Antalya İli Gelenek ve Görenekleri

deniz feneri

Super Moderator
13 Ocak 2017
1,243
502
113
39
#1

DÜĞÜN GELENEKLERİ



Kız İstemede Mendil Düğümleme : Gelinlik çağına gelen genç kızlara çevrede dünürcü gelinir.Bu dünürcüler bir tane olabileceği gibi aynı anda birden fazla da olabilir.Kıza gelen dünürcülere kız babası düşüneceğini söyler.Kız babası kıza doğrudan doğruya kiminle evlenmek istediğini soramadığı için bir kadın tarafından kıza kaç tane taliplisi varsa o kadar ayrı renkte mendil getirilir.Bu mendillerin kime ait olduğu da söylenir.Kızın kime gönlü varsa o kişiye ait mendili düğümler ve böylece kiminle evlenmek istediğini belirtir.

Düğün : Babası oğlunu çağırır,oğlan diz çökerek oturur.Baba oğlum falan adamın kızını sana isteyeceğim,git kızı uzaktan gözet der.Oğlan kızı beğenirse arkadaşlarıyla babasına haber gönderir.Oğlan babası iyi konuşan ,ağzı laf yapan bir komşusu ile dünüre gider.Oturup uzun uzun sohbet ederler.Olan tarafı çekingen davrandığı için bir türlü konuya giremez.Ziyaretin sonuna yakın komşusu Allahın emri üzeri Peygamberin Kavli üzeri oğlumuz falancaya sizden hısımlık diliyorum der.Kız babası başını eğerek sonra cevap veririz biraz düşünelim der.Daha sonra ikinci bir ziyaret gerçekleştirilir.Geçen günkü sözümüz ne oldu diyerek söze başlanır.Kız babası yine başını eğerek cevap vermek istemez,düşünelim der.Oğlan babası yine cevap alamadan geri döner.Çünkü kız evi naz evidir.Kız evine üçüncü ziyarette maddi duruma göre hediye (Baklava,çikolata) alınarak götürülür.Oğlan babası bu kez biz geldik gitmeyiz,kuzu kurban kabul etmeyiz,bu kızı Allah yazdıysa gelin almak isteriz der.Eve getirilen hediye kız evi tarafından kabul edilirse oğlan evini görmeceye (kız ile oğlanın biribirini görmesi) çağırır.Kız ile oğlan görüştükten sonra kız babası yakın bir akrabası vasıtasıyla kızının fikrini sorar.Kız babam bilir derse gönlü var demektir.Bundan sonra söz kesilir.Arkasından oğlan tarafı nişan ister.Nişandan sonra bir gün alırlar ve kızın evine kesene (Kıza altınını,elbisesini ve çeyizini götürmek)giderler.Kesene kızın çeyizini evine serer.Kesene Perşembe günü gider düğün cumartesi akşamı kına ile başlar.Kına gecesi gelinin tüm tanıdıkları ve arkadaşları gelerek gelini giydirip süslerler.Gelin odaya gelince alkışlanır ve oturmadan oynatılır.Bundan sonra meydan genç kızlara kalır.Ve uzun bir süre söyleşirler.Birbirlerini överler,türkü söylerler.Oyun faslı bittikten sonra sıra geline kına yakmaya gelmiştir.Kına yakılmadan önce kız anasından şöyle izin istenir.

Kız mısırdan kınan geldi mi?
Kız annesi duydu mu?
Çağırın gelsin öz anasına
İzin versin kınasına

Geline kına yakmadan önce abdest aldırılır.Genç kızlar tarafından büyük bir leğende kına yoğrulur.Yoğrulan kınanın üzerine mum yakılır.Kına ilk olarak ,annesi tarafından gelinin eline sürülür.Daha sonra genç kızlar kına türküsünün eşliğinde birbirlerine kına yakarlar.

