Şehirler Konya

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Konya
Plaka No 42
Bölge İç Anadolu Bölgesi
Yüzölçümü 40.838 km²
Nüfus 2.205.609
Nüfus Yoğunluğu 54 kişi/km²
Telefon kodu +332
Rakım 1.023m
İlçe 31
Mahalle 1154
Konya, Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili ve en kalabalık yedinci şehridir. İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan Konya, Ankara, Aksaray, Niğde, Mersin, Karaman, Antalya, Isparta, Afyon ve Eskişehir illeri ile komşudur. 1875'te kurulan Konya Belediyesi, 1987'de çıkarılan 3399 sayılı yasa gereğince "büyükşehir" statüsüne kavuşmuş olup 1989'dan beri belediye hizmetleri bu statüye göre yürütülmektedir. 2014'te 6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.

Ekonomik açıdan Türkiye'nin gelişmiş kentlerinden biri olan Konya doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşır. Dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, 2012 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır. Şehir Anadolu Selçukluları’nın ve Karamanoğulları’nın başkentliğini yapmıştır.Türkiye'nin en önemli sanayi kentlerindendir. Anadolu Kaplanları'ndandır. Şehrin futbol takımı İttifak Holding Konyaspor'dur. Yöresel yemekleri Etliekmek,Bamya Çorbası, Mevlana böreği,Yağ Somunu,Tiriti,Konya Pilavı,Sac arası ve Fırın kebabı dır. Konya’nın simgeleri arasında Mevlana Müzesi (Kubbe-i Hadrâ), çift başlı kartal'dır.

1 Şubat 2019 TÜİK verilerine göre 31 ilçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1154 mahalle bulunmaktadır.
İçindekiler

Konya adı


İle adını veren Konya şehrinin isminin Kutsal Tasvir anlamındaki "İkon" sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Mitolojide bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu hikâyelerden birinde anlatıldığı üzere, kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, İkonion dur. İkonion adı, zamanla İcconium'a dönüşür.

Konya ismi diğer bir efsaneye göre şöyle ortaya çıkmıştır ; doğudan gelen iki veli, rüzgar hızıyla uçar gibi Anadolu içlerinde ilerlemektedir. Uzun zamandan beri epeyce yol katetmişlerdir. Yemyeşil ovaları, şırıl şırıl pınarları, berrak akan ırmakları bulunan bir yere gelince istirahat etmek isterler. Biri diğerine "Konalım mı?" (''Konaklayalım mı'' anlamında) diye sorar. Diğer vel-i zat bu teklifi beklemektedir sanki; "Ne duruyorsun kon, ya!" der. Böylece burada kurulan yeni İl "Konya" adıyla tanınır, "Konya" adıyla bilinir.

Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen, Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium gibi yeni adlar alır. Bizans kaynaklarında Tokonion olarak geçen şehre ve bölgeye verilen diğer isimler şöyledir: Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia...

Araplar kentin ismini Kuniya olarak değiştirmişlerdir, Selçuklu ve Osmanlı döneminde bu ad Konya'ya dönüşmüştür.

Konya Tarihi


Tarih öncesi dönem


Konya Arkeoloji Müzesi'ndeki Herakles Lahdi (yaklaşık 250–260 MS)
Konya, Türkiye'deki en eski yerleşim birimlerinden biridir. Konya'da yerleşimin Prehistorik (Tarih öncesi) çağdan başladığı görülmektedir. Konya'nın merkezinde yer alan ve aynı zamanda bir höyük olan, Anadolu Selçuklu sultanı II. Alaeddin Keykubad'a nispetle Alâeddin Tepesi adı verilen suni tepe ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucu, prehistorik çağ içinde gerek Neolitik (Cilalı Taş Devri) ve Kalkolitik ve gerekse Erken Bronz Çağlarına ait kültürel bulgulara rastlanmıştır.

