Angola Cumhuriyeti

GEZGİN

Üye

Angola Cumhuriyeti
Başkent Luanda
Resmî diller Portekizce
Tanınan diller Kongoca, Chokwe, Umbundu, Kimbundu
Yönetim Şekli Anayasal Cumhuriyet
Yüzölçümü 1.246.700 km²
Nüfus 24.383.301
Nüfus Yoğunluğu 14,8 kişi/km²
Para birimi Kwanza (AOA)
Zaman dilimi (UTC +1)
Telefon kodu +244
İnternet TLD .ao
Angola Cumhuriyeti, Afrika kıtasının güneybatı bölümünde yer alan bir ülkedir. Kimbundu, Umbundu ve Kikongo dillerinde Ngola olarak adlandırılan ülkenin komşularını güneyde Namibya, kuzeydoğuda Demokratik Kongo Cumhuriyeti, doğuda Zambiya oluşturmakta olup, ülkenin batısında Atlas Okyanusu yer almaktadır. Angola'ya bağlı olmasına rağmen anakara ile fiziki bağlantısı bulunmayan ve ülkenin kuzeyinde Atlas Okyanusu kıyısında yer alan Cabinda bölgesi de Kongo Cumhuriyeti'nin yanı sıra yine Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile sınıra sahiptir.

Ülkenin günümüzde kullanılan ismi geçmişte Angola'nın batı kesimlerinde kurulu olan ve bir Bantu krallığı olan Ndongo Krallığı'nda krala verilen unvandan gelmektedir. O dönem krallara verilen Ngola unvanı o dönem sömürge devleti olarak bölgeye gelen Portekizli denizciler tarafından önce Luanda ve çevresi için kullanılmış, daha sonraları da günümüzde başka bir ili olan Benguela'yı kapsayacak şekilde genişletilmiş, 19.yy itibarıyla de o dönem henüz sınırları tam belirlenmeyen ancak Portekiz'in hakimiyeti altına aldığı bugünkü Angola topraklarını tamamı için kullanılmıştır.

Angola bayrağı

Angola bayrağı günümüzde kullanılan hali ile 11 Kasım 1975 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır.

Bayrak yatay olarak bayrağı eşit iki parçaya bölen kırmızı ve siyah kalın şeritten oluşmaktadır. Ayrıca bayrağın tam ortasına gelecek şekilde konumlandırılan sarı renkte yarım dişli, kama ve yıldız bulunmaktadır. Bayrakta bulunan kırmızı renk ilk zamanlarda sosyalizmin simgesi olarak kullanılırken, günümüzde 1992 yılında da anayasal çerçevede de düzenleme ile de ifade edildiği şekilde Angola ulusunun ülkenin bağımsızlığı için akıttığı kanı simgelemektedir. Bayrağın alt kısımda kalan diğer yarısını oluşturan siyah renk ise ülkenin bulunduğu Afrika kıtasını ifade etmektedir. Bayrağın tam ortasında bulunan ve sosyalist devrimi simgeleyen yarım dişli işçi sınıfını ifade ederken, pala çiftçi sınıfını, beş köşeli yıldız ise ülkenin ilerlemesini ve enternasyonalizmi temsil etmektedir. Bayrakta kullanılan bu işaretlerin Sovyetler Birliği'nde kullanılan orak ve çekiç işaretlerine benzerliği, ülkenin komünizme olan bağlılığını ifade etmektedir.

Angola arması

Angola arması
Angola arması, sol taraftan yarım bir dişli, sağ taraftan ise pamuk, kahve ve mısır dalların ortaklaşa oluşturduğu bir çelenk içerisinde tam orta üst bölümde bulunacak şekilde konumlandırılmış ve sosyalist devrimini simgeleyen büyük beş köşeli bir yıldız bulunmaktadır. Yıldızın alt kısmında çapraz olarak Andreas haçı oluşturacak şekilde konumlandırılmış çapa ve pala bulunmakta olup, çiftçileri ve özgürlük mücadelesini ifade etmektedir. Bunların altında ise sayfaları açık beyaz sayfalar içeren eğitimi ve kültürü simgeleyen kitap gözükmektedir. Mavi bir zemin üzerine oturtulmuş bu çelenk içerisindeki alanın arka kısmında ufuktan yeni doğan, ışınları olan güneş bulunmaktadır ve yine aynı şekilde eğitimi ve kültürü temsil etmektedir. Armanın alt kısmında ise ülkenin resmi dili olan Portekizce ülkenin adı olan REPUBLICA DE ANGOLA (Türkçe:Angola Cumhuriyeti) yazmaktadır.

Tarih

Birinci Dünya Savaşı sırasında Angola'ya giden Portekizli askerler
Günümüzde Angola'nın varlığını sürdürdüğü topraklarda yaşayan ilk topluluk Khoisan topluluğu olmuştur. Khoisan topluluğu ilerleyen yıllarda Bantu halkları tarafından bölgeden uzaklaştırılmıştır. 15.yy sonlarına doğru Avrupalılar ve özellikle de Portekizli denizciler ile başlayan temasın sonucunda Portekiz 1483 yılında, günümüzde Luanda'nın bulunduğu sahil kesiminde ve iç bölgelerde ticaret merkezleri oluşturmuştur. Angola'nın bugünkü sınırlarının sistematik olarak ele geçirilmesi ve işgal edilmesi ise 19.yy sonlarında başlatılmış olup, bu işgal 1920'li yıllara kadar sürdürülmüştür.

Angola 1920'li yılların ortasından 1960'lı yılların başına kadar 'klasik' sömürü sistemi içerisinde Portekiz tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde koloni sahibi Portekiz 1926 yılından Karanfil Devrimi'nin yaşandığı 1974 yılına kadar askeri cunta tarafından idare edilmiştir.

1950'li yıllarda milliyetçi direnişin şekillenmesi ile başlayan süreç 1961 yılında silahlı mücadeleye dönmüştür. Özellikle Afrika Yılı olarak adlandırılan 1960 yılında 18 Afrika ülkesinin sömürge sahibi ülkelerden bağımsızlığını ilan etmesi Angola'da da bu sürecin ilerlemesine neden olmuştur.

Portekiz 1962 yılından itibaren ülkede köklü reformlar gerçekleştirerek geç sömürge dönemini devreye almıştır. Bu durum Angola'da niteliksel olarak yeni bir durum yaratsa da bağımsızlık mücadelesine herhangi bir etkisi olmamıştır. Bu mücadele dolaylı olarak Portekiz'de 25 Nisan 1974 tarihinde gerçekleştirilen Kadife Devrimi neticesinde diktatör askeri cuntanın devrilerek yerine demokratik rejimin gelmesi sonucunda başarıya ulaşmış, yeni Portekiz hükumeti derhal sömürgeci ülkelerden çekilme sürecini başlatmıştır.

Portekiz'de gerçekleştirilen devrim Angola'da bağımsızlık mücadelesi veren ve farklı etnik kökenleri temsil eden Angola Ulusal Kurtuluş Cephesi (FNLA), Angola'nın Bağımsızlığı İçin Halk Hareketi (MPLA) ve União Nacional para a Independência Total de Angola (UNITA) özgürlük hareketleri arasında iktidarı ele geçirme adına silahlı çatışmanın yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Yaşanan bu çatışmalarda Amerika Birleşik Devletleri, Zaire (1997'den itibaren Demokratik Kongo Cumhuriyeti) ve Güney Afrika Cumhuriyeti (o dönem iktidarda Apartheid hükumeti bulunmaktaydı) FNLA ile UNITA cephesinde yer alırken, Sovyetler Birliği ve Küba MPLA tarafında yer almışlardır. Çatışmalar sonucu MPLA mücadeleyi kazanan taraf olarak 1975 yılında Luanda'da bağımsızlığı ilan etmiş, aynı dönemde FNLA ve UNITA'da Huambo'da bağımsızlık açıklamasında bulunmuştur.

Huembo'da FNLA ve UNITA tarafından oluşturulan 'karşı hükumet' her ne kadar kısa süre içerisinde dağılsada, bağımsızlık ilanından kısa bir süre sonra bu üç taraf arasında Angola'yı iç savaşa sürükleyen çatışmalar şiddetlenmiştir. FNLA bu mücadeleden kısa süre içerisinde elense de, UNITA liderleri Jonas Savimbi'nin 2002'deki ölümüne kadar mücadelesini sürdürmüştür. Bu dönemde iktidardaki MPLA ise sosyalist ülkeleri rol model alarak siyasi-ekonomik bir rejim oluşturmuştur.

Angola Kurtuluş Savaşı sırasında Angola ormanlarındaki Portekizli askerler (1961-1974)
Bu sistem 1990/91 yılları arasında iç savaşta yaşanan kısa süreli duraklamada çok partili sistem lehine değiştirilmiştir. 1992 gerçekleştirilen ve UNITA'nın da yer aldığı genel seçimlerde MPLA parti olarak parlamentoda mutlak çoğunluğu elde etse de, partinin devlet başkanı adayı José Eduardo dos Santos devlet başkanı olması için Jonas Savimbi'ye karşı gereken çoğunluğu sağlayamayarak yasa gereği zorunlu olan ikinci seçim turuna girmek durumunda kalmıştır.

Yapılan bu seçimler ülkede 2002 yılına kadar sürecek karmaşık bir yapıya sebep olmuştur. Bir tarafta MPLA ve UNITA ortaklaşa parlamentoda hatta hükumette yer alırken, UNITA'nın askeri kanadı seçimlerden hemen sonra silahlı mücadeleyi yeniden başlatmıştır. Ülkedeki siyasi gelişmeler neticesinde yönetimde otoriter bir devlet başkanlığı yönetimi benimsenmiş, ülke genelinde ciddi yıkımlar gerçekleştirilmiştir.

2002 yılında UNITA lideri Jonas Savimbi'nin ülkenin doğusunda ordu tarafından yakalanıp vurulmasından sonra UNITA silahlı mücadeleyi bıraktığını açıklamıştır. Bu olay neticesinde silahlı kanadını lav edilen UNITA'da buradaki güçlerin bir bölümünü Angola ordusu bünyesine alınmıştır. Yeni genel başkanları Isaias Samakuva önderliğinde normal bir muhalefet partisi görüntüsüne bürünen UNITA, 2008 yılında gerçekleştirilen ve MPLA'nın oyların %80'ini elde ettiği seçimlerde bir varlık gösterememiştir.

Son yıllarda özellikle ülkede var petrol rezervlerinden elde edilen gelirlerle tüm ülkede yeniden yapılanma gerçekleştirilmektedir.

Angola'da 2010 yılında kabul edilen yeni anayasa, iktidardaki MPLA'yı güçlendirmekte ve devlet başkanına otoriter bir yönetim imkanı sağlamaktadır.

Ekonomi

Başkent Luanda
Angola 2012 verilerine göre sahip olduğu 114,2 milyar dolar Gayri safi yurtiçi hasıla ile Afrika kıtasının Güney Afrika Cumhuriyeti ve Nijerya'dan sonra üçüncü büyük ekonomisi konumundadır. Bu denli büyük bir ekonomiye sahip olan ülkede, nüfusun büyük çoğunluğu açlık sınırında yaşamaktadır.

Angola ekonomisi yıllarca süren iç savaşın etkileri günümüzde de devam etmektedir. Özellikle son yıllarda başta sahip olunan petrol rezervlerinin yanı sıra diğer yeraltı zenginlikler sayesinde ciddi bir ekonomik kalkınma yaşayan ülke, gösterdiği bu hızlı yükseliş ile Afrika kıtasının en büyük ekonomik büyüme verilerine sahip ülkesi konumundadır. Ancak petrolden ve diğer yeraltı zenginliklerinden elde edilen gelirlerin neredeyse tamamı ülkenin siyasetini ve ticaretini yöneten nüfusun küçük bir kısmına ulaşmakta olup, nüfusun geriye kalan büyük çoğunluğu bu gelirlerden fayda görememektedir. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu işsiz olup, yarısından fazla açlık sınırının altında yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler'in yayımladığı 2013 İnsani Gelişim Endeksi raporuna göre ülke 'az insani gelişim' kategorisinde yer almakta olup 186 ülke içerisinde 148. konumda kendisine yer bulabilmektadır.

Ülkenin mal ve hammadde ihracatında en önemli ticaret ortaklarını Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Fransa, Belçika ve İspanya oluşturmaktadır. Portekiz, Güney Afrika Cumhuriyeti, ABD, Fransa ve Brezilya ise ülkenin ithalatındaki en önemli ticaret ortaklarını oluşturmaktadır. 2009 yılında Angola, Portekiz'in Avrupa dışındaki en önemli ihracat ortağı konumuna gelmiş, bu doğrultuda 24.000 Portekizli son yıllarda Angola'ya yerleşerek iş arayışına girmiş ya da şirket kurmuşlardır. Buna rağmen Çin'in ülke içerisindeki mevcudiyeti kurduğu büyük firmalar nedeniyle Angola için daha büyük önem arz etmektedir. 2004 yılında Çin Exim Bank, Angola'nın altyapısını yeniden inşa etmek ve buradaki Uluslararası Para Fonu'nun etkisini sınırlamak için kullanılmak üzere Angola'ya 2 milyar dolarlık bir kredi borcunu onayladı. Çin, Angola'nın en büyük ticaret ortağı ve ihracat hedefi olup dördüncü en büyük ithalat kaynağıdır. İkili ticaret, 2011 yılında yıllık %11.5 artışla 27.67 milyar$'a ulaştı

Coğrafya

Malange'de bulunan Siyah Kayalar
Ülkenin toplamda sahip olduğu 5.198 km sınırın 2.511 km'si Demokratik Kongo Cumhuriyeti (bu sınırın 225 km'lik bölümünü Cabinda bölgesine olan sınır oluşturmaktadır), 1.376 km'si Namibya, 1.110 km'si Zambiya ve 201 km'si ise Kongo Cumhuriyeti devleti ile oluşmaktadır. Angola sahip olduğu 1.246.700 km² ile dünyada en büyük 23. ülke konumunda iken bu alanların neredeyse tamamı karasal alanları oluşturmakta olup hiç sulak alan bulunmamaktadır.

Ülkenin batısında Atlas Okyanusu kıyısında başlayan dar vadiler, doğu yönünde ülke topraklarının içerisine ilerlendiğinde yükseltinin de artması ile birlikte dağlık arazi olarak gözlemlenebilmektedir. Bu araziyi oluşturan Bié dağlık alanları Angola'nın merkezinde yer almakta olup, 2.619 m ile ülkenin en yüksek noktasını oluşturan Môco dağı da bu yüksek arazide yer almaktadır. Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır. Angola'nın doğu kısımlarında ise Zambezi nehrinin kolları yer almaktadır.

Nüfus

Angola nüfusu ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamakta olup, Birleşmiş Milletler'in 2012 tahmini verilerine göre 20,6 milyon kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Ülke içerisinde uzun yıllar süren iç savaş, buna bağlı olarak tahmin edilemeyen ekonomik, sosyal ve siyasi sonuçlar Angola'da akut demografik sorunların doğmasına sebebiyet vermiştir. Özellikle 2000'li yıllarda nüfusun belli bir kesimi büyük şehirlere, bataklık, ormanlık alanlar gibi kimsenin ulaşamayacağı yerlere ya da komşu ülkelere (Namibya, Botsvana, Kongo Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Zambiya) kaçarak yerini terk etmiştir. 2000'li yıllarda iç barışın sağlanması neticesinde nüfusun belli bir kesimi yaşadığı yerlere geri dönüş yapmış olsa da, beklenen geri dönüş etkisi gözlemlenememiştir. Bu süreçte iş olanaklarının da daha fazla olması ile bağlantılı olarak da kıyı şeridinde yer alan şehirlerde nüfus artışı yaşanmış olup, özellikle ülkenin iç kısımlarında insansız, ıssız bölgeler oluşmuştur.

Angola genç bir nüfusa sahip olup, 2016 tahmini verilerine göre %63,44'ü 0-24 yaş aralığındadır. Ülkenin sadece %2,99'u 65 yaş ve üzerindedir.

0-14 yaş: %42.72 (erkek 4,394,206/kadın 4,223,246)
15-24 yaş: %20.72 (erkek 2,127,140/kadın 2,053,363)
25-54 yaş: %29.6 (erkek 3,013,561/kadın 2,956,547)
55-64 yaş: %3.97 (erkek 388,314/kadın 413,347)
65 yaş ve üzeri: %2.99 (erkek 278,853/kadın 323,755)

Şehirde yaşayanların oranı 2015 verilerine göre %44 olan ülkede, nüfusun yıllık artış oranı 2016 tahmini verilerine göre %2,72 düzeyindedir

İklim

Monte Negro Şelaleleri
Ülke üç farklı iklim bölgesine ayrılmış durumdadır. Buna göre ülkenin sahil kesiminde ve kuzey bölgelerinde tropikal iklim etkisini göstermektedir. Bu iklimde yıl boyu yüksek sıcaklıklar ölçülmekte olup, gündüz 25 °C ila 30 °C arasında sıcaklıklar ölçülmektedir. Bu bölgelerde Kasım ile Nisan arası yağmur sezonu yaşanmakta olup, yıllık yağış ortalaması 500 mm düzeyindedir. Bu yağışlı dönemde bu bölgenin soğuk Benguela Akıntısı etkisinde olması nedeniyle sık bir şekilde sis görülebilmektedir.

Ülkenin orta kısmında yer alan yüksek kesimlerinde ve güneyinde ise ılımlı bir tropikal iklim gözlemlenmektedir. Özellikle kış aylarında gündüz ile gece sıcaklıklarında yüksek farklılıklar yaşanabilmektedir. Bu bölgede yer alan Huambo'da Temmuz ayında gündüz sıcaklığı 25 °C ile ölçülebilirken gece sıcaklıkları 7-8 °C düzeyinde görülebilmektedir. Bölgede Ekim ile Nisan ayları arasında yağmur sezonu yaşanmakta olup, yıllık ortalama 1000 mm yağış düşebilmektedir.

Angola'nın güneydoğu bölgesinde ise oldukça sıcak ve kurak bir iklim yaşanmaktadır. Gece sıcaklıkların düşük olduğu bölgeye düşen yağış miktarı az olup, yıllık ortalama 250 mm yağış düşmektedir.

Bitki örtüsü ve yaban hayat

Miradouro da Lua, Luanda'nın 40 km güneyindeki bir kayalık kümesinden oluşmaktadır.
Ülke genelinde yaşanan farklı iklim çeşitliliğine bağlı olarak kuzeyde ve Cabinda'da tropikal yağmur ormanlarından, orta kesimlerde ağaçlı geniş çayırlara ve güneyde ise sütleğen, akasya ve baobabın sık bulunduğu geniş otlaklıklara kadar farklı bitki örtüsü gözlemlenebilmektedir. Ülkenin güneybatı ucunda ise Namibya'dan başlayarak kıyı şeriti boyunca ilerleyen çöl yer almaktadır.

Angola'nın yaban hayatı zenginlik arz etmekte olup, fil, su aygırı, çita, gnu, deve kuşu, timsah, gergedan ve zebra gibi vahşi hayvanlar gözlemlenebilmektedir. Ülke genelinde giderek artan tarımsal alanlar ile birlikte yaşanan iç savaş ve fildişi ticareti gibi nedenler ülkedeki yaban hayatı tehlike altına almaktadır.

Etnik gruplar

Başkent Luanda'da Angola Millet Meclisi.
Ülke nüfusunun büyük çoğunluğu kendisini Bantu etnik grubuna mensup olarak ifade etmektedir. Bantu etnik grubu içerisinde de çoğunluğu ülke nüfusunun içerisinde üçte çoğunluğu kapsayan Ovimbundu grubu oluşturmaktadır. Ovimbundu etnik grubundan sonra ülke nüfusunda ikinci derecede öneme sahip olan grup Ambundu etnik grubudur. Ülke içerisinde Kimbundu dilini konuşan etnik grup olarak nüfusun %25'ini oluşturmaktadırlar. Angola nüfusunun %13'ünü oluşturan ve çoğunlukla ülkenin kuzeybatı bölgelerinde yaşayan grup olan Bakongo etnik grubu ülkenin en büyük üçüncü etnik grubunu oluşturmaktadır. Ülke içerisinde meleços olarak adlandırılan ve yerli Afrikalı-Avrupalı melezi olan topluluğun oranı %2 düzeyinde olup, ülke içerisinde çoğunluğunu Portekizlilerin oluşturduğu beyaz Avrupalıların oranı ise %1 civarındadır. İlk sömürge döneminde 320.000 - 350.000 arasında bir nüfusa sahip olan Portekizliler, özellikle Angola'nın bağımsızlık ilanından hemen önce ya da hemen sonra ülkeyi terk ederek Portekiz, Brezilya ve Güney Afrika'ya kaçmışlardır. Avrupalı toplulukların haricinde son dönemde yaşanan göç dalgası ile 300.000 civarı Çin vatandaşı Angola'ya gelmiştir.

Angola'da, başta Afrika ülkeleri olmak üzere, diğer birçok ülkeden farklı olarak etnik grup farklılıkları hemen hemen hiçbir sorunun ve çatışmanın kaynağı olarak gözlemlenememiştir. Sadece 1970'li yıllarda Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne kaçan Bakongolar, geri dönüşlerinde Luanda ve civarındaki yerleşim yerlerine yerleştirildiklerinde o dönem orada yaşayan diğer etnik gruplar ile 'yabancılaşma' yaşansa da şiddet olayları yaşanmamıştır.

Dil

Angola'da konuşulan neredeyse her yerel dil Bantu dil grubuna ait dillerdir. Portekizce ülkenin resmi dili konumunda olup, çoğunluğu Luanda'da yaşayanlar oluşturmak üzere nüfusun %30'u tarafından anadili olarak konuşulmaktadır. Afrika dilleri içerisinde en yaygın dil ise Ovimbundu etnik grubu tarafından konuşulan Umbundu dilidir. Umbundu'nun haricinde Ambundu etnik grubunun konuştuğu Kimbundu dili ile Bakongo etnik grubunun konuştuğu Kikongo dili diğer yaygın diller olarak ülkede konuşulmaktadır. Bunun dışında günlük hayatta Portekizce ve Kikongo başta olmak üzere birkaç dilin karıştırılması ile oluşturulan Angola Kreyol dili olan Kituba konuşulmaktadır. Bu dillerin haricinde daha küçük gruplar tarafından konuşulan Chilunga, Lingála, Ngangela, Oshivambo (Kwanyama, Ndonga), Otjiherero ve Chokwe dilleri de mevcuttur. Angola içerisinde toplam 40 değişik dil/lehçe konuşulmaktadır.

Din

Ülke genelinde nüfusun yarısından biraz fazlası Hristiyan dinine mensuptur. Burada katolik mezhebine göre inancını yaşayanların oranı %38 olarak ifade edilirken, protestan mezhebine inananların oranı %15 düzeyindedir. Angola'da nüfusun geriye kalan yarıya yakın kısmı ise yerel dinlere inanmaktadır. İslamiyet, Angola'da neredeyse hiç görülmemekte olup, islam inancına göre yaşamını idame ettiren ve çoğu diğer Afrika ülkelerinden gelen %1 civarı topluluğun çoğu ise sünni mezhebine göre inancını yaşamaktadır. Burada dini inançlarda ortaya çıkan farklılıklar nedeniyle İslami topluluk bir birliktelik sağlayamamaktadır. Suudi Arabistan 2010 yılında ülkede içerisinde İslamiyeti ilerletmek adına Luanda'da İslami bir üniversitenin kurulumunu finanse edeceğini duyurmuştur. Angola hükumeti Ekim 2013'te yaptığı açıklamada ülke içerisinde İslam inancını yasa dışı din olarak ilan ederek, tüm İslami unsurları yasaklayarak camileri kapatmış ya da yıktırmıştır. Bu yasaklama Angola kültürüne ve geleneklerine zarar veren tüm dini hareketleri kapsayacağı hükumet yetkilileri tarafından ifade edilmiştir.

Eğitim

Kuito'da bir sınıf
Ülke genelinde 15 yaş ve üzerinde olan nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı 2011 tahmini verilerine göre %70,4 düzeyindedir. Bu oran erkeklerde %82,6 iken, kadınlarda %58,6 seviyesindedir. Angola'da ilkokula gitmek zorunlu olmasına rağmen bu eğitimlere katılım çocuklar arasında üçte bir oranı seviyesindedir. İlkokula giden çocukların %54'ü aynı sınıfa bir veya birden fazla yıl tekrar gitmektedir. Ülke genelinde 5. ve 6. sınıfı içeren okulların azlığı sebebiyle ilkokul 5. sınıfa erişen öğrenciler arasında eğitim hayatına devam etme oranı %6 gibi düşük bir seviyededir. Ayrıca ülkede yaşanan iç savaş nedeniyle hayatını kaybeden ya da göç eden birçok öğretmen olması nedeniyle, ülke genelinde öğretmen bulma ve yetiştirme sıkıntısı da yaşanmaktadır. Günümüzde Angola Eğitim Bakanlığı'nın, Ajuda de desenvolvimento de Povo para Povo em Angola yardım kuruluşu ile ortaklaşa gerçekleştirdiği projede Huambo, Caxito, Cabinda, Benguela, Luanda, Zaire ve Bié'de kurulan eğitim merkezlerinde öğretmen ihtiyacını karşılama adına öğretmen adaylarına eğitimler verilmektedir. 2006 yılına kadar eğitimi tamamlanan 1000'den fazla öğretmen kırsal alanlarda eğitime başlamış olup, 2015 yılına kadar eğitilen öğretmen sayısının 8000'i bulması amaçlanmaktadır.

Angola'da yüksek öğrenim kurumları 1990'lı yıllara kadar devlet tarafından idare edilmekteydi. Özellikle, çoğu kötü bir durumda bulunsa da sahip olduğu 40 farklı merkezdeki yerleşkesi ile Universidade Agostinho Neto önemli bir yere sahipti. Bu üniversitenin haricinde ayrıca Luanda'da yerleşik Universidade Católica de Angola (UCAN) bulunmaktaydı. Günümüzde çoğunluğu başkent Luanda'da olmak üzere ve Portekiz'de aynı ismi taşıyan üniversiteler ile sıkı işbirliğinde içerisinde olan Universidade Lusíada de Angola, Universidade Lusófona de Angola ve Universidade Jean Piaget de Angola, özel üniversiteler olarak hizmet vermektedir. Bunların haricinde tamamen Angola merkezli üniversiteler olan Universidade Privada de Angola, Universidade Metodista de Angola, Universidade Metropolitana de Angola, Universidade Independente de Angola, Universidade Técnica de Angola, Universidade Gregório Semedo, Universidade Óscar Ribas, Universidade de Belas, ve Instituto Superior de Ciências Sociais e Relações Internacionais gibi özel üniversilerde öğrencilere eğitim-öğretim imkanı sunmaktadır.

Sağlık

Angola'da gıda ve tıbbi ihtiyaç sıkıntısı had safhada yaşanmaktadır. Ülke nüfusunun sadece %30'u temel sağlık hizmetlerine erişim sağlayabilmektedir. Ülkede temiz su kaynaklarına ulaşabilen nüfusun oranı ise %40 düzeyindedir. Her yıl binlerce insan ishal, solunum yolu enfeksiyonu gibi kısa sürede atlatılabilecek hastalıklardan hayatlarını kaybetmektedir. Ayrıca ülke içerisinde cüzzam, sıtma, menenjit ve verem çok sık görülen hastalıklar arasındadır. AIDS, Afrika kıtasının özellikle güneyinde yer alan ülkelerin aksine Angola'da düşük oranda görülmekte olup, bu oran 2012 verilerine göre %2,3 düzeyindedir.

Ülke genelinde 5 yaş altı çocuklarda ölüm oranı, dünya geneli ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmekte olup, en yüksek ikinci oran olduğu ifade edilmektedir. Angola'da her üç dakikada bir çocuk hayatını kaybetmektedir. 2013 tahmini verilerine göre ülke genelinde ortalama yaşam 54.95 düzeyinde gözlemlenmekte olup, bu oran erkeklerde 53.83, kadınlarda ise 56.11 seviyesindedir

Ulaşım

Luanda'da bulunan havaalanı
Demiryolu
Ülkede var olan demiryolları kıyı şeritlerinde yer alan liman şehirlerine bağlantı sağlamaktadır. Ülke genelinde birbirine bağlantısı olmayan üç demiryolu güzergahı bulunmaktadır. Bu hatlarda insan taşımacılığının yanı sıra ürün taşımacılığı da yapılmaktadır. Angola'nın genel olarak sahip olduğu toplamda 2.764 km'lik demiryolunun işletmesi devlet kuruluşu olan Caminhos de Ferro de Angola (Türkçe: Angola Demiryolları) gerçekleştirilmektedir.

Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1975 yılında başlayan ve 2002 yılına kadar süren iç savaşın etkisi ile var olan demiryolları ciddi zararlar görmüş, bu nedenle seferler gerçekleştirilememiştir. 2002 yılında biten iç savaş sonrası yeniden toparlama sürecine giren Angola demiryolları işletmeciliği bu yıldan sonra gerçekleştirdiği kısmi düzeltmeler ile insan ve mal taşımacılığına kademeli olarak başlanmasını sağlamıştır.

Karayolu
Tüm ülke genelinde 2001 verilerine göre var olan toplam 52.429 km karayolundan sadece 5.349 km'si asfaltlanmış konumdadır. Burada da yaşanan iç savaşın etkileri gözlemlenmekte olup, Luanda çevresindeki yollar hariç genel olarak karayollarının özellikle iç kesimlerde kalan birçok bölümü sürüşe uygunluk arz etmemektedir.

Denizyolu
Angola 2008 verilerine göre gemilerin geçiş yapabileceği ve insan taşımacılığına uygun 1.300 km'lik karasularına sahiptir.

Havayolu
Ülke genelinde var olan irili ufaklı 211 havaalanından sadece 30 tanesinin pisti asfaltlanmış konumdadır. Başkent Luanda'da bulunan Aeroporto Internacional Quatro de Fevereiro havaalanı günümüzde Angola'nın en büyük havaalanı olup, uluslararası standartlara uygun bir konumdadır. Ancak ilerleyen dönemlerde bu havaalanındaki uluslararası uçuş yükünü almak üzere Angola International Airport havaalanını inşaatı Luanda'da devam etmektedir.

Ülke iki adet havayolu şirketine sahip olup, bunlardan ilki devlet kontrolünde olan TAAG Angola Airlines'tır. Havayolu sahip olduğu 13 uçaklık filosu ile Angola'nın en büyük havayolu şirketidir. TAAG dışında ayrıca özellikle petrol üretim sahalarına yolcu taşıyan ve özel olarak işletilen Sonair bulunmaktadır. Sonair'in AB standartlarına uygun olmadığı gerekçesiyle Avrupa Birliği hava sahasına girişine izin verilmemektedir.

Havacılık tarihinin en önemli gelişmelerinden biri 23 Mayıs 2003 yılında Angola'da yaşanmış olup, bir yıldır park etmiş olarak bekleyen bir Boeing 727 Luanda havaalanından kimliği belirsiz kişiler tarafından çalıştırılarak kaçırılmıştır. Yer hizmetlerinin bağlantı sağlayamadığı uçaktan o günden sonra haber alınamamıştır. Her ne kadar Kanadalı bir pilot uçağı Haziran 2003 yılında Gine'nin başkenti Conakry'de gördüğünü ifade etse de, bu bilgi uluslararası birimlerin yanı sıra FBI ve CIA tarafından doğrulanmamış, bu uçağın daha sonra Gine havayollarına bağlı benzer bir uçak olduğu açıklanmıştır. Uçağın aynı şekilde o tarihten bu yana bir daha görünmeyen uçak mühendisi olan ve aynı zamanda küçük uçaklarda özel pilotluk yapan Ben Charles Padilla tarafından kaçırıldığı tahmin edilmektedir.
 
  • Beğen
Tepkiler: MURATS44

Benzer konular

Üst