Gelin söyler:
Ak elime mor kınalar yakarlar
Baba evinden el evine atarlar.
Ana söyler:
Var git kızım güle güle
Göz yaşını sile sile
Gelin söyler :
Sabah erken kalkarım
Elim kına yıkarım
Anne,baba ve kardeşlerim artık sizi çok özlerim.
Kız anası söyler:
Var git kızım güle güle
Göz yaşını sile sile
Oğlan tarafı Pazar günü gelin alıcı gelerek gelini alırlar.


DOĞUM GELENEĞİ



Doğum ve Sonraki Törenler: Doğum öncesi akraba ve komşulardan tecrübeli ve yaşlı kadınlar evde toplanır.Anne adayının yanında ayrılmazlar.Doğumu en tecrübeli kadın yaptırır.Ve ömür boyu çocuğun ebesi olarak kalır.

Doğum gerçekleşince bebeğin göbeği kesilerek bağlanır.Zaman geçirmeden yıkanarak bir beze sıkı sıkı sarılır.(Kundaklanır)

Doğumdan sonra göbedelik töreni yapılır.Bu tören yapılırken maddi durumu iyi olanlar ziyafet verir ,iyi olmayanlar ise lokum ve büskivi dağıtırlar.
Ad verme:Ailenin en yaşlı erkeği çocuğu kucağına alarak kulağına ezan okuyarak ismini verir.

Tuzlama: Bebek doğduktan 3 gün sonra yakın komşularının ve akrabalarının toplandığı ev ortamında bebek bal karıştırılmış tuzla tuzlanır.(Büyüdüğünde teni kokmasın diye)

Diş Diricesi(Gölleme): Bebeğin ilk çıkardığı dişi gören ilk kişi çocuğa hediye alır.Ve diş diricesi (nohut ,mısır,fasulye ve buğdayın harşlanmasıyla yapılan yiyecek) pişirilerek gelenlere ikram edilir.Gelmeyenlere gönderilir.

Günümüzde ise gelişen teknoloji sayesinde bebeğin cinsiyeti, sağlıklı mı yoksa özürlü mü olduğu önceden belirlenebilmekte, hastanelerde hijyenik ortamda doğum yaptırılmaktadır.


YAYLA GELENEĞİ



İklimi nemli ve sıcak olan ilçemizde tarımsal üretimin gelişmediği ve turizmin olmadığı dönemlerde hayvancılıkla geçinen yöre halkı hayvanların ilkbaharda otlak ihtiyacı için yaz yurduna Temmuz ve Ağustos aylarında başyaylaya Eylül ve Ekim aylarında da güzlüğe gitmektedir.Günümüzde ise daha çok iklim ve nostaljik sebeplerle Mayıs – Eylül ayları arasında yaylalara gitmektedirler.Geçmişte barınak olarak inler,kümeler,taştan yapılmış çivliklerde ikamet edilirken ve at ,deve ve eşeklerle yayla göçü gerçekleştirilirken günümüzde motorlu araçlarla ulaşıma elverişli yayla yolları günübirlik yayla gidiş-gelişine olanak sağlamış,yayla evleri kalıcı konut halini almıştır.Çoğu yaylada elektrik ve su imkanı yaylalarda yöre halkının kentsel imkanlara kavuşmasını sağlamıştır.


İMECE GELENEĞİ



Özellikle kırsal kesimdeki köylüler,köyün ortak işlerini imece usulüyle çözdükleri gibi ,birbirleriyle de kendi aralarında özellikle ekim ve hasatlarda yardımlaşma geleneği günümüzde de halen devam etmektedir.
 

Benzer Konular

deniz feneri

Super Moderator
13 Ocak 2017
1,243
502
113
39
#2

ANTALYA İLİ HALK OYUNLARI



Tekeoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra ikinci beylikler döneminde Antalya ve çevresinde kurulmuştur. Cumhuriyet Dönemine gelinceye kadar Antalya, Teke Sancağı- Teke ili olarak adlandırılırken günümüzde de Antalya ve çevresi Teke Yöresi olarak anılmaktadır.