Yine prehistorik çağa ait höyüklerden, merkeze 15 km mesafede yer alan ve Konya'nın bugünkü merkez Harmancık mahallesinde yer alan Karahöyük ve Konya Ovası üzerinde, bulunmuş en eski ve en gelişmiş Neolitik devir yerleşim merkezi olan Çatalhöyük bulunmaktadır.

Roma dönemi


Anadolu ve Suriye topraklarında büyük bir imparatorluk kuran Hititler Konya'ya da hakim olmuşlardır. Hititler'den sonra Friglerin egemenliğine giren Konya (Kavania) daha sonra Lidyalılar, Persler ve Büyük İskender'in istilalarına uğramıştır. Sonraları Anadolu'da Roma hakimiyeti sağlanınca Konya İconium olarak varlığını korumuştur.

Önemini Roma ve Bizans dönemleri boyunca korumuş olan şehir, Hıristiyanlığın ilk yıllarında dini bir merkez hüviyeti de kazanmıştır. Aziz Paul Anadoludaki dinî seyahatleri sırasında Konya'ya da uğramıştır.

Selçuklu dönemi


İslamiyetin doğuşuyla beraber Doğu Roma İmparatorluğu aleyhine büyüyen İslam Devleti, İstanbul'u hedef alan harekatları sırasında Konya üzerine de akınlar düzenlemişlerdir. Anadolu'da ve Konya çevresinde ilk İslami oluşumlar bu devirde ortaya çıkmıştır.

1071 senesinde Malazgirt Ovası'nda yapılan Malazgirt Savaşı'ndan önce Anadolu üzerine keşif harekatları düzenleyen Türkler ve Anadolu'yu tanıyan Büyük Selçuklular, bu savaş sonucu Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Konya'yı da, ele geçirmişler ve bölgedeki uzun Bizans hakimiyetine son vermişlerdir.

Süleyman Şah 1076 yılında Konya'yı Anadolu Selçukluları'nın başkenti yapmış, bilahare başkent 1080 yılında İznik'e nakledilmiştir. İlk haçlı seferi sırasında İznik şehri tekrar Bizans'ın eline geçmiş, sultan I. Kılıçarslan da 1097 tarihinde başşehri tekrar Konya'ya taşımıştır. Bu tarihten 1277 yılına kadar Konya aralıksız Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkenti olmuştur. I. Alaeddin Keykubad (1220-1237) devrinde şehrin etrafına muhkem bir sur inşa edilmiştir ve Konya Anadolunun en büyük şehri olmuştur. Selçuklular devrinde şehirde cuma namazı kılınan yedi büyük cami vardı. Toplam şehir nüfusu 45.000-50.000 arasında tahmin ediliyor.

Karamanoğulları dönemi


Karamanoğullarının kökeni Azerbaycan'dan Sivas'a göç eden Hoca Saadettin'in oğlu Nur-i Sufi'ye dayanmaktadır. Buradan Torosların eteğinde olan Larende kasabasına gelip yerleşmişlerdir.Karamanoğulları Oğuzların Avşar boyundandırlar. Nur-i Sufi'nin oğlu Kerimeddin Karaman Bey 13. yüzyılda buradan başlamak üzere Kilikya bölgesinin büyük bir kısmında güç sahibi olmuş. Bunun üzerine Anadolu Selçuklu Devleti sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından bölgenin beyi olarak atanmıştır.Karamanoğlu Mehmet Bey Konya'yı 1277 yılında beyliğine katmıştır. Selçuklunun yıkılışından sonra Konya şehri Karamanoğulları topraklarına katılmış ve beyliğinin başkenti olmıştır. Tam 16 kez Osmanoğulları ve Karamanoğulları arasında el değiştirmiştir.

