Restorasyona Kurban Giden Tarihi Eserlerimiz

Ugur

Administrator
Yüzlerce hatta binlerce yıl ayakta kalmayı başarabilmiş tarihi eserler, restorasyon adı altında adeta kılık değiştiriyor. Çünkü ülkemizde restorasyon, yenileme olarak algılanıyor. Eserler, yapılar kendi dönemine uygun şekilde restore edileceği yerde, kulaktan dolma bilgilerle ve günümüzdeki malzemelerle resmen yeniden inşa ediliyor. Bu durum ülke olarak tarihe bakış açımızın son derece net ve acı bir kanıtı.

İşte "Keşke hiç restorasyon yapılmasaydı" diyeceğimiz tarihi eserlerimiz.;

Anamur Mamure Kalesi, Anamur - Mersin

Anamur Mamure Kalesi 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine girmeyi başarınca, restorasyona alındı. Geçmişi 3. yüzyıla dayanan 39 kuleli tarihi kalenin restorasyonu, maalesef günümüz çimentosundan nasibini alınca orijinal dokusunu kaybetti.



Apollon Tapınağı, Çanakkale

Çanakkale'de bulunan tarihi Apollon Tapınağı'nın restorasyonu sırasında mermer tozu yüklü tonlarca ağırlıktaki tır, tapınağın üzerine çıkarıldı. Yetmezmiş gibi, basamakların restorasyonu sırasında da kullanılan beyaz beton nedeniyle tarihi tapınağın son görünümünde eski halinden eser yok.




Ayasofya Orhan Camii, İznik - Bursa

Tarihi MÖ 4. yüzyıla kadar uzanan Bursa İznik'teki Ayasofya Orhan Camii'nin eski tuğla duvarlarına da restorasyon adı altında cam kapı monte edildi. Aynı zamanda kubbeleri de betonla sıvanan camiinin tarihi dokusuna verilen zarar, tarihe bakış açımızı bir kez daha gözler önüne serdi.



Antiphellos Antik Tiyatro, Kaş - Antalya

Kaş'taki Antiphellos Antik Tiyatro'nun restorasyonu sırasında ise tiyatronun zeminini yenilemek amacıyla zemine beton döküldü. M.Ö 1. yüzyıldan kalma antik tiyatro 28 sıra ve  4 bin kişi kapasitesine sahipken, restorasyondan sonra 26 sıra kaldı.




Battal Gazi Külliyesi, Seyitgazi - Eskişehir

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesindeki Seyyid Battal Gazi Külliyesi'ne ise restorasyon sırasında içine bir Amerikan mutfak dahil edildi. Aynı zamanda normalde mermer olan sütunlar yerine beton sütunlar yapılan külliyeye bir de modern tuvaletler dahil edildi.




Hatay Arkeoloji Müzesi, Roma Mozaikleri

Hatay'daki dünyanın ikinci büyük mozaik sergileme alanına sahip müzede, taşınma sırasında yaşananlar ise maalesef bir skandal. Müzedeki mozaiklerin büyük bir çoğunluğu yanlış restore edilince, eski hali ile yeni hali arasında çok ciddi farklar meydana geldi.



İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt - Ağrı

İlk inşaatı 1685 yılında tamamlanan İshak Paşa Sarayı'nın cam tavanı da bu restorasyon facialarından biri olarak gösteriliyor. Sarayı görmeye gelen turistler tarafından da yadırganan şeffaf cam tavan, sarayın tarihi dokusuna aykırı. Ancak yetkililerin açıklamalarına göre, yapılan bu cam tavan hem güneş ışığını kırarak tarihi eserleri güneş ışığından koruyacak nitelikte hem de olumsuz hava koşullarının sarayın tarihi yapısını kötü etkilemesini önleyeceği için yapılmış.




Mesnevihane Camii, Fatih - İstanbul

1844 yılında Fatih'te inşa edilen Mesnevihane Camii'nin restorasyonu sonucu ortaya çıkan yapı görenleri gerçekten sinirlendirecek nitelikte. Nitekim camiinin tarihi dokusu tamamen yok olmuş durumda. Restorasyon sonunda üzerine beton sıva yapılarak tümüyle beyaza boyanan camiinin tarihi görünümü artık beyaz bir duvardan farksız.



Mimar Sinan Külliyesi, Üsküdar - İstanbul

Mimar Sinan'ın son yapıtı olarak bilinen Atik Valide Külliyesi'nin şifahanesi de restorasyonla tanınmaz hale geldi. Şifahanenin iç bahçesine bakan revakların önü tamamen camla kaplandı ve iç bahçeye otomatik kapılar yapılarak kafeteryaya çevrildi.




Ocaklı Ada Kalesi, Şile - İstanbul

Cenevizlilerden kalma Ocaklı Ada Kalesi, restorasyon sonrasında bu hale geldi. 2000 yıllık bir geçmişe sahip olan kalenin eski halinden eser yok şimdi. Nitekim halkın da tepkisini hayli üzerine çeken bu bu çalışmanın sonucunda, kalenin yeni hali çizgi film karakteri Sünger Bob'a benzetiliyor.



Sinan Paşa Külliyesi, Yenişehir - Bursa

Bursa'nın Yenişehir ilçesindeki Sinan Paşa Külliyesi'ne yapılan ise tüm bu felaketlerin içinde en rezalet olanı. Çünkü, 435 yıllık külliyeye restorasyon yapılırken, yük taşıyan kamyonların girip çıkabilmesi için tarihi duvarlarından birini yıkıp, kapı yaptılar.



Süheyl Bey Camii, Beyoğlu - İstanbul

1591 yılında, Beyoğlu Fındıklı'da, Süheyl Bey tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen camii sekizgen planlı ve kubbeliydi. Restorasyondan sonra ise cam kaplanan ve sekizgen yapısı bozulan camii artık daha çok bir avm'ye benziyor.



Sümela Manastırı, Trabzon

Trabzon'daki tarihi Sümela Manastırı'nın 16 yıl süren restorasyon macerası ise fazladan çıkılan bir kaçak kat ile son buldu. Restorasyon yerine resmen inşaat yapılan manastırda, kütüphane ve öğrenci odalarının bulunduğu yere kaçak kat çıkıldı.



Tekfur Sarayı, Fatih - İstanbul

12. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilen saray, Blakernai Saray Kompleksinden günümüze kalan tek saray olma niteliğini taşıyordu. Ancak geçirdiği restorasyondan sonra daha çok "temalı bir tatil köyüne benziyor." Bizans dönemine ait olan bu sarayın restorasyonunda maalesef o dönemde olması imkansız olan, ahşap pencereler ve parlak korkuluklar gibi hem tarihi hem mimari hatalar yapılmıştır.




Urfa Kalesi, Şanlıurfa

Şanlıurfa'daki 1200 yıllık Urfa Kalesi, 2013 yılında aşırı yağışlar nedeniyle çökmeye başlayınca restorasyona girdi. Ancak restorasyon sırasında beyaz beton taşlar kullanılınca kalenin bir bölümü aykırı bir görüntüye büründü ve tarihi dokusunu yitirdi.



Kaynak: Onedio.com
 
  • Beğen
Tepkiler: Muhtazaf
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular
Üst