Yörenin kendine has halk müziği ve bu müziğe uyumlu halk oyunları bulunmaktadır. Teke yöresi kültürünün yaşandığı yerler kesin bir sınırlarla ayrılmamakla beraber genellikle bu kültür, Burdur ve ilçeleri; Isparta’nın Yalvaç, Şarkikaraağaç; Denizli’nin Acıpayam, Serinhisar, Çameli, Kızılhisar, Honaz; Muğla’nın Fethiye, Ortaca, Köyceğiz; Antalya’nın Korkuteli, Elmalı, İbradı, Cevizli, Akseki çevresi ile Afyon ilinin Dinar, Dazkırı, Başmakçı ilçelerinde görülmektedir. Mersin’in Silifke ve Mut ilçelerinde oynanan halk oyunları da gene Teke yöresi ile benzerlikler göstermektedir.

Antalya’nın batı ilçelerinde Zeybek ve Teke zortlatması yaygın bir şekilde oynanırken doğu ilçeleri olan Manavgat, İbradı, Akseki, Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde Konya Bozkır Oyunları, Anamur ve Silifke Oyunları, Antalya Teke Yöresi oyunları da oynanmaktadır. Konya’nın da etkisi ile kaşık havaları yöresi içinde de yer alan bu ilçelerde bazı Zeybek oyunları da kaşık eşliğinde oynanmaktadır. Alanya kırsallarında daha çok kaşık oyunları oynanırken özellikle merkezde Alanya’ya özgü zeybek oyunları oynanmaktadır. Alanya’da oynanan başlıca zeybek oyunları Eygaziler (Alanya Gelin Alma Havası), Hasbahçe Zeybeği, Oba Zeybeği, Osman Zeybeği ve Hacıbekri Zeybeği’dir.

YÖREDE GÖRÜLEN HALK OYUNLARI ÇEŞİTLERİ


ZEYBEK


ZEYBEK
1.Teke Zeybeği: Ege Bölgesinden bütün Akdeniz Bölgesine yayılan bu halk oyunu türü Anadolu köylüsünün niteliklerini, özelliklerini taşır. Teke Zeybeği’nde başlıca figürler, çiftli yürüme, tekil yürüme, dönme, çökme ve dönerek çökmeden oluşur. Teke Zeybeği, 9/8’lik ölçüyle çalınan en hızlı zeybek türü olup Sarı Zeybek, Şu Dirmilin Çalgısı, Haymanalı, Kozağaç Zeybeği gibi çok değişik ezgileri vardır.

2.Ağır Zeybekler: Zeybek oyunlarının en karakteristik oyunlarından olup, ağır bir tempoda oynanan cesaret ve sağlamlığın ifadesi olan oyunlardır. Ege zeybeklerine göre yörenin hareketliliği ve çevikliğini yansıtan bir tavırda oynanır. Alyazma, Çay benim çeşme benim, Gölhisar, Tefenni ve Gaz Amad (Kaz Ahmet) zeybekler bu türdendir. Ağır Zeybekler 9/2lik ve 9/4lik ölçülerde çalınmaktadır.

3. Kıvrak Zeybekler: Daha hareketli bir zeybek türüdür. Bölgeye has bir karakteri vardır. Parmak şıklatma, diz ve topuk vurma en belirgin özelliğidir. Bir çeviklik ve ataklık vardır. Serenler Zeybeği, Bucak Serenleri bu tür oyunlardandır.

4. Kırık Zeybekler: Kıvrak zeybeklere benzer bir türdendir. Oyun içindeki eğilip, bükülme, diz kırma figürlerinden dolayı bu adı alır. Karaağaç, Sarı Zeybek, Kırık Tavas, Osman Efe, Hörü Gelin zeybeği bu türdendir.

TEKE ZORTLATMASI


TEKE ZORTLATMASI
Teke Zortlatması yörenin Yörük ve Türkmen çobanları tarafından teke- keçilerin hareketlerinden esinlenerek türettikleri düşünülen ve zamanla konar- göçer yaşamın etkisi ile bütün yöreye yayılan 9/16lık ölçülü, iki farklı şekilde oynan bir oyun türüdür. Yörede en çok bilinen Teke Zortlatması türküleri, Cemilem, Yayla Yolları, Antalya’nın Mor Üzümü, Kezban Yenge, Ovalar ovalar, Hadi Gari Sen de Gel, Sarı Zeybek ... vb’dir.

DIMIDAN


Tef eşliğinde çalınıp oynanan genelliklekadınlar tarafından oynanan, oyun havası tarzındaki oyunlardır. Yöredeki tef oyunları 2/4, 4/4, 9/8 lik ölçülerde çalınmaktadır. İbradı / Akseki yöresinde “Sallama" olarak nitelendirilen oyunlar da bu grubun içerisinde yer almaktadır.

SEKTİRME


SEKTİRME
9/8lik ölçülü, müziğin ritmine göre gezelenme/gezilenme ve sekme hareketlerinden oluşan; sekme kısmında yere ayak vurma, el vurma, hafif eğilme hareketleri nedeni ile zeybek kategorisinde gösterilen bir oyundur.



MENGİ


MENGİ
Antalya’nın Alevi köylerinde görülen oyun çeşididir. Cem törenlerinde gerçekleştirilen Semah hareketlerine benzer özellikler taşımaktadır ancak hareketleri daha kıvraktır. Düğün ve eğlencelerde icra edilmektedir.

Kaynakça:
Dünden Bugüne Antalya, Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yayınları, Antalya 2012.
Doç. Dr. Zeki NACAKCI; Teke Yöresi Halk Oyunları Ezgilerinin Sınıflandırılmasına Yönelik Müzikal Analiz, International Journal of Social Science, 6 Sayı, 2.Bölüm, s. 1603-1617, Eylül 2013
 

deniz feneri

Super Moderator
13 Ocak 2017
1,243
502
113
39
#3

Antalya Neyi Meşhur


Sahip olduğu tarihi ve doğal güzellikler nedeniyle Türk Rivierası olarak adlandırılan Antalya ülkemizin turizm başkentidir.
Ülkemizin en büyük illerinden, hem bir turizm hem de ticaret merkezidir Antalya. Her yıl yerli ve yabancı milyonlarca kişi ziyaret eder. Hem şehir merkezinde hem de beldelerinde çeşitli tatil alternatifleri sunar. Yaz turizminin en uzun yaşandığı illerimizin başında gelir. Tertemiz ve masmavi sular, güzelliği ile baş döndüren kıyılar, incecik kumlarla bezeli plajlar, geçmişin izlerini günümüze taşıyan tarihi varlıklar, antik kentler, yemyeşil ormanlar... Bunların hepsi ve daha fazlası Akdeniz'in tatil cenneti Antalya'da...

Kaleiçi:


Antalya'nın merkezinde, kentin tarihi kısmını yansıtan yerdir Kaleiçi. Dar sokaklarında cumbalı tarihi evlerin yer aldığı Kaleiçi Antalya denince akla ilk gelen yerlerdendir.





Düden Şelalesi:


Bir doğa harikası ve cennetten bir köşe olan Düden Şelalesi kente 10 km uzaklıktadır. Her yıl yerli-yabancı çok sayıda kişinin ziyaret ettiği, Antalya'ya gelenlerin uğramadan dönmedikleri yerlerdendir.





Konyaaltı Plajı:


Antalya görüntülerinin birçoğunu süsleyen Konyaaltı Plajı kilometrelerce uzunluktaki bir sahil ve plaj şerididir. Hem Antalyalılar'ın hem de turistlerin uğrak noktalarından biridir.



Aspendos Tiyatrosu:


Yaklaşık 2000 yıl önce yapılan Aspendos Tiyatrosu Antalya'nın olduğu kadar ülkemizin de en önemli antik kalıntılarından biridir. Antalya'nın en önemli simgelerinden olan tiyatro oldukça iyi korunmuştur ve günümüzde de pek çok sanat ve kültürel aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.





 

deniz feneri

Super Moderator
13 Ocak 2017
1,243
502
113
39
#4

Antalya Mutfağı


klasik Akdeniz mutfağı ile özdeşleşen bir yemek yelpazesine sahip. Antalya sofralarında rastlayacağınız lezzetleri bölgede yetişen turunçgiller, muz, yer fıstığı, susam, soya, taze fasulye, kabak ve patlıcan gibi sebzeler belirliyor.

Antalya mutfağına ait en ünlü yöresel yemekler hülüklü çorba, taratorlu piyaz, kabak çintmesi, zerde, palize, Toros salatası, hibeş, tandır kebabı, sac kavurma, Finike usulü muz tatlısı, Arap kadayıfıdır.

Bu yemeklerin yanı sıra humus, şakşuka, haydari gibi mezeler; ahtapot, kalamar, midye, alabalık gibi deniz ürünleri; portakal, bergamot, limon ve greyfurttan yapılan reçel çeşitleri Antalya mutfağından çıkan en lezzeti yemeklerdir.


YÖREDE YAPILAN YEMEKLER


ÇORBALAR




Tarhana Çorbası


Tarhana Çorbası
Malzemeler: 1 su Bardağı Tarhana, 8 su bardağı normal su veya et suyu, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 su bardağı yeşil mercimek, 1 baş Sarımsak, 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ½ adet Limon, 2 tatlı kaşığı tuz.

Yapılışı: Ezilmiş ve suda erimiş tarhanayı tencereye koyunuz. Üzerine azar azar 8 bardak suyu ve salçayı koyup karıştırınız. Orta ateşte su kaynayıncaya kadar karıştırınız. Kaynayan çorbaya haşlanmış yeşil mercimek ile nohutları, tereyağını, limon suyunu, tuzu katınız. Yaklaşık 10 dakika karıştırarak kaynatmadan sonra kavrulmuş sarımsak dilimlerini ekleyip, ocağın altını kapatınız.



Kekikli Çorba (Yayla Çorbası)


Kekikli Çorba (Yayla Çorbası)
Malzemeler: Süt, bulgur, nohut, kekik, yoğurt ve sarımsak.
Yapılışı: Tencereye nohut, bulgur, süt ve kekik konup pişene kadar kaynatılır. Tuz, sarımsak ve yoğurt konularak, terbiye yapılır.(Ovacık Köyü / ELMALI)


Göce Çorbası (Alaçorba)


Göce Çorbası (Alaçorba)
Malzemeler: Fasulye, nohut, bulgur, börülce, mercimek, yağ, tuz, salça, biber.
Yapılışı: Tüm malzemeler önce az bir suda bir taşım haşlanır ve sonra tekrar su, yağ, tuz, salça ve biber ilave edilerek yumuşayana kadar kaynatılır. (Duacı/ANTALYA)



Yarpızlı Çorba


Yarpızlı Çorba
Malzemeler: Darı(mısır), yarpız (dağ nanesi), yoğurt, tuz.
Yapılışı: Tencerede kaynayan suyun içine yarma dökülüp pişirilir. İçine kıyılmış yarpız atılır. Biraz daha piştikten sonra ya da ayranlı olarak yenilir. (Akoluk Köyü/GAZİPAŞA)


Yarma Tarhana Çorbası


Yarma Tarhana Çorbası
Yapılışı: İyice ayıklanan beyaz buğday bulgur büyüklüğünde değirmende çekilir. Yarma adı verilen kırılmış buğday yağı alınmış ayran ile kazanda pişirilir. Kıvama gelince indirilip parça parça bez üzerine konularak güneşte kurutulur ve bez torbalarda saklanır. Tarhana Kışın çok soğuk günlerde bir gün önceden ıslatılmış fasulye, nohut ile birlikte içi su dolu bir tencereye konularak iyice pişirilir. Üzerine kavrulmuş tereyağına kırmızı acı biber ilavesiyle servis yapılarak yenir. Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez yemeğidir.


YEMEKLER



Domates Cilvesi:


Domates Cilvesi
Bir tencereye soğan, domates, patlıcan, biber doğranır yağ, pirinç ve tuz ilave edilerek kavrulur. Ateşten indirilmesine yakın sarımsak, nane, fesleğen konur. Sıcak olarak servis yapılır.


Burani:


Zeytinyağlı ıspanak yemeği. Limon ve yoğurt ile soğuk yenir.

Testi Kebabı(Kaynama):


Testi Kebabı(Kaynama)
Testinin içinde çok az suyla pişen ettir. Haşlanmış keçi eti içersine pirinç koyularak da yenilir. Diğer adı kaynamadır.

Alafaşı:


Alafaşı
Doğal otlardan yapılan bir yemek türüdür. İlibada, ebegümeci veya buna benzer tarla bitkileri toplanır, yıkanıp temizlenerek ince ince kıyılır. Daha önceden hazırlanmış bulgur veya pirinç, zeytinyağı, kırmızıbiber, domates veya salçası, kıyılmış soğan ve tuz ile kavrularak üzerine su eklenir ve pişirilir.

Borana

:
Borana
Haşlanmış yumurtalar sarımsaklı yoğurda doğranır. Üzerine yağ, toz biber ısıtılarak dökülür.

Softalar Aşı:


Bolca doğranan kuru soğan yağda iyice kavrulur, su ilave edilerek kaynatılır, içine ufalanmış yufka ekmeği bulunan tabağın üzerine kavrulmuş soğanlı su dökülür. Sonra da üzerine limon sıkılarak sıcak sıcak yenilir. Tencerede kaynayan su içerisine yumurta kırılarak da yenilmektedir.

İlibada (Labada) Aşı:


İlibada (Labada) Aşı
Kışın kırlardan toplanan labada otu bulgur ve yağ ilavesiyle birlikte kavrulur. Pilav haline gelince ateşten indirilerek sıcak sıcak yenilir.

Piyaz

:
Piyaz
Malzemeler: Çandır fasulye (500 gr) Sos: Tahin (1 kahve fincanı), sarımsak (ezilmiş 5-6 diş), zeytinyağı (2 kahve fincanı), limon suyu (1 adet), sirke (1 kahve fincanı), tuz ( 1 tatlı kaşığı), su (2 çay bardağı),
Üst Malzemeler: Haşlanmış yumurta (4 adet), domates (3 adet), yeşilbiber (6 adet), kuru soğan (4 adet), maydanoz (1/2 demet), kırmızı pul biber, karabiber ve tuz.
Yapılışı: Haşlanmış fasulyeleri yayvan servis tabağına koyunuz, üzerine yukarıda belirtilen sos malzemelerini karıştırarak dökünüz. Salatayı, kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri haşlanmış ve dörde bölünmüş yumurtaları ayıklanmış ve yıkanıp ince kıyılmış yeşilliği ve baharatları ekleyerek süsleyiniz.

Hibeş:


Hibeş
Malzemeler: 1 su bardağı tahin, 3 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı kimyon, 1 tatlı kaşığı acı kırmızıbiber, 1 çay kaşığı tuz, 2 limonun suyu, 1/2 su bardağı su.

Tahin dövülmüş sarımsak, kimyon, acı kırmızıbiber ve tuz ile karıştırılır. Llimonsuyu azar azar eklenip iyice yedirilir. Boza kıvamına gelene kadar su ilave edilir. Tabaklara servis yapıldıktan sonra zeytinyağında hafif kızartılmış acı biber ilave edilir. Meze olarak yenir.


BÖREKLER



Su Böreği:


Su Böreği
Bir kilo un ve 12 yumurta su katmadan yoğrulur. Yufka açılır. Kızgın suda haşlanır. Haşlanan yufkalar tepsiye serilir. Soğan, maydanoz, nane, keş (çökelek), kıyma yağla kavrulur, yufkaların arasına serilir. Ocakta üzerine sıvıyağ gezdirilerek kızarıncaya kadar pişirilir.

Tepsi böreği:


Tepsi böreği


Maydanoz, ıspanak, soğan gibi sebzeler ince ince doğranır. Keş (çökelek) tuz, nane, biber ile karıştırılır. Yağlanmış tepsiye iki kat yufka içine hazırlanan içten konularak bir yufka daha serilir. Bu işlem bir kez daha tekrar edilerek pişirilir.

Kapama:


Yufka kalınca açılır, arasına çökelek, maydanoz, serilerek birbiri üzerine kapatılır. Saç üzerinde pişirilir, pekmez veya balla yenir.

Bastarya (Babacana):


Mısır unu ile yapılan ıspanaklı börek.

TATLILAR



Kabak Tatlısı:


Kabak Tatlısı
Malzemeler: 1,5 kg balkabağı, toz şeker (3 su bardağı), tahin (1 çay bardağı, ceviz içi (1 çay bardağı)
Hazırlanışı: Dilimlenmiş balkabağını tencereye koyulup üzerine şeker gezdirilerek 24 saat bekletilir. Sonra ateşe konup kaynayınca altı kısılarak kaynamaya bırakılır. Suyunu çekmeye yakın altı kapatılır. Soğumuş kabakları servis tabağına aktarılıp üzerine tahin gezdirilir, dövülmüş ceviz ile süslenir.


Kıvrım ( Sarıburma ):


Kıvrım (Sarıburma)
Un içine sıvıyağ, yumurta ve süt katılarak kulakmemesi yumuşaklığında yoğrulur. Biraz nişasta ilavesi ile senitte yufka şeklinde açılır. Bütün yüzeyine ceviz, susam, fıstık, badem, toz tarçın ve toz şeker karışımı ekilerek oklavaya sarılır. İki ucundan ortaya doğru itilerek kırışık bir durumda ortaya toplanır. Sonra oklavadan sıyrılarak bir tepsiye içten dışa doğru dizilir. Üstüne eritilmiş bol tereyağı ilavesi ile mümkünse kor haline gelmiş közde, bir saçın altında veya fırında kızarana kadar pişirilir. Sıcakken üzerine önceden hazırlanan soğuk şerbet dökülüp dinlendirildikten sonra ikram edilir.

Pelize:


Pelize
Önce şekerli su kaynatılır. Ayrı bir kapta suyla karıştırılmış nişasta kaynayan suya karıştırılarak ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilip ocaktan indirilir. Üstüne eritilmiş tereyağı dökülür.

Kirkitle (Çivirdik):


Kirkitle (Çivirdik)
Kışın çok soğuk günlerde yapılan bir tatlı çeşididir. Bal,şeker veya en çok da pekmez ile yapılır. Kavrulmuş susam, ısıtılıp kaynayan pekmez içine atılıp karıştırılır. Bir kap içine dökülür, pencerenin dışına konularak soğumaya bırakılır. Soğuyunca iyice sertleşen kirkitle kırılarak yenilir.

Bestel (Pestil-İncir Reçeli):


Bestel (Pestil-İncir Reçeli)
Taşağıl Kasabası'nın ve yakın köylerinin enmeşhur yiyeceklerindendir. Maya ya da Amat yemişi olarak adlandırılan incir çeşitleri tam olgunken toplanıp kurutulurlar. Kurutulmuş incirler üst üste getirilip küçük deste yapılıp keskin bir bıçak ile ince ince doğranır vekaynamakta olan şerbetin içerisine atılır. Büyük ağaç bir kepçe ile hafif ateşte sık sık karıştırılarak pişirilir. Sonra içerisine kavrulmuş susam, yerfıstığı, ceviz ve karanfil konulur. Yeterli kıvama gelince ateşten indirilir. Soğuyan bestel içi sırlı toprak testilere doldurularak saklanır. Yaz ve kış günlerinde yufka ekmeği arasına konularak yenilir. Yörede içi bestel dolu olan dürüme (Bestelli tomaç) denir. Zamanımızda incir ağaçlan azaldığı için yapımı azalmaktadır.
 

Facebook Yorumları

Facebook