(vehhâcen).

    13. Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.


  • 78/NEBE-14: Ve enzelnâ minel mu’sırâti mâen seccâcâ(seccâcen).

    14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.


  • 78/NEBE-15: Li nuhrice bihî habben ve nebâtâ(nebâten).

    14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.


  • 78/NEBE-16: Ve cennâtin elfâfâ(elfâfen).

    14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.


  • 78/NEBE-17: İnne yevmel faslı kâne mîkâtâ(mîkâten).

    17. Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.


  • 78/NEBE-18: Yevme yunfehu fîs sûri fe te’tûne efvâcâ(efvâcen).

    18. Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.


  • 78/NEBE-19: Ve futihatis semâu fe kânet ebvâbâ(ebvâben).

    19. Gök açılır ve kapı kapı olur.


  • 78/NEBE-20: Ve suyyiretil cibâlu fe kânet serâbâ(serâben).

    20. Dağlar yürütülür, serap hâline gelir.


  • 78/NEBE-21: İnne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden).

    21,22,23. Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.


  • 78/NEBE-22: Lit tâgîne meâbâ(meâben).

    21,22,23. Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.


  • 78/NEBE-23: Lâbisîne fîhâ ahkâbâ(ahkâben).

    21,22,23. Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.


  • 78/NEBE-24: Lâ yezûkûne fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben).

    24. Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!


  • 78/NEBE-25: İllâ hamîmen ve gassâkâ(gassâkan).

    25,26. Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.


  • 78/NEBE-26: Cezâen vifâkâ(vifâkan).

    25,26. Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.


  • 78/NEBE-27: İnnehum kânû lâ yercûne hısâbâ(hısâben).

    27. Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.


  • 78/NEBE-28: Ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben).

    28. Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.


  • 78/NEBE-29: Ve kulle şey’in ahsaynâhu kitâbâ(kitâben).

    29. Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.


  • 78/NEBE-30: Fe zûkû felen nezîdekum illâ azâbâ(azâben).

    30. Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."


  • 78/NEBE-31: İnne lil muttekîne mefâzâ(mefâzen).

    31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.


  • 78/NEBE-32: Hadâika ve a’nâbâ(a’nâben).

    31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.


  • 78/NEBE-33: Ve kevâıbe etrâbâ(etrâben).

    31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.


  • 78/NEBE-34: Ve ke’sen dihâkâ(dihâkan).

    31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.


  • 78/NEBE-35: Lâ yes’meûne fîhâ lagven ve lâ kizzâbâ(kizzâben).

    35. Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.


  • 78/NEBE-36: Cezâen min rabbike atâen hısâbâ(hısâben).

    36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.


  • 78/NEBE-37: Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumer rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).

    36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.


  • 78/NEBE-38: Yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle sevâbâ(sevâben).

    36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.


  • 78/NEBE-39: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).

    39. İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.


  • 78/NEBE-40: İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yenzurul mer’u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(turâben).

    40. Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.




Diyanet İşleri Meali (Yeni)

 
Üst