Semiha Es - İlk Türk Kadın Savaş Muhabiri

Ugur

Administrator
Semiha Es (1912 - 12 Aralık 2012; İstanbul), İlk Türk kadın savaş muhabiri ve fotoğrafçı. Ünlü gazeteci Hikmet Feridun Es'in eşi ve ilk kadın savaş fotoğrafçılarından sayılıyordu. Fotoğrafa eşinin röportaj seyahatleriyle başladı. Eşi ile gittiği Kore'de Hürriyet Gazetesi savaşın görüntülenmesi için Semiha Es'i görevlendirdi. 12 Aralık 2012'de 100 yaşında İstanbul, Balmumcu, Beşiktaş'taki evinde vefat eden Es'in naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Hikmet Feridun Es'in yanına defnedilmiştir.

Gölgede kalan cesur kadın

Semiha Es, 1912 yılında İstanbul’un Vefa semtinde küçük bir evde doğdu. Babası o zaman Fransızlara ait yolcu vapuru işletmelerinde gişe memuruydu. Çat pat bildiği Fransızcayı çocuklarına da öğretmeye çalışıyordu. Ailenin hali vakti yerinde değildi. Ama müziğe yeteneği olan Semiha’ya keman dersi aldırıyorlardı. Bir de sıradan bir fotoğraf makinesi vardı küçük kızın. Onunla fotoğraf çekmeye bayılıyordu. Semiha 15 yaşına geldiğinde eve maddi katkı sağlamak için, yine o yıllarda Fransızlara ait telefon idaresinde santral memuresi olarak çalışmaya başladı. Tam da o sıralarda Cumhuriyet Gazetesi bir güzellik yarışması düzenlemişti. Gazeteci Abidin Daver, Semiha’nın babasının arkadaşıydı. Mavi gözlü, sarışın, güzel Semiha’nın bu yarışmaya katılması için babasını ikna etti. Semiha yarışmaya katılmaya gidince beklenmedik bir yanıt aldı; ona “Yaşın çok küçük, imkânı yok katılamazsın” dediler. Bu yanıt genç kızı hayal kırıklığına uğrattı. Merdivenlerden başı önünde ağır ağır inerken, bir mülakat için yarışma salonuna gelen genç gazeteci Hikmet Feridun Es ile karşılaştı. Hollywood yıldızları gibi çok yakışıklı bir adamdı bu genç gazeteci. Semiha ve Hikmet Feridun Es, o gün orada birbirlerine âşık oldular. Semiha Es, daha sonraki yıllarda verdiği röportajlarda şöyle anlatacaktı o müthiş anı:

Çok yakışıklıydı Hikmet, yani o devrin en yakışıklı insanlarından biriydi. Bütün kadınlar bayılırdı ona; bilhassa sinema, tiyatro artistleri... Hep çevresini sararlardı. Hikmet’i gördüğüm o anda oldu ne olduysa; bir şey, bir elektriklenme, onda da bende de. İlk görüşte aşk diyebiliriz yani…,,


Bir zamanların efsane gazetecisi, eşi Hikmet Feridun Es ile dünyayı dolaşıp, Hollywood yıldızlarını, Afrika kabilelerini, Uzakdoğu’nun alabildiğine farklı dünyasını fotoğrafladı. Ama paylaştıkları yalnız onlar değildi. Mavi gözleri kimsenin görmemesi gereken korkunç savaşları gördü. Kore, Vietnam ve Ruanda’nın ateş altındaki cephelerinde çektiği fotoğrafları herkesle paylaştı. Semiha Es, Türkiye'nin ilk kadın savaş fotoğrafçısıydı.

Hürriyet gazetesi, Kore Savaşı’nı yerinde izlemesi için Hikmet Feridun ve Semiha Es’i görevlendirdi. Semiha Es, fotoğraf makinesini koluna takıp, eşiyle 15 Ekim 1950’de Kore Savaşı’na gitti. Hürriyet, Kore Savaşı haberleri ve fotoğraflarıyla büyük çıkış yakaladı. Çiftin ilk haberinin 8 Kasım 1950 tarihli Hürriyet’te yer almasından sonra, okuyucular nefeslerini tutup savaşı izlemeye koyuldu.

Semiha ve Hikmet Feridun Es, Kore Savaşı’nda ateş altında haber peşinde koşuyor, asker kıyafetleri giyip bomba, silah ya da ceset yüklü kamyonlarda cepheden cepheye ulaşıyor, ateşin ve ölümün orta yerinde görevlerini yapıyorlardı. Geceleri ise Türk askerlerinin karargâhında ya da çadırlarda, giysilerini bile çıkartmadan kıvrılıp uyumaya çalışıyorlardı. Her an yeni bir habere gebeydi.

Es çifti, Kore Savaşı'ndan sonra, beş yıl Vietnam Savaşı'nın, iki yıl da Ruanda'daki iç savaşın gözü ve dili oldu. Semiha Es’e göre Vietnam Savaşı hepsinden farklıydı. “Vietnam, Kore’den de korkunç bir savaştı. Tam bir cehennemdi” diye anlatıp ekliyordu: “Savaş çok korkunç. Dünyada savaşlar olmamalı!” Kendisine sonraki yıllarda sık sık bir kadın olarak savaşın o zor koşullarında ne hissettiği sorulmuştu. Yanıtı hep şu oluyordu: "Çevremizde mermiler uçuşurken korktuğumu hiç hatırlamıyorum..."
Bu arada en sıcak çatışmaların tam ortasında olmanın farklı bir yönü daha vardı. Savaşlar Hikmet Feridun Es'in gazetecilik ününe ün katmıştı. Ama Semiha Es'in adı pek bilinmiyordu. Çünkü röportaj yayımlandığında, Hikmet Feridun Es’in adının altında küçük puntolarla ‘Fotoğraflar: Semiha Es’ diye bazen yazar, bazen yazmazdı.



Gezgin çift

Es çiftinin savaşsız görevlerinde de macera eksik olmazdı. Çünkü onlar sıradan bir gezi yazarı ve fotoğrafçısı değildi. Afrika'nın bilinmeyen yerlerinden haber ve fotoğraf göndermek uğruna yaşadıkları aksiyon filmlerini aratmayacak cinstendi.

Semiha Es, 1950’lerden başlayarak 1970’lerin ortalarına kadar eşi ile dünyayı dolaştı. Televizyonun olmadığı yıllarda uzakları Türkiye’nin ayağına getirdi, dünyadan haberdar etti. Kendileri de Hayat Mecmuası ve Hürriyet gazetesi için çalışırken, kimsenin yaşayamayacağı maceralar yaşadılar. Bu rüya gibi hayat Hikmet Feridun Es’in hastalanmasıyla son buldu. 1980’lerin sonuna yaklaşırken sağlığı iyice bozuldu. Doktorlar iç organlarının iflas ettiğini söyledi. Üç ay ömür biçtiler ünlü gazeteciye. Ama Semiha Es, sevgili eşini beş yıl yaşattı. O acılı dönemi şöyle anlatıyordu daha sonra: “Evde kendim baktım eşime, hem de gece gündüz başında durarak. Ayakları acımasın diye ona çoraplar ördüm...” 1992’de hayatının 70 yılını birlikte geçirdiği eşini kaybetti Semiha Es. Ardından 20 yıl yalnız, suskun, sessiz geçti. 14 Aralık 2012’de Semiha Es'i sevgili eşinin yanına uğurladık.

Kaynak: Semiha Es - Vikipedi, Tempo - Yaşam tarzına derinlik katmak isteyenler için...
 
  • Beğen
Tepkiler: Kaptan43
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular
Üst