Osmanlı dönemi


Alâeddin Tepesi'nin 1849'da çizilen gravürü
Şehir 1467 senesinde kalıcı Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Sultan II. Mehmed Konya'yı zaptederek Karamanoğlu hakimiyetine son vermiştir. Osmanlı devrinde Konya önce Karaman Eyaletinin sonra da Konya Vilayetinin merkezi olmuştur. Osmanlı Rus Savaşı ve Balkan Harbi sonunda zorunlu göçe zorlanmış yüzbinlerce müslüman Arnavut,Çerkes,Boşnak kökenli Balkan ve Kafkas muhaciri tarıma elverişli olması sebebiyle Konya ve İlçelerine İskan edilmişlerdir.

Kurtuluş Savaşı dönemi


Millî mücadelenin başlamasıyla Konya bu kutsal mücadelenin içinde yer almış, ancak istenmeyen ve Konya halkınca pek tasvip görmeyen bazı olayların gelişmesi, bir takım yanlış anlamalara, gerçekle pek alakası olmayan yorumlara yol açmıştır.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Vali’nin Artin Cemal’in yanı sıra Konya’daki Amerikalı Miss Kouchman, İngiliz Rahip Rew Frew, Dr. İpokrat, Kirkor Şişmanyan, Rodoslu Nikola Samarcidis ve Kıbrıslı Kemal Subhuezel gibi ajanların, azınlık temsilcilerinin tabi Damat Ferit ve Zeynel Abidin’in her türlü engelleme, çabalarına rağmen kurulmuştur. Tabii Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kadınlar Şubesinin kurulması da önemlidir.

Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Sivaslı Ali Kemal’in çalışmaları, çabaları Mustafa Kemal Paşa tarafından takdir edilmiştir. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin bu çalışmalar içinde önemsediğim İşgale ve işgalcilerin uygulamalarına karşı düzenlenen protesto mitingleridir. Bu mitinglerle Konya halkının tepkisi dile getirilmiş, hem de halkın birlik beraberliğinin oluşması sağlanmıştır. Hele o günlerde ilk kadın mitingi Konya’da yapılmış, işgale karşı Konyalı kadınlarımızın tepkisi bu mitingle ifade edilmiştir.

Konya, işgal görmeyen Ankara, Kayseri, Yozgat, Çorum, Çankırı gibi iç Anadolu şehirleriyle birlikte kurtuluş savaşında ordunun ihtiyaçlarının karşılandığı lojistik merkezi olmuştur. Cephede savaşan ordunun ihtiyaçları Konya’da toplanmış ve cepheye buradan gönderilmiştir. Konya, cepheden gelen yaralı ve hastaların tedavi gördüğü merkez olmuştur.

Cumhuriyet dönemi


Konya, 1987 yılında çıkarılan 3399 sayılı kanun ile büyükşehir unvanı kazandı. Başlangıçta üç ilçe (Karatay, Meram ve Selçuklu) Konya Büyükşehir Belediyesi'nin sınırlarına dahil edildi. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 30 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.



Coğrafya


39.000 km²'lik yüzölçümü ile Türkiye'nin en geniş ili olan ve Orta Anadolu yaylası üzerinde Ankara, Aksaray, Niğde, Mersin, Karaman, Antalya, Isparta, Afyon ve Eskişehir illeri ile komşu olan Konya, 36° 22' ve 39° 08' kuzey paralelleri ile 31° 14' ve 34° 05' doğu meridyenleri arasında yer alır. Başta büyük ilçeleri Ereğli, Beyşehir, Akşehir'dir. Toplam 31 ilçesi vardır.

Göller


Tuz Gölü
Kapalı havzasının merkezinde Tuz Gölü oluşmuştur. Ankara, Konya, Aksaray sınırlarının kesiştiği yerde olup bir kısmı Konya ili sınırları içinde yer almaktadır.

Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. Derinliği 12 m civarındadır. Yaz mevsiminde buharlaşmanın etkisiyle alanı oldukça küçülür. Kuruyan kesimlerde tuz tortulları meydana gelir. Türkiye'nin tuz ihtiyacının bir kısmı buradan temin edilir. Sulama ve su ürünleri için kullanılmaz.

Beyşehir Gölü
Beyşehir Gölü Türkiye'nin üçüncü büyük gölüdür. Aynı zamanda ülkenin en büyük tatlı su gölüdür. Tektonik-karstik olaylarla meydana gelmiştir. Aynı zamanda Türkiye'nin en önemli millî parklarından biridir. Millî park alanı içerisinde aynı anda su depoları,dağ sporları ve av sporları yapmak imkânı vardır. Su ürünleri açısından ekonomik değeri yüksektir. Gölün iki plajı, 22 adası ve pek çok kayalığı bulunmaktadır. Göl, ornitolojik bakımdan önemli bir kuş üreme, barınma, beslenme ve konaklama merkezidir. Bu yönü ile turizm açısından önem taşımaktadır.

Akşehir Gölü
Konya ilinin kuzeybatısında Konya-Afyonkarahisar il sınırında yer alır. Suyu tatlıdır. Tektonik olaylarla meydana gelmiştir. Su ürünleri açısından ekonomik değer gösterir. Sulama suyu olarak kullanılmakta olup kamış üretimide yapılmaktadır.

Suğla Gölü
Konya ilinin güney batısında yer alır. Oluşumu tektoniktir. Yağışlı yıllarda alanı iyice genişlemekte kurak yıllarda ise göl kurumakta ve alüvyonlı göl tabanı ortaya çıkarak iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır. Suyu tatlıdır. Su ürünler ve sulama açısından önemi büyüktür.Ancak Şu an itibarıyla ekili alan olarak kullanılmaktadır.Göl tamamen ikiye bölünmüştür, yarısı ekili alan yarısı göldür.

Ilgın (Çavuşçu) Gölü
Çavuşçu Gölü Konya ilinin kuzey batısında yer alır. Oluşumu tektoniktir. Suları tatlıdır. Su ürünleri açısından önemlidir. Ayrıca bir ayağı ile Atlantı ovaları sulanmaktadır.

Ereğli Akgöl
Ereğli ilçesinin batısındadır. Eski göl tabanıdır. Çok sığ bir özelliğe sahiptir. Suları tatlıdır. Ivriz deresinde gelen sularla beslenir.

Yunak Akgöl
Yunak ilçesi yakınlarında küçük bir göldür. Suyu tatlıdır. Çoğu yeri bataklık halindedir. Göl Gökpınar deresi ile Sakarya nehrine boşalmaktadır.

Diğer göller
  • Düden Gölü
  • Acıgöl
  • Bolluk Gölü
  • Meke Krater Gölü
  • Sarıot Gölü

İklim


Konya
Konya'da karasal iklim hüküm sürer. Yazları kuru ve sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Gece ile gündüz arası sıcaklık farkı yazın 16-22 derece arasındadır. Baharları ve kışları nemden dolayı bu fark 9-12 °C'ye kadar düşer. Kar ortalama 3 ay yerde kalır. Çevresindeki sıcak - soğuk hava merkezlerinden çok etkilenir. İç Anadolu'nun en güney bölgesinde yer almasına rağmen diğer İç Anadolu Bölgesi şehirlerinden daha soğuk olur. Bunun nedeni orta Torosların deniz etkisini tamamen önlemesidir. Konya, 1. jeolojik zamanda Anadolu'daki Tetis denizinin yükselerek yok olması nedeniyle tam bir deniz tabanı ovasına dönüşmüştür. Düzlüğün asıl nedeni budur. İlkbaharda konveksiyonel yağışlar (kırkikindi) sıklıkla görülür. En yağışlı aylar nisan ve mayıstır. Konya ikliminin diğer bir özelliği ise yazların çok geç başlaması, kışların da çok geç bitmesidir. Step ikliminin özelliği olan yaz kuraklığı Türkiye'deki en kaliteli buğdayların yetişmesine neden olmuştur. Baharda nem ve yağmurla yeşeren otlar yazın yerini kuruluk ve sıcaktan dolayı sarıya bırakır. Türkiye'de sis yoğunluğu ve sisli gün sayısı en fazla olan il Konya'dır. Nedeni ise Konya ovasının bir çanak şeklinde bulunmasıdır. Uzun zamanlarda ölçülen en düşük sıcaklık -29 °C, en yüksek sıcaklık ise 41 °C'dir. En çok kar yağan ay şubat, en soğuk ay ocaktır. En sıcak aylar temmuz ve ağustosdur. Diğer bir özellik ise yaz akşamları çevresinde bulunan dağlardaki yüksek basınç alanlarından, ovada bulunan alçak basın alanlarına esen rüzgardır. Günlük sıcaklık farkının en belirgin özelliği de budur. Ocak ayı sıcaklık ortalaması -0.5 °C, temmuz ayı sıcaklık ortalaması ise 23 °C'dir. Türkiye'nin en az yağış alan ili Konya'dır.

Ekonomi


Konya sanayisi günümüzde birçok sektörde üretim yaparak tarihsel olarak kullanılan tahıl ambarı kimliğinin yanına sanayi şehri kimliğini de eklemiştir.

Konya’nın bir özelliği de; sanayisinin belli tür ürünlere dayalı olmayıp oldukça geniş bir sektörel alanda üretim yapmasıdır. Diğer bir ifade ile makine sanayisinden kimyaya, tekstilden otomotiv yedek parçaya, elektrik-elektronikten gıdaya, ambalajdan kâğıt sanayine kadar oldukça değişik üretim alanlarında faaliyet göstermektedir. Konya, 130 ülkeye ihracat yapmaktadır.

Konya'nın Türkiye'nin ticari faaliyetleri için etkisi büyüktür. Konya iç bölgelerdeki iller içerisinde önemli bir hinterlant özelliğine sahiptir. Tarımsal üretim, sanayi faaliyetlerinin gelişmesi, nüfus potansiyeli ticaret faaliyetleri için burayı önemli bir pazar haline getirmiştir. Türkiye'nin orta noktasında sayıldığından Türkiye'nin bütün illeri ile kolayca ticaret yapabilmektedir. Ayrıca Türkiye ekonomisinede büyük katkıda bulunur.

Müzeler


Şehirde çeşitli müzeler de bulunmaktadır.
  1. Mevlana Müzesi
  2. Konya Arkeoloji Müzesi
  3. Konya Atatürk Evi Müzesi
  4. Karatay Medresesi (Çini Eserler Müzesi)
  5. Sırçalı Medrese (Mezar Anıtları Müzesi)
  6. İnce Minare (Taş-Ahşap Eserleri Müzesi)
  7. Konya Etnografya Müzesi
  8. Konya İzzet Koyunoğlu Şehir Müzesi
  9. Konya Sahibiata Müzesi

Tiyatro


Konya Devlet Tiyatrosu, 1997 aralık ayından bu yana, başta Konya olmak üzere, çevre il ve ilçelere çalışmalarını kesintisiz olarak sürdüren bölge tiyatrosudur.

Devlet Tiyatrosu olarak hizmet veren bina; anıt alanında, 1946 yılında Halkevi olarak yapılmış, Halkevleri kapatıldıktan sonra ise, sinema salonu olarak faaliyet göstermiş, daha sonra da İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmış bir mekandır. 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100. yıl dönümünü Kutlama Koordinasyon Kurulu Başkanlığı ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü katkılarıyla gerekli onarım ve tefrişi yapılarak Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsisi sağlanmıştır. 1997 yılında Yerleşik Bölge Tiyatrosu olarak Hizmet vermeye başlayan Tiyatro Binamız 257 salon, 36’sı balkon olmak üzere toplam 293 koltuktan oluşmaktadır. Konya Devlet Tiyatrosunun ilk açılış oyunu 19.12.1997 yılında Refik Erduran’ın yazdığı ve Tansu Aytar’ın yönettiği “Tamirci” adlı oyundur.

Etkinlikler


Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arûs Törenleri)


Şeb-i Arûs lügat manası düğün gecesi demektir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'nin ölüm yıl dönünlerinde 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve "Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri" olarak isimlendirilmeye başlanılan törenler, halk arasında Şeb-i Arus Şenlikleri olarak da anılmaktadır.

Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali


İlk kez 2004 yılında düzenlenen Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali önceleri Aralık ayındaki Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri (Şeb-i Arûs) kapsamında yer alırken, 2008 yılından beri Eylül ayında, kapanış gecesi 30 Eylül'e, yani Mevlâna'nın doğum gününe gelecek şekilde düzenlenmektedir. Bu uygulama ile Mevlâna'yı anma ve anlamaya yönelik yeni bir zaman dilimi oluşturulması hedeflenmekte, "Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali"nin dünyanın sayılı festivalleri arasına girmesi için yoğun gayret sarf edilmektedir.

Turizm


Alâeddin Camii


Alâeddin Camii
Alâeddin Camii, 1220 yılında Konya'da Anadolu Selçuklu Devleti sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından aynı adı taşıyan tepe üzerinde (Alâeddin Tepesi) inşa ettirilmiş cami.

Sekiz Anadolu Selçuklu Sultanı burada gömülüdür.

Alâeddin Tepesi


Alâeddin Tepesi, Türkiye'nin Konya ilinin merkezine bağlı Karatay ilçesinde yer alan tepe. 450 x 350 metre boyunda olup, 20 metre yüksekliğinde olan tepe, höyük olarak adlandırılan protohistorik yerleşim yerlerinden biriydi.

Mevlana Müzesi


Mevlana Müzesi, Konya'da bulunan, eskiden Mevlâna'nın dergâhı olan yapı kompleksinde, 1926 yılından beri faaliyet gösteren müzedir. "Mevlana Türbesi" olarak da anılır.

(Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır. O günden sonra yapı faaliyetler hiç bitmemiş, 19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir. Osmanlı sultanlarının bir kısmının Mevlevi tarikatından olması Türbe'ye özel bir önem verilmesini ve iyi korunmasını sağlamıştır.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır.

Bağlı bulunduğu Kültür Bakanlığı'na en çok gelir getiren ikinci müzedir. (Birinci Topkapı Sarayı müzesi.)

Mevlana hakkında menkıbelerin anlatıldığı Ahmed Eflaki'nin kitabı "Arifler'in Menkıbeleri"nde Mevlana'nın babası için türbe yaptırmak isteyen devrin sultanına "gök kubbeden daha görkemlisini yapamayacağınıza göre zahmet etmeyin" dediği rivayeti yer alır. Türbe, Mevlana'nın ölümünden sonra inşa edilmiştir.

Camiler


  • Alaaddin Camii
  • İplikçi Camii
  • Sahipata Camii
  • Sadrettin Konevi Camii
  • Şems-i Tebrizi Camii
  • Kadı Mürsel Camii
  • Tursunoğlu Camii
  • Selimiye Camii
  • Aziziye Camii
  • Şerafettin Camii
  • Kapu Camii
  • Nakiboğlu Camii

Kiliseler


  • Aya Elenia Kilisesi
  • Konya Saint Paul Kilisesi
  • Sille Siyata Manastırı

Çatalhöyük


Çatalhöyük günümüz Konya Şehri'nin güneydoğusunda, Hasandağı'nın yaklaşık olarak 136 kilometre uzağında, Konya Ovası'na hakim buğdaylık arazide bulunmaktadır. Doğu yerleşimini, en son Cilalı Taş Devri sırasında ovadan 20 metre yüksekliğe kadar ulaşan bir yerleşim birimi oluşturmaktadır. Ayrıca, batıya doğru da ufak bir yerleşim birimi ve birkaç yüz metre doğuya doğru da bir Bizans yerleşimi bulunmaktadır.

Eğitim


Konya; birden fazla üniversiteye sahip olan illerdendir. Konya'da 3 adet devlet üniversitesi ve 2 adet vakıf üniversitesi bulunur.

Vakıf üniversiteleri
  • Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi
  • KTO Karatay Üniversitesi
Devlet üniversiteleri

Ulaşım


Karayolu


Karayoluyla, Ankara'ya 3, Antalya'ya 4, Eskişehir'e 5, İstanbul'a 9, Adana'ya 5 saat uzaklıktadır.

Demiryolu


Ankara-Konya hızlı tren hattının tamamlanmasıyla Konya-Ankara Konya-Eskişehir ile Konya-İstanbul arası tren garlarından ulaşım sağlanabilir. Hızlı tren günümüzde Konya ile Ankara arasını 1 saat 45 dakikaya indirmiştir. Bu süre yeni trenlerin alımıyla 1 saat 30 dakikaya inecektir. Günlük iki yönlü 16 sefer ile şu an hizmettedir. İstanbul'dan başlayan tarihî Hicaz Demiryolu hattı, şehir merkezinden geçmektedir. Günümüzde demiryolu ulaşımı bu hattan sağlanmaktadır.

Havayolu


Konya Havaalanı
2000 yılında sivil hava trafiğine açılan Selçuklu ilçesi sınırları içinde bulunan ve 141,000 m²'lik alan üzerine kurulu olan Konya Havaalanı, DHMİ ile Türk Hava Kuvvetleri ortak yönetimindedir. 3. Ana Jet Üs Komutanlığı da burada bulunmaktadır.

Raylı sistem


Alaaddin Tepesi ile Selçuk Üniversitesi kampüsü arasındaki takriben 20 km.lik hatta, 60 tramvay vagonu ile 24 saat boyunca yolcu taşımacılığı yapılır. Eylül 2015'te Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Alaaddin-Adliye Tramvay Hattı ile iyileştirme çalışmaları tamamlanan mevcut Alaaddin-Selçuk Üniversitesi hattında tramvay seferleri başlamıştır.

Konya mutfağı


Etli ekmek
Zengin bir yemek kültürüne sahip olan Konya’da her damağa hitap edecek lezzetler bulmak mümkündür. Gerek yemek çeşitleri gerekse pişirme yöntemleri ve sunumları ile Konya Türkiye’nin önde gelen gastro-duraklarından birisidir.

Konya denince akla gelen en lezzetli yemek etli ekmektir. Neredeyse bir metreye varan uzunluğu ile hem göze hem mideye hitap eder.

Düğünlerde ve özel davetlerde ikram edilen bamya çorbası şehrin yöresel lezzetlerinin başında gelir. Kurutulmuş çiçek bamyaların kuşbaşı etle bol suda haşlandıktan sonra limon suyu ile lezzetlendirilir.

Elde açılan incecik yufka ile yapılan su böreği, sabah kahvaltılarının baş tacıdır.

Konya’nın bir diğer meşhur yemeği ise çebiçtir. Bulgur pilavının üzerine tandırda pişirilmiş kuzu eti eklenerek servis edilen çebiçin en lezzetli olduğu ay eylül ayıdır. Beş çaylarının vazgeçilmez lezzeti Mevlana böreği, başlı başına ana yemek olabilecek arabaşı çorbası, Selçuklu Dönemi’nden günümüze uzanan fırın kebabı, et, yoğurt ve ekmekle sunulan tirit, akşam yemeklerinden sonra ikram edilen höşmerim, iki sac arasında pişirilerek lezzet yolculuğuna çıkaran yöresel tatlı sacarası, Konya mutfağının demirbaşları arasındadır. Yumurta, un ve süt kullanılarak hazırlanan kaygana tatlısı, bulgurlu köfteye benzerliği ile bilinen batırık, hem çorba hem ana yemek olarak ikram edilen topalak da Konya lezzetleri arasındadır